• Sonuç bulunamadı

Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi"

Copied!
88
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

Gazi Üniversitesi

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN FİZİKSEL AKTİVİTE

DÜZEYLERİ İLE AKADEMİK BAŞARILARI ARASINDAKİ

İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Arezou Sahebi

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Ankara

Şubat 2014

(2)

T.C.

Gazi Üniversitesi

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN FİZİKSEL AKTİVİTE

DÜZEYLERİ İLE AKADEMİK BAŞARILARI ARASINDAKİ

İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Arezou Sahebi

Danışman: Yrd.Doç.Dr.Ebru Çetin

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Ankara

Şubat 2014

(3)

JÜRİ ONAY SAYFASI

Arezou Sahebi‘nin ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİN FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYLERİ İLE AKADEMİK BAŞARILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ başlıklı tezi ... tarihinde, jürimiz tarafından EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.

Adı Soyadı İmza

Başkan: ... Üye (Tez Danışmanı): ... Üye : ...

Üye : ...

(4)

ÖNSÖZ

Günümüz modern hayatının bize kattığı birçok kolaylığın ve rahatlığın yanında farkında olmadan bizden alıp götürdüğü çok önemli şeyler vardır. Bunların en başında da sağlık gelmektedir. Günümüz tıp biliminin gelişmesiyle insanlar eskiye oranla daha uzun yaşamaktadır. Ancak bu uzun yaşanan ömrü insanlar sağlıklı ve kaliteli bir şekilde yaşayabilmekte midir? Şüphesis hayatımızın teknoloji sayesinde kolaylaşması bizi hareketsiz bir yaşama sürüklemektedir. Hayatımızı kolaylaştıran bu teknoloji biz farkında olmadan sağlığımızla ilgili birçok şeyi alıp götürmektedir. Hareketsiz bir yaşam koşuluna alışan insanlar gittikçe daha da miskinleşmekte insanın sağlığı için gerekli olan günlük fiziksel aktivitelerden uzaklaşmaktadırlar. Bunun sonucunda da insanlarda hareketsiz yaşama bağlı olararak sağlık sorunları başlamaktadır. Örneğin vücudumuzun yakması gereken kaloriyi yakamamasından dolayı yağlanma ve kilo sorunları daha ilerisi obezite baş gösterecektir. Aşırı kiloyla çeşitli eklem ve kas rahatsızlıkları meydana gelecek ayrıca bunlara paralel olarak kan ve damar rahatsızlıkları, dolaşım rahatsızlıkları insanlarda başlayacaktır. Belki gelişmiş tıpbın sayesinde bu insanlar göreceli olarak uzun yaşayabilecekler fakat sağlıklı ve kaliteli yaşayamayacaklardır.

Ben de tezimi hazırlamaya bu saydığım nedenleri baz alarak başladım. Halk arasında hareket ve egzersizin öğrencilerin akademik başarılarını olumsuz etkilediği bir uğraşı ve boşa harcanan zaman olarak düşüncesinin yanlış olduğunu ispatetmek için bu çalısmayı yapmayı hedefledim.

Yüksek Lisans eğitimim süresinde bana yol gösteren danışmanım Yrd.Doç.Dr.Ebru Çetin, sayın hocam Prof.Dr.Kemal Tamer’e sonsuz şukranlarımı sunarım. Çalışmam sırasında istatistiksel işlemlerinde bana yardımcı olan Sn. Özge Kale’ye teşekkür ederim.

(5)

ÖZET

T.C. Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi / Ankara, 2014

Arezou Sahebi

Danışman: Yrd.Doç.Dr.Ebru Çetin

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİN FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYLERİ İLE AKADEMİK BAŞARILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Bu araştırma Gazi Üniversitesinde 2013-2014 öğretim yılında okumakta olan kız ve erkek lisans öğrencileri ile sınırlıdır. Araştırma Hukuk Fakültesinden (115 öğrenci), Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden (101 öğrenci), Fen ve Edebiyat Fakültesinden (91 öğrenci), Gazi Eğitim Fakültesinden (111 öğrenci) ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden (101 öğrenci) toplam 519 öğrenciye tesadüfi olarak uygulanmıştır. Öğrencilerin 362’si kız ve 152’si erkektir. Yaş ortalamalari 20.69±1.43 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 168.34±8.08 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 60.63±10.85 kg dir. Araştırmada üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (International Physical Activity Questionnaire, IPAQ) kullanılamaştır. Öğrencilerin akademik başarılarını elde etmek için üniversiteye giriş puanı ve genel not ortalaması, Gazi Üniversitesi Öğrenci İşleri daire Başkanlığından elde edilmiştir.

Tüm öğrencilerin genel not ortalaması ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişkiye bakıldığında % -0.3 lük bir ilişki olduğu görülmüştür. Fakat istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı gözlemlenmiştir. Aynı şekilde tüm öğrencilerin üniversiteye giriş puanı ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişkiye bakıldığında % -1.8 lik bir ilişki olduğu ancak bu ilişkininde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı

(6)

gözlemlenmiştir. 5 fakültede ki öğrencilerin değerlerine ayrı ayrı bakıldığında, öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile genel not ortalaması ve üniversiteye giriş puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya cıkmıştır. Fakülteler arası fiziksel aktivite düzeyi açısından anlamlı bir fark olmadığı söylenebilir. Fakülteler arası genel not ortalama açısından anlamlı derecede bir fark olduğu görülmüştür. İktisadi ve idari bilimler fakültesi ile diğer 4 fakülte öğrencilerinin arasında not bakımında anlamlı derecede farklılık olduğu ve en düşük not ortalamasına sahip olduğu belirlenmiştir. Fakülteler arasında üniversiteye giriş puanı bakımından anlamlı derecede bir fark olduğu tespit edilmistir. ‘’İktisadi ve idari bilimler fakültesi’’ ve ‘’fen ve edebiyat fakültesi’’ diğer 3 fakülteye göre anlamlı derecede farklı olduğu görülmüştür. Genel not ortalaması ve üniversiteye giriş puanı bakımından kız ve erkek öğrencilerinin arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Fiziksel aktivite düzeyi bakımından kız ile erkek öğrencilerin arasında erkek öğrenciler lehine anlamlı derecede fark olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki olamadığı tespit edilmistir.

(7)

ABSTRACT

T.C. Gazi University

Institute of Education Sciences Department of Physical Education and Sport

Master of Science Thesis / Ankara, 2014 Arezou Sahebi

Adviser: Asst.Prof.Dr.Ebru Cetin

ANALYSING THE CORRELATION BETWEEN PHYSICAL ACTIVITY LEVEL AND ACADEMIC ACHIEVEMENT OF UNIVERSITY STUDENTS

The purpose of this research is to analyse correlation between physical activity level and academic achievement of university students. This research was limited with male and female under graduate students studying at Gazi University in the academic year of 2013-2014. This research was randomly conducted on 115 students from Faculty of Law, 91 students from Faculty of Science and Literature, 101 students from Faculty of Engineering and Architecture, 111 students from Gazi Faculty of education and 101 students from Faculty of Economics and Administrative Sciences. The research covers 519 students in total. 362 students out of 519 are female and 152 students are male. Subjects of the researchs avrage are the age 20.69±1.43, their heights are 168.34±8.08 cm, and the weights vary 60.63±10.85 kg. In order to determine physical activity levels of the students in the research, International Physical Activity Questionnaire, IPAQ was used. In order to obtain academic achievement of students, their exam scores for university admission and grade point average were received from Registrar’s Office of Gazi University. When assessing the relation between grade point average and physical activity level of the students, there was a correlation determined as -0.3 % but it was not considered as statistically significant. Likewise, when assessing the relation between their exam scores for university admission and physical activity level of the students, there was a correlation determined as -1.8 % but it was not considered as statistically significant. When assessing the figures of the student in 5

(8)

faculties separately, there was no significant correlation determined between the exam scores for university admission and physical activity level of the students. Likewise, there was no significant correlation determined between grade point average and physical activity level of the students. Hence, it is asserted that there was no significant difference among faculties in terms of physical activity level. It is asserted that there was a significant difference among faculties in terms of grade point average. When examining the row related to Faculty of Economics and Administrative Sciences, there was a difference realized among 4 faculties in terms of points. When regarding average value, it was realized that Faculty of Economics and Administrative Sciences created difference due to its lowest point. Hence, it is asserted that there was a significant difference among faculties in terms of exam scores for university admission. ‘’Faculty of Economics and Administrative Sciences’’ and ‘’Faculty of Engineering and Architecture’’ were different with other faculties. It is asserted that there was not a significant difference between male and female students in terms of exam scores for university admission and grade point average. But it is asserted that there was a significant difference between male and female students in terms of physical activity level. So that male students were more active than female students. As a result of this research, it was evidenced that there was no significant correlation between physical activity level and academic achievement of university students.

(9)

İÇİNDEKİLER

Sayfa No

BAŞLIK SAYFASI ... JÜRİ ÜYELERİNİN İMZA SAYFASI ...

