S i u r z z u '
ARKİTEKT
A Y L I K M İ M A R L I K , Ş E H İ R C İ L İ K V E S Ü S L E M E S A N A T L A R I D E R G İ S İ
r
İstanbul RaJyo evi proje müsabrkası — Birinci mükâfat — Y. Mimfer ismail Utkular. Erginbaş Ömer Güney — İkinci mükâfat Dcçert Y. Mimar, Orlırn Sefa K, A, A r u — ü ç ü n - cü mükâfat Celile Berk, Haydar Yücelen — Mansiyon Y. M . Nizamettin Doğu, Sabri Oran, Ratip, Erhan — Satın alınfon projeler Y. M i m a r Emin Necip. Nazimî Yaver, Nezih Eldem.
Sedat E r k o j l u , Zekâi Tüker B. K ü ç ü k . — Latmos Herakleası Rüstem D u y u r a n izmir Müzesi M ü d ü r ü — Betonun görünüş ve dayanışı Norman Davey çeviren A. Berkol — Başka mem- leketlerde miır.ın — Tabiatın ve şehirlerin yeşilliği Prof.
Öelsner B. B, Şehircilik mütehassısı ıSanatkârlar anlaşp- miyorlar Childe Reesden çevirun Celile Berk — Gayri men- kullerin üzerine kredi meselesi E, Fteuter den çeviren A.
Kolatan — Yüzen Limfanlar — Venedikde (Saint - Marque) meydanı S a m i m Oktay G. S. Akademisi asistanlarından Bibliografi — 1 - Rodos da T ü r k mimarisi 2 - İstanbul çeş- meleri 3 - Yol miihendislicıi — Haberler. Piyasa cetveli. —
XV İnci Y I I 1 9 4 5 n u I F i a t 1 7 5 K u r u ş
^ 1 11 î T r 1/ T M İ M A R L I K , Ş E H İ R C İ L İ K V E S Ü S L E M E S A N A T L A R I D E R G İ S İ ^
İ t i l İMTİV&7 cauirî .İ M T İ Y A Z S A H İ B İ ; Z E K İ S A Y A R U. N E Ş R İ Y A T M Ü D Ü R Ü . A B i D İ N M O R T A Ş A D R E S : A N A D O L U H A N N O
S A Y İ : 1 0 3 - 1 6 4 9
3 3 E M İ N Ö N Ü İ S T A N B U L T E L : 2 1 3 0 7 S E R İ I I I . 9 Y I L : 1 9 4 5
L ' A R C H I T E C T E :
R E V U E M E N S ' J E L L E D ' A R C H I T E C T U R E D ' U R B A N İ S M E e t d e D E C O R A T I O N
Publice par : Architecteü Abidin M o r t a l et Zeki S a y â r
S O M M A I R E
No: 7/8/1945
- 1,0 conc*>!irs du projet de 1ü Maison da Radio dlstarabul : 1 ev prı-<:
Archs. İsmail Ütkular, Doğan Erginbaî. Ömer Güney 2 £me p r u :
A ı c h s . Doçent, O r h a n Sefa, K, A, A r u . 3 eme r r i x :
Arohs. Celile Berk. Haydar Yücelen Mentions •
Archs. N^zamcttin Df.ğu. S a b r i Oran, Ratip Erhan
Les Projets Achetes 143 Archs. Emiıı Necip, Nazmi Yaver, Nezih Eldem, Sedat
Erkoğlu. Zekâi Tüker, B. Küçük.
— K£racles de Latxıas
Rüstem D u y u r a n Directeur du Musee d'lzmir
159
— L'appûrence et la durabilitee du bĞton 1C3 Tradıı'ıt par ing. Ali Berkol
- - I'Architecture dans les p a j s £trangers ltit
— I û verdurc des villes et de :a Nature _ 17ı Urbanistc, Prof, öelsner
— Les artistes ne s'entendent pai 17G Chüde Reesen Traduit par Celile Berk
— La Qtiestion de cr'dit sur les immeıfble? 179 Prof, E. Reuter
— Les porls flottants 183
— La place ('e Saınt - Mar(;ue â Venise 184 S s m i m Oktay assistan â L'ncadimie des Beaux - Arts
d'lslanbul
— Blblioaraplıles : 188 I — L'Arvliitecture Turçue i Rhodes,
II — Les Fontsines d'İstaabul, III — La Tneniqııe d es roûtes.
— Ncnjvelles, liste des prix des mat6riaux de contruction 189
T H E A R C H İ T E C T :
M O N T H L Y P U 3 _ I C A T I O N O N A R C H İ T E C T U R E , C I T Y P L A N N I N G A N D D E C O R A T I O N
Published by A b i d i n Morlaş and Zeki Sayâr, Arch.
C O N T E N T S
No: 7/8/1945
Contents:
İstanbul Broadcasting De=:giı Cc'«npetitio:ı:
First prize: ..
Archs. ismail utkular. Doğan Erginba?.
Second pri-.e.
Arciı. Orhan Safa K . A, A r u Tlıird pHze:
Celile Berk, Haydar Yücelen Consolation:
Archs. Nizamettin Dcğu, Sabri Oran, Ratip Erhan.
Projects 13ou°ht: 143 Archs. E m ' n Nocip. Nnzimi Yaver, Nezih Eldem
Sedat E r k o ğ ' u . Zekâi Türker. B. K ü ç ü k Articles:
— Heraklea of I.atmos 159 Riiftem D u y u r a n Director of iamir Museum
— Congrette: Its Appearance rnd Durability 103 Norman D a v t y Trcnslated by: A, Berkol
— - Arehitectı.ıre in ather Courıtrie.- . 163
— - Verdure in Nature and in cities 170 prof, öelsnpr T o w n - planninn specialist
— Misundcrstanding among artısts 175 Childe Rees Translated by: Celile Eerk
— Advances on proprety 179 E, Reuter Trsnlated by: A, Kolatan
— Flvuting Karbours 183
— S t Marks Place in Venice 184 Sanıim Oktay - Assistont in the Academy of Fine Arts.
— Literatüre : 188 [ — Turkish lArehiteeuıre in Rhodes
II — Road - Building III — Fouııtains cf istanbul
— Ne\v-s and pricer. 189
EN İYİ KAHVE, KAKAO ve SALEP
K U R U K A K V £ C İ M E H M L T E F E N D İ M A H D U M L A R I
İSTANBUL
J
ANADOLU
S İ G O R T A Ş İ R K E T İ
TÜRKİYE CUMHURİYE1 i ZİRAAT VE TÜRKİYE İŞ BANKALARININ KURUMUDUR
S e r m a y e ve ihtiyatları: 5 . 8 3 2 . 0 0 0 Liradır Tesis tarihî o l a n
1925
senesinden beri yaptığı s i g o r t a l a r :
Yangın - kiracı, şagil, mal sahibi ve komşu mes'uliyeti - kira za- rarları - yıldırım - zelzele - infilâk - havagazi iştiali - makina ka- zası ve motor iştiali - kara nakliyatı harp sigortaları.
Bütün deniz tehlikelerine karşı deniz nakliyatı - gemi ve motor tekneleri - mayın - torpil - alelûmum deniz harp sigortaları.
Tayyare sigortaları - tayyare seferlerinde pilot ve yolcuların si- gortaları.
insanın maruz kalabileceği her türlü kaza - iş kazaları - otomo- bil - kazaları - malî mes'ulıyet - makine kırılması sigortaları.
Temettülü veya temettüsüz olarak ölüm tehlikesiyle beraber:
Tasarruf için: «M u h t e 1 i t» ve «T a m m u h t e l i t » - aile istik- balini temin için: t r a t l ı a i l e » - kızlar için: «C i h a z» - çocuk- lar için: « T a h s i l v e t e r b i y e» - ihtiyarlık için: « i r a t » - hastalık veya kaza neticesinde malûl kalmaya karşı: « M a l û l » sigortaları.
İ Ş S A H A S I N D A : Atölyeler, fabrikalar, maden ocakları gibi iş yerlerinde ve tica- rethane, bankalarda ve meslekî teşekküllerle birliklerde çalışan- ların hayat, ölüm ve kazalarını temin eden grup sigortaları.
İstanbul, Yenipostahane karşısı, Büyük Kınacıyan Han. Telefon: 24294. Hayat Kısmı: 20541.
K A R A D A :
D E N İ Z D E :
H A V A D A :
K A Z A D A :
M O B İ L Y E v e M E F R U Ş A T M A Ğ A Z A L A R I
M E R K E Z : İstanbul, Riza p a ş a yokuşu No. 61 Telefon: 22060
SATIŞ M A Ğ A Z A S I : Beyoğlu Tokatlıyan karşısında Telefon 40678
W A İ L E S D O V E B İ T U M A S T İ C HEBBURN CO. DURHAM, ENGLAND.
Tesis tarihi 1854.
L T D .
BITUMASTIK Çelik, demir ve
her türlü zemin
BİTUPLASTİK Su geçirmez bitümlü -^erkip
V E K A R A D A Y Ü K S E K E V S A F L I P A S B O Y A V E E M A Y İ L E R İ .
K O R U Y U C U
BİTUROS İçilir su ve gıda
depoları
BİTUBLAK Kazanlar, baca,
radiatör.
Y Ü K S E K H A R A R E T E M U K A V İ M BİTUMASTİK ALUMİNİUM SOLÜSYONU.
