Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
4 Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü
Kooperatifçilik ve Kırsal Gelişme Politikası Dersi
2019-2020 Öğretim Yılı Güz Dönemi
Prof. Dr. Ayşegül Mengi
(XIV. Hafta)
Genel Değerlendirme
• Kırsal kalkınma, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar değişik dönemlerde kimi zaman daha ön planda olmuş, kimi zamanda ihmal edilmiştir.
• Kırsal nüfusun daha fazla olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında kırsal kalkınma
politikaları da önem kazanmıştır; kırsal alanların ve köylerin kalkındırılması için pek çok önemli girişimde bulunulmuştur. Köy Kanunu, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu çıkarılmış; Köy Enstitüleri kurulmuş; kırsal kalkınma hem hukuki, hem ekonomik, hem toplumsal ve hem de kültürel boyutlarıyla sağlanmaya çalışılmıştır.
• 1960-1980 arası dönemde planlı kalkınma çabaları çerçevesinde, kırsal alana hizmet götürme ağırlıklı yaklaşımlar öne çıkmıştır. Merkez köy, köy kent gibi projeler bu yaklaşımlara örnektir.
• 1980 sonrası dönemde ise yeni sağ politikaların da etkisiyle özelleştirmeler ve devletin küçültülmesi yaklaşımları kırsal kalkınma politikalarını belirlemiştir.
Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kurulmuş pek çok kurum ve kuruluş
özelleştirilmiş ya da kaldırılmıştır. Tekel gibi, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü gibi.
Yine, bu dönemde, tarım politikalarının küresel bağımlılığı, ithalata yönelik bir tarım politikasını getirmiş ve tarımsal üretimi, aynı zamanda tarımsal geliri azaltmıştır.
(XIV. Hafta)
Genel Değerlendirme
• Çağdaş kooperatifçiliğin Türkiye’deki ilk uygulamasının, 1863 yılında devlet eliyle kurulan “memleket sandıkları” ile (tarım kredi
kooperatifçiliği benzeri bir yapı) başladığı kabul edilmektedir. Ancak, kooperatifçiliğimizde ilk esaslı gelişme Cumhuriyet Dönemine
rastlamaktadır.
• Diğer taraftan, Planlı Dönem sonrasının en önemli gelişmelerinden birisi şüphesiz, kooperatifçiliğin Anayasa’da yer almasıdır. 1961 Anayasasının 51. maddesinde “Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak
tedbirleri alır” ifadesinin yer alması kooperatifçiliğin gelişmesi için devleti daha aktif ve sorumlu duruma getirmiştir.
• 1980 sonrası ise, yeni sağ politikalar kooperatifçiliği geriletmiştir diyebiliriz.
• Ancak, son beş yıldır ulusal ve yerel kalkınma için kooperatiflerin önemi yeniden artmış görünmektedir.