• Sonuç bulunamadı

Tevfik Fikret

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tevfik Fikret"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

__________________ ^ ° ^ Z çSAYFA

t

___________________________________

Tevfik Fikret_______

NADİR NADİ

Bugün (19 Ağustos 1967) Fikret’in ölüm yıl- ■ dönümü. Dostlan onu nasıl anacaklar diye içim titriyor. Lisede okuduğumuz sıralarda ezberle­ diğim Rıza Tevfik’in:

Dediler ki ıssız kalan türbende Vahşi güller açmış, görmeye geldim O bağ-ı cennetin hâkine ben de Hasretle yüzümü sürmeye geldim.

dörtlüğünü şimdi içim burkularak anımsıyo­ rum. Delikanlılık çağımızın umursamazlığı için­ de şöyle ezberleyip geçtiğimiz bu dizelerin (mıs- raların) ardındaki katı gerçeği bugün elle tutar­ casına yakından duyuyorum. Demek Fikret da­ ha mezannı renklendiren güller yozlaşmadan ön­ ce unutulur olmuştu. Bir zamanlar rahmetli Flo- rinalı Nâzım her yılın 19 Ağustosu’nda Eyüp’e gider, büyük adamın mezarı başında, karşısı­ na aldığı 8-10 kişiye, onu övücü bir nutuk çe­ kerdi. Ertesi günkü gazetelerde çok kez bir alay konusu olarak dile getirilen bu tören haberle­ rini biz gençler, dudaklarımızda hafif bir gülüm­ seme ile okur geçerdik. Oysa Fikret bütün umu­ dunu gençliğe bağlamış, tüm varlığı ile gençli­ ğe inanan bir şairdi:

Ferda senin, senin bu teceddüt, bu inkılap Her şey senin değil mi ki zaten?.. Sen ey

şebap

dizeleri ile başlayan ve:

Ey fecr-i handezad-ı hayat, işte herkesin Enzarı sende; sen ki hayatın ümidisin, Alnında bir sitare-i nev, yok, bir a f itap, Âfaka doğ, önünde şu mazi-i pür mihen

sönsün müebbeden

diye sürüp giden büyük yapıtında gençliğe kar­ şı beslediği bu umut ve inancını ne yalın bir ses­ le dile getirmişti.

Bununla beraber, Fikret, çevresinden ilgi di­ lenen, alkışla beslenmeye hevesli, “beşeriza­ a fla ra tutulmuş şairlerden değildi. O, her şey­ den önce kaya gibi sarsılmaz bir karakter ve yı­ kılmaz bir inanç adamı idi.

‘Hak bellediğin yolda yalnız gideceksin’

dizesi ile gençliğe verdiği öğüt aynı zamanda onun üstün karakterini belirten bir düşün ve duygu çizgisidir.

Fikret, sözü yaşantısına uymayan havada kalmış şairlerden değildi. Gençliğin nasıl olma­ sını istiyor idi ise kendisi de öyle yaşıyordu. Hakka tapıyordu, vatanını seviyordu, özgür dü­ şünceye inanıyordu; ırk, din, mezhep ayrılığı gözetmeksizin insanlığın mutluluğu uğruna ça­ ba harcamayı en şerefli bir uğraşı biliyordu. Zulme, istibdada, sömürücülüğe karşı direnme­ yi kaçınılmaz bir görev sayıyordu. Saltanatmış, meşrutiyetmiş, demokrasi imiş, çeşitli yöne­ timleri dış kalıplarına göre değil, gerçek nitelik­ lerine göre değerlendirmeye önem veriyordu.

Abdülhamit zamanında gizli olarak elden ele

dolaşan şiirlerinin Meşrutiyetin ilanından hemen birkaç yıl sonra gene el altından okunur hale gelmesi, Fikret’in gökyüzü kadar temiz, gökyü­ zü kadar özgür kişiliğinin açık belgesidir. İstib­ dadı yermek için 1908’den önceleri demediği­ ni komayan büyük adam, İttihat ve Terakki dö­ neminin çapulcularına:

Yeyin efendiler yeyin, bu han-ı iştiha sizin Tiksinince, tıksırınca, patlayıncaya kadar

yeyin!

diye haykırarak aynı direnme gücü ile karşı dur­ maya kararlı olduğunu göstermişti.

Türkçemizin geçirdiği bugünkü gelişim çiz­ gisi içinde Fikret, dil yönünden belki epeyce es­ kimiş, arkada kalmıştır. Ama sırf düşünce açı­ sından bakıldığı zaman o, kendi kuşağının çok ilerisinde, hatta bugünkü kuşaklara ışık tutan bir büyük önderdir.

İçinde bulunduğumuz 1967 yılı, aynı zaman­ da Tevfik Fikret’in 100. doğum yılına rastlamak­ tadır. Bu vesile ile Fikret’i sevenler tarafından tö­ renler düzenleneceğini öğrendim, sevindim.

Bence Fikret’in eserine yapılacak en büyük hizmet, bu büyük adamı gençliğe daha iyi ta­ nıtmaktır. Edebiyat derslerinde Fikret’e yakışır olduğu yer verilmeli, eserleri yeni baştan -ge­ rekirse sadeleştirerek- yayımlanmalı, yaşantı­ sı geniş halk yığınlarına anlatılmalıdır.

Devrimlerin başanlmasında Fikret, Atatürk’ün başlıca esin (ilham) kaynaklarından biri, belki de birincisi olmuştur.

Ve biz bugün Fikret’ten hâlâ çok şeyler öğ­ renecek durumdayız. Zekâsı ile, medeni cesa­ reti ile, bükülmez karakteri ile onu daima yanımız­ da bulundurmalıyız.

(Cumhuriyet, 19 Ağustos 1967)

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

K An enzyme complex that synthesizes the primers required for lagging strand DNA synthesis L An RNA sequence involved in regulating the expression of certain genes; functions as

腰背痛 返回 醫療衛教 發表醫師 神經外科團隊 發佈日期 2009/12/14

“doctoral health control belief ” and lower “negative beliefs regarding surgical pain and narcotics analgesics” tended to use non-pharmacological pain coping strategies

As the meaningful units are taught later on in SBSM, joining up letters (sounds) initially lead pupils to problems with reading skills and mistakes. Therefore the units learned

Preoperatif ve postoperatif trombosit agregasyonu epinefrin testi için grafik Preoperatif dönemdeki ristosetin ile yapılan agregasyon testi sonuçlarında gruplar arasında anlamlı

Çalışma sonucunda, (1) öğretmenlerinin okul müdürlerine güvenmelerinin; öğretmenlerin okul müdürünün, yeterli, etik davranan ve öğretmene destek davranışı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi Büşra GÖNENÇ SOLSUN‟un “Aksaray Üniversitesi

[r]