ÖNSÖZ ...i

ÖZET ...ii

ABSTRACT ...iv

İÇİNDEKİLER ………...vi

ŞEKİLLER LİSTESİ ...viii

TABLOLAR LİSTESİ ...ix

KISALTMALAR LİSTESİ ………...xi

I.GİRİŞ ………...1 Problem Durumu ………...1 Araştırmanın Amacı ………...4 Araştırmanın Önemi ………...5 Sayıltılar ………...7 Sınırlılıklar ………...7 Tanımlar ………...7

II. KAVRAMSAL ÇERÇEVE ………...8

Fiziksel Aktivite ...8

Fiziksel Uygunluk ...11

Fiziksel Aktivitenin Tipleri ...12

Fiziksel Aktivitenin Frekansı ...12

Fiziksel Aktivitenin İçerik/İlerlemesi ...12

Fiziksel Aktivitenin Süresi ...13

Fiziksel Aktivitenin Şiddeti ...13

Fiziksel Aktivite Düzeyi ...13

MET ...14

(10)

Tavsiye edilen fiziksel aktivitelere ulaşmak için yapılabilecekler ...15

Fiziksel Aktivite Değerlendirme Yöntemleri ...16

Fiziksel aktivite anketleri ...16

Başarı ...17

Akademik Başarı ...17

III. YÖNTEM ………...20

Araştırmanın Modeli ...20

Evren ve Örneklem ………...20

Veri Toplama Araçları ………...22

Verilerin Toplanması ………...25

Verilerin Analizi ……...26

VI. BULGULAR ve YORUM ...27

V. SONUÇ ve ÖNERİ ...48

KAYNAKÇA ……….…………...52

(11)

ŞEKİLLER LİSTESİ

Sayfa No

şekil 1. fakültelerin fiziksel aktivite düzeyleri ...38 şekil 2. fakültelerin genel not ortalamaları ...39 şekil 3. fakültelerin üniversiteye giriş puanları ...41 şekil 4. kız ve erkek öğrencilerin genel not ortalaması, üniversiteye giriş puanı ve

(12)

TABLOLAR LİSTESİ

Sayfa No

Tablo 1. çalışmaya katılan öğrencilerin gruplara göre dağılımı ...20 Tablo 2. deneklerin özellikleri ...27

Tablo 3. araştırma grubunun akademik başarı ve fiziksel aktivite düzeyi bakımından ilişki ...28 Tablo 4. hukuk fakültesi öğrencileriyle ilgili parametreler ...31 Tablo 5. hukuk fakültesi öğrencilerinin akademik başarı ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki ...31 Tablo 6. mühendislik ve mimarlık fakültesi öğrencileriyle ilgili parametreler ...32 Tablo 7. mühendislık ve mimarlık fakültesi öğrencilerinin akademik başarı ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki ...32 Tablo 8. fen ve edebiyat fakültesi öğrencileriyle ilgili parametreler ...33 Tablo 9. fen ve edebiyat fakültesi öğrencilerinin akademik başarı ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki ...33 Tablo 10. gazi eğitim fakültesi öğrencileriyle ilgili parametreler ...34 Tablo 11. gazi eğitim fakültesi öğrencilerinin akademik başarı ve fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki ...35 Tablo 12. iktisadi ve idari bilimler fakültesi öğrencileriyle ilgili parametreler ...35

(13)

Tablo 13. iktisadi ve idari bilimler fakültesi öğrencilerinin akademik başarı ve fiziksel

aktivite düzeyi arasındaki ilişki ...36

Tablo 14. fakültelerin fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması ...37

Tablo 15. fakültelerin genel not ortalamalarının karşılaştırılması ...38

Tablo 16. genel not ortalama Tukey HSD test sonucu ...40

Tablo 17. fakültelerin üniversiteye giriş puanlarının karşılaştırılması ...41

Tablo 18. üniversiteye giriş puanı Tukey HSD test sonucu ...42

Tablo 19. kız ve erkek öğrencilerin genel not ortalaması, üniversiteye giriş puanı ve fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması ...43

(14)

KISALTMALAR LİSTESİ

ABD Amerika Birleşik Devletleri

ACSM American College of Sports Medicine

CDC Hastalıgın Kontrolü ve Korunma Merkezi (Centers for Disease Control and Prevention)

cm Santimetre

dk Dakika

IPAQ Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi

(International Physical Activity Questionnaire)

Kg Kilogram

kg/m2 Kilogram/metrekare

MET Metabolik equivalent (metabolik değer)

N Sayı

p İstatistiksel Yanılma Düzeyi

r İlişki

SPSS Statistical Package for the Social Scienes

(15)

UFAA Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi

(International Physical Activity Questionnaire)

WHO WHO Dünya Saglık Örgütü (World Health Organization)

(16)

BÖLÜM I GİRİŞ

Problem Durumu

Pasif yaşam tarzının özellikle de televizyon izlemenin, çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle yapılan kesitsel çalışmalarda obezite ile yakın ilişkili olduğu bulunmuştur. Fiziksel aktivite alışkanlığı ve özellikle pasif yaşam ergenlikten yetişkinliğe bir yol izlemektedir (Larsen ve ark., 2000). Yapılan diğer çalışmaların sonuçları elektronik ve otomobil çağının progresif olarak çocukların egzersiz alışkanlığında gözle görülür bir düşüşe neden olduğunu gösterilmektedir (Gür, 2000).

Fiziksel aktivite kronik hastalıkların önlenmesi ve rehabilitasyonunda önemlidir. Düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite kan basıncını düşürüp, obesiteyi önleyerek bazı sağlık problemlerinin oluşma riskini azaltmaktadır. Koroner arter hastalıkları, kardiyovasküler hastalıklar, bazı kanser tipleri, tip 2 diyabet, osteoporoz ve fiziksel aktivite arasında ilişki kanıtlanmış olmakla birlikte, hala birçok sorunun cevabı için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Sorulardan bazıları; fiziksel aktivitenin hangi özelliklerinin (tip, süre, şiddet, frekans) sağlıkla daha fazla ilişkili olduğu, yaşam boyu fiziksel aktivite hikayesinin önemliliği, fiziksel aktivitenin günlük veya farklı seanslar şeklinde yapılışının etkisinin ne olduğudur (Başaslan, 2003).

Bugün teknolojik gelişmelere paralel olarak şehirleşme ve sanayileşme oranındaki hızlı artışla birlikte, insanların ve ulusların yaşam tarzlarında son derece radikal değişiklikler meydana gelmiştir. İnsanlar her geçen gün daha az hareket eder duruma gelmişler ve bedensel faaliyetler gittikçe azalarak yerini zihinsel çalısmalara bırakmıştır (Zorba, 2001).

Son yıllarda ABD (Amerika Birleşik Devletleri)’de geniş halk kitleleri taranarak yapılan araştırmalar, sporsuz bir yaşam tarzının insanları kronik hastalıklar vasıtasıyla

(17)

sinsice ölüme götürdüğünü ortaya koymaktadır. Ölüm nedenleri arasında, ölüme neden olan risk faktörlerinin arasında düşük kondisyon gelmektedir (Beyaz, 2005). Bu risk faktörlerini en aza indirmek, daha sağlıklı ve aktif bir topluma sahip olmak için bilim adamları fiziksel aktivite düzeyleri, enerji harcamaları tahmini ve bunları değerlendirmede kullanılan test yöntemleri geliştirmişler ve bu konuda pek çok araştırma yapmışlardır (Uzun ve ark, 2004).

Hareket azlığının kalp ve damar sisteminin sağlığı açısından olumsuz bir faktör olduğu inkar edilemez bir gerçek olmakla birlikte, mesleğin gerektirdiği bedensel faaliyetlere yönelik aşırı iyimserlikten kaçınmak gerekir. Serbest zamanlarda yapılan dayanıklılık alıştırmalarının mesleğe bağlı fiziksel aktiviteden daha büyük bir önem taşıdığı düşünülmektedir (Zorba ve ark, 2006)

İlerleyen yaşla beraber vücut kompozisyonunun değişmesi ve fiziksel aktivitenin azalmasıyla enerji tüketiminde düşüş görülmektedir. Birçok araştırmacı, yaşlılıkta daha iyi yaşam kalitesini yakalayabilmek için neler yapılabileceğinin üzerine odaklanmaktadır (Voorrips ve ark, 1991). Fiziksel aktivite azlığı koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi, obezite ve kas iskelet hastalıkları gibi birçok hastalığa sebep olabilmektedir (Koşar, 1997).

Türk toplumu, bilinçsiz yaşam koşulları, ekonomik sıkıntılar ve sağlıksız beslenme nedeniyle ciddi sağlık problemleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu durumun farkına varan insanlar birtakım çözümler arayarak çeşitli aktivitelere katılma çabası içine girmektedir. Farklı spor aktivitelerinin yanı sıra fitness salonlarında zayıflama amaçlı aktivitelere katılan insanların, sayıları onlarca olan dans aktiviteleri ile de zayıflama çabasında olduğu göze çarpmaktadır (Ünveren, 2005).

Fiziksel inaktivite genel bir sağlık problemi olarak düşünülmektedir. 1996'da yayınlanan Surgeon General'ın Fiziksel Aktivite ve Sağlık raporunda, (ACSM, American College of Sports Medicine) ve (CDC, Centers for Disease Control and Prevention)’nın önerileri doğrultusunda fiziksel inaktivite, haftada 150 dakikadan az yapılan aktivite seviyesi olarak tanımlanmıştır. Sağlığa yararlı olabilecek minimum aktivite düzeyinin her gün en az 30 dakikalık orta şiddetli aktivite veya şiddetli aktivite

(18)

olduğu bildirilmiştir. (U.S. 1996, Ainsworth ve ark, 2000, Sarkin ve ark, 2000, Schmidt ve ark, 2003).

Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz daha iyi fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlığı desteklediği için, yaşam kalitesini arttırır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte kardiyovasküler sistemin işlevsel kapasitesi azalmakta ve fiziksel aktivite düzeylerinde değişiklikler meydana gelmektedir. Sedanter yaşam tarzı ile felç, osteoporoz, depresyon ve obezite riskinin arttığı görülmüştür. Düzenli fiziksel aktivite kronik kalp hastalığı riskini anlamlı düzeyde azaltmakta ve kilo alımını engellemektedir. Ayrıca stresin azaltılmasında, kendine yeterliğin arttırılmasında, optimal vücut ağırlığının sağlanmasında hafif ve orta düzeyde egzersizin yararları olduğu belirtilmektedir. Hem kesitsel hem uzunlamasına çalışmalarda düzenli yapılan dayanıklılık egzersizlerinin plazma HDL kolesterolünü yükselttiği ve total kolesterolü azalttığı belirtilmektedir (Karaca, 2000).

Son yüzyılda işyerinde ve ulaşımda enerji tüketimi azalması obezite görülme sıklığını arttırmaktadır (Dione ve ark., 2000). Bedende fazla yağ miktarı kiloyu arttırır ve fazla kilo da genelde performansı olumsuz yönde etkiler. Yapılan araştırmalar beden yağının düşük hız, dayanıklılık, denge, çeviklik ve sıçrama performansıyla ilişkili olduğunu göstermiştir (Saygın, 2003).

Fiziksel aktivite birçok bulaşıcı olmayan hastalıklar riskinin azalmasına neden olmaktadır. Ayrıca toplumsal katılımcılık ve sosyal entegrasyonun artmasına yarar sağlamaktadır. Zira insanların fiziksel ve ruhsal sağılıklarını arttırmak için temel yollardan biridir. Fiziksel ve psikolojik hastalıkları ve bozuklukları önlemek veya yavaşlatmak fiziksel aktivite ve egzersizin katkılarındandır. Aynı zamanda fiziksel uygunluk, sağlıklı bir hayatı sürdürmek ve iyi bir dış görünüme sahip olmak, sağlıklı, uzun ve hastalıksız bir yaşam için egzersiz ve fiziksel aktivite, insanların günlük hayatında yer almalıdır. Uzun, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmek amacıyla, düzenli fiziksel aktivite motivasyonu sağlanmalıdır. Bireyleri düzenli şekilde fiziksel aktiviteye teşvik etmek ve olumsuz şartların ortadan kaldırılmasının yollarını bulmak gerekmektedir. Biriylerin egzersiz ve fiziksel aktivite yapmaya yeterince motive olmamalarının en önemli sebepleri; modern hayatın neden olduğu pasif ve haraketsiz yaşam tarzı, oldukça pahalı ve erişimi kolay olmayan tesisler, aletler, yoğun ve tempolu

(19)

hayatın neden olduğu zaman yetersizliği, fiziksel aktivitenin yararlarının bilincinin yetersizliği, depresyon ve obezitenin artması ve tabi ki kültürel nedenler olduğu söylenebilir. Ayrıca kişinin öz güven eksikliği, kendini sportmen olarak görmemesi, boş zamanında dinlenmeyi tercih etmesi, kendini yeterince aktif görmesi de sayılabilir ( Trost 2002, Foster 2006 ).

İnsanın fiziksel ve zihinsel yönlerinin birbirleriyle ilişkili olup olmadığı ve birbirlerinin üzerindeki etkileri her zaman merak uyandırmıştır. Ayrıca ders dışı fiziksel aktivitelerin, akademik başarıyı nasıl etkilediği de tartışılması gereken bir konudur. Üniversite öğrencilerin akademik başarılarının önemi, üniversitelerin öncelikli amaçlarındandır. Üniversite öğrencilerinin başarısızlığı, üniversite yönetimleri, öğretim üyeleri, aileler ve öğrencilerin kaygı kaynağıdır. Önemli olan şu ki, bir çok aile ve öğretmen, çocukların ve öğrencilerin spor, oyun ve egzersiz yapmalarını, derslerini ve akademik başarılarını olumsuz etkilediğini düşünmektedir. Halbuki bir çok bilim adamı, spor ve beden eğitiminin fiziksel, ruhsal, psikolojik ve sosyal gelişime katkı sağladığı gibi zihinsel gelişime de katkı sağladığı kanaatindedirler. Ballantine (1981)’de, incelemiş olduğu altı araştırmada, akademik başarı ile spor branşlarına katılım arasında pozitif bir ilişki olduğuna saptamıştır. Yine lise seviyesinde yapılan bir çalışmada (Soltz 1986), spor etkinliklerine katılan öğrencilerin genel akademik ortalamaları ile, spor etkinliklerine katılmayan öğrencilerin genel akademik ortalamaları karşılaştırılmış ve spor etkinliklerine katılan öğrencilerin akademik ortalamaları daha yüksek bulunurken, farkın istatistiksel olarak da anlamlı olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda araştırmanın problemi Üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir.

Araştırmanın Amacı

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir.

Bu amaca ulaşmak için aşağıdaki altamaçlar takip edilmiştir: 1.Üniversite öğrencilerinin fizksel aktivite düzeyleri nedir?

(20)

2.Üniversite öğrencilerinin üniversiteye giriş puanları ile fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki nedir?

3.Üniversite öğrencilerinin genel not ortalaması ile fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişki nedir?

4.Kız ve erkek öğrencilerin arasında fiziksel aktivite bakımından fark varmıdır? 5.Kız ve erkek öğrenciler arasında genel not ortalaması bakımından fark varmıdır? 6.Kız ve erkek öğrenciler arasında üniversiteye giriş puanı bakımından fark varmıdır? 7.Fakülteler arasında fiziksel aktivite bakımından fark varmıdır?

8.Fakülteler arasında genel not ortalama bakımından fark varmıdır? 9.Fakülteler arasında üniversiteye giriş puanı bakımından fark varmıdır? Araştırmanın Önemi

Modern hayat fiziksel aktivite için daha az seçenek sunmakta ve sağlığı olumsuz etkilemektedir. Araba, televizyon, bilgisayar ve internet, ev aletleri hepsi giderek bireyleri hareket etmemeye alıştırmaktadır. Fiziksel aktivite toplumun sağlığını arttırdığı gibi, bireyin diğer insanlar, toplum ve çevre ile ilişki kurabilmesini sağlamaktadır. Sigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılıklara yönelmeyi azaltmaktadır. İnaktif yaşam hastalığın artması, yaşam kalitesi ve iş gücünün azalmasına neden olmaktadır. Yöneticiler toplumlara aktif yaşama uygun ortamlar yaratmaktan sorumludur. Ancak bunu bir lüks olarak değil bir sorumluluk olarak algılamalıdır.

Kişileri hareketsiz hayat tarzı nedeniyle sağlık açısından etkileyen bir çok hastalık, bilhassa üniversite öğrencilerini ilgilendirmesi, eğitim-öğretim dolayısıyla da gelecekteki yetişmiş neslin verim gücünü düşürmektedir. Bu nedenledir ki, gelişmiş

(21)

ülkeler çocuk ve gençler üzerinde fizyolojik ve antropometrik çalışmalar yapmışlardır (Guyton 1971).

Sağlıklı bir yaşam için egzersiz, insanların günlük hayatının bir bölümü ve yaşam tarzı olmalıdır. Fiziksel Aktivite; iskelet kaslarının yardımıyla yapılan ve enerji harcanmasına neden olan vücut hareketi olarak tanımlanmaktadır. Egzersiz ve fiziksel aktivite daha iyi fiziksel ve zihinsel sağlığa ulaşmaya yardımcı olur, ömrü uzatır ve bu da yaşam kalitesini artırır (Gür, 2000).

Fiziksel aktivitenin yararları dikkate alındığında, daha sağlıklı bireyler ve daha sağlıklı toplum için, bireylerin en uygun düzeyde fiziksel aktiviteye teşvik edilmeleri gerekmektedir. Yaşam süresinin uzatılması ve kaliteli yaşam için bunun gerekliliği açıktır. Fiziksel aktivitenin arttırılması, sadece çocuklar için değil, yetişkinler ve yaşlılar için de gereklidir (Yüksel, 2001).

Öğrenciler fiziksel aktivite ve egzersiz yaparak, zamanlamayı, sorumluluk taşımayı, mücadele etmeyi, sabır göstermeyi, düşünme ve hızlı karar vermeyi, diğerlerine saygı göstermeyi, azmetmeyi, kurallara uymayı öğrenirler. bu öğrendiklerini daha sonra eğitim hayatlarına da uygulayabilirler. Bir başka deyişle; spor ve egzersiz öğrencileri hayatın başka ortamlarına da hazırlamaktadır.

İnsanın zihinsel performansı ile fiziksel uygunluğu arasında olumlu bir ilişki olup olmadığı yıllardır insanların ilgisini çekmektedir. Yapılan pek çok çalışmada ders dışı spor etkinliklerine katılımın akademik başarı üzerinde olumlu etkileri olduğu bulunurken, diğer yandan bu aktivitelere katılımın akademik başarı üzerine olumsuz etkisi olduğunu belirten çalışmalar da mevcuttur (Cheung, Kwok; Meier ve ark 2004; Morehous, Miller, 1976).

