• Sonuç bulunamadı

Hep çağımı yakalamaya çalıştım:devlet sanatçısı, besteci Prof. İlhan Usmanbaş'a saygı gecesi bu akşam CRR Konser Salonu'nda

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Hep çağımı yakalamaya çalıştım:devlet sanatçısı, besteci Prof. İlhan Usmanbaş'a saygı gecesi bu akşam CRR Konser Salonu'nda"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

13 OCAK 1997 PAZARTESİ CUMHURİYET

71

KÜLTÜR

Devlet Sanatçısı, besteci Prof. İlhan Usmanbaş’a saygı gecesi bu akşam CRR Konser Salonu’nda

‘Hep çağımı yakalamaya çalıştım’

müziğin kendisinden çıkan. Bazen çal­ ması en kolay gözüken bir müzikte, en büyük zorluklarla karşılaşırız.

- Günümüz toplumunda müziğin işle­ vi ne olmalıdır?

Günümüzde müziğin işlevi çok geniş alanlara yayılmıştır. Reklam tekerleme­ lerinden en ciddi film müziklerine, po­ püler müziklerden coğrafi ya da tarihsel turizme, görselle birleşen müziklere, eği­ tim müziğine, hatta tarikat müziklerine kadar öylesine geniş bir alan var ki, bun­ lardan her biri farklı işlev görmektedir. Tabii ben bunlar arasında en değerlisini bir sanatçının kaleminden çıkanını görü­ yorum. Çünkü bir düşün, bir ürüne dö­ nüşmüştür ve bu ürün, benzeri olmayan tek bir üründür. Böyle bir ürünün en bü­ yük işlevi bir beyinden çıkıp bir başka beyni harekete geçirmesidir.

- Cumhuriyetten bu yana Türk çok­ sesli müziğindeki gelişmeleri kısaca de­ ğerlendirir misiniz?

Cumhuriyet dönemi müziğimizin ge­ lişmesini yukarıda sözünü ettiğim gibi, bir tasarımın bir anlatıma dönüşmesin­ de görüyorum. Cumhuriyet kuşağının Türk müzik sanatına getirdiği en önem­ li kavram yaratıcı sanatçının kişiliği, sa­ nat ürününün tek oluşu, geleneğin sü­ rekli yeniden ele alınıp değiştirilip taze­ lenmesi olgusudur. Bu yapıtların hepsi belki yeterince üzerinde durularak bize sunulmamaktadır, ama olsun. Yapıtlar orada oldukça ileriki kuşaklar bu katkı­ ları göreceklerdir.

- Günümüz çağdaş bestecilerinin kar­ şılaştıkları temel zorluklar nelerdir?

Bugünkü besteciler eskilere göre da­ ha iyi konumdalar kuşkusuz. Müzik eği­ timi her yerde çok gelişmiştir, müzikçi- lerin eskilere göre daha iyi yetişmiş ol­ duklarını düşünüyorum. Ve her şey çok profesyonelce olmuştur. Teknik zorluk­ lar pek yok. Ne ki, günlük yaşam insan­ ları daha kolayından vakit geçirmeye doğru sürüklüyor. Ciddi müziğin karşı­ laştığı en büyük tehlike budur.

- Yeni kuşak genç bestecilere, tavsiye­ leriniz neler olabilir?

- Onlara her şey ile ilgilenmelerini sa­ lık veririm ve bir de kendilerini kendile­ rinden başka kimsenin yetiştiremeyecek­ lerini bilmelerini.

PORTRE / İLHAN USMANBAŞ

12 yaşında viyolonsel çalarak başladığı müzik çalış­ malarını Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenciliği sırasında

Sezai Asal ile yürütmüş olan besteci, 1942’de Ankara

Devlet Konservatuvarı Kompozisyon Bölümü’ne girmiş,

Ahmet Adnan Saygun ile Ferit Alnar’m armoni, David Zirkin’in viyolonsel öğrencisi olmuş. 1948’de kompozis­

yon bölümü ileri devresinden mezun olmuştur.

