Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
ANNELERĠN MÜKEMMELĠYETÇĠ TUTUMLARININ ALTI YAġINDAKĠ ÇOCUKLARININ OKUL OLGUNLUĞUNA ETKĠSĠ
Devlet ALAKOÇ PİRPİR, Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü, Konya, [email protected]
Canan YILDIZ ÇİÇEKLER, Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü, Konya, [email protected]
Çağla BÜYÜKBAYRAKTAR, Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Konya, [email protected]
Rukiye KONUK ER, Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü, Konya, [email protected]
Özet
Amaç: Araştırmanın amacı, annelerin mükemmeliyetçi tutumlarının altı yaşındaki çocuklarının okul olgunluğuna etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Nedensel karşılaştırma türünde tarama modeli olan çalışmanın örneklemi, altı yaşında çocuğu olan ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan 50, altı yaşında çocuğu olan alt sosyoekonomik düzeyde bulunan 58 anne olmak üzere toplam 108 anneden oluşmaktadır. Çalışmada annelerin mükemmeliyetçi tutumlarının altı yaşındaki çocuklarının okul olgunluğuna etkisini belirlemek amacıyla “Metropolitan Okul Olgunluğu Testi ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği” kullanılmıştır. Sonuçlar: Çalışma sonucunda, alt ve üst sosyoekonomik düzeydeki annelerin mükemmeliyetçilikleri ile çocuklarının okul olgunlukları arasında anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Annelerin mükemmeliyetçi tutumları çocuklarının cinsiyet ve ilk çocuk olup-olmama durumlarına göre incelendiğinde her iki değişkende de anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. Annelerin meslekleri, eğitimleri ve yaşları ile çocuklarının okul olgunlukları arasındaki ilişkinin analiz sonucunda ise, anlamlı farklılık elde edilmiştir. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile ilk çocuk olup olmama değişkenine göre incelendiğinde, ilk çocukların okul olgunluğu puanlarının ilk çocuk olmayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Sayılar alt boyutunda ilk çocuk olanlarla olmayanlar arasında anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. Öneriler: Alt ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçi tutumları arasındaki farklılığın nedenleri araştırılabilir. Alt ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelere mükemmeliyetçi tutum ve diğer aile tutumlarının çocuklarının gerek davranışları gerekse akademik başarıları üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin anlatıldığı anne eğitim programları hazırlanıp uygulanabilir. Ebeveynlere çocuklarına evde sağlayacakları olanaklar ve çocukla birlikte yapılacak etkinliklerin okula hazır oluştaki yeri konusunda bilgilenmelerini sağlayacak aile eğitim programlarının hazırlanabilir. Çocukların okula hazırlık becerilerini geliştirmek için ev ortamında ailelerin yapabilecekleri etkinliklerin, örnek uygulamaların yer aldığı eğitim materyalleri (kaynak kitapların, CD, video ve kasetler) hazırlanarak annelerin kullanımına sunulabilir.
Anahtar Kelimeler: Anne, Mükemmeliyetçilik, Tutum, Okul Olgunluğu, Çocuk
THE EFFECT OF THE PERFECTIONIST ATTITUDES OF MOTHERS ON SCHOOL MATURITY OF SIX-YEARS OLD CHILDREN
Abstract
Aim: The aim of this study is to examine the effect of mothers’ perfectionist attitude to six years old children’s school maturity. Method: The study sample, comparison of type screening model consists of a total of 108 mothers like mother who have six- years-old child and in upper socio-economic level and also 58 mothers who have six- years-old child and in lower socio-economic level. In this study with the aim of
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
determine the effect of mothers’ perfectionist attitude to six years old children’s school maturity “Metropolitan School Maturity Test” and “Multidimensional Perfectionism Scale” are used. Results: At the end of the study, a significant difference was obtained between the perfectionism of the mothers in the lower and upper socio-economic level and school maturity of their children. When perfectionist attitudes of mothers was examined according to their children's gender and whether their first child or not, a significant difference has not been achieved in the two variables. As a result of the analysis of the relationship between mothers' occupations, education, age and school maturity of their children, a significant difference was obtained. When it was examined according to variable of the school maturity levels of children and whether first child or not, the first children's scores of school readiness was found to be higher than those without the first child. At the lower size of Numbers, between the first child and those without, no significant difference was obtained. No significant difference was obtained between the levels of school maturity and the variable of gender of children. Recommendations: The causes of the difference between the attitudes of perfectionist mothers in the lower and upper socio-economic level can be investigated.
The mother training programs in that positive and negative effects of perfectionist attitude and other family attitudes on behaviors and academic achievement of children are described to mothers in the upper and lower socio-economic level can be prepared and applicable. Family education programs that will inform parents about supplying the facilities for children at home and the activities that can be making with the child, the location of the school occurrence can be prepared. To improve children’s skills in preparation for school training materials, can do in home environment including sample applications (source of books, CDs, videos and cassettes), can be prepared and can be offered for use of mothers.
Key Words: Mother, Perfectionism, Attitude, School Maturity, Child GĠRĠġ
İnsanoğlunun öğrenme faaliyeti, doğumla başlamakla birlikte, çocuk başlangıçta beslenme, temizlik gibi yaşamsal işlevlerin yerine getirilmesi ile ilgili konuları öğrenirken, giderek öğrenme alanı genişlemekte, bunu ilk alışkanlıkların kazanılması, insanlar arası ilişkiler, toplumsal yaşamı gerekli kılan kuralların öğrenilmesi takip etmektedir. Bu dönemde çocuğun öğrenmeleri ev ve çevresindeki insan ve nesnelerle karşılıklı etkileşimi yoluyla gelişirken daha sonra çocuğun yaşantısına okul dâhil olmaktadır (Gonca, 2004).
Okula başlamak, çocuğun gelişimindeki önemli dönüm noktalarından biri olmakla birlikte, bu süreçte çocuk; yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmekte, birey olarak toplumda yer almakta ve dış dünyaya açılmaktadır. Çocuk için okul, aileden sonraki ilk toplumsal kurum olma özelliğini taşımasının yanı sıra, yeni bir sosyal çevre anlamına da gelmektedir. Bu çevrede çocuk, kurallara uyma, öğretmenleri ve akranları ile olumlu ilişkiler başlatma ve sürdürme kapasitesi de dâhil olmak üzere iyi düzenlenmiş ve amaca yönelik faaliyetler için artan talepler ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çevrenin uyulması gereken kuralları, farklı özelliklere sahip öğretmen ve çocukları, başarmak zorunda olduğu öğrenim görevleri, çocuğun uyum sağlamasını güçleştirebilmektedir. Çocukların bu güçlükleri yenebilmesinde, ilkokulun çocuk için anlamlı, mutlu ve yaratıcı deneyimlerle dolu bir yer haline getirilmesinde anne-babaların ve öğretmenlerin yardımı kadar, çocuğun bu döneme gelinceye kadar kazandığı becerilerde büyük önem taşımaktadır (Korkmazlar, 2001; Göknar, 2009; Yavuzer, 1997a, 2006b; Hayden, 2008; Altınköprü, 2002; Bierman, Domitrovich, Nix, Gest, Weilsh, Greenberg, Blair, Nelson, Gill, 2008).
