• Sonuç bulunamadı

•Termoregülasyon•Osmoregülasyon Homostazi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "•Termoregülasyon•Osmoregülasyon Homostazi"

Copied!
108
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

•Termoregülasyon

•Osmoregülasyon

Homostazi

(2)

9. ve 10 hafta konuları

Termoregülasyon

Osmo regülasyon

Homostazi

Böbrek tipleri

Boşaltım organları

pH dengesi

2

(3)

Kaynak

http://fizyolojilab.weebly.com/

http://fizyolojilab.weebly.com/ders-notlari.html

https://yadi.sk/i/u8d4lLUk3GPAbf

(4)

Tüm canlılar çevre ile uyumlu olmaları gerekir.

• Sıcaklık

• pH

• İyon seviyesi

• Hormonlar

Homostazi Homostazi

4

(5)

Kontrol Mekanizması Kontrol Mekanizması

Referans

uyarı Karşılaştırma Kontrol Efektör Değişkenin ayarlanması

Sensör Feedback

sinyali

Uyarıdaki hata

(6)

Negatif geribildirim Başlangıç uyaranı

Yanıt

Uyaran

Döngü

durdurulur Feedback (geribildirim) bildirim

6

(7)

Yanıt, kendini oluşturan uyaranı azaltır.

1. Kan glukoz düzeyinin düzenlenmesi

2. Kan O2-CO2 düzeylerinin düzenlenmesi

3. Vücut ısısının düzenlenmesi

4. Vücut sıvılarının asitliğinin düzenlenmesi

Negatif geri besleme

(8)

Pozitif Feedback (geribildirim) bildirim

Pozitif Geribildirim Başlangıç Uyaranı

Yanıt

Kısır döngü(+) Uyaran

Kısır döngüyü

durduracak bir dış faktör gereklidir

8

(9)

Pozitif geri besleme

Doğum sırasında kana verilen

oksitoksin pozitif feedback ile kontrol 9

(10)

Çevre ile sıcaklık alış-verişi:

Kondiksiyon

Konveksiyon

Radyasyon

Evaporasyon

Sıcaklık ayarlanması Sıcaklık ayarlanması

10

(11)

EEktoterm - Endotermktoterm - Endoterm

(12)

Çevre ile sıcaklık alış verişi Çevre ile sıcaklık alış verişi

12

Ektothermler

(13)

Çevre ile sıcaklık alış verişi Çevre ile sıcaklık alış verişi

Endothermler

(14)

Sabit vücut sıcaklığı soğutma ve ısıtma yapılır.

• Yüksek metabolizma gerektirir.

• Ektotermlere göre daha fazla hareket etme imkanı

– Uzun süre yüksek hızlı koşma – Uçma

Endotherm

Endotherm avantajlar avantajlarıı

14

(15)

Metabolizma için yüksek besin alımı gerekir.

• İnsan 20

0

C dinleme halinde günde 1,300 ile 1,800 kcal ihtiyaç duyar.

• Timsah ise 20

0

C dinleme

durumunda günde yalnızca 60 kcal harcar.

Endotherm Disadvanta

Endotherm Disadvantajlarıjları

(16)

Termoregülasyon

Termoregülasyon mekanizmaları mekanizmaları

• İzolasyon

- Kürk - saç - Tüy - yağ

• Evaporasyonla soğuma

- terleme, yalama, banyo

• Dolaşım adaptasyonları

- Dolaşımda ters akım

- Vasodilatation (soğukta) - Vasoconstriction (sıcakta)

• Davranışsal değişimler 16

(17)

Ters akım sıcaklı

Ters akım sıcaklıkk değişimi değişimi

(18)

Ters akım sıcaklı Ters akım sıcaklıkk

değişimi değişimi

Suda hızlı

hareket den balıklar

kaslarında ısı korumak için ters akımdan yararlanır.

18

(19)

Evapora

Evaporasyon ile soğumasyon ile soğuma

Buharlaşan su büyük miktarda ısı enerjisini uzaklaştırır. Geniş yüzeyler ve ıslanma

bunu sağlar.

(20)

Hacim:

Yüzey alan oranı= 1:6

Hacim:

Yüzey alan oranı =

Yapılan her bir 1:5

birim ısı için, ısı 6 yüzeyden

kaybolur.

Yapılan her bir birim ısı için, ısı 5 yüzeyden

kaybolur.

Büyük- Küçük vücut yapısı Büyük- Küçük vücut yapısı

20

Hacimlerine göre daha geniş yüzey alanına sahip hayvanlar, daha az yüzey alanına sahip olanlara göre daha hızlı ısı

kaybederler.

