• Sonuç bulunamadı

GEN EKSPRESYONUNUN DÜZENLENMESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "GEN EKSPRESYONUNUN DÜZENLENMESİ"

Copied!
14
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GEN EKSPRESYONUNUN DÜZENLENMESİ

Hücrelerde bazı enzimlerin sentezleri ve aktiviteleri değişmez bunlara yapısal

(konstitütif) enzimler denir.

Bazı enzimler ise ortam şartlarından etkilenir.

Hücre enzimatik reaksiyonları başlıca iki şekilde kontrol eder.

1. Enzim aktivitesini düzenler 2. Enzim sentezini kontrol eder.

(2)

Enzim Aktivitesinin Düzenlenmesi (posttranslasyonel regülasyon)

Enzim büyük inaktif bir öncü proteinin bir parçası olarak sentezlenir. Daha sonra enzim bu öncü proteinden ayrılır.

•Enzim parçalanarak aktivitesi azaltılır.

Enzim aktivitesinin düzenlenmesinde geri dönüşümlü ve geçici düzenleme yapan Feedback inhibisyonu ve kovalent modifikasyon da hücre tarafından kullanılmaktadır.

(3)

Feedback İnhibisyonu

Enzimlerin bazı bileşiklerle inaktive edilmesi

Bu inhibisyonda metabolik yolda oluşan son ürün bu yoldaki ilk enzimi inaktive eder.

Bunun sonucunda son ürün daha fazla üretilmez.

Allosterik ve izoenzimler kullanılır.

(4)

Feedback İnhibisyonu

(5)

Feedback İnhibisyonu

Eğer arjinin amino asiti fazla

sentezlenirse N-asetil glutamat

sintaz (AGS) enzimi arjininle inhibe edilir,

prolin fazla ise prolin, glutamil

kinaz (GK) enzimini inaktive eder.

AGS    Arjinin

Glutamik asit

GK    Prolin

(6)

Kovalent modifikasyon

Özel bir enzimi geçici olarak inaktive eden bir düzenleme mekanizmasıdır.

Bazı küçük organik moleküllerin enzime ilavesi yada çıkarılmasıyla enzim

aktivitesi kontrol edilir.

Allosterik enzimlere benzer şekilde,

enzime kovalent olarak bağlı bir bileşiğin enzimde yapısal bir değişiklik

oluşturması sonucu enzim aktivitesi engellenir. Bu bileşik uzaklaştığında

enzim normal aktivitesine devam eder.

AMP, ADP, inorganik fosfat yada metil ilavesiyle bazı enzimlerin aktivitesi bu şekilde etkilenmektedir.

(7)

Bazı proteinlerin posttranslasyonal modifikasyonları geri

dönüşümsüzdür.

mRNA splicing  intron

Protein splicing  intein (bir peptid)

Bu olay, arke, bakteri ve ökaryotların bazı proteinlerinde görülmektedir.

DNA girazın (topoizomeraz II)

Mycobacterium leprae (GyrA proteini)

(8)

Enzim Sentezinin Düzenlenmesi

Enzim sentezinin transkripsiyon düzeyinde kontrolünde;

bazı enzimlerin sentezinin azalması represyon,

bazı enzimlerin sentezlerinin artması ise indüksiyon olarak adlandırılmaktadır.

(9)

regülon

E. coli’de maltoz kullanımı için

birden fazla operon bulunmaktadır.

Bu operonları maltoz aktivatör protein kontrol etmektedir.

Birden fazla operonun aynı regülatör proteinle kontrol edildiği bu tip

operonlar regülon olarak adlandırılmaktadır.

Regülonlar negatif kontrolün olduğu operonlarda da (örneğin arjinin

regülonu) bulunmaktadır.

(10)

1. İki elemanlı regülatör sistemleri

Dış sinyaller hücreye giremez

Bir sensor tarafından algılanıp hücre aktive edilir. (sinyal transdüksiyon)

Sinyal transdüksiyon sistemleri iki

kısımdan oluşur (iki elamanlı sistem):

1. Hücre membranındaki sensor protein

2. Hücre içindeki regulator protein (response regulator protein)

Sensör kinaz  fosforilasyon  regulator protein

(11)

2. Quorum Sensing (Yeterli sayıda Algılama)

Quorum: Yeterli Sayı

Sensing: Algılama

Aynı türün hücre yoğunluğu ile kontrol edilen bir

düzenlenme sistemidir.

Yeterli hücre sayısı varsa özel bir biyolojik cevap oluşturulur.

(12)

Quorum Sensing

Aliivibrio fischeri  biyoluminesens

özellik lusiferaz  ışık  lux operonları

Otoindüktör Açillenmiş homoserin Laktonlar (AHLs) yeterli miktarda

olduğunda  Lux R aktive olur  lux operonları çalışır  ışık

Uzun zincirli alifatik bir aldehit (RCHO) + O2 + Flavin mononükleotit

(FMNH2) Lusiferaz  FMN + RCOOH + H2O + ışık

Lux R aktivatör proteini  lux operonlarını çalıştırır

(13)

Photobacterium spp. Aliivibrio fischeri, Vibrio spp. Fakültatif, Oksijenli ortamda ışık saçar

Pseudomonas aeruginosa, E. coli  biyofilm

Staphylococcus aureus  kısa peptit

Haloalkalifil arkeler Natronacoccus occutus  proteaz

Ökaryot Saccharomyces cerevisiae, Candida  aromatik alkoller  tek hücre yada filament

(14)

Tüm organizmalar, genlerinin yorumlanmasını başlıca iki yolla kontrol ederler.

Yaygın olarak Bakteri ve Arkeler tarafından kullanılan DNA bağlanma proteinlerinin yer aldığı enzim indüksiyonu ve represyonu

birinci yoldur.

Diğer yol ise çoğunlukla ökaryotlar tarafından kullanılır. RNA polimeraz enziminin protein alt üniteleriyle sinyaller aktarılır.

Replikasyon ve transkripsiyon mekanizmaları ökaryotlara benzeyen arkelerin,

transkripsiyon regülasyonları açısından bakterilere benzemesi oldukça ilginçtir.

4. Archaea transkripsiyon kontrolü

Referanslar

Benzer Belgeler

Mayadaki gen düzenleyici devrede üç anahtar düzenleyici proteinin (Mata1, Matalfa1, Matalfa2) kontrol ettiği gen setleri örneğinde, Mat alfa1, Mcm1 ile birlikte

Az sayıda gen düzenleyici proteinin değişik kombinasyonları gelişim sırasında birçok hücre tipini oluşturabilir.. Tamamen varsayımsal örnekte sekiz farklı

biyosentezini azaltarak; enzim veya kofaktörlerini parçalayarak; enzim konformasyonunda allosterik değişmeler yaparak veya enzimle ilgili doku.. fonksiyonunu bozarak

Ardından zaman zaman ür edursıın birukç il Medeniyet yolunda yürüyecek bu kervan!..., İlk kızıl vaha oldu o çöl me ydanda bu kan. Onlarda zerresi yok, Yezit gibi,

Bilgenin modelinde sarı ataç adenini, kırmızı ataç timini, mavi ataç guanini, yeşil ataç sitozini, kırmızı düğme fosfatı, mor düğme ise deoksiriboz. şekerini

Orada, bir tiyatro sahnesindeki gibi, or­ tada Binbaşı Enver Bey, sağın­ da ve solunda ünlü silâhşörleri Mustafa Necip ile Yakup Cemil ve bir sürü

[r]

However, the first primer pair was determined to bind to the target sequence more efficiently compared with the second primer (Figure 3.7 and 3.8, and Table 3.12 and 3.14),