• Sonuç bulunamadı

ANSWERING THE TELEPHONE

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ANSWERING THE TELEPHONE"

Copied!
28
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ANSWERING THE TELEPHONE

Practice

(2)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Answering the Telephone – Residential Telefona Bakma – Ev

Hello. Alo.

Smith’s residence Smith’in evi.

Hi! ( informal ) Selam!

Yeah! ( informal ) Evet!

Yes. Evet.

John Jones. Ben John Jones.

Hello, this is John Jones (speaking. ) Alo, ben John Jones.

John Jones, may I help you? Ben John Johns, size yardımcı olabilir miyim?

John. Ben John.

John, may I help you? Ben John, size yardımcı olabilir miyim?

(3)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Answering the Telephone - Business Telefona Bakma – İş

City Hall. What department please? City Hall. Hangi bölümü aramıştınız?

Smith Company . Smith Company .

Smith Company, may I help you? Smith Company, size yardımcı olabilir miyim?

Smithco, how can I help you? Smithco, size nasıl yardımcı olabilirim?

(4)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Asking whom a Telephone Caller Wants

to Talk to

Arayanın Kiminle Konuşmak İstediğini Sorma

Who do you want to talk to? Kiminle konuşmak istiyorsunuz?

Who do you want to speak with? Kiminle konuşmak istiyorsunuz?

Who do you wish to speak to? Kiminle konuşmak istiyorsunuz?

Whom do you wish to speak to? Kiminle konuşmak istiyorsunuz?

With whom do you wish to speak?

(formal)

Kiminle konuşmak istiyorsunuz?

(5)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Screening Someone’s Telephone Calls. Arayanı Belirtme

May I tell her who’s calling? Ona kimin aradığını söyleyebilir miyim?

May I ask who is calling? Kimin aradığını sorabilir miyim?

Whom may I say is calling? ( formal ) Kim arıyor diyeyim?

Who shall I say is calling? Kim arıyor diyeyim?

Whom shall I say is calling? (formal) Kim arıyor diyeyim?

Who's calling? Kim arıyor?

Is she expecting your call? Sizin telefonunuzu bekliyor mu?

(6)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Connecting or Transferring a Telephone

Caller

Arayan Kişiyi Bağlama veya Aktarma

Do you wish me to page Mrs. Robins? Bayan Robins'i çağırmamı ister misiniz?

I will see if she's in the building . Binada olup olmadığına bir bakayım.

Let me page her. Onu çağırayım.

Let me connect you to that department . Sizi o bölüme bağlayayım.

(7)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Putting a Telephone Caller on Hold Arayanı Beklemeye Alma

He is on another line. Will you hold? Başka bir hatta. Bekler misiniz?

Would you care to hold? (formal) Bekler miydiniz?

Would you like to hold? Beklemek ister misiniz?

Just a moment, please. Bir dakika lütfen.

Please hold. Bekleyin lütfen.

Hold, please. Bekleyin lütfen.

Hold the line. (informal) Hattan ayrılmayın.

Can you hold? Bekleyebilir misiniz?

(8)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Interrupting a Telephone Call with

Another Business

Telefon Konuşmasını Başka Bir İşle Kesme

Just a moment, I have another call. Bir dakika, diğer bir çağrım var.

Hang on a moment. Bir dakika bekleyin.

Hang on a second. Bir saniye bekleyin.

(9)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA

Taking a Call off Hold Beklemede Olan Kişiye Dönme For whom are you holding? (formal) Kimi bekliyordunuz?

Whom are you holding for? (formal) Kimi bekliyordunuz?

Who are you holding for? Kimi bekliyorsunuz?

Who's on the line? Hatta kim var?

Are you being helped? Size yardım ediliyor mu?

Have you been helped ? Size yardım edildi mi?

May I help you? Size yardım edebilir miyim?

Can I help you? Size yardım edebilir miyim?

(10)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Offering to Take a Message from a

Telephone Caller

Arayana Not Bırakmasını Önerme

He's not in; would you like to call back? Burda değil; yeniden aramak ister misiniz?

She is not available. Can I take a message?

Müsait değil. Not alabilir miyim?