(21)

Böceklerde Sıcaklık Regülasyonu Böceklerde Sıcaklık Regülasyonu

(22)

Terleme:

Vücudumuz ısındığında ter bezleri ter atmak üzere uyarılırlar.

Sıvı formda olan ter gaz haline dönüşür buharlaşır.

Buharlaşma ısısı, birim miktardaki bir sıvının gaz haline dönüşmesi için

gereken enerjidir. Sıvının kaynama sıcaklığında ölçülür ve genellikle

joule/gram veya kJ/mol birimleri cinsinden ifade edilir.

Sıcaklık

Sıcaklık kontrolü kontrolü

22

(23)

Sıcaklık

Sıcaklık kontrolü kontrolü

Deride buluna ter bezleri, kıl, kan damarı ve yağ bezleri

sıcaklık

kontrolünde önemli rol oynat.

(24)

VazodilasyonVazodilasyon (Damar genişlemesi) (Damar genişlemesi)

Kanınız vücudunuzda ısı enerjisinin Kanınız vücudunuzda ısı enerjisinin çoğunu

çoğunu taşımaktadır. taşımaktadır.

Deri altında bol Deri altında bol kapilkapillleer damar r damar vardır.vardır.

Vücut ısı artığında bu kapillere daha Vücut ısı artığında bu kapillere daha

fazla kanla

fazla kanla gidergider..

Bu da kanın yüzeye daha yakın Bu da kanın yüzeye daha yakın

olması ve daha fazla ısı kaybetmesi olması ve daha fazla ısı kaybetmesi

anlamına gelir.

anlamına gelir.

Sıcaklık

Sıcaklık kontrolükontrolü

24

(25)

Sıcaklık

Sıcaklık kontrolükontrolü

Vasokontriksiyon (kan damarlarının ( büzülmesi))

Vazodilasyonun Vazodilasyonun tam tersidirtam tersidir

Deri altındaki kapilerler kasılır ve Deri altındaki kapilerler kasılır ve daralır.

daralır.

Bu da kanın deri yüzeyine ulaşmasına Bu da kanın deri yüzeyine ulaşmasına engel olur ve

engel olur ve ısı kaybı önlenir.ısı kaybı önlenir.

(26)

Piloereksiyon (tüylerin diken diken olması)

Tüyler deriye yakın alanda yüzeysel bir hava kitlesi

oluşturur. Bu hava kitlesi vücut ısısı ile ısıtılır. Bu hava yalıtıcı bir katman oluşturur

.

Sıcaklık kontrol Sıcaklık kontrolüü

26

(27)

Hibernasyon sırasında vücud sıcaklığı ve metabolizma

değişimi

Besin azlığı uzun süreli kışlarda

metaboliz ma hızının azaltılması yla

gerçekleşe n uyuma halidir.

(28)

Osmoregülasyon bir canlının su

içeriğinin homeostazını sağlamak için o canlının sıvılarının osmotik basıncının aktif olarak düzenlenmesidir.

Bu düzenleme o canlının sıvılarının çok seyrelmesini ya da çok yoğunlaşmasını önler.

Tatlı su hayvanlarında sudan tuzları alıp kana salgılayan (iç ortama

veren) osmoregülatör mekanizma mevcuttur.

Osmoregülasyo n

28

(29)

Canlıların çevreye göre durumları

İzotonik

Hipertonik

Hipotonik

Osmoregülasyo n

(30)

Su molekülleri Protein molekülleri

Yarıgeçirgen zar

Osmoz

Su moleküllerinin çok yoğun

oldukları yerden az oldukları yere geçiş yapmalarıdır

30

(31)

Hipotonik solüsyon

Suya karşı geçirgen zar

Hipertonik solüsyon

Sıvı hacmi ikinci bölmede yükselir

Osmoz

(32)

2%

sükroz çözeltisi

1 litre distile su

1 litre 10% sükroz

çözeltisi

1 litre 2% sükroz

çözeltisi

Hipotonik Durum

Hipertonik durum

İzotonik durum

Osmonik denge

İzoosmotik ortak dışında tüm

durumlarda osmotik

dengenin

korunması için genel olarak

enerji kullanılır. 32

(33)

10 dakika ara

(34)

Boşaltım organ ve yapıları

34

Besin maddelerinin hücrelerde

katabolizma ve anabolizma sonucu

oluşan tüm maddelerin( su, madensel tuzlar, karbondioksit gazı, amonyak, üre, ürik asit diğer zararlı ve atık

maddelerin) homostazi sınırları içinde tutulması amacıyla vücut dışına

atılmasına boşaltım denir

(35)

Böbrek tipleri

1.PRONEFROZ BÖBREK

Pronefroz böbrek, en basit böbrek tipidir.

