• Sonuç bulunamadı

Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü"

Copied!
151
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

Sağlık Bilimleri Yüksekokulu

Hemşirelik Bölümü

Dersin Haftası: 4. Hafta

Dersin Öğr. Üyesinin Adı: Dr. Öğr. Görevlisi Nevriye ELMAS Bölüm Adı

DersinAdı Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşeriliği

(3)

Geçen Ders Hakkında

*Geçen ders çocukluk ve ergenlik çağı uyum ve davranış bozukluklarını gördünüz.

*Ayrılık anksiyetesi, disleksi, hiperaktivite bozukluğu, okul fobisi hakkında bilgi sahibi oldunuz.

*Çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları konusunda hemşirelik yaklaşımının ne olacağını kavradınız.

(4)

2 Kasım 2020 Pazartesi 08.30-12.30 9 Kredi

B Blok

Ders Günü ve Saati

Görüşme Gün ve Saatleri

Dersin Öğretim Üyesinin Konumu Dersin Kredisi

GBS Linki

DERS BİLGİLERİ

https://rsh.gelisim.edu.tr/bolum/ruhsağlığıvehastalıkları-401/mufredat

Laboratuvar

(5)

Cumhuriyetimizin 97. yılı hepimize kutlu olsun!

(6)

Kurtuluş Savaşı kadın, erkek, çoluk çocuk her yaşta

insanın desteği ile kazanıldı.

(7)

Atatürk ve silah arkadaşlarına saygı ve minnetle…

(8)

Atatürk ve ‘‘Kadın’’

(9)

Atatürk ve ‘‘Kadın’’

(10)

Atatürk ve ‘‘Kadın’’

(11)

‘‘Dünya üzerinde gördüğünüz her şey kadının eseridir’’

Mustafa Kemal ATATÜRK

(12)

‘‘Kahraman Türk kadını sen yerlerde

sürünmeye değil; omuzlar üzerinde

yükselmeye layıksın.’’

(13)

*5 Aralık 1934’te Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.

*Fransa’da 1945’te yapılan yasa değişikliği ile kadına parlemontoda seçimlerinde oy kullanma hakkı verildi.

*Türkiye Fransa ve İtalya’dan 11 İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülke olarak tarihe geçti.

(14)

Haftalık Akış

*Kişilik nedir?

*Kişilik bozukluğu nedir?

*Kişilik bozukluklarının sınıflandırılması(A,B,C kümesi kişilik bozuklukları)

*A Kümesi .Paronoid kb

.Şizoid kb

(15)

Haftalık Akış

*B Kümesi

.Antisosyal kb .Sınırda kb

.Historiyonik kb .Narsistik kb

*C Kümesi

.Çekingen kb .Bağımlı kb

.Obsesif kompülsif kb

(16)

Haftalık Öğrenim Kazanımları

*Kişilik bozukluğu olan bireyleri tanımlayabilmek, sosyal çevre üzerindeki etkilerini saptamak.

*Kişilik bozukluğu olan bireylere hemşirelik yaklaşımını

öğrenerek bu bireylere ruhsal sağaltımın nasıl yapılacağını kavramak.

(17)

KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMI

Kişilik; Biyogenetik ve pre/post natal (doğum öncesi ve sonrası) öğelerin belirlediği veriler üzerinde oluşur.

Latince kaynaklı “tempere–ment’’ kavramına karşılık “mizaç”,

“huy”, tabiat gibi terimler kullanılır.

Kişilik yunanca “persona” kelimesinden türetilmiştir.

(Persona tiyatro maskesi anlamına gelir). Zamanla kişiliğin

(18)
(19)

Kişilik; bir insanın sosyal deneyimleri ve yapısal özelliklerinin sonucu olarak ortaya çıkar.

Kişinin yaşam tarzı ve uyum biçimini oluşturan, bütün köklü davranış, düşünce ve duygu kalıpları kişiliği oluşturur.

Bireyin huy haline getirdiği bilinçli ya da bilinçsiz duygu, düşünce ve davranış kalıplarının hepsidir.

(20)

İnsanda Kişiliğin Gelişimi

Evrimsel (filogenetik) gelişmeye, olgunlaşma ve öğrenmeye bağlı olan bireyleşme – toplumsallaşma süreçlerinin birbirini etkilemesi ile olur.

Herkes zaman zaman alıngan, bencil, ve titiz davranabilir.

Ancak bu durum süreklilik kazanırsa kişilik hatası olarak kabul edilir.

(21)
(22)

Kişilik bozukluğu; Bireyin mizaç ve huylarının çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozması, kişide gerilim-kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal almasına denir.

Normal davranış gösteren insanlar genellikle olumsuz özelliklerinin farkındadır. Esneklik kazanmaya çalışırlar (olumlu yönde). Kişilik bozukluklarında bu söz konusu değildir.

(23)

Kişilik Bozukluklarında Sık Görülen Ortak Özellikler

Benliğe yerleşmiş olan davranış örüntülerinin uyum amacı ile esneklik göstermeden sürdürülmesi; örneğin yapılan yanlışlıkların yinelenmesi, ders alınmaması.

Biliş, duygulanım, dürtü denetimi ya da insan ilişkilerinde belli bir toplum için geçerli ölçülerden sapması, topluma aykırı davranışlar gösterebilmesi.