Okula başlamadan önce çocukların edindikleri erken deneyim, bilgi ve beceri onların okul gelişimleri ve başarıları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çocukların okula başladıklarında sahip oldukları dil, bilişsel ve sosyal gelişimsel seviyenin; akademik başarılarıyla bağlantılı olduğu ve bu beceri alanlarındaki eksikliklerin çocuğun okula başladıktan sonra telafi etmesinin çok zor ve güç olduğu yapılan pek çok araştırmayla kanıtlanmıştır. Araştırmacılar, ilköğretimin özellikle ilk yıllarındaki yaşantının başarılı, mutlu ya da tam tersi oluşunun da okul öncesi dönemdeki yaşantılardan büyük ölçüde etkilendiğini belirtmektedir. Başka bir ifadeyle çocuk okula başladığı zaman ya yaşamının ilk altı
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
yılındaki başarılı sosyal etkileşiminin ürünlerini toplamakta ya da bu yıllardaki başarısız ilişkilerden dolayı güçlükler yaşamaktadır. Bu nedenle çocuğun bu dönemde öğretimde başarılı olabilmesi için gerekli davranışları, okuma-yazma öğrenmesine yardımcı olacak kavramları ve becerileri önceki zamanlarda kazanmış olması gerekmektedir (Marjanovi, Kranjc, Fekonja, Bajc, 2008; Yavuzer, 2008c;
Unutkan, 2007b; Oktay, 2002b).
Ev çevresi, çocuğun yaşamının ilk beş yılında en önemli temel eğitim kurumudur. Bu kurum, çocuğa sağladığı olanaklar ve kazandırdığı deneyimlerle onu okula hazırlamaktan sorumludur. Çocuğun okula uyumunda evin bulunduğu doğal ortam, ailenin sosyoekonomik ve kültürel durumu, ailenin okumaya olan ilgisi ve okumaya verdiği değer, ailenin kalabalıklığı, okumaktan zevk alan aile bireylerinin varlığı, çocukla birlikte yapılan okumalar ve bunların sıklığı, çocuk kitabı seçimi, aile üyelerinin özellikle anne- babanın uyumu, çocukla ilişkilerde uyumlu ve tutarlı davranışların varlığı çok büyük önem taşımaktadır.
Çocuğa evde sağlanan oyun olanakları, yetişkin ve yaşıtlarla oyunlar, çocukla birlikte geçirilen kaliteli zaman çocuğun gelişimine olumlu etki yapmakta tersi durumlarda daha okulun başlangıcında kendisinden beklenilenleri yerine getirme konusunda çocuğu güçsüz kılmaktadır (Oktay, 1983a;
2010c). Çocukların okula hazırlık becerileri ile ilgili yapılan araştırmalarda, özellikle yetiştikleri sosyokültürel ortamı farklı olan çocukların okuldaki öğrenme gereksinimlerini karşılamada farklılıklar saptanmıştır. Çocukların yaşadıkları yerin, ailenin gelir düzeyinin, kardeş sayısının ve anne-babanın öğrenim düzeyinin okula hazırlık becerileri üzerinde etkili olduğu, tek çocukların kardeşi olanlara göre daha başarılı oldukları, artan kardeş sayısının çocukların okula hazır bulunuşluk becerilerini azaltıcı yönde bir etkisi olduğu, annenin ve babanın öğrenim düzeyi arttıkça çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin arttığı tespit edilmiştir. Özet olarak ailelerin sosyoekonomik ve kültürel düzey arttıkça, anne ve babaların eğitim durumları yükseldikçe, çocukların okul olgunluğu seviyelerinin de arttığı saptanmıştır (Oktay 1983a, Yazıcı, 1999a, 2002b; Çıkrıkçı, 1999; Unutkan, 2003a; Balat, 2003; Boz, 2004; Cinkılıç, 2009; Kotil, 2005; Görmez, 2007; Gonca, 2004).
Kiernan, Axford, Little, Murphy, Greene, Gormley (2008), göre çocuğun gelişiminde ve okula hazırlığında aile yapısı önemli rol oynamaktadır. Özellikle ailenin sosyoekonomik durumu, ebeveynlik stili, çocuğun içinde yaşadığı ortam, ebeveynin çocuk yetiştirmedeki tutumları ve davranışları çocukların zihinsel ve dil gelişimi, sosyal ve duygusal yeterlilikleri üzerinde doğrudan ve dolaylı şekilde etki etmekte bu durumda çocuğun okula hazırlığını etkilemektedir. Mükemmeliyetçi tutumdaki anne babaların çocuklarından çok başarılı olmaları ve etrafta parmakla gösterilmeleri gibi beklentileri bulunmaktadır (Aydın, 2002). Bu anne babalar bazı imkânlara sahip oldukları zaman çocuklarının yaşlarını, gelişim düzeylerini, yeteneklerini ve kapasitelerini dikkate almadan onlar için en iyi ortamı hazırlamaya çalışırlar. Hazırlamaya çalıştıkları bu ortamda, çocuklarını kendi istekleri doğrultusunda yönlendirirler. Bazı anne babalar ise isteyip de çeşitli engeller sonucunda ulaşamadıkları hedeflerine çocuklarının ulaşmasını isterler. Çocuklarının göstermiş oldukları başarılarla yetinmezler. Çocuğa sürekli olarak nasıl daha başarılı ya da daha yeterli duruma gelebileceğini anlatırlar (Çağdaş, 2002). Bu anne babalar genellikle kendi çocukluk dönemlerinde zor şartlar altında büyümüş veya sonradan iyi bir statü veya ekonomik düzeye gelmiş ya da rekabetçi ve kıyaslayıcı bir çevresi bulunan ebeveynlerdir. Bazıları kendileri isteyip de bazı engeller nedeniyle ulaşamadıkları hedeflere çocuklarının ulaşmasını isterler.
Çocuklarını ihtiyaçları doğrultusunda değil, kendi istek ve beklentileri doğrultusunda yetiştirirler. Bu anne babaları memnun etmek zor olmakla beraber sıklıkla çocuklarını başka çocuklarla kıyaslarlar.
Kendi önerdikleri faaliyetlere çocukları ilgi göstermeyince demoralize olurlar. Yiyeceği şeylere hatta kimlerle arkadaşlık edeceklerine eleştirel bir tarzda yaklaşırlar (Aydın, 2002).
Ebeveynlerin okul olgunluğunun nelerden oluştuğuna dair görüşlerini oldukça önemlidir çünkü ebeveynler çocuklarının ilk öğretmenleridir. Ebeveynler muhtemelen çocuğu için gerekli olduğunu düşündükleri becerileri ve bilgileri geliştirirken; önemsiz gördükleri bilgi ve becerileri öğretme konusunda ise, daha az isteklidirler. Hazırlık hakkındaki düşünceler sadece ebeveyn uygulamalarının yapısını etkilemekle kalmayıp, ebeveynlerin çocuklarıyla olan meşguliyeti ve niteliğini de belirlemektedir (Barbarin, Early, Clifford, Bryant, Frome, Burchinal, Howes and Pianta, 2008). Yapılmış olan bu araştırma ile annelerin mükemmeliyetçi tutumlarının altı yaşındaki çocuklarının okul olgunluğuna etkisi incelenmiştir. Bu genel amaç çerçevesinde, aşağıdaki sorulara cevap aranmış ve çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın genel amacı doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır:
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
1. Alt ve üst sosyoekonomik düzeydeki annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının okul olgunlukları arasında anlamlı fark var mıdır?
2. Annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının cinsiyet değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
3. Annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının ilk çocuk olup-olmama değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
4. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin meslek değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
5. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin eğitim düzeyi değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
6. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin yaş değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
7. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile ilk çocuk olup olmama değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
8. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile cinsiyet değişkeni açısından anlamlı fark var mıdır?
YÖNTEM
ÇalıĢmanın Modeli
Annelerin mükemmeliyetçi tutumlarının altı yaşındaki çocuklarının okul olgunluğuna etkisini inceleyen bu araştırma inceleyen bu araştırma nedensel karşılaştırmalı tarama modelindedir.
Evren ve Örneklem
Çalışmanın örneklemi, altı yaşında çocuğu olan ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan 50, altı yaşında çocuğu olan alt sosyoekonomik düzeyde bulunan 58 anne olmak üzere toplam 108 anneden oluşmaktadır. Çalışma grubundaki annelerin 50’si (% 46.3) üst sosyoekonomik düzeyde, 58’i (% 53.7) alt sosyoekonomik düzeydedir. Annelerin 62’si (% 57.4) ev hanımı, 46’sı (% 42.6) memurdur. Yine annelerin 45’i (% 41.7) ilköğretim mezunu, 15’i (% 13.9) ortaöğretim mezunu, 35’i (% 32.4) lisans mezunu, 13’ü (% 12.0) yüksek lisans ve üzeri eğitim seviyesine sahiptir. Annelerin 21’i (% 19.4) 26-30 yaş grubunda, 54’ü (% 50) 31-35 yaş grubunda, 33’ü (% 30.6) 36-40 yaş grubundadır. Örneklem grubundaki çocukların 54’ü (% 50) kız, 54’ü (% 50) erkektir. Çocukların 52’si (% 48.1) ilk çocuk, 56’sı (% 51.9) ilk çocuk değildir.
Verilerin Toplanması
Çalışmada altı yaşındaki çocuklarının okul olgunluğuna etkisini belirlemek amacıyla “Metropolitan Okul Olgunluğu Testi” kullanılmıştır. Metropolitan Okul Olgunluk Testi, okula yeni başlayanların 1. sınıfa hazırlıklı olmalarını sağlayacak olan özellikleri ve başarılarını ölçmek için Oktay tarafından 1980 yılında Türkçeye uyarlanmıştır. 16 sayfalık bir kitapçıktan oluşan testtin 6 ayrı alt boyutu bulunmaktadır.
Bunlar; (1) Kelime Anlama-19 madde, (2) Cümle Anlama-14 madde, (3) Genel Bilgi-14 madde, (4) Eşleştirme-19 madde, (5) Sayılar-24 madde ve (6) Kopya Etme-10 madde boyutlarıdır. Araştırmacı tarafından sözlü olarak verilen yönergeye göre öğrencinin işaretlediği veya kopya ettiği resimlerin her doğru yanıtına 1 puan verilmekte, yanlış yaptıklarına ise puan verilmemektedir. Bu durum alt boyutların puanlanmasında da aynıdır. Türkçeye uyarlama çalışmaları sırasında Oktay tarafından 1980 yılında bu testin geçerlik güvenirlik çalışmaları da yürütülmüştür. Türkçe Formun Normları, babaları yüksek öğrenim görmüş ve İstanbul’un en gelişmiş bölgelerindeki okullardan seçilen 70 çocuk (35 kız, 35 erkek) ile babaları en fazla ilkokul öğrenimi görmüş ve şehrin gelişmemiş bölgelerindeki okullara devam eden 70 çocuk (35 kız, 35 erkek) olmak üzere, toplam 140 çocuk üzerinde uygulanarak belirlenmiştir. Çocukların puan ortalamaları ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Uyum geçerliliği için ise Amerikan normları ve İstanbul normları karşılaştırılmış, İstanbul’un en gelişmiş bölgelerindeki okullardan seçilmiş olan çocukların ortalama ve standart sapmaları ile Amerikan çocuklarının ortalama ve standart sapmaları arasında benzerlikler bulunmuştur. Yapı Geçerliği için İstanbul normlarını oluşturan her iki grubun puanları t testi ile karşılaştırılmış ve her alt test için iki grup arasında 0.001 düzeyinde, avantajlı grubun lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Alt boyutların birbirleriyle ve her birinin okuma olgunluğu ve genel olgunlukla ilişkileri her iki grup için ayrı ayrı incelenmiştir. Elde edilen korelasyon katsayıları avantajlı grup için 0.17 ile 0.94 arasında değişmiştir (Öner, 2008).
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
Çalışmada annelerin mükemmeliyetçi tutumlarını belirlemek amacıyla “Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği” kullanılmıştır. Çok boyutlu mükemmeliyetçilik ölçeği 45 maddeden oluşmaktadır. Ölçek kendisine yönelik mükemmeliyetçilik, başkalarına yönelik mükemmeliyetçilik ve başkalarının kendisinden beklentilerine yönelik mükemmeliyetçilik olarak 3 boyut yoluyla bireysel farklılıkların değerlendirilmesi için geliştirilmiştir. Çok boyutlu mükemmeliyetçilik ölçeği 1’den (hiç katılmıyorum) 7’ye (tamamen katılıyorum) kadar derecelendirilmiş 7’li likert tipi bir ölçektir. Çok boyutlu mükemmeliyetçilik ölçeğinin Türkçeye çevirisi ve geçerlilik güvenirlik çalışması Oral (1999) tarafından yapılmıştır. Güvenirlik analizinde bütün ölçekler için alfa güvenirlik kat sayısı .91, kendine yönelik mükemmeliyetçilik için alfa güvenirlik kat sayısı .91, başkalarının kendisinden beklentilerine yönelik mükemmeliyetçilik için alfa güvenirlik kat sayısı .80 ve diğerlerine yönelik alfa güvenirlik kat sayısı .73 olarak bulunmuştur. Dahası alt ölçeklerin toplam madde korelasyonları kendine yönelik mükemmeliyetçilik için .20 ile .75, başkalarının kendisinden beklentilerine yönelik mükemmeliyetçilik için .22 ile .60, diğerlerine yönelik mükemmeliyetçilik için .31 ile .52 arasında bulunmuştur (Hewitt &
Flett, 1991).
Verilerin Analizi
Alt ve üst sosyoekonomik düzeydeki annelerin mükemmeliyetçilikleri ile çocuklarının okul olgunlukları arasındaki ilişkinin analizinde “One Way Anova” kullanılmıştır. Annelerin mükemmeliyetçi tutumlarının çocuklarının cinsiyet ve ilk çocuk olup-olmama durumlarına göre ilişki “Independent Samples T-Testi”
ile analiz edilmiştir. Annelerin meslekleri, eğitimleri ve yaşları ile çocuklarının okul olgunlukları arasındaki ilişkinin analizinde ise “Kruskal Wallis Testi” kullanılmıştır. Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile ilk çocuk olup olmama ve cinsiyetleri arasındaki ilişkinin analizinde “Independent Samples T-Testi”
kullanılmıştır.
