• Sonuç bulunamadı

Sosyal Antropoloji ve Hukuk

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sosyal Antropoloji ve Hukuk"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sosyal Antropoloji ve Hukuk

(2)

HUKUK

Toplu halde yaşama düzenini korumaya yönelik bu kurallara uyulmadığı takdirde yaptırımları karşımıza çıkar. İşte insanlar tarafından oluşturulan kuralların ve yaptırımların tamamına, düzeni oluşturma sistemine hukuk denir. Kurallar insanların insanlar için ürettiği kültür ürünleridir. Yani insanların yarattığı hukuk, davranışları belirler ve aynı zamanda kültürün doğal bir ürünüdür. Dolayısıyla da sosyal antropolojinin inceleme alanı içindedir. Kültür ürünü olduğu için, ister yazılı ister yazısız kuralları olsun hukuk kuralları toplumdan topluma değiştiği gibi, aynı toplumda zaman içinde değişerek günümüze gelebilir. Toplumsal düzenin değişmesi o toplumun ortaya çıkan gereksinimlerine bağlıdır ve sosyo-kültürel, ekonomik gereksinimler değiştiğinde toplumsal düzen ve ona bağlı olan kurallar da değişir.

(3)

• 

TDK’ya göre hukuk, toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım

gücünü belirleyen yasaların bütünüdür. Bu tanım içerisinde

bakıldığında hukuk içerisinde yaptırımın devlette olduğu

kabul edilir. Çoğu modern toplum için, karmaşık yapılı

toplumlar için geçerli olan da budur. Tanım içerisinde

kullanılan yasa ya da kanun, yazılı kurallardan oluşur, resmi

olarak kabul görmüştür. Ancak aynı zamanda toplum

içerisinde yazılı olmayan kurallar da vardır ve onların da

kendilerine ait yaptırımları vardır. Ya da yazılı kuralları

olmayan toplumların da toplum düzenlerini sürdürmek adına

yazılı olmayan kuralları vardır.

(4)

•  İlk toplumlarda, basit yapılı toplumlarda, geleneksel toplumlarda toplumun birimi birey değil, topluluktur. Durkheim, bu toplumlardaki bireyler arasındaki büyük bir bağdan söz eder ve buna mekanik dayanışma adını verir. Mekanik dayanışma içindeki bireylerde benzer olaylara benzer tepkiler verildiğini, işbirliği içinde olduklarını, işbölümüne bağlı bir rekabetin olmadığını görürüz. •  Durkheim bireylerin farklılaşmadığı bu toplumlar için; birbirini izleyen kuşaklar boyunca sürüp giden ortak hayat sonunda o toplumun insanları arasında bulunan ve nesilden nesile, bireyden bireye değişmeyen ortak duygu ve inançlar olduğunu söyler ve bunlara kolektif vicdan adını verir. •  Bu toplumlarda hukuk kuralları ile din kuralları içiçe geçmiştir. Dine bağlı olmak geleneklere bağlı olmayı gerektirir. Ayrıca kolektif vicdana sahip olmaları ve bu yüzden de kendi içine kapalı olması nedeniyle hukuk kuralları durağandır yani zor değişir, yavaş değişir.

(5)

• 

Durkheim modern toplumlar için, karmaşık yapılı toplumlar için ise

organik dayanışmadan söz etmiştir. Yazının kullanılmaya başlaması

ile, nüfus yoğunluğu, işbölümünde farklılaşmanın rekabeti getirmesi

ile bireyler arasındaki bağlılık azaldığını ve farklılıkların oluştuğunu

söyler.. Cezalar eskisine göre azalır ve düzeni koruyucu cezalar

haline gelir.

(6)

YAZISIZ VE YAZILI HUKUK KURALLARI

• 

Durkheim’ın da belirttiği gibi karmaşık yapılı

toplumlarda yazılı hukuk kuralları geçerlidir.

• 

Yazılı kurallar oluşturulurken yazısız kurallar

temel alınmıştır.

• 

Nedir yazısız hukuk kuralları? Ahlak kuralları,

dini kurallar, görgü kuralları, geleneksel

kurallar(örf, adet, görenek, töre vs.).

• 

Yazısız kurallar kendi aralarında derecelenir.

(7)

• 

Tüm bu yazısız kuralların hepsi

– 

toplum düzenini korumak,

– 

bireyler arası ilişkiyi düzenlemek,

– 

bireylerin birbirlerine karşı hak ve

(8)

• 

Yazılı kurallar ise geniş anlamda yasalar, yasama organı

ve onun yetkili kıldığı organlar tarafından çıkarılan

kurallar bütünüdür.

• 

Devlet yapılanması içindeki bütün toplumlar kendi

kurumlarını resmileştirmiştir. Yani her bir kurum kendi

zorlayıcı güç ve sorumluluklara sahiptir ve resmi

makama sahip kamu görevlileri tarafından denetlenir.

Görevli kişilerin hak ve sorumlulukları açıkça ve resmen

belirtilmiştir. Toplumdaki bireylerin uyması beklenen

kamu kuralları ve uyulmazsa yaptırımları ya da cezaları

resmileştirilmiştir.