Kıkırdaklı balıkların erginlerinde, kemikli balıkların ve kurbağaların embriyolarında pronefroz böbrek

bulunur.

Pronefroz böbrek, yan yana dizilmiş çok sayıda kirpikli huniden oluşur. Bu nefridyumların (kirpikli hücrelerin) önünde glomerulus adı verilen bir kılcal damar ağı bulunur. Glomerulustan nefridyumlara (kirpikli hunilere) süzülen atık maddeler ortak bir kanalla kloaka getirilir ve oradan da vücut dışına atılır.

(36)

Börek tipleri

36

2. MEZONEFROZ BÖBREK Sürüngen, kuş ve memelilerin

embriyolarında, kemikli balıkların ve kurbağaların erginlerinde.

Mezonefroz böbrekte nefridyumların (kirpikli hunilerin) yerini bowman

kapsülleri almıştır. Bowman kapsülleri

glomerulusu sararak malpighi cisimciğini oluşturur.

(37)

Böbrek tipleri

3. METANEFROZ BÖBREK

Sürüngen, kuş ve memelilerin erginlerinde bu böbrek türü bulunur.

Diğer böbrek türlerinden daha gelişmiştir.

Bu böbrek türünde bol miktarda nefron bulunur.

Bu tür böbrekler tüm omurga boyunda değil bel bölgesinde bulunur

(38)

Boşaltım organ ve yapıları nelerdir

38

(39)

Boşaltım yapıları organları

(40)

Boşaltım maddeleri nelerdir

40

(41)

Tek hücrelilerde boşaltım osmoregülasyon

(42)

Yassı solucanlarda protonefroz alev- hücre yahut kirpikli huni sistemi

Yassı kurtlarda Protonefroz

Yassı solucanlarda

(planaria’da) borumsu boşaltım sistemi

gelişmiştir.

Dalbudak salmış ve vücudun uzun ekseni boyunca seyreden

borular sistemi, birçok deliklerle vücudun dış

yüzeyine açılırlar 42

(43)

Annelidlerde görülür. Alev hücrelerinin aksine iki ucu açık tübüllerdir. İçteki uç silli bir huni

(nefrostom) şeklindedir ve sölomla ilişkilidir. Diğer uç ise nefridiyopor denilen bir açıklıkla vücut

dışına açılır. Her tübül etrafında zengin bir kapiler ağ bulunur

Kandan artık maddelerin nefridyum kanalına verilmesi bunun

sayesinde olur. Sillerin vuruşuyla hareket eden sölom sıvısı

nefridyumdan geçerken su ve

glikoz geri emilir, metabolik artıklar yoğunlaştırılarak vücut dışına

Nefridyum

(44)

Böceklerde Malpighi tübleri

Böceklerde boşaltım organları malpighi

tübülleridir. Sayıları 100- 200 arasında değişir. Bu tübüllerin proksimal

uçları sindirim kanalıyla diğer uçları ise hemolenf ile temastadır. Her tübül kaslı bir duvara sahiptir. Bu

kasların peristaltik hareketleriyle artık maddeler (idrar) tübül

lümeninden barsağa geçer.

Hemolenfteki artık

maddeler tübül hücreleri tarafından difüzyon ya da aktif transport ile

alınırlar.

Malpighi tübülleri sindirim kanalının çıkıntılarıdır ve açık kan sinusleri içinde hemolenf ile (kan ile) doğrudan temas

halindedir.

44

(45)

Dekapodlarda Anten bezleri

(46)

•Hagfish: Glomerüler filtrasyon yapılır. Tüpüler Ekstrasyon (Ca2+, Mg2+ , and SO42- ) atımı

yoktur. Düşük seviyede osmoregülasyon vardır.

•Tatlısu Teleost: büyük glomerüs, Dilue çok miktarda idrar.

•Deniz Teleost: Az miktarda idrar , NH3 atılması solungaçlardan

•Amphibian and reptillerde : Henle kıvrımı olmadığı için konsantre edilmiş idrar üretimi olmaz.

•Memeli ve kuşlarda : Konsantre edilmiş idrar üretilir.

Omurgalılarda Osmoregülasyon

46

(47)

Omurgalılardaosmoregülasyon

(48)

48

Kurbağalarda Boşaltım ve osmoregülasyon

(49)

• Deniz kuşlarında ve iguana- nasal tuz bezleri

• Deniz yılanlarında sublingual bezler

• Timsah- lacrimal bezler

• Balık solungaçlarında chloride hücreleri

• Köpek balıklarında- rectal bezler

Denizsel ortamda tuz atılımı sağlayan organlar

(50)

Kuşlarda

iguana- nasal bezleri

Deniz kuşlarında ve iguana-

nasal tuz bezler ters akın sistemi ile deniz

suyundaki iyonları

hipertonik çözelti haline atar.

