• Sonuç bulunamadı

Abdülhamid gündeminde

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Abdülhamid gündeminde"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T

Haldun

Taner

-TTfoUO-OS

ABDÜLHAMİD GÜNDEMDE

B D Ü LH A M İD yine gündemde. Televizyonda ya­ yınlanan Tarih ve Saray dizisi bir yandan, ölümü­ nün 68. yıldönümü dolayısıyla lehinde, aleyhin­ de yazılan yazılar bir yandan, kimilerinin Kızıl Sultan, kimilerinin de Ulu Hakan diye adlandırdıkları bu padi­ şahı yine güncelleştirdi. Abdülhamid bir bakıma Türk aydınlarının dünya görüşlerini belirtecek bir kıstas olu­ yor. Överseniz sağcı ve tutucusunuz, yererseniz ilerici ve devrimci. Tutucu ya da ilerici olup, hakkaniyet gere­ ği, olumlu ve olumsuz yanlarını belirtmek de var. Bazı­ sı bunu da yapıyor.

R

E SM İ tarih, yazıldığı zamanın zorlayıcı etkenle­ ri ile kişileri çoğu zaman yalnız bir yanları ile yaf- --- talayabiliyor. Hazır kalıpları olduğu gibi kabul­ lenmeyi daha rahat bulan kalabalık da, ince eleyip sık dokumadan, bu politik çarpıtmalara kapılabiliyor.

Baltacı Mehmet Paşa gerçekten tarihin bize kabul ettirmek istediği gibi, bir vatan haini mi idi, yoksa o gün orda, Prut’taki koşullar karşısında o kararı alması or­ dunun ve devletin çıkarına bir eylem mi idi? III. Sultan Ahmet’in suçlaması kendi açısından ne kadar haklı gö­ rünüyorsa, Baltacı’nın da kendi gerekçeleri aynı dere­ cede haklı olamaz mı idi? Bazılarınca bir hıyanet sayılan eylemin, bazılarınca bir kiyaset sayılması pekâlâ müm­ kündür. Baltacı üzerine bir oyunumda bu çeşit alterna­ tifleri işlemiştim. Tarihi verilerin değerlendirilmesi de, olaya bakanların bakış açısına olduğu gibi, biraz da ki­ şisel edintilerine ve mizaçlarına bağlı oluyor. Tarihi ve­ riler ve dokümanlar ise o kadar bol ve çelişkili ki... Valery ne güzel söylemiş: “Tarih, her çeşit iddiayı haklı çıka­ racak argümanlarla doludur.”

H

İÇB İR insan tümden iyi, tümden kötü olamaz. Abdülhamid’i övenler, ya onda her insanda . 1 olduğu gibi övülecek bazı yanlar bulanlar, ya da özel hayatlarında onun nimetini görmüş, onu velinimet saym ış olanlardır. “Intak-ı Hak” yazarı Ahmed Muhtar Bey, bunlardan biri idi. Bu kitap, büyük pederin mat­ baasında diziliyordu. Hiç unutmam İsmail Müştak Bey daha basılmadan müsveddeleri elde edip, kitap aleyhine veryansın etmişti. Rahmetli Kemal Tahir’in Abdülhamid sempatisi de sade paradoks merakından değil, biraz da babasının Abdülhamid’in yakınında bulunmasından kay­ naklanıyordu.

Benim fikrimi sorarsanız, Abdülhamid, şerri, yara­ rından çok fazla olan bir despottu. Milleti çocuk say­ mak, kendini milletin babası sanmak, düşüncelerini mutlak ve şaşmaz sanmak, — istediği kadar kurnaz ya da budalaca gerekçelerle yaldızlansın— her zaman, her yerde toplumun gelişmesini engelleyen bir gaflet ol­ muştur.

Istibdad düşmanı aydınlara tek tek reva gördüğü sür­ günler, eziyetler, bu uğurda söndürdüğü yuvalar, tari­ hin vicdanından kolay siiinemez. Sade kendi ailemden, dostların, tanıdıkların ailelerinden birçok somut örnek verebilirim.

B D Ü L H A M İD ’in Türkiye’deki yerli sanayiin baş­ latıcısı olduğu iddiasının tartışması iktisatçıla- --- ra düşer. Onun dış politikada eşsiz bir denge us­ tası olduğu iddiasını ise, hariciyecilere bırakırız.

Tartışılmaz bir gerçek vardır kİ, o da, adı geçen hün­ kârın büyük bir aydın düşmanı oluşudur. Onun kuşku­ lu mizacı, aydın kesimini ve onların iyi kötü savundukları Batı düşünce ölçülerini kendine ve tahtına her zaman büyük tehlike saymıştır. Daha da kötüsü, bu kuşku ile ülkede aydın düşmanlığının, aydın fobisinin hem ilk kay­ nağı, hem sim gesi olmasıdır. Bugün de hâlâ bazı çev­ relerde süregelen bu düşmanlığı, 33 yıl boyu o kökleştir- miştir. insanları birbirlerine ispiyonlatmayı, jurnalcile­ ri ihsanlarla ödüllendirip şımartmayı o başlatmış ve yer­ leştirmiştir.

B

İR başka Abdülhamid hayranı da, onun yaban­ cılara ve yabancı dile düşmanlığına, yani tama- --- men kuşkuya dayanan fobisine, “kültür emper­ yalizmine direniş” elbisesi giydirmek istiyor. Bence bu da çok yanlış. Hem içerde düşünceyi, özgürlüğü, on- larsız edemeyen sanatı, bilimi, kültürü boğacaksın; hem de dışardan sana kültür ve bilim sızmasın diye kapıla­ rı, pencereleri sım sıkı kapayacaksın.

Onunkisi kültür emperyalizmi düşmanlığı değil, dü­ pedüz kültür düşmanlığı idi.

ar

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Kerim Demirci’nin de dediği gibi “sözlükte durduğu gibi durmayan kelimeler” kendisini bu çalışmada farklı bir kavram alanında göstermiştir. Dilin imkanlarını

Seraskerlik tarafından gönderilen bir tezkereye göre Jandarma Mektebi Muallimi BinbaĢı Saadeddin Efendi, zabit, 60 çavuĢ ve onbaĢı ile mektebe alınacak talebelere

Hastalar›n belli bir problem çerçevesin- de daha esnek, daha duruma has çö- zümler getirmelerini sa¤lamak çok zor oluyor.. Bu tür alanlarsa, bu çözümleri

Ozon atmosferdeki hacimsel yoğunluğu çok düşük olan gazlardan biri olmasına rağmen canlı yaşamı üzerindeki ölümcül etkileri dolayısıyla bir o kadar da önemli bir

Görüldüğü gibi Mevlânâ, iyi ve kötü kavramlarını insanın ontolojik varoluşuna, çift kutuplu bir varlık olmasına bağlı olarak ortaya çıkan iki temel değer

Ülkemizde yap›lan bir çal›flmada pnömoni nedeniyle hasta- neye yat›r›lan hastalar›n ortalama kifli bafl› tedavi maliyeti- nin 1479 YTL oldu¤u ve pnömoninin,

Four unusual relief paintings by Melkom show three - dimensional ships sailing over the flat background, in the gal­ lery of maps and standards on the lo­ wer floor is a

görülsün diye (künyemize kazılan namus, ağulardan süzülmüş sabır, ve engerekler ve çıyanlar. ve aşımıza ve ekmeğimize göz koyanlar…) yani görülsün