• Sonuç bulunamadı

Üst gastrointestinal sistem stromal tümörlerinin endosonografik ve histopatolojik özelliklerinin karşılaştırılması: Tek merkez deneyimi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Üst gastrointestinal sistem stromal tümörlerinin endosonografik ve histopatolojik özelliklerinin karşılaştırılması: Tek merkez deneyimi"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

‹letiflim:Nevin ORUÇ Ege Üniversitesi, T›p Fakültesi, Gastroenteroloji BD, Bornova, ‹zmir, Türkiye Tel: + 90 232 388 19 69 • Faks: + 90 232 388 19 69 E-mail: [email protected] Amaç: Gastrointestinal stromal tümörler daha çok orta yafllarda ortaya ç›kan

mezenkimal tümörlerdir. Endoskopik inceleme tan› için yetersizdir. Endo-sonografi gastrointestinal stromal tümörlerin incelenmesinde en s›k kullan›-lan görüntüleme yöntemidir. Histopatolojik olarak mitotik aktivitesi yüksek olan büyük lezyonlar, malignite riski yüksek gastrointestinal stromal tümör olarak tan›mlanmaktad›r. Bu çal›flmada gastrointestinal stromal tümörlerin endosonografi bulgular› ile histopatolojik özellikleri aras›ndaki ba¤lant›lar›n araflt›r›lmas› amaçlanm›flt›r. Gereç ve Yöntem: Çal›flmaya gastrointestinal stromal tümör flüphesi ile endosonografi yap›lan ve opere edilerek histopato-lojik olarak tan›s› do¤rulanan 25 olgu (13 E, 12 K, yafl ortalamas› 52.1±16.3) dahil edilmifltir. Bulgular: Olgular›n tümünde tümörler midede olup, 5’i kar-dia-fundus, 17’si korpus ve 3’ü antrum lokalizasyonludur. On (%40) olguda, tümörün lüminal yüzeyinde ülserasyon varl›¤› izlenmifltir. Endosonografik olarak ölçülen tümör çap› ortalamas› 51.59±20.37 mm olup histopatolojik olarak ölçülen tümör çap› (54.30±24.86 mm) ile oldukça koreledir (r: 0.817, p<0,001). Histopatolojik incelemede NIH s›n›flamas›na göre, 1 (%4) olgu malignite yönünden çok düflük riskli, 8 (%32) olgu düflük, 9 (%36) olgu or-ta, 7 (%28) olgu yüksek riskli olarak de¤erlendirilmifltir. Yüksek riskli grup-taki olgular›n tümünde tümör çap›n›n 50 mm’nin üzerinde oldu¤u, ekstralü-minal yüzeyde kenar düzensizli¤inin bulundu¤u ve tümörlerin anekoik ve hiperekoik alanlar içeren heterojen eko yap›da oldu¤u saptanm›flt›r. Sonuç: Bulgular›m›z, endosonografinin, gastrointestinal stromal tümörlerin tan›s›n-da ve malignite potansiyellerinin de¤erlendirilmesinde, güvenilir bir yöntem oldu¤unu göstermektedir.