BULGULAR VE TARTIġMA
Tablo 1: Annelerin Mükemmeliyetçi Tutumları Ġle Çocuklarının Okul Olgunluklarının Sosyoekonomik Düzey DeğiĢkenine Göre N, SS, XDeğerleri
SED N X Ss
Anne
Mükemmeliyetçilik Üst SED 50 152.37 21.73
Alt SED 58 133.00 17.17
Çocukların Okul
Olgunluğu Üst SED 50 81.50 5.49
Alt SED 58 69.62 16.70
Çalışmaya katılan annelerin tutumları ile çocuklarının okul olgunluklarının sosyoekonomik düzeylerine göre bakıldığında, üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçilik puan ortalamalarının X=152.37, alt sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçilik puan ortalamalarının ise X=133.00 olduğu görülmektedir. Çalışmaya katılan üst sosyoekonomik düzeyde bulunan çocukların okul olgunluğu puan ortalamalarının X=81.50, alt sosyoekonomik düzeyde bulunan çocukların okul olgunluğu puan ortalamalarının ise X=69.62 olduğu görülmektedir. Gruplar arası ortalamalar arasında anlamlı fark olup olmadığı Tek Yönlü Varyans Analizi ile incelenmiştir. Analiz sonuçları Tablo 2’de verilmiştir.
Tablo 2: Annelerin Mükemmeliyetçi Tutumları Ġle Çocuklarının Okul Olgunluklarının Sosyoekonomik Düzey DeğiĢkenine Göre One Way Anova Sonuçları
vk sd kt ko F p
Anne Mükemmeliyetçilik
Gruplararası 10084.41 1 10084.41
25.84 .000*
Gruplariçi 41367.65 106 390.26
Toplam 51452.07 107
Çocukların Okul Olgunluğu
Gruplararası 3789.28 1 3789.28
23.11 .000*
Gruplariçi 17376.15 106 163.92
Toplam 21165.43 107
(*) İşareti alt işlemin p<0.05 düzeyinde anlamlı olduğunu işaret etmektedir.
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
Tablo 2’de yer alan varyans çözümlemesinin sonucu incelendiğinde, farklı sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçi tutumları [F(1–106)=25.84, p<.05] ile çocuklarının okul olgunluk seviyeleri [F(1–106)=23.11, p<.05] arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir. Alt ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının okul olgunluk seviyeleri arasında anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla yapılan Scheffe testi sonuçlarına göre, mükemmeliyetçilik ve okul olgunluğu seviyelerinde yüksek puan ortalamasına üst sosyoekonomik düzeydeki annelerin ve çocuklarının sahip olduğu görülmüştür. Bu bulgular sonucunda, annelerin üst sosyoekonomik düzeyde olmalarının çocuklarının okul olgunluk seviyelerini etkiledikleri söylenebilir. Yapılan araştırmalar sonucunda özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı koşullarda yaşayan çocukların sadece ekonomik yoksulluk içinde değil, aynı zamanda ekonomik kaynakların yetersizliğinin ötesinde gelişimlerinin desteklenmesi açısından da yoksun bir ortamda yetişerek okula başladıkları saptanmıştır. Bu çocukların okula hazırlık için önkoşul niteliğinde olan kritik erken çocukluk deneyimlerinin olmadığı, yaşadığı çevrede okula ve öğrenmeye daha az önem verildiği, çocuğun çevresindeki kişilerin, çocuğun akademik eğitiminin okulla birlikte başladığını düşünmelerinden dolayı okulda başarılı olma şansları azalmaktadır (Wright, Diener, Kay, 2000;
Bierman vd., 2008). Yine yapılan araştırmalara göre daha az uyarıcıyla karşılaşan, sosyoekonomik ve kültürel açıdan dezavantajlı grupta yer alan çocukların, dil ve bilişsel becerileri elde etme açısından deneyimleri az olduğundan, okula hazırlık becerilerinin ve okul başarılarının da düşük olduğu saptanmıştır (Umek vd., 2008).
Oktay (1983a), araştırmasında farklı çevrelerde yetişen çocuklar arasında okula hazırlanma yönünde oluşan ayrıcalıkları ortaya çıkarmak ve sosyokültürel açıdan elverişsiz ortamlarda yetişen çocuklar için alınabilecek önlemleri belirlemeyi amaçladığı çalışmasında, okul olgunluğu ya da okula hazırlıklı olma durumuna göre, sosyokültürel faktörün etkisini daha iyi görebilmek için birbirinin tam karşıtı olan iki sosyokültürel ortamdaki çocuk grubuyla çalışılmıştır. Araştırma sonucuna göre sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan elverişli grupta yer alan çocuklar Metropolitan Readiness Testinden ortalama 71.40 puan alırken, II. grupta yer alan çocuklar ise, ortalama 46.23 puan almışlardır. Diğer testlerde de I.
grupta yer alan çocuklar II. grupta yer alan çocuklara kıyasla daha yüksek puan almışlardır. Bu durum anne-babanın eğitim ve sosyo- ekonomik düzeyinin yüksek oluşunun çocukların genel olgunluk başarısı üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Çıkrıkçı (1999), anaokullarına devam eden 5-6 yaş arasındaki çocukların okul olgunlukları ile aile tutumları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmada, Ankara il merkezindeki resmi bankalara bağlı anaokullarına devam eden 72’si kız, 78’i erkek olmak üzere toplam 150 çocukla çalışılmıştır. Araştırm sonucunda ailenin gelir düzeyi arttıkça çocukların okul olgunluk düzeylerinin de arttığı saptanmıştır.
Gonca (2004) ise araştırmasında, farklı sosyoekonomik ve kültürel ortamlarda yetişen 6-7 yaş grubu, ilköğretime yeni başlayan ve normal gelişim gösteren çocukların ilköğretime hazır bulunuşluk düzeylerini incelemiştir. Araştırmanın örneklem grubunu, Ankara il merkezindeki, ilköğretim okullarına devam eden 202 öğrenci oluştururken; örnekleme alınan öğrenciler sosyoekonomik ve kültürel açıdan belirlenen (alt, orta, üst) üç bölgeden seçilmiştir. Araştırma sonunda sosyoekonomik ve kültürel düzey arttıkça, anne ve babaların eğitim durumları yükseldikçe, ailedeki çocuk sayısı düştükçe çocukların okul olgunluğu seviyelerinin de arttığı saptanmıştır. Balat (2003)’ın korunmaya muhtaç ve ailesinin yanında kalan 6 yaş grubu çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin incelenmesi amacıyla yaptığı çalışmada; çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili kavram düzeyleri kurumda ve aile yanında kalma, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, okulöncesi eğitimden yararlanma, anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, üst sosyoekonomik düzeydeki çocukların en yüksek puanı aldıkları başka bir ifadeyle çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin arttığı tespit edilmiştir. Yukarıda verilmiş olan çalışmaların sonuçları elde edilen bulguları destekler niteliktedir.
Tablo 3: Annelerin Mükemmeliyetçi Tutumları Ġle Çocuklarının Cinsiyet DeğiĢkenine Göre T-Testi Sonuçları
Cinsiyet n X S sd t p
Anne
Mükemmeliyetçiliği Kız 54 141.64 20.79 106 .833 .407
Erkek 54 145.16 23.06
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
Tablo 3 incelendiğinde, kız çocukların puan ortalamasının (X=141.64), erkek çocukların puan ortalamasının ise (X=145.16) olduğu görülmektedir. Bunun sonucunda, annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının cinsiyet değişkeni arasında (p>.05) düzeyinde anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. Elde edilen bu bulgu sonucunda, annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı söylenebilir.