(24)

Çocukluktan ya da ilk ergenlik çağından beri süregelmesi.

Toplum içinde, iş yaşamında belirgin bozulmaya ya da şiddetli sıkıntıya yol açması.

Genellikle benliğe uyum (ego-syntonic) yani benimsenmiş olması ve değiştirilmek istenmesi, bazen de benlikçe benimsenmemiş, benliğe yabancı (ego-dystonic) olsa bile

(25)

Genel olarak çevre ile çatışma ve sürtüşmeye yol açması, kendisini çevreye değil çevresini kendisine uydurmaya çalışması (alloplastik uyum).

Kişini bilişsel yetilerinde, temel duygulanım ve düşünce yapısında belirgin bozukluk olması.

Bu durumunun bir ruhsal bozukluk ya da madde etkisi ile

(26)
(27)

Kişilik Bozukluklarının Etiyolojisi

Multifaktöriyel

Bazen biyolojik belirleyiciler bulunmaktadır (genetik, perinatal yaralanma, ensefalit, kafa travması), tek yumurta ikizlerinde yüksek oranda eş hastalanma görülür.

Gelişimsel öyküler sıklıkla, bazen çok şiddetli olabilen (maddeyi kötüye kullanma, ensest ilişki vb.) bireysel zorluklar ve aile sorunlarını gösterir.

(28)

Geleneksel Kişilik Bozukluklarıyla İlgili

Temel İnançlar ve Stratejiler

(29)

Genel Tedavi ve Yaklaşım

Nelere Dikkat Edilmeli

Madde kullanımı özellikle alkol kullanımı yaygındır,

Suç olayları yüksektir,

İntihar girişimleri sıktır,

Kazaya sebep olma ve maruz kalma oranı yüksektir,

Tedaviye uymama oranı yüksektir. (%40-60 )

(30)

Farmakoterapi (SSRI). Selektif serotonin geri alım inhibitörleri tedaviye devamı kolaylaştırır.

Psikoterapi, bireysel psikoterapi uzun süreli olmalı.

Tedaviler hastaya özgü seçilmelidir;

- Bireysel terapi - Grup terapileri

Genel Tedavi

(31)

-Aile terapileri -Ortam terapileri - Müzik terapileri -Hareket terapileri -Sanat terapileri

- Uğraş terapileri etkin şekilde kullanılır.

(32)

Kişilik Bozukluklarının Sınıflandırılması (DSM V)

(33)

A KÜMESİ KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

Paranoid Kişilik Bozukluğu (PKB)

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Yeterli bir temele dayanmaksızın başkalarının kendilerini sömürdüğünden, aldattığından ya da kendilerine zarar verdiğinden kuşkulanır.

Dostlarının yada iş arkadaşlarının kendisine olan bağlılığı ve güvenirliği üzerine yersiz kuşkuları vardır.

(34)

Söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağı düşüncesiyle yersiz yere korktuklarından başkalarına sır vermek istemezler.

Sıradan sözlerden ya da olaylardan aşağılanma ya da gözdağı verildiği biçiminde anlamlar çıkarırlar.

(35)

Sürekli kin beslerler, onur kırıcı davranışları, haksızlıkları ya da görmezlikten gelinmeyi bağışlamazlar.

Başkalarınca anlaşılır olmayan bir biçimde, karakterine ya da itibarına saldırıldığı yargısına varır ve öfkeyle veya karşı saldırı ile birden tepki verirler.

Haksız yere eşlerinin sadakatinden kuşkulanırlar.

(36)

Paranoid kişilik bozukluğu olan kişiler yeni tanıştıkları kimseye güvenmezler.

Gerçek dost edinemezler.

Özel bilgilerini herkesten gizlerler.

Psikiyatrist muayenesinde tutulan kartların, dosyaların güvenilirliğini sorgularlar.

Terapistlerine bile güvenmezler. Kolayca güvenlerini yitirip

(37)

Kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan olaylardan, kendileri ile alay edildiği ya da tehdit edildiklerine dair anlam çıkartırlar.

(Referans belirti)

(38)

Etiyoloji

Kabul gören görüş; kuşkucu tutum ve düşüncenin hastanın iç dünyasının açığa çıkma korkusundan, incinme duygularından kaynaklandığıdır.

Kortikal dopamin aktivitelerinin yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

(39)

Epidemoloji

Genel toplumda prevelans % 0,5 –2,5

Yataklı tedavi kurumlarında % 10 – 30

Ayaktan tedavi kurumlarında % 2 – 10

Erkeklerde daha fazla görülmektedir.

(40)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Düşük doz antipsikotikler tercih edilir.

Hemşirenin dikkat etmesi gereken noktalar

Sakin, açık ve dürüst davranmak (güven kazanmak)

Basit ve anlaşılır ifadeler kullanmak

Hastanın düşüncelerini ekip üyeleri ile paylaşmak

(41)

Paranoid Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Düşünme sürecinde bozulma

Etkisiz baş etme

Kendine zarar verme riski

Başkalarına zarar verme riski

Korku

Sosyal etkileşimde bozulma

Yalnızlık riski

Anksiyete

(42)

Şizoid Kişilik Bozukluğu

Asosyallik, duygusal ifade eksikliği, yakınlık kurmaya isteksizlik.

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Ailenin bir parçası olmaktan, yakın ilişkilere girmekten hoşlanmazlar.