Anahtar kelimeler: Stromal tümör, endosonografi, malignite, histopatoloji

Background and Aims: Gastrointestinal stromal tumors are mesenchymal

tu-mors mostly prevalent at middle ages. Since endoscopy is insufficient for eva-luation of gastrointestinal stromal tumors, endoscopic ultrasound is preferred and mostly used imaging technique. Gastrointestinal stromal tumor lesions with high mitotic activity and large tumor size are usually considered to have a malign potential. We aimed to investigate the correlation between the endos-copic ultrasound findings and histopathologic characteristics of gastrointestinal stromal tumors. Materials and methods: Twenty five patients who underwent endoscopic ultrasound fort he suspicion of gastrointestinal stromal tumor and have the definitive diagnosis of gastrointestinal stromal tumor histopathologi-cally were included to the study (13M, 12F, mean age 52.1±16.3). Results: All gastrointestinal stromal tumors were located in the stomach; five of them in the fundus, 17 in the corpus and 3 in the antrum. There were ulcerations on 10 (%40) gastrointestinal stromal tumor lesions. Mean diameter of the gastrointes-tinal stromal tumors measured during endoscopic ultrasound evaluation (51.59±20.37mm) was highly correlated with the real tumor size (54.30±24.86 mm, r: 0.817, p<0,001). National Institute of Health classification of the gas-trointestinal stromal tumors revealed 1 (%4) with very low risk, 8 (%32) with low risk, 9 (%36) with intermediate risk and 7 (%28) with high risk for malign potential. All gastrointestinal stromal tumors with high risk for malign poten-tial had anecoic or hyperecoic areas, irregular extraluminal borders, and their size were larger than 50 mm on endoscopic ultrasound. Conclusions: Our fin-dings indicate that endoscopic ultrasound is reliable method in diagnosis and predicting the malign potential of gastrointestinal stromal tumors.

Key words: Stromal tumour, endoscopic ultrasound, malignancy,

histopat-hology

G‹R‹fi

Gastrointestinal stromal tümör’ler (GIST) gastrointestinal sis-temin en s›k izlenen mezenkimal tümörleridir (1). Daha çok orta yafllarda ortaya ç›kan bu tümörler, nadiren genç olgular-da olgular-da bildirilmektedir (2). Histopatolojik olarak “tyrosin ki-nase receptor” (c-KIT) mark›r› olan CD 117 pozitif mezenki-mal tümörler GIST olarak tan›mlanmaktad›r (3).

Endoskopik incelemeler s›ras›nda tesadüfen saptanan subepi-telyal lezyonlar›n de¤erlendirilmesi ve s›n›fland›r›lmas› zor-dur. Bu nedenle ek görüntüleme yöntemlerine baflvurulur (4). GIST’lerin tan› ve takibinde endosonografi (EUS), bilgisa-yarl› tomografi, MRI ve fluorine-18-flouro-deoxyglucose (FDG) PET s›kl›kla kullan›lan görüntüleme yöntemleridir (5, 6). Bunlar aras›nda EUS subepitelyal patolojilerin

incelenme-sinde ve tan›s›nda tercih edilen yöntemdir. EUS leiomyom, leiomyosarkom gibi di¤er mezenkimal tümörlerle GIST’lerin ayr›m›nda yararl› bulunmufltur (7). EUS bulgular› tümör ak-tivitesi ve malignite aç›s›ndan yararl› ek bilgiler verebilmekte-dir (8). Ayr›ca EUS eflli¤inde ince i¤ne aspirasyon biyopsisi (EUS-FNA) yap›larak GIST tan›s› histopatolojik olarak do¤ru-lanabilmektedir (9).

GIST’lerin tümünde malignite riski bulundu¤u kabul edil-mektedir (10). Malignite riski çok düflükten yüksek dereceye kadar de¤iflebildi¤i için, de¤erlendirilmesi gerekli, ancak zor-dur. Tümör çap› ve mitotik aktivite malign potansiyeli belir-lemede en önemli parametrelerdir (11, 12). Histopatolojik in-celemede 50 büyük büyütmede befl ve üstü mitoz malign

h

hiisstto

op

pa

atto

ollo

ojjiik

k ö

öz

ze

elllliik

klle

erriin

niin

n k

ka

arrflfl››lla

aflfltt››rr››llm

ma

ass››:: T

Te

ek

k m

me

errk

ke

ez

z d

de

en

ne

ey

yiim

mii

Comparison of endosonographic and histopathological features of upper GISTs: A single center experience

Nevin ORUÇ1 , Ahmet AYDIN1 , Fatih TEK‹N1 , Adem GÜLER2 , Sinan ERS‹N2 , Müge TUNÇYÜREK3 , Tankut ‹LTER1

