• Sonuç bulunamadı

ÜNİTE. ÇOCUK GELİŞİMİ UYGULAMALARI Dr. Türker SEZER İÇİNDEKİLER HEDEFLER FEN VE MATEMATİK ETKİNLİKLERİ UYGULAMA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ÜNİTE. ÇOCUK GELİŞİMİ UYGULAMALARI Dr. Türker SEZER İÇİNDEKİLER HEDEFLER FEN VE MATEMATİK ETKİNLİKLERİ UYGULAMA"

Copied!
41
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

FEN VE MATEMATİK ETKİNLİKLERİ UYGULAMA

ÇOCUK GELİŞİMİ UYGULAMALARI Dr. Türker SEZER

ÜNİTE

13

İÇİ NDEKİLE R • Okul Öncesinde Fen ve

Matematik Etkinlikleri

• Fen ve Matematik İçeriği

• Öğretmenin Rolü

• Fen ve Matematik Etkinliği Planlama

• Fen ve Matematik Materyalleri

• Fen ve Matematik Etkinliklerini Planlarken ve Uygularken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

HEDE FL ER • Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

• Fen ve Matematik etkinliği planlarken dikkat edilmesi

gereken noktaları açıklayabilecek,

• Fen ve Matematik etkinliği

planlarken programdan kazanım ve göstergeleri seçebilecek,

• Fen ve Matematik için uygun etkinlikleri belirleyebilecek,

• Fen ve Matematik için belirlenen etkinlikleri sıralayabilecek,

• Seçilen etkinliklere uygun süreleri ayarlayabilecek,

• Seçilen etkinliklere uygun araç- gereç ve materyalleri

belirleyebileceksiniz .

(2)

GİRİŞ

Eğitimciler ve program geliştirme uzmanları için matematik ve fen öğrenimini geliştirmek çok önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü erken dönemde çocuklara sunulan yaşantılar onları daha sonraki eğitimsel çıktılarını etkilemektedir. Çocuklara araştırma temelli matematik ve fen öğrenimi fırsatları sunmak onların başarılarını, okuma yazma ve çalışma becerilerini desteklemek için yapılmış olan yatırım anlamı taşımaktadır.

Çocuklar matematik ve fen ile ilgili temel kavramlara sahip olarak okula başlarlar. Matematik ve fen konularına yönelik kavramları günlük yaşantılarında yaşadıkları dünya ile etkileşime girerek keşfederler.

Fen, bilginin tabiatını düşünme, mevcut bilgi birikimini anlama ve yeni bilgi üretme süreci olarak açıklanabilir. Ayrıca fen doğayı araştırarak anlamaya çalışan, toplumda etkisi ve uygulanabilirliği olan organize edilmiş bilgi topluluğundan oluşan doğa bilimidir. Kısacası bilim doğa olaylarına ilişkin neden ve sonuçlarla ilgilenir. Ayrıca fen, evrenin gizemini bulmak, doğal olayların işleyişini anlamak için kullanılan, gözlemleri ve testleri içeren bir sistem olarak tanımlanmaktadır.

Çocukların merak duygusunu besleyen uygun öğrenme etkinlikleri düzenlemek ve etkili bir çevre oluşturmak çok önemlidir. Çocuklara uygun keşfetme olanakları sunulduğunda kurdukları hipotezleri test etme, elde ettikleri sonuçları farklı durumlara genelleme ve sonunda da problem çözme becerilerini geliştirirler. Fene karşı doğal ilgileri, bu becerilerin gelişimi için temel teşkil etmektedir. Yetişkinlerin düşündüğünün aksine çocuklar için fen, günlük yaşantıları içinde çevrelerini keşfetmeleri olarak düşünülebilir. Okul öncesi sınıflarında fen, yeni bilginin arayışı için aktif, açık uçlu bir araştırmadır. Bireylerin birlikte çalışarak teorileri oluşturmaları, bu teorileri test etmeleri ve teorinin çalışıp çalışmadığını ve nedenlerini araştırmayı içermektedir. Yetişkin bilim

insanları gibi çocuklar da bulduklarını yansıtacakları, bu bulgulara nasıl ulaştıklarını açıklayacakları, bulduklarını kendilerinin ve diğerlerinin daha önceki fikirleri ile nasıl karşılaştırdıklarını yansıtabilecekleri fırsatlara ihtiyaç duyarlar. Bu yolla çocukların bilime karşı olumlu tutum geliştirmeleri desteklenmiş olur. Bu dönemde temel olarak etkili fen eğitimi çocukların araştırma ve gözlemleme becerilerini geliştirmeli, bilimsel temellerin oluşumunu sağlamalıdır.

Araştırmacılar tarafından okul öncesi dönemin matematik okuryazarlığının temelinin atıldığı yıllar olduğu belirtilmiştir. Çocuklarda erken matematik gelişimi ile ilgili yapılan çalışmalar, çocukların okula başlamadan önce temel matematiksel kavramları kazanmaya başladıklarını göstermektedir. Okul öncesi dönemde matematik eğitimi, sayı ve sayma, aritmetik, örüntü, kesir, ölçme ve geometri gibi konuların yanı sıra, eşleştirme, sınıflama, sıralama, problem çözme, yaratıcı düşünme, sezgisel düşünme gibi becerilerden oluşmaktadır.

Çocuklar nesneleri sayarken her bir nesneye bir sayı verildiğini, oyuncakları ve yap bozları kullanarak ya da sınıf içi ve dışı etkinliklerde mekânsal ilişkileri ve geometrik şekilleri öğrenirler. Bunların yanında nesnelerin uzunlukları, ağırlıkları,

(3)

yükseklikleri gibi özelliklerini ölçme etkinlikleri sayesinde fark etmeye başlarlar.

Nesneleri belli bir kurala göre düzenleyen, örüntüler oluşturan ya da buna yönelik etkinlikler ile desteklendiklerinde cebirsel düşünmeye başlayabilirler. Ayrıca çocukların nesneleri toplama ve sırlama eğilimi matematiksel veriyi analiz etmek ve yorumlamak, sunmak için anahtar öğe olarak belirlenmiştir.

Yapılan bilimsel araştırma sonuçları dikkate alındığında ve bu araştırma sonuçlarını genel olarak özetildiğimizde; etkili matematik ve fen öğretimi ile ilgili sorunlar yaşandığı görülmüştür. Özellikle burada en hayati rol okul öncesi

öğretmenlerine düşmektedir. Aşağıda sunulan kısımda etkili bir fen ve matematik etkinliği planlarken dikkat edilmesi gereken öğeler detaylı bir biçimde

açıklanmıştır. İyi irdelendiğinde ve de rehber kaynaklar incelendiğinde çocukların fen ve matematik kavramlarını desteklemek için önemli kazanımlar elde edilebilir.

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE FEN EĞİTİMİ

Fen Eğitiminin Amaçları ve Faydaları

Çocukların merak ve araştırma duygularını geliştirici ve zihinsel

yeteneklerini uyarıcı etkinliklerden biri olan “fen etkinlikleri” ile mümkündür. Okul öncesi dönemde fen, çocuklara fene yönelik bilgilerin aktarılması olmayıp bu bilgilerin yaparak-yaşayarak kazandırılması amaçlanmalıdır. Öğretmenler çocukların doğal merak duygularını harekete geçirecek soru sorabilmelerini, gözlem yapabilmelerini, yaptıkları gözlemleri test edebilmelerini ve denemeler sonucunda yorumlar yapabilmelerini desteklemeleri ve buna uygun ortam hazırlamaları gerekmektedir. Bu dönemde, fen eğitiminde öğretmen; fen etkinlikleri için uygun ortam yaratmalı, çocukların etkinlikleri bitirebilmeleri için zaman tanımalı, çocukların gözlem becerilerini desteklemeli, deneme yapmaları için onları cesaretlendirmeli, gözlem ve araştırma sonucunda çocukların

edindikleri bilgileri yorumlamalarını sağlamalı, kaynakları kullanarak çocukların konu hakkındaki fikirlerini zenginleştirmeli, fen eğitimini bilginin değerli bir kaynağı ve bir araştırma süreci olarak ele almalıdır. Bilim insanlarına göre fen eğitiminin faydaları şunlardır;

 Fen, çocukların çevrelerindeki dünya hakkında bilgi edinmeleri için ihtiyaçlarına cevap verir.

 Çocukların günlük deneyimleri fen için temel teşkil eder.

 Açık uçlu fen etkinlikleri çocukların gelişim alanlarına hitap eden geniş bir yelpazeye sahiptir.

 Çocuklara ilk elden deneyim sunulmasına uygun olarak hazırlanmış fen etkinlikleri öğretmenlerin çocukları gözlemlemesine, onların güçlü yanlarını keşfetmesine ve ihtiyaçlarını belirlemesine olanak sağlar.

 Deneme ve yanılmaya dayalı olan bilimsel yaklaşım, hataları değil değerli bilgileri barındırır.

 Fen, dili ve okuryazarlığı destekler.

 Fen, çocukların sınıf içi etkinliklere katılmasını ve bu sayede iletişime geçerek dili kullanmalarına yardım eder.

Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanacak

fen eğitiminde en önemli nokta, çocukların doğal merak duygularının canlı

tutularak, ilk elden keşfetmelerine fırsat

sağlamaktır.

(4)

 Fen eğitimi ile kazandırılan problem çözme becerileri kolay bir biçimde sosyal durumlara transfer edilir.

 Fen etkinlikleri çocukların büyük grup içerisinde kendilerini ifade edebilmelerine ve kendilerini rahat hissedebilmelerine yardım eder.

 Fen ile matematik, oyun, sanat ve sosyal etkinlikler gibi diğer alanlar arasında kolayca ilişki kurulur.

Fen etkinlikleri ile çocuklarda hayranlık uyandırılır, karmaşık olayların, dilin ve diğerleri ile iletişimin zihinsel temsilini ortaya çıkaran ilk elden ve kişisel deneyimlere uygun hazırlanmış içerik, onların zihinsel ve dilsel gelişimlerini desteklemektedir.