Eğitim ve öğretim etkinliklerinin temel amacı; öğrencilerde istenen yöndeki davranış değişikliklerini sağlamak olduğuna göre bu etkinliklerin odak noktasını öğrenciler teşkil eder. Böylelikle, eğitim amaçları yönündeki davranış değişikliklerinin öğrencide ne ölçüde gerçekleşebildiğinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi bir eğitim sistemi çerçevesinde yapılan değerlendirme işlemlerinin en önemlileri arasında sayılabilir (Koç. 1978).

(22)

Eğitim ve öğretimin amacı, öğrencileri en uygun yöne yönlendirmektir. Bu amaca uygun olarak üniversitelerin en önemli amacı, öğrencilerinin akademik başarılarını artırmaktır. Üniversite öğrencilerinin akademik başarılarını etkileyen bir çok faktör vardır. Bu çalışma diğer faktörlerden ziyade fiziksel uygunluk faktörüne yöneliktir. Öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi, üniversiteye giriş sınav puanları ve genel not ortalamalarının incelenmesi de gerekmektedir. Akademik başarı üniversite öğrencilerine mutluluk ve kişisel doyum sağlarken; akademik başarısızlık bunların aksine öğrencide hayal kırıklığına, özgüven kaybına ve depresyona neden olabilir. Öğrencilerin fiziksel aktivite yapıp yapmamalarını ve bunun akademik başarılarını etkileyip etkilemediğini tespit etmek önemlidir.

Sayıltılar

Bu araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin anketteki sorulara verdikleri cevaplar doğru, yansız ve samimi kabul edilmiş olup evreni temsil ettikleri varsayılmıştır.

Sınırlılıklar

Bu araştırma 2013-2014 öğretim yılında Gazi Üniversitesine devam eden 1.sınıf hariç kız ve erkek lisans öğrencileri ile sınırlıdır.

Tanımlar

Fiziksel aktivite, iskelet kaslarının kasılması sonucunda üretilen, bazal düzeyin üzerinde enerji harcamayı gerektiren bedensel hareketler olarak tanımlanmaktadır (Özer, 2001).

Akademik başarı genellikle, öğrencinin psikomotor ve duyuşsal gelişiminin dışında kalan, bütün program alanlarındaki davranış değişmelerini ifade eder (Erdoğdu, 2006).

(23)

BÖLÜM II

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

FİZİKSEL AKTİVİTE

Fiziksel aktivite, iskelet kasları vasıtasıyla vücudun hareketi sonucunda enerji harcamasıdır, bireyin günlük olarak yaptığı hareket miktarıdır (Rowland ve ark, 1994).

Bir başka tanıma göre, kaslara dinlenme seviyesi üzerinde uygulanan ve enerji harcanmasına sebep olan herhangi bir güç olarak tanımlanabilir (Baranowski ve ark, 1992).

Bazal seviyenin üstünde enerji harcamasını artıran, iskelet kaslarının kontraksiyonu ile oluşan vücut hareketleri olarak tanımlanır (ACSM, 2001; Pate ve ark, 1995; Baranowski ve ark, 1992).

Fiziksel aktivite dinlenme seviyesinden daha fazla enerji gerektiren her türlü çizgili kas hareketidir (Caspersen ve ark., 1985). Bu tanıma göre işte, ulaşımda, boş zamanlarda yürüme ve ya bisiklet binme ev-bahçe işleri ile uğraşma gibi etkinlikler de spor ve egzersiz kadar fiziksel aktivite olarak görülmektedir. Aradaki fark genelde spor rekabet ve egzersiz fiziksel kondisyonu arttırmak amacıyla yapılmasından kaynaklanır.

Aktif yaşam ise fiziksel aktivitenin günlük işlere entegre edildiği bir yaşam tarzıdır. Erişkinlerin genelinin hedefi her gün en az yarım saat fiziksel aktivite yapmaktır (Leadership for Active Living, 2003).

Vücudun biyomekanik ve biyokimyasal olarak sağlık ve performans boyutu açısından karmaşık tepkisidir. Sağlık ve performans boyutu fiziksel aktivitenin

(24)

özelliğine ve özel sağlık durumuna bağlı olarak değişmektedir. Fiziksel aktivite, şiddet ve tür gibi birçok değişkenle sınıflandırılabilir (Şahin, 2002).

Fiziksel aktivite sıklıkla üç boyutta tanımlanır. Süre, sıklık, şiddet. Serbest zaman fiziksel aktivite, iş dışındaki bütün aktiviteleri içerir ve üçe ayrılır:

1- Spor, oyun, formda kalmak için yapılan egzersizler 2- Yürüyüş, bisiklet, merdiven çıkma

3- Ev işleri, rekreasyonel aktiviteler, bahçe işleri, araba yıkama vb (Karaca, 1998). Bununla birlikte aktivitenin amacına ve şartlarına göre 4. bir boyutta sıklıkla görülebilir. Hem fiziksel çevre hem de psikolojik ya da duygusal şartlar bir aktivitenin fizyolojik etkilerini değiştirebilir (Montoye ve ark, 1996).

Şişmanlık ve kronik hastalıkların oluşmasında fiziksel aktivite önemli bir faktördür. Düzenli yapılan fiziksel aktivite, intraabdominal yağ dokusunu azaltarak, kardiyovasküler hastalıkların oluşmasını önlemektedir. Yapılan çalışmalarda, yaşla birlikte artan vücut yağ miktarının, fiziksel aktivitenin arttırılması ile azaltılabileceği gösterilmiştir. Fiziksel aktivitenin süresi ve derecesi, vücut yağ yüzdesine ve vücutta yağ dağılımını etkilemektedir (Yabancı, 1999).

Erken yaşlarda fiziksel olarak aktif olanların ve sportif faaliyetlere katılanları, yetişkinlik döneminde de fiziksel olarak daha aktif bir yaşam sürdürme olasılıklarının çok daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır (Telema, 1997).

Bilimsel araştırmacılar çocukluktan yetişkinliğe sağlıklı yaşam tarzının gelişmesine yardım etmek ve fiziksel aktivite alışkanlığının belirlenmesi ile ilgili çalışmaların yapılması konusuna oldukça ilgi göstermektedir (Gavarry ve ark, 1998). Son 40 yıldır sağlığın korunması ve kronik hastalıklardan korunmada fiziksel aktivite alışkanlığının önemi bir çok araştırma ile belirtilmiştir (Strath ve ark, 2000).

İkna edici epidemiyolojik ve laboratuar kanıtları düzenli egzersizin birçok kronik hastalığın gelişimini ve ilerlemesine karşı koruduğu ve sağlıklı bir yaşamın önemli bir bileşeni olduğunu göstermektedir. Başlangıçta hareketsiz olan yetişkinlerde fiziksel aktivite ile ölüm oranı arasında ilişki kuran son çalışmalar, düzenli egzersizin

(25)

uzun yaşamı sağladığı hipotezini destekler. Genel nüfus içerisinde, artan fiziksel aktivitenin sağladığı yararları, hem sedanter yaşam tarzının yaygınlığı hem de, fiziksel aktivitenin hastalık riski üzerindeki etkisinden dolayı, çok büyüktür. Dahası, son yıllardaki bilgiler, egzersizin kronik hastalık riskini önemli ölçüde azaltması gibi faydaları için gereken eşik noktasının daha önce düşünülenden daha az olduğunu öne sürüyor. Aktivite ve ölüm oranı arasında zıt bir ilişki vardır ve risk profili bir miktar egzersizin hiç egzersiz yapmamaktan ve daha fazla egzersizin -belli bir dereceye kadar- daha az egzersizden daha iyi olduğunu gösteriyor. Bu sebeple toplum sağlık çabaları, herkesi fiziksel uygunluk veya fiziksel aktivite seviyesine değil, ‘daha çok insanı, daha fazla süre, daha aktif yapma’ ya yönlendirmelidir (Tanyel, 2003).

Düzenli olarak fiziksel aktivite yapan kişilerin, aynı yaştaki sedanter kişilere göre daha yüksek fiziksel iş kapasitesi değerlerine sahip oldukları, daha hızlı sinir kas sistemi tepkileri verdikleri gözlenmiştir (Alpkaya ve ark., 2004).

Fiziksel aktivitenin fizyolojik sonuçları enerji harcanması ve kalp solunum fonksiyon düzeylerinin yükseltilmesi şeklindedir. Buda birçok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynamaktadır (Kriska ve Casperen, 1997). Ayrıca düzenli ve orta şiddetteki fiziksel aktivite ile kronik hastalık ve düzensizliklerin oluşması riski azalmakta ve bağışıklık sistemi de olumlu yönde etkilenmektedir (Francis, 1999).

Sistemli ve programlı bir şekilde uygulanan fiziksel etkinliklerin ardından kişinin, bedensel birtakım rahatsızlıklarıyla ilgili algılamasının olumlu yönde değişmesi ve buna paralel olarak kendisini fiziksel açıdan iyi ve sağlıklı hissetmesi, fiziksel iyilik haline yönelik etkinin işaretidir (Zorba, 2006).

Düzenli fiziksel aktivitenin birçok kronik hastalık gelişimini ve ilerlemesini engellediği ikna edici kanıtlar ile gösterilmiştir. Kronik kalp hastalığı bu hastalıklardan birisidir ve yıllık olarak diğer hastalıkların sebep olduğundan daha fazla ölüme sebep olmaktadır (Koşar, 1997).