Hemen her zaman tek bir etkinlikte bulunmayı tercih ederler.

Başka biriyle cinsel deneyim yaşamaya karşı ilgisi yoktur, varsa bile çok azdır.

(43)

Zevk aldığı etkinlik sayısı ya azdır ya da hiç yoktur.

Birinci derece akrabaları dışında yakın arkadaşları ve sırdaşları yoktur.

Başkalarının övgü ve eleştirilerine karşı ilgisizdirler.

Duygusal soğukluk, kopukluk ya da tek düze bir duygulanım

(44)

İnsan ilişkisi gerektirmeyen alanlara ilgi duyarlar, Felsefe, matematik, puzzle (yap-boz) gibi. Bireyselliği tercih ederler.

Başkalarıyla ilişki kurmak istemedikleri için cinsellikten vazgeçerler. Sinemaya gitmek, biriyle ilgilenmek vb. zor gelir.

(45)
(46)

Etiyoloji

İçe dönüklüğün genetik geçişli olduğu düşünülür. Anne yokluğu veya yetersizliği sonucu (ayrılma, annenin yetersiz ilgi ve şefkati)

Nesne (obje) ilişkisinin yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülür.

Epidemoloji

Genel nüfusta % 0,5 – 7 görülür.

Erkeklerde kadınlardan daha fazla görülmektedir.

(47)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Klinik iç görüleri zayıftır, kendiliğinden kliniğe başvurmazlar.

İletişim kurmak zordur.

Güvene dayalı iletişim kurulmaya çalışılmalı

Grup terapi ve sosyal beceri eğitimi tercih edilmeli

Dinamik psikoterapi tercih edilmez. (uygun değil)

Farmakoterapi’de düşük doz antipsikotikler kullanılır.

(48)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Arkadaşça ve sevimli yaklaşımlardan kaçınılmalı.

Sosyalleştirme çalışmalarına hasta hazır olunca başlanılmalı.

Hastayı kaçınmasından dolayı yargılamak uygun değildir.

(49)

Şizoid Kişilik Bozukluğu Tanısı

Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Rol performansında etkisizlik

Sosyal etkileşimde bozulma

Sağlığını etkisiz yönetme

Öz bakım eksikliği sendromu

Etkisiz baş etme

Yalnızlık riski

(50)

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Yakın ilişkilerden aniden rahatsızlık duyma, sosyalleşmeden kaçınma, bilişsel ya da algısal çarpıklıklarla karakterizedir.

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Referans fikirleri vardır.

Davranışları etkileyen ve kültürel değerlerle uyumlu olmayan, acayip inanışları ya da büyüsel düşünceleri vardır.

(51)

Olağandışı algısal yaşantıları, bunlar arasında da bedensel illüzyonları (yanılsama) vardır.

Garip davranış ve düşünceleri olan, eksantrik görünümlü hastalardır.

Rakamlardan, harflerden anlam çıkarırlar.

(52)

Halüsinasyona (varsanı) yakın, algı bozuklukları gösterirler;

- Ölmüş yakınının ruhunun kendini izlediği - Yüzünün değişmekte olduğu gibi vb.

İkna edilmeleri çok zordur. Başkaları ile bir arada

Zeki ve yetenekli olanları medyumluk, falcılık, UFO dernekleri gibi işlerler uğraşırlar.

(53)
(54)

Etiyoloji

En önemli neden genetik faktördür. Şizofreni ile klinik tablo açısından benzerdir.

İkisi arasında bir bağ vardır. Şizofreni tanısı alan hastaların 1. derece yakınlarında ŞTKB prevelansı oldukça yüksektir.

Çift yumurta ikizlerinde %4, tek yumurta ikizlerinde % 33’tür.

Bu kişilerde şizofreni gelişme riski %10-20 dir.

(55)

Şizofreni ile ilişkisi olduğu öne sürülen biyolojik göstergeler ventriküllerde göreceli genişleme, plazma ve BOS’ da yüksek HVA (Homovalanik Asit) düzeyleri, göz izleme hareketlerinde vb. pozitif bulunmuştur.

(56)

Epidemolojisi

Genel nüfusta %3 oranında görülür.

Erkeklerde kadınlardan daha fazla görülmektedir.

(57)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Hastalar genellikle depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi başka rahatsızlıklardan dolayı hastaneye başvururlar.

Farmakoterapi; düşük doz antipsikotikler kullanılır.

Destekleyici ve güven verici yaklaşımla sosyalleşmesine yardımcı olunur. Sosyal beceri eğitimi tercih edilmelidir.

(58)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Hastanın sosyal ortamdan uzak durmasına bir süre saygı duymalı,

Temel güvene dayalı terapötik iletişim kurmalı.

(59)

Şizopatik Kişilik Bozukluğu Tanısı

Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Düşünce sürecinde bozulma

Sosyal izolasyon

Sosyal etkileşimde bozulma

Yalnızlık

Anksiyete

(60)

B KÜMESİ KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

Antisosyal Kişilik Bozukluğu ( ASKB )

15 yaşından itibaren başlayan, başkalarının haklarına tecavüz etme ve düzenbazlık davranışları gösterirler.

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Tutuklanmaları için zemin hazırlayan eylemlerde tekrar tekrar bulunur, yasalara ve toplumsal davranış biçimlerine

saygı göstermezler.

