• Sonuç bulunamadı

Türkiye’de Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu Ve Etkileyen Faktörler Ş

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türkiye’de Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu Ve Etkileyen Faktörler Ş"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

387

Türkiye’de Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu Ve Etkileyen Faktörler

Şule TURHAN1 Burcu ERDAL1 Bahattin ÇETĐN1

Özet

Hayvancılık dünyada ve Türkiye’de ekonomik, sosyal ve beslenme açısından önem taşıyan bir sektördür. Beslenmede büyük önem taşıyan hayvansal ürünler içerisinde, protein bakımından zengin olan kırmızı et, 2009 yılında 576 bin ton et üretimi ile tüketimi karşılayamayacak duruma gelmiştir. Đthalat, kaçak hayvan ve kaçak et ile talep karşılanmaya çalışılmakta ve üstelik kişi başına tüketim sürekli düşmesine rağmen kırmızı et açığı giderek büyümektedir.

Kişi başına düşen kırmızı et tüketimi Amerika’da 90kg., Avrupa’da 60kg. iken bu rakam Türkiye’de 10 ile 25 kg. arasında değişmektedir. Ülkemizde kırmızı et tüketimi ve üretimi yeterli düzeyde değildir. Tüketicinin gelir seviyesi, kültürel özellikleri, zevk ve alışkanlıkları, demografik yapı kırmızı ete olan talebi etkilemektedir. Her ekonomik faaliyette olduğu gibi sektörün devamlılığı için karlılığı ve alternatif faaliyetlere göre ek getirisi olması ve fiyat ve pazar istikrarını sağlaması gerekir. Son yıllarda yaşanan kuraklık, hayvan sayısındaki azalmalar, çayır mera alanlarının yetersizliği, nüfus artışı, yem fiyatlarındaki artış, vb. gibi birçok faktöre bağlı olarak arz miktarı azalmış kırmızı et fiyatları görece olarak artmıştır.

Anahtar Kelimeler: kırmızı et, kırmızı et arzı, kırmız et talebi, fiyat

The Formatıon Of Red Meat And Đnfluentıal Factors Abstract

Livestock is an important sector in terms of economic,social and nutritional in Turkey and in the world. Red meat that is rich in protein and has great importance in nutrition among animal products, has unable to meet consumption with 576 thousand tonnes production in 2009. Demand of red meat is tried to be met by imports, illegal meat and animals. In addition, deficit of red meat is growing gradualy although consumption per capita is constantly falling.

While the per capita consumption of red meat is 90 kilograms in America and 60 kilograms in Europe, this value varies between 10 to 25 kilograms in Turkey. Red meat consumption and production is not sufficient in our country. Consumers’ income level, cultural features, tastes and habits, demographic structure affect the demand for red meat. As in all economic activities, this sector needs to be profitable and maintain market and price stability for continutiy of the sector.In recent years,the amount of supply is decreased and prices of red meat is increased relatively depending on many factors such as drought ,reduction in the number of animals,lack of grass pasture areas, population growht and the increase in feed prices.

Key words:red meat, red meat demand, red meat supply, price

1.GĐRĐŞ

Hayvansal ürünler, insanların dengeli ve yeterli beslenmesinde önemli bir role sahiptir. Sağlıklı beslenmek için vücudun ihtiyacı olan kalori, protein, yağ ve karbonhidratların dengeli bir şekilde tüketilmesi ve bu tüketilen protein miktarının

%40’ının hayvansal kaynaklı olması gerekmektedir. Ancak ülkemizde kişi başına tüketilen proteinin sadece %29’u hayvansal ürünlerden sağlanmaktadır(Gündüz,2006).

Bu oranın düşük olmasının sebebi, Türkiye’de hayvansal üretimde verimi düşük yerli ırkların çok olması, beslenme, barınak koşullarının yetersizliği, ulusal düzeyde belirli bir hayvancılık politikasının olmaması dolayısıyla hayvansal ürün üretiminin yetersiz düzeyde olmasından kaynaklanmaktadır.(Dağdemir,2003).

Hayvansal proteinin en önemli kaynağı ise kırmızı ettir. Türkiye’de kırmızı etin kaynağını sığır, koyun, keçi ve manda oluşturmaktadır. Türkiye et üretiminde önemli yeri

olan sığırın Dünya ve AB ülkeleri arasında et üretimindeki payı sırasıyla % 22,8 ve % 18,7, koyun- keçinin et üretimindeki payı ise yine aynı sıra ile % 5 ve % 2,5’tir(Akman,2010).