Bilimsel Süreç Becerileri

Bilimsel yöntem, bilimsel düşünme ve eleştirel düşünme bilimsel becerilerin tanımlanmasında kullanılmaktadır. Günümüzde bu kavram “bilimsel süreç becerileri” olarak kullanılmaktadır. Science - A Process Approach (SAPA), bilimsel süreç becerilerini “Temel Bilimsel Süreç Becerileri” ve “Birleştirilmiş Süreç Becerileri” şeklinde iki gruba ayırmıştır. Temel beceriler birleştirilmiş becerilerin öğrenilmesinde zemin oluşturmaktadır.

Temel Beceriler

Gözlem: Çocuklar gözlem yaptıklarında, çevrelerinde bulunan ya da gerçekleşen olaylar ve nesneler hakkında bilgi elde etmek için bütün duyularını etkin bir biçimde işe koşarlar. Gözlem, temel bilimsel süreç becerileri içerisinde çocukların bilgi kazandıkları en ilk ve en temel beceri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Örneğin; bir çocuk bir taşı tanımlarken rengini, şeklini, yüzeyini ya da neye benzediğini tanımlar. Tüm bunları yaparken gözlem becerisini kullanır.

İletişim: Çocukların gözlemleri esnasında edindikleri bilgileri diğerleri ile paylaşmalarını gerektirmektedir. Örneğin, bir çocuk zıplayan topları

gözlemlediğinde gözlemlediği durumu sözel olarak ya da çizimleri ile tanımlayabilir.

Çıkarım: Çıkarım, daha önceden bir olay ya da nesne hakkında toplanan verileri ya da bilgileri kullanmayı gerektirmektedir. Örneğin, çocuk karda bir ayak izini gözlemler ve bu iz ile ilgili birçok özelliği fark eder. Ayak izinin boyutunu, şeklini, izin gittiği yönü gözlemler. Gözlemleri ile ilgili açıklamalar yapmaya başladığında, işte çıkarım yaptığı zamandır. Örnek olarak çocuk bu ayak izinin bir insana ait olduğunu ve bu insanın bir postacı olabileceğini, çünkü izin bir posta kutusuna doğru gittiği şeklinde çıkarımlar yapar.

Sınıflama: Nesnelerin ilişkilerine ya da bazı genel özelliklerine göre bir grup içerisine yerleştirilmesini içermektedir. Başka bir ifade ile bir özellik ya da kritere göre olayları bir kategoriye ayırmaktır. Çocukların topladıkları taşları

büyüklüklerine ya da yüzeylerine göre bir gruba yerleştirmesi sınıflandırmaya bir örnek olarak verilebilir.

Okul öncesi eğitim kurumlarında yapılacak

fen etkinliği çocukların temel bilimsel süreç becerilerinin gelişimine

hizmet eder.

(5)

Ölçme: Uzunluk, genişlik, kütle, hacim, sıcaklık ve zaman gibi kavramların tanımlanmasını sağlamaktadır. Ölçme, çocukların gözlemlerine, sınıflamalarına ve iletişimlerine hassasiyet eklemektedir. Burada önemli olan ölçme yapıldığı zaman uygun ölçme tipini ve uygun ölçme aracının kullanılmasıdır. Burada unutulmaması gereken en önemli durum şudur ki; okul öncesi dönemde bulunan çocuklar ile yapılan ölçümlerde ölçme araçlarının standart olmayan ölçme araçları olması zorunluluğudur.

Tahmin: Çocuklar gözlemlerini ve daha önceki keşiflerini kullanarak bir olayın gelecekteki sonucunu açıklar. Uygun bilgi kullanımına dayanan bir tahmin daha doğru bir tahmin olmaktadır. Örneğin, bir çocuk daha önce diktiği bir bitkinin bir hafta sonra ne kadar büyüyeceğini yaptığı grafiğe dayanarak tahmin edebilir.

Birleştirilmiş Beceriler

Değişkenleri kontrol etme: Bu beceri deneysel sonuçları etkileyebilme olasılığı olan değişkenlerin tanımlanmasıdır. Su ve ışığın miktarını kontrol altına alarak bir fasulyenin büyümesine etki eden organik maddelerin etkisini belirleme işlemi, değişkenleri kontrol etme becerisine örnek olarak verilebilir.

Operasyonel tanımlama: Deney sırasında bir değişkenin nasıl ölçüleceğinin belirtilmesidir. Fasulyenin büyümesinin her hafta santimetre cinsinden ölçülmesi bu beceriye örnek olarak verilebilir.

Hipotezleri formüle etme: Bir deneyin beklenen sonucunu belirleme becerisidir. “Fasulyenin toprağına ne kadar çok organik madde eklersek, fasulye o kadar çok büyür.” ifadesi bir hipotez formüle etmeye örnektir.

Verileri yorumlama: Verileri organize etme ve bu organize edilmiş verilerden sonuçlar çıkarma becerisidir. Fasulyenin büyümesi deneyinde elde edilen verileri kayıt etme ve buradan bir sonuca varmak bu beceriye örnek olarak sunulabilir.

Deney yapma: Uygun soruları sorma, hipotezleri oluşturma, değişkenleri belirleme ve kontorol etme, bu değişkenleri operasyonel olarak tanımlama, deney oluşturma, deneyi gerçekleştirme ve deneyin sonuçlarını yorumlama becerisi olarak tanımlanmaktadır.

Modeller formüle etme: Bir olayın ya da sürecin fiziksel ve zihinsel modelini oluşturma becerisi olarak tanımlanmaktadır. Su döngüsü içerisinde buharlaşma ve yoğuşma süreçlerinin nasıl gerçekleştiğini modelleme bu beceriye örnek olarak verilebilir.

Okul öncesi dönemdeki çocukların gelişim özellikleri düşünüldüğünde temel bilimsel süreç becerilerinin daha uygun olduğu ve öğretmenin bu becerilerin geliştirlmesine yoğunlaşması gerketiği vurgulanmalıdır.

Okul öncesi eğitim kurumlarında yapılacak

fen etkinliklerinde birleştirilmiş becerilerin

de desteklenmesi için düzenlemeler

yapılabilir.

(6)

Fen İçeriği

Birçok kaynak incelendiğinde, fen içeriğinin yaşam bilimleri, dünya ve uzay bilimleri ve fiziki bilimlerden oluştuğu ifade edilmektedir.

Fiziksel bilim, madde ve enerjiyi içermektedir. Fizik, kimya ve toprak bilimini kapsamaktadır.

 Yaşam bilimi, canlıların yapısını, işlevlerini, üreme ve davranışları gibi birçok öğeyi kapsamaktadır. Biyoloji bilimini içermektedir.

 Dünya ve uzay bilimi ise, yeryüzündeki materyalleri ve özelliklerini, yeryüzü şekillerini ve özelliklerini, gökyüzündeki nesneleri, yeryüzü ve gökyüzündeki değişimleri incelemektedir.

Fen Materyalleri

Araştırma sonuçları sınıf içerisinde zengin fen materyalleri bulunduğu durumlarda bile, çocukların ve öğretmenlerin bu materyalleri kullanmadıklarını ortaya koymuştur. Ayrıca öğretmenlerin fen materyallerini ve çocukların keşif yapacakları alanları etkili kullanamadıklarını göstermektedir.

Materyallerin seçimi ve materyallerin ulaşılabilirliği fen eğitimi için kritik rol oynamaktadır. Materyaller açık uçlu, anlaşılır olmalıdır. Fen merkezi

oluşturulurken, çocukların somuttan-soyuta, deney yaparak kavramları öğrenebilecekleri nitelikte materyallerin seçilmesine dikkat edilmesi

gerekmektedir. Fen merkezinde bulunması gereken materyaller; çocukların toplayıp biriktirebileceği tohum, yaprak, çiçek, böcek gibi malzemeler. Terazi, büyüteç, ölçme kapları ve ölçme kaşıkları, termometre, mıknatıs, saat, pusula, mezura, cetvel, dürbün, küre, elektrikli aletler (el feneri, saç kurutma makinesi, piller, teller, ampuller), çeşitli mutfak eşyaları (süzgeç, huni, pipet, plastik kaplar ve kovalar), un, tuz, şeker, toz boya, tutkal, mum, tebeşir, balon, naylon torbalar, tahta çubuklar, fen ve doğa konusu ile ilgili afişler, bilim kitapları, slaytlar ve slayt makinesi, bitki çimlendirme kapları, fasulye, nohut, mercimek gibi değişik

baklagiller ve tohumlar, evcil hayvanlar ve bunlara ait yuvalar. Fen etkinliklerinin uygulanabilmesi için pahalı, karmaşık ve yapılandırılmış materyallere ihtiyaç yoktur. Bir fen merkezinde doğal materyallerin kullanılması önerilmektedir.

Fen Etkinlikleri İçin Zaman ve Uygun Mekân

Fen etkinlikleri için zamanın planlanması çok önemlidir. Çünkü etkinlikler uzun süreli ve kısa süreli planlanabilir. Ama burada dikkat edilmesi gereken en önemli durum öğretmenin fen etkinliğinin bitmesine özen göstermesinin

gerekliliğidir. Etkinlikler için çocukların bireysel farklılıkları dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar kısa zamanda etkinliği bitirirken bazılarının daha fazla zaman ihtiyacı vardır. Kısa bir etkinlik için 20-30 dakika gibi bir süre planlanabilir. Örneğin bir hafta süresince farklı zamanlarda uygulanan bir fen etkinliğinin sürekliliği nedeni ile burada ortaya çıkan fırsatlar azalabilir. Özellikle fen etkinlikleri çocukların tartışmasının planlandığı etkinlikler olduğu için zaman planlamasının bu duruma uygun olarak yapılması gereklidir. Zamanlamanın yanında fen etkinliklerinin yapılabilmesi için mekânın da düzenlenmesi ve fen etkinlikleri için uygun hâle Okul öncesi dönemde

fen eğitimi için en etkili materyaller doğal

materyallerdir.

Okul öncesi dönemde fen eğitimi için hazırlanan etkinliğin

süresi, kullanılan yöntem ve tekniğe göre farklılık gösterir.

(7)

getirilmesi gereklidir. Sınıf içinde düzenlenmiş bir fen merkezinin yanında dışarıda da fen etkinliklerinin uygulanabileceği mekânların tasarımı önerilmektedir.