Tablo 4: Annelerin Mükemmeliyetçi Tutumları Ġle Çocuklarının Ġlk Çocuk Olup-Olmama DeğiĢkenine Göre T-Testi Sonuçları
Ġlk Çocuk Olup- Olmama
n X S sd t p
Anne
Mükemmeliyetçiliği İlk Çocuk 52 104.55 20.48 106 1.306 .194 İlk Çocuk Değil 56 146.05 23.05
Annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının ilk çocuk olup-olmama değişkenine göre t-testi sonuçları incelendiğinde (p>.05) anlamlı bir farklılığın ortaya çıkmadığı görülecektir. Tablo 4’e baktığımızda, ilk çocukların puan ortalamasının X=104.55, ilk çocuk olmayanların puan ortalamasının ise, X=146.05 olduğu anlaşılmaktadır. Analiz sonuçlarına göre ilk çocuk olan ve olmayan çocukların puan ortalamalarının birbirine yakın değerlerde olduğu saptanmıştır. Elde edilen bu bulgu sonucunda, annelerin mükemmeliyetçi tutumları ile çocuklarının ilk çocuk olup-olmamaları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı söylenebilir.
Tablo 5: Çocukların Okul Olgunluk Düzeyleri Ġle Annelerin Mesleklerine Göre Kruskal Wallis Testi Sonuçları
Meslek n Sıra Ort. sd χ2 p
Okul Olgunluğu Ev Hanımı 62 43.42
2 18.58 .000
Memur 42 70.25
Diğer 4 60.88
Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin mesleklerine göre Kruskal Wallis Testi sonuçları Tablo 5’te verilmiştir. Analiz sonuçları, anne mesleklerinin ev hanımı χ2 (sd=2, n=62) =43.42, p<.05, memur χ2 (sd=2, n=42) =70.25, p<.05, diğer χ2 (sd=2, n=4 =60.88, p<.05 çocuklarının okul olgunluğuna göre (p<.05) düzeyinde anlamlı farklılaşmanın olduğunu göstermektedir. Elde edilen bu bulgu sonucunda, annelerin mesleklerinin çocuklarının okul olgunluğu üzerinde etkili olduğu söylenebilir.
Unutkan (2003a) okul öncesinden ilköğretime geçen 5-6 yaş çocuklarının okula hazır oluş düzeylerini değerlendirmek amacıyla oluşturulan “Marmara İlköğretime Hazır oluş Ölçeği” gelişim ve uygulama formlarının geçerlilik, güvenirlik ve norm çalışmasını yaptığı araştırmanın sonucunda, ebeveynlerin eğitim düzeyleri ve mesleklerinin çocuklara sağlanan yaşantı zenginliği ile paralel olarak ilköğretime hazır oluşu olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.
Tablo 6: Çocukların Okul Olgunluk Düzeyleri Ġle Annelerin Eğitim Düzeyi DeğiĢkenine Göre Kruskal Wallis Sonuçları
Eğitim n Sıra Ort. sd χ2 p
Okul Olgunluğu
İlköğretim Mezunu 45 34.33
3 32.25 .000
Ortaöğretim Mezunu 15 68.57
Lisans Mezunu 35 70.29
Yüksek Lisans Ve Üzeri 13 65.58
Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin eğitim düzeylerine göre Kruskal Wallis Testi sonuçları Tablo 6’da verilmiştir. Analiz sonuçları incelendiğinde, annelerin ilköğretim mezunu χ2 (sd=3, n=45)
=34.33, p<.05, ortaöğretim mezunu χ2 (sd=3, n=15) =68.57, p<.05, lisans mezunu χ2 (sd=3, n=35
=70.29, p<.05, yüksek lisans ve üzeri χ2 (sd=3, n=13) =65.58, p<.05 eğitim düzeyine sahip olmaları ile çocuklarının okul olgunluk düzeyleri arasında (p<.05) düzeyinde anlamlı farklılaşmanın olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgu sonucunda, annelerin eğitim düzeylerinin çocuklarının okul olgunluğu üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Ebeveyn-çocuk ilişkisinin kalitesinin çocukların hem sosyal becerileriyle, hem iletişim beceri performanslarıyla ilişkili olduğu, annenin eğitim seviyesi ile çocuğun bilişsel ve iletişim becerisi arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, yapılan çalışmalarla saptanmıştır.
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
Yine annenin eğitimsel beklentilerinin, okul aktivitelerine katılımının evdeki eğitimsel aktivitelerde anne katılımının, çocuğun yeterliliklerine olan inancın çocukların okula hazırlık becerilerini ve okula uyumları üzerinde etkili olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur. Özellikle ebeveynlerin hassas yaklaşımının, yeterli eğitici malzemelerin varlığının, zihinsel becerileri geliştirici fırsatların, çocukların öğrenme, öz-denetim becerilerini geliştirme, dil, okuma yazma, sosyal ve duygusal becerileri için motivasyon oluşturduğu da yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Üstelik aile içinde okula, okuma yazmaya verilen değer, evdeki duyarlılık ve uyarıcı ortam çocukların okula hazırlığı üzerinde doğrudan etkilerin olmasının yanı sıra, aile ve okul arasında oluşmuş ilişkilerden yola çıkınca çocukların öğrenmeye hazırlıklı olarak okula başlamalarında aile özelliklerinin dolaylı etkileri olarak görülmektedir (Connel ve Printz, 2002; Mantzicopoulos, 1997; Mashburn ve Pianta, 2006; Emig, 2000).
Yazıcı (1999a) Almanya ve Türkiye’de anaokuluna devam eden 60-76 aylar arası Türk çocuklarının dil gelişimi ile okuma olgunlukları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yaptığı çalışmada, çocukların dil gelişimleri ile okuma olgunlukları arasındaki ilişkinin; çocuğun yaşadığı yer, cinsiyet, yaş, doğum sırası, kardeş sayısı, okula devam süresi, anne-babanın yaşı, anne-babanın mesleği ve anne-babanın öğrenim düzeyi değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Almanya ve Türkiye’de yaşayan Türk çocuklarının dil gelişimi ve okuma olgunlukları üzerinde çocuğun yaşının, okula devam süresinin, yaşadığı yerin, kardeş sayısının ve anne-babanın öğrenim düzeyinin etkili olduğu ve dil gelişiminin okuma olgunluğu ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Çıkrıkçı (1999) ise, anaokullarına devam eden 5-6 yaş arasındaki çocukların okul olgunlukları ile aile tutumları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların okul olgunlukları; cinsiyet, bir kardeşe sahip olup olmama, anne-babanın eğitim durumu ve gelir durumu değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir.
Metropolitan Olgunluk Testi sonucunda anne-babanın eğitim seviyesi arttıkça çocuk başarısının da arttığı saptanmıştır.