50

(51)

Kuşlarda iguana- nasal bezleri

(52)

Balıklarda

Klorid hücreleri

(53)

Köpek balııklarıındaki Rectal bezler

(54)

54

10 dakika ara

(55)

Protein

artıklarının farklı son ürüne

dönüşür.

Farklı atık nitrojen

ürünleri

(56)

Farklı atık nitrojen ürünleri

• Amonyak- toksiktir - Suya direk

atılması gerekir.

• Üre- atılması için bol su gerektirir.

• Urik Asit- kuş &

sürüngenlerde

- Üreye göre üretilmesi daha fazla enerji

gerektirir buna karşın

daha az su ile atılabilir. 56

(57)

Üre sentezi

Amonyak- citrulline

birleşerek argine dönüşür. Buda ornitihine

dönşürken Üre sentez edilir.

(58)

Ürik asit

Reptilia dan itibaren yumurtlayan hayvanların çoğunda, protein metabolizma artığı ürik aside çevrilerek vücuttan atılır. Bunun

nedeni yumurtayı metabolizma artığı üre’nin osmotik basıncı arttırıcı etkisinden

korunmak amacıyla, suda erimeyen

forma ürik aside çevirmesinden dolayıdır.

Yumurtlamayan yavrusunu doğuran

hayvanlarda protein metabolizma artıkları üre haline çevrilir ve idrarla çıkarılır.

58

(59)

SIVI- ELEKTROLİT DENGESİ SIVI- ELEKTROLİT DENGESİ

Hücresel düzeyde

Hücresel düzeyde sıvı sıvı kaydırmaları

kaydırmaları ve böbreklerin ve böbreklerin

idrarla vücudun gereksinimlerine idrarla vücudun gereksinimlerine

göre

göre su, elektrolit ve solüt su, elektrolit ve solüt atımını düzenlemesi

atımını düzenlemesi sonucu sonucu korunan bu denge

korunan bu denge mekanizmasına

mekanizmasına sıvı-elektrolit sıvı-elektrolit dengesi

dengesi denir denir

..

(60)

60

Balıklarda Osmoregülasyon

(61)

Tatlı suda yaşayan

hayvanlarda Osmoregülasyon

Tatlı suda yaşayan bütün omurgalı ve

omurgasız hayvanların vücut sıvıları, deniz suyundan çok daha düşük, fakat tatlı sudan daha yüksek osmotik basınca sahiptirler.

Tatlı su kemikli balıklarda solungaçlarda mevcut özel hücreler, sudan gerekli tuz iyonlarını alarak kana aktarırlar.

Su solungaçlardan vücut sıvılarına kana girer. Bu suyun vücuttan atılması

böbreklerden çok sulu (vücut sıvılarına kıyasla hypoosmotik) idrar çıkarılması ile sağlanır.

(62)

Balıklarda Su dengesi korunması

1) Vücut, suya karşı kısmen impermeable olan deri ile örtülmüştür.

2) Deniz balıkları balıklar su kaybını önlemek için devamlı olarak su içerler.

3)Solungaçlarında mevcut özel hücreler vasıtasıyla, vücuttan fazla tuzu atarlar

4)Nitrojen taşıyan maddelerin metabolizma artıkları, amonyak halinde solungaçlardan atılır;

böylece idrarla fazla su çıkarılması önlenmiştir.

62

(63)

Deniz balıkları: hipertonik

Su vücudu sürekli terk eder

Sürekli

deniz suyu içilir

Tuz

solungaçlardan

atılır Az miktarda idrar

oluşumu.

Çevreye göre daha az tuzlu vücut

(64)

Tatlı su balıkları: hipotonik

Vücuda sürekli H2O girişi olur

Su içilme yoktur

Dilue bol miktarda

idrar üretimi Dış ortama göre daha fazla miktarda tuz taşır.

64

(65)

Köbek balıklarında: ureoosmotik Kanda bol miktarda TMAO vardır

(Trimetil amino oksit)

Rana cancrivora

(66)

Deniz suyu

yoğunluğu ile balık

ekstrasellür

sıvı yoğunluğu bir birine

eşittir.

Regülasyona gerek yoktur.