(61)

Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanma ya da kişisel çıkarı, zevki için başkalarını aldatma ile belirli dürüst olmayan tutumlar gösterirler.

Dürtüsel olurlar ve gelecek için plan yapmazlar.

Yineleyen kavga, dövüşler ya da saldırılarla belirli olmak üzere, sinirlilik ve saldırganlık gösterirler

Kendisinin ya da bile başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık gösterirler.

(62)
(63)

Bir işi sürdürememe ya da mali yükümlülüklerini tekrar tekrar yerine getirmeme ile belirli olmak üzere, sürekli bir sorumsuzluk gösterirler.

Başkasına zarar vermiş, kötü davranmış ya da başkasından bir şey çalmış olmasına karşın, ilgisiz olma ya da yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar getirme ile belirli olmak üzere, vicdan azabı çekmezler.

(64)

Yaptıkları kötülükten vicdan azabı duymazlar. Sıklıkla suç işler ve tutuklanırlar. Her durumda kendilerini haklı görürler.

İnsanları kandırmaktan zevk alırlar; hırsızlık, gasp, yankesicilik, tetikçilik, çek senet tahsilatı vb.

Zeki olanları nitelikli suçlar işlerler, çete kurma vb. Takma isim kullanırlar, başkasıymış gibi kendilerini tanıtırlar.

İdealleri yoktur, anlık yaşarlar, sınır tanımazlar.

(65)

İsteklerini erteleyemez, anında yapmak isterler.

Sinirli, kavgacıdırlar. Trafikte kolayca kavga edip adam yaralayabilir, öldürebilirler.

Tehlikeli araba kullanmak, tehlikeli davranışlar özellikleridir.

Borç alır, ödemezler. Çocuğu hastalansa doktora götürmez, parasını içkiye kumara verirler.

Kimseye yardım etmez ama kendisine yardım edilmesini

(66)

Etiyoloji

Anne-babasız sokaklarda, kimsesiz yurtlarında büyüme

Babanın alkol bağımlısı olması

Küçük yaşta cinsel istismara uğrama

DEHB olan çocuklarda diğer yatkınlaştırıcı etkenler olduğunda

Genetik yatkınlılar

(67)

Epidemoloji

Amerika’da genel popülasyonda % 2-3,

Erkeklerde kadınlardan daha çok ( 3-4 kat),

Hapishanede adi suçtan hüküm giyenlerin yarısında olduğu düşünülmektedir.

(68)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

EEG bozukluğu varsa Antiepileptik ilaçlar (karbamazepin gibi)

DEHB varsa metilfenidat verilir.

Davranışçı tedavi yaklaşımı,

Ortam terapisi ( Farkındalığı arttırır),

Öfke terapisi ( Dürtüselliğine sistematik yaklaşım) uygulanır.

(69)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Bireyin uygunsuz, kabul edilmeyen davranışları tanımlanmalıdır.

Uygunsuz davranışlarının sonuçlarının birey ve çevresine yapacağı etkiler zerine konuşulmalıdır.

Birey ve ailesine problem çözme becerileri üzerine eğitim verilmelidir.

(70)

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanısı

Etkisiz baş etme

Kendisine zarar verme riski

Başkasına zarar verme riski

Etkisiz inkar

Sosyal etkileşimde bozulma

(71)

Sınırda (borderline) Kişilik Bozukluğu

Dürtülerini kontrol etmede zorluk, kimli duygusu ve duygularda tutarsızlıkla karakterizedir.

DSM V’ e göre tanı ölçütleri;

Gerçek ya da hayali bir terk edilişten kaçınmak için çılgınca çaba gösterirler

Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma gibi uç noktalarda gidip gelen, gergin ve tutarsız ilişkilere sahiptirler.

(72)
(73)

Kimlik karmaşası olarak tanımlanan belirgin ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı ya da kendilik duyumu vardır.

Kendine zarar verme olasılığı yüksek, en az iki alanda, dürtüsellik (örn. Para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, pervasızca araba kullanmak, tıkınırcasına yemek yemek) gösterirler.

(74)

Yineleyen; intiharla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar ya da kendine kıyım davranışı gösterirler

Duygudurum da belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı, duygulanımda kararsızlık (afektif instabilite) vardır.

(75)
(76)

Kendilerini sürekli olarak boşlukta hissederler.

Uygunsuz, yoğun öfke duyarlar ya da öfkelerini kontrol altında tutamazlar

Stresle ilişkili, gelip geçici paranoid düşünce ya da ağır Dissosiyatif belirtiler gösterirler.

(77)

Sevgili, eş veya arkadaşları tarafından terk edilme korkusu yaşar. Terk edilmemek için intihar girişimi dahil her tür çılgınlığı yaparlar.

Kendilerine yakın hissettiklerini çok çabuk yüceltip çabuk yakınlaşırlar. Hayal kırıklığı yaşayınca uzaklaşıp yoğun öfke gösterirler.

(78)

Çok kısa zaman süreci içinde birbirine zıt arzu, istek ve düşüncelere sahip olabilirler (yanar-döner).

Hızlı araba kullanma, riskli cinsellik yaşama, içki, kumar, alkol bağımlılığı gibi çeşitli dürtüsel davranışlar (faça atmak, jiletle göğüs kesmek, vücutta sigara söndürmek gibi) gösterirler.