She is away from her desk. Can I take a message?

Masasında yok. Not alabilir miyim?

May I take a message? (formal) Not alabilir miyim?

Could I take a message? Not alabilir miyim?

Shall I have someone to call you? Sizi kimse arasın mı?

(11)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Offering Help to a Telephone Caller Arayana Yardım Önerme

Is there anyone else who could help you? Size yardımcı olabilecek başka birisi var mı ?

I would be happy to try to answer your question.

Sorunuza yanıt vermeye çalışmaktan mutluluk duyarım.

Would you care to talk to her secretary?

Onun sekreteriyle konuşmak ister misiniz?

Could I help you? Size yardımcı olabilir miyim?

(12)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA

Bringing a Telephone Call to an End Telefon Konuşmasını Bitirme I have to get back to work before the boss

sees me.

Patron beni görmeden işe dönmem lazım

I have to get back to my work. l will call again later.

İşime dönmem lazım.Daha sonra yine ararım

There's someone on the other line. I must say good-bye now.

Diğer hatta birisi var. Şimdi veda etmem lazım.

I really have to go now. Şimdi gerçekten gitmek zorundayım.

I'll have to take your number and call you back.

Numaranızı alıp sizi yeniden aramam gerekecek.

Can I call you back? Something has come up.

Sizi sonra arayabilir miyim? Bir işim çıktı.

Can we continue this later? My other line is ringing.

Buna sonra devam edebilir miyiz.? Öbür hattım çalıyor.

The doorbell is ringing. I'II call you back. Kapı zili çalıyor. Sizi sonra ararım.

(13)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA Requesting a Telephone Number from

Directory Assistance

Telefon Servisinden bir Numara İşleme

I'd like the number of Dr. Pat Smith on Main Street

Main Street 'deki Dr. Pat Smith'in numarasını rica edecektim.

I need the number of Dr. Pat Smith on Main Street .

Main Street 'deki Dr. Pat Smith’in numarasını istiyorum.

Can you give me the number of Dr. Pat Smith on Main Street ?

Main Street'deki Dr. Pat Smith'in numarasını verebilir misiniz?

What is the area code for Los Angeles? Los Angeles’ın bölge kodu nedir?

I need the area code for Los Angeles. Los Angeles’ın bölge kodunu istiyorum.

(14)

ANSWERING THE TELEPHONE

ANSWERING THE TELEPHONE TELEFONA BAKMA

Requests from a Telephone Operator Telefon Operatöründen İstekler I can't get through to this

number.Would you dial it for me?

Bu numaraya bağlanamıyorum. O numarayı benim için çevirir misiniz?

Could you help me place a call ? Telefon etmeme yardımcı olabilir misiniz?

I'd like to make a collect call. Ödemeli görüşme yapmak istiyorum.

I'd like this billed to my home number. Bunun faturasının ev numarama gelmesini istiyorum

I'd like to place a person-to-person call. İhbarlı konuşma yapmak istiyorum.

Can you put me through to Chicago? Beni Sikago'ya bağlayabilirmisiniz?

Could you dial it for me, please? Numarayı benim için çevirirmisiniz?

(15)

Ali: Hello, this is Ali from İzmir.

Alo, İzmir’den arıyorum ben Ali.

 Operatör: Yes, how could I help you?

Evet, size nasıl yardımcı olabilirim?

 Ali: May I speak to Mr. David, please?

Mr. David ile görüşebilir miyim lütfen?

 Operatör: Could you wait a minute, please?

Bir dakika bekleyebilir misiniz, lütfen?

 Ali: Yes, of course.

Evet, elbette

 Operatör: Please hold on. I will get you through his.

Hatta kalınız. Bağlıyorum.

 

Ali: Hello, this is Ali from İzmir.

Alo, İzmir’den arıyorum ben Ali.

 Operatör: Yes, how could I help you?

Evet, size nasıl yardımcı olabilirim?

 Ali: May I speak to Mr. David, please?

Mr. David ile görüşebilir miyim lütfen?

 Operatör: Could you wait a minute, please?

Bir dakika bekleyebilir misiniz, lütfen?

 Ali: Yes, of course.