Normal tansiyona sahip kişilerde düzenli fiziksel aktivite kan basıncı üzerinde aynı etkiyi yaratmamaktadır. Kabul edilebilir düzeydeki fiziksel aktivite alışkanlığı,

(26)

yaşla birlikte ortaya çıkan kan basıncının yükselmesinin engellenmesinde önemli bir koruyucu yöntem olarak önerilmektedir (Bouchard ve ark, 1995).

Kas iskelet sağlığıyla ilgili dört bileşenden bahsedilir. Bunlar kas (kütlesi, kuvveti gücü ve dayanıklılığı), kemik (kemik mineral yoğunluğu ve içeriği), eklemler (hareket miktarı veya esneklik) ve motor becerilerdir (koordinasyon, denge, hareket hızı ve çeviklik). Kas ve iskelet bileşenleri yaşla birlikte büyük bir düşüş göstermektedir. Ancak kas kütlesi, kuvveti, gücü ve dayanıklılığındaki düşüşün nedeni sadece yaşlılık değildir. Fiziksel aktivite alışkanlığındaki azalmada buna sebep olmaktadır. Fiziksel aktivite, kas-iskelet sisteminin bir çok yapısal bileşenlerini olumlu yönde etkilemektedir. Fiziksel aktivite; mekanik bel ağrısı, omuz ve boyun ağrısı, osteoporoz ve buna bağlı kırıklar gibi kas-iskelet sistemi düzensizliklerinin ertelenmesinde ve önlenmesinde önemli rol oynamaktadır (Şahin, 2002).

Düzenli ve orta şiddetteki fiziksel aktivite ile kronik hastalıkların ve düzensizliklerin oluşması riski azalmakta ve bağışıklık sistemi de bundan olumlu yönde etkilenmektedir (Şahin, 2002). Yüksek şiddetteki aerobik egzersiz ve egzersiz eğitimi, çeşitli stres hormonlarının kandaki düzeylerini yükselterek bağışıklık sistem fonksiyonlarını baskılayıp enfeksiyonlara yakalanmayı da kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte orta şiddetteki egzersiz ve egzersiz eğitimi ise, bu hormonların olumsuz etkilerini ortaya çıkarmadan bağışıklık sistemini antrene edip geliştirerek, enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltmaktadır. Bütün bunların yanında yüksek ve orta şiddetteki egzersiz tanımlamasındaki ve çeşitli egzersiz türlerinin etkileri konularındaki belirsizlikler, hala çözüm beklemektedir. Bu bağışıklık sistemi değişikliklerinin oluşmasında etkili mekanizmaların tam olarak anlaşılabilmesi ve şiddetli egzersizi bir meslek olarak yapan profesyonel sporcuların, şiddetli egzersizin olumsuz etkilerinden korunmasını sağlayacak faktörlerin bulunabilmesi için, yoğun araştırmalara gereksinim vardır (Koz ve ark, 1995).

Fiziksel Uygunluk

Fiziksel uygunluk genel anlamda aşırı yorgunluk olmaksızın kişinin kendini fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olarak iyi hissetmesi ile birlikte günlük aktiviteleri başarma yeteneğidir (PCPFS,2005; USDHHS, 1996, Akt.; Kayıhan, 2007). Batılılar

(27)

tarafından kullanılan “Physical Fitness” karşılığı olarak Türkiyede “fiziksel uygunluk” ve “kondisyon” kelimeleri kullanılmaktadır (Zorba, 2001).

Fiziksel Aktivitenin Tipleri

Bir kişinin veya grubun fiziksel aktivitesi çoğunlukla aktivitenin gerçekleştiği ortama göre sınıflandırılır. Yaygın kategoriler; iş, ev ve ev çevresi aktiviteler , kişi bakımı, boş zaman, spor veya ulaşımı içerir (Burton, 2000).

Boş zaman aktivitesi; yarış sporları, rekreasyonel aktiviteler (bisiklete binme, dağa tırmanma vb.) ve egzersiz eğitimi gibi daha alt kategorilere de ayrılabilir (Howley, 2001).

• Fiziksel aktivitenin tipinin önemi, hastalıklar için risk faktörlerine dayanır. • Uygunsa aerobik ve kuvvetlendirme aktivitelerin dengesi en iyisidir. • Aerobik

• Dirençli

• Ağırlık kaldırma (Carr ve ark, 2001). Fiziksel Aktivitenin Frekansı

• Araştırmalar en iyisinin 5 güne yayılan fiziksel aktivite olduğu söylemektedir. • Aktivitenin sağlığa yararlı olabilmesi için yaşam boyu devam etmelidir (Carr ve ark, 2001).

Belirli bir zaman periyodu sırasında yapılan fiziksel aktivitelerin sayısını ifade eder. Mevsimsel sıcaklığı çok değişken olan ülkelerde, katılım ve aktivitenin frekansı yaz ve kış aylarında çok farklıdır. Frekans için diğer bir önemli konu, aktivitenin tek seferde mi yapıldığı, yoksa parçalar halinde mi yapıldığıdır. Ne şekilde yapılırsa yapılsın enerji harcaması yönünden elde edilen sonuçlar benzerdir (Shephard, 2003). Fiziksel Aktivitenin İçerik/İlerlemesi

• Spor ve rekreasyon • Paralı iş

(28)

• Parasız iş

• Ulaşım-güvenli çevre gereklidir. • isteğe bağlı -bahçe işleri- aktiviteler Fiziksel Aktivitenin Süresi

• Yaş ve şiddete dayanır.

• Genellikle haftada 150 dakika orta şiddetli aktivite içermelidir. • Günde 3 defa 10 dakikalık parçalara ayrılabilir (Carr ve ark, 2001).

Fiziksel aktivitenin süresi, aktivitenin tek bir seansını ifade eder. Kişisel egzersiz seanslarının süresi hakkında bilgi, frekans verileri ile birlikte gösterilip, biriken toplam aktivitenin dakikasını belirtmede kullanılır. Örneğin, tipik bir haftada, haftalık net veya gross enerji harcaması kj veya MET.dk ile gösterilir (Shephard, 2003).

Fiziksel Aktivitenin Şiddeti

• En fazla yarar için orta şiddetli aktivite

• Şiddetli aktivite ile birlikte artan yarar sağlamaktadır.

• Bazı insanlar hafif aktivite ile yarar sağlayabilir ve sonuçta hiç aktivite yapılmamasından daha iyidir (Carr ve ark, 2001).

Fiziksel Aktivite Düzeyi

Fiziksel aktivite düzeyi, ölçümün nasıl yapıldığına ve nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. Fiziksel aktivite düzeyini karakterize etmekte sıklık, yoğunluk ve süre en çok kullanılan değişkenlerdir. Bunun yanı sıra enerji harcanması da bu değişkenlerin hepsinin birlikte kullanıldığı bir başka değişkendir. Yapılan çalışmalarda fiziksel aktivite süresi, genellikle aktif olarak harcanan dakika veya yüzde olarak kaydedilmiştir. Fiziksel aktiviteye katılım sıklığı genel olarak, günlük veya haftalık aktiviteye katılım sayısı veya yüzdesi olarak kaydedilmiştir. Yoğunluk ise genellikle fiziksel aktiviteyi hafif, orta ve şiddetli olarak kategorize etmek için kullanılır (Welk ve ark, 2000).

(29)

MET (Metabolik equivalent -metabolik değer)

MET, istirahat metabolik hızının katlarıdır. Ortalama bir kişi için spesifik bir aktivitenin metabolik hızının istirahat metabolik hızına bölünmesine eşittir. 1 MET istirahat oksijen tüketimine eşittir. Ortalama olarak dakikada 200-250 ml O2 tüketildiğinden, 2 MET’lik iş için istirahatın 2 misli veya 500 ml oksijen tüketimi gerekir. MET vücut ağırlığının birimi basına gerekli oksijen tüketimi olarak ifade edilir (ml/kg/dk).

1 MET= 3.5 ml/kg/dk’dır. Ne yazık ki, bir çok standart metabolik harcama tablosu genç yetişkinler için veri sağlar. Orta yaşlı ve yaşlı kişilerde genellikle MET seviyeleri yapılan aktiviteye göre daha yüksektir. Bu nedenle egzersiz programları planlanırken bu konuda dikkat etmek gerekmektedir (McArdle ve ark, 2001).

Fiziksel Aktivite ve Enerji Tüketimi

Enerji tüketimi deyimi fiziksel aktivite ya da egzersiz ile eş anlamlı değildir. Daha az yoğun dayanıklılık aktivitesi ile kısa ama canlı egzersiz de aynı enerji miktarı harcanabilir ancak ikisinin fizyolojik ve sağlık etkileri farklı olabilir (Montoye ve ark, 1996).

Fiziksel aktivite esnasında tüketilen oksijen miktarını ifade etmek için Metabolic Equivalent (metabolik eşitlik)’in kısaltılmışı olan MET terimi kullanılır. 1 MET dinlenik iken kilogram başına bir dakikada tüketilen yaklaşık 3,5 ml oksijeni ifade eder (Özer, 2001).

Enerji üç yolla harcanır. Belli bir miktarı, solunum ve dolaşım fonksiyonları için istemsiz kas kasılması ve beden ısısını sürdürmesi için dinlenmede gereklidir. Enerjinin bir kısmı yiyecekleri özümleme ve sindirmek için gereklidir. Bu ikisi toplam enerji tüketiminin küçük bir bölümünü açıklar. Enerji tüketiminde bireyler arasındaki en önemli farklılaşma yapılan kassal aktivitelerdir. Bu aktivitelerin kaynaklarını kişinin günlük işi, boş zaman uğraşısı ve iş yerine veya gideceği yere ulaşımıdır (Montoye ve ark, 1996).