(79)
(80)

Yoğun can sıkıntısı, şiddetli boşluk duygusu yaşarlar. Tehdit amaçlı (İsteklerini yaptırmak için) her yolu denerler.

Öfke dolu, yıkıcı, zarar verici bir egoya sahiptirler.

Terk edilme-nesne kaybı karşısında, stresle ortaya çıkar.

(81)

Etiyoloji

En çok biyopsikososyal model üzerinde durulur. Çocuklukta anne baba yoksunluğu, çocukluk travmaları, genetik faktörler, ebeveyn-çocuk ilişkisinde kötü muamele gibi tecrübelere dayandığı kabul edilir.

(82)

Epidemoloji

Toplum görülme sıklığı % 2-3

Kliniklerde görülme sıklığı % 30-60

Kadınlarda erkeklerde 3 kat daha fazla görülür.

(83)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Öncelikle psikoterapi tercih edilmelidir.

Farmakoterapi; semptoma göre seçilir.

Diyalektik davranış terapisi, çözüm odaklı terapi, bilişsel davranış terapisi, sosyal beceri eğitimi kullanılır.

En az bir yıl sürmelidir. Hemşire güvenli terapötik ortam sağlamalı, farkındalığı arttırmalı.

(84)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gerekenler

Birey ve ailesine sosyal beceri eğitimi verilmelidir.

Bireyin ilişkilerinde gerçekçi beklentileri olması desteklenmelidir.

Bireye zaman yönetimi eğitimi verilmeli, bireyin aktivitelerini yazarak planlaması sağlanmalıdır.

Bireye girişkenlik (Asertif davranış) eğitimi verilmelidir.

(85)

Sınırda Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Suicid (intihar ) riski

Kendine zarar verme riski

Başkalarına zarar verme riski

Etkisiz baş etme

Benlik saygısında rahatsızlık

Sosyal izolasyon

Ümitsizlik

(86)
(87)

Histrionik Kişilik Bozukluğu ( HYKB)

İlgilenilme arayışı içinde olma ve her alanda duygusallık ön plandadır.

DSMI V’e göre tanı ölçütleri;

İlgi odağı olmadıkları durumlarda rahatsız olurlar.

Başkalarıyla olan etkileşimleri çoğu zaman uygunsuz biçimde cinsel yönden ayartıcı ya da baştan çıkarıcı davranışlarla belirlidir.

(88)

Hızlı değişen ve yüzeysel kalan duygular sergilerler.

İlgiyi üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümlerini kullanırlar.

Aşırı bir düzeyde, başkalarını etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimleri vardır.

Gösteriş yapar, yapmacık davranır ve duygularını aşırı bir abartma ile gösterirler.

(89)
(90)

Telkine yatkındırlar, başkalarından ya da olaylardan kolay etkilenirler.

İlişkilerinin olduğundan daha yakın olması gerektiğini düşünürler.

(91)

Sürekli birileriyle flört ederler, ilgi çekmek ve birilerinin kendisiyle ilgilenmesini sağlamak için en kolay yol olarak seçerler.

Kocası yanında yoksa bir başkasıyla flört edebilir. Rastgele cinsel ilişki yaşayabilirler. Renkli, açık, dikkat çeken giysiler giyerler. Cinsel tatmin yerine, ilgi ve şefkat arayışı içindedirler.

(92)

Abartılı konuşurlar, derinliğine düşünemezler. Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle konuşma, gülme vb. davranışlarla ilgi çekmeye çalışırlar.

Epidemoloji

Genel popülasyonda % 2-3

Psikiyatri kliniklerinde % 10-15

Kadınlarda erkelerden daha fazla görülür.

(93)

Etiyoloji

Travma ve yoksunluk yaşamış bireylerde daha çok görülür.

Genetik yatkınlık söz konusudur.

(94)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Destekleyici psikoterapi önceliklidir. (telkine ve motivasyona yatkınlardır.)

Dinamik yönelimli bireysel psikoterapi

Bilişsel ve davranışsal terapi uygulanır.

Hemşire hastanın davranışlarının altında yatan gerçek duygularını fark etmesi ve uygun şekilde ifade etmesi için desteklemelidir.

(95)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gerekenler

Hastanın sosyal etkileşimlerine ilişkin geri bildirim alınmalıdır.

Bireyin geribildirim sonucuna göre alternatif davranışlar geliştirmesine odaklanılmalıdır.

Bireyin aşırı duygu ve davranışları tanımlanarak, bunlar

(96)

Histrionik Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Kendine zarar verme riski

Etkisiz baş etme

Sosyal izolasyon

Sosyal etkileşimde bozulma

(97)

Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB)

Davranış ve fantezide büyüklük algısı (grandiyöz).

Kendisine hayranlık duyulması ihtiyacı. Başkalarını duygularının anlamada yetersizliktir.

Kendisini sevebilmek ve saygı duyabilmek adına durmadan bir şeyler yapma ihtiyacı duyar. Bir çok başarılı insanda görülebilir (modeller, sporcular, politikacılar gibi).

(98)
(99)

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Kendilerinin çok önemli olduğu duygusunu taşırlar (örn;

başarılarını ve yeteneklerini abartır, yeterli bir başarı göstermeksizin üstün biri olarak bilinmeyi beklerler).

Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ya da kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorarlar.

