T.C.
FlRAT ÜNiVERSiTESi
SOSYAL
BİLİMLER ENSTİTÜSÜCOGRAFYA
ANABİLİM
DALI
ÖRMELİ
ÇAYI HAVZASININ (PÜTÜRGE-MALATY A) GENEL
VE UYGULAMALI
JEOMORFOLOJİSİ(DOKTORA
TEZİ)MEHMET
ALİ ÖZDEMİRTEZ
YÖNETİCİSİ
: DOÇ.DR.
SAADETTİN
TONBUL
Fırat Üniversitesi. Merkez Kütüphanesilllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll
. . *0067536* 255.07 .02.03.00.00/0B/0067536 C/04. FtR.t\ T ÜNfv:t;'-'f;f "F:SI KOtüph .. ·n~ "Q r,~-.·-·· · . · ·
-·,::>n, O A 1 n E 8 A ~ !~ . i·---·----.
Demirbaş ~"'~,: -+~- ~1q 1s
~r ı kırGüneydoğu Toroslar ve bu oroğrafyanın arasında aynı doğrultuda gelişen Şiro Çayı vadi si ve yakın çevresini kapsamaktadır.
Malatya Ovası'ndan geçerek Elazığ'a gidenler için, Malatya güneyinde dik bir
duvar görünümünde yükselen GD. Toroslara ait Bey Dağı-Şak Şak Dağlarının güneyi
esrarengiz bir belde gibidir. Çok virajlı ve dik olan Malatya-Pütürge yolundan Kubbe
Dağına ulaşıldıktan sonra, bir o kadar daha derinde bulunan Şiro Çayının vadisi görülür.
Şiro Çayı B-D doğrultusunda akarak GD.Torosları dik bir şekilde yaran ve Fırat Boğazlarını oluşturan Fırat Nehrine, 1988 yıbndan sonra ise bu n ehir üzerine inşa edilen Karakaya Baraj Gölüne dökülür.
Bu saha yı araştırma alanı oiarak seçmemiz sebepsiz değildir." Kovancılar Ovası
ve Yakın Çevresinin Genel ve Uygulamalı Jeomorfolojisi ·~ konusundaki yüksek lisans
çalışmamız esnasında araştırn1a alanınıızın güneyini kateden -Doğu Anadolu Fayı ve
jeoınorfolojik birimlere yansıması üzerine çalışmalar yaptım. 1987 yılında Bingöl Ovası,
Göynük Vadisi, Bingöl Dağları ve Karlıova çevresinde Doç. Dr. Saadettİn Topburun arazi
çalışmalarına katıldım. Bilindiği gibi bu alanlar Doğu Anadolu Fayı tarafından
katedilmektedir. Bu fay sistemi üzerinde yer alan diğer çöküntü ovaları da (Hazar Gölü
çöküntüsü, Pütürge-Doğanyol oluğu gibi ) dikkatimi çekmişti. 1990 yılı Mayıs ayında
üniversitenıiz jeoloji mühendisliği böl üm ünün Malatya-Şiro Çayı havzasına düzenlediği öğrenci gezilerine katıldım. Şi ro Çayının geniş taşkın yatağı, yüksek dağlar ile vadi tabanı arasında iklim ve bitki örtüsü tezatları, platolar ve yamaçlar üzerindeki derin oyun tu lar ( gul Iy
erosion) araştırılnıaya değer özelliktiydi. Şi ro Çayı daha önce üzerinde çalıştığım DAF zonu
üzerinde yer almaktay dJ. Önce, incelenıe alanı ile ilgili yayınları derledirn. Yöre ile ilgili
daha önce coğrafi bir çalışma yapılmamı~tı. O.EroL E. Akkan, f\11. Elibüyük ve A.F.
Doğu "nun birlikte çalıştıkları. Aşağı Fırat Projesi. 1978-1979 yılı çalışmaları .. Bölgedeki
•,,
Bugünkü ve Kuvaternerdeki Doğal Çevre Ko~ulları.. dı~ında bir çaiı~ma yoktu. O zaman,
Şi ro Çayı havzasını ve bu çevrede yer alan Fırat Boğazlarını araştırmaya karar verdim. 1991
yılı Mart ayında bu sahayı çalışınamın uygun olacağı Doç. Dr. Saadettİn Tonbul tarafından
belirtildi ve aynı yıl yaz ayında yöreye yaptığımız ön gezi sonrasına .. Örmeli Çayı
ll
çalışması yapmam uygun görüldü.
1992 yılı yaz ayındaki arazi çalışmalarıma göre sahanın jeoloji ve jeomorfoloji haritalarını hazırladını. 1993 yılı ocak ayında bu bdoktora çalışması F.Ü. FÜNAF
tarafından 108 no] u proje ile desteklendi. ı 993 yılı yaz döneminde önceki çalışnıaları gözden geçirerek fiziki coğrafya ve uygulamalı coğrafyaya yönelik çalışnıalar yaptım. ı 994 yılında
ise çalışnıayı tamanıladım.
Çeşitli kaynakları göz önünde bulundurarak, 1991-1994 yılları arasında dört yıl boyunca yaptığım büro ve arazi çalışnıalarına dayanarak hazırladığı m bu doktora çalışması~
giriş,jeomorfolojik özelliklerin kazanılmasında rol oynayan faktörler (yapı, iklim, akarsular, toprak, bitki örtüsü ve antropojen faktörler), jeomorfolojik özellikler, uygulanıalı jeomorfoloji ve soı:ıuçlar olmak üzere beş bölümden meydana gelmektedir.