Fen etkinliklerinin zaman ve mekân planlaması yapılırken uygulanan yöntemin özelliği de önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin bir deneyin zaman planlaması ile bir projenin zaman planlaması ve sürekliliği birbirinden farklılık göstermektedir. Fen etkinliklerinde zaman planlaması

yapılırken öğretmenin kullandığı yöntemi dikkate alması çocukların bu etkinlikten edinecekleri deneyimi olumlu yönde etkileyecektir.

Öğretmenin Rolü

Çocukların fen eğitimi için öğretmen hayati bir rol üstlenmektedir. Çünkü öğretmen kendi pedagojik fen bilgisi ile çocukların bilgisini şekillendirmektedir.

Öğretmenlerin fen eğitimini etkili bir biçimde verebilmeleri için aşağıdaki rolleri uygun şekilde yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu roller;

Kolaylaştıran rol: Öğretmen çevreyi fen eğitimine uygun düzenlemeli, uygun materyalleri sağlamalı, hoşgörülü olmalı ve riskler alarak, çocukların hatalarını onlar için fırsata dönüştürebilmelidir.

Değişimi gerçekleştiren rol: Öğretmen çocukların problem çözme becerilerini destekleyerek onların zihinsel güçlerini geliştirmeye çalışmalıdır.

Çocukların olumlu tutumlarını desteklemeli ve çalışmaları sürdürmelerinde istekli olmalarını sağlamalıdır.

Danışman rol: Öğretmenin çocukları dikkatlice gözlemlemesini, dinlemesini ve çocuklar kendi araştırmalarını yaparken, çocukların sorularına onların

anlayabilecekleri düzeyde cevap vermesini kapsamaktadır.

Örnek rol: Öğretmen kasıtlı olarak merak, takdir, bir şeyin önemini anlama, ısrar, sabır, yaratıcılık gibi çocuklara bazı önemli bilimsel davranış özelliklerini göstermeye çalışmaktadır.

Fen Etkinlikleri

Çocuklar temel kavramları çevrelerine aktif katılım sağlayarak kazanırlar.

Çocuklar çevrelerini keşfederken aktif olarak kendi bilgilerini inşa ederler.

Çocukların öğrenme deneyimleri doğal (spontan), informaly ve yapılandırılmış deneyimler şeklinde ayırmışlardır. Bu deneyimler etkinliklerin seçimi ve bu etkinlikleri kimin kontrol ettiğine göre farklılaşmaktadır. Fen içeriği aşağıda sunulan örnekler ile başlamalıdır. Doğal deneyimler, çocukların kontrolü ve seçiminde; informal deneyimlerde, çocuk etkinliği seçer ama yetişkinin bazı noktalarda müdahalesi vardır; yapılandırılmış etkinliklerde ise yetişkin etkinlikleri ve çocukların yapması gerekenleri belirlemenin yanı sıra çeşitli yönlendirmeleri yapar.

Doğal deneyimler: çocukların günlük etkinlikleri içerisinde kendiliğinden ortaya çıkar. Bu deneyimler çocuklar için çok değerli fırsatlar sunmasının yanında en çok duyu-motor dönemi boyunca görülmektedir. Burada yetişkinin en önemli rolü çocuklar için zengin ve uyarıcı çevre sunmalarıdır. Yetişkin çocukların bakması, Okul öncesi öğretmeni,

etkili bir fen eğitimi için zengin uyarıcı çevre düzenlemesi yapmalı ve

çocukların keşfederek öğrenmelerine rehberlik

etmelidir.

(8)

incelemesi, dokunması, tatması, duyması için çeşitli durumlar sunar ve çocukların etkinliğini gözlemler, ilerlemesini kaydeder ve bakışı, kullandığı bir kelime, gülümsemesi ya da dokunuşu ile çocuğu cesaretlendirir.

İnformal deneyimler: Bu tür deneyimleri yetişkin başlatır ve bu deneyimler yetişkinin daha önceden plan yapmasını gerektirmez. Örneğin, bir çocuk tabakta bulunan kurabiyeleri sınıfındaki diğer çocuklara paylaştırmak istediğinde öğretmen çocuğun bunu nasıl yapacağını sorarak bu tür deneyimi başlatmış olur.

Yapılandırılmış deneyimler: Bu tür deneyimler çok çeşitli şekillerde planlanan etkinlikleri kapsamaktadır. Öğretmenin sürecin tamamını planladığı, yani mekânın, materyallerin, sürenin, kazanımların, kavramların hatta sorulacak soruların bile önceden belirlendiği etkinliklerin tamamını ifade eder.

Neuman (1972), fenle ilgili etkinlikleri tanımlamak için ‘‘sciencing’’

kavramını kullanmış ve fen etkinliklerini planlı, plansız ve olası/spontan etkinlikler olmak üzere üç grubu ayrılmıştır. Bu ayrım yukarıdaki deneyimler ile paralellik göstermektedir.

Fen Öğretim Yöntemleri

Fen öğretimi soyut kavramları içermektedir. Bu yüzden çocukların öğrenmelerini desteklemek için uygun yöntem ve tekniklere ihtiyaç

duyulmaktadır. Fen eğitiminde yoğunlukla kullanılan yöntem ve teknikler olarak;

analoji, deney, kavram haritası, bilimsel sorgulama, gezi gözlem, oyun ve drama el yapımı modeller, mutfak çalışmaları, yayın inceleme ve belgesel izleme, proje yönetimi, koleksiyonlar, bitki yetiştirme, hayvan besleme ve eğitici oyuncakların kullanılması olarak sıralanabilir. Aşağıda fen öğretiminde kullanılabilecek bazı strateji ve teknikler açıklanmıştır.

D

eney

Deney bilimsel bir gerçeğin ispatı, bir doğa kanununun doğrulanması ve bir olasılığın kanıtlanması için gerçekleştirilen işlemler bütünüdür. Öğretmen sınıfında uygulayacağı deneyi seçerken çocukların gelişim düzeyini, zararlı olup olmadığını, deneyin yapılış süresini, çocukların aktif katılımını ve günde bir deney yapmak gerekliliğini göz önünde bulundurmalıdır.

Deneyler, yapılış şekillerine göre (gösteri deneyleri, bireysel deneyler ve grup deneyleri), yapılış amaçlarına göre (kapalı uçlu deneyler, açık uçlu deneyler ve hipotez etme deneyleri) ve yapılış zamanlarına göre deneyler (konu öncesi, konu anlatılırken yapılan deneyler ve konu sonrasında yapılan deneyler) olmak üzere çok çeşitlidirler.

Okul öncesi eğitim kurumlarında fen eğitimi için uygulanacak

deneylerin mutlaka daha önceden öğretmen tarafından

uygulanması gerekmektedir.

(9)

Şekil 13.1. Deney görseli

Analoji

Analoji, benzerlikleri bulunan iki kavramın karşılaştırılmasıdır. Bu kavramlardan bilindik olanı analog, bilinmeyeni ise hedef kavram olarak isimlendirilir. Analog ve hedef kavramların ikisi de çeşitli özelliklere sahiptirler.

Eğer analog ve hedef kavram benzer özelliklere sahipseler işte burada analoji oluşturulabilmektedir. Analog ve hedef kavram arasında, sözel ya da görsel olarak yapılan sistematik karşılaştırmalar harita yapma olarak adlandırılabilir.

Öğretimsel analojiler bazen basit önermeleri içermektedir. Örneğin, “Bir hücre fabrika gibidir.” ifadesi gibi. Bu tür analojiler basit analojiler olarak isimlendirilir ve öğrenenlerin ihtiyaçlarını karşılayacak öğretimsel desteği sağlamazlar.

Örnek

•Giriş

•Elektirik üreten bir pil nedir/nasıl çalışır biloyor musunuz? Elektirik pillerinin bir çok şekli ve boyutu olabilir. Kimyasal enerjiyi elektirik enerjisine dönüştürürler ve bu piller telefonlarda, tabletlerde ve elektirikli arabalarda kullanılırlar.

•Materyaller

•Beyaz sirke

•5 adet bakır tel

•5 galvanizli çivi

•Buz kâsesi(buzdolabında bulunan buz kâsesi)

•1 adet LED ışık

•Ve yetişkin rehberliği

•Deney süreci

•Bakır tel parçasının bir ucu çivinin baş kısmından biraz aşağısına sarılır ve bakır telin ucu çivinin boyu kadar açıkta bırakılır. Bu uygulama diğer çiviler için de tekrarlanır.

•Damıtılmış beyaz sirke ile bir buz tepsi 6 kuyusu doldurulur.

•Çiviler bir kuyuya, ucundaki bakır tel diğer kuyuya gelecek şekilde sirkeli suya koyularak bir transfer ağı oluşturulur.

•Daha sonra LED ışığın bir ucu çivinin bulunduğu kuyuya, bir diğer ucu da bakır telin olduğu diğer kuyuya yerleştirilir.

•Işığın yanıp yanmadığı kontrol edilir. Eğer ışık yanmıyor ise LED ışığın uçları yer değiştirilir (tam tersi).

•Nasıl çalışır?

•Piller, iki farklı metalin bir asidik çözleti içerisinde askıya alınmış olarak birleşmesinden oluşmaktadır. Bu deneyde ki metaller çinko ve bakırdır. Çinko çividen, bakır da telden sağlanmaktadır. Asit ise buz tepsisinin içindeki sirkeden elde edilmektedir. Özellikle sirke %4-8 asetik asitten oluşmaktadır.

Analoji tasarımında analog kavramın çocuklar tarafından bilinmesi önemlidir.

(10)

Etkili öğretimsel desteğin sağlanması için etkili analoji ayrıntılı analoji olarak isimlendirilmektedir. Detaylı analoji yapılırken analog kavramın özellikleri

sistematik olarak hedef kavram ile haritalandırılır, sözel ve imgesel süreçler etkindir ve bu süreç karşılıklı olarak etkileşim içerisindedir. Detaylı analojiler öğrenenler için uyarıcı ve zengin bir içerik sağlar. Aşağıdaki örneği inceleyiniz.