(100)

Özel ve eşi bulunmaz biri olduklarına ve ancak başka özel ya da toplumsal durumu üstün kişilerin (ya da kurumların) kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla arkadaşlık etmesi gerektiğine inanırlar.

Çok beğenilmek isterler.

(101)

Hak kazandığı duygusu vardır. Kendisinin, özellikle kayrılacak olduğu bir tedavi biçiminin uygulanacağı beklentileri ya da bu beklentilere uyum gösterme.

Kişiler arası ilişkileri kendi çıkarları için kollar, kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf yanlarını kullanırlar.

(102)

Empati yapamazlar. Başkalarının duygularını ve gereksinimlerini tanıyıp, tanımlama konusunda isteksizdirler.

Çoğu zaman başkalarını kıskanır ve başkalarının da kendisini kıskandığına inanırlar.

Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergilerler.

(103)
(104)

Başkalarının da onlar gibi düşünmesini sağlamaya çalışırlar.

Çünkü önemli ve özel biri olduklarına kendilerini inandırmak isterler.

Kendilerinin bütün insanları etkileyecek, herkesin hayranlığını kazanacak, çok tanınmış, tapılacak biri olmalarını sağlayacak şeyler yaptıklarını hayal ederler.

(105)

Beklentileri karşılanmadığında öfkelenir, özel muamele yapmayanları aşağılarlar.

En büyük zorlukları empati yapamamalarıdır.

Eleştiri alacaklarını hissederlerse kibirli, uzak, soğuk davranırlar.

(106)
(107)

Etiyoloji

Çocukluk çağında yaşanan korku, başarısızlık

Anne-baba yokluğu ya da patolojisi

Çocuğun ebeveyn tarafından ihmali

(108)

Epidemoloji

Genel nüfusta % 1

Klinik başvurularda % 1-3 (genellikle depresyon nedeniyle)

Erkeklerde biraz daha fazla görülür.

(109)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Psikanalitik psikoterapi seçilmelidir.

Hemşire eleştiriden kaçınmalıdır.

Gerçekçi yaklaşım için açık net açıklamalar yapmalıdır.

Bireyin narsistik davranışlarına sınır koymalıdır.

(110)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Bireyin uygunsuz davranışlarına karşı savunmaya geçilmemelidir.

Bireyin özgüveninin uygun düzeyde olması için desteklenmesi, ancak üzerine gidilmemesi önemlidir.

(111)

Narsistik Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Sosyal etkileşimde bozulma

Etkisiz baş etme

Etkisiz inkar

(112)

C KÜMESİ KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

Çekingen Kişilik Bozukluğu (ÇKB)

Yetersizlik duygusu, olumsuz değerlendirmeye aşırı duyarlılık, sosyal ketlenme.

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Eleştirilecek, beğenilmeyecek ya da dışlanacak olma korkusuyla çok fazla kişiler arası ilişki gerektiren mesleki

(113)

Sevildiklerinden emin olmadıkça insanlarla ilişkiye girmek istemezler.

Mahcup olacakları ya da alay konusu olacakları korkusuyla yakın ilişkilerde tutukluk gösterirler.

Toplumsal durumlarda eleştirilecekleri ya da dışlanacakları üzerine kafa yorarlar.

Yetersizlik duyguları yüzünden, yeni kişilerle aynı ortamda bulundukları durumlarda ketlenirler.

(114)
(115)

Kendilerini toplumsal yönden beceriksiz, çekici olmayan biri olarak ya da başkalarından aşağı görürler.

Mahcup olabileceklerinden ötürü kişisel girişimlerde bulunmak ya da yeni etkinliklere katılmak istemezler.

(116)

Etiyoloji

Agorafobi ve depresyonla arasında bir bağ olduğu, aynı biyolojik mekanizmaların rol oynadığı vurgulanmıştır.

Epidemiloji

Genel popülasyonda % 0,5-1,

Psikiyatri kliniklerinde % 10,

Kadın ve erkelerde aynı oranda görülür.

(117)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Birey yaşadığı durumdan şikayetçidir ve tedavi olmak ister.

Psikoterapiden yararlanma oranları yüksektir.

Dinamik yönelimli, destekleyici psikoterapi iyi sonuçlar verir.

Bilişsel ve davranışçı terapi,

Grup terapileri,

Sosyal beceri eğitimleri uygulanır.

(118)

Farmakoterapi; anksiyolitikler ve antidepresanlar tercih edilmektedir.

Hemşire hastanın gereksinimlerini birlikte değerlendirmeli, kabullenici davranmalı.

Anksiyetesi ile baş etmesi için sosyal becerilerini

(119)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Bireyin uygunsuz davranışlarına karşı savunmaya geçilmemelidir.

Bireyin özgüveninin uygun düzeyde olması için desteklenmesi, ancak üzerine gidilmemesi önemlidir.

(120)

Çekingen Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Sosyal izolasyon

Korku (Başarısız olma vb.)

Etkisiz baş etme

Rol performansında bozulma

Yalnızlık riski

(121)
(122)

Bağımlı Kişilik Bozukluğu ( BKB )

Uysal, yapışkan, ayrılma korkusu, içinde bakılma gereksinimi duyması.

DSM V’e göre tanı kriterleri;

Başkalarından bol miktarda öğüt ve destek almazlarsa gündelik kararlarını vermekte güçlük çekerler.