Koruyucu bir tabakanın esaslı vazifesi, muhafaza ettiği madeni veya diğer malzemeyi su ve rütubetten masun tutmaktır. Buna muvaffak olmak için koruyucu tabakanın bazı kat'î ve kendine mahsus hususiyetleri olması şarttır. Bu hususiyetler, şu şekilde hülâsa edilebilir :
1 — Rütubetin nüfuz etmesini tamamen bertaraf etmek, 2 — Muhafaza edilecek zemine muanidane yapışmak,
3 — Mehaniki darbelere ve aşındırmaya karşı metin kalmak,
4 — Lüzumlu dereceye kadar elâstikî ve mülâyim olup zorlamaya ve kıvrıl maya dayanmak, 5 — Kendisile temas edecek her maddeye karşı tesirsiz kalmak,
6 — Elektriki mücerrit olmak,
7 — Kullanıldığı muhitteki bütün hararet değişmelerine tesirsiz kalmak, 8 — Uzun ömürlü olmak.
WALLES DOVE FABRİKALARIN muhtelif işlere kullanılan boya ve emayileri, yukarıdaki hususiyetleri haiz olmakla istimal edildikleri hususi vazifeleri tamamlamak için inkişaf ettirilmiştir.
Her hangi bir rütubet, paslanma veya çürüme müşkülleriniz varsa lütfen Acentalarımıza müracaat ediniz.
T Ü R K İ Y E U M U M Î V E K İ L İ
G. & A. B A K E R L T D .
Tahtakale, Prevuayans Han, İstanbul Telefon - "24330.
Telgraf: BAKER — İSTANBUL ND/1
ENDÜSTRİ T . A . Ş .
Sermayesi: T. L. 640.000
B Ü R O : Y e n i p o s t a h a n e a r k a s ı , imar H a n kat 4 istanbul
T E L E F O N : 2 2 9 7 3 P o s t a K u t u s u No. 5 5 0 . Telgraf a d r e s i : A M B A L A J - İ S T A N B U L
F A B R İ K A L A R :
A M B A L A J : EyUp B a h r i y e c a d d e s i No. 4 6 T E L E F O N : 2 4 6 8 6 A K - A N : K i m y a M a d d e l e r i fab. K İ M Y A : Ü s k ü d a r B a l a b a n No. 20 G A Z O J E N A T E L Y E S İ : C i h a n g i r B a k r a ç s o k a k No. 19
r ^
T Ü R K İ Y E
İ M A R B A N K A S I
T. A. S.
jSermayesi tamamen ödenmiş
1 . 0 0 0 . 0 0 0 T . L .
İ H T İ Y A T L A R : 1 8 4 . 1 3 7
İstanbul Yenipostane arkası Aşirefendi Cad. 35 - 37 İMAR HAN
Telgraf adresi: İstanbul - İ M A R Telefon : 24527 - 24528
Memlekette yapılan şimen difer, yol, mebani inşaatı için şirketler kurmakta ve bu işleri yapan müess ese ve müteahhitleri finanse etmekte ve diğer
her türlü banka muamelâtı ifa eylemektedir.
Küçük mevduat faizleri : % 3,5
Ticarî mevduat faizleri : % 3 faiz verir.
SOĞUK TUTKAL
( S Ü T E R K A L ) ile: Tayyare, Gemiler aksamına, Arabalara, Karoseri, Vsgunlara.
Mobilyalara, Kaplamalara, Bahçe Mobilya- larına, Tahta, Demir, Cam, Porselen, Taş;
Beton. Mantar, Deri, Muşamba, Kâğıt ve bilcümle doğrama işlerini yapıştırır.
Suya karşı görülmemiş bir metanet, yüksek bir yapıştırma hassası en tasarruf- lu ve kullanılması ve hazırlanması en kolay bir madde. Sıcağa muhtaç değildir. Açıkta kullanılabilir. Tahtaları yapıştırmadan evvel ısıtmak lâzım değildir.
Emsalinden Daha Mükemmel ye Daha Ucuzdur.
Bursa Süttozu Fabrikası Kollektif Şirketi Kimyevi Sanayi
Şubesi «SÜTERKAL» Soğuk Tutkal
Telgraf : SÜT — BURSA. Telefon : 2222
r
H O K A R P R O D U C T S C O R P O R A T I O N N E W Y O R K U S. A .
A M E R I K A D A N :
Her nevi nevi Saç Levhalar, Putrel, Ray, Beton demiri, Filmaşin. Borular, Tel, ve Tel Halatlar, Lama, Köşebent
ve bilumum Demir ve Çelik tnşaat malzemesi.
Siparişler en kısa zamanda temin edilir
Türkiye Umumî Vekili HALİT RÜŞTÜ MÜESSESESİ
Galata, Ada Han 17 TELEFON : 4 0 3 0 3
S T A N B U L
J
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASİ
K A P İ T A L İ : 1 0 0 , 0 0 0 , 0 0 0 T. L.
K U R U L U Ş T A R İ H İ : 1 8 8 8
T ü r k i y e İ ç i n d e 2 6 0 ş u b e v e s a n d ı ğ ı Y a b a n c ı m e m l e k e t l e r d e m u h a b i r l e r i vardır.
H e r türlü B a n k a İşleri y a p a r . K u m b a r a l a r ve kiralık kasalar vardır.
KERNER - GREENVVOOD & CO. LTD.
KİNGS, LYNN, İNGİLTERE
R Ü T U B E T K O R U Y U C U S U
« P U D L 0 »
P U D L O, Brand toz maddesile karıştırılmış bir kum ve çimento harcından yapılan sıva tabakası, rutubete karşı kat'î bir muhafaza teşkil etmektedir.
P U D L O ' nun hizmet ve faydaları :
Köprü ve bina temelleri, tahkimat, beton su depoları, su sızan bodrum, zemin, taraça iç ve dış duvarlara tatbik edildiği zaman, rutubet ve su sızma keyfiyet- lerine mâni olan yegâne tecrit maddesidir.
Hazır stoklar mevcuttur.
Fazla tafsilât ve fiat içiii:
TÜRKİYE UMUMÎ VEKİLİ G. & A. B A K E R L T D . Tahtakale Prevuayans Han - istanbul.
Posta kutusu: 468 Telefon: 24330
Konulan
EMÜLZER -
EMÜLZER - E
F
EMÜLZER
EMÜLZER - S
- c
EMÜLZER - M:
marka
Tecrit ve elâstikî döşemeler için spesyal bitüm emülsyonu.
Sıva ilâcı. Çimento ve kireç harcına katılıp su ve rutubetin geçmesine kat'iyyen mâni olur.
Anî sertleşme ilâcı. Çimento harcını 4 dakikada dondurur ve sertleştirir.
Elyaflı bitümlü izolasyon maddesi.
Tecrübeli ve emniyetli bir malzeme- dir.
Haricî sıvaların muhafazası için renksiz mücerrit.
S a t ı ş y e r l e r i :
İstanbul A s f a l t E v i Galata, Mahmudiye C. 77 T e l . : 41988 — Telg. Asfaltevl.
A n k a r a B i r k s Müessesesi Ulus meydanı Y u r t sokak 21
T e l f . : 2664 — Telg. Birke
EMLAK ve EYTAM B A N K A S I
Türk Anonim Şirketi Sermayesi: 20.000.000 T.L.
İdare Merkezi:
A N K A R A
ŞUBELERİ:
Ankara — İstanbul — İzmir Bursa — Adana — Samsun
Hazır ve yapısına başlanılmış binaların, boş arsaların ipoteği; emtia, esham ve tahvilât terhini karşılığında
kredi açar. Mevduat kabul eder.
HER TÜRLÜ BANKA MUAMELELERİ YAPAR.
M3 ı 3500 Kg. kesafetinde olan
« H E R E K E » SOMAKİ
m e r m e r
T A Ş OCAĞI
İŞLEMEĞE BAŞLADI
1 — Ehven fiatla bina, yol, köprü v.s. kârgir inşaata çok elverişli moloz taşları.
2 — Kaplama ve tezyinat için muhtelif renklerde her eb'ad ve kalınlıkta cüâlı Hereke taşı.
3 — Sütun, merdiven ve emsali masif inşaat için her eb'adda büyük blok halinde Hereke taşı, teslimatı çok kısa bir zamanda yapılır.
M ü r a c a a t v e r i • G a l a tl V o y v o d a c a d d e s i
ı m ı ı a ı » a a ı y e ı ı . AssikVazioni han 34 - 41.
Telefon: 40628 — Telgraf adresi: Cebenco - İstanbul Posta kutusu: 1278 — İSTANBUL
Tel. : 40989
UCUZ ve S A Ğ L A M
Necdet Dündar ve Sedat Tader
Toptan DEMİR TİCARETHANESİ Perakende
Beton demirleri, Köşebent, Putrel ve Saç Levhalar Galata Tersane Caddesi No. 269
Tel: 40215
BEDRİ GÜRSOY
DİŞTABİBİ
•
K a d ı k ö y : Alfıyol Tel.: 60832. E v : 6 0 8 3 3
H E M A - İ Z O T A Ş
15 senedenberi imal etmekte olduğumuz «HEMATEKT» bitümlü tecrit maddesi yurdumuzun her tarafında, bilhassa devlet müesseselerinde kazandığı itimat ve teveccühe istinaden, fabrikamız tecrit işlerinde olduğu gibi, imalât ve ihtisas faaliyetini genişleterek «HEMATAŞ» namile hafif levhaları
imale başlamıştır. Bu kerre;
Otedenbeı-i tanınmış olan İ Z O T A Ş fabrikası kapanmış olduğundan mezkûr fabrikanın da yıllardan beri ihtisas peyda etmiş ustabaşı, usta ve işçi kadrosunu kendi fabrikamıza alarak iki fabrikanın tekniği birleşmiş ve
H E M A - İ Z O T A $
ismile çalışmaktadır.