Tablo 13.1. Analoji örneği

Kavram haritası

Kavram haritaları biliş üstü araçlar (metacognitive tools) olarak tanımlanmaktadır ve çocukların kavramların anlamlarını ve ilişkilerinin görsel ifadesi ile ne bildikleri hakkında etkileşimli bir biçimde düşülmelerini destekler. Bir kavaram haritası oluşturma ya da yeniden düzenleme süreci bir kavramın ilişkili olduğu diğer kavramları düşünmeyi, yeni bilgi ile önceki bilginin etkileşimini içeren çok çeşitli değişkenler ile ilgili karar vermeyi içerir. Kavram haritalarının en önemli katkısı anlamlı öğrenmeyi desteklemesidir. Küçük çocuklar için hazırlanan kavram haritasında, çocukların gelişim düzeyine uygun olarak düzenlenmiş resimler ya da nesneler kullanılır. Soyut düzeyde sembollerin kullanılması yerine çocuklar için hazırlanan kavram haritalarında somut düzeyde nesneler ya da ikonik düzeyde resimler kullanılmalıdır. Kavram haritası oluşturulurken çocukların öğrendikleri hakkında tartışma ortamından sonra (beyin fırtınası) konuyla ilgili anahtar

kavramlar seçilir (güneş ve dünya, güneş ve sıcaklık gibi). Anahtar kavramlar geniş bir alan üzerine yazılır ya da çizilir. Daha sonra Oluşturulan çemberin içine kelime ya da kavramı ifade eden resim yerleştirilir. Okul öncesi dönemde özellikle kelimeler yerine resimlerin ya da çizimlerin kullanılması önerilmektedir.

Kavramların ilişkisini belirtmek için oklar ya da çizgiler çizilir ve bu çizgilerin ne ifade ettiği üzerine yazılır. Örneğin güneş kavramı ile dünya kavramı arasına çizilen çizgi üzerine “ısıtır” ifadesi yazılır. Bu ifadeler iki kavram arasındaki ilişkinin

açıklanmasını ve çocukların kendi düşüncelerini takip etmelerini sağlar.

Kavram haritalarının; doğrusal zincirler, örümcek/yıldız ve hiyerarşik kavram haritaları şeklinde çeşitleri bulunmaktadır. Aşağıdaki örneği inceleyiniz.

Kavram haritalarının en önemli özelliği, çocukların anlamlı

öğrenmelerini desteklemesidir.

(11)

Şekil 13.1. Kavram haritası örneği

Proje

Proje bir konunun derinlemesine araştırılmasıdır. Bu araştırma genellikle sınıf içinde bir grup çocuk tarafından bazen de tüm grup tarafından üstlenilir.

Projenin anahtar özelliği konu hakkında soru sorarak çeşitli cevaplar bulmaya odaklanmasıdır. Projenin amacı bir konu hakkında derinlemesine araştırma yapmaktır. Proje yaklaşımı çocukların araştırma yolu ile gerçek problemleri çözmelerine yardımcı olan, bilgi ve beceri kazanmalarını desteklemek için öğretmenlerin çocuklarla birlikte ortaklaşa yürütülen bir çalışmadır.

Proje yaklaşımının çok sayıda özelliğinden bahsedilebilir. İlk olarak, proje yaklaşımı çocuklara çevre ve deneyimleri sonucunda seçilmiş bir konuda gözlem yaparak zihinlerini geliştirebilme fırsatı sağlamaktadır. İkinci olarak, proje yaklaşımının çekici diğer özelliği standart programı destekleyici bir rol oynamasıdır. Sistematik öğretim sayesinde öğrenilenlerin pekiştirilmesi ve çocukların becerilerini uygulama fırsatı bulması fırsatını sağlayan proje yaklaşımı ile çocukların öğrenmeleri güçlendirilmektedir. Proje yaklaşımının esnekliği bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yaklaşımla küçük ve büyük gruplar şeklinde çalışma olanağı sağlanmış olur. Önemli bir özelliği de çocuk merkezli bir felsefeyi benimsemiş olmasıdır. Bir projenin amacı çocukların kendilerinin ya da öğretmenleri ile birlikte çeşitli sorulara cevap aramalarıdır.

Proje çalışması üç aşamadan oluşmaktadır. Proje yaklaşımının ilk bölümü konunun seçilmesi ve çalışmanın hedeflerinin belirlenmesidir. Bir kavram haritası ya da bir konu ağı oluşturularak araştırma için soruların formülleştirilmesine yardımcı olunur. Çocuklar konuyla ilgili deneyimlerini paylaşırlar ve bu paylaşımı da istedikleri bir yolla yapabilirler.

Konu öğretmen ya da çocuklar tarafından önerilebilir. Konu seçiminde çok sayıda ölçüt göz önünde bulundurulmalıdır. İlk olarak konu çocukların

Projeler içerisinde deney, analoji, kavram haritası,

şarkı, şiir, tekerleme ve hikâye gibi birçok farklı etkinliği barındıran ve

çocukların araştırma becerilerini destekleyen

en önemli yaklaşımlardan biridir.

(12)

yaşantılarıyla uyumlu olmalıdır. İkinci olarak, konu temelde okuma yazma ve matematik becerilerinin yanında sosyal çalışmalar, fen ve doğa çalışmaları ve dil etkinlikler gibi çok sayıda alanla ilişkilendirilebilmelidir. Üçüncü olarak konu seçilirken konunun en az bir hafta süreyle araştırılabilir zenginlikte olması ve çocuklara keşif imkânı sunması göz önünde bulundurulmalıdır. Dördüncü olarak, proje konusu evde ve okulda gerçekleştirilebilir olmalıdır.

Belgeleme proje yaklaşımının ikinci bölümünü oluşturmaktadır. Bu aşamada alan çalışması ve uzmanlarla görüşmeler yer almaktadır. Aile ve toplum üyeleri çalışmaya katılmaları için davet edilirler. Öğretmenler konu ile ilgili uzmanlarla ve insanlarla görüşme, nesneleri ve çevreyi gözlemleme gibi saha araştırması yapabilmeleri için fırsatlar verirler. Çocuklar alanla ilgili gözlemlerini çizerler ya da not ederler ve gözlemleri ile ilgili model oluştururlar ve tartışırlar.

Projenin üçüncü ve final aşamasında öğretmen çocuklarla birlikte projenin hikâyesini oluşturmak için bir plan yapmalıdır. Özellikle çocuklar ne öğrendiklerini, nasıl öğrendiklerini ve araştırmalarında kullandıkları yöntemleri sunarlar. Bu aşama proje sonuçlarının raporlaştırılması ve sunulmasını içermektedir. Yapılan araştırmalar paylaşılır ve daramatik sunumlar yapılarak çeşitli gösteriler

düzenlenir.

Bilimsel sorgulama

Bilimsel sorgulama çocukların açık ve örtük beceri gelişimleri desteklemek için fırsatlar oluşturur. Bilimsel sorgulamanın aşamaları şunlardır.

 Nesneleri, materyalleri ve olayların keşfi,

 Soruların oluşturulması,

 Dikkatli gözlem,

 Basit araştırmaların yapılması,

 Tanımlama, karşılaştırma, sıralama, sınıflama ve düzenlemelerin yapılması,

 Kelimeler, resimler ve grafiklerin kullanılarak gözlemlerin kaydedilmesi,

 Gözlemlerin çeşitlendirilmesi için basit araçların kullanılması,

 Örüntü ve ilişkilerin tanımlanması,

 Denenebilir açıklamaların ve fikirlerin geliştirilmesi,

 İş birliği içerisinde çalışılması ve

 Yeni bir bakış açısı ile oluşan fikirlerin paylaşılması ve tartışılması şekilden bir süreç takip edilmelidir.

Bireysel Etkinlik • Proje düzenlemede öğretmenlerin karşılaşabileceği zorluklar nelerdir?

Bilimsel sorgulama, birçok bilimsel süreç becerisini destekler.

(13)

Fen Etkinliği Planlarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Fen etkinliği planlama

Planlama yapma, diğer etkinlik türlerinde olduğu gibi fen etkinliklerinin hazırlanmasında da ilk aşama olarak karşımıza çıkmaktadır. Fen etkinliklerinin planlaması yapılırken en kritik rol öğretmenindir ve öğretmenlerin dikkat etmeleri gereken öğeler şunlardır;

Öğretmen;

 çocuklara etkinlik hazırlamadan önce kendi bilgisini gözden geçirip, hazırlanmalıdır.

 çocukların araştırma yapabilecekleri, ilgi çekici kavramlar seçebilmelidir.

 zengin uyarıcı çevre hazırlamalıdır.

 uygun materyalleri temin etmelidir.

 çocukların deney yapmaları için zaman ayırmalıdır.

 çocukların soru sormalarını teşvik etmelidir.

 çocukların etkinlik sonunda tartışmalarını desteklemelidir.

 çocukların çalışmalarını belgelemelidir.

 çocukların çalışmalarını değerlendirmelidir.

 bireysel, küçük grup ve büyük grup çalışmalarına yer vermelidir.

 etkinlikleri çocukların gelişim düzeyine uygun olarak seçmelidir.

 etkinliklerin süresini çocukların dikkat sürelerini dikkate alarak düzenlemelidir.

 teknolojiden yararlanmalıdır.

 etkinliği hazırlarken en uygun yöntem ve tekniği belirlemelidir.

 aile katılımını göz önünde bulundurmalıdır.

Plan yapılırken aşağıdaki süreçler izlenmelidir:

 Kazanım ve göstergelerin belirlenmesi

 Etkinliklerin seçimi

 Etkinliklerin sıralanması

 Etkinliklerin sürelerinin belirlenmesi

 Fen için gerekli araç-gereç ve materyallerin belirlenmesi

 Çevrenin düzenlenmesi

 Fen eğitimi için uygun yöntem ve tekniklerin belirlenmesi

 Kazanım, süre, araç gereçler ve çevrenin birbirine uygunluk ve tutarlılığının sağlanması.

Kazanım ve Göstergelerin Belirlenmesi

Bütün örgün eğitim kurumlarında olduğu gibi okul öncesi eğitim kurumlarında da yapılan tüm etkinlikler eğitsel açıdan belirli amaçların yerine getirilmesi için planlanıp uygulanmaktadır. Fen etkinliği düzenlenirken, diğer etkinliklerde olduğu gibi çocukların mümkün olduğu sürece tüm gelişim alanlarının desteklenmesi gerekmektedir. Bilişsel gelişime yönelik kazanımlar temele alınarak düzenlenen fen etkinliği çocukların sosyal-duygusal gelişimini, dil gelişimini, psikomotor gelişimini ve özbakım becerileri gelişimini de destekleyebileceği

(14)

unutulmamalıdır. Aşağıda sunulan örnek fen etkinliklerini inceleyerek, etkinlikler düzenlenmeden önce hangi kazanımların alındığına dikkat ediniz.