Tüm üretilen mal ve hizmetlerde olduğu gibi kasaplık hayvan ve ette de üretici ile tüketiciyi yakından ilgilendiren ortak nokta fiyattır. Üretici gelirleri piyasa fiyatlarıyla

1 Uludağ Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü

(2)

388

doğrudan ilgilidir. Her ne kadar Türkiye’de kasaplık hayvan ve kırmızı et fiyatlarının serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde oluştuğu söylense de, kırsal alandaki üretim kesiminde kasaplık hayvan fiyatları çoğunlukla az sayıda alıcı ve çok sayıda satıcının bulunduğu oligopson bir piyasada oluşmaktadır( Çiçek ve Sakarya,2006). Örgütsüzlükleri nedeniyle bu eksik rekabet piyasasında varlığını sürdürmeye çalışan üreticiler, artan girdi maliyetleri karşısında ürettikleri ürünlerin fiyatlarının oluşumunda etkili olabilecek bir güce sahip değildirler. Üreticiler bu yapı içerisinde ürettikleri ürünü değeri fiyattan satmak bir yana, belirli dönemlerde maliyetinin altında bir fiyatla satmak zorunda bırakılmaktadır. Üretimden çekilmelere kadar varan bu durum, sektörün sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimine engel olduğu gibi, istihdam alanı olarak da cazibesini yitirmesine neden olmaktadır (Sarıözkan,2006).

Türkiye sahip olduğu doğal kaynaklar ve ekolojik koşullar bakımından hayvancılığa oldukça elverişli olmasına rağmen bu sektörde gerileme yaşanmıştır. Bunun sonucu hayvan sayısı azalırken, ürün fiyatları artmış, insanlar daha az hayvansal ürün tüketir duruma gelmişlerdir (Vural ve Fidan,2007). Gelişmiş ülkelerdeki kırmızı et tüketiminin kişi başına 70-80 kg olduğu dikkate alındığında, Türkiye’de kırmızı et tüketiminin desteklenmesi gereği açıktır.

Bu çalışmada kırmızı et talebi ve özellikleri, kırmızı et arzı ve özellikleri ve bu iki temel etken sonucu oluşan kırmızı et fiyat oluşumu incelenmiştir.

2.KIMIZI ETĐN TÜRKĐYE’DEKĐ MEVCUT DURUMU

Nüfusun hızla büyüdüğü ve kalkınma çabalarının yoğunlaştığı günümüzde, et ve et ürünlerine dayalı üretim, yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra, istihdam sağlaması yönünde de ekonomiye önemli katkıları olan bir sektördür. 2009 verilerine göre Türkiye’de toplam bitkisel ve hayvansal üretim değeri 94,9 milyar TL olup bunun % 28’i hayvansal ürünlerden elde edilmektedir. Hayvansal ürün değerinin %24’ü koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvancılıktan gelirken %76’lık kısmını büyükbaş hayvancılık oluşturmaktadır(tarim.gov.tr).

2008 yılı itibariyle Türkiye’de hayvan türlerine göre kesilen hayvan sayısı, kırmızı et üretimi ve ortalama karkas ağırlığı Çizelge 1’de verilmiştir.

Çizelge 1.Türkiye’de hayvan türlerine göre kesilen hayvan sayısı, kırmızı et üretimi ve ortalama karkas ağırlığı.

2004 2005 2006 2007 2008 Pay(%) Sayı(bin adet) 4.504 4.834 5.566 7.685 6.356 78,5

Et(bin ton) 80 86 96 142 110 22,9

Küçükbaş

Karkas

ağırlığı(kg/baş)

18 18 17 18 17

Sayı(bin adet) 1.857 1.630 1.751 2.004 1.736 21,4

Et(bin ton) 365 322 341 432 371 76,8

Sığır

Karkas

ağırlığı(kg/baş)

197 197 195 216 213

Sayı(bin adet) 13 9 10 10 7 0,1

Et(bin ton) 2 2 2 2 1 0,3

Diğer

Karkas

ağırlığı(kg/baş)

159 174 185 209 185

Sayı(bin adet) 6.374 6.474 7.327 9.699 8.100 1 00,00 Toplam

Et(bin ton) 447 409 439 576 482 1

00,00 Kaynak:http://www.tuik.gov.tr

Çizelge 1’deki son beş yıllık rakamlar incelendiğinde kırmızı et üretimindeki düşüş dikkat çekmektedir. 2007 yılında yaşanan kuraklık , 2008 yılında yaşanan kriz ve

(3)

389

buna bağlı olarak yem fiyatlarındaki artış kımızı et üretimini de olumsuz yönde etkilemiştir.

Kırmızı et üretimi 2004-2007 yılları arasında artan bir seyir gösterirken, 2008 yılında %16 oranında azalarak 482 bin tona düşmüştür. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda kırmızı et üretimine baktığımızda 2007 yılına kadar artış olduğunu, 2008 yılında ise toplam kırmızı et üretiminin %76,8 oluşturan sığır eti miktarının 371 bin tona, küçükbaş hayvan etinin ise 110 bin tona düştüğü görülmektedir. Hayvansal üretimde yem masrafları, işletme masraflarının %55–65 oranında bir kısmını oluşturmaktadır.

Dolayısıyla yem fiyatlarındaki artış et fiyatlarını da önemli oranda etkilemektedir.

Giderek artma eğiliminde olan yem fiyatlarında 2002–2008 yılları arasına %104,8’lik artış gözlenmiştir. Bu dönem içerisindeki iklimsel faktörler ve yaşanan ekonomik kriz ve buna bağlı olarak üretim azalışları yem fiyatlarının yükselmesine sebep olmuştur.

2008-2009 yıllarındaki türlerine göre hayvan sayıları ise Şekil 1’de verilmiştir.