«HEMA - İZOTAŞ» hafif inşaat Levhaları, Büyük kolaylıklar ve faydalar ten-in eder, YER DEPRE- MİNDEN HİÇ MÜTEESSİR OLMAYAN bir inşaat sistemini temin eder. Elâstikidir. YANMAZ,
TAHTA GİBİ KESİLİR, HER TÜRLÜ SIVAYI TUTAR.
Kolay, çabuk ve sıhhi ev yaptırmak istiyenlere en büyük fırsat H E M A — İ Z O T A Ş ile yapılan evler hakkında izahat alınması menfaatiniz iktizasıdır.
KAPLAMA - BÖLME - TAVAN - ÇATI
S E S - S I C A K , S O Ğ U K , R Ü T U B E T G E Ç İ R M E Z .
Her türlü inşaatta kullanılır•
H E M A — İ Z O T A Ş Y A P I E V İ RECEP ÇETINKAYA
İSTANBUL — GALATA — TERSANE CADDESİ No. 261; Telefon: 40215
r >
I f\ l / Î T I " l / T M İ M A R L I K ' Ş E H İ R C İ L İ K V E S Ü S L E M E S A N A T L A R I D E R G İ S İ A K l I İ t i l j M T İ Y A Z S A H İ B İ ; Z E K İ S A Y Â R U. N E Ş R İ Y A T M Ü D Ü R Ü . A B İ D İ N M O R T A Ş A D R E S : A N A D O L U H A N N O : 3 3 E M İ N Ö N Ü İ S T A N B U L T E L : 2 1 3 0 7
S A Y I : 1 6 3 - 1 6 4 • S E R İ M İ . * Y I L : 1 9 4 5
901C1
Birinci Mükâfat
İ S T A N B U L R A D Y O E V İ P R O J E M Ü S A B A K A S I Basın ve Yayın Umum Müdürlüğü tarafından
İstanbulda inşa ettirilecek radyo binasının projele- rinin tanzimi Türk Mimar ve Mühendisleri arasın- da müsabakaya konulmuş ve bir müddet •evvel ne- ticelenmiştir. Müsabakada derce alan projeleri sıra- sile yaymlıyoıuz.
J Ü R İ R A P O R U
Bayındırlık Bakanı Sırrı Day'm başkanlığında.
Bas:n ve Yayın Umum Müdürü Nedim Veysel İlkin, Basın ve Yayın Umum Müdürlüğü Teknik Kurul Başkanı Radyo Elektrik yüksek Mühendisi İbrahim Şükrü Esgün, Bayındırlık Bakanlığı adına yüksek Mimar Hüs:yin Kara ve Yüksek Mühendis Hüsa- mettin Tamkurar, İstanbul İli adına Yüksek Mü- hendis Hüsnü Kesercğlu ve Yüksek Mimar Rük- nettin Güney, Yüksek Mimarlar Birliği adına Yük- s:k Mimar Sinan Mimaroğlu, Yüksek Mühendisler
Birliği adına Yüksek Mühendis Nurettin Evin ile Profesör Paul Bonatz'dan müteşekkil jürimiz 2.5.945 salı günü projelerin tetkikine başlamıştır.
1 — Bu müsabakaya istirâk eden 74 projeden 55555, 25679, 12333, 10203, 25654, 45130, 11122, 89973, 58944, 21945, 94534, 26175, 12321, 25445, 83155 15315, 23327, 10101, 12921, 52313, 21262, 39677, 21817, 88800, 1234 B, 18181, 27727, 10001, 14507, 25368, 19425, 018188 remiz sayılı otuziki proje birinci ele- mede ve yine 98942, 97998, 12345, 54321, 54321 B, 33533, 16609. 23571, 32453, 35410, 30445, 60927, 51760, 18736, 34034, 53255, remiz sayılı onaltı p'o- je ikinci elemede 52073, 21245, 66486, 76989, 33744, 33201, 44444, 17577, 53276, 43735, 44332, remiz sayılı onbir proje haricî mimarı bakımından maksada uy- gun görülmiyerek tasfiye edilmişlerdir.
Birinci Mükâfat
Y. Mimar İsmail Utkular, Doğan Erginbaş ve Ömer Güney projesi
Kat plânları
Y. Mimar Doçnt Orhan Safa ve
Y. M. Doçent K. Ahmet Aru projesi
2 — Birinci, ikinci ve üjüncü elemelerde tasfi- yeye tabi tutulan projelerden geriye kalan onbeş proje üzerinde yapılan melemelerde:
(55555 B) remizli projede :
Stüdyolar her nekadar birbirinden tecrit edi- lerek radyo tekniğine uygun tertip edilmişse de zemin kata ancak dört südyonun sığdırılarak mü- tebakisinin birinci kata alınması zemin kat ve bi- rinci kat plânlarında görüien vuzuhsuzluk, lojman antresinin iyi halledilmemiş oluşu, lojman servis kı- sımlarındaki aydınlıkların inşaî bir kusur olarak mü- taleası, haricî mimarinin gerek maksada uygunluk ve gerek mimarî bakımından gayri kâfi görülüşü sebebiyle tasfiye edilmiştir.
(54917) remizli projede :
Südyoların radyo tekniği bakımından yerlerini bulamamış olması, antrenin çok dar oluşu, konser holüne girilişteki hata. servis kısrmlarındaki ahenk- sizlik, lojmanlara bir minare merdiveniyle çıkılması ve arka cephenin çok sağır oluşu sebebiyle tasfiye edilmiştir.
(86614) remizli projede '•
Stüdyoların radyo tekniğine uygun olmayışı, lojmanlara projede yer verilmemesi, arka cephe- deki ağır çıkmanın diğer kısımlarla ahenksizliği ve yan cephelerinin sağırlığı dclayısiyle tasfiye 'edil- miştir.
ikinci Mükâfat Menazır
ı l ı m l ı m ı i.-|fi|c i .
ııııııiHinıi^ı)|iııiıj^infnıiU1
ltU(IIIUMII|IIIIIIIIMIIİIII«|*IIIVİH|a|
mHmİi . t ' Ziı ira ~ ı ~ 4 u i u b a D ı ı i ı y ı
f _
(12345) remizli projede :
Stüdyoların Radyo tekniğine uygun görülme- mesi, antrenin zayıflığı, servis kısımlarının iyi yer- leştirilmemiş olması plânda muhtelif merdiven par- çalarının yer alışı, lojmanların servis kısımlarmîn havasız ve aydınlıksız oluşu, haricî mimarinin mak- sada uygun görülmeyişi sebebiyle tasfiye edilmiştir.
Müsabakada mükâfat ve «Mansiyon kaz&nnuş olan projelerin sahipleri derece sırasiyle şunlardır:
Birinciliği kazanan 90101 rumuzlu proje sahip- leri :
Yüksek Mimar Doğan Erginbaş, yüksek mimar Ömer Güney, yüksek mimar İsmail Utkular.
İkinciliği kazanan 35553 rumuzlu proje sahip- leri :
Yüksek mimar Kemai Ahmet Aru, yüksek mi- mar Orhan Safa,
Üçüncülüğü kazanan 40394 rümuzlu proje sa- hipleri :
Yüksek mimar Celile Berk, yüksek mimar Hay- dar Yücelen.
Bunlardan birinci mükâfatı kazananlara 5000 lira, ikinci mükâfatı kazananlara 4000 lira, üçüncü mükâfatı kazananlar 2000 lira verilecektir.
500 lirabk «mansiyon* kazanan projeler ve sa- hipleri şunlardır :
29235 lümuzlu proje sahibi : Yüksek mimar Nizamettin Doğu.
01946 rümuzlu proje sahipleri : Yüksek mimar Ratip Erhan, Yüksek mimar Sabri Oran.
Bunlardan maada jüri tarafından şartname dışı takdire lâyık görülüp satın alınmasına karar verilen projelerle sahipleri şunlardır :
84911 rümuzlu pToje sahibi yüksek mimar Emin Necip Uzman,
35973 rümuzlu proje sahipleri yüksek mimar Rahmi Bediz ve yüksek mimar Demirtaş Kamçıl,
13441 rümuzlu proje sahibi yüksek mimar Na- zımı Yaver Yen al,
80526 rümuzlu proje sahipleri yüksek mimar Nezih Eldem ve yüksek mimar Sedat Erkoğlu,
10003 rümuzlu proje sahipleri, yüksek mimar Zekâi Tlirkec ve yüksek mimar Bedros Küçük.
Derece ve mansiyon kazanan sanatkârlarımızın başarılarını tebrik ederiz: Müsabakanın jüri rapo- runu aynen neşrediyoruz. Derece ve mansiyon ka- zanan projelerin resimlerini gelecek sayımızda bu- lacaksınız.