ÖRNEK ETKİNLİK PLANI I

Etkinliğin Adı: “Bitkilerin İhtiyaçları” isimli bütünleştirilmiş Türkçe ve Fen Etkinliği Yaş grubu (ay): 48-60 ay

Süre : 45' Eğitim Ortamı: Sınıf

Kazanımlar ve Göstergeleri Bilişsel Gelişim

Kazanım 1. Nesne/durum/olaya dikkatini verir.

(Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum olaya odaklanır. Dikkatini çeken nesne/durum/olayı ayrıntılarıyla açıklar.)

Kazanım 2. Nesne/durum/olayla ilgili tahminde bulunur.

(Göstergeleri: Nesne/durum/olayla ilgili tahminini söyler. Tahmini ile ilgili ipuçlarını açıklar.)

Kazanım 3. Algıladıklarını hatırlar.

(Göstergeleri: Nesne/durum/olayı bir süre sonra yeniden söyler.) Kazanım 17. Neden-sonuç ilişkisi kurar.

(Göstergeleri: Bir olayın olası nedenlerini söyler. Bir olayın olası sonuçlarını söyler.) Dil Gelişimi

Kazanım 2. Sesini uygun kullanır.

(Göstergeleri: Konuşurken/şarkı söylerken nefesini doğru kullanır.

Konuşurken/şarkı söylerken sesinin tonunu, hızını ve şiddetini ayarlar.) Kazanım 5. Dili iletişim amacıyla kullanır.

(Göstergeleri: Konuşma sırasında göz teması kurar. Konuşmayı başlatır. Konuşmayı sürdürür. Konuşmayı sonlandırır. Sohbete katılır. Konuşmak için sırasını bekler.

Duygu, düşünce ve hayallerini söyler.)

Kazanım 7. Dinlediklerinin/izlediklerinin anlamını kavrar.

(Göstergeleri: Dinlediklerini/izlediklerini açıklar. Dinledikleri/izledikleri hakkında yorum yapar.)

Kazanım 8. Dinlediklerini/izlediklerini çeşitli yollarla ifade eder.

(Göstergeleri: Dinledikleri/izledikleri ile ilgili sorulara cevap verir.

Dinlediklerini/izlediklerini başkalarına anlatır.) Kazanım 10. Görsel materyalleri okur.

(Göstergeleri: Görsel materyalleri inceler. Görsel materyallerle ilgili sorulara cevap verir.)

(15)

Sosyal ve Duygusal Gelişim

Kazanım 4. Bir olay veya durumla ilgili olarak başkalarının duygularını açıklar.

(Göstergeleri: Başkalarının duygularını söyler. Başkalarının duygularının nedenlerini söyler.)

Kazanım 15. Kendine güvenir.

(Göstergeleri: Grup önünde kendini ifade eder. Gerektiği durumlarda farklı görüşlerini söyler.)

Motor Gelişim

Kazanım 4. Küçük kas kullanımı gerektiren hareketleri yapar.

(Göstergeleri: Nesneleri yeni şekiller oluşturacak biçimde bir araya getirir.

Malzemeleri keser, yapıştırır, değişik şekillerde katlar.)

Materyaller

 Fon karton, yapıştırıcı ve kavram haritası için gerekli resimler.

Sözcükler

 Ayçiçeği, kök, güneş ışığı

Kavramlar

 Karanlık-aydınlık.

Öğrenme süreci

 Öğretmen, her çocuğu rahatlıkla görebilecek şekilde oturmalarını ister.

Hikâye öncesinde çocuklarla daha önce öğrendikleri parmak oyunlarının tekrarı yapılır. Ardından okunacak hikâye çocuklara gösterilerek hikâyenin konusu hakkında fikirleri alınır.

 “İyi Kalpli Ayçiçeği” adlı hikâye çocuklara resimli kitap kullanılarak anlatılır.

Hikâyede bir ayçiçeğinin üzerine konan kelebeği rahat ettirmek için diğer tüm ayçiçeklerinin aksine güneşi takip etmeyi bırakmasının ardından solmaya başlaması ve bu duruma üzülen kelebeğin hatasını telafi ederek ayçiçeğinin tekrar canlanması konu edilmiştir (Şekil-3).

(16)

Şekil 13.2. İyi Kalpli Ayçiçeği Hikâyesi

 Hikâye anlatıldıktan sonra hikâyeyi tekrar etmek isteyen çocuklara fırsat tanınır ve ardından çocuklara ayçiçeğinin neden solduğu sorulur. Bu soruya, güneş ışığını alamadığı için cevabı verildikten sonra öğretmen çocuklara “Ayçiçeği gibi tüm bitkilerin güneş ışığına ihtiyacı vardır. Sizce bitkilerin başka nelere ihtiyacı vardır?” sorusunu yöneltir ve önceden hazırladığı resimleri çıkararak çocuklarla birlikte tartışarak ve onları fikir yürütmeleri için yönlendirerek Şekil 4’te gösterilen kavram haritası çocuklarla birlikte hazırlanır.

Şekil 13.3. Bitkiler Kavram Haritası

 Çocuklarla birlikte yapılan kavram haritası sınıfta hep birlikte belirlenen bir yere asılır.

(17)

Değerlendirme

 Hikâyede ayçiçeğine ne olmuş?

 Ayçiçeğinin solmaya başlaması size ne hissettirdi?

 Güneş ışığının bitkiler üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

 Siz herhangi bir bitki büyüttünüz mü?

 Bitkinizin büyümesi için neler yaptınız?

Uyarlama

 Sınıfta özel gereksinimli bir çocuk bulunması durumunda, bu etkinliğin yönteminde, kullanılan materyallerde ve öğrenme sürecinde yapılacak düzenlemeler ile dikkat edilmesi gereken noktalar yazılır.

ÖRNEK ETKİNLİK PLANI II

Etkinliğin Adı: “Gölgeler” isimli bütünleştirilmiş Fen ve Matematik Etkinliği Yaş grubu (ay): 48-60 ay

Süre : Gün boyu Eğitim Ortamı: Sınıf

Kazanımlar ve Göstergeleri Bilişsel Gelişim

Kazanım 1. Nesne/durum/olaya dikkatini verir.

(Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum olaya odaklanır.) Kazanım 2. Nesne/durum/olayla ilgili tahminde bulunur.

(Göstergeleri: Nesne/durum/olayla ilgili tahminini söyler. Gerçek durumu inceler.

Tahmini ile gerçek durumu karşılaştırır.)

Kazanım 8. Nesne veya varlıkların özelliklerini karşılaştırır.

(Göstergeleri: Nesne/varlıkların rengini, şeklini, büyüklüğünü, uzunluğunu, dokusunu, sesini, kokusunu, yapıldığı malzemeyi, tadını, miktarını ve kullanım amaçlarını ayırt eder, karşılaştırır.)

Kazanım 9. Nesne veya varlıkları özelliklerine göre sıralar.

(Göstergeleri: Nesne/varlıkları uzunluklarına, büyüklüklerine, miktarlarına, ağırlıklarına, renk tonlarına göre sıralar.)

Kazanım 11. Nesneleri ölçer.

(Göstergeleri: Ölçme sonucunu tahmin eder. Ölçme sonucunu söyler.)

(18)

Dil Gelişimi

Kazanım 7. Dinlediklerinin/izlediklerinin anlamını kavrar. (Göstergeleri: Sözel yönergeleri yerine getirir. Dinlediklerini/izlediklerini açıklar. Dinledikleri/izledikleri hakkında yorum yapar.)

Kazanım 10. Görsel materyalleri okur. (Göstergeleri: Görsel materyalleri inceler.

Görsel materyalleri açıklar. Görsel materyallerle ilgili sorular sorar. Görsel materyallerle ilgili sorulara cevap verir.)

Sosyal ve Duygusal Gelişim

Kazanım 7. Bir işi veya görevi başarmak için kendini güdüler. (Göstergeleri:

Yetişkin yönlendirmesi olmadan bir işe başlar. Başladığı işi zamanında bitirmek için çaba gösterir.)

Kazanım 10. Sorumluluklarını yerine getirir. (Göstergeleri: Sorumluluk almaya istekli olduğunu gösterir. Üstlendiği sorumluluğu yerine getirir. Sorumluluklar yerine getirilmediğinde olası sonuçları söyler.)

Materyaller

 Karton, yapıştırıcı, makas, pipet, oyun hamuru ya da hamur yapıştırıcı, cetvel

Sözcükler

 Gölge, güneş

Kavramlar

 Uzun-kısa.

Öğrenme süreci

 Öğretmen, çocukları sınıfın ortasında toplar ve “Güneş Çemberi” adlı bir deney yapacaklarını söyleyerek masalara oturmalarını ister (Şekil-5).

Deneyin amacı anlatılarak çocukların tahminleri alınır.

Şekil 13.4. Güneş Çemberi

(19)

 Her çocuk için öğretmen tarafından hazırlanan fon kartonun üzerine yapıştırılmış bir daire dağıtılır. Dairenin tam orta noktası işaretlenir.

Öğretmen her çocuğa hamur yapıştırıcı ve birer pipet dağıtarak kendi güneş çemberlerini hazırlamaları için rehberlik eder. Ardından tüm güneş çemberleri camın önüne, güneş ışığını alacak şekilde yerleştirilir.

 Gün boyunca öğretmen birer saat aralıklarla pipetlerin çember üzerine düşen gölgelerini cetvelle çizdirir. Günün sonunda her çocuk kendi güneş çemberini inceler. Cetvelle çizilen çizgilerin uzunlukları karşılaştırılır.

Sırayla bakıldığında günün hangi saatinde gölgelerin en uzun, hangi saatinde en kısa olduğu hep birlikte belirlenir. En uzun gölgenin kaç cm olduğu, en kısa gölgenin kaç cm olduğu ve arasındaki fark incelenir.