2 0 0 8 - 2 0 0 9 H A Y V A N S A Y I L A R I

5 5 9 3 5 6 1 1 0 8 5 9 9 4 2

2 3 9 7 4 5 9 1

1 0 7 2 3 9 5 8

2 1 7 4 9 5 0 8

5 1 2 8 2 8 5

0 5 0 0 0 0 0 0 1 0 0 0 0 0 0 0 1 5 0 0 0 0 0 0 2 0 0 0 0 0 0 0 2 5 0 0 0 0 0 0 3 0 0 0 0 0 0 0

S I G I R K O Y U N K E Ç Đ

2 0 0 8 2 0 0 9

Kaynak:http://www.tüik.gov.tr

Şekil 1.2008-2009 arasında türlere göre hayvan sayısı.

2009 yılında büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %1,2, küçükbaş hayvan sayısı %9,1 oranında azalış göstermiştir.2009 yılında büyükbaş hayvanlar arasında yer alan sığır sayısı %1,3, koyun sayısı %9,3, keçi sayısı ise %8,3 oranında azalmıştır.Türkiye’de hayvancılık işletmelerinin %46’sında işletme başına düşen büyükbaş hayvan sayısı 1-4, %21.85’inde 5-9, %57.76’sında 10-19, %1.5’inde 20-49,

%0.08’inde 50-99’ dur.100’den fazla büyükbaş hayvan barındıran işletmelerin sayısı oldukça düşük (%0.01) düzeyindedir. Küçükbaş hayvan sayısı ise işletmelerin

%18.15’inde 1-19, %15.17’sinde 20-49, %8.9’unda 50-99 olup, %4.59’unda 100’ün üzerindedir. Bu sayılar ekonomik üretim kapasitesinin oldukça altındadır(Benli,2010).

Dolayısıyla düşük maliyetli üretimler yapabilen ihtisaslaşmış işletmelerin azlığı hem sektörü hem de üreticileri olumsuz etkilemektedir.

3.KIRMZI ET TALEBĐ VE ARZI

Tarım sektörünün kendine özgü yapısından dolayı tarım ürünlerinin arz ve talebi, diğer sektör ürünlerine göre bir takım farlılıklar göstermektedir. Bu nedenle öncelikle fiyat oluşumunda etkili olan arz ve talep özelliklerinin üzerinde durmakta fayda vardır.

3.1.Kırmızı Et Talebi Ve Özellikleri

Hayvansal ürünlere duyulan talep; kısa zaman aralıklarıyla ve sık sık olmaktadır.

Bu nedenle hayvansal ürün pazarı sürekli bir taleple karşı karşıyadır. Hayvansal besin maddelerine duyulan talebin pazara yansıyan miktarı kısa dönemde sabit kalmaktadır.

Bunun başlıca nedeni tüketicinin belirli bir tüketim miktarından sonra o maddeye karşı gereksinim duymamış olmasıdır. Belirli bir doyum noktasına ulaştıktan sonra talepte herhangi bir yükselme söz konusu olmadığı için kısa dönemde toplam talep miktarı değişmemektedir (Aral ve ark.,1981).

Hayvansal ürünlere olan talep diğer malların talebine göre bir takım farklılıklar göstermektedir. Bunlar;

(4)

390

1-Yıllık nüfus artış oranı ve nüfus yapısı: Ülkemiz nüfusunun hızla artmasına karşın kırmızı et üretiminde aynı artış olmamaktadır. Nüfusun artmasına paralel olarak kırmızı et talebi de artmaktadır. Ancak kırmızı et üretim miktarı bu artan talebi karşılamada yetersiz kalmaktadır. Yapılan hesaplamalar sonucunda yıllık kırmızı et talep artışının %6–7 civarında olduğu tespit edilmiştir (Dağdemir ve ark.,2003).

2-Ürün fiyatındaki değişimler: Talep kanunu gereğince ürün fiyatları arttığında o ürünün talep edilen miktarı azalacaktır ya da tam tersi durum, fiyat azaldığında o ürüne olan talep artacaktır. Et fiyatlarında da artış olduğu durumlarda bazı öğünlerde et yemekten vazgeçilecek, bazen de az yemek tercih edilecektir (Đçöz,2004).

3-Gelir seviyesi: Bireylerin zevkleri, kültürleri, alışkanlıkları aynı olsa bile gelirlerinin farklı olması arzu ettikleri malın, farklı miktarlarda alınmasına sebep olacaktır. Ortalama hane halkı geliri artarsa, tüketiciler, mal fiyatları aynı kalsa bile, çoğu mallardan daha fazla miktarda satın alınmaktadırlar.

4-Zevk ve tüketim alışkanlıkları: Her insanın belirli bir yiyecek maddesine karşı duyduğu arzu farklı olmaktadır. Bunun en önemli nedeni ise insanların farklı damak tadına, yetiştiği çevreye ve değişik alışkanlıklara sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Bazı insanlar koyun etini sevdikleri halde, diğerleri ise ona karşı daha az ilgi duyabilir.