1952’de UNESCO aracılığı ile 1957-1958 yıllarında Rockefeller bursu ile Amerika’ya gitti. Uzun yıllar An­ kara Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyeliği yaptı. 1974 yılında İstanbul Devlet Konservatuvarı’na müdür olarak atandı. 1976’da başladığı Kompozisyon Anasanat Dalı’ndaki öğretim üyeliğini halen sürdürüyor.

Usmanbaş, 50 yıla yaklaşan profesyonel sanat yaşamı çerçevesinde 20. yüzyılın çağdaş akımlarını izleyerek çeşitli formlarda pek çok eser yazmıştır. Bunlar içinde modal, dizisel (12 ton),rastlamsal, minimal yöntemlerin kullanıldığı ve edebiyat-şiir ilişkili eserlere de rastlan­ ın aktadır.

Araştırma ve çeviri çalışmaları da bulunan Usmanbaş, 1996 yılında Pan Yayıncılık’tan çıkan, Pierre Lasserre’in

Nietzsche’nin Müzik Üzerine Düşünceleri’ni Türkçeye

uyarlamıştır.

1974’te devlet sanatçısı olan Usmanbaş’ın almış oldu­ ğu ödüller arasında 1954’te Fromm Müzik Ödülü (Chi- cago-ABD), 1958’de Koussevvitzky Ödülü (Tanglevvood, ABD), 1967’de Wieniawsky Kompozisyon Ödülü (Poz- nan, Polonya), 1969’da Bale Müziği Ödülü (Cenevre-ts- viçre) bulunuyor.

► “Çağımı yakalamaya

çalıştım. Kendi bulduğum ya

da başkalarının bulduğu yeni

olan, ufuk açan yönlere doğru

gitmek en büyük amacım

oldu.”

► “Ciddi müziğin karşılaştığı

en büyük tehlike, günlük

yaşamın insanları daha

kolayından vakit geçirmeye

doğru sürüklemesidir.”

► “Günümüzde müziğin

işlevinde en değerli olanı,

Sanatçının kaleminden

çıkanıdır. Bir düşün, bir ürüne

dönüşmüştür; bu ürün, benzeri

olmayan tek bir üründür.”

ŞEGAN İŞLER_________________

13 Ocak 1997 tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda saat 19.30’da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Kon- servatuvarı Kompozisyon Anasanat Da­ lı öğretim üyesi İlhan Üsmanbaş’a “Say­

gı Gecesi” başlığı altında bestecinin eser­

lerinden örneklerin yer alacağı bir kon­ ser gerçekleşecek.

Müzik sanatına yarım asra yaklaşan zamanını ve emeğini vermiş olan Us­ manbaş, yurtiçinde ve yurtdışında ses­ lendirilen pek çok esere imzasını atmış, uluslararası platformda meslektaşları ile aynı ihtisası yapmış ve yapmakta olan Türk kompozitörlerinin yetişmesinde de büyük paya sahip. Onunla “Saygı Gece­

si” öncesinde görüştük.

- Cumhuriyet dönemi ikinci kuşak Türk bestecisi olarak yaklaşık elli yıllık bestecilik ve öğretim üyeliği kariyeriniz doğrultusunda sanatınızı nasıl değerlen­ diriyorsunuz?

Gerek sanat alanında gerek eğitim ala­ rmda olabildiğince çağımı yakalamaya ([alıştım. Kendi bulduğum ya da başka­ larının bulduğu yeni olan, ufuk açan yön­ lere doğru gitmek en büyük amacım ol­ du.

j -Besteci ve öğretim üyeliği yanında çok kısıtlı olan müzik literatürümüze kitap­

lar da kazandırdınız. Bunlar içinden en son çıkan Pierre Lasserre’in Nietzsc­ he’nin Müzik Üzerine Düşünceleri’ni çe­ virme amacınızı öğrenebilir miyiz?

Bazı alanlarda özgün çalışmalar yap­ mak ülkemizin şartları gereği çok sınır­ lı. Hele müzik tekniği ve estetiği konu­ larında neredeyse hiç özgün üretim ya­ pılmamış olması, çalışmalarımızı çeviri­ ye yöneltiyor. Ve bence ne kadar çok çe­ viri yapılırsa konular o denli Türkçenin içine girer, böylece özgün çalışmaya kaynak olur. Pierre Lasserre’in Nietzsc­

he’nin Müzik Üzerine Düşünceleri’ni çe­

virmemin birinci nedeni, tutkum olan felsefe dolayındaki konulara hiç olmaz­ sa kenarından girişmek, ikinci nedeni sa­ dece müzik olarak tanıdığımız 19. yüz­ yılın müzik düşüncesi dünyasını biraz tanıtmak.