Kat plânları
2 nci Mükâfat Kat plânları
Cephe elevasyonları ve kesit
Menazır
Zemin kat plânı
Üçüncü Mükâfat
Y. Mimar Celile Berk ve Y. Mimar
Haydar Yücelen projesi j
(38452) remizli projede :
Stüdyolar her ne kadar radyo tekniğine uygun ise de bir kısmının birinci kata alınmış olması, di- ğer müştemilâtın arzu ve maksada uygun bulunma- ması n ve yan cephelerin köşelerinde bütün katların sadece bir kolon üzerine oturuşu zayıf görülmüş, arka ve yan cepheler de iyi bulunmıyarak tasfiye- ye tabi tutulmuştur.
3 — Geriye kalan on proje stüdyoların, büro ve müştemilât ile lojmanların plân teknik ve estetiği- ne uygunduğu, haricî mimarinin olgunluğu ve mak- sada uygunluğu, inşaî tertibi bakımından ayrı ayrı tetkik ve mukayeseye tabi tutularak:
(90101) remizli proje birinciliği, (35553) remiz- li proje ikinciliği, (40394) remizli proje üçüncülüğü ve (29235) remizli proje ile (01946) remizli proje de mansiyon kazanmışlardır.
Üçüncü Mükâfat
Y. Mimar Celile Berk ve Haydar Yücelen projesi
Kat plânları
r m m
L I
r
1 1
Mansiyon
Y. Mimar Nizamettin Doğu projesi
Müsabaka şartnamasindeki ahkâma göre tesbit edilen mükâftlardan başks :
84911, 35973, 13441,' 80326, 10003 remizli beş projenin de takdire şayan bulunarak satın alınma- sında fayda görülmüştür.
Bundaıı sonra zarflar açılarak birinciliği Yük- sek Mimar Mühendis Doğan Erginbaş, Yüksek Mi- mar Mühendis Ömer Güney, Yüksek Mimar Mü- hendis ismail Utkular'm müştereken hazırladıkları projenin,
İkinciliği Yüksek Mimar Orhan Safa ve Yük- sek Mimar Kemal Ahmet Aru'nun müştereken ha- zırladığı projenin,
Üçüncülüğü Yüksek Mimar Mühendis Cecile Berk ve Yüksek Mimar Mühendis Haydar Yücelen' in müştereken hazırladığı projenin kazandıkları ve Yüksek Mimar Nizamettin Doğu ve Yüksek Mimar Ratip Erhan ile Yüksek Mimar Sabri Oran'ın hazır- ladıkları projelerin de mansiyon kazadıkları tesbit edilmiştir.
f Ö J J İ İ J U f
i
I I I I I I i
ı ı r ı ı ı f
l l l i l l I
1
Mansiyon Y. Mimar N. Doğu
projesi
Kat plânları ve elevasyonlar
Diğer takdire şayan görülerek satın alınması faydalı bulunan beş projenin de sırasiyle:
Yüksek Mimar Emin Necip Uzman, Yüksek Mi- mar Demirtaş, Kamçıl ile Yüksek Mimar Rahmi Be- diz, Yüksek Mimar Nazimi Yaver Yenal, Yüksek Mima- Nezih Eldem ile Yüksek Mimar Sedat Erk- oğlu, Yüksek Mimar Zekâi Tüker'le Bedros Kü- çük'ün hazırladıkları tesbit edilmiştir.
Bu jüri raporu beş nüsha olarak tanzim vs im-
za edildi 7/5/945 Bayındırlık Bakanı Sırrı Day
Basın ve Yaym Umum Müdürü Nedim Veysel İlkin Millî Eğitim Bakan. Mütehassrs
Mimarı prc}. Paul Bonatz
Basın ve Yayın Um. Md. Tek. Kurul Başkanı Radyo Etek. Y. Mühendisi İbrahim Şükrü Esgün
Yüksek Mimar Hüseyin Kara Yüksek Mühendis Hüsamettin Tamkurar
Yüksek Mühendis Hüsnü Keser oğlu Yüksek Mimar Rüknettin Güney Yüksek Mühendis Nurettin Evin
Oİ0İ b 15İAnBUL BUfO t'ıi nUMBUİV
M a n s i y o n Menazar
Y. MİMAR SABRI ORAN VE Y. M.
RATİP ERHAN PROJESİ
Kat plânlar)
V. ITMVV
OOTıife İ S T A N B. U L P A: D Y O t: V 1 P E O . l V
•••«II
S l J E l l i n S î I
Y. Mimar Seda d Erkoğlu ve Nezih Eldem projesi
Kat plânları ve menazır
rrrr'rı .ı r'.ı-m UOM
• ı rı r m u r m r r t1 1 1
111 I T T U H T m . I T I T m TT I I ı n
Y. Mimar Emin Necip Uzman projesi Menazır ve kat plânları
Metıazır
Y. MİMAR MUALLİM NAZİMÎ Y A V E R YENİAR PROJESİ
Menazır, kat ıplânları ve cephe elevasyonları
Y. Mimar Demirtaş Kamçı 1 ve Rahmi Rediz projesi
L A T M O S H E R A K L E A ' S I (D Yazan Rüstem Duyuran İzmir Arkeologi Müzesi Müdürü
Eskişehrin umumî görünüşü
Romantik bir tabiat ortasında kurulmuş olan bu eski şelırin ha- rabeleri. arkeologları olduğu kadar turistleri de ilgilendirecek bir değer taşımaktadırlar.
Aydın hattından Sökeye ayrılan trenle güneye doğru yoluna devam eden bir yolcu, bir az sonra karşısında, büyük Menderes nehrinin asırlar bo- yunca yığdığı millerle vücuda gelmiş olan dümdüz ovanın nihayetinde, ufku baştan başa kaplayan Beş parmak (Latmos) dağının eşsiz siluetini görür. Ko- yu gri renkli, vahşi ve seri manzaralı granit kitlele- rinden vücuda gelmiş olan bu haşmetli tabiat şahe- serinin güneyinde, ilk cağlarda Latmos Körfezi (Lat- mikos Kolpas) adını taşıyan işlek bir körfez ve bu körfezin doğu - kuzeyinde, Latmos'un güney etek- lerinde, çıplak kayalar üzerinde kurulmuş (Heraklea) şehri bulunmaktaydı. Bugün Latmos körfezinin de-
1 — İlk çağlarda irili ufaklı otuza yakın şehir ve ka- saba (Heraklea) adını taşıyordu. Bunları birbirinden ayırt etmek için ekseriya yakınlarındaki bir dağ, ırmak veya deniz ismi ile beraber anılırlardı. Heraklea adını taşıyan bu şehirlerden bazıları tarihe karışmış olup bugün yalnız harabeleri mevcuttur. Bazıları da, zamanla az çok d«ği- şikliğ.î uğramakla beraber, eski yerlerini ve adlarını bugüne kadar muhafaza etmişlerdir: Karadeniz Ereğlisi, Konya Ereğlisi ve Marmara Ereğlisi gibi..
nizle alâkası kesilmiştir. Ha:abelerin bulunduğu doğu kısmı denizden kilometrelerce uzakta kalın.'ş olan bir göl (Bafa gölü) halini almıştır (2).
Trenle Sökeye varan yolcu, atlı araba veya otomobille Menderes ovasmı baştan başa katederek Bafa gölünün kuzey - batısındaki şirin manzaralı, temiz ve bayındır (Serçiıı) köyüne gelir. Büyük Menderes nehri senenin her mevsiminde geçit ver- mediğinden bu yolculuğun suların çekildiği sonba- har aylarında yapılması ziyaretçiyi birçok üzüntü- den kurtarmış olur..
Serçin köyünden Heraklea harabelerinin bu- lunduğu küçük ve çok fakiı (Kapi kiri) köyüne ha- len motörlü veya yelkenli kayıklarla gidilmekte^
dir. Vakti müsait olan seyyah, hususî olarak kira-
2 — Konyalıların Maiandros dedikleri Büyük Mende- res nehrinin denize döküldüğü bu körfezin etrafında, ilk çağlarda, Pı-iene, Myus, Herakıea, Miletos gibi., birçok sa- hil şehirleri sıralanmıştı. Bu limanlar zamanla yavaş y a - vaş dolmuşlar ve denizden uzaklaşan şehirler inkiraz bul- muşlardır. Fazla tafsilât: R. Duyuran: Priene... Fikirler
dergisi, sayı: 202-93, 294-95.
layacağı bir yelkenli kayıkla sabah erkenden yola çıkmalıd:r. Bu suretle gölün üzerinde kurulmuş ci- lan bizans devrine ait manastır va klişeleri ziyaret ve tetkik etmek mümkün olur.
Gölün kuzey ve güney kıyıları arasında benze- rine az rastlanır bir ayrılık vardır: Güneyde, az meyilli ve türlü ağaçlarla kaplı yemyeşil sırtlar;
kuzeyde, doğuya doğru kademe kademe yükselen derin ve sarp uçurumlarla birbirinden ayrılmış ko- yu kurşunî renkte yolsuz ve susuz kayalıklar. Uzak- tan bilhassa ay ışığı altında, türlü türlü acaip ve efsanevî şekiller a'zeden bu kayalıklar, ilk çağ in- sanlarının muhayyelelerini haklı olarak işletmele- rine sebep oldukları gibi (3) orta çağlarda da bir çok Bizans keşişlerine her türlü tecavüzden masun emin birer sığmak teşkil stmişlerdir. Bugün Herak- lea harabeleri civarında ancak çok usta rehberler
3 — Efsaneye göre, güzelliği dillere destan olmuş ve tanrılar tarafından kendisine, uyku içinde geçirmek şartiy- le, ebedî gnçlik ve hayat ihsan edilmiş olan (Endymion) adJaıdaki genç adam, Latmos dağındaki bir mağarada uyumakta idi. Ay tanrıçası (Selene) bu gence âşık oldu- ğundan her akşam Latmos dağına iniyor ve geceyi sev- gilisinin yenındn geçiriyordu..
delâletiyle ziyaret edilebilen kartal yuvasına müşa- bih bir çok manastır ve mağaralar mevcuttur. Bun- ların içinde bilhassa Stylos manastırındaki St. Paul mağarasının freksleri sanat tarihçileyıjin derin il- gilerini çekmektedir (4).