Örneğin; Koyun etini çok seven tüketiciler, yüksek fiyatına rağmen onu satın alırlar.

Daha az sevenler ise onu satın almak istemeyeceklerdir. Buna göre koyun eti fiyatı, birinci tüketicinin ödemek istediği yüksek, ikincinin istediği düşük kıymet sebebi ile ortalama bir seviyede gerçekleşecektir.Tüketicilerin hayvansal ürünlerin çeşitli şekillerine karşı (çiğ, pişmiş, pastörize, işlenmiş ve konserve) değişik zamanlarda duydukları talep de farklı olmaktadır. Günümüzde kadının çalışması zorunluluğu, onu daha çabuk hazırlanabilen yarı işlenmiş hayvansal ürünlere doğru bir talep eğilimine sevk etmektedir.

Diğer yandan ülkemizde tüketilen et ve mamulleri ve diğer hayvansal besinlerin miktarları da kentsel ve kırsal alanlara göre değişiklik göstermektedir. Özellikle büyük kentlerde yağlı ete karşı talep her geçen gün biraz daha azalmaktayken, buna karşılık yağsız ve özellikle sığır eti tüketimine karşı büyük bir eğilim gözlenmektedir (Aral ve ark.,1981).

5-Malın ikamesinin olması: Hayvansal ürünlere duyulan toplam talepte bir kararlılık olmakla birlikte, zaman içinde talep yapısı değişebilmekte; mevcut talepte rakip mallara ya da ikame mallarına doğru bir yöneliş meydana gelmektedir. Bu durum tüketicinin kültür düzeyi, alım gücü, sosyal düzeyi ve gelişim süreciyle yakından ilgili bulunmaktadır (Aral ve ark.,1981).Kırmız et kendi aralarında ikame edilebilen ender mallardandır. Koyun eti-kuzu eti, koyun eti-sığır etleri hem birbirlerinin ikamesi olan mallar hem de rakip mallardır. Talep kanununa göre fiyatı artan malın tüketimi azalırken ikame malların tüketimi artmaktadır. Kırmızı et fiyatları arttığında tüketimi de azalmakta, buna karşılık beyaz et tüketimi artabilmektedir.

3.2. Kırmızı Et Arzı Ve Özellikleri

Fiyat oluşumunda talebin karşısında rol oynayan bir diğer etken ise arzdır. Arz, belirli bir zamanda, üreticilerin çeşitli fiyatlardan satmak üzere piyasaya sundukları miktarlar olarak tanımlanabilir. Hayvansal ürün arzının da talepte olduğu gibi diğer tarımsal ürünlerden farklı yönleri bulunmaktadır. Bunlar;

—Hayvansal üretimde en önemli maliyet unsurlarından biri olan yem fiyatları kırmız et arzını büyük ölçüde etkilemektedir.

—Bitkisel ürünlere kıyasla hayvansal ürünlerde arz dalgalanmaları daha az görülmektedir. Bu durum hayvansal ürünlerin pazara arzında kısa dönemde kendini büyük ölçüde hissettirmemesine neden olmaktadır.

—Et arzındaki değişimin önemli bir kısmı pazara sürülen kasaplık hayvan sayısının dalgalanmasından ileri gelmektedir. Pazarda kısa dönemde hayvan arzında meydana gelen düşüş kısa dönemdeki et arzına etkili olamamaktadır.

—Piyasadaki ürün fiyatları da hayvansal ürün arzını etkilemektedir.

(5)

391

—Kasaplık hayvanın yetiştirilmesi ile pazara, gönderilmesi arasında uzun bir dönem bulunmaktadır.

—Hayvansal üretim birçok bölgede yapılmaktadır. Hayvansal üretimin bölgesel farklılıkları, yetiştirme teknikleri, besi ortamı gibi faktörlerin bölgeden bölgeye göre değişmesi kımızı et arzını etkilemektedir.

—Hayvansal ürünlerde sürekli dalgalanma ve istikrarsızlık görülmektedir.

—Hayvansal ürünler uzun süre saklanabilme özelliğine sahip değildir.

—Et ve ürünlerinin değerini ölçmek oldukça zordur.

—Hayvansal ürünlerde üretim ve tüketim bireyseldir.

—Optimum satışta bilinmezlik vardır.

—Diğer ürünlerde olmayan bir esnekliğin bulunması hayvansal ürünlerdeki arzın diğerlerinden farklı olduğunu ortaya koymaktadır (Sakarya ve ark.,2000).

Bu periyodik dalgalanmalar dışında BSE, Avien Influenza, hayvansal üretimde hormon kullanımı gibi olaylar ve spekülasyonlar sonucu meydana gelen talep düşüşleri nedeniyle ortaya çıkan arz fazlalıkları da görülmektedir.