Hagfish: izoosmotik

66

(67)

İnsanda Osmoregülasyon

Sağlıklı bir vücutta, vücut sıvılarının hacimleri ve bileşimleri bir çok metabolik aktiviteye

(68)

Vücud sıvılarının dengesi Vücud sıvılarının dengesi

Giriş...……....… ve …...…….. Çıkış

vücud

Kolon

Akçiğerler deri

nefes terleme idrar

böbrekler

Su içme

l Memelilerde akciğerlerde nefesle su kaybı kaçılmazdır.

l Memelilerde terleme ile su kaybı aşırı ısınmayı engeller

l Su kaybının en fazla olduğu yer böbreklerdir

l Su içime ve metabolit su ile su kazanımı vardır

(69)

Vücut bölmeleri ve sıvılar

Kan ve plazma (5%) Doku sıvıları (15%) Dış dünya ÇEVRE

Sitoplazma (40%)

Akçiğerler Sindirim sistemi deri

böbrekler Kılcal damar ağı

Plazma membranı

(70)

Su Bütçesi

Su, canlılarda en çok bulunan moleküler

maddedir ve insan vücudunda total vücut

ağırlığının yaklaşık %60’ını oluşturur. Total vücut ağırlığındaki su oranı yaş, cinsiyet, obezite gibi faktörlerle değişiklik göstermektedir.Vücutta yağ miktarı arttıkça su oranı azalmaktadır:

Yaşlılarda, kadınlarda ve obez kişilerde vücuttaki su oranı normalden azdır (%40). Yeni doğanlarda

ödemli hastalarda ise fazladır. (%80)

(71)

Vücuda giren 2.2 litre su ek olarak

metabolizma ile 0.3 litre su elde edilir.

Toplam kayıp

Vücutta

sıvı dengesi

(72)

Vücutta sıvı dengesi

Günde ortalama 2-3 lt su alınır. (0.5 lt’si Metabolik su)

Su, barsaklardan süratle emilir ve hücre zarının geçirgenliği nedeniyle extrasellüler ve intrasellüler kompartmanlara difüzyonla dağılır. Günlük alınan suyun,

0.1 lt’si Barsaklardan feçesle

0.3 lt’si Solunum sisteminde buharlaşma ile

0.4 lt’si Deriden terlemeyle kaybedilir.

1,5 lt’si ise Böbreklerden idrarla atılır.

(73)

Dokulardaki su

En fazla su taşıyan doku kandır.

Embriyo ilk haftalarında daha fazla su oranı vardır

(74)

Su dengesinin korunması

(75)

Total vücut suyu (42 lt),

iki büyük kompartmanda bulunur

1- İntrasellüler sıvı (Hücre İçi Sıvı ) % 40 = 28

lt

2- Extrasellüler sıvı (Hücre Dışı sıvı) % 20 = 14

lt

a) İnterstisyel sıvı (Hücreler arası sıvı) % 15 = 10.5 lt

b) İntravasküler sıvı ( Plazma) % 5 = 3.5 lt

____________________________________________________ Total vücut suyu % 60 = 42 lt

(76)

İntrasellüler sıvı(hücre içi 28 lt)

Total vücut ağırlığının % 40’ı ve vücut sıvısının 2/3’

ünü oluşturur. İntrasellüler sıvının, büyük bir kısmı

kas kitlesi içersindedir.

İntrasellüler sıvı,

temel katyonu: Potasyum (K+) ve Magnezyum(Mg++)’dur.

temel anyonu: Proteinler ve Fosfat’ tır.

Diğerleri:

Az miktarda Sodyum (Na+),Bikarbonat (HCO3 -) ve Klor(Cl¯)’dur.

Kalsiyum (Ca++) ise hemen hemen yok denecek kadar azdır.

(77)

1-İntravasküler sıvı(plazma):3,5 lt

2-İnterstisyel sıvı

3-Diğer sıvılar: (sindirim salgıları, idrar, ter, BOS, intraoküler sıvı vb) oluşur.

Vücut ağırlığının yaklaşık % 20’si kadardır.

Extrasellüler sıvı,

temel katyonu: Sodyum (Na++)

temel anyonu: Klor(Cl¯) ve

Bikarbonat (HCO3)’tır.

Diğerleri: Az miktarda Kalsiyum (Ca++), Potasyum (K+) ve magnezyum (Mg++)’dur. Extrasellüler sıvının

Extrasellüler sıvı(hücre dışı 14 lt)

(78)

Sıvı değişiminde etkili faktörler

1-Susuzluk Hissi:

Susuzluk merkezi Hipotalamus dadır

Susuzluk merkezinin çevresindeki

ekstrasellüler sıvının osmolaritesinin artması, bu merkezi uyararak; Hipofizer antidiüretik sistemi etkiler ve ADH salınımını uyarır.

Uyaran faktörler:

-Osmoreseptör hücreler ile plazma arasındaki osmotik basınç farkı

(Total osmotik basınç artışı ADH için uyarı oluşturmaz!)

-Emosyonel stres -Kanamalar

(79)

2-ADH (Antidiüretik Hormon) (Hipofiz arka lobu Nörohipofiz)

Su değişimini etkileyen en önemli hormondur.