Evet, elbette

 Operatör: Please hold on. I will get you through his.

Hatta kalınız. Bağlıyorum.

 

Duygu: Good morning, this is Duygu. I would like to speak to Mrs. Melanie please?

Günaydın, ben Duygu. Bayan Melani ile görüşmek istiyorum, lütfen?

 Operatör: She is out of Office now. Colud you call later?

O şu anda ofis dışında. Daha sonra arayabilir misiniz?

Duygu: Could you ask her to phone me, please?

Beni aramasını söyleyebilir misiniz, lütfen?

Operatör: Ok. What is your phone number?

Tamam. Telefon numaranız nedir?

Duygu: 0533 5……. Thank you ver much.

Çok teşekkür ederim.

Operatör: You are welcome Rica ederim.

Duygu: Good morning, this is Duygu. I would like to speak to Mrs. Melanie please?

Günaydın, ben Duygu. Bayan Melani ile görüşmek istiyorum, lütfen?

 Operatör: She is out of Office now. Colud you call later?

O şu anda ofis dışında. Daha sonra arayabilir misiniz?

Duygu: Could you ask her to phone me, please?

Beni aramasını söyleyebilir misiniz, lütfen?

Operatör: Ok. What is your phone number?

Tamam. Telefon numaranız nedir?

Duygu: 0533 5……. Thank you ver much.

Çok teşekkür ederim.

Operatör: You are welcome Rica ederim.

Örnek 1 

Örnek 2

(16)

PRACTICE

Diyalog 1

 Hello, this is Ahmet, may I speak with Mr. John, Please?

(Ben Ahmet Mr. John ile konuşabilir miyim, lütfen? )

 He is on the other line. Could you wait a minute, please?

(Kendisi diğer hatta. Bir dakika bekleyebilir misiniz, lütfen?)

 Yes of course.

(Evet, elbette)

 Hold on the line, please. I’m putting you trough.

(Lütfen hatta kalın, sizi bağlıyorum)

 Ok, thank you

(tamam, teşekkür ederim)

(17)

PRACTICE

Diyalog 2

 Good evening, this is Ekrem. I would like to speak to Mr.

George, please?

(İyi akşamlar, ben Ekrem. Mr. George ile konuşabilir miyim lütfen?)

 He is out of office now. Could you call later?

(O şu anda ofis dışında. Daha sonra arayabilir misiniz?)

 Ok, thank you.

(tamam, teşekkürler)

(18)

İNGİLİZCE EN ÇOK KULLANILAN KISA CÜMLELER

As soon as possible: Mümkün olan en kısa zamanda

Be careful: Dikkatli ol Are you sure: Emin misin?

Be quiet: Sessiz ol

Can I help you? Yardımcı olabilir miyim?

Can you repeat please: Tekrarlar mısın lütfen?

I’m single: Bekarım

I think so: Sanırım öyle It’s a good idea: Bu iyi fikir  

Not yet: Henüz değil

You’re welcome: Bir şey değil Excuse me: Afedersiniz

Forgive me: Beni affet Good Lock: İyi şanslar How is it going?: Nasıl gidiyor?/Ne var ne yok?

I undersand: Anlıyorum

I don’t understand: Anlamıyorum I love you: Seni seviyorum

I’m busy: Meşgulüm

I’m full: Tokum

(19)

MAKİNG AN APPOİNTMENT - RANDEVU ALMAK

Receptionist:   ESP Company, Kerry speaking, how can I help you?

Resepsiyonist: ESP Company, Kerry konuşuyor, size nasıl yardım edebilirim?

Mrs Watson: I’d like to make an appointment for next week with Mr. Mario.

Bayan Watson: Gelecek hafta için Mr. Mario’dan bir randevu almak istiyorum.

Receptionist:   I’m afraid Mr.Mario can’t do you next week at all - you see it’s getting near the holidays, so we’re extra busy. I can do Tuesday morning of the following week at 11.30?

Resepsiyonist: Üzgünüm Bay Mario gelecek hafta yapamaz. Gördüğünüz gibi tatil yaklaşıyor, bu yüzden fazla yoğunuz.Gelecek salı günü 11.30’da alabilirim sizi.