4.KIRMIZI ETTE FĐYAT OLUŞUMU VE ETKĐLEYEN FAKTÖRLER 4.1. Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu

Türkiye’ de kırmızı et fiyatları çok sayıda satıcı, az sayıda alıcının bulunduğu piyasa türü olan oligopson piyasa yapısında oluşmaktadır. Diğer bir deyişle piyasada yüksek derecede bir alıcı yoğunlaşması vardır. Böyle bir piyasada her bir alıcının fiyat ve miktar konusundaki kararları diğer alıcıları da etkiler. Eğer firmaların aralarında bir anlaşma yoksa yoğun bir rekabete girişirler ki bu da onların her birinin kârlarının düşmesine neden olabilir. Bu bakımdan daha gerçekçi bir durum, alış fiyatlarının indirilmesi için oligopsoncu firmalar arasında açık veya gizli anlaşmalar yapılmasıdır.

Oligopsoncu firmaların karşısında satıcı durumundaki firmalar çok sayıda olabileceği gibi, az sayıda da olabilirler. Birinci durumda, satıcılar arasında yüksek bir rekabet göze çarpar. Đkincisinde ise, piyasada bir satıcı yoğunlaşması vardır. Böyle bir durum az sayıdaki imalatçının, sayıca sınırlı öteki imalatçı veya dağıtıcılara satış yaptıkları endüstri dallarında kendini göstermektedir.

Geleneksel bir pazarlama sisteminde pazarlar üretici, toptancı ve perakendeci şeklinde üç temel grupta toplanabilir. Türkiye’de kasaplık hayvan ve et pazarlamasında yer alan başlıca organlar; köy toplayıcıları, hayvan tüccarları, toptancı kasaplar, et ve et ürünleri imalatçıları, perakendeci kasaplardır. Pazarlamada aracı sayısı bazı durumlarda atlıya da çıkabilmektedir. Zincirin bu kadar uzun olmasının en önemli sebeplerinden biri hayvancılık işletmelerinin küçük ve dağınık olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda üreticinin geliri düşmekte ve tüketici daha fazla ödemek zorunda kalmaktadır (Dağdemir ve ark.,2003).

4.1.1.Üretici Seviyesinde Fiyat Oluşumu: Et pazarlama zincirinde ilk halkayı üreticiler oluşturmaktadır. Ülkemizde üreticinin değişen şartlar karşısında uygun bir fiyat garantisinin olmaması, işletmelerin küçük ve dağınık olması ve örgütlenmenin olamaması pazarlamanın en önemli sorunlarını oluşturmaktadır. Üreticiler arasından örgütlenmenin olmamasından dolayı aracı sayısı artmakta ve maliyetler yükselmektedir. Dolayısıyla bu da net gelirde düşmeye sebep olmaktadır. Sığır etinde tüketicinin ödediği fiyatın ancak

%30-35’i üreticiye ulaşmaktadır (Dağdemir ve ark.,2003).

Pazarlama kanalları şu şekildedir;

Üretici –Tüketici

Üretici – Kasap – Tüketici Üretici – Market – Tüketici

Üretici – Kasap – Market – Tüketici Üretici – Celep – Market– Tüketici Üretici – Celep – Kasap – Tüketici Üretici – Celep – EBK –Tüketici

(6)

392

Üretici – EBK – Bayi Mağaza – Tüketici

Üretici – Celep – EBK – Bayi Mağaza – Tüketici

Genellikle 3-4 arasında değişen aracıdan geçerek tüketiciye ulaşan kırmızı ette, toplam pazarlama marjı aracı lehine yükselmektedir. Dolayısıyla bölgelere göre değişmekle birlikte üreticiler tüketicinin ödediği fiyatın yaklaşık %50-60’lık bir kısmını alabilmektedir (Sakarya ve ark.,2000).

4.1.2.Toptancı Seviyesinde Fiyat Oluşumu: Toptancı pazarları ise ürünün üreticiden toplayıcılar tarafından alınıp işleme tesisleri, büyük toptancılar gibi diğer alıcılara satıldığı pazarlardır. Toptancı kademesi, et ve mamulleri fiyatlarında pazarlama zincirinin önemli bir halkasıdır.

Toptancı kademesi, perakendeciler üzerinde çeşitli yönlerde hakimiyet kurmuşlardır. Bu nedenle de, hem teslim ettiği karkas kilo fiyatında ve hem de karkas sayısında değişiklikler yapabilmektedirler. Halbuki perakendeci kademesinde fiyatlar genellikle uzun dönemde sabit kalmakta veya yavaş bir şekilde değişikliğe uğramaktadır (Sakarya ve ark.,2000). Tüketicinin ödediği fiyatta toptancının payı ise yaklaşık %38’dir (Saner ve Kaya,2002).

4.1.3.Perakendeci Seviyesinde Fiyat Oluşumu: Toptancı pazarlarından ya da diğer aracılardan alınan ürünlerin tüketiciye ulaşmasını sağlayan diğer bir deyişle ürünün son tüketici tarafından satın alındığı satış yerleri ise perakendeci pazarını oluşturmaktadır. Tüketicinin ödediği fiyatta perakendecinin payı ise yaklaşık % 25’dir (Saner ve Kaya 2002). Ülkemizde perakende et satışları kasaplar, alışveriş merkezleri, büyük marketler (süper-hiper marketler) tarafından yapılmaktadır.