ADH idrar hacim ve konsantrasyonunu düzenleyerek total vücut suyunun homeostazının kontrolünü

sağlar.

Hipotalamusta üretilerek arka hipofiz lobunda birikir ve buradan salgılanır.

Böbreklerden su tutulumunu arttırır.

Uyaran faktörler:

Korku

Ağrı

infeksiyonlar

Sıvı değişiminde etkili faktörler

(80)

3-Aldosteron

Adrenal kortex’ten salınan güçlü bir

mineralokortikoiddir.

Böbreklerden Na ve su atılmasını

azaltır, potasyum atılmasını arttırır.

Uyaran faktörler:

Plazmada K+ artışı

Renin-anjiotensin sistemi

ACTH sekresyonu

Aşırı Aldosteron salınımı→Hipokalemi, kas zayıflığı

Aldosteronun azlığı→Hiperkalemi, kalp kontraksiyon zayıflığı,aritmi

Sıvı değişiminde etkili faktörler

(81)

Hücre Dışı ve içi maddeler

Plazma (mOsm/lt) interstisyel sıvı(mOsm/lt) İntrasellülersıvı(mOsm/lt)

Na+ 142 * 139 * 14

K + 4,2 4 140*

Ca+² 1,3 1,2 0

Mg+² 0,8 0,7 20*

Cl¯ 108 * 108 * 4

HCO3¯ 24 28,3 10

HPO4¯ 2 2 11

SO4¯ 0,5 0,5 1

Glikoz 5,6 5,6 ----

Üre 4 4 4

Protein 1,2 0,2 4

Kreatin 0,2 0,2 9

Laktat 1,2 1,2 1,5

Aminoasitler 2 2 8

Adenozin Trifosfat ---- ---- 5

Fosfokreatin ---- ---- 45

Karnosin ---- ---- 14

Heksozmonofosfat ---- ---- 3,7

Diğerleri 4,8 3,9 10

Total mosm/lt 301,8 mOsm/lt 300,8 mOsm/lt 301,2 Osm/lt

Düzeltilmiş osmolar aktivite 282 mOsm/lt 281 mOsm/lt 281 mOsm/lt

(82)

OsmolariteOsmolarite: 1 lt sıvıda çözünmüş 1 mol katı : 1 lt sıvıda çözünmüş 1 mol katı partiküle denir.

partiküle denir. ( ( 1 Osm/lt1 Osm/lt ) )

Osmolalite : Osmolalite : 1 kg sıvıda çözünmüş 1 mol 1 kg sıvıda çözünmüş 1 mol katı partiküle denir.

katı partiküle denir. ( ( 1 Osm/kg1 Osm/kg ) )

Vücut sıvıları gibi seyreltik sıvılarda 1 kg ile 1 Vücut sıvıları gibi seyreltik sıvılarda 1 kg ile 1 lt arasındaki fark küçük olduğundan bu iki

lt arasındaki fark küçük olduğundan bu iki terim hemen hemen eş anlamlı kullanılır.

terim hemen hemen eş anlamlı kullanılır.

Genelde vücut sıvılarında osmotik aktiviteyi Genelde vücut sıvılarında osmotik aktiviteyi ifade etmek için osmol çok büyük bir

ifade etmek için osmol çok büyük bir

birimdir. Bu nedenle çoğunlukla ( osmol’ün birimdir. Bu nedenle çoğunlukla ( osmol’ün

1/1000 ‘i )

1/1000 ‘i ) mOsmolmOsmol birimi kullanılır. birimi kullanılır.

Birimler

(83)

Osmotik Basınç

Seçici geçirgenliğe sahip bir membrandan su moleküllerinin

geçişi osmoza zıt yönde bir kuvvet uygulanarak engellenebilir.

Osmozu engellemek için

uygulanması gereken kuvvete osmotik basınç denir

(84)

Osmotik Basınç ile Osmolarite arasındaki ilişki:

Bir çözeltinin osmotik basıncı o sıvıdaki osmo-aktif partiküllerin yoğunluğu ile doğru orantılıdır.

Örnek: 70.000 molekül ağırlıklı 1 mol

albuminin osmotik etkisi, 180 molekül ağırlıklı 1 mol glikozunki ile aynıdır.

Örnek: 1mol NaCl, Na ve Cl olmak üzere iki osmotik aktif partiküle

sahiptir. Bu nedenle albumin veya glikoz molekülünün 2 katı osmotik etkiye

sahiptir.

(85)

pH

Ph bir solüsyonun içindeki hidrojen iyonu (H+) yoğunluğunu gösterir.

Normal pH hücre içi enzimlerin aktivitesinin sürdürülmesi için

zorunludur(7,4 - 7,3), Hücre içi ile hücre dışı pH sürekli olarak bir

dengededir.