Mrs Watson: That’s a bit difficult. You can’t do Thursday?

Bayan Watson: Bu biraz zor. Perşembe günü olmaz mı?

Receptionist:   What was the name, please?

Resepsiyonist: İsim neydi acaba?

(20)

MAKİNG AN APPOİNTMENT - RANDEVU ALMAK

 Mrs Watson: It’s Ann Watson.

Bayan Watson: Ann Watson.

 Receptionist:   Is there a phone number we can contact you on, if necessary?

Resepsiyonist: Eğer gerekirse sizinle bağlantı kurabileceğimiz bir telefon numarası var mı?

 Mrs Watson: Yes, it’s 428966.

Bayan Watson: Evet, 428966.

 Receptionist:   OK, Mrs Watson, so your appointment is with Mario at 2.30 on Thursday 14th May.

Resepsiyonist: Tamam, Bayan Watson, öyleyse Mario ile randevunuz 14 Mayıs perşembe günü 2.30’da

 Mrs Watson: Thanks, very much.

Bayan Watson: Çok te şek kür ler.

 Receptionist:   Bye.

Resepsiyonist: Hoş ça ka lın.

(21)

MAKING AN APPOINTMENT (RANDEVU ALMAK)

A: Are you free on the thirteenth in the afternoon? (Ayın 13 ünde öğlen müsait misin?)

B: No I’m afraid not. I’m meeting Şaziment then. How about the fourteenth in the morning?

(Hayır, korkarım ki değilim. Şaziment ile buluşacağım. 14 ünün sabahına ne dersin?) A: I’m sorry. I’m attending a meeting at the Zorlu then.

(Üzgünüm. O zaman Zorlu’daki bir toplantıya katılıyor olacağım.) B: What about the next day? (Peki bir sonraki gün?)

A: No. I’m busy then too. I’m meeting Murtaza at North Bridge Road. Are you free on Thursday afternoon?

(Hayır, o zaman da çok meşgul olacağım. North Bridge Road’da Murtaza ile buluşacağım.

Perşembe günü öğlen müsait misin?)

B: Yes, I think I am. Let’s meet for lunch at mouth restaurant.

(Evet, sanırım müsaitim. Öğle yemeği için mouth lokantasında buluşalım.

A: Good idea! Is two o’clock okay? (İyi fikir! Saat 2 uygun mudur?)

B: That’s fine. See you there! (Uygundur. Orada görüşürüz!)

(22)

WRONG NUMBER (YANLIŞ NUMARA)

A: Hello, this is the press office. (Merhabalar, basın ofisi.) B:  Mehmet Yıldız please. (Mehmet Yıldız , lütfen)

A: I’m sorry, you must have the wrong number. There’s nobody of that name here. (Üzgünüm, yanlış numara girmiş olmalısınız. Burada o isimde birisi yok.)

B: Oh. Can I check the number I’ve got…. is that not  5568790? (Bendeki numarayı bir kontrol edebilir miyim…5568790 değil mi?)

A: No, it’s 5558790. (Hayır, 5558790)

B: Oh sorry about that.  I must have dialled the wrong number.

(Özür dilerim, yanlış numara girmiş olmalıyım.)

A:  No problem!  Bye! (Problem değil! Hoşça  kalın!)

(23)

I’m sorry she/he is not here, right now. Can I take your message? (Üzgünüm, kendisi şu an burada değil. Mesajınızı alabilir miyim?)

I’m afraid she/he is not available, right now.

If you leave your number, she/he will call you back. (Üzgünüm, kendisi şu an müsait değil. Eğer numaranızı bırakırsanız, müsait olduğunda sizi geri arayacaktır.)

I’m afraid she/he is not available, right now.

Can I take your message, please? (Üzgünüm, kendisi şu an müsait değil. Mesajını rica edebilir miyim lütfen?)

I believe she/he will be in meeting until 5 pm. I can take your message or tell her/him to call you when she/he is available. (Saat 5’e kadar toplantıda olacak gibi görünüyor.