Connel ve Printz (2002) ebeveyn-çocuk iletişiminin kalitesinin ve çocuk bakımına katılımın; çocukların akademik açıdan okula hazır bulunuşlukları ve sosyal becerilerinin gelişimi üzerindeki etkisini inceledikleri araştırmalarında, Amerika’nın güneyinde kırsal okul bölgelerindeki orta büyüklükteki bir şehirde yaşayan, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı durumda bulunan, okul öncesi eğitime devam eden 47 çocuk ve 68 ebeveyn ile çalışılmıştır. Araştırma sonucunda ebeveyn-çocuk ilişkisinin kalitesinin çocukların hem sosyal becerileriyle, hem iletişim beceri performanslarıyla hem de alıcı iletişim becerileri performansıyla önemli derecede ilişkili olduğu saptanırken; annenin eğitim seviyesi ile çocuğun bilişsel ve iletişim becerisi arasında pozitif yönlü bir ilişki belirlenmiştir. Balat (2003)’ın korunmaya muhtaç ve ailesinin yanında kalan 6 yaş grubu çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin incelenmesi amacıyla yaptığı çalışmada; çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili kavram düzeyleri kurumda ve aile yanında kalma, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, okulöncesi eğitimden yararlanma, anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırma sonucunda, annenin ve babanın öğrenim düzeyi arttıkça çocukların testten aldıkları puan ortalamalarının arttığı yani çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin arttığı tespit edilmiştir.
Gonca (2004) ise farklı sosyoekonomik ve kültürel ortamlarda yetişen 6-7 yaş grubu, ilköğretime yeni başlayan ve normal gelişim gösteren çocukların ilköğretime hazır bulunuşluk düzeylerini incelediği çalışmasında, ailelerin sosyoekonomik ve kültürel düzeyi arttıkça, anne ve babaların eğitim durumları yükseldikçe, ailedeki çocuk sayısı düştükçe çocukların okul olgunluğu seviyelerinin de arttığı saptanmıştır. Cinkılıç (2009) yaptığı çalışmada, ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin okul olgunluk düzeylerinde; okulöncesi eğitim, okulöncesi eğitim kurumlarına devam süresi, cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba eğitim düzeyleri değişkenleri açısından farklılaşma olup olmadığı ayrıca okulöncesi eğitimin ilköğretim ikinci sınıf öğrencilerinin okul olgunluğu üzerindeki etkisinin devam edip etmediğini incelemiştir. Araştırmanın sonucunda, annelerin eğitim düzeylerine göre; öğrencilerin Metropolitan Okul Olgunluk Testi (kelime anlama, cümleler, eşleştirme ve sayılar) alt testleri, babaların eğitim düzeylerine göre ise, Metropolitan Okul Olgunluk Testi (kelime anlama, cümleler, eşleştirme, sayılar ve kopya etme) alt testleri boyutunda okul olgunluğunun etkili olduğu saptanmıştır.
Umek vd., (2008) tarafından yapılan bir diğer çalışmada ise, çocukların bilişsel becerileri, aile eğitimi gibi değişkenlerle ilişkili olarak çocukların okula hazır bulunuşluklarında okulöncesi eğitimin etkisi incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda okulöncesi eğitim alma ve anne ve babanın eğitim seviyesi değişkenlerinin çocukların okula hazır bulunuşlukları üzerinde çok önemli etkisi olduğu saptanırken;
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
özellikle eğitim seviyesi düşük ebeveynlerin çocuklarının okula hazır bulunuşluk becerilerinde okulöncesi eğitimin pozitif yönde bir etkisi olduğu saptanırken; çocukların okula hazır bulunuşluk becerilerinin gelişiminde anne-babanın eğitim düzeyinin çok önemli olduğu saptanmıştır. Downer ve Pianta (2006) tarafından yapılan bir diğer araştırmada ise, doğumdan 54 aylık olana kadarki dönemde aile ve çocuk bakım deneyimleri çocukların okula başlarkenki akademik ve sosyal becerileri ve birinci sınıfta gösterilen anneyle ilgili hassasiyet incelenmiştir. Araştırmada çocuklar doğumdan birinci sınıfa kadarki dönemde takip edilmiştir. Araştırmanın başlangıcında çocuklar bir aylıkken anneleri görüşmeye alınmış, ev ve aileye ilişkin çeşitli durumlar gözlemler ve gözlemler aracılığıyla değerlendirilmiştir ve bu tip değerlendirmeler çocukların 6. 15. 24. 36 ve 54. aylarında tekrarlanmıştır. Araştırma sonucunda doğumdan 54 aylığa kadarki dönemde çocukların bilişsel yeteneklerinin gelişiminde, çocuğun ev ve öğrenme ortamının, annenin eğitim seviyesinin, hassasiyetinin, çocuğun cinsiyetinin etnik grubunun, ailenin sosyoekonomik durumunun güçlü tahmin ediciler olduğu saptanmıştır.
Tablo 7: Çocukların Okul Olgunluk Düzeyleri Ġle Annelerin YaĢ DeğiĢkenine Göre Kruskal Wallis Sonuçları
YaĢ n Sıra Ort. sd χ2 p
Okul Olgunluğu
26-30 yaş 21 53.05
3 9.735 .021
31-35 yaş 54 63.00
36-40 yaş 26 41.94
41 ve üzeri yaş 7 39.93
Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile annelerin mesleklerine göre Kruskal Wallis Testi sonuçları Tablo 7’de verilmiştir. Tablo 7’deki analiz sonuçlarına baktığımızda, annelerin 26-30 yaş χ2 (sd=3, n=21)
=53.05, p<.05, 31-35 yaş χ2 (sd=3, n=54) =63.00, p<.05, 36-40 yaş χ2 (sd=3, n=26 =41.94, p<.05, 41 ve üzeri yaş χ2 (sd=3, n=7 =39.93, p<.05 düzeyinde olmaları ile çocuklarının okul olgunluk seviyeleri arasında (p<.05) düzeyinde anlamlı farklılaşmanın olduğu anlaşılmaktadır. Elde edilen bu bulgu sonucunda, annelerin içinde bulundukları yaş grubunun çocuklarının okul olgunluğu üzerinde etkili olduğu söylenebilir.
Tablo 8: Çocukların Okul Olgunluk Düzeyleri Ġle Ġlk Çocuk Olup Olmama DeğiĢkenine Göre T-Testi Sonuçları
Okul Olgunluğu Alt Boyutları
Ġlk Çocuk Olup- Olmama Durumu
n X S sd t p
Kelimeler İlk çocuk 52 16.51 1.74 106 2.87 .005
İlk çocuk değil 56 15.07 3.22 *
Eşleştirme İlk çocuk 52 16.11 2.51 106 4.10 .000
İlk çocuk değil 56 13.35 4.20 *
Cümleler İlk çocuk 52 9.17 1.87 106 2.88 .005
İlk çocuk değil 56 7.82 2.85 *
Genel Bilgi İlk çocuk 52 11.82 1.79 106 2.87 .005
* İlk çocuk değil 56 10.44 3.00
Okuma Olgunluğu İlk çocuk 52 53.42 6.16 106 3.63 .000
İlk çocuk değil 56 46.96 11.33 *
Kopya Etme İlk çocuk 52 5.53 1.76 106 3.32 .001
İlk çocuk değil 56 4.30 2.03 *
Sayılar İlk çocuk 52 20.92 3.41 106 1.97 .051
İlk çocuk değil 56 19.42 4.34
Genel Okul Olgunluğu İlk çocuk 52 79.90 9.58 106 3.59 .001
* İlk çocuk değil 56 70.67 16.06
(*) İşareti alt işlemin p<0.05 düzeyinde anlamlı olduğunu işaret etmektedir.