Türkiye’de son 20 yıllık dönem içerisinde hayvansal ürünlerde fiyat oluşmadığı gibi oluşan fiyatlarda da istikrarı yakalamak mümkün olmamıştır. 1980’li yıllarda iç fiyatları kontrol etmek adına hayvansal ürün ithalatı serbestleştirilmiş ve 1995 yılında yoğun canlı hayvan ve et ithalatı maksimum düzeye ulaşmıştır. Yaşanan sorunlar nedeniyle 1997 yılında hayvansal ürünler ithalatı durdurulmuş ve bu nedenle de kısa sürede et fiyatları yükselmiştir. 2000’li yıllarda hayvancılık sektörünün destekleme kapsamına alınması sektörün tekrar kendini toparlamasını sağlamış, ancak 2007 yılında yaşanan kuraklık ve 2008 ekonomik krizi sektörün tekrar gerilemesine sebep olmuştur.

Hayvan yemi olarak kullanılan birçok ürünün üretiminde önemli gerilemeler olurken, yem fiyatlarında ise çok hızlı bir yükselme yaşanmıştır. Hayvansal ürün fiyatları yükselirken üretici maliyetini karşılayamaz duruma gelmiştir. Son beş yıllık dönemdeki kırmızı et fiyatları Çizelge 2’de verilmiştir.

Çizelge2.Kırmızı et fiyatları.

Üretici Düzeyinde Tüketici Düzeyinde 2005 2006 2007 2008 2009 2005 2006 2007 2008 2009 Dana

Eti(TL/kg)

8,19 8,83 8,87 9,88 13,41 11,6 13,4 13,8 15,3 20,1 Koyun

Eti(TL/kg)

8,70 9,17 9,07 10,75 13,27 10,7 11,3 11,4 12,8 19,2 Kaynak:http://www.tüik.gov.tr

Çizelge 2 incelendiğinde son beş yıllık dönemde et fiyatlarında önemli bir artış olduğu gözlenmektedir. 2005–2006 yılları piyasa koşullarının nispeten daha normal olduğu bir dönemdir. Bu dönemde sığır eti fiyatlarında %7,8, koyun etinde ise %5,4’lük oranda değişim olmuştur. 2007-2008 yılları kuraklık ve ekonomik krizin olduğu dönemlerdir.Bu olumsuz koşullar sonucu Sığır eti fiyatları 2007 yılına göre %11,4, koyun eti fiyatları ise %18,5 oranında artmıştır. 2007–2009 yılları arasında üretim ve arzdan kaynaklanan sorunlar nedeniyle tüketici fiyatlarında önemli oranda bir artış olmuştur.

(7)

393

4.2.Kırmızı Et Fiyatını Etkileyen Faktörler

Kırmızı et fiyatları diğer hayvansal ve bitkisel ürün fiyatlarının etkisi altındadır.

Özellikle yem fiyatları kımızı ette fiyat oluşumunu önemli ölçüde etkilemektedir.

Tarımsal üretimin doğal koşullara bağlılığı nedeniyle fiyatlar mevsimsel olarak dalgalanmalar göstermektedir. Doğal koşulların yanı sıra tarımsal işletmelerde sermaye yetersizliği, kullanılan hayvan sayısı, makineleşme derecesi gibi faktörlerin de fiyat oluşumunda dikkate alınması gerekir. Canlı hayvan fiyatları, pazardaki aynı tür hayvanların kalitesi, yem fiyatları, değişen talep çeşitliliği ve hacmi ile alıcıların rekabet yaratma isteklerine bağlı olarak en düşük ve en yüksek limitler arasında hareket etmektedir. Kırmızı ette fiyatı etkileyen faktörleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

4.2.1. Doğal ve Mevsimlik Şartların Kırmızı Et Fiyatlarına Etkisi

Doğal ve mevsim koşullarından kaynaklanan bir takım nedenler et fiyatları oluşumunda büyük öneme sahiptir. Et arzının en fazla olduğu dönem, mera besileri sonu olan Ağustos- Ekim aylarıdır. Arz artışı Kasım ayının sonunda azalmaya başlamaktadır.

Ocak ayından Nisana kadar ise en az düzeye inmektedir. Mevsimsel koşullara bağlı olarak arz miktarının azalması fiyat artışına sebep olmaktadır.

Kış döneminde ise ahır, yem ve bakım masraflarının önemli maliyet unsurları olmalarından dolayı üreticiler hayvanları elden çıkarmakta pazara sadece özel besicilik işletmelerinin besiye aldıkları hayvanlar arz edilmektedir.

Mart ve Nisan aylarında besi hayvan sayısının az olması ve besi maliyetlerinin yüksek olması dolayısıyla bu aylarda et fiyatları en yüksek düzeye çıkmaktadır.

4.2.2. Ekonomik Şartların Et Fiyatlarına Etkisi

a)Yıllık para değerindeki değişiklikler: Yıllık para değerindeki değişiklere bağlı olarak kasaplık canlı hayvan fiyatlarında da dalgalanmalar olmaktadır (Sakarya ve ark., 2000).

b)Faiz oranları: Faiz oranlarındaki artışa bağlı olarak üretim maliyetlerini artırmaktadır. Bunun sonucunda kasaplık hayvan ve et fiyatlarını da etkilemektedir.

c)Et sanayi mallarının arzında karşılıklı hareket özelliği: Küçükbaş hayvan etindeki arz fazlalığı hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvan eti fiyatlarının düşmesine neden olmaktadır. Arzda azalma olması durumunda ise fiyat artışları olmaktadır.