İsterseniz mesajınızı alabilirim ya da müsait olduğunda sizi aramasını sağlayabilirim)

I’m sorry she/he is not here, right now. Can I take your message? (Üzgünüm, kendisi şu an burada değil. Mesajınızı alabilir miyim?)

I’m afraid she/he is not available, right now.

If you leave your number, she/he will call you back. (Üzgünüm, kendisi şu an müsait değil. Eğer numaranızı bırakırsanız, müsait olduğunda sizi geri arayacaktır.)

I’m afraid she/he is not available, right now.

Can I take your message, please? (Üzgünüm, kendisi şu an müsait değil. Mesajını rica edebilir miyim lütfen?)

I believe she/he will be in meeting until 5 pm. I can take your message or tell her/him to call you when she/he is available. (Saat 5’e kadar toplantıda olacak gibi görünüyor.

İsterseniz mesajınızı alabilirim ya da müsait olduğunda sizi aramasını sağlayabilirim)

I would like to leave a message. (Bir mesaj bırakmak istiyorum.)

Could you please take my message?  (Lütfen mesajımı alabillir misiniz?)

Could you please tell her/him…? (Lütfen ona … söyler misiniz?)

Please tell her/him… (Lütfen ona … söyler misiniz?

Could you please tell me when she/he will be available? (Kendisinin ne zaman müsait olacağını söyler misiniz?)

When can I call her/him again? (Kendisini bir daha ne zaman arayabilirim?)

When will she/he be coming back? (Ne zaman geri gelecek acaba?)

Could I please leave you my number to give to her/him? (Size numaramı bıraksam, kendisine iletebilir misiniz lütfen?)

I would like to leave a message. (Bir mesaj bırakmak istiyorum.)

Could you please take my message?  (Lütfen mesajımı alabillir misiniz?)

Could you please tell her/him…? (Lütfen ona … söyler misiniz?)

Please tell her/him… (Lütfen ona … söyler misiniz?

Could you please tell me when she/he will be available? (Kendisinin ne zaman müsait olacağını söyler misiniz?)

When can I call her/him again? (Kendisini bir daha ne zaman arayabilirim?)

When will she/he be coming back? (Ne zaman geri gelecek acaba?)

Could I please leave you my number to give to her/him? (Size numaramı bıraksam, kendisine iletebilir misiniz lütfen?)

Eğer aranan kişi o an müsait değilse, bu telefon kalıplarıyla cevap verip karşıdaki kişinin mesajını alabilirsiniz;

Siz de bu sorulara yanıt olarak şu

kalıplarla cevap verebilirsiniz;

(24)

KARŞI TARAFA KENDİNİZİ TANITIRKEN, YİNE BU KALIPLAR ÜZERİNDEN GİDEBİLİRSİNİZ;

 Hello, this is Zeynep from Engly App.

 Hi, it’s Zeynep from Engly App. (bu daha az resmi olsa da yine de gerekli ciddiyeti vermektedir.)

 Good evening, it’s Zeynep from Engly App. (bu da tıpkı üstteki gibi daha az resmidir ama ciddidir.)

 Arama yaptığınızda, daha sonrasında kiminle görüşmek istediğinizi belirtmeniz gerekecektir. Bunun içinde bu kalıpları kolayca

kullanabilirsiniz;

 May I speak to Mr. Bozok please? (Bozok Bey ile görüşebilir miyim lütfen?)

 I’d like to speak with Mr. Bozok. (Bozok Bey ile görüşmek

istiyordum.)

(25)

 I was calling to ask… (… hakkında bilgi almak için arıyorum.)

 I’m calling to discuss… (… hakkında fikir almak için arıyorum.)

 I’m calling in regards to… (… ile ilgili arıyorum.)

 I’m calling to clarify… (… hakkındaki konuyu açıklığa kavuşturmak için arıyorum.)

 I was calling to find out… (… durumu öğrenmek için arıyorum.)

 I just wanted to ask if… (…. sormak istedim.)

 Could you inform me… (… hakkında bilgi verir misiniz?)

 Could you please tell me… (…söyleyebilir misiniz?)

