• Sonuç bulunamadı

Abidin Dino Nazım'ın Jokond'unu Fransızcaya çevirdi ve resimledi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Abidin Dino Nazım'ın Jokond'unu Fransızcaya çevirdi ve resimledi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

14 EKİM 1978

sanat

Abidin Dino, Nazım’ın

«Jokond»unn Fransızeaja

çevirdi ve resimledi

• İstanbul ve Ankara'da açacağı sergiler

ve yakında yayınlanacak «Deniz

Küstü» albümü için kısa bir süre önce

ülkemize gelen sanatçı bir yandan da

özlem gideriyor

ZEYNEP ORAL

Y

A Ş A M IN I ve sanatı­ nı Paris’de sürdüren Abidin Dino, önü­ müzdeki aylarda tslanbu) ve Ankara’da açacağı sergilerin ve yakında yayınlanacak “ Deniz Küstü" adlı albümün hazırlıkları için kısa bir süre önce Türkiye’ye geldi. Bir yandan eski dostlarla özlem giderirken, öte yandan Istan- | bul’u kanş kanş, adım adım iŞ gezdi, dolaştı, hasret giderdi. Yaşar Kemal’le surları,

Gül-f

hane Parkı’nı gezerken Sait

Faik’i, Orhan Kemal’i anım- $ şadı, ö y le ya onlardan sev- £i mişti ilk bu parkı. Burada, | her ülkeden heykeltraşların || katılmasıyla ne keyifli bir açıkhava sergisinin açılabile- | ceğini düşledi durdu. Buranın $• böylesine güzel olduğunu §. unutmuştu doğrusu. Yeniden | bildi...

Abidin Dino’nun kısa bir süre için Türkiye’ye gelişini fırsat bÜip sanatçıdan son | dönemde kendi çalışmalarıyla ve Avrupa’daki sanatsal ge­ lişmelerle ilgili görüşlerini S aldık. İşte söyledikleri:

“ Günümüzde resim sanatı ;:Ş büyük sergi merkezlerinin dışında, bunlara karşı,ufak, yöresel galerilerde gelişiyor. İlİ Hiç ünlenmemiş adı sanı b ilin m e y e n re s s a m la rın Önemli adımlarına tanık olu­ yoruz... Bence yeni bir döne­ me geçiş sürecini yaşıyoruz. S Bu dönemde, özellikle genç | ressamlar somut resmin sınır­

larını zorluyorlar. Sürekli bir arayış içindeler. Bu arayış |İ soyuta değil somuta yönelik. IİÜ Ancak bu somut resim, 1930’ - & lann toplumsal gerçekçilik & akımından, anlam açısından çok farklı. Şimdilerde gerçe-

f i ğin ve gerçekçiliğin çok daha zengin, çok boyutlu siyasal Ü görüntüleri araştırılıyor...”

LAJOCONDE

ET

SI-YA-OU

nazim hikmet

Kitabın kapağı Abidin Dino’yu dinlerken gerçeği dile getirebilmek için düş gücünün dizginlerini ko­ yuveren yazarları, ozanları düşünüyorum, özgür düşleme gücünün egemen olduğu ger­ çeğe dair oyunları, filmleri düşlüyorum. Aklımdan ge­ çenleri Abidin Dino sezmiş gibi...

‘ ‘Toplum sal gerçekçilik kavramı çerçevesinde bugüne dek düz yazı ve şiir alan­ larında neler yapılabileceğini, nasıl çok yönlülüğe ulaşabile­ ceğini gösterenler oldu, ö r ­ neğin bir Aragon, düz yazıya çok yönlü bir anlatı getirdi. Gerçek kavramı çok geniş­ letildi. örneğin Neruda ger­ çekçi değil diyebilir miyiz? Gerçeğe, gerçekçiliğe sonsuz bir derinlik ve zenginlik ka­ tan Nazım ve Ritsos, her yandan gerçekçiliğin sınırla­ rını genişletmediler mi? İşte şimdi genç ressamların kendi alanlarında arayışları da bu yönde.”

“ Bu arayış içinde, örneğin çalışmalarını Paris’te sürdü­ ren Türk ressamların durumu ne?"