Heraklea şehri, bu vahşi ve romantik tabiat or- tasında, göle doğru uzayan oldukça dar bir yarım ada üzerinde kurulmuştur. Harabelerinin en önem- li kısrmlaı-ı, helenistik devir tahkimatına eşsiz bir misal teşkil edecek der:cede mükemmel bir şekil- de muhafaza edilmiş olan surlarıdır. Sahilden iti- baren beş yüz metre irtifaa kadar bir çok sarp uçu- rumlaı birbirine bağlaya bağlaya muntazam bir zen- cir halin yükselen surların ilk kuruluştaki uzun- lukları (6,5) Km. yi buluyordu. Duvarlar 65 kule ile tahkim edilmişti. Sonraları şehrin sahası biraz daha küçültülmüş ve smların uzunluğu (4,5) Km.
ye indi'ilmiştir. Bu devre ait kule adedi (50) dir.
Kuleler arasındaki duvarların genişliği 2,25 - 3,30 m. arasında tehalüfetm'kte olup yüksekliği azamî altı metre idi.
Duvarların inşa tarzlar:na gelince: Bunlar bir çok yerlerde doğrudan doğruya kayalar üzerine in- şa edilmiş olduklarından ayrıca temel atmağa ihti- yaç hasıl olmamış ve duvarların en alt tabakalarını teşkil eden bloklar kayalarda açılmış olan yatak- lara yerleştirilmiştir. Duvarla;; iç ve dış taraftan muntazam kesilmiş bloklarla örtülü olup iki blok arasındaki boşluk toprak ve taş parçaları ile doldu- rulmuştur. Blokların vasatî yüksekliği (0,55) kalın- lığı (0, 30 - 0.40), uzunlukları da (1 - 2,5 metredir.
Duvarların "nşasmda kullanılan malzeme hemen ci- varda bulunan sert granit kayalarından temin edil- miş olduğundan hava tesirlerinden pek az mütees- sir olmakta ve aradan ikibin seneden fazla bir za- man 'geçmiş olmasına rağmen sanki dün işlenmiş intibaını vermektedir.
4 — Latmos dağı ve Bizans eserleri hakkında: Th.
Wiegand: Milet. B. IH, H. 1: Der Latmos, Berlin, 1913.
Agoranın güneyindeki galerinin alt katı
Hemen hem?.n tam olarak muhafaza edilmiş o- lan bir çok kulelerin tetkikinden anlaşıldığına göre bunlar, ekseriyetle iki katlı clup işaret kuleleri, müdafaa kuleleri gibi çeşitli ödevler için biribirin- den farklı plânlar dahilinde inşa edilmişlerdir. İn- şa tekniği yukarda bahsi geçen tekniğin aynıdır.
Herakleada da ilk çağların ileri ve bakımlı he- men her şehrinde görülen çeşitli tapmaklar, agoralar, tiyatrolar, jinmazlar, hamamlar, belediye daireleri, galeriler., gibi siyasî, ekonomik sosyal ve kültürel bir çok müesseseler mevcuttu. Bugün bunların az veya çok eyi bir şekilde muhafaza edilmiş olan ha- rabelerini insan büyük bir huşu ve hayranlık için- de tetkik ve temaşa etmektedir.
Şehirdeki binalar içinde en fazla ilgiyi çeken bina, şehrin koruyucusu Atena (Minerva) namına inşa edilmiş olan tap:nak1ır. Limana yakın bir te- peciğin üzerinde ve doğusundaki agoraya vesair binlara hâkim bir vaziyette kurulmuş olan bu ta- pınağın duvarları ta çatıya kada- muhafaza edilmiş- tir.
Göl ve kulelere umumî bir bakış
Endymiena vakfedilmiş olan tapmak ta çok şayani dikkattir. Baedeker. bu tapmsktan kısaca bahsederken ön cephede döıt sütun bulunduğunu ya- zıyorsa da biz geçen seneki ziyaretimizde beş sütun tespit ettik. Cella kimsi da kayalar içine oyulmuş olup muntazam bir plar. arzetmemektedir.
Agorasının büyük kismı elân toprak altındadır.
Yalnız güneydeki galerinin ilk iki katı çok eyi mu- hafaza edilmiştir. Teknik itibariyle Alindadaki ga- leriyi hatırlatıyor.
Tiyatrosunun gradenlerinden mühim bir kısm:
yok olmuş. Sahne kısmı (skene) kısmen ayakta du- ruyor. Küçük ve fakat çek zarif elan (Halk meclisi) binası (Priene) nin meşhur Eklesiyasterion'una benzeyor. Hamamlar romen devrine ait.. Efesos ve- ya Miletos'taki büyük hamamlarla mukayese edil- meleri hemen imkânsız gibidir..
Ya ım adanın güney ucunda, eski liman kalesi- nin yerinde, orta zamanların müstahkem piskopos-
Bir kulenin bugünkü hali
Kule ve surlarm bir rekonstruksiyonu Kulelerden biri
(Arena) tapınağının doğudan görünüşü, ön plânda Agora
luk şatosunun harabeleri görülüyor. Bu civarda ka- yala-a oyulmuş bir çok mezarlar tespit sttik.
Bu harabeler birinci umumî harpten evvel Mı- letos harabelerini kazan skspedisiyon azaları tara- fından tetkik edilmiş ve yaVüknıyorsam, bazı kazı- larda yapılmıştı. Ancak bugüne kadar şehrin sur- ları hakkında yayınlanmış çok değerli bir kitaptan başka bu hususta önsmli bu eser neşrediimemiştir.
(5) Yabancı bilginlerin tapmaklar ve sair binalar üzerinde vaktiyle vapmıj oldukları incelemelerin yayınlanmasını beklemek, kanaatımızça, bundan soma büsbütün faydasız olacaktır. Bu sebeple He- raklea harabelerinin bir bütün halinde kendi uz- manlarımız tarafından ilmî esaslar içinde incelanme- le:i ve her bakımdan önemi pek büyük olan bu ar- keolojik merkezin dünya ilim ve sanat âlemine bir
an evvel tanıtılması hakikaten temenniye şayandır.
5 — Sular hakkında: Th. Wiegand: Milet, B. III. H. 2:
Die Befestigungen von Herakleia am Latmos, Berlin, 1922.
Bafa göiüne kuzeyden bir bakış ı
Kayalara oyulmuş mezarlar
T e k n i k :
B E T O N U N
G Ö R Ü N Ü Ş v s D A Y A N I Ş I
Friburg köprüsünde kaba satıhlı beton
29 Kasım 1944 Mimarlar birliğinde, mimarî jen heyeti tarafından tertip edilen bir toplantıda
okunmuştur.
Bu yazıda mütalealarımı başlıca inşaatta 'kulla- nılan, yani hafiften ziyade ağır sıklette betona has- redeceğim; hafif tip betor. ismi, geçen konferansın- da Dr. Parker tarafından metre küpü 2000 kilodan aşağı olan betonlara verilmişti. Mimarî bakımdan inşaat betonunun hassalarından belki en mühimleri tecanüs ve yüksek kesafettir; tecanüs, iyi görünüş için ve yüksek kesafet dayanma için lâzımdır. İyi cins betonun nasıl elde edilebildiği hakkında pek çok şeyler yazılıp söylendiğini kabul etmekteyim.
Fakat iyi beton elde etmenin mimarı, inşaatçıyı ve mühendisi ilgilendiren e ngüç ve cazip meseleler- den biri olduğunu söylemenin doğru olacağı kana- atınday:m. Her zaman yakın alâkaya ve kontrola
Yazan : Norman Davey Ph. D., F. S. A., M. Inst C. E, Fennî ve Sınaî araştırma dairesinin inşaat
araştırma istasyonu mensuplarından
Türkçeye çeviren: Y. Mühendis Ali Berkol (Journal of the Royal Institute of British Arhitects
dergisinden)
ihtiyaç vardır, zira her hangi bir sı ada kontrol gevşerse ve betonda lekeler meydana gelirse bun- ları, müteakip tamiratın be.taraf edilebileceği şüp- helidir.
I. Ü n i f o r m k a l i t e d e v e i y i g ö r ü n ü ş l ü k o n t r o l f a k t ö r l e r i .
Satıhı belki tamamen sıvama hali müstesna be- tonun yüzünü her hangi bir tarzda işlemek fena bir betonun kusurunu, boyamakla kötü bir resim gü- zelleştirilmediği gibi, örtmez Demek oluyor ki ilk mühim nokta, yüz bilâhara nasıl işlenirse işlensin, üniform ve mütecanis bir betonun elde edilmiş ol- masıdır. Bu neticeye varmak için 1 — kum ve ça- kıl: n seçilmesine ve harcın karıştırılma tarzına 2 — harem nisbet ve işlenme kabiliyetine 3 — harcın karıştırılma, yerleştirilme ve sık:ştırılmasma 4 — kalıpların hesabına; 5 — betonun sonraki bakımına itina edilmelidir.