Değerlendirme

 Yapılan deneyin adı neydi?

 Deneyle neyi ölçtük?

 Güneşin gün içerisindeki konumunun gölgelerin boylarını değiştirmesi size ne hissettirdi?

 Gölge boylarının her zaman aynı olması mümkün müdür?

 Siz kendi gölge boyunuzu hiç inceleme fırsatı buldunuz mu?

Aile katılımı

 Ailelere haber mektubu gönderilerek yapılan deney hakkında bilgi verilir ve çocuklarıyla çevrelerindeki farklı nesnelerin farklı zamanlarda

gölgelerini gözlemlemeleri konusunda yönlendirilir.

Uyarlama

 Sınıfta özel gereksinimli bir çocuk bulunması durumunda, bu etkinliğin yönteminde, kullanılan materyallerde ve öğrenme sürecinde yapılacak düzenlemeler ile dikkat edilmesi gereken noktalar yazılır.

Deney planı Deneyin adı: Güneş Çemberi Yapın

Deneyin yaş grubu: 4-6 yaş

Deneyin malzemeleri: Karton, yapıştırıcı, makas, pipet oyun hamuru ya da hamur yapıştırıcı, cetvel

Deneyin amacı: Güneşin ışığının farklı zamanlarda farklı olduğunu gösterme Deneyin yapılışı; Bir karton parçasının üzerine bir tabak yardımıyla bir daire çizin.

Çemberi kesip çıkarın ve üzerine de küçük bir güneş kesip yapıştırın. Çemberin merkezine bir parça hamur yapıştırıcıyı hafifçe bastırarak yapıştırın. Bir kamışı ikiye bölüp hamur yapıştırıcıya batırın. Şimdi bu çemberi dışarıya, üzerine binaların ve ağaçların gölgesinin düşmeyeceği güneş alan bir yere bırakın. Kamışın

(20)

gölgesinin düştüğü hattı cetvelle çizin. Saate bakıp çizginin yanına yazın. Her saat başı gölgenin yerini tekrar çizin. Çizgilerin uzunluğu ile ilgili bir şey fark ettiniz mi?

Deneyin sonucu: Dünya döndükçe güneş gökyüzünde değişiyormuş gibi gözükür.

Gölgeler öğle vakti kısadır, çünkü Güneş en yüksek noktadadır. Gölgeler öğleden önce ve sonra daha uzundur. Çünkü güneş daha alçaktadır. Güneş çemberi, mekanik saat icat edilmeden önce insanların saati öğrenmek için kullandıkları Güneş saatine benzer, ama zamanı onun kadar kesin göstermez. Bunu yapabilmesi için yılın hangi döneminde ve Dünya’nın neresinde bulunduğumuza bağlı olarak, kamışın belirli bir açıda yerleştirilmesi gerekir.

Not: Bu deney yılın farklı dönemlerinde yapılarak karşılaştırılabilir. Ayrıca bu deney güneş sistemini çocuklara anlatırken uygulanabilir.

ÖRNEK ETKİNLİK PLANI III

Etkinliğin Adı: “Deprem” isimli bütünleştirilmiş Fen ve Türkçe Etkinliği Yaş grubu (ay): 48-60 ay

Süre : 40' Eğitim Ortamı: Sınıf

Kazanımlar ve Göstergeleri Bilişsel Gelişim

Kazanım 1. Nesne/durum/olaya dikkatini verir.

(Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum olaya odaklanır. Dikkatini çeken nesne/durum/olaya yönelik sorular sorar. Dikkatini çeken

nesne/durum/olayı ayrıntılarıyla açıklar.)

Kazanım 2. Nesne/durum/olayla ilgili tahminde bulunur.

(Göstergeleri: Nesne/durum/olayla ilgili tahminini söyler. Tahmini ile ilgili

ipuçlarını açıklar. Gerçek durumu inceler. Tahmini ile gerçek durumu karşılaştırır.) Kazanım 17. Neden-sonuç ilişkisi kurar.

(Göstergeleri: Bir olayın olası nedenlerini söyler. Bir olayın olası sonuçlarını söyler.) Dil Gelişimi

Kazanım 2. Sesini uygun kullanır.

(Göstergeleri: Konuşurken/şarkı söylerken nefesini doğru kullanır.

Konuşurken/şarkı söylerken sesinin tonunu, hızını ve şiddetini ayarlar.) Kazanım 5. Dili iletişim amacıyla kullanır.

(Göstergeleri: Konuşma sırasında göz teması kurar. Konuşmayı başlatır. Konuşmayı sürdürür. Konuşmayı sonlandırır. Sohbete katılır. Konuşmak için sırasını bekler.

Duygu, düşünce ve hayallerini söyler.)

(21)

Kazanım 6. Sözcük dağarcığını geliştirir.

(Göstergeleri: Dinlediklerinde yeni olan sözcükleri fark eder ve sözcüklerin anlamlarını sorar. Yeni öğrendiği sözcükleri anlamlarına uygun olarak kullanır.

Kazanım 7. Dinlediklerinin/izlediklerinin anlamını kavrar.

(Göstergeleri: Dinlediklerini/izlediklerini açıklar. Dinledikleri/izledikleri hakkında yorum yapar.)

Sosyal ve Duygusal Gelişim Kazanım 10. Sorumluluklarını yerine getirir.

(Göstergeleri: Sorumluluk almaya istekli olduğunu gösterir.) Kazanım 15. Kendine güvenir.

(Göstergeleri: Grup önünde kendini ifade eder. Gerektiği durumlarda farklı görüşlerini söyler.)

Materyaller

 Hikâyedeki karakterlere ait pazen kartlar.

Sözcükler

 Deprem, önlem, vida.

Kavramlar

 Sivri-küt, kaygan-pürüzlü.

Öğrenme süreci

 Öğretmen, çocukları sandalyelerinde U şeklinde oturmaları konusunda yönlendirir. Çocuklarla deprem üzerine sohbet edilir. Öncelikle çocukların depremin ne olduğu ile ilgili tahminleri alınır. Ardından depremi anlatmak için analoji kullanılır. Deprem, ok ve yaya benzetilir. Fay hattı yaya, toprak yayın ipine ve gerilim enerjisi de oka benzetilir. Bunun üzerine çocukların soruları cevaplanır. Deprem ile ilgili nasıl önlemler alınabileceği üzerine sohbet edilir ve hikâye etkinliğine geçilir.

 Çocuklara “Depremde Ne Yapmalı” adlı hikâye pazen kart tekniği kullanılarak anlatılır.

 Hikâye anlatımından sonra çocuklara hikâye ile ilgili sorular sorulur ve isteyen çocuklara hikâyeyi tekrar etmeleri için fırsat verilir.

(22)

Şekil 13.5. “Depremde Ne Yapalım?” Hikâyesi

Değerlendirme

 Deprem nedir?

 Depremi neye benzetmiştik?

 Depremde ne yapmak gerekir?

 Daha önce hiç deprem yaşadınız mı?

 Deprem olabileceğini düşünmek size nasıl hissettiriyor?

Uyarlama

 Sınıfta özel gereksinimli bir çocuk bulunması durumunda, bu etkinliğin yönteminde, kullanılan materyallerde ve öğrenme sürecinde yapılacak düzenlemeler ile dikkat edilmesi gereken noktalar yazılır.

Depremde ne yapalım?

Evin sahibi dışarı çıktı… Kapı kapandı. Üç kere anahtarın çevirme sesi duyuldu. Bir an evde sessizlik oldu.

Önce giysi dolabı; “Gittiler mi?” diye sordu. Buzdolabı mutfaktan seslendi;

“Evet yalnızız!” dedi. Giysi dolabı; “Çok mutluyum, ya siz?” Evdeki tüm eşyalar hep bir ağızdan; “Evet” dediler. Giysi dolabı; “Üstümdeki yükleri indirdiler, arka tahtamı duvara çivilerle çakıp sağlamlaştırdılar. Şimdi daha rahatım.”

Buzdolabı: “Mutfakta büyük değişiklikler var. Mutfak dolabına, kapakları kendiliğinden açılmasın diye çengelli kilit yapıldı. Ocakta kullanılan tüpe çelik kemer bağlandı. Ya ben? Duvara sabitlenerek, evde yaşayan insanlara zarar vermem engellendi.”

Televizyon, büyük bir keyifle söze karıştı: “En sonunda başardım! Deprem için alınması gereken önlemler hangi kanalda ise, ayarımı hemen o tarafa çevirdim. Evin babası da beni dinledi. Evde alınması gereken önlemleri aldı. Artık mutluyum.”

(23)

Evin salondaki lambası söze karıştı; “Tellerim gözüküyordu. Bakımımı yaptılar, beni bile sağlamlaştırdılar.”

Yenilenen perdeler; “Biz de kısa perdeydik. Şimdi pencere boyunca uzadık.

Deprem anında cam ve dışarıdan gelen diğer cisimleri tutabiliriz artık.” diyerek sevinç kahkahası attı. Eteklerini rüzgârla şişirdi.

Artık her şey, olabilecek depreme karşı insanlara zarar vermemek üzere düzenlenmişti. Televizyon ve bilgisayarın altına kaymaz kumaş konmuş, sağlam vidalarla duvara tutturulmuştu. Kütüphanedeki kitapların durduğu raflar sağlamlaştırılmış, önlerine kolaylıkla açılabilen, ani deprem sarsıntısından düşmelerini engelleyici kayışlar takılmıştı.

Evdeki tüm eşyalar mutluydu. Derken cılız bir ses duyuldu; “Ya biz?” Bu ses, yatak odasında duran fener ve yatağın altındaki kolay giyilebilir ayakkabılardan geliyordu. Deprem anında elektrikler kesildiğinde, fener hemen iş başı yapacaktı.

Yatağın altındaki ayakkabılar da, ayaklara giyilmek üzere hazır bekliyordu.

Artık hem ev halkı, hem de kendileri güvendeydi. Bütün gün yapılan

değişiklikleri konuştular. Depremde oluşabilecek zararların, önlenmesinden dolayı mutluydular. O da ne? Bir anahtar sesiyle hepsi sustu. Kapı açıldı. Evin sahibi gelmişti.