(30)

Tavsiye Edilen Fiziksel Aktivitelere Ulaşmak İçin Yapılabilecekler

Öğrenci evden üniversiteye veya üniversiteden eve günlük yürüyüş (veya bisiklet). Aktif olmak için küçük fırsatlardan yararlanma: merdivenleri kullanmak, işleri elle yapmak, Hafta ortasında 2–3 kez spor veya egzersiz, bir jimnastik salonu veya yüzme havuzuna ziyaret. Hafta sonları: uzun yürüyüşler, bisiklet, yüzme, spor aktiviteleri. Ücret karşılığı çalışan erişkinler Her gün evden işe ve işten eve yürüme veya bisiklete binme. Aktif olmak için küçük fırsatlardan yararlanma: merdivenleri kullanmak, işleri elle yapmak Hafta ortasında 2–3 kez spor, jimnastik veya yüzme. Hafta sonları: uzun yürüyüşler, bisiklet, yüzme, spor aktiviteleri, evde tamiratlar, bahçe işleri. Evde çalışan erişkinler Günlük yürüyüşler, bahçe işleri veya evde tamiratlar. Aktif olmak için küçük fırsatlardan yararlanma: merdivenleri kullanmak, işleri elle yapmak, ara sıra hafta ortasında spor, jimnastik veya yüzme. Hafta sonları: uzun yürüyüşler, bisiklet, spor aktiviteleri. Çalışmayan erişkinler günlük yürüyüşler, bahçe işleri, evde tamiratlar. Aktif olmak için küçük fırsatlardan yararlanma: merdivenleri kullanmak, işleri elle yapmak. Hafta sonları: uzun yürüyüşler, bisiklet, spor aktiviteleri, zaman zaman spor, jimnastik veya yüzme. Fiziksel aktivite farklı efor ve yoğunluklarda yapılabilir. Sağlğı arttırmak amacıyla yapılan fiziksel aktivite enaz ortaderecede yoğun bir şekilde yapılması gerekmektedir. Ortaderecede fiziksel aktivite kalp ritminin hızlanması, kişinin sıcak hisetmesi ve nefes nefese kalmasını sağlar. Vücut metebolizması dinnenme anına göre 3-4 kat aratr (3-4 MET). Şiddetli fizisel aktivite kişinin terlemesine ve nefes nefese kalmasına naden olur ki bu aktivitelere spor ve egzersiz dahildir. Bu aktiviteler vücut metabolizmasını dinnenme anına göre 8 kat artmaına sebep olur (8 met). Günlerin coğunda en az 30 dakika düzenli ve orta yoğunlukta fiziksel aktivite kalp damar hastalıklarını ve diyabeti, kolon ve meme kanseri riskini azaltmaktadır. Kasların geliştirilmesi ve denge konusunda gerçekleştirilecek egzersizler düşmeleri önleyebilir ve ayrıca yaşlı bireylerde vücut fonksiyonlarını arttırabilir. Kilo kontrölü için daha yoğun fiziksel aktivite gerekebilir (Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 2008).

(31)

Fiziksel Aktivite Değerlendirme Yöntemleri

Fiziksel aktivitenin bir ölçüsü olarak günlük enerji tüketiminin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bireylerin fiziksel aktivitelerini veya enerji tüketimlerini değerlendirmek için birçok metot vardır. Bunlar Doubly Labelled Water tekniği, pedometre, akselerometre, mekanik ve elektronik hareket alıcıları, kalp atım hızını kaydeden aletler, fiziksel aktivitenin fizyolojik işaretlerinin kullanımı, kinematik analiz, diyet değerlendirmesi, anketler, aktivite günlüğü ve doğrudan gözlem yöntemleridir (Montoye, 1996).

Monitörler veya cihazlar ile yapılan ölçümler hem pahalıdır hem de çok zaman kaybettirdiği için pratik değildir (Elousa ve ark, 1994, Jacobs ve ark, 1993).

Fiziksel Aktivite Anketleri

Anket uygulamaları en ucuz, uygulanması en kolay ve büyük populasyon araştırmaları için en uygun yöntemlerdir. Son zamanlarda birçok araştırmacı anket geliştirmiştir (Pols ve ark, 1998).

Bu yöntem maddi açıdan maliyeti düşük olması ve çok daha fazla deneğe uygulanabilir olmasından dolayı, genellikle tercih edilen bir yöntemdir. Fakat bu yöntem aşırı tahminler yürütülmesine sebep olabilmektedir (Welk ve ark, 2000).

Anketler içerdikleri detaya göre global anketler, hatırlama anketleri ve nicel anketler olarak üç bölüme ayrılmaktadır (Lamonte ve Ainsworth, 2001).

Global (Evrensel) anketler: Aktivite düzeyini 1-4 maddelik soruyla ölçen kısa anketlerdir. Bu anketle belirli aktivite tipleri ve fiziksel aktivite paterni hakkında kısıtlı bilgiye ulaşılabilmekte, sonuçları ile sadece basit fiziksel aktivite sınıflandırması yapılabilmektedir (Lamonte ve Ainsworth, 2001).

Hatırlama anketleri: Son bir gün, hafta veya aylık süre boyunca yapılan aktivitelerin tipi, frekansı ve süresi sorgulanmaktadır. 10–20 maddeden oluşmaktadır. Karmaşık ve doldurulması zor bir ankettir. Fiziksel aktivite değerlendirmesi daha detaylı olarak yapılabilmektedir. Basit puanlama, egzersizleri birimlere ayırarak

(32)

özetleme, verilerden toplam puana ulaşma gibi yöntemler bu anketin puanlama sistemini oluşturmaktadır (Lamonte ve Ainsworth, 2001).

Nicel anketler: 20 maddeden fazla soruya sahiptir ve diğer anket tiplerine göre çok detaylıdır. Son bir yıl ya da tüm yaşantının içerdiği boş zaman ve mesleki fiziksel aktiviteler sıklık ve süreleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Puanlaması sürekli değişkenler (kilokal/ hafta, MET/gün vb.) ile yapılmaktadır (Lamonte ve Ainsworth, 2001; Pols ve ark, 1998).

Başarı

Başarı istenilen bir sonuca ulaşma yönünde bir ilerlemedir (Wolman, 1973). Başarı bu kadar geniş kapsamlı tanımlanmakla birlikte eğitimde başarı denildiğinde genellikle, okulda okutulan derslerde geliştirilen ve öğretmenlerce takdir edilen notlarla, test puanlarıyla ya da her ikisi ile belirlenen beceriler veya kazanılan bilgilerin ifadesi olan “Akademik Başarı” kastedilmektedir (Carter ve Good, 1973).

Başarı, okul ortamında belirli bir ders ya da akademik programlardan bireyin ne derece yararlandığının bir göstergesidir (Carter ve Good, 1973).

Başarıyı tadan ve yakalayan bireyler daha çok çalışmaya ve yoğunlaşmaya motive olmaktadır. Bireylerin bilişsel kapasitelerini kullanmada ve geliştirmede isteksizlikleri başarıyı etkiler. Başarı konusunda özgüvenini kaybedenler, yetenekleri olsa bile başarısız olurlar (Bandura, 1982).

Akademik Başarı

Öğrenme-öğretme süreci içindeki başarının göstergesi, davranışlarda oluşan olumlu yöndeki değişiklikler göz önüne alınarak yapılmaktadır. Bu yüzden öğretim planlanırken değiştirilecek davranışlar belirlenmekte ve buna göre amaçlar oluşturulmaktadır (Ata, 1999).

Eğitim, bireyleri bir yandan bugünkü toplum içinde rahat ve mutlu yaşamaya hazırlarken, bir yandan da bilimsel düşünme yeterliğine sahip öğrencilerin

(33)

yetiştirilmesini hedefleyen, planlı öğretim faaliyetlerini içermektedir. Eğitimde meydana gelen yeniliklerin ve gelişmelerin sonuçları, öğretim programları yolu ile öğrencilere ulaştırılmaktadır (Bıkmaz, 2001).

Son yirmi yılda yapılan çalısmalar, spor ile ilgilenen çocukların sınıf içinde de belirgin bir şekilde öne çıktıklarını göstermektedir (Stephens,2002).

Ballantine (1981), incelemiş olduğu altı araştırmada, akademik başarı ile spor branşlarına katılım arasında pozitif bir ilişki saptamıştır. Yine lise seviyesinde yapılan bir çalısmada Soltz (1986), spor etkinliklerine katılan öğrencilerin genel akademik ortalamaları ile, spor etkinliklerine katılmayan öğrencilerin genel akademik ortalamaları karşılaştırılmış ve spor etkinliklerine katılan öğrencilerin akademik ortalamaları daha yüksek bulunurken, farkın istatistiksel olarak da anlamlı olduğu belirtilmiştir.

Langbein ve Bess (2002), okul spor faaliyelerinin demokratik davranış özelliklerini geliştirdiği, kurallara uyma alışkanlığı kazandırdığı için okul içi şiddet olaylarının ve disiplinsiz davranışların azalmasında etkili olduğunu belirtmişlerdir.

Er (2010); ‘’Düzenli Spor Yapan ve Yapmayan Üniversite Öğrencilerinin Fiziksel Uygunluk Düzeyleriyle Akademik Başarı Arasındaki İlişkisini karşılaştırdığı’’ çalışma sonucunda düzenli olarak spor yapan ve yapmayan üniversite öğrencilerinin fiziksel uygunluk değerleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık görmezken diğer değişkenler açısından anlamlı farklılıklar görülmüştür.

Keskin ve Sezgin (2009); Bir grup ergende akademik başarı durumuna etki eden etmenlerin belirlenme çalışmasında, ergenlerin %34.1’i kendisini çok başarılı, %46.1’i başarılı, %19.8’i ise başarısız olarak nitelendirmiştir. Ergenin yaşı, anne ve baba yaşları, babanın eğitimi ve ergenlerin psikolog/ psikiyatristten yardım alıp almama durumları başarıyı etkilemiştir. Ancak annenin eğitim düzeyi ve ebeveynlerin meslekleri ve ergenin başarısı arasındaki ilişkide istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir.

(34)

Güngör (2009); İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelendiği çalışma sonucunda bazı verilere ulaşılmıştır. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha çok kitap okumaktadırlar. Annenin eğitim düzeyinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığını etkileme oranı babaya göre daha yüksektir. Ailenin gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin kitap okuma alışkanlık düzeyleri de artmaktadır. Öğrencilerin yaşadıkları yerleşim birimleri küçüldükçe kitap okuma alışkanlığı düzeyleri de azalmaktadır. İl ve ilçe merkez okullarda eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları, köy okullarında eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarına göre daha fazladır. Son olarak, öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre kitap okuma alışkanlıkları farklılaşmaktadır.

Akandere ve ark (2010); Ortaöğretim öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumları ile akademik başarı motivasyonlarının incelenmesi sonucunda, beden eğitimi dersine ilgisi ve tutumu fazla olan öğrencilerin akademik başarı motivasyonlarında artış olduğu belirlenmiştir. Buna bağlı olarak öğrencilerin akademik çalışmalarını planlamada, yürütmede ve ileri düzeyde hedeflerini belirlemede beden eğitimi dersine yönelik tutum ile akademik başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin başarıyı etkilediği görülmektedir.

Taşdemir, Tay (2007); Fen bilgisi öğretiminde öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanmalarının akademik başarıya etkilerinin incelenmesi sonucunda, her iki grup öğrencilerin de başarı ön test – son test puanları arasında anlamlı farklılığın olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarının başarı son test puanları arasındaki ilişki incelenmiş, deney grubundaki öğrencilerin son test puanlarının kontrol gurubundaki öğrencilerin son test puanlarından yüksek olduğu görülmüştür.

Tektaş (2010); Meslek yüksekokulu öğrencilerinin zaman yönetimi ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi sonucunda, araştırmada zaman yönetimi davranışları ile akademik başarı puanları arasında anlamlı pozitif ilişki bulunmuştur. Ayrıca akademik başarı notu yüksek olan grupların zaman yönetimi puanları da yüksek çıkmıştır.

(35)

BÖLÜM III YÖNTEM

Araştırmanın Modeli

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi ile akademik başarılarının ilişkisini tespit etmek için anket uygulaması ve tarama yöntemi kullanılmıştır.

Evren ve Örneklem

Araştırmanın evreni 2013-2014 öğretim yılında, Gazi Üniversitesine devam eden birinci sınıf hariç kız ve erkek lisans öğrencilerden oluşmuştur.

TABLO 1. Çalışmaya Katılan Öğrencilerin Gruplara Göre dağılımı

G rupl a r H ukuk F a kül te si M ühe ndi sl i k ve M im ar lık F a kül te si F en ve Ed eb iyat F a kül te si G az i Eği tim F a kül te si İk tis ad i ve İda ri B ilim le r F a kül te si Kız Öğ re nc i E rke k Ö ğren ci Top lam N 115 101 91 111 101 362 157 519

Araştırmanın örneklemi ise Hukuk Fakültesinden 115 öğrenci, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden 101 öğrenci, Fen ve Edebiyat Fakültesinden 91 öğrenci, Gazi Eğitim Fakültesinden 111 öğrenci ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesiden 101 öğrenci dir. Anket tesadüfi olarak uygulanmıştır. Toplam 519 öğrencinin 362si kız ve 157si erkektir.

Veri Toplama Araçları

Araştırmada bilgi formu (EK-1) ve üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (International Physical Activity Questionnaire, IPAQ), (EK-2) kullanılamaştır

(36)

(Craig ve ark, 2003). Uluslararası geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları Craig ve arkadaşları tarafından yapılmış ve bu anketin Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları Öztürk tarafından üniversite öğrencilerine yapılmıştır (Öztürk, 2005). Bu anket, oturma, yürüme, orta düzeyde şiddetli aktiviteler ve şiddetli aktivitelerde harcanan zaman hakkında bilgi sağlamaktadır (Craig ve ark, 2003).

Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ)

Aşağıda bahsı geçen IPAQ ile ilgili bilgiler (öztürk, 2005) ten alınmıştır.

‘’Maliyetin düşüklüğü ve geniş populasyonlara uygulanabilmesi nedeniyle, bir çok araştırmacı anket uygulamalarını tercih etmektedir. Ayrıca fiziksel aktivitenin değerlendirilmesindeki zorluk, dünya genelindeki populasyon çalısmalarında standartlaştırılmış bir anketin oluşturulmasına yönelik ilgiyi arttırmıştır. Sonuçta, çeşitli ülkelerden araştırmacılar Dünya Sağlık Örgütü WHO (World Health Organization) ve Hastalığın Kontrolü ve Korunma Merkezi CDC (Centers for Disease Control and Prevention)’nın desteği ile Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ)’ni geliştirmişlerdir. Anketin geçerlik ve güvenirlik çalışması ilk olarak 12 ülkede, 14 merkezde yapılmıştır (Hallal ve ark, 2003; Craig ve ark, 2003).’’

Fiziksel aktivitenin şiddetini belirlemede kullanılan yaygın terimler; hafif veya düşük, orta, şiddetli veya ağır ve çok şiddetli veya aşırı yorucu olarak bilinmektedir. CDC ve ACSM tarafından fiziksel aktivite için bu 4 farklı şiddet kategorisi MET’e göre tanımlamıştır (Pate ve ark, 1995).

• hafif < 3 MET

• orta şiddetli 3-6 MET • şiddetli 6-8 MET • çok şiddetli > 8 MET

(37)

ilk pilot çalışma 1998-1999 yıllarında yapılmıştır. Anketin sekiz versiyonu vardır. Dört kısa ve dört uzun form olarak geliştirilmiştir. Bunlar telefon, görüşme veya kendi kendine uygulanabilir yöntemler olarak bilinmektedir. Ayrıca ‘son 7 gün’ veya ‘herhangi bir haftada’ olarak soru tipleri değişebilmektedir (IPAQ, 2004).

Türkçe Versiyonda Yapılan Değişiklikler

• Kısa formda şiddetli aktivite sorusuna basketbol ve futbol aktiviteleri eklenmiştir. Aynı aktiviteler uzun formda dinlenme, spor ve boş zaman fiziksel aktiviteleri başlığı altında şiddetli aktivitelere eklenmiştir.

• Kısa formda orta şiddetli aktivite sorusuna dans ve halk oyunları, masa tenisi ve bowling aktiviteleri eklenmiştir. Aynı aktiviteler uzun formda dinlenme, spor ve boş zaman fiziksel aktiviteleri başlığı altında orta şiddetli aktivitelere eklenmiştir.

IPAQ Anketinin Puanlaması

Kısa form (7 soru), yürüme, orta-şiddetli ve şiddetli aktivitelerde harcanan zaman hakkında bilgi sağlamaktadır. Oturmada harcanan zaman ayrı bir soru olarak değerlendirilmektedir. Kısa formun toplam puanının hesaplanması yürüme, orta şiddetli aktivite ve şiddetli aktivitenin süre (dakikalar) ve frekans (günler) toplamını içermektedir (IPAQ, 2004).

Uzun form (27 soru), bu alanlardaki aktiviteleri ev işi, bahçe işi, iş aktivitesi, ulaşım ve boş zaman aktivitelerine göre detaylı değerlendirmektedir. Oturmada harcanan zaman hafta içi ve hafta sonu olarak kaydedilmektedir. IPAQ uzun form için toplam puanın hesaplanması bütün alanlarda aktivitenin tüm tipleri için süre (dakikalar) ve frekans (günler) toplamını içermektedir. Toplam puanın hesaplanmasında iki farklı değerlendirme bulunmaktadır. Birincisi alana (iş, ulaşım, ev-bahçe işi, boş zaman) özel puanlama, ikincisi ise aktiviteye (yürüme, orta şiddetli aktivite, şiddetli aktivite) özel puanlamayı içermektedir. Alana özel puanlama, kendi alt başlığı içinde yer alan yürüme,

(38)

orta şiddetli aktivite ve şiddetli aktivite puanlarının toplamından oluşmaktadır. Aktiviteye özel puanlamada ise alanların kendi başlığı altındaki yürüme, orta şiddetli aktivite, şiddetli aktivitenin kendi içinde toplamı ile hesaplanmaktadır.

Bu hesaplamalardan, MET-dakika olarak bir puan elde edilmektedir. Bir MET-dakika, yapılan aktivitenin dakikası ile MET puanının çarpımından hesaplanmaktadır. MET-dakika puanları 60 kilogramlık bir kişinin kilokalori değerlerine göre belirlenmiştir. Kilokaloriler, takip eden eşitlikten hesaplanabilir: MET-dk x ( kişinin vücut ağırlığı kg / 60 kilogram).

IPAQ verilerinin analizi için aşağıdaki değerler kullanılmaktadır: • Yürüme = 3.3 MET

• Orta şiddetli fiziksel aktivite = 4.0 MET • Şiddetli fiziksel aktivite = 8.0 MET

Örneğin, haftada 3 gün 30 dakika yürüyen bir kişinin yürüme MET-dk/ hafta puanı; 3.3 x 30 x 3 = 297 MET-dk/ hafta olarak hesaplanmaktadır. Bu sürekli puanlamanın yanı sıra, ondan elde edilen sayısal verilerle, kategorisel puanlama yapılmaktadır.

Populasyonları kategorisel olarak sınıflarken belirlenen üç fiziksel aktivite seviyesi vardır -‘inaktif’, ‘minimal aktif’ ve ‘çok aktif (sağlıklı olmayı artıran fiziksel aktivite)’-. Bu seviyeler için kriterler yukarıda elde edilen sürekli puanlama değerleri hesaplanarak kurulmuştur (IPAQ, 2004).

IPAQ anketinin kategorisel sınıflandırılması:

İnaktif (Kategori 1): Fiziksel aktivitenin en alt seviyesidir. Kategori 2 veya 3 için olan kriterleri karşılamayan durumlar ‘inaktif’ olarak düşünülmektedir.

Minimal Aktif (Kategori 2): Aşağıdaki 3 kriterden herhangi birine girenler ‘minimal aktif’ olarak sınıflandırılabilmektedir:

(39)

a) Şiddetli aktivitenin, 3 veya daha fazla gün, günde en az 20 dakika yapılması

veya,

b) 5 veya daha fazla gün orta şiddetli aktivite veya yürümenin günde en az 30 dakika yapılması

veya,

c) Minimum 600 MET-dk/haftayı sağlayan 5 veya daha fazla gün yürüme, orta şiddetli veya şiddetli aktivitenin birleşimi.

Yukarıdaki kriterlerden herhangi birini karşılayan bireyin fiziksel aktivitenin minimal seviyesine ulaştığı gösterilmiştir. Bu seviye, günlük yaşam boyunca biriken bir aktivitenin taban seviyesinden daha az olarak düşünülmektedir (neredeyse bir saat yürüyüşe denk gelir).

Çok Aktif (Kategori 3): Minimum halk sağlığı fiziksel aktivite önerilerini geçen insanlar için ‘çok aktif’ ayrı bir kategori olarak hesaplanmıştır. Bu ölçüm yaklaşık olarak en az günde bir saat veya daha fazla olan orta şiddetli bir aktiviteye eşittir. Bu kategori, sağlıkla ilgili yararların sağlanmasında gereken aktivite düzeyidir. Kategori 3 aktivitenin daha yüksek eşiğinde yer alır ve alt populasyon grubundaki farklılığın ayırt edilmesi için yararlıdır.

‘Çok aktif’ olarak sınıflandırmak için iki kriter vardır:

a) Minimum 1500 MET-dk/haftayı sağlayan en az 3 gün şiddetli aktivite veya,

b) Minimum 3000 MET-dk/haftayı sağlayan 7 veya daha fazla gün yürüme, orta şiddetli veya şiddetli aktivitenin kombinasyonu.

(40)

Bilgi Formu

Deneklerin genel bilgilerini elde etmek için, Bilgi Formu (EK-1) kullanılmıştır. Bu formda öğrencilerden cinsiyet, yaş, boy, kilo, fakülte, sınıf gibi bilgiler istenmiştir.

Verilerin Toplanması

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi ile akademik başarı ilişkisini tespit etmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) uygulaması yapılmıştır.

Anket, araştırmacı tarafından fakültelere gidilerek tek tek her öğrenciye uygulanmıştır. Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi kısa form ve uzun form olmak üzere iki form yapısına sahiptir. Kısa form yapısı telefonla anket uygulaması için tasarlanmıştır. Uzun form ise yüz yüze anket uygulamaları için geliştirilmiştir (Craig ve ark, 2003). Bu çalışmada yüz yüze anket uygulaması yapıldığı için uzun form kullanılmıştır.

Bütün aktivitelerin değerlendirilmesinde her bir aktivitenin tek seferde en az 10 dk yapılıyor olması ölçüt alınmaktadır. Dakika, gün ve MET değeri ( istirahat oksijen tüketiminin katları) çarpılarak “MET-dakika/hafta’’ olarak bir puan elde edilmektedir. Fiziksel aktivite düzeyleri, fiziksel olarak aktif olmayan (<600 METdk/ hafta), fiziksel aktivite düzeyi düşük olan (600-3000 MET-dk/hafta) ve fiziksel aktivite düzeyi yeterli olan (sağlık açısından yararlı olan) (>3000 MET-dk/hafta) şeklinde sınıflandırılmıştır (Craig ve ark., 2003).

Öğrencilerin akademik başarılarını elde etmek için üniversiteye giriş puanı ve genel not ortalama, Gazi Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığından elde edilmiştir.

(41)

Verilerin Analizi

Bu araştırma sonucunda elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak, (SPSS, Statistical Package for the Social Scienes) 20 paket programı kullanılmıştır. Çalışmada analizler için elde edilen anlamlılık düzeyleri, 0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirilmiştir. Dolayısıyla çalışmadaki analiz sonuçları %95 güven seviyesinden yorumlanmıştır. Öncelikle tanımlayıcı istatistik olarak verilerin ortalama ve standart sapma aralığı belirlenmiştir. Fiziksel aktivite düzeyinin genel not ortalaması ile üniversiteye giriş puanı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla Pearson Korelasyon testi kullanilmiştir. Kız ve erkekler arasında, fiziksel aktivite düzeyi, genel not ortalama ve üniversiteye giriş puanı bakımından fark olup olmadığına da t testi, anova ve tukey HSD yapılarak fakülteler arasında fark olup olmadığı incelemiştir.

(42)

B.LÜM VI

BULGULAR ve YORUM

Araştırmanın bu bölümünde öğrencilerin bazı özellikleri ile fiziksel aktivite düzeyi ve akademik başarı ölçümleri, bulgular ve konuyla ilgili tartışmaya yer verilmiştir.

TABLO 2. Deneklerin Özellikleri

Parametreler N Minimum Maksimum Oratalama Yaş (yıl) 519 18 27 20.69±1.43 Boy Uzunluğu (cm) 519 147 195 168.34±8.08 Vücut Ağrlığı (kg) 519 40 95 60.63±10.85

Genel Not Ortalaması 519 1.06 3.97 2.67±0.52 Üniversiteye Giriş Puanı 519 240.26 542.21 425.25±65.70 Fiziksel Aktivite Düzeyi MET-dakika/hafta 519 0 11901 2824.85±2474.81

Tablo 2 de öğrencilerin genel bilgileri bulunmaktadır. Araştırmada 519 kişinin bilgileri değerlendirilmiştir. Öğrencilerin yaş, boy uzunluğu ve vüvut ağırlığı gibi özelliklerinin aralığı, ortalaması ve standart sapmaları bulunmaktadır. Ayrıca öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla genel not ortalama ve üniversiteye giriş puanları, fiziksel aktivite düzeyini ölçmek amacı için de IPAQ anketin puanı aralık, ortalama ve standart sapma olarak mevcutdur. Öğrencilerin yaş ortalamaları 20.69±1.43, boy uzunluk ortalamaları 168.34±8.08, vücut ağırlık ortalamaları 60.63±10.85, genel not

Şekil

TABLO 1. Çalışmaya Katılan Öğrencilerin Gruplara Göre dağılımı
TABLO 2. Deneklerin Özellikleri
Tablo  5. Hukuk Fakültesi Ö ğrencilerinin  Akademik  Başarı  ve Fiziksel  Aktivite Düzeyi Arasındaki İlişki
Tablo 6.  Mühendislik  ve  Mimarlık  Fakültesi  Öğrencileriyle  İlgili  Parametreler
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

At the same time, the countries of Necd, Seba and Yemen became famous with agriculture due to the abundance of water and fertility of the soil.. In addition, agriculture spread to

Ancak Tıp Fakülte- si Dekanlığına atandıktan sonra ana bilim dallarına bağlı bilim dallarının kurulması için yoğun emek harcamış ve öncelikle Hematoloji Bilim Dalını

The poems that will be taken up in terms of the political issues concerning the national and cultural state of Scotland are “Interregnum” and “23/09/14” from her two

Çalışmada “Sosyal medya yeni toplumsal hareketleri nasıl ve ne şekilde dönüştürmüştür?”, “Sosyal medyanın yeni toplumsal hareketlerin örgütlenme ve

The major objectives of the study were to examine the effects of home educational resources, like learning mathematics, self-confidence in mathematics, parent education level

Fiziksel aktivite ölçeğine göre yapılan gruplandırmaya göre, fiziksel aktivite düzeyleri kötü olanların E2 değerlerinin Fiziksel aktivite düzeyi orta ve iyi

Konya Kapalı Havzası sınırları içerisinde bulunan 10 farklı kalite gözlem noktasından alınan su örneklerinde analiz edilen sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, klorür,

Jane completes this lack by means of James, who is the other major male character in the novel having many important roles on Jane’s life and on the course of the events.. Three