İçimdeki bliyük merak ve araştırma tutkusu beni bu çalışmaya sevk etti. Ne var ki 4 yıl süren bu çalışmayı bölgedeki bilinen olaylar yüzünden arzuladığım şekilde
yapamadını. Buna rağnıen doktora çalışmasını planladığı m ş eki lde tamamladım
kanaatindeyinı. Çalışmaya, Doç. Dr. Saadettİn Tonbul çeşitli zamanlarda 7 gün iştirak etti. Bu yüzden de hocanıa minnet ve vefa borçluyunı. 1993 yılı Tenınıuz ayında günübirliğine
araziye gelme inceliğini gösteren Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretİnı üyelerinden hacarn Prof.Dr.Erdal Kerey·e ve Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd.Doç. Dr. Harun Evren 'e teşekkür borçlu yum. Arazi çalışmalarımın bir bölümüne katılan meslektaşını
Ar.Gör. Halil Günek'e, Ar.Gör. Ali Yiğit 'e, EİEİ'den meteoroloji mühendisi Murtaza Bey'e teşekkür etmek istiyorum. Bey Dağı için araç veren Pütiirge Köy Hizmetleri Müdürü Süleyman Bey'e teşekkür ederim. Her fırsatta arazide, yerinde çalışmalar (in situ)
yapmamızı teşvik eden \'e çalışmalarımıza destek veren. fakat geçirdiği ani bir rahatsızlık
nedeniyle aranıızdan ebediyyen ayrılan Coğrafya Bölüm başkanımız Prof. Dr. H. Hilmi
Karaboran'ı da ralınıetle anıyorum. Gerek saha ile ilgili gözlenıleri~,-gerekse yöntem açısından yardımlarını esirgenıeyen A.Ü. Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Coğrafya bölümü öğretim liyelerinden hocam Prof.Dr.Erdoğan Akkan·a. çalışmalarımda her safhada yol gösteren, arazide karştiaştığını problemleri bizzat araziye gelerek çözmemde yardımcı
olan, bilgi, tecrübe ve yöntem bakımından da yol gösteren hacanı Doç. Dr. Saadeuin Tonbul ~a en içten saygı ve teşekkürlerimi sunarı m.
M.AI i Özdemir ·
İÇİNDEKİLER
Sayfa ÖNSÖZ ... l-1 I
İÇİNDEKİLER ... lll-VI
ŞEKİL LiSTESi ... Vll-VIJI
TABLO LiSTESi ... VIII
HARlTALARIN LİSTESİ ... ,....
IX
I.GIRIŞ ... I
1. 1. İnceleme alanının coğrafi yeri, doğal sınırları ve genel özellikleri ... I -8
ı .2. Araştırmanın amacı, malzeme ve ınetod ... 8
1.2.1. Araştırinanın amacı ... 8
ı .2.2. Malzeme... 8-9
1.2.3. Metod ... 9-l 1
ı
.
3 . Ön c e k i ç aI ı ş nı a 1 ar. . . . ... 1 1 -2 OII.JEOMORFOLOJiK ÖZELLiKLERiN
KAZANILMASlNDA
ROL
·OYNAYAN FAKTÖRLER ...
212.1. YAPI ... 21
2.1. 1. PREKAMBRİYEN-ÜST TRİY AS ... 21-23
2.1.1. ı. Pütürge MetamorfitJeri (Prekambriyen-Üst Triyas) ... 23-26
2.1.2. PALEOZOYİK ... 26
2. ı .2. 1. Bedinan Formasyon u (Siluriyen)~ ... 26
2.1 .2.2. Malatya Metamorfitleri (Permo-Karbonifer) ... 26-27 2.1.3. MESOZOYiK ... 27 2.1 .3.1. Kön1ürhan Metaofiyolitleri (Mesozoyik) ... 27-29
2.1 .3.2. Karadut Karmaşığı (Orta Triyas-Alt Kampani yen) ... 29
2.1.3.3. Koçali Ofiyolitleri (Orta Maestrichtiyen) ... 29-30
2. 1.3 .4. Yüksekova Karnıaşı ğı (Üst K retase ) ... 30
2. ı .4. MESOZOYiK-TERSiYER ... 30
2.1 .4.l.Terbiizek Formasyon u (Üst Maestrichtiyen -Paleosen) ... 3 I
2. ı .4.2. Besni Formasyon u (Üst Maestrichtiyen) ... 31
2. J .4.3. Germav formasyon u (Pal.eosen-İ presiyen ) ... 3 ı
2.1.4.4. Gercüş Formasyonu (Alt Eosen) ... 31
2. 1 . S. ri' ER S İ Y E f{. . . 3 ı
2. ı .5. ı. Maden Karmaşığı (Alt-Orta Eosen) ... .3 1-34
2.1.5.2. Midyat Formasyonu (Eosen) ... .34
2. ı .5.3. Çiingüş Formasyon u (Oiigosen-Ait Miyosen) ... .34-35
IV
2.1.5.5. Pliyosen Göl Formasyonu ... 35-36
2.1.6. KUVATERNER ... 36
2.1.6. 1 .Şi ro Formasyon u (Pleyistosen) ... ~·-···36
2. ı .6.2. Etek Döküntüleri (Kuvaterner) ... 36-37 2.1 .6.3. Travertenler (Kuvaterner) ... 37
2. ı .6.4. Yeni Alüvyonlar (Holosen) ... 37
2.1.7. YÖRENİN BAŞLICA TEKTONİK ÖZELLİKLERİ. ... 37
2. ı .7. 1. Kenar Kıvrımları Kuşağı. ... 37