Banu ÖZKAN

Bireysel Etkinlik • Örnek olarak sunulan fen etkinliklerinde çocukların hangi bilimsel süreç becerileri desteklenmektedir?

Tart ış ma

•Fen etkinliklerini planlama aşamasında eğitimci etkinliğe çocukların dışında başka kimlerin katılımını planlayabilir ve katılımcıların fen etkinliği bağlamında katkıları neler olur?

Tartışınız.

•Düşüncelerinizi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan

“tartışma forumu” bölümünde paylaşabilirsiniz.

(24)

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE MATEMATİK EĞİTİMİ

Sayı ve Sayma

Çocuklarda sayı kavramının gelişimi, bir sıra içerisinde uzun bir sürede meydana gelir ve bu sıralı gelişim sürecinde, bir adımın atlanması üst bir adıma geçişi zorlaştırır. Çocuklar yaklaşık iki yaşından itibaren saymaya başlarlar ve altı yaşına kadar yetişkinlere yakın bir tarzda nasıl sayıldığını, saymanın nasıl kullanıldığını geliştirirler.

Çocuklarda sayı kavramı gelişirken aşağıdaki sırayı takip eder;

 Sözel sayma

 Düzenli sayma (sayının sıra değeri)

 Birebir eşleme

 Saymadaki en son sayının değeri (sayının kardinal özelliği)

 Sayının korunumu

 Karşılaştırma (azlık-çoklu, aynılık, eşitlik)

Sayıların anlaşılması, temel olarak sayının kardinal ve ordinal özelliğinin anlaşılmasını içermektedir. Sayının kardinal özelliği, bir grupta yer alan nesnelerin (bir kümenin) kesin sayı değerini belirtir. Sayının ordinal özelliği ise bir gruptaki nesnelerin sayılarına göre sıralanması anlamına gelmektedir.

Aritmetik

Okul öncesi dönemde çocukların, sayı sayma ve sayılarla çeşitli çalışmalar yapmaları gerekmektedir. Aritmetik öğretiminde sayı saymanın önemi dolayısıyla, küçük yaşlardaki bu tür gelişmeler büyük önem taşımaktadır. Okul öncesi

dönemde çocuklar toplama ve çıkarma işlemlerini, somut nesneler yardımı ile yapabilmektedirler. Çocuklar kendilerine sunulan iki nesne setinin

birleştirilmesinin (nesnelerin sayısındaki artma) toplama işlemi olduğunu, setteki bir grup nesnenin ayrılmasının (nesnelerin sayısındaki azalma) ise çıkarma işlemi olduğunu anlamaktadırlar.

Toplama işlemi

Toplam işlemi çocuklara öğretilmeye çalışıldığında öncelikle işlem kavramının anlamı, işlem kavramı ile ilgili temel olaylar ve algoritma

geliştirilmelidir. Toplama işlemi, çocuklar için iki niceliği birleştirme işlemidir. İki nesne setinin birleştirilmesi, çocuklar için toplama işlemi anlamına gelmektedir.

Çocuklar, nesne setlerindeki niceliksel miktarı birleştirdikten sonra oluşan yeni niceliği sayar ve sonucu söylerler.

Çıkarma işlemi

Çıkarma işlemi de aynen toplama işlemi gibi çocuklar tarafından

anlamlandırılması ve karşılaştıkları problem durumlarında kullanmaları gereken bir işlemdir. Okul öncesi yaş grubu çocuklarla çıkarma işlemi çalışılırken diğer kavram ve becerilerde olduğu gibi somut nesnelerden ve somut durumlardan

yararlanılması gerekmektedir. Çocuklar günlük yaşantıları içerisinde çıkarma Çocuk bir grup nesneyi

sayıp, son saydığı nesnenin sayı değerinin gruptaki nesne sayısının değeri

olduğunu kavraması, sayıların anlaşılması

için çok önemli bir beceridir.

Toplama işlemi ekleme olarak, çıkarma işlemi

de ayırma olarak uygulanmaktadır.

(25)

işlemini kullanmaktadırlar. Örneğin, elindeki şekerleri arkadaşı ile paylaşan bir çocuk kendisinde ilk önce bulunan şekerden daha az sayıda şeker kaldığını fark eder. Çıkarma işlemi çocuklara iki yolla gösterilmelidir:

Kıyaslama: Çocuklara başlangıçta iki nicelik sunulmalı ve bu nicelikler arasındaki farka dikkat çekilmelidir.

Ayırma: Çocuklara sunulan bir grup nesneden belli sayıda nesneyi ayırmaları istenir ve istenilen sayıda nesne ayrıldıktan sonra geriye kalan nesneler saydırılır.

Çocuklar, çıkarma işlemini yaparken ilk önce geriye doğru sayma eğilimindedirler.

Çocukların çıkarma işlemi ile çalışmalarını çeşitli durumlarda desteklemek, 0’ın çıkarma işleminde sonucu değiştirmediğini, bir sayıdan aynı sayıyı çıkarınca sonucun 0 olduğu ve çıkarmanın toplama işleminin tersi olduğunu gösteren çeşitli etkinlikler yapılmalıdır.

Kesirler

Kesir bir bütün ile o bütünün bir parçası arasındaki ilişkiyi temsil eden bir kavramdır. Ayrıca kesir kavramı, parçanın bütünle karşılaştırılması, bölme ve oran olmak üzere üç anlamda kullanılır. Çocuklara bütün kavramı öğretildikten sonra, onlarla bütünün parçalarına yönelik çalışmalar yapılmalı, parça ve bütün

arasındaki ilişki öğretilmelidir. Burada çocuk, bazı şeylerin özel parçaların bir araya gelmesinden oluştuğunu, setlerin parçalara ayrılabildiğini, bütünün daha küçük parçalara bölünebildiğini öğrenirler. Çocuklar ile çalışılırken somut olarak elmanın yarısı, çeyreği, bütünü gibi etkinlikler ile bu kavramlar somutlaştırılır. Daha sonra ise çocuklara verilen 8 kestaneyi 4 kişiye paylaştırmaları istenir ve 8 kestane bir bütün olarak düşünüldüğünde bu bütünün 1/4 ’ü elde edilmiş olur. Burada kesirlerin bölme işlemiyle de ilişkisi görülmektedir.

Ölçme

Okul öncesi dönemde ölçme; uzunluk, alan, hacim, ağırlık, zaman ve sıcaklık gibi kavramlar çocuklara somutlaştırılarak sunulur. Ölçme, nesnelerin özelliklerinin karşılaştırılabilmesi için sayısallaştırılacak değerler atamayı içeren, en önemli ve faydalı matematik becerilerinden biridir. Okul öncesi dönemde, çocuklar ilkokula başlamadan yani 6-7 yaşlarından önce karşılaştırmalar yaparken, standart olmayan birimlerin kullanılması uygun görülmektedir. Uzunluk, alan, hacim, ağırlık, zaman ve sıcaklık gibi kavramlar çocukların karşılaştırmalar yapabilecekleri ve somut deneyimler işe koşularak kavratılmalıdır. Ayrıca çocuklar ile etkinlik yapılırken sunulan problem durumlarında, seçeneklerin sayısı ve seçenekler arasındaki farklılıkların derecesi çocukların yaşları göz önüne alınarak

düzenlenmelidir. Çocukların grafik okuma ve grafik oluşturma becerileri ise ölçme becerisi sunulurken desteklenecek becerilerdir. Örneğin, çocuklar uzunlukları karşılaştırırken standart olmayan birimleri kullanarak nesnelere grafikte bu birimleri atayabilir ve sayısal değerleri göz önüne alarak karşılaştırmaları grafik üzerinden gerçekleştirebilirler. Bir grafikten yararlanılarak nesnelerin uzunluğu, alanı, hacmi, ağırlığı konusunda çocuklar fikirlerini tartışabilir ya da kendilerine verilen bir grup nesnenin ölçümlerini yaptıktan sonra elde ettikleri sonuçları grafikle gösterebilirler.

Kesir çalışmaları bölme işlemi ile bütünleştirilmeli ve çocuklara bölme işlemi

için alt yapı oluşturulmalıdır.

Çocuklar ile ölçme çalışılırken standart olmayan ölçü birimleri

kullanılmalıdır.

(26)

Geometri

Geometri matematiğin önemli bir öğesidir ve öğrencilerin içinde yaşadıkları dünyayı analiz etmelerine ve yorumlamalarına olanak sağlar. Bundan dolayı öğrencilerin geometrik kavramlara yönelik anlayışlarını geliştirmelerinin yanı sıra yeterli geometri ile ilgili becerileri kazanmaya ihtiyaçları vardır.

Şekil

Küçük çocuklar çevrelerindeki nesnelerin şekillerini inceleyerek okul öncesi dönemde geometrik kavramları oluştururlar. Çocuklar için, geometri oyun ile başlamaktadır. Geometride zengin ve uyarıcı öğretim, oyunlar ile ve eğlenceli bir biçimde sağlanabilir. Bu oyunlar ise mozaikler, bloklar, yap bozlar, tangamlar gibi materyallerin kullanıldığı oyunlar olabilir.

Okul öncesi dönemde ilk akla gelen kavramlar temel geometrik şekillerdir.

Şekillerin çalışılmasında odak nokta iki ve üç boyutlu şekillerin özellikleri olmalıdır.

Başlangıçta çocuklara şekilleri manipüle edecekleri ve kendi ölçütlerini kullanarak sınıflandıracakları fırsatlar sunulmalıdır. Çocuklar şekillerin kenarlarının aynı uzunlukta olduğunu fark ederler ve bu noktada şekillerin isimlerini kullanarak neden şeklin bu şekilde isimlendirilmiş olabileceğini tartışmaya açabiliriz. Şekiller ile çalışılmaya başlandığında çocuklar parmakları ile bir şeklin kenarlarını izleyerek şeklin kenarlarını ve köşelerini fark edebilirler. Çocuk bunu yaparken öğretmen

“bu kenar, burası da köşe” gibi ifadeleri kullanarak çocuğa sözel bilgi de

kazandırabilir. Ayrıca öğretmen burada çocukların dikkatini açıların farklılıklarına da çekebilir. Örneğin çocuklar parmaklarını bir dik üçgenin kenarında gezdirirken dik açının olduğu kısma gelindiğinde “köşe” ifadesi, diğerlerinde ise “uç” ifadesi kullanılabilir. Çocuklara sunulan şekillerin aynı şekil grubunda yer alan çok sayıda farklı örneklerini (kenar ve açı özellikleri bakımından) içermeleri sağlanmalıdır (eşkenar üçgen, ikizkenar üçgen, dik üçgen vb).