(9)

• 

Resmi yasaların kapsam olarak evrensel olması,

belirli özelliklere sahip tüm bireyler için geçerli

olması ve bireylerin uyum göstermeleri beklenen hak

ve görevlere itaat etmesi amaçlanır.

• 

Ancak bir devlet içinde resmi hukukun olması, resmi

olmayan toplumsal kontrol yöntemlerinin

kaybolduğu anlamına gelmez.

(10)

Yazılı Hukuk Kuralları ile Yazısız Hukuk

Kuralları Arasındaki Farklar

• 

İşlev alanı açısından bakıldığında; yazısız kuralların alanı daha

geniş yazılı kuralların ise daha dardır.

• 

Yazılı kurallar hayatın belli alanına müdahale ederken yazısız

kurallar hayatın bütününe müdahale eder.

• 

Yazısız kurallar herkesi kapsarken, yazılı kurallar kapsamaz.

Zaten, hukukçulara göre bireyler yazılı kuralların dışında

hürdür. Sosyal bilimcilere göre birey yazısız kuralların

etkisindedir ve sadece toplumun izin verdiği kadarıyla hürdür.

Yazısız kurallar her ayrıntıyı düzenler. Yazılı kurallar ise belirli

bir alanı düzenler.

(11)

• 

Yaptırımları açısından farklılık kendi içinde ikiye ayrılır:

– 

Yaptırımı elinde tutan güç açısından; yazısız kuralları uymayı

zorlayan güç toplumsal, yazılı kurallara uymayı sağlayan ise

devlettir.

– 

Yazısız kuralların yaptırımı örgütsüz, yazılı kurallarınki

örgütlüdür. (devletin zorlama gücü, örgütlüdür). Yani, yazılı

kurallarda yaptırımın ne olacağı bellidir, çünkü yasalarda

yazılıdır. Yazısız kurallardaki yaptırımlar ise önceden

kestirilemez, tepkinin şiddeti toplumun farklı kesimlerinde

değişiklik gösterebilir ve toplumdan topluma değişir.

• 

Toplumsal yaptırımlar olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayrılır; ödül ve

ceza olarak. Ancak yazılı kurallarda yaptırımın olumlu yönü yoktur.

(12)

•  Unutulmaması gereken nokta yazılı ve yazısız hukuk kuralları tam bir birliktelik sağlayamazsa çelişki ortaya çıkar. –  Yazılı hukukta suç iken, yazısız hukukla desteklenmesi –  Yazılı hukukta suç değilken, gelenekler yüzünden yasal haklardan yararlanılamaması –  Yazılı hukukta suç değilken, yazısız hukukla suç sayılması durumlarında yazılı kurallar ile yazısız kurallar çelişir. •  Hukuk antropolojisinin işlevi de bu noktada ortaya çıkar. Temel konusu toplumda geçerliği olan yazısız kuralların incelenmesidir, Hukuk antropologları kuralların varlığını tespit ederek, içeriğini anlayarak topladıklarını hukukçulara yönelik temel oluşturmaya çalışmaktadır. Bu noktadaki temel amaç ise yazısız kuralların toplumdaki geçerliliğini ve nasıl ortaya çıktığını, geçerliliğine ilişkin nedenlerini araştırmaktır. Yazılı ile yazısız hukuk kuralları çeliştiğinde bireyin hangisine uyacağını araştırır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki fark; pozitif hukukun yazılı olsun veya olmasın yürürlükteki tüm kuralları ifade ettiği halde; mevzu hukuk, sadece yazılı

Bir toplumda herhangi bir makam tarafından koyulmayan, örf, adet, kültür ve bilgiye dayalı kendiliğinden oluşan ve toplumca benimsenen yazılı hukuk kurallarına aykırı olmayan

 “Spor hukuku, sportif faaliyetlerle ve sportif örgütlerle ilgili hukuk kurallarını sistematik şekilde inceleyen bir hukuk dalıdır(Ertaş, Petek, 2017).”.. *Ertaş Ş.,

 Hukuk kuralları ile sosyal düzen kuralları arasındaki ilişkiler örnek verilerek açıklanır..  Ahlak kuralları ile hukuk kuralları arasındaki ilişkiler örnek

Türk Hukuk Yargılamasının en temel özellikle- rinden birisi olan senetle ispat ilkesi ve bu ilkeye ilişkin kurallar (senetle ispat zorunluluğu ve sene- de karşı tanıkla

Dersin Ýçeriði Medeni usul hukukunun kaynakları, Anayasa ile ilişkisi, mahkemeler teşkilatı, mahkemelerin görev ve yetkileri, yargılamaya ilişkin genel ilkeler, hakimin

Dersin Tanýmý Bankacılığın tarihçesi ve gelişimi; banka hukukunun kaynakları; merkez bankasının önemi ve rolü, bankaların hukuki yapısı, kuruluşu ve faaliyete

10 Deniz yoluyla eşya taşıma (Navlun) sözleşmeleri Önerilen kaynakların çalışılması, bir önceki derste alınan notların tekrar edilmesi. 11 Denizde taşıma senetleri