(a) M a l z e m e n i n s e ç i l m e s i : Beton işlerinde her hangi bir aksaklık zuhur edince bütün kabahati çimentoya yüklemek âdet olmuştur; halbuki, aslında bu malzme tabiî münasip şekilde depo edilmiş yani top: aktan yukarı ve üzeri kapalı olarak tutulmuşsa, bozulmaya en az meyilli olanıdır. Diğer taraftan çimento nisbeti, çatlaklara sebep olacak kadar da fazla olmamalıdır.
Pek ender olarak normal Portland çimentosu İngiliz Standard şartnamesinin ahkâmına uygun ol- maz. Yalnız bazen süratli prizii Portland çimento- su beklenilen yüksek başlangıç kuvvetini veremi- yebilir.
Beton işleri için kum seçiminde nazarı itibara alınması icap eden başlıca noktalar şunlardır:
(ı) Kum tanelerinin yapısı ve teşekkülü;
(ıı) Temizliği ve nıuzir yabancı maddelerden ârî bulunması;
(ıu) Eb'adı, şekli ve iriliği.
Resim: 1 Mesamatlı çakıl kullanılmış bir
betonda donun tesiri Kesim: Z Fena kalıp ve fena işçilik yüzünden ' meydana gelen kusurlu ekler
Kumuıı mineral teşekkülü, bitmiş betonun kuv- veti ve aşınmaya mukavemeti üzerine tesiri bakı- mından mühimdir. Kum âtıl olmalı, yani kimyevî ncktaî nazardan kararlı ve az mesamatlı elmalıdır.
Bu şartlara uygun malzeme grupları, kırılmış gra- nit, kuvartz taş:, bazı kalkerler ve tabiî silisli kum- lardır. Yıkanmış kum en birinci sınıf işle"de kulla- nılmalıdır, zira fazla balçık vesaire çimentonun o- turmasma tesir ederek zayıf beton meydana getirir ve çimentonun kum tanelerine ve betonun demir çubuklara tam manasile yapışmasına mani olur.
Fazla kil ve uzvi maddelerin mevcudiyeti, 882 No.
lu ingiliz Standrad şa*. tnamesinde olduğu gibi ve yahut D. S. I. R. ve B. I. N. C. Kodları tarafından tasrih edilen basit denemelerle bulunur.
Tanelerin şekline, gelince bu hususta iki muhte- lif kanaat mevcuttur: bi'l «keskin» kum diğeri «yu- varlak» kumu tavsiye eder. Maamafi, umumiyetle köşeli kum, c;?kıl elde etmek iğin kınlan taslarm artıklarından meydana geldiğinden, temiz ve yeni k:rılmış ve çimentonun gayet iyi yapıştığı satıhlara maliktir, fakat tanelerin zaviyeli, yani «köşeli» ol- ması karıştırma ameliyesini güçleştirir, bunun neti- cesi olarak ilâve işçiliğe lüzum gösterir. Yuvarlak- laşmış tahiî kum ise, bu gibi iyi satıhlı olmamakla beraber, islenmesi ve sıkrştırılması daha kolay bir beton temin, e+rniye müsaittir. Demek oluyor ki ne- ticede her ikisininde üstünlüğü ve mahzuru vardır, fakat fazla keskin malzeme kullanmamak daha doğ- olur.
Kum, umumiyetle 3/1G parmak İngiliz Standard eleğinden yüzde 90 ilâ 95 nısbetinde geçen malze- medir. Tabiî kum veyahut kırılmış çakıl kumu ise, umumiyetle 100 No. İngiliz Standa~d eleğinden yüz- de 10 dan fazla, veyahut kır:lmış kum ise yüzde 15 den fazla geçmemelidir. Aradaki tane eba'adına ge- lince, aşağıdaki hudutlar faydalı bir rehber teşkil eder.
CETVEL
İngiliz Standard Tabiî veya kırılmış Kırılmış eleğinden gecen
3/16 Parmak No. 7
14 25 52 100
çakıl kumu 90 ilâ 100
taş kumu 90 ilâ 100 70
45 25 5
0
95 85 60 30 10
60 40 20 5
0
90 80 50 30 15 Kum hakkında söylenilenlerin çoğu iri malze- meya de ayni derecede tatbik edilebilir. Bu malze- me tabiî çakıl, krılmış çakıl veya taş vyahut kırıl- mış yüksek fırın curufu, veyahut kırılmış tuğla veya diğer uy^un keramik maddelerden müteşekkildir.
Bunların sert, kuvvetli, dayanıklı ve temiz olmaları ve betonun mukavemet ve kuvvetini azaltacak de- recede muzir yabancı maddeleri ihtiva etmeleri ve aynı zamanda betonarme halinde bu yabancı mad- deleıin demirler üzerine tesiı etmemeleri icap eder.
Mika ve benzeri gibi tabakalı maddeler betona tesir
•edecek kadar mevcut olmamalıdır. Bazan hatalı ola- rak kırılmış granit denilen bazı kırılmış doleritlerin beton çakı İlığı vazifesine elverişli olmadıkları gö- rülmüştür. Demekki doler itler ancak elverişli bir ocaktan çıkarıldıkları takdirde kullanılmalıdır. Mü- nasip o İmi yan çakıl kullanıldığı vakit meydana ge- len zarar tipi şekil I de gösterilmiştir.
İlk misalde mesamrtiı kalker çakılı kullanıl- mıştır, ve bunun neticesi olarak beton tesirine da- yanamamışta. İkinci misalde, kararsız bir volkanik çakıl kullanılmıştır ve bilâhare uzaması betonun dağılmas:na sebep olmuştur.
(b) B e t o n d a n i s b e t l e r : Kumun kaba çakıla olan nisbeti arzu edilen iş- lenme kabiliyeti ve kullanılan malzemenin tipine göre değişir, fakat normal olarak yüzde 50 ile 70 arasında bulunur; kumu daha fazla olan betonlar işlenmeye daha elverişlileridir. Maamafi yüzde 70 den yukarı kum nisbeti teşvik edilmemelidir. Umu-
o
miyetle, çakıl olarak kırılmış taş kullanılmışsa da- ha yüksek kum nisbetine ihtiyaç olduğu görülür;
yine kum kabalaştıkça veyahut çakıldaki ince kı- sım nisbeti azaldıkça kum miktarı arttırılmalıdır.
Başka başka dökme ve yerleştirme şartları başka başka işlenme derecelerine lüzum gösterir. Meselâ bazı sert İşlenir betonlar elle dövülerek kolayca ve- yahut münasip şekilde yerleştirilemez, fakat ihti- zazlı her hangi bir vasıia ile fevkalâde neticeler verrler.
Kumu az harçlar mesamattı beton meydana ge- tirdiğinden kullanılmamalıdır.
(c) K a r ı ş t ı r m a , y e r l e ş t i r m e v e d ö ğ m e :
Betonu karıştırma, yerleştirme ve sıkıştırma usulleri, betcn kalitesi bakjmmdan çok mühim rol oynar. Bütün çakıl ve kum tanelerinin muntazaman çimento ile kaplanabilmesi için karıştırma ameliye- si kâfi gelmelidir. Eıı iyi neticelerin elde edilmesi için su miktarı hassasiyetle ayarlanmalıdır. Sulu betonlar yerleştirilirken dağıbr ve bir döküm esna- sında kaba çakıllar, dibe toplanır, daha yukarıda daha ince malzeme birikir ve nihayet tabakatm yü- zünde çimento, ince kum ve sudan müteşekkil bir
«kaymak» meydana gelir. Bu kaymağın duruşu priz- den sonra kireçlidir ve muhakkak olarak üzerine dökülecek betonla mevcut betonun arasında mües- sir bağlara mani olur. %Bu kaymak tabakalarında, rutubete, havaya, aşınmaya ve kimyevî tesirlere
4. Kansasda (Tola) Halkevi Photo: (C. and. C. Ass.)
karşı koyma kuvveti çok zayıf olacaktır. Diğer ta- raftan fazlasile 'kuru olan betonlar kolayca yerleş- tirilemez ve hariciî tesirlere mukavemeti az olan boşluk ve yuvalara sebep olurlar.
Piyasada, betona ilâve edildiği vakit dağıtıcı ajan olarak tesir eden ve daha büyük işlenme kabi- liyeti temin eden bir miktar maddeler mevcuttur.
Yerleştirme hususunda da bir iki söz söyleye- lim. Betonun karıştırılırla yeri kabil olduğu kadar kullanış noktasına yakrn olmalı ve böylece yeni ka- rışmış betonun gittiği yol küçük kalmalıdır. Bu, be- tonun ayrılması ihtimalini azaltacaktır. İş yerine gelen beton kalıplara dikkatle konulmalı ve yüksek- ten dökülmelidir. Beton 'kalıplar boyunca müsavî şekilde yayılmalı küme halinde yığılmamalıdır. Bu tarzda hareket etmenin neticeleri sekil 2 de göste- rildiği kadar kötü olacaktır. İyi sıkıştırılmış bir küt- le teşkil etmek için betonun yüzü üniform bir tarz- da dövülmeli veyahut ihtizaz ettirilmelidir'; beto- nun yüzüne su çıkmaya başlayınca ameliye durma- lıdır. Fazla ihtizaz zararlıdır; filhakika ihtizaz usul- lerinin kullanışı elle sıkıştırma usulleri kadar mu- hakeme ve dikkati muciptir. Meselâ dikkatsiz bir iş- çi yeni beton beklerken vibratörünü aynı vaziyette bırakarak kütlenin içine yavaş yavaş batmasına mü- saade etmekle iyilikten ziyade zarar yapmış olur.