Hayvansal etlerin yanı sıra hayvan türü içinde yaş ve cins sınıfları arasında da rekabet vardır. Đşletmeler kendi sermaye hayvanını ve çeşidini belirleyerek pazara sunduğu et ve hayvan arzını arttırmaktadır. Buna bağlı olarak fiyatlarda değişiklikler görülmektedir.

4.2.3.Yem Miktarı ve Fiyatlarının Et Fiyatlarına Etkisi

Hayvansal üretimde en önemli maliyet unsuru olan yem toplam maliyetin %55- 65’ini oluşturmaktadır. Yem üretiminin doğa koşullarına bağlı olmasından dolayı üretimde olan yetersizlik yem fiyatlarına dolaylı olarak da et fiyatlarına yansımaktadır.

Yem fiyatlarının artmasının nedeni aynı dönem içerisinde ham madde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Hammadde fiyatlarındaki artışın temel nedeni ise son yıllarda gerçekleşen iklimsel faktörlere bağlı üretim azalmaları ve ekonomik krizdir. Yem fiyatlarının arttığı dönemlerde üreticiler hayvanları elinden çıkarmaktadır. Özellikle sonbahar döneminde hayvan arzı fazla olduğundan, hayvan fiyatları düşmektedir.

4.2.4. Đşletme Yapısının Et Fiyatlarına Etkisi

Hayvancılıkta ihtisaslaşmış yapıya sahip olan hayvancılık işletmelerinin pazara sürecekleri hayvan arzındaki artma ya da azalmalara bağlı olarak et fiyatları etkilenmektedir.

4.2.5 Devlet Himaye ve Müdahalesinin Et Fiyatlarına Etkisi

Devlet arzı, talebi ve ithalatı artırarak ya da azaltarak et fiyatlarına dolaylı olarak müdahale etmektedir. Bunun yanı sıra devlet taban-tavan fiyat koyarak ve sübvansiyon yolu ile de doğrudan et fiyatlarına müdahale etmektedir (Sakarya ve ark., 2000).

(8)

394

5.SONUÇ VE ÖNERĐLER

Ülkemizde nüfus artışına ve kentleşmeye bağlı olarak hayvansal proteine ve dolayısı ile ete gereksinim özellikle son yıllarda artmaktadır. Ancak ülkemizde et tüketimi ihtiyacımızı karşılayacak düzeyde değildir. Ülke nüfusunda %52 oranında artış olurken, büyük ve küçükbaş hayvan varlığında son 20 yılda % 32 oranında önemli ölçüde bir azalma meydana gelmiştir. Bu azalmaya bağlı olarak kımızı et fiyatları giderek artma eğilim göstermektedir. Son yıllarda yem üretimimiz de ihtiyacı karşılayacak düzeyde değildir. Yem fiyatlarının artmasına bağlı olarak et fiyatları da artmaktadır. Yem fiyatlarının bu kadar artması ham madde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmaktadır.

Hammadde fiyatlarındaki artışın temel nedeni ise son yıllarda gerçekleşen iklimsel faktörlere bağlı üretim azalmaları ve ekonomik krizdir. Ülkemizin mera ve kaba yem kaynaklarının, yüksek verimli damızlıkları, düşük maliyetle yetiştirmeye uygun ve yeterlikte değildir.Diğer taraftan yetiştiriciler üretimden pazara kadar ki zincirin hiçbir safhasında yeterince organize ve örgütlü değildir. Tüketiciler miktar ve kalite açısından yetersiz ve pahalı hayvansal ürünlerle karşı kaşıya kalmaktadır. Tüketicinin ödediği tüketim fiyatının üreticiye ulaşabilmekte, önemli bir bölümü pazarlama kuruluşlarının marjını teşkil etmektedir. Bu durum tüketicilerin et tüketimini etkilemektedir.

Bu sorunların çözümü için çeşitli öneriler getirilebilir. Đlk olarak, ülkemizdeki mevcut verim seviyesinin yükseltilerek sığır ve mandalardan sağlanan hayvansal üretim arttırılmalıdır. Sığır etinde Türkiye’yi ithalata mahkûm gösteren yaklaşımlar bir an önce terk edilerek bir yandan genç sığır besisi özendirilmeli, diğer yandan da besiye materyal sağlamak için başta doğu Anadolu olmak üzere yerli ırk ve melezlerini yoğun olduğu bölgelerde kombine ırklarla melezleme çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

Ayrıca, ülkemizde üretim ve tüketim kooperatifleri ile örgütlenme sağlaması gerekmektedir. Bunun yanında ülkemizde pazar garantisi veya destek fiyat şeklinde üretimi teşvik edecek ve fiyat istikrarı sağlayacak sürekli ve ciddi bir destekleme politikasına gerek duyulmaktadır.