Mekân

Mekânsal algı, çevrede yer alan nesneler ve insanlar ile ilişki içerisinde bireyin kendi farkındalığıdır. Çocuk, mekânda (space) yaşamak, nefes almak ve daha iyi hareket etmek için onu bilmek ve tanımak zorundadır. Mekânsal muhakeme (akıl yürütme), mekânda yer alan nesnelerin yapılandırılmasını, manipüle edilmesini, bu nesneler arasındaki ilişkilerin ve dönüşümlerin zihinsel olarak betimlenmesini içeren bir süreçtir. Ayrıca mekânsal düşünme-şekilleri farklı pozisyonlarda görselleştirme ve hareketlerini hayal etme-çocukların matematiksel gelişiminde çok önemlidir. Çocuklar yön, uzaklık ve yer gibi çeşitli mekânsal anlayışlar geliştirmeye ihtiyaç duyarlar.

Erken çocukluk yıllarında basit haritalar yapılan etkinlikler, pozisyon kelimelerinin kullanımı ve farklı pozisyonlarda şekillerin manipüle edilmesi için oluşturulan fırsatlar çocukların mekân algısının gelişimi için çok önemlidir. Bu beceriler rutinler ya da planlanan etkinlikler süresince önemsenmelidir. Örneğin, okul öncesi eğitim kurumunda kullanılacak basit haritalar sayesinde öğretmen yön kelimelerini, geometrik sınırları, uzaklıkları ve resimsel gösterimleri kullanarak çocuklara mekânsal beceriler kazandırabilir. Bunların yanında bir nesnenin Şekiller öğretilirken her

şeklin farklı örneklerine yer verilmelidir. Ayrıca şekillerin döndürülmüş

görünümleri sunulmalıdır.

Çocukların yer ve yön kavramlarını kazanmaları basit harita

ve krokiler kullanılarak etkin biçimde

desteklenir.

(27)

hareketine yönelik olarak kullanılan dil (sağ, sol, aşağı, yukarı gibi) ve hareket ettirildikten sonra nesnenin alacağı duruma yönelik ifadeler mekânda bir nesnenin hareketi ile birleştirilmelidir. Çocuklar dinamik imgeleri/imajları manipüle etmeyi öğrenirler, şekillerin imgelerini oluşturup zenginleştirirler ve sözel, analitik bilgi ile mekânsal bilgilerini ilişkilendirirler ve görsel düşünme çeşidinin ötesine geçerler.

Okul Öncesi Eğitimde Matematik Kavramlarının Kazandırılmasında Etkinliklerin Kullanılması

Okul öncesi eğitimde matematikle ilgili kavram ve beceriler gün içerisinde çeşitli rutin etkinlikler kullanılarak kazandırılabilir. Sayılar ve işlemler (toplama, çıkarma) okul öncesi matematik öğretiminde kazandırılması gereken kavramlar oldukları için bu kavramların kazandırılmasında da rutin etkinliklerden

yararlanılmaktadır. Bu etkinlikler yemek, kahvaltı, toplanma, temizlik gibi etkinliklerdir.

Okul öncesi dönemde bulunan çocukların gelişim özellikleri dikkate alındığında yaparak yaşayarak öğrenmelerine fırsat verilebilen uygun yöntem ve teknikler seçilmeli, çocukların dikkat süreleri ve ilgileri göz önünde

bulundurulmalıdır. Etkinlikler çocuklara bilişsel olarak önemli fırsatlar, açık öğrenme olanakları ile çoklu öğrenme ortamları sağlar. Bu yüzden okul öncesi eğitimde matematiksel kavramlar ve beceriler çocuklara testlerle ya da ders şeklinde kazandırılmaya çalışılmamalıdır. Çocukların zevk alabilecekleri ve katılımlarının sağlanabileceği müzik, oyun, dil vb. etkinlikler ile uygun deneyimler için ortamlar oluşturulabilir. Okul öncesi dönemde çocuklara doğal öğrenme ortamları, kavramları ve bilgileri somutlaştırma, hatalardan öğrenme, özgürce hareket olanağı, yeteneklerinin desteklenmesi ve yeterince materyal

sağlanmalıdır.

Etkinlikler sırasında çocuklar grup ile birlikte çalıştıkları için ortaklaşa hareket edebilirler. Yapılan çalışmalar ile kendilerine güvenleri gelişir ve başarısız olma kaygısından kurtulurlar. Çocuklarla çalışma yapılırken dikkat edilmesi gereken bir başka önemli nokta da ev ve okul arasında ilişki kurarak gelişimlerini destekleyebilmektir.

Matematik eğitimi programının amaçları kısaca aşağıda sıralanmıştır:

 Çocukların matematiğe karşı olumlu tutumlar geliştirmeleri desteklenmeli,

 Matematiğin yaşam içerisinde gerekliliği ve önemi kavratılmalı,

 Çocukların gelişimsel özelliklerine uygun kavramları anlamaları ve öğrenilen kavramları kullanma becerilerini desteklenmeli,

 Çocukların eşleştirme, sınıflama, sıralama, örüntü, karşılaştırma, akıl yürütme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, problem çözme, sezgisel düşünme ve tahmin etme şeklinde sıralanan düşünme becerileri

geliştirilmelidir.

(28)

Matematik Materyalleri

Matematik merkezinin amacı: çocukların, sayma, gruplama, karşılaştırma, zamanı, ölçme, toplama-çıkarma işlemi ve geometrik şekillerin öğrenilmesine yardımcı olmak, problem çözme becerileri, sosyal becerileri ve küçük kasları desteklemek olarak ifade edilebilir. Matematik köşesinde bulunabilecek materyallerden bazıları: saatler, bozuk paralar, cetveller, teraziler, pazen tahta, saymak için çeşitli nesneler, geometrik şekiller, dokunma duyusuyla algılanabilen materyaller, yap bozlar, ölçme kapları, dominolar, sayma küpleri, çeşitli özellikte bloklar, kâğıtlar, kalemler, bilgisayar, yazı tahtası, vb.dir.

Matematik Etkinlikleri İle İlgili Kavramların Kazandırılmasında Temel İlkeler

Matematik kavramlarının kazandırılmasında kullanılan yöntem ve

tekniklerin uygulanmasında bazı ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Eğitim programında dikkate alınması gereken öğrenmeye temel olacak ilkelerden bazıları;

keşfederek öğrenme ilkesi, aktif öğrenme ilkesi, hareket yoluyla öğrenme ilkesi, sosyal etkileşim ilkesi, iş birliği yoluyla öğrenme ilkesi, yaşama yakınlık ilkesi, çocuğa uygunluk ve bireyselleştirme ilkesidir.

Okul Öncesi Eğitimde Matematik Etkinliklerini Planlarken ve Uygularken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Öğretmenlerin matematik etkinliklerini planlarken dikkat etmesi gereken ilkelerden bazıları aşağıda sıralanmıştır:

 Matematik günlük yaşama uyarlanarak ve somut deneyimleri içeren etkinlikler hazırlama,

 Büyük grup ve küçük grup çalışmalarını kapsayan etkinlikler hazırlama,

 Matematik kavramlarının öğretiminde farklı yöntem ve teknikleri kullanma,

 Çocukların gelişimsel özelliklerine uygun problem durumları oluşturma,

 Kavram öğrenme basamaklarına uygun olarak etkinlikleri planlama ve uygulama,

 Matematik etkinliklerinin uygulanmasında çocukların tüm gelişim alanlarına yönelik etkinlikleri seçme ve uygulanma,

 Nesneler arsındaki ilişkilerin öğrenilmesini destekleyen etkinlikleri hazırlama,

 Çocukların bağlantıları görmelerine yardımcı olma ve bakış açılarını değiştirmelerine olanak tanıyan etkinliklere yer verme,

 Çocukların matematiksel kavramları ilk elden deneyimlerle, yaparak yaşayarak kazanmalarına yardımcı olacak etkinlikler hazırlama,

 Matematiksel kavramların öğretilmesinde oyunlar ve diğer eğitim etkinliklerinden yararlanma.

Matematik etkinlikleri düzenlenirken çocukların gelişim özelliklerine göre

etkinliklerde seçeneklerin sayısı ve

farklılıkların derecesi düzenlenir.

Referanslar

Benzer Belgeler

mi nedir” sorularıyla pekiştirme, özne ve yüklem arasındaki eylem uyuşması, “bu” kelimesinin hem gösterme sıfatı olarak ilk dizede “âşık”ı hem de son dizede

Yapılan bu araştırmada bütünsel gelişime odaklı oyunun bir yöntem olarak çocuğun gelişimini destekleme yönünde etkili biçimde kullanılabilmesi için, okul

Ölçeğin güvenirlik düzeyini test etmek için Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı hesaplanırken; BZTÖ’ nün faktör yapısının Türk egzersiz katılımcılara

Bir sayısal fonksiyon oluşturmak için, gri düzey değerlerinin farklı miktarlara dönüştürülmesi (nicelendirilmeleri) gerekmektedir. Şekil 2.4.c'nin sağ tarafı

(eclat) yonga veya büyük lamlarda vurma yüzü (plan de frappe), vurma yumrusu (bulbe de percussion) mevcut olup; hepsi de çakmaktaşından yapılmıştır.. Bunlardan bir

Denetmenlerin denetim davranıĢlarının yeterlikleri ile ilgili verilen genel bulguların (Ek 6-Tablo 15) yanında, denetmenlerin denetim sürecinde sergiledikleri

E)when it is the happiest time imaginable 76-Despite the fact that the price was reasonable , …….. A)there were long queues outside the shop B)Jacqueline really wanted to buy the

Faktör 1 dikkat, bellek gibi bilişsel süreçlerin etkinliğini ar­ tırmak için mizahın kullanılmasını, Faktör 2 grupla ve karşı cinsle iletişinı-ctkilcşinı