- Kompozisyonlarınızı tasarlama yön­

temi ile ilgili bir şeyler söyleyebilir misi­ niz? Bestelerinizi yönlendiren temel dü­ şünce öğeleri nelerdir?

Kompozisyonlarımı bazen grafik tas­ laklar olarak düşünüyorum. Bu, bana bü­ tünün gelişim çizgisini biç anda gözü­ mün önüne getiriyor. Ama bazen de tam tersi oluyor, birkaç notanın beni götür­ düğü bilinmeze gidiyorum, tıpkı bilme­ diğimiz bir kentin sokaklarında gezer gi­ bi. Şiirlerde ise metnin yapısı beni mü­ ziğin biçimine götürüyor.

- Beste çalışmalarınız farklı dönemler ve etkiler altında. Son çalışmalarınızı (konserde seslendirilecek olanlar açısın­ dan) hangi teknik ve akımları kullanarak bestelediğinizi öğrenebilir miyiz?

Bu konserde, en başlangıçtaki (1945) piyano için prelüdler ile son günlerdeki (1994-1995) bazı oda müziği yapıtları­ mın yanında 1970’lerde bestelenmiş iki

sözlü eserim de yer alıyor. (Ece Ayhan’ın

Bakışsız Bir Kedi Kara’sı ile İlhan Berk’in Şenlikname’si). Çok farklı dö­

nemlerde yaratılmakla birlikte bunları aynı bestecinin yapıtları olarak görece­ ğinizi umuyorum. 1970’lerin yapıtların­ da sözler üzerinde oldukça cesur dav­ randım.

- Kendi kuşağınızdaki diğer kompozi­ törler ile teknik ve estetik sorunlar üze­ rinde tartışmalarınız var mı? 20. yüzyıl bestecilerinin genelde tercihleri ne yön­ de?.. Sizin Barok’a ve virtüöziteve dönüş konusundaki bakış açınız nedir?

Elbette. Bu konular üzerinde daha çok hayatta iken Bülent Arel’le konuşurduk. Şimdilerde ise Cengiz Tan çile. Bugün­ kü müzik dünyası çok geniş. Çok farklı anlatım biçimleri var, belki hepsi de il­ ginç. Böylesi daha iyi. Her dönemin ken­ dine göre çalgısal virtüözlüğü vardır.

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Çalışmamızda MSSA izolatla- rında saptanan MİK 50 /MİK 90 değerlerinin (1 µg/ml/1.5 µg/ml) MRSA değerlerine yakın bulunması, MİK aralığının MRSA için bulunanlarla

Ancak hastanın patoloji sonucunun granülomatöz infeksiyonla uyumlu saptanması, geçmişinde tüberküloz geçirme öyküsünün bulun- ması, lezyonlarının

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye.. ORCID iD of the

After cessation of colchicine, the creatinine kinase level decreased approximately 50% in 6 days, myalgia subsided and his muscle weakness improved gradually over the next

Gelişimsel Kalça Displazisi; kalça ekleminin ve pediatrik kas-iskelet sisteminin etkilendiği en sık görülen patoloji olup (15 ) basit instabiliteden, asetabuler displazi ve femur

Sembolik yıkımda bina­ nın üzerine yerleştiri­ len dinamiti patlatan İs­ tanbul Büyükşehir Be­ lediye Başkanı Nuret­.. tin Sözen, DYP

yüzyıl Osmanlı tarihlerinde yer alan halk edebiyatı ürünleri; destan, efsane, masal, fıkra, atasözü, deyim, türkü ve halk şiirleri incelenmiş ve bunlar hakkında

Garip (ve acı) olan başka bir şey de, bütün bu olan bitenlerin, iki önemli kuruluşun gözünün önünde cereyan edip durmasıdır : Restoras­ yon sanatını