Tablo 8’de çocukların ilk çocuk olup-olmama durumlarına göre, okul olgunluğu boyutlarının ortalamaları görülmektedir. Kelimeler alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=16.51), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=15.07), eşleştirme alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=16.11), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=13.35), cümleler alt boyutunda ilk çocuk
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
olanların ortalamaları (X=9.17), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=7.82), genel bilgi alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=11.82), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=10.44), okuma olgunluğu alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=53.42), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=46.96), kopya etme alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=5.53), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=4.30), sayılar alt boyutunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=20.92), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=19.42) ve genel okul olgunluğunda ilk çocuk olanların ortalamaları (X=79.90), ilk çocuk olmayanların ortalamaları (X=70.67) incelendiğinde ilk çocuk olup-olmama durumlarına göre anlamlı farklılıklar görülmüştür (p<0.01). İlk çocuk olanların okul olgunluğu puanlarının ilk çocuk olmayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sayılar alt boyutunda ilk çocuk olanlarla olmayanlar arasında anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir.
Çıkrıkçı (1999), anaokullarına devam eden 5-6 yaş arasındaki çocukların okul olgunlukları ile aile tutumları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların okul olgunlukları;
cinsiyet, bir kardeşe sahip olup olmama, anne-babanın eğitim durumu ve gelir durumu değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırma sonucunda, tek çocukların kardeşi olanlara göre daha başarılı oldukları saptanırken; “Metropolitan Olgunluk Testinde” çocuklar en çok sayılar bölümünde en başarılı, kopya etme bölümünde ise en az başarılı oldukları tespit edilmiştir. Balat (2003)’ın korunmaya muhtaç ve ailesinin yanında kalan 6 yaş grubu çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin incelenmesi amacıyla yaptığı çalışmada; çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili kavram düzeyleri kurumda ve aile yanında kalma, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, okulöncesi eğitimden yararlanma, anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda artan kardeş sayısının çocukların testten aldıkları puan ortalamalarını azaltıcı yönde bir etkisi olduğu saptanmıştır. Gonca (2004) ise farklı sosyoekonomik ve kültürel ortamlarda yetişen 6-7 yaş grubu, ilköğretime yeni başlayan ve normal gelişim gösteren çocukların ilköğretime hazır bulunuşluk düzeylerini incelediği araştırmasında, Ankara il merkezindeki, ilköğretim okullarına devam eden 202 öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırma sonunda ailedeki çocuk sayısı düştükçe çocukların okul olgunluğu seviyelerinin de arttığı saptanmıştır.
Tablo 9: Çocukların Okul Olgunluk Düzeyleri Ġle Cinsiyet DeğiĢkenine Göre T-Testi Sonuçları
Okul Olgunluğu Alt
Boyutları Cinsiyet n X S sd t p
Kelimeler Kız 54 15.83 2.79 106 .956 .805
Erkek 54 15.70 2.63
Eşleştirme Kız 54 15.35 3.76 106 1.87 .064
Erkek 54 14.01 3.63
Cümleler Kız 54 8.55 2.61 106 .795 .732
Erkek 54 8.38 2.43
Genel Bilgi Kız 54 11.42 2.46 106 1.27 .206
Erkek 54 10.79 2.67
Okuma Olgunluğu Kız 54 51.35 10.29 106 1.37 .174
Erkek 54 48.79 9.04
Kopya Etme Kız 54 5.01 1.86 106 .57 .567
Erkek 54 4.79 2.13
Sayılar Kız 54 20.53 3.55 106 1.01 .312
Erkek 54 19.75 4.36
Genel Okul Olgunluğu Kız 54 76.87 14.78 106 1.29 .197
Erkek 54 73.37 13.21
(*) İşareti alt işlemin p<0.05 düzeyinde anlamlı olduğunu işaret etmektedir.
Tablo 9’da çocukların kız ve erkek olma durumlarına göre, okul olgunluğu boyutlarının ortalamaları görülmektedir. Kelimeler alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=15.83), erkek çocukların ortalamaları (X=15.70), eşleştirme alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=15.35), erkek çocukların ortalamaları (X=14.01), cümleler alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X =8.55),
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
erkek çocukların ortalamaları (X =8.38), genel bilgi alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=11.42), erkek çocukların ortalamaları (X=10.79), okuma olgunluğu alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=51.35), erkek çocukların ortalamaları (X=48.79), kopya etme alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=5.01), erkek çocukların ortalamaları (X=4.79), sayılar alt boyutunda kız çocukların ortalamaları (X=20.53), erkek çocukların ortalamaları (X=19.75) ve genel okul olgunluğunda kız çocukların ortalamaları (X =76.87), erkek çocukların ortalamaları (X=73.37) incelendiğinde çocukların kız ya da erkek olma durumlarına göre anlamlı farklılıkların olmadığı görülmüştür (p>0.01).
Çıkrıkçı (1999), anaokullarına devam eden 5-6 yaş arasındaki çocukların okul olgunlukları ile aile tutumları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmada, çocukların okul olgunlukları;
cinsiyet, bir kardeşe sahip olup olmama, anne-babanın eğitim durumu ve gelir durumu değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, Metropolitan Olgunluk Testi sonucunda cinsiyetler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur. Cinkılıç (2009) yaptığı çalışmada ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin okul olgunluk düzeylerinde; okulöncesi eğitim, okulöncesi eğitim kurumlarına devam süresi, cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba eğitim düzeyleri değişkenleri açısından farklılaşma olup olmadığı ayrıca okulöncesi eğitimin ilköğretim ikinci sınıf öğrencilerinin okul olgunluğu üzerindeki etkisinin devam edip etmediğini incelemiştir. Araştırmanın sonucunda, cinsiyet değişkeninin okul olgunluğu üzerinde etkisi olmadığı saptanmıştır. Balat (2003)’ın korunmaya muhtaç ve ailesinin yanında kalan 6 yaş grubu çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili temel kavram bilgilerinin incelenmesi amacıyla yaptığı çalışmada; çocukların okula hazır bulunuşlukla ilgili kavram düzeyleri kurumda ve aile yanında kalma, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, okulöncesi eğitimden yararlanma, anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ele alınıp incelenmiş ve cinsiyetler arasındaki fark önemsiz bulunmuştur.
SONUÇ VE ÖNERĠLER
Çalışma sonucunda, alt ve üst sosyoekonomik düzeydeki annelerin mükemmeliyetçilikleri ile çocuklarının okul olgunlukları arasında anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Annelerin mükemmeliyetçi tutumları çocuklarının cinsiyet ve ilk çocuk olup-olmama durumlarına göre incelendiğinde her iki değişkende de anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. Annelerin meslekleri, eğitimleri ve yaşları ile çocuklarının okul olgunlukları arasındaki ilişkinin analiz sonucunda ise, anlamlı farklılık elde edilmiştir.
Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile ilk çocuk olup olmama değişkenine göre incelendiğinde, ilk çocukların okul olgunluğu puanlarının ilk çocuk olmayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Sayılar alt boyutunda ilk çocuk olanlarla olmayanlar arasında anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir.
Çocukların okul olgunluk düzeyleri ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir.
Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda annelere ve araştırmacılara aşağıdaki öneriler sunulabilir;
Alt ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelerin mükemmeliyetçi tutumları arasındaki farklılığın nedenleri araştırılabilir.
Alt ve üst sosyoekonomik düzeyde bulunan annelere mükemmeliyetçi tutum ve diğer aile tutumlarının çocuklarının gerek davranışları gerekse akademik başarıları üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin anlatıldığı anne eğitim programları hazırlanıp uygulanabilir.