Yaşamlarının çoğu önemli alanında sorumluluk almak için

(123)

Desteğini yitireceği ya da kabul görmeyeceği korkusuyla, başkalarıyla aynı görüşü paylaşmadığını söylemekte zorluk çekerler.

Başkalarının bakım ve desteğini sağlamak için, hoş olmayan şeyleri yapmayı isteyecek kadar, aşırıya giderler.

(124)

Kendilerine bakamayacaklarına ilişkin aşırı korkuları nedeniyle, tek başına kaldıklarında kendilerini rahatsız ya da çaresiz hissederler.

Yakın bir ilişkileri sonlandığında, bakım ve destek kaynağı olarak derhal başka bir ilişki arayışı içine girerler.

Kendi kendine bakma durumunda bırakılacağı korkuları

(125)
(126)

Bağımlı kişiler, sürekli başkalarına danışır. İnsanların ilgi ve desteğine ihtiyaç hisseden bireylerdir. Kendi başına düşünemiyormuş gibi hissetme duygusu taşırlar.

Kendileriyle yüzleşmek, kendi hayatlarının sorumluluğunu almak istemedikleri için önemli kararlarına başkalarını da dahil etmek isterler. Örn: nerede oturacaklar, hangi

(127)

Kimseyle araları bozulsun istemezler, desteklerini kaybetmemek için herkesle iyi geçinmeye çalışırlar. Bağımsız olma korkuları vardır.

Bağımsızlaşmaya karşı direnç gösterirler. İnsanları memnun etmek için aşağılayıcı işleri bile üstlenebilirler.

Anne-babalarını kaybedecekleri, hayatla tek başına

(128)
(129)

Etiyoloji

En çok görülen kişilik bozukluklarından biridir.

Genel nüfusta % 1-2 oranında görülmektedir.

(130)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Birey kendi kişilik özelliklerini beğenmediği ve yaşadığı duruma anksiyete, depresyon eklendiği için tedavi olmak ister.

Davranışçı terapi (girişkenlik eğitimi)

Psikodinamik yönelimli bireysel ya da grup terapi uygulanır.

Hemşire hastanın “ben tek başıma bir iş beceremem”

düşüncesine karşın (bilişsel hata) ona bu hatasını düzeltmesi ve yeniden yapılandırması için danışmanlık eder ve

(131)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gerekenler

Bireyin günlük yaşam aktivitelerini bağımsız şekilde yerine getirmesi desteklenmelidir.

Bireyin yapmış olduğu aktivitelerde onay ve tavsiye alması uygun bir şekilde önlenmelidir.

Bireyin bireysel gerçekleştirdiği aktivitelerde olumlu geri bildirim verilmelidir.

(132)

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Etkisiz baş etme

Rol performansında bozulma

Anksiyete

Kronik düşük özsaygı

Korku

Aile baş etmesinde yetersizlik

(133)

Obsesif-Kompülsif Kişilik Bozukluğu (OKKB)

Düzenlilik, mükemmeliyetçilik, zihinsel ve kişilerarası ilişkilerde kontrollü olmak.

DSM V’e göre tanı ölçütleri;

Yapılan etkinliğin asıl amacını unutturacak derecede ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma.

(134)

İşin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmeliyetçilik gösterirler (örneğin, kendisine özgü aşırı katı ölçütler karşılanmadığı için bir tasarıyı tamamlamazlar).

Boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerinden ve arkadaşlıklarından yoksun kalacak derecede kendilerini işe ya da üretkenliğe adarlar. (Bu durum ekonomik gereksinimleri ile açıklanamaz).

(135)

 Ahlak, doğruluk, değerler gibi konularda vicdanının sesini aşırı dinler ve esneklik göstermezler (bu durum kültürel ya da dinsel özdeşim ile açıklanamaz).

Özel bir değeri olmasa bile eskimiş ya da değersiz şeyleri elden çıkaramazlar.

Başkaları, kendisinin yaptığı gibi yapmayı kabul etmedikçe, görev dağılımı yapmak ya da başkalarıyla beraber çalışmak

(136)

Para harcama konusunda hem kendilerine hem de başkalarına karşı cimridirler; para gelecekte ortaya çıkabilecek felaketler için biriktirilmesi gereken bir şey olarak görülür.

Rijidite ve inatçılık gösterirler.

(137)

Bir işe başlamadan önce nasıl, hangi sırayla yapacaklarını düşünürler. Başladıktan sonra gereksiz ayrıntılarla uğraşır, işlemi bitirmede zorluk yaşadıkları gibi tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı duyarlar.

Yaptıklarını kolay kolay beğenmezler, işkoliktirler. Hobi için zaman ayırmazlar. Kendilerinin ve başkalarının davranışlarını sürekli olarak sorgularlar.

(138)

Eleştireldirler. Para biriktirmeye yatkınlık gösterirler.

Harcadıkları para güvenlik duygularını zedeler.

Epidemiyoloji

Genel popülasyonda %1,

Psikiyatri kliniklerinde % 3-10,

(139)
(140)

Tedavi ve Hemşirelik Yaklaşımı

Bireysel psikoterapi,

Destekleyici psikoterapi,

Bilişsel ve davranışçı terapi uygulanır. Terapi süresi uzundur.

Hemşire bu hastalara, bütün hastaların hata yapabileceğini ve bunun doğal olduğunu öğretmelidir.