“ Resim dünyasının önemli değişimlere ve gelişimlere ha­ zırlandığı bu dönemde Utku Varlık, Kornet gibi Türk sanatçılarının daha şimdiden yerlerini almış bulunmaları çok sevindirici... Bu arada şunu da belirteyim: Son zamanlarda Türk sanatına karşı geniş bir ilgi var, yabancı ülkelerde. Gecikmiş bir ilgi bu. Türk sanatını az tanıyorlar ama tanıyanlar da etkilenmeden edemiyor, ö r ­ neğin günümüzde Henry Moore’dan sonra yaşayan en büyük heykeltraşlardan biri

sayılan Cesar’ı, Türkiye’den ne denli esinlenebileceğim söylüyordu... Sorun tanıma, tanıtma, yakınlaşma sorunu, önemli olan alışverişin, etki­ leşimin iki yanlı olması. Yabancı ve Türk sanatçıları­ nın belli bir yerde, belli koşullar içinde, bir arada yaratma ve çalışma olanağını bulabilmesi... Ne zamandır düşünülen, hazırlıkları sür­ dürülen bir tasan vardı: Pa­ ris’te büyük bir Türkiye sergisinin açılması. Şimdi bu gerçekleştirilmek üzeredir...”

Abidin Dino’nun Atina’da açtığı ‘ ‘Bir Çiçek, Binbir Çi­ çek" sergisinden sonra, ça- iışmalanm Yaşar Kemal'in “ Deniz Küstü" romanım resim­

lem ekte yoğu n la ştırd ığın ı, Ankara ve İstanbul’da yeni sergilere hazırlandığını büi- yorduk. Bilmediğimiz, bu çalışmalar arasında Nazım Hikmet'in “ Jokond ile Si-Ya-

U”

adlı uzun şiirini Fransız - caya çevirdiği, resimlediği ve eserin Fransa’da yayınlandı­ ğıydı.

İki avuca sığabilecek bü­ yüklükte (daha doğrusu kü­ çüklükte) siyah ciltli, üzeri bembeyaz yazılı ( “ La Jacon- de et Si-Ya-U " • Nazım Hikmet) doksan küsur sayfa­ lık, lüks kâğıda basılmış bir kitap bu. Her sayısı numa­ ralanmış. Abidin Dino’nun uzun bir önsözüyle, sayfanın bir yanında şürin Türkçesi, diğer yanında Fransızcası yayınlanmış. Kitabın biçim­ sel özelliklerinin, ayrıntılarını belirtmemin nedeni, tadına doyulmaz bir nitelikte ve kalitede olduğunu söylemek için. Abidin Dino’nun bu kitaptaki desenleri bana Le- onardo da Vinci’ nin eski def­ terlerini anımsattı...

Bu kitabın önsözünde ger­ çekle gerçeküstü bir anlatımın

nasıl bir devrimci güç taşı­ yabileceğini belirtmeye çalış­ tığım söyleyen Abidin Dino, ‘‘ Bu şür belki şimdiye dek yeterince anlaşılmış değil. Modern sanatın başta gelen bir itici gücünü ortaya koyu­ yor. Anlatı araçları ne olursa olsun belli bir hedefe yönel­ diği oranda başardı olabile­ ceğini gösteriyor. Burada he­ def, çeşitli anlatı yollarının tek ortak yanı, anti-empar- yalist çizgidir... Gerçek dışı gibi görünen bu öykünün içindeki gerçeği görmemek olanaksız...”

Abidin Dino’nun bugünün resim arayışına ilişkin söyle­ diklerinin yazımızın başında­ ki görüşlere en uygun bir örnek Nazım ve Nazım'm "Jokond ile Si-Ya-U’ ’su diye geçiriyorum içimden. Abidin Dino devam ediyor:

“ Jokond ile Si-Ya-U büyük aramaların ürünü. Tarihsel olarak, Türk edebiyatmda bir patlama. Nazım’m o yıllarını bilenler bu eserin beklenme­ dik bir olay olduğunu hatır­ layacaklar. Hâlâ bu eserden öğrenilecek çok şey var... ”

“ Nazım'dan d a..." diye ya Abidin Dino ekledi ya ben, bilmiyorum.