Sektörün üreticiler açısından cazip hale getirilebilesi için birtakım yenilikler yapılması gerekmektedir. Üretimi arttırmak, yeni teknolojilerin üreticilere benimsetilmesi, yem kaynaklarının arttırılması, bakım ve beslenme şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Kasaplık hayvan ve et pazarlamasında maliyetleri azaltıcı fiyatları önemli yönde değiştirecek değişikliklerin yapılması gerekmektedir.

KAYNAKLAR

Akman,N.,2009,”Türkiye’nin Et Üretimi”,http://www.dsymb.org.tr/et.pdf (05.07.2010).

Aral,S.,E.Canküyer,Ş.Tuncer,S.Akgün,1981.Türkiye’de Hayvansal Besinlerin Üretim ve Tüketim Sorunları.A.Ü.Veterinerlik Fakültesi Dergisi, 28,(1-4): 182-203.

Benli,E.,2009,”Globelleşen Dünyada Türkiye Et ve Süt Sanayi”, http://www.zmo.org.tr/resimler/ekler/4ef7214c4a90790_ek.pdf?tipi=14&sube=(0 2.07.2010)

Çiçek,H.,E.Sakarya, 2006.Afyon Đli Besi Đşletmelerinde Fiyat ve Ağırlık Marjlarının Đşletme Geliri Üzerine Etkisi.Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dergisi,53,53-56.

Dağdemir,V.,A.Birinci,T.Atsan, 2003.Türkiye’de Kırmızı Et Pazarlaması, Ankara Üniversitesi. Ziraat Fakültesi,34(4),361-366.

Emeksiz,F.,M.Albayrak,E.Güneş,A.Özçelik,O.O.Özer,K.Taşdan,2005,”Türkiye’de Tarımsal Ürünlerin Pazarlama Kanalları ve Araçlarının Değerlendirilmesi”,http://www.zmo.org.tr/resimler/ekler/7968ad196a5085f_ek.p df?tipi=14&sube=(05.07.2010)

Gündüz,O.,K.Esengün,Z.G.Göktolga,2006.Ailelerin Et Tüketimleri Üzerine Bir Araştırma:Tokat Örneği,Türkiye 7. Tarım Ekonomisi Kongresi, Antalya.

(9)

395

Đçöz,Y.,Talep Kavramı, 2004. Kırmızı Et ve Et Ürünlerinde Talebi Etkileyen Faktörler,T.E.A.E-Bakış,Sayı:7,Nüsha:1,Aralık.

Sakarya,E.,Y.Cevger,G.Uysal, 2000.Türkiye’de Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu ve Etkili Faktörler, Türkiye’de Üretimden Tüketime Et Sempozyumu, Veteriner Hekimler Derneği 20-21 Ekim, Ankara.

Saner,G.,F.Kaya,2002.Türkiye’de Kırmızı Et Piyasası, Đşleyiş Şekli ve Sorunları Üzerine Bir Değerlendirme,Türkiye V.Tarım Ekonomisi Kongresi,18-20 Eylül, Erzurum.

Sarıözkan,S., 2006.Türkiye’de Hayvansal Ürün Fiyatları ve Girdi Maliyetleri (1995- 2004).Erciyes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dergisi 3(2) 105-110

Vural,H.,H.Fidan, 2007,”Türkiye’de Hayvansal Üretim ve Hayvancılık Đşletmelerinin Özellikleri”, Tarım Ekonomisi Dergisi 13(2) : 49 – 59, http://journal.tarekoder.org/webfolders/files/2007_02_02.pdf(30.06.2010)

http://tarim.gov.tr

Referanslar

Benzer Belgeler

ü Türkiye büyükbaş hayvan profili içerisinde yerli ırkın sayısı azaltılırken kültür ve melez ırkın sayısı arttırılmıştır, ülke geneli verim artışına etkisi

Sektör yaşam eğrisi bağlamında ABD alışveriş merkezlerinin sektörel evrimlerine bakıldığında bin kişi başına düşen kiralanabilir alan, yıllar itibariyle

Süper Lig’in marka değerini en çok etkileyen faktörleri (TFF, hakemler, yönetici- ler ve stadyum gibi) oluşturan ifadeler ve bu ifadelerin önemi, performans algısını

Tercihe etki edecek faktörlerin günlük veya toplu alışverişe göre seçilecek market türü için ayrı ayrı farklılaşabileceği öngörülerek “H6: Toplu alışveriş

Şirketimizin 2020 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı 26/05/2021 tarihinde, saat: 14:00'da, Kısıklı Mahallesi Hanımseti Sok. No:35 B-1

16-17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi’nde Avrupa Konseyi Türkiye ile müzakerelere 3 Ekim 2005 tarihinde başlanması kararını almıştır. Zirvede tüm aday

İk i yıldan beri Türk müziğine küsen 15 besteciyle eserlerini radyoya verm ediklerini öne sü­ ren Arif Sami Toker, batı müzi­ ğine ünlü besteci ve ses

Dördüncü ayın sonunda, ilk dişimiz yeni bir çift yavru daha doğurur, iki ay önce doğan dişide bir çift yavru doğurur ve artık 5 çift tavşanımız vardır.. Yani her ayın