(141)

Hemşirenin Dikkat Etmesi Gerekenler

Bu hasta grubu yüksek oranda kontrole gereksinim duyarlar.

Çoğunlukla entellektüalizasyon, rasyonalize etme (mantığa bürüme) ve yapma-bozma gibi savunma mekanizmalarını kullanırlar. Hemşire bunları iyi gözlemlemelidir.

(142)

Obsesif-Kompülsif Kişilik Bozukluğu Tanısı Alan Bireylerde Olası Hemşirelik Tanıları

Etkisiz baş etme,

Anksiyete,

Korku,

Kronik düşük özsaygı.

(143)

Kişilik Bozukluklarında Hasta

Yakınlarının Karşılaşabileceği Sorunlar

Kendi sıkıntıları kadar birlikte yaşadıkları kişilere ciddi sıkıntı kaynağı oluştururlar. Hasta olarak görülmediği için etrafındakileri kırmak için böyle davrandıkları düşünülür.

Genellikle aileler böyle davranmaktan vazgeçmeleri için baskı yaparlar.

(144)

 Hasta yakınlarının sabırlı, anlayışlı ve destekleyici yaklaşımları yanında düzenli ve uzun süreli terapilerle sonuç alınabileceğini bilmelerinde ve sık hekim değiştirmemelerinde yarar vardır.

(145)

Haftanın Özeti

Kişiliğin ne olduğunu, kişilik bozukluklarının belirtilerini, kişilik bozukluklarının sınıflandırılmasını, paranoid, şizoid, şizotipal, antisosyal, sınırda, historiyonik, narsistik, çekingen, bağımlı, obsesif-kompülsif kişilik bozukluklarını, belirtilerini, nedenlerini öğrendik.

Kişilik bozukluğu tanısı alan bireylerde hemşirelik bakımı ve ruhsal sağaltımın nasıl olması gerektiğini kavradık.

(146)

Soru ve Öneriler

1. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler toplumsal-sosyal alanlarda ne gibi tehlikeler oluştururlar?

2. Çevrenizde kişilik bozukluğu olduğunu düşündüğünüz birey var mı? Olsaydı tanı koyabilir miydiniz?

3. Hemşirelik tedavi planı uygulasanız hangi sorunları düzeltmeye çalışırdınız?

(147)

Önerilen Haftalık Çalışmalar

*Konu tekrarının yapınız.

*Obsesif- kompülsif hastalığı olan birey için hemşirelik bakım planı örneği hazırlayınız.

*Çekingen kişilik bozukluğu olan birey için hemşirelik bakım planı örneği hazırlayınız.

.Siyah Kuğu / Black Swan (2010)

.Üç Ruhlu Kadın / The Three Faces of Eve (1957)

(148)

Başvurulan Kaynaklar

 Ankay A. Ruh Sağlığı ve Davranış Bozuklukları, Nobel Tıp Kitapevleri,2013. İstanbul.

 B Schoen, R Johnson, Psychiatric- Mental Health Nursing Adaptation and Growth, Lippincott Company. 1997.

 Çam, O. Engin, E. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği.

İstanbul Medikal Yayıncılık Hiz. Tic. Ltd. Şti. İstanbul. 2014.

(149)

Başvurulan Kaynaklar

 Gürhan, N. (2016). Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği.

Nobel Tıp Kitapevleri, Ankara.

 Kaplan, HI.& Sadock, BJ. (2004). Klinik Psikiyatri. Çev.

Ed.:Abay, E. Nobel Tıp Kitapevleri, Ankara.

 Öztürk, MO. Uluşahin, NA. (2016). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. 14.Baskı Nobel Tıp Kitapevleri, Ankara.

(150)

Bir Sonraki Ders Hakkında

Kriz, stres, Anksiyete ve hemşirelik yaklaşımları konusunu işleyeceğiz.

Önceden okumanızda yarar olduğu düşüncesindeyim.

(151)

Referanslar

Benzer Belgeler

Öğrenme kuramları, kişiliğin sürekli oluşu ile, bireyin doğuştan getirdiği özellikleri dikkate almamaktadır.... ÇOCUK VE GENÇ DE

‘Actual sleep time’ ve ‘Actual sleep %’ parametrelerinin yoğun bakım grubunda, poliklinik ve servis grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olması,

Hipoventilasyon primer olarak OHS, ilaç veya bilinen konjenital santral alveoler hipoventilasyon sendromuna

Parkinson hastalığında uyku bozuklukları etyolojisi multifaktöryeldir, nokturnal motor semptomlar, nokturi, depresif semptomlar ve kullanılan ilaçlar

Bizim çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak PUKİ total puanında, alışılmış uyku etkinliği, uyku bozukluğu ve gündüz uyku işlev bozukluğu alt gruplarında

DSM IV’e göre panik bozukluğu tanısı almıș olan 28 hastanın katıldığı, 2-20 mg/gün tiagabin dozunun kullanıldığı, 10 haftalık açık etiketli bir çalıșmada

ICAP teorisine göre, düşük seviyede uzun süreli antisosyal potansiyeli olan bireyin suç işleyebilmesi için alkol veya madde kullanması, öfkeli olması, suçlu arkadaş

 Bireyin iç ve dış çevresi ile kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici, tutarlı ve yapılanmış bir