Fazla ihtizaz betonun dağılmasına da sebep olabilir İhtizaz mutlaka beton duvarlarda en iyi satıhı mey- dana getirmez. Bilhassa Amerika Birleşik devletle-
. Amerikada Faribult'da su terfi istasyonu girişi Photo: (Cement and concrete Ass.)
5 — 6 Zürich 'de Korn- haus köprüsünde
işlenmi-j satıhlaı-
rinde, en yeni tecrübeler, ihtizaz usuilerile beton sıkıştırmanın fazla kulanılışmın satıh boşluklarını arttırdığını göstermiş ve bunun üzerine mahzuru önlemek için araştırmalara girişilmiştir. Böylece, kalıpların içini, muslin kaplı fiber kartonile kapla- mak usulü meydana gelmiştir; bu kaplama, ihtizaz esnasında kalıpların iç satıhla.ında biriken fazla suyu emer ve betona düz, hattâ hoş bir mat duruş verir.
(d) K a l ı p l a r :
Kalıplama işinin 'ehemmiyetinden evvelce Mr.
Parry konferansında bahsetmiştir ve burada ancak bir kaç söz ilâve edeceğiz. İyi hesaplanmış kalıplar betona ekseriya fevkalâde satıhlar temin eder.
Kalıplama işinde dikkatsizlik, meselâ, tahta- ların bazı yerlerde dik, bazı ye' lerde yatık olması, veyahut başka başka tahta boyları kullanılması, be- ton üzerine fena şekillerin meydan gelmesine sebep olur. Bu çirkin tahta izlrini sonradan kalemle veya her hangi bir şekil de yok etmeğe uğraşmak her za man muvaffak olmaz. Maamafi kalıpların hazırlan- masının itinalı kontrolü ile, aynı iş üzerinde dik ve yatık tahtalar kullanarak bile enteresan netice- ler elde etmek kabildir. (Şekil 3). Fotoğraf Ameri- kada, Fariboult su terfi istasyonunun girişini gös- termektedir. Unutulmaması gereken bir kaç nokta daha va-dır. Meselâ, temiz iş için umumiyetle, tam hizada sıkı kalıplar esastır; maamafi, şekil 4 de gö- rüldüğü gibi, tahtanın araları dikkatle kontrol edi- lirse gayet hoş neticeler elde edilebilir. Yapı, Kan- sasta Tola Halkevi binasıdır. Tahtaların eni birbiri- ni tutmalıdır; geçme tahtalar umumiyetle en boş sa- tıhlar meydana getirir. Aynı iş üzerinde kullanılan eski ve yeni tahtalar gayet bariz tezatlar yaratırlar.
Bazı şerait tahtında bunların mahzuru olmıyabilir.
Beon içinde bırakıldıkları takdirde çirkin pas le- keleri bırakacağından telden kalıp bağları kullanı- mamalıdır.
(e) B e t o n u n d ö k ü l m e s i n d e n s o n r a d i k k a t e d i l e c e k h u s u s l a r :
Yerine konup donduktan sonra betona dokun- mamalı, fakat münasip şekilde soğuk, sıcak ve ku- ru rüzgârlardan, örtülerek korunmalıdır. Kalıplar çıkar çıkmaz beton bol su ile ı.slatılmalı ve ameliye 24 saat sonra tekrarlanmalıdır.
2. S a t ı h l a r ı n g ö r ü n ü ş ü : Satıh görünüşlerinin estetiğini münakaşa etmek veyahut kanaatimce, hangi beton satıhlarının bit- miş hallerinin en iyi hangi şartlara uyacağını söy- lemek niyetinde değilim. Seçim mimara bırakılma- lıdır. Maamafih kabil olduğu kadar kusu'suz satıh- lı omojen bir betonun istihsali için esas prensipleri arzetmeğe çalıştım.
(a) B i t m i ş s a t ı h t i p l e r i : (ı) Kalıplardan veyahut kalıp kaplamaların-
dan ç:kdığı gibi düz satıhlar; veyahut kum püskürtmek veya taşlamak suretile bsfif sıvanmış satıhları-son usul-yakfc. zaman- larda Amerikada kullanılmış ve gayet iyi ve hoş neticeler vermiştir.
(ıı) Betonun sıert yüzünü kalemliyerek çakıl- ları meydana çıkararak elde edilen pürüz-
lü satıhlar.
(m) Bilhassa bakım noktai nazarından daha pahalı elan boyama usulleri.
Bu son grupla meşgui olmak niyetinde değilim, yalnız memleketimizde dayan:klı çimento boyaları- nın mevcut olduğunu söylemek isterim. İnşaat mü- hendisleri birliğinde verdiğim bir konferansta, çi- mento ve beton cemiyeü ile birlikte bina araştır- ma istasyonu tarafından muhtelif muamelelerinin tesirini tetkik etmek üzere yapılan devamlı tecrü- beleri izah etmişti. Bu çalışmalardan anlaşıldığına göre çakılı meydana çıkaran işlenmiş satıhlar be-
to.n, homojen ve iyi kalitece oldukça, gayet uygun neticeler vermiştir.
Maamafih pürüzlü satıhlar havada bulunan kurumların neticesi olarak zamanla kararır, fakat bu kararma düz satıhlarda olduğu gibi yer yer mey- dana gelmeyip tekmil satıhı üniform bir şekilde kapladığından kusur ciddî telâkki edilmeyip umu- miyetle kabul edilmiştir.
Çakılları meydana çıkaracak satıh kabartması beton daha taze iken bir tel fırça ile yapılabilir, fa- kat daha ziyade kabartma işi beton tel fırça için fazla sertleşmiş olduğu zaman yapılır. Bu takdi'de elektrikle veyahut tazyikli hava ile işleyen çekiç ve kalemle in kullanılması lâzımdır. Enteresan bir çok satıhlar bu son usul ile, şekil 5, 6 ile makalenin başındaki şekilde görüldüğü gibi bilhassa Avrupa- da meydana getirilmiştir.
(b) R e n k :
Renk satıha üç tarzdan her hangi biri ile veri- lebilir.
(ı) Renkli çakıl kullana'ak, (ıı) Boyalı çimento kullanarak, (ııı) Renkli badana sürerek.
Bunların içinde en az memnuniyet verici ihti- malki boyalı çimentolardır, ve en dayanıklı ve memnuniyet verici neticeler seçme çakıl istimali ile elde edilir; bunlara yukarda bahsettiğimiz işleme metodları tatbik edilirse satıh arzu edilen rengi alır.
Münasip çakıl seçerek elde edilebilecek renk nü- anslarını göstermek için şe'kil 7 de iki misal hazır- ladım. Harçlar baştan başa ayni nisbettedir. îlk se- ride normal, gri renkte Portland çimentosu ile ne- hir kumu ve seçme kaba çakıl kullanılmıştır, ikin- ci seride normal gri renkte Portland çimentosu ile beyaz kum ve seçme kaba çakıl kullanılmıştır ve nihayet üçüncü seride beyaz Portland çimentosu ve beyaz kum ile seçme kaba çakıl kullanılmıştır. Ka- ba çakıllar muhtelif tipte krılmış tuğladan elde e- dilmiştir.
Demek oluyorki, bir taraftan Amerikada kul- lanıldığı gibi (Şekil II), fakat memleketimizde he- nüz tatbik edilmeyen astarlı kalıplarla düz ve mat satıhlar elde etmek, diğer ta'aftan pürüzlü makine
ile işlenmiş satıhlar ve seçilen çakılların meydana çıkarılmasile münesip renkler elde etmek kabildir.
İngılterede renkli tabiî taşların pek çok sayıda bu- lunduğuna ehemmiyet verilmemektedir. Devlet mat- baası tarafından (Büyük Britsnyada tabiî renkli taş kaynakları) ismile neşredilen yol araştırma labura- tuvarlarmm hazırladığı kırmızı, kahve rengi, siyah ve yeşil taş çıkaran ingiliz taş ocaklarının sıralan- m-ş bir listesi mevcuttur. Beyaz ve krem renkte taş menbaları hakkında malûmat da mevcuttur.
Seçilen çakıl pahalı ve tedariki müşkül ise, bu çakıılla yapılacak betonu levha halinde önceden dö- küp, bunlarla esas beton yapının dışını kaplamak ihtimali de naza' ı iti'bare alınmalıdır. Bu beton lev- halar sıkı kontrol altında fabrikada hazırlanabile- ceğinden bu usul ile g3y;t iyi netice alınabilir. Harp esnasında Londrada inşa edilen büyük ve tanınmış bir bina bu tarzda muamele görmüştü- ve bu usul meseleye iyi bir hal sureti temin etmiştir.