Bu dengenin oluşumunda hem bazı iyon pompaları, hem de hücre

içindeki tamponlar rol oynar.

(86)

pH

(87)

Vücuttaki asitler

Karbonik asitler

(H

2

CO

3

):Karbonhidrat ve yağ metabolizması sonucu her gün yaklaşık 15.000 mmol CO

2

açığa çıkmaktadır. CO

2

kendisi

bir asit olmamasına karşın H

2

O

ile reaksiyona girerek H

2

CO

3

’e

dönüşmektedir.

(88)

Nonkarbonik asitler :

Protein metabolizması sonucu oluşmaktadır. Ana kaynak

sülfür içeren sistin ve metiyonin gibi amino

asitlerin yıkımı ile ortaya çıkan

sülfirik asittir (H

2

SO

4

).

Vücuttaki asitler

(89)

Azotlu atıklar

Üre

proteinsamino asitler NH2 Amnonyum karaciğerde üreye dönüştürülür.

Urik asit

Nükletotid katabolizması sonunda

Kreatinin

Kreatinin fosfat katabolizması

(90)

B öbrekte pH dengesi

Günlük oluşan H

+

yükünün atılımı

H

+

iyonun tarafından

ortamdan uzaklaştırılan

HCO

3

yeniden üretilmesi

Filtre olan HCO

3

’ün

tübüllerden geri emilimi

(91)

Kandaki pH Tamponları

Tampon sistemi genel olarak ortamdan H

vererek veya uzaklaştırarak bir dokuda veya solusyonda oluşabilecek pH değişiklikleri en aza indirgemeye çalışan sistemler

olarak tanımlanabilir. Başlıca tamponlar

Bikarbonat tamponu(hücre dışında)

Fosfat tamponu(hücre içinde)

Proteinler

Hemoglobin

(92)

.

H+ +HCO3<--- H2CO3 <---CO2 + H2O

Metabolizma sonunda oluşan CO2 büyük bir kısmı ise alyuvarlara girer(%70). Alyuvarlarda

karbonik anhidraz enziminin

katalizlemesi sonucu CO2, su ile birleşerek

karbonik asiti oluşturur. Karbonik asit (H2CO3), iyonlaşarak H+ ve HCO3– (bikarbonat) iyonu

meydana getirir. Bikarbonat plazmadaki en önemli tampon sistemi oluşturur. Bikarbona tamponun pK değeri 6.8 dir.

Ekstrasellüler Bikarbonat tamponu

(93)

Vücudun asit baz dengesinin iki önemli belirleyicisi, majör tampon sistemini

oluşturan bikarbonat (HCO-3) ve

karbondioksit (CO2) tir. Böbrekler HCO-3, akciğerler CO2

konsantrasyonunun başlıca belirleyicileridir. Normal koşullarda

kanda pH 7.35-7.45 arasıdır. Plazma HCO-3 düzeyinde azalma veya CO2’te artma asidemi, HCO-3 düzeyinde artma veya CO2’te azalma ise alkalemi tanımlanır.

Alkemi-Asidemi

(94)

Asidosiz Alkalozis

(95)

pH Ayarlanması

Normal ph değerinin 7.4 olduğu göz önüne alınırsa

baz / asit oranının 20 olarak bulunur. Ayrıca böbreklerin HCO-3, akciğerlerin ise CO2

konsantrasyonunun başlıca belirleyicileri olduğu göz önüne alındığında

 pH = Böbrek

Akciğer

(96)

pH

(97)

pH kontrolü

Normalde kan H+ konsantrasyonu 40

nmol/L düzeyindedir. Bu rakamın negatif logaritması olan pH hesaplanırsa 7.40

olarak bulunur. Fizyolojik koşullarda pH 0.04-0.05’lik oynamalar

gösterebilir. Yaşamın mümkün olabildiği en düşük H+ konsantrasyonu 16

nmol/L (pH=7.8), en yüksek

konsantrasyon ise 160 nmol/L

(98)

Vücuttaki asitler

Karbonik asitler

(H

2

CO

3

):Karbonhidrat ve yağ metabolizması sonucu her gün yaklaşık 15.000 mmol CO

2

açığa çıkmaktadır. CO

2

kendisi

bir asit olmamasına karşın H

2

O

ile reaksiyona girerek H

2

CO

3

’e

dönüşmektedir.

(99)

Nonkarbonik asitler :

Protein metabolizması sonucu oluşmaktadır. Ana kaynak

sülfür içeren sistin ve metiyonin gibi amino

asitlerin yıkımı ile ortaya çıkan

sülfirik asittir (H

2

SO

4

).

