• Sonuç bulunamadı

Hakkı Anlı'nın resim sergisi Tem Sanat Galerisi'nde:84'ünde ne kadar genç

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Hakkı Anlı'nın resim sergisi Tem Sanat Galerisi'nde:84'ünde ne kadar genç"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

H akkı A n lı’nın resim sergisi Tem Sanat G alerisinde

8 4 ’ü n d e n e k a d a r genç

LUPMILA BEBRAMOĞLU

Bir toplumun kültür düzeyi bazen de gizli kalmış değerlerin bulunup ortaya çıkarılması ora­ nında ölçülür. Ne yazık ki biz- ler bu anlamda, medyaların biz- lere sunduğu gözboyalarma bat­ maktan öteye gidememiş bir toplumuz henüz.

Gerçek sanatçıların Hakkı

Anlı örneğinde olduğu gibi do­

yumsuz, sürekli arayan, bul­ dukça ötelere bakan, dünya ni­ metleriyle kalıcı ilgisi olmayan, mahfiyetli bir profilde buluş­ tukları düşünülürse gerçek sa­ natseverlerin böylelerini keşfet­ mek için biraz zahmete girme­ leri gerektiği anlaşılır.

Bazen öyle uzun boylu çaba­ ya da gerek yoktur. Olup bite­ ni izlemek yeterli olabilir. Örne­ ğin geçen ocak ayının gazetele­ rini görmüş olanlar “ 1906 do­

ğumlu ressam Hakkı Anlı’nın Paris’ten Türkiye’ye kesin dö­ nüş yaptığını” okumuş olmalı­

lar.

35 yıldır Fransa’da yaşayan Hakkı Anh’nın hakkının Türki­ ye’de teslim edilmediği, oysa bir dönem Hartung, Poliakoff, Pi-

sier, Zadkine, Archipenko gibi

dünya çapında sanatçılarla bir tutulduğu, onlarla birlikte sayı­ sız sergi açtığı, dostluklar yaşa­ dığı da bir gerçektir.

Hakkı Anlı daha lise sırala- rındayken hocası Avni Lifij ta­ rafından geleceğin büyük ressa­ mı olarak ilan edilmiş. Akade- m i’de ise Namık İsmail’in öğ­ rencisi Fikret Mualla ve Fahrel-

nisa Zeid’in atölye arkadaşıy­

mış. Bu arada kendi olanakla­ rıyla 1940’tan başlayarak her yıl 3 aylığına Paris’e giderek ora­ daki gelişmeleri izleyen Hakkı Anlı yapmak istediği resmi an­ cak orada gerçekleştirebileceği­ ne inanmış. Bu arada dostu

Messanger’in bir mektubunda­

ki “ Türkiye’de kalmamalısın,

ressam olmak istiyorsan derhal her şeyi bırakıp Paris’e gel”

çağrısına day an am ay arak 195 5’te bütünüyle Paris’e yer­ leşmiş.

Hakkı Anlı önceleri doğadan yapılan, ancak Cezannien resim denilen ve deforme (biçimlerin bozulmasına dayanan) pentür anlayışıyla kübizme yol açan tarzda çalışmalar yaptı. Renkçi sayıldığı bu döneminde altın yıl­ larını yaşayacağı kübist ve so­ yutçu anlayışlara geçti.

Temelde sağlam bir desene dayanan soyutlam alarından sonra biraz da Alain Robbe

Grillet’nin etkisi ile “ Figurati- on Nouvelle” e (Yeni Biçimle­

me) geçti. Bu döneminde Mic-

helangelo’nun “Mahşer” inde

olduğu gibi boşlukta uçan insan

vücutları betimledi. Öyküye dö­ nüşmeyen ve ışıklı bir fon üze­ rinde koyu bir lekeden oluşan

‘Havadan Düşen Kadınlar’mda

ve ‘Erotik Sahneler’de,

heykeltıraşlarda olduğu gibi doluluk-boşluk kaygısı sezilir. Lekeye, yalınlığa dayanan az elemanla güçlü anlatımı yakala­ yan bu resim 84 yaş için ne denli genç, ne denli çağdaş!

Galeri Tem, Hakkı Anlı’mn yapıtlarından bir derlemeyi sa­ natçının Türkiye’ye dönüş tari­ hinden başlayarak uzun süre iz­ leyiciye açık tutmuş. Ancak yu­ karda değindiğim gibi bizde medyalara bulaşmamış, kendi­ sini reklam etmeye, savunmaya yeltenmeyen sanatçılara pek alışkın olmadığımız için birkaç meraklısının dışında pek ilgile­ nilmemiş bu resimlerle. Bu ne­ denle de bu kez bu sergi “ ilan” edilmiş.

Onca talihsiz resim alışverişi yapılan bugünkü sanat ortamın­ da, resim tarihimizin bu önem­ li kilometre taşını bugün hâlâ tartışılan Batı resmiyle arayı ka­ pattık mı kapatmadık mı soru­ sunu daha yıllar önceki başarı­ larıyla yanıtlamış bu dev ressa­ mımızın mutlaka hak ettiği ye­ ri alması gerektiği kanısında­ yım. Bu sergiyi görmek bir gö­ rev! f I

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Nötron kaynağı olarak pek çok alanda geniş bir uygulama ve araştırma potansiyeline sahip olan proton hızlan- dırıcıların, özellikle enerji üretimi için kullanılma-

TUNEL pozitif hücre sayısı CP+Ge 200 mg/kg grubunda kontrol, Ge 100 ve Ge 200 mg/kg gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek, CP grubuna göre ise istatistiksel

Olgunlaşmış insan anlar, haddini bilir ve susması gereken noktada susar ya, ben gençtim: Bunca birikim, bilinç ve yetenekle neden geride durduğunu, günümüzde etkili

1988,1990,1991,1992 yıllarında gittikçe netleşen bir düşünce ile sanatsal espasın birbirinden farklı kavram, köken, yapı ve mantıkların birleşmesiyle gerçekleştirdiğini

30 hektarlık bir alan üzerine kurulan bu tesis, lokanta binaları, personel için yapılan lojmanlar ve geniş bahçeleriyle dikkat çekerken, sebzelerin ço­ ğu

turnadan “modem mahallelerin gerek insan-konut, gerekse insan-çevre ilişkile­ ri açısından tarihi mahallelere göre in­ sanları daha çok mutlu ettiği ve bu ne­

Diğer taraftan, her şehir ve kasabanın ancak kendi hayatı i- çiıı yalıut bilhassa kendi hayatı i- çin mühim şahsiyetleri vardır ki, başka bir yerde bir

Nuruosmaniye kapısından, Kalpakçılar Caddesi’ne girmeden önce, başınızı kaldırın ve 1894 depreminden sonra kapının üstü­ ne, tuğrakeş İsmail Hakkı Efendi