Abidin Dino’yla konuşma­ mız. Nazım Hikmet’le dolu, dopdolu olarak bitmişti ki... Daha doğrusu ben bittiğim sanıyordum ki, Abidin Dino, “ Bak sana bir masal anlata­ yım " dedi:

“ Erenlerden bir ulu kişiye üç misafir gelmiş. Birincisi, erenin yüzüne uzun uzun bak­ mış: ‘Ne kadar çirkinsiniz’ demiş. Erenin karşılığı ‘Evet, ben dediğiniz kadar çirkinim’ olmuş. İkinci misafir. Erenin yüzüne uzun uzun bakmış, ‘Ne kadar güzelsiniz" demiş. Erenin karşılığı ‘ Evet, ben dediğiniz kadar güzelim’ ol­ muş. Bu iki çelişkili yanıta şaşırmış üçüncü kişi: ‘ İnsan ya güzel ya çirkin olur’ demiş. Erenlerden ulu kişi: “ Ben sadece bir aynayım’ demiş, gülümseyerek...”

Nazım'la ilgili konuşmaları izleyen bu öyküden sonra artık söyleyecek bir şey kal­ mamıştı. Bana öyle geldi ki, söylemek istediği bir şeyi söylemiş olmanm rahatkğı içinde Paris’e döndü Abidin Dino.

Kitaptaki bir başka desen

Desenlerden biri...

HAFTANIN

FİLMLERİ

ASA

YALNIZ H a r b iy e M O -t ? 63 15 2 ncj ZA FER HAFTASI

CHARLES

BRONSON

KİM

NOVAK

SEAN SLAR : 12.30 -2.45 5.00 -7.15 -9.30

DUNYA

R. HARRIS C. RAMPLING S tA N SLA R : 12.00 - 2.15 4.30-6.45 -9.15 Y U L B R Y N E R BARBARA BOUCHET SFA N SLAR : 12.00 -2.15 - 4.30 - 6 45 • 9.15

KADIKÖY

37 74 00 KAH KAH A TUFANI K TÜ RKÇE

FRANCO FRANCHI MARIA PIA CONTI YÖN : MARIANO LAURENTI

SEANSLAR : 11.00 • 1.15 -3.15 -5.30 -8.00 - 10.00

KONAK

K S K T m ^ B ARBARA BCJU CH 6K ******** Y U LB R Y N E R SEANSLAR : 11.00 - 12.45 -2.45 -5.00-7.15 -9.30

Yalnız

Beyoğlu S A R A Y sinemasında

Ö d ü l rekorları kıran film

“The white ship„

Cengiz Aytmatov un oimez eseri

TAKSİM

VENÜS

adalet

2 nci ZAFER HAFTASI CÜNEYT ARKIN

SEANSLAR : 11.00 - 1.00 - 3.00 - 5.00 - 7.00 -9.15 • PEK YA KIN D A SİNEM ALARDA

DELON'UN EN Y Ü R E K L İ FİLMİ ALAIN DELON f “ ” O RN ELA MUTTI M IREILLE DARC «---Yön GEORGE LAUTNER

4769 47

PETER

YUL

L f-ilm I

FONDA BRYNNER

SEAN SLAR

12.45 - 3 00 5.15 -7.30 -9.45

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Sözleşme’nin somut olaya uygulanmasına gelince; Filistin’e göre, olayda diplomatik misyon kabul eden Devlette kurul- mamış ve fakat özel bir uluslararası statüye sahip

turmaların Yürütülmesi, Soruşturma Evrakının Düzenlenmesinde ve Tamamlan- masında Dikkat Edilecek Hususlar” (Genelgeler; http://www.cigm.adalet.gov. Erişim tarihi

Kocanın artık evin reisi kabul edilmemesi ve evlilik birliğini ilgilendiren konularda, ortak ko- nutun seçilmesinde eşlerin ortak karar alması ilkesinin getirilmiş olma- sı,

59 Ancak bugün itibariyle 5510 sayılı Kanun’da, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortala- rına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların

27 Anayasa Mahkemesi’nin de, kararname, tüzük ve yönet- melik dışında kalan düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarını kabul etmediği göz önünde

When Anthony Minghella, writer and director of The English Patient (1996), the movie, said, “The book [The English Patient] defies adaptation,” an controversy which existed since

Dairesi, 95 davacının yerleşim ye- rinin Ankara İli, Çankaya İlçesi, Çiğdem Mahallesi olarak gösterildiği, yıkımı istenen yapının ise coğrafi olarak davacının

Çünkü borçlunun, ihtiyati tedbir kararı alıp (İİK m. 72/II, c: 3) uygulattıktan sonra, açtığı menfi (olumsuz) tespit davasından feragat etmesi halinde,