Karşınızdaki kişi niçin aradığınızla ilgili bir soru yöneltebilir ya da aynı şekilde siz, karşınızdaki kişinin arama sebebini öğrenmek

isteyebilirsiniz. o zaman da, bu kalıpları kullanabilirsiniz;

(26)

 Could you please speak up a little bit? I couldn’t catch that. (Biraz daha yüksek sesle konuşabilir misiniz? Dediğinizi anlamadım.)

 I’m sorry, I couldn’t catch your name. (Kusura bakmayın, isminizi tam olarak anlayamadım.)

 Could you please spell that for me? (Lütfen benim için heceleyebilir misiniz?)

 Could you please tell me how do I spell that? (Lütfen bana isminizin nasıl yazıldığını kodlar mısınız?)

 Let me check if I got it right. (Doğru mu anlamışım, bir kontrol edelim)

 Could you repeat that for me, please? I lost the connection for a minute. (Söylediğinizi tekrar edebilir misiniz lütfen? Bir anlığına bağlantıyı kaybettim.)

Bazen telefon konuşmalarında, birbirimizi anlamak zor

olabiliyor ya da bağlantıda sorunlar çıkabiliyor. Bu durumlarda

kullanabileceğiniz çok basit kalıplar, duyamadığınız ya da tam

anlamadığınız bilgileri tekrar istemekte yardımcı olacaktır;

(27)

 Does the following week work for you? (Önümüzdeki hafta sizin için uygun mu?

 Shall we say next Monday 3 pm? (Gelecek Pazartesi 3’e ne dersiniz?

 How about next month for a week for the conference?  (Konferans için gelecek ay bir hafta nasıl?)

 Aynı zamanda herhangi bir istek, dilek veya talep için arıyorsanız da, şu kalıpları kullanabilirsiniz;

 Could you please send me a detailed email about our video call notes?

(Video konuşmamızla alakalı notları lütfen bana detaylı bir email olarak gönderir misiniz?

 Do you mind sending me that document, again after our call?

(Konuşmamızdan sonra, bana dökümanı yeniden gönderebilir misiniz?)

Profesyonel aramalarınızda büyük ihtimalle birtakım ayarlamalar

yapmanız ve randevu almanız gerekecek. Bu tarz durumlarda da, hem karşı taraftan size gelebilecek hem de sizin kullanmak durumunda

kalacağınız cümleler şu şekilde olacaktır;

(28)

 I’m sorry I cannot share this information with you.

(Üzgünüm, bu bilgiyi sizinle paylaşamam.)

 I’m afraid I’m not allowed to give details on that.

(Korkarım ki, size bu konu hakkında detay verme yetkim yok.)

 I believe this isn’t something I can help you with.

(Sanırım bu benim size yardımcı olabileceğim bir konu değil.)

Bazı zamanlarda da, gelen talep, istek ve dilekleri uygun

olmadığı için reddetmeniz gerekecektir. Böyle durumlarda,

şu kalıpları kullanabilirsiniz;

Referanslar

Benzer Belgeler

PC104 (SINGLE BOARD COMPUTER) VIRTUAL POS (SERVER SETTLEMENT) MERCHANTS STOCK CONTROL SYSTEM AVAILABLE PAYMENT METHODS SHOPPING LIST TO STOCK CONTROL (2) SHOPPING LIST

This method of payment could be made available in societies where Mobile Telephone usage is more widespread than the Credit Card.. Most of the underdeveloped and developing

Amaç: Bu çalışmada, aile hekimliği polikliniğine kayıtlı yaşlı bireylerin, aşılanma durumlarının saptanması ve telefonla bilgilendirme sonrası meydana gelen

Benefits of TC applications can be enlisted as improvement of continuity of care, improvement of quality of care, cost reduction and increase of satisfaction,

The statement above gives some idea about the basic processes in pulse code modulation. Here we shall give these processes their right names. The process of choosing

Disabled people, especially the handicapped people have great difficulties in using the Facebook since they cannot use their hands and fingers to navigate through

This project aims to help you to critically analyse ONE of the educational policies in your country and suggest new ways of designing and implementing it.. This project is designed

Using this model, we can summarize the diarization problem as of calculating the posterior probability of the speaker talking in a given segment.. With these assumptions, obtaining