Vücuttaki asitler

(100)

Azotlu atıklar

Üre

proteinamino asitler NH2 Amnonyum karaciğerde üreye dönüştürülür.

Urik asit

Nükletotid katabolizması sonunda

Kreatinin

Kreatinin fosfat katabolizması

(101)

B öbrekte pH dengesi

Günlük oluşan H

+

yükünün atılımı

H

+

iyonun tarafından

ortamdan uzaklaştırılan

HCO

3

yeniden üretilmesi

Filtre olan HCO

3

’ün

tübüllerden geri emilimi

(102)

Kandaki pH Tamponları

Tampon sistemi genel olarak ortamdan H

vererek veya uzaklaştırarak bir dokuda veya solusyonda oluşabilecek pH değişiklikleri en aza indirgemeye çalışan sistemler

olarak tanımlanabilir. Başlıca tamponlar

Bikarbonat tamponu(hücre dışında)

Fosfat tamponu(hücre içinde)

Proteinler

Hemoglobin

(103)

.

H+ +HCO3<--- H2CO3 <---CO2 + H2O

Metabolizma sonunda oluşan CO2 büyük bir kısmı ise alyuvarlara girer(%70). Alyuvarlarda

karbonik anhidraz enziminin

katalizlemesi sonucu CO2, su ile birleşerek

karbonik asiti oluşturur. Karbonik asit (H2CO3), iyonlaşarak H+ ve HCO3– (bikarbonat) iyonu

meydana getirir. Bikarbonat plazmadaki en önemli tampon sistemi oluşturur. Bikarbona tamponun pK değeri 6.8 dir.

Ekstrasellüler Bikarbonat tamponu

(104)

Vücudun asit baz dengesinin iki önemli belirleyicisi, majör tampon sistemini

oluşturan bikarbonat (HCO-3) ve

karbondioksit (CO2) tir. Böbrekler HCO-3, akciğerler CO2

konsantrasyonunun başlıca belirleyicileridir. Normal koşullarda

kanda pH 7.35-7.45 arasıdır. Plazma HCO-3 düzeyinde azalma veya CO2’te artma asidemi, HCO-3 düzeyinde artma veya CO2’te azalma ise alkalemi tanımlanır.

Alkemi-Asidemi

(105)

Asidosiz Alkalozis

(106)

pH Ayarlanması

Normal ph değerinin 7.4 olduğu göz önüne alınırsa

baz / asit oranının 20 olarak bulunur. Ayrıca böbreklerin HCO-3, akciğerlerin ise CO2

konsantrasyonunun başlıca belirleyicileri olduğu göz önüne alındığında

 pH = Böbrek

Akciğer

olarak ifade edilebilir.

(107)

Çevrenin Osmolaritesi

“Tatlı” su – 0.5 - 50 mOsm

“Acı” su – 50 - 1000mOsm

“Tuzlu” su - 900 - 1100mOsm

Hypersaline su –1100 mOsm üstü

(108)

İnsan neden deniz suyu içemez?

Deniz suyu için bir insan içtiği her litredeniz sunu karşın bir litre vücut sıvısını idrar ile atar.

108

Referanslar

Benzer Belgeler

değerleri arasında (r=0,66) lık korelasyon tespit edilmiĢtir.  Ġlgili literatürlere ve bu araĢtırmada elde edilen verilere dayanarak terlemenin 20 metre mekik koĢu testinde

Bu ilaçlar, motor sinir ucu ve iskelet kasının nöromüsküler sonlanımdaki nikotinik reseptörleri bloke ederler.. Bu nöromüsküler blokerler asetilkolinin

Kısaca serbest enerji bir sistemin iç enerjisi ile atom veya moleküllerinin rastgeleliği veya düzensizliğinin (entropi) bir fonksiyonudur.. • Faz dengesi deyimi sıklıkla

 Endis hesaplamasında maksimum uzunluk kullanıldığında siyahlarda 12, beyaz ve sarılarda 14,5 olarak ortalama değer verir..  1- Robusticity (Kuvvet) endisi: 100 X

Bir stokastik süreç genelde sonlu boyutlu dağılımlar ailesiyle tarif edilir ya da oluşturulur.. Daha basit bir yol ise süreç için rasgele değişkenlere bağlı açık bir

“Çoklu besleme dönemi” yem domuzun ırk, sağlık ve çevre koşullarına göre daha uygun hazırlanabilir. 20 Canlı ağırlık,

Hayvansal organizmada bulunan suyun organlara

Teofiliıı'in Osmotik Pompa ile Rektal Verilişinden sonra Elde Edilen Plazma ( 0) ve Tükrük { 8) Konsantrasyonlarının Ağ;ızdan Verilen Çözelti (O:)