Ebeveynlere çocuklarına evde sağlayacakları olanaklar ve çocukla birlikte yapılacak etkinliklerin okula hazır oluştaki yeri konusunda bilgilenmelerini sağlayacak aile eğitim programlarının hazırlanabilir.
Çocukların okula hazırlık becerilerini geliştirmek için ev ortamında ailelerin yapabilecekleri etkinliklerin, örnek uygulamaların yer aldığı eğitim materyalleri (kaynak kitapların, CD, video ve kasetler) hazırlanarak annelerin kullanımına sunulabilir.
KAYNAKLAR
Altınköprü, T. (2002).Çocuğun Başarısı Nasıl Sağlanır?. İstanbul: Hayat Yayıncılık.
Aydın, B. (2002). Gelişim Psikolojisi. İstanbul: SFN Baskı.
Balat, U. G. (2003). Altı Yaş Grubu Korunmaya Muhtaç ve Ailesinin Yanında Kalan Çocukların Okula Hazır Bulunuşluk ile İlgili Temel Kavram Bilgilerinin Karşılaştırılması, Doktora Tezi, Ankara:
Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
Barbarin, O. A., Early, D., Clifford, R., Bryant, D., Frome, P., Burchinal, M., Howes, C. and Pianta, R.
(2008). Parental Conceptions of School Readiness: Relation to Ethnicity, Socioeconomic Status, and Children's Skills, Early Education & Development, 19 (5), 671-701.
Bierman, K. L., Domitrovich, C. E., Nix, R. L., Gest, S. D., Weilsh, J. A., Greenberg, M. T., Blair, C., Nelson, K. E., Gill, S. (2008). Promoting Academic And Social-Emotional School Readiness:
The Head Start REDI Program. Child Development, (November/December),79 (6), 1802-1817.
Boz, M. (2004). Altı Yaş Çocukların Okula Hazır bulunuşluk Düzeylerinin Veli ve Öğretmen Görüşleri Yönünden İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
Cinkılıç, H. (2009). Okul Öncesi Eğitimin İlköğretim 1. Sınıf Öğrencilerinin Okul Olgunluğuna Etkisinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Connell, C, Prinz,. R. (2002). The Impact Of Childcare And Parent Child Interaction On School Readiness And Social Skills Development For Low Income African Children. Journal Of School Psychology, 40 (2), 177-193.
Çağdaş, A. (2002). Anne-Baba-Çocuk İletişimi. Ankara: Nobel Yayınevi.
Çıkrıkçı, S. (1999). Ankara İl Merkezindeki Resmi Banka Anaokullarına Devam Eden 5-6 Yaş Çocukların Okul Olgunluğu ile Aile Tutumu Arasındaki ilişkisinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara:
Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Downer, J., T., Pianta, R., C. (2006). Academic And Cognitive Functioning in First Grade: Associations With Earlier Home And Child Care Predictors And With Concurrent Home And Classroom Experiences. Social Psychology Review, 35 (1), 11-30.
Emig, C. (2000). School Readiness: Helping Communities Get Children Ready for School And Schools Ready for Children. Child Trends Research Brief. Washington.
Gonca, H. (2004). Ankara İl Merkezinde Farklı Sosyoekonomik ve Kültürel Ortamlarda Yetişen ve İlköğretim Okuluna Yeni Başlayan Çocukların Okul Olgunluğunun İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
Göknar, Ö. (2009). Bilinçli Çocuk Yetiştirme (İkinci Basım).Ankara: Arkadaş Yayınevi.
Görmez, E. (2007). İlköğretim Birinci Sınıf Öğrencisinin Okul Olgunluğu ve Matematik Hazır bulunuşluk Düzeyleri, Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir: Osmangazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Hayden, T. C. (2008). Çocuğum Okula Başlıyor (Editör: Ece Özbaş). İstanbul: Ekinoks Yayıncılık.
Hewitt, P. L., Flett, G. L. (1991). Dimensions of perfectionism in unipolar depression. Journal of Abnormal Psychology, 100 (1), 98-101.
Kiernan, G., Axford, N., Little, M., Murphy, C., Greene, S., Gormley, M. (2008). The School Readiness of Children Living in A Disadvantaged Area in Ireland. Journal of Early Childhood Research, 6 (2), 119-114.
Korkmazlar, Ü. (2001).Son Çocukluk Dönemi. Ana-Baba Okulu. İstanbul: Remzi Kitabevi.
Kotil, Ç. (2005). Annelerin Çocuklarının Okula Hazır Oluşları Üzerine Görüşleri ile Çocukların Okula Hazır Oluş Düzeyleri Arasındaki İlişki, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Mantzicopoulos, P., Y. (1997). The Relationship of Family Variables to Head Start Children’s Preacademic Competence. Early Education & Development, 8( 4) , 357-375.
Mashburn, A. J. and Pianta, R. C. (2006).Social Relationships and School Readiness. Early Education &
Development, 17(1), 151- 176.
Oktay, A. (1983a). Okul Olgunluğu. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları.
________(2002b). Yaşamın Sihirli Yılları. (Üçüncü Baskı). İstanbul: Epsilon Yayıncılık.
Siyasal Kitabevi, Ankara, Turkey, 2011 ISBN: 978-605-5782-62-7
________(2010c). İlköğretime Hazır Oluş ve Hazır Oluşu Etkileyen Temel Faktörler. İlköğretime Hazırlık ve İlköğretim Programları. (Editör: Ayla Oktay). Ankara: Pegem Akademi Yayınları, 21- 34.
Öner, N. (2008). “Türkiye’de Kullanılan Psikolojik Testlerden Örnekler”. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınları.
Unutkan, Ö. P. (2003a). Marmara İlköğretim Hazır Oluş Ölçeğinin Geliştirilmesi ve Standardizasyonu, Doktora Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
_______________ (2007b). İlköğretim 1. Sınıfa Başlarken: Çocuk-Öğretmen ve Anne-Baba. (Editör.
Ayla Oktay, Özgür Polat Unutkan). İlköğretim Çağına Genel Bir Bakış. İstanbul: Morpa Yayınları, 27-40.
Marjanovi, U. L., Kranjc, S., Fekonja, U., Bajc, K. (2008). The Effect Of Preschool On Children's School Readiness. Early Child Development and Care,178 (6), 569–588
Yavuzer, H. (1997a). Ana-Baba ve Çocuk (Onuncu Basım), İstanbul: Remzi Kitabevi.
_________ (2006b). Eğitim ve Gelişim Özellikleriyle Okul Çağı Çocuğu (Onikinci Basım). İstanbul:
Remzi Kitabevi.
_________ (2008c). Doğum Öncesinden Ergenlik Sonuna Çocuk Psikolojisi (Otuz Birinci Basım).
İstanbul: Remzi Kitabevi.
Yazıcı, Z. (1999a). Almanya ve Türkiye’de Anaokuluna Devam Eden 60-76 Aylar Arasındaki Türk Çocuklarının Dil Gelişimi ile Okuma Olgunluğu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
________ (2002b). Okulöncesi Eğitimin Okul Olgunluğu Üzerine Etkisinin İncelenmesi. Milli Eğitim Dergisi, (155-156).
Wright, C., Diener, M., Kay, S. C. (2000). School Readiness Of Low-İncome Children At Risk For School Failure. Journal Of Children & Poverty, 6 (2), 99117.