(c) S a t ı h k u s u r l a r ı :
Korunması icap eden bazı satıh kusurla-ma dikkati çekmek isterim. Evvıelâ çakılda piritlerin mevcudiyeti şekil 8 de görüldüğü gibi lekelere se- bebiyet verebilir. Bu gibi lekeler, kalıpların içinde bırakılmış veyahut kazaen düşürülmüş bağlama tel- leri, muhtelif demir parçaları veyahut çiviler, hattâ çelik çubukla - kâfi miktarda örtülmemiş ise bu yüz- den de ileri gelebilir.
Şekil 9 da gösterildiği gibi, fena yapılmış inşa ekleri vc müteakip yükselmeler arasındaki ekler betonun sathını bozmakla kalmayıp, aynı zamanda rutubetin işlenmesine de sebep olur. Vaziyetleri dikkatte tetkik edilmelidi". Şekil 10, inşa eklerinin bir binanın cephesini nasıl bozduğunu göstermek- tedir. Yağmur sularının duvarlardan uzağa dökül- mesi için korniş vesaire gibi çıkık kısımlara bilhas- sa dikkat edilmelidir. Aksi takdirde güzel olacak bir çok binalar ve yapılar bu noktaya dikkatsizlik yü- zünden bozulmuşlardır. Eğer yağmur suyu duvar- dan açığa atilaceğı yerde, onun üzerinden akarsa kendiliğinden yollar takip eder ve beraberinde kir ye aşındırıcı maddeler taşır.
(Arkası var)
B a ş k a M e m l e k e t l e r d e M i m a r i
1) Nev York şehri de Modern Sanat Müzesin- de yapılan sergide yeni imal edilecek olan evlerin modelleri görülmektedir. Evlerin hepsi ayrı ayrı renklerde boyanmış bulunmaktadır.
2) Nevv York şehrinde Modern sanatlar müze- sinde George Fred Keck'iiî yapdığı tek katlı evle- rin küçük bir modeli. Bütün odalar kış güneşinin şualarını alabilmeleri için cenuba doğru imal edil- miştir.
3) New York şehrinde Modern sanatlar müze- sinde Keck'in yapmış olduğu müstakbel evler mo- deli. Bu evler ~ 400(f- 6000 dolara çıkacaktır. Bu evde 2 büyükle 4 çocuklu bir aile oturabilecektir.
Ev 3 odası, bir veya iki banyo odası, oturma ve ye- mek yeri bir mutfak, çamaşırhane, hela ve bir ga- rajdan ibaret olacaktır.
1) Önceden imâl edilmiş Amerikan evlerinin ilk kısmı yerine konuluyor. Bütün mutfak ve banyo odası temel üze- rine yerleştiriliyor. Bir tesisatçı mutfak tesisatını kurmağa başlamıştır. Öndeki bahçe düzeltilmiş ve çit çekilmiştir.
Ötede sağdaki evi kuran ustalarla birlikte çalışan bahçıvan onu düzeltecektir.
2) Büyük duvar imâl edilmiş eve takılıyor. Büyük duvar kapı ile birlikte işçiler tarafından temele raptediliyor. Y a - tak odası (sağda) yerine konulmuş ve eşyalar yerleştirilmiştir.
Bir pencereden (ortada biri oturma sahasının halısını göre- bilmektedir.
3) işçiler \ e kiracılar eve eşyaları yerleştiriyorlar, diğer taraftan ise bir vinçle evin perdeleri taılmış hazır vaziyette bulunan pencere takılmak üzere indirilirken görülmektedir.
IV — Panjurları takılmış hazır pencereler yerlerine takı- lıyor. Bahçıvan toprağı ekmiş bitirmiş (önde çimen görüle- bilmektedir) Duvar kâğıdı ve inşa edildiği zaman yapıştırıl-
mıştı.
V — Evin tamamlanması iç in dam kısmı vinçle yerleştir - liyor. Harp sonrası ev bulmak ihtiyasını temin edecek olan bu model ev oturma, yemek, 2 yatak odası, mutfsk ve ban- yodan ibarettir.
VI — imâl edilmiş evin sahibi çocuklarile oynarken me- raklı komşular pencereden se yrediyorlar. Duvar bü.j'ük bir dünya haritasile kaplanmıştır. Bu imâl edilen evlerle harp- ten sonra ev sıkıntısını tatmin edeceğini şimdiden Amerikan inşaatçıları söylemektedirler.
Şehircil'k
T A B İ A T I N V E Ş E H İ R L E R İ N Y E Ş İ L L İ Ğ İ
Yazan • Prof. C. Öeslner Tükçeye çeviren : A. Kolatan Kanun hükümlerine göre nüfus başına (4) met-
re kare ormanlara, parklara, gölle'e ve oyun yer- lerine ayrılacaktır. Bu kup kuru rakkam acaba ne gibi güzellikler kapsamaktadır? Acaba en az neler ihtiva edebilir?
İnsanlar serbest tabiat içinden şehirlere gi- diyorlar. Bu şehrin yapılariyle ve tertipleriyle övünüyorlar. Fakat sonra bütün bunları ne kadar yürr'k s'k'cı olduğunu anlıyorlar. Bir hamlede ye- şillikleri tekrar şehrin içine getiriyorlar... işte modern şehrin yolu budur. Bu yeşillik serbest ta- biatın hiç olmazsa bir dereceye kadar yerini tu- tacaktır. (4) metre kare adam başına mı? Faust da pek güzel bir söz var: «Dostum, hayatın bü- tün nazariyeleri gri renkli ve yürek sıkıcıdır. Ha- yatın altın ağacı ise yeşildir!»
(4 metre kare) denilen bir rakkamın doğru olabilmesi için bir takım tahditlere lüzum vardır.
Yeşillik nerede olacak? Şehrin göbeğinde mi, yok- sa serbest tabiatın başladığı kenarında mı? Koca- man eski ağaçlar mı yoksa toz toprak içinde ça- lımsız çalı çırpı mı? Bu sorgulara cevap verilmek ister. Ancak bu cevaplar bilindikten sonradır ki adam başına 4 metre kare yeşil sahanın yetip yet- miyeceği anlaşılabilir..
Goethe'nin Faust ismindeki eserinden yuka- rıdaki sözü yazmaktan maksadım var. Bu sözü biraz da değiştireceğiz: Yeni şekli şiire vurulunca güzel olmayacaksa da bugünkü mevzuumuzun içi- ne yaraşacak: «Hayatın yeşil ağacı bir altındır.»
diyeceğiz, Yeşil ağaç mavi gök yüzü gibi şehirle- rin hakikî parlaklığını verir, basılmış altın para değerindedir.
Bana biraz tumturaklı oldu gibi gelen, fa- kat yeşilliğe olan sevgime bağışlanacağını umdu- ğum bu başlangıçtan sonra hemen ilâve edeyim ki şehirlerin içinde öyle yerler vardır ki oralarda yeşillik berbat bir tesir yapabilir. Bu fikri bahçe- ciler ekseriya anlamazlar. «Yeşillik nerede olsa güzeldir» derler. Hayır! En büyük mânada abide- leşmiş yerlerin çoğu yeşillikle bağdaşmaz. Meselâ
bir bahçeler direktörü Romada Sen Piyer veya Venedikte Seır Mark. meydanına yeşillik ekmeğe kalkışırsa buralardaki abidelik hüviyetini ve abi- deleşmiş güzelliği berbat etmek için en kolay ça- reye başvurmuş sayılması lâzım gelir. Mimarca yaratışın en yüksek başarıları en son çizgilerinde bile şuurlaşmıştır. Savaşçı bir artis iradesiyle es- rar dolu olarak, farkında olunmayarak tatbik edi- len riyazî dünya kanunlarının vücude getirdiği şeyler, yetişip gelişmesinin hududunu ve plânını önceden kat'iyetle tayin etmeğe imkân olmıyan yeşillikle çok defa bağdaşamıyor.
Fakat bunlar sayısı çok olmayan büyük ba- şarılardır! Bununla beraber, o derece önemli al- mayan mimarlık eserlerinin de bahçecilik hüne- rinin derleyip topladığı bir takım yeşil şeylerle tesirlerinin azaltılmasına karşı koymağa haklan vardır: Meselâ halı gibi yeşil çimenlik yapıp ara yerlerine çakıl taşları döşemek gibi uydurma san'atkâr şekilleri bizim anladığımız manada ye- şillikten o kadar uzaktır ki rüzgârm tozları önüne katıp sürdüğü çöle benzerler. Toprak bir saha bize bundan daha yakm gelir. Yeşillik de son za- manlarda üslûp bakımından büyük değişiklikler geçirmiştir. Şehirlerimizdeki yeşil sahaların eski örneklerin işe yetmez vasıtalarla yapılmış birer kopyası haline getirilmesine karşı şehircilerimizin bütün nüfuzlarını kullanmaları lâzımdır, önce, sun'î olarak yapılan yeşil sahanın zıddı olan ta- biattaki yeşil sahalardan bahsedeceğim:
Ormanların bir diyarın su bütçesinde oyna- dıkları rolü herkes bilir. Ormanlar rutubeti uzun zaman muhafaza ederler ve çekinerek harcarlar.
Ormanların suları alıp tuttukları yerlerde karla- rın erimesi, sürekli büyük yağmurlar dereleri ta- şırıp tarlaları su altında bırakmaz. İklimin elve- rişsiz kuraklığı ormanlar tarafından ayar edilir.
Bu sebepledir ki hemen her memlekette (ağaç- landırma) sözü bir direktif haline gelmiştir. Yur- dunuzda son yirmi yıl içinde başarılan bir çok iş-