Ege Üniversitesi T›p Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dal›1

, Genel Cerrahi Ana Bilim Dal›2

, Patoloji Ana Bilim Dal›3

(2)

davran›fl potansiyelini göstermektedir. Ancak mitotik aktivi-tesi düflük tümörler aras›nda da çok az oranda metastaz bul-gular› ortaya ç›kabilmektedir. Bu nedenle düflük mitotik akti-vite malign potansiyel olas›l›¤›n› tamamen ortadan kald›rmaz (12). Di¤er taraftan tümör çap›n›n 2 cm’den küçük olmas› çok büyük olas›l›kla benign tümör anlam›na gelmektedir (13). GIST’lerin malign potansiyelini belirlemek için National Institutes of Health (NIH) histopatolojik verilere dayanarak bir s›n›flama gelifltirmifltir (14) (Tablo 1). Ancak bu s›n›flama cerrahi rezeksiyonla lezyonun tamam›n›n ç›kar›lmas›n› gerek-tirmekte, bu da her vakada mümkün olmamaktad›r. GIST olgular›n›n tan› ve takibinde kullan›lan EUS tümörün malign potansiyeli hakk›nda bilgiler verebilir. Buradan yola ç›karak, bu çal›flmada GIST’lerin endosonografik özellikleri ile histopatolojik olarak belirlenen malign potansiyeli aras›n-daki iliflkilerin araflt›r›lmas› amaçlanm›flt›r.

GEREÇ VE YÖNTEM

Klini¤imizde 2003-2009 y›llar› aras›nda GIST flüphesi ile EUS yap›lan ve cerrahi önerilen olgular EUS kay›t sisteminden ret-rospektif olarak incelenmifltir. Bu olgulardan cerrahi uygula-nan, histopatolojik olarak GIST tan›s› konan ve detayl› pato-loji raporlar›na ulafl›lan 25 olgu çal›flmaya dahil edilmifltir. Olgular›n demografik verilerine ve baflvuru flikayetlerine t›bbi kay›tlar›ndan ulafl›lm›flt›r. Çal›flmaya dahil edilen olgular›n ret-rospektif olarak patoloji raporlar› incelenmifl; tümör çap›, mi-toz aktivitesi, Ki-67 proliferasyon indeksi de¤erleri kaydedil-mifltir. Ayr›ca CD 117, CD 34, desmin, düz kas aktin, S-100 immunohistokimyasal boyanma özellikleri incelenmifl ve tü-mör dokusunda belirgin olan hücre tipleri tan›mlanm›flt›r. Bu verilere dayanarak olgular NIH s›n›flamas›na göre çok düflük, düflük, orta ve yüksek malignite riski tafl›yan GIST olarak grup-lara ayr›lm›fl ve bu gruplardaki EUS bulgular› karfl›laflt›r›lm›flt›r. Çal›flmaya dahil edilen olgular›n EUS raporlar› ve görüntüle-ri yeniden gözden geçigörüntüle-rilmifltir. Bütün endosonografik incele-meler tek kifli (A. A.) taraf›ndan Olympus EU-M30 radial EUS sistemi kullan›larak yap›lm›flt›r. Muskularis propria veya sub-mukoza tabakalar›ndan köken alan hipoekoik lezyonlar GIST

olarak tan›mlanm›flt›r. EUS incelemesi s›ras›nda lezyonun gastrointestinal sistemdeki lokalizasyonu, ölçülen tümör çap›, ekstralüminal s›n›r›n›n düzensiz olup olmad›¤›, invazyon bul-gular›, ekojenitesi, anekoik veya hiperekoik alanlar›n ve efllik eden lenf nodlar›n›n bulunup bulunmad›¤› ayr› ayr› incelene-rek kaydedilmifltir.

‹statistik analizler SPSS 11,0 istatistik program› ile chi-square testi ve non-parametrik Kruskal Wallis testi kullan›larak ya-p›lm›flt›r. Parametrik veriler için One-way ANOVA varyans analizi kullan›lm›flt›r. P< 0,05 istatistik olarak anlaml› kabul edilmifltir.

SONUÇLAR

Çal›flmaya dahil edilen 25 GIST olgusunun 13’ü erkek 12’si kad›n olup yafl ortalamas› 52.1±16.3, (26-73 y›l) olarak sap-tanm›flt›r. Dokuz (%36) olguya üst GIS kanama, 1 (%4) olgu-ya reflü olgu-yak›nmalar› ve 15 (%60) olguolgu-ya dispeptik olgu- yak›nma-lar nedeni ile endoskopik inceleme yap›lm›fl ve subepitelyal lezyon görülerek, EUS incelemesine yönlendirilmifltir. Kana-ma ile baflvuran olgular›n 3’ünde birden çok üst G‹S kanaKana-ma- kanama-s› geçirme öyküsü mevcuttur.

Tüm olgulada GIST midede yerleflmifl olup, 5’i (%20) kardi-ya-fundus, 17’si (%68) korpus ve 3’ü (%12) antrum lokalizas-yonundad›r (Resim 1-A). Tümörlerin ortalama çap› 51.59±20.37 mm olarak ölçülmüfltür. Kanama geçiren 9 olgu ile, dispeptik yak›nmalarla baflvuran 1 olguda (%40), endos-kopik incelemede tümörün lümene bakan yüzeyinde ülseras-yonlar›n varl›¤› görülmüfltür (Resim 1-B).

GIST’te endosonografi 7

Tablo 1. NIH s›n›flamas›na göre GIST’lerin malignite

po-tansiyellerinin de¤erlendirilmesi (22)

Büyüklük Mitotik aktivite (50 büyük alanda) Çok düflük risk <2 cm <5/50 Düflük risk 2-5 cm <5/50 Orta risk <5 cm 6-10/50 5-10 cm <5/50 Yüksek risk >5 cm >5/50

>10 cm Herhangi bir mitotik aktivite Herhangi bir çap >10/50

NH: National Institutes of Health

Resim 1 A. Üst gastrointestinal kanama ile baflvuran olguda korpusta

(3)

Resim 1 B. Lezyonun üzerinde kanama nedeni olabilecek iki adet

ülseras-yon mevcut.

Resim 1 D. Cerrahi olarak ç›kart›lan lezyonun makroskopik görünümü.

Resim 1 E. Tümörün mitotik olarak aktif oldu¤u bir alan. Hücreler yer yer

daha epitelyal karakterde. Nukleuslar daha yuvarlak ve veziküler görünümde (Hematoksilen-eozin, x20).

Resim 1 C. Ayn› olgunun yap›lan EUS incelemesinde lezyonun 55x40 mm

boyutlar›nda submukozal yerleflimli, heterojen hipoekoik yap›da olan G‹ST ile uyumlu bir tümöral kitle oldu¤u görülüyor. Kitlenin lümene ba-kan yüzeyinde ülsere ba¤l› çöküntü mevcuttur (beyaz ok). Ayr›ca ekstralü-minal yüzeyde yer yer serozal invazyonu düflündüren tarzda lobülasyonlar dikkat çekiyor (sar› ok).

Cerrahi olarak ç›kar›lan materyalde izlenen tümör çap› orta-lama 54.30±26.86 mm olarak ölçülmüfl ve rapor edilmifltir. Endosonografik olarak ölçülen en genifl tümör çap› ortalama-s› 51.59±20.37 mm olup histopatolojik olarak ölçülen tümör çap› ile yüksek derecede koreledir (r: 0.817, p<0,001) (Resim 1-C ve D). Olgular›n ço¤unda (22 olgu, %88), tümör i¤si hücrelerden oluflurken, 2 (%8) olguda epitelyal hücreli ve 1 (%4) olguda i¤si ve epitelyal hücreler içeren GIST saptanm›fl-t›r (Resim 1-E, 1-F ve 2-B). Düz kas aktin 11 (%44) olguda, CD 34 ise 21 (%84) olguda pozitif boyanma göstermifltir.

Desmin 3 olguda yayg›n, 1 olguda fokal boyanm›flt›r (%16). S-100 tüm olgularda negatif bulunmufltur. Histopatolojik in-celemede elli büyük büyütme alan›nda say›lan mitoz say›s› ortancas› 2 olarak belirlenmifltir (0-7mitoz/BB alan›). Ki67 proliferasyon indeksi ortalama %3.19±3.26 olarak bulun-mufltur. Bu bulgular eflli¤inde, NIH s›n›flamas›na göre GIST olgular›n›n 1’i (%4) çok düflük, 8’i (%32) düflük riskli, 9’u (%36) orta riskli ve 7’si (%28) yüksek riskli malignite potan-siyeli olan GIST olarak s›n›fland›r›lm›flt›r.

Olgular›n EUS özellikleri Tablo 2’de sunulmufltur. Tümör ça-p›, malignite riskinin yükselmesi ile paralel bir art›fl göstere-rek, çok düflük riskli grupta 22 mm iken, düflük, orta ve yük-sek riskli gruplarda s›ras›yla 38.23±14.7, 51.7±11.9 ve 72.8±17.9 mm olarak bulunmufltur (Resim 2-A). Malign po-tansiyeli yüksek GIST grubunda ölçülen ortalama tümör çap›, di¤er gruplara göre anlaml› olarak yüksektir.

(4)

Malignite yönünden yüksek riskli olan olgular›n tümünde tü-mör çap› 50 mm’den büyük bulunmufltur. Ek olarak, bu gruptaki tüm olgularda tümörler, anekoik ve hiperekoik alan-lar içeren heterojen eko yap›da olup, ekstralüminal yüzeyle-rinde kenar düzensizli¤i mevcuttur (Resim 1-C). Ayr›ca, yük-sek riskli gruptaki olgular›n %71.4’ünde serozal invazyon, %28.5’inde ise ülserasyon saptanm›flt›r.

TARTIfiMA

GIST’ler daha çok ileri yafllarda izlenen ve erkek ve kad›nlar› eflit oranda etkileyebilen mezenkimal tümörlerdir (15, 16). GIST’lerin büyük ço¤unlu¤u midede saptanmaktad›r (17). Bunu %20-30 s›kl›kla ince barsak GIST’leri izlemektedir. GIST’ler bazen sindirim kanal› d›fl›nda, kar›n bofllu¤unda da geliflebilmektedir. Bizim çal›flmam›zda üst gastrointestinal sis-tem yerleflimli GIST olgular› incelenmifltir. Bu olgularda yafl ortalamas› 52.1±16.3, (26-73) y›l olarak saptanm›fl ve er-kek/kad›n oran› eflit bulunmufltur. Olgular›m›z›n tamam› mi-de GIST’lerinmi-den oluflmaktad›r ve ço¤unda tümörlerin kor-pusta yerleflmifl oldu¤u saptanm›flt›r. Olgular›n yafl cinsiyet özellikleri ve lezyonlar›n gastrointestinal sistem yerleflimi lite-ratürdeki verilerle benzerlik göstermektedir (4).

GIST’ler ço¤u zaman asemptomatik seyrederler. Bu olgular›n bir k›sm› endoskopi ve di¤er görüntüleme yöntemleri s›ras›n-da tesadüfen saptan›rlar. Semptomatik olgular yorgunluk, dispepsi gibi nonspesifik yak›nmalarla veya üst gastrointesti-nal kanama ile baflvurabilirler (16). Agresif tümörlerde ilk bulgu karaci¤er metastaz› ve buna ba¤l› yak›nmalar olabilir. Bizim serimizde olgular›n %36’s› üst GIS kanamas› bulgular› ile klini¤imize baflvurmufltur. Di¤er olgularda ise nonspesifik semptomlar nedeni ile yap›lan incelemelerde midede submu-kozal lezyondan flüphelenilmifl ve EUS incelemesi yap›lm›flt›r. Serimizde kanamal› GIST olgular›n›n yüksek oranda olmas›, bu olgular›n kanama nedeniyle di¤er GIST olgular›na göre da-ha s›k olarak operasyona gönderilmesine ba¤l› olabilir. GIST’ler genelde hiperselüler yap›da olup i¤si hücrelerin var-l›¤› dikkat çeker. Olgular›n %10 kadar›nda epiteloid hücreler veya her iki hücre tipi bir arada bulunabilmektedir (17). Bi-zim serimizde de, literatür bilgileri ile uyumlu olarak, 22 (%88) olguda tümör i¤si hücrelerden oluflurken, 2 (%8) olgu-da epitelyal hücreli ve bir (%4) olguolgu-da i¤si ve epitelyal hücre-ler içeren GIST saptanm›flt›r. Histopatolojik olarak “tyrosin kinase receptor” mark›r› olan CD 117 pozitifli¤i tan› için de-¤erlidir. Ek olarak, CD 34 (%88) düz kas aktin (%35), S-100 (%10) ve desmin (%5) varl›¤› saptanabilmektedir (18). Bizim serimizde de, literatür verileri ile uyumlu olarak, düz kas ak-tini %44, CD 34 %84, desmin %16 oran›nda saptanm›fl, hiç-bir olguda S-100 pozitif bulunmam›flt›r.

GIST’lerde en önemli problem malignite potansiyelinin de¤er-lendirilmesidir. Endoskopi gastrointestinal kanal›n incelen-mesinde alt›n standart bir yöntem olmakla birlikte özellikle submukozal lezyonlar›n incelenmesinde yetersiz kalmaktad›r. EUS, GIST’lerin tan›s›nda ve di¤er submukozal neoplazmlar-dan ay›r›c› tan›s›nda en de¤erli görüntüleme yöntemidir (19). GIST’ler endosonografik olarak hipoekoik lezyonlar olarak görülür. Baz› olgularda, muscularis propria tabakas› ile de-vaml›l›k gösterdi¤i izlenebilir. EUS incelemesi s›ras›nda GIST’lerin büyüklü¤ü, yerleflimi, ekojenitesi, ekstralüminal s›-n›r›, anekoik ya da hiperekoik alanlar›n bulunup bulunmad›-¤› incelenmektedir (19). Özellikle ekstralüminal yüzeyde dü-zensizlik olmas›, tümörün invaziv oldu¤unun bir göstergesi olabilir (20, 21). Bu çal›flmada, histopatolojik olarak yüksek GIST’te endosonografi 9

Resim 1 F. Tümörde immunohistokimyasal olarak CD 117 pozitifli¤i (CD

117, x10).

Tablo 2. NIH risk s›n›flamas›na göre GIST’lerin EUS bulgular›

Çok düflük (1) Düflük (8) Orta (9) Malign (7) P

Tümör çap› (mm) 22 38.23±14.7 51.7±11.9 72.8±17.9 <0.01 Kenar düzensizli¤i 0 (%0) 0 (%0) 1 (%11) 7 (%100) <0,001 Serozal invazyon 0 (%0) 0 (%0) 1 (%11) 5 (%71.4) <0.01 Ülserasyon 0 (%0) 3 (%37.5) 5 (%55.5) 2 (%28.5) AD Anekoik alanlar 0 (%0) 5 (%62.5) 7 (%77.7) 7 (%100) AD Hiperekojen alanlar 0 (%0) 2 (%25) 6 (%66.6) 7 (%100) <0.05

(5)

KAYNAKLAR

1. Goettsch WG, Bos SD, Breekveldt-Postma N, et al. Incidence of gastro-intestinal stromal tumours is underestimated: results of a nation-wide study. Eur J Cancer 2005;41:2868-72.

2. Tryggvason G, Gislason HG, Magnusson MK, Jonasson JG. Gastrointes-tinal stromal tumors in Iceland, 1990-2003: The Icelandic GIST study, a population-based incidence and pathologic risk stratification study. Int J Cancer 2005;117:289-93.

3. Miettinen M, Majidi M, Lasota J. Pathology and diagnostic criteria of gastro-intestinal stromal tumors (GISTs): A review. Eur J Cancer 2002;38:39-51. 4. Pidhorecky I, Cheney RT, Kraybill WG, Gibbs JF. Gastrointestinal stro-mal tumors: current diagnosis, biologic behavior, and management. Ann Surg Oncol 2000;7:705-12.

5. Scarpa M, Bertin M, Ruffolo C, et al. A systematic review on the clinical diagnosis of gastrointestinal stromal tumors. Surg Oncol 2008;98384-92. 6. Belloni M, De Fiori E, Mazzarol G, et al. Endoscopic ultrasound and computed tomography in gastric stromal tumours. Radiol Med 2002;103:65-73.

7. Okai T, Minamoto T, Ohtsubo K, et al. Endosonographic evaluation of c-kit-positive gastrointestinal stromal tumor. Abdom Imag 2003;28:301-7.

8. Shah P, Gao F, Edmundowicz SA, et al. Predicting malignant potential of gastrointestinal stromal tumors using endoscopic ultrasound. Dig Dis Sci 2008;29.e-pub.

riskli malign GIST olarak tan›mlanan lezyonlar›n tamam›n›n s›n›rlar›nda düzensizlik izlenmifltir. Buna karfl›n düzgün s›n›r-l›, 30 mm’den küçük, homojen hipoekoik lezyonlar, maligni-te riski düflük/benign GIST’i düflündürür. Çal›flmam›zda bu özelliklere sahip bütün lezyonlar histopatolojik olarak çok düflük ve düflük riskli GIST olarak s›n›fland›r›lm›flt›r. Bulgula-r›m›z EUS verilerinin GIST’in malign potansiyeli tahmin et-mede sensitif ve spesifik bir yöntem oldu¤unu göstermekte-dir.

GIST’lerin endosonografik özelliklerini içeren çok say›da ça-l›flma yap›lm›flt›r. Ancak bu serilerde olgular›n ço¤u histopa-tolojik olarak incelenmemifltir. Chak ve arkadafllar› endoso-nografik olarak GIST’lerin çap›n›n 4 cm’den büyük olmas›n›, hiperekoik alanlar›n varl›¤›n›, lezyonun flekil veya s›n›r dü-zensizli¤ini, malignite potansiyelini gösteren bulgular olarak yorumlam›fllard›r (20). Bu özelliklerin birkaç›n›n bir arada ol-mas› durumunda EUS %100’e yak›n duyarl›l›kla malign lez-yonlar› saptayabilmektedir (21). Bizim çal›flmam›zda EUS

bulgular› ile histopatolojik veriler korele edilmifltir. Bulgular›-m›za göre, endosonografik olarak 50 mm’den büyük, kenar-lar› düzensiz olan, içinde hiperekoik ve anekoik alanlar bulu-nan heterojen eko yap›daki lezyonlar malignite riski yüksek GIST olarak de¤erlendirilmelidir. Bu bulgular daha önce ya-y›nlanan çal›flmalarla uyumludur (8). Lümene bakan yüzeyde ülserasyon varl›¤› malign potansiyelden ba¤›ms›z olarak iz-lenmifltir. Ülserasyon varl›¤›, düflük riskli grupta %37,5, orta riskli grupta %55.5 oran›nda saptan›rken, yüksek riskli grup-taki olgularda sadece %28.5 oran›nda bulunmufltur. Sonuç olarak EUS, GIST’lerin tan› ve malignite potansiyelleri-nin de¤erlendirilmesinde güvenilir bir yöntemdir. Endoso-nografik olarak 50 mm’den büyük, kenarlar› düzensiz, içinde anekoik ve hiperekoik alanlar bulunan heterojen ekojeniteli lezyonlar muhtemel malign lezyonlar olarak de¤erlendirilme-lidir. Ancak tüm GIST’lerin malign potansiyele sahip oldu¤u göz önüne al›narak, opere edilmeyen olgularda histopatolojik inceleme ve takip yap›lmal›d›r.

A B

Resim 2. Dispeptik yak›nmalarla baflvuran olgunun EUS incelemesinde 38x25 mm boyutlar›nda, submukozal yerleflimli, düzgün konturlu, genel olarak

ho-mojen hipoekoik yap›da GIST ile uyumlu olan tümöral bir kitle izleniyor (2 A). Ayn› olgunun histopatolojik incelemesinde submukozal yerleflimli i¤si hücre-lerden oluflmufl GIST izleniyor (Hematoksilen-eozin, x10) (2 B).

(6)

9. Chatzipantelis P, Salla C, Karoumpalis I, et al. Endoscopic ultrasound-guided fine needle aspiration biopsy in the diagnosis of gastrointestinal stromal tumors of the stomach. A study of 17 cases. J Gastrointestin Li-ver Dis 2008;17:15-20.

10. DeMatteo RP, Lewis JJ, Leung D, et al. Two hundred gastrointestinal stromal tumors: recurrence patterns and prognostic factors for survival. Ann Surg 2000;231:51-8.

11. Franquemont DW. Differentiation and risk assessment of gastrointesti-nal stromal tumors. Am J Clin Pathol 1995;103:41-7.

12. Emory TS, Sobin LH, Lukes L, et al. Prognosis of gastrointestinal smo-oth-muscle (stromal) tumors: dependence on anatomic site. Am J Surg Pathol 1999;23:82-7.

13. Yang HK, Park Do J, Lee HJ, et al. Clinicopathologic characteristics of gastrointestinal stromal tumor of the stomach. Hepatogastroenterology 2008;55:1925-30.

14. Joensuu H. Risk stratification of patients diagnosed with gastrointestinal stromal tumor. Hum Pathol 2008;39:1411-9.

15. Lee YT. Leiomyosarcoma of the gastrointestinal tract: General pattern of metastasis and recurrence. Cancer Treat Rev 1983;10:91-101.

16. Morrissey K, Cho ES, Gray GF Jr, Thorbjarnarson B. Muscular tumors of the stomach: Clinical and pathological cases. Ann Surg 1973;178:148-55.

17. Steigen SE, Eide TJ. Gastrointestinal stromal tumors (GISTs): a review. APMIS 2009;117:73-86.

18. Miettinen M, Sobin LH, Sarlomo-Rikala M. Immunohistochemical spec-trum of GISTs at different sites and their differential diagnosis with a re-ference to CD117 (KIT). Mod Pathol 2000;13:1134-42.

19. Yamada Y, Kida M, Sakaguchi T, et al. A study on myogenic tumors of the upper gastrointestinal tract by endoscopic ultrasonography. Dig En-dosc 1992;4:396-408.

20. Chak A, Canto MI, Rosch T, et al. Endosonographic differentiation of be-nign and malignant stromal cell tumors. Gastrointest Endosc 1997; 45:468-73.

21. Palazzo L, Land B, Cellier C, et al. Endosonographic features predictive of benign and malignant gastrointestinal stromal tumours. Gut 2000;46:88-92.

22. Fletcher DM, Berman JJ, Corless C, et al. Diagnosis of gastrointestinal stromal tumors: a consensus approach. Hum Pathol 2002;33:459-65.

GIST’te endosonografi 11

Referanslar

Benzer Belgeler

Son yıllarda yeni bir antite ola- rak ortaya çıkan GİST, c-KİT hücre belirteci olarak kullanılmaya başlandıktan sonra daha sık tanı al- maktadır.. GİST’lerin

Yüksek riskli hastalarda cerrahi rezeksiyon sonrası adjuvan imatinib tedavisi ile nükssüz sağkalım belirgin olarak uzamaktadır (11).. Bu araştırmada amacımız;

Ahmed Muhtar Paşa aslında Akabe ile El Ariş arasında çizilecek hattın aynı zamanda El Ariş Tuzlası’na Osmanlı Devleti’nin sahip olması bakımından da önemli

Dikkate değerdir ki, 1898 yılında Bükreş Sefareti, Bükreş’teki Arnavut komitacılarının Osmanlı Devleti’ne karşı “hasmâne [düşmanca]” bir tavır içinde

Ben çok yazı yazmışım, benim daha çıkmamış yazıla­ rım var eski Türkçe, içlerinde çok güzel şiirlerim var.. Ben çok çalışkan

The results obtained showed that the mechanical properties of the investigated polymer coatings on the surface of metal plates, such as the modulus of elasticity and residual

The servo and regulatory responses of GSO based proportional integral controller intended for different operating region is noted and results are compared with the algorithms such

An unsteady flow from a viscous, incompressible fluid is examined past a stretching wedge influenced by the viscous dissipation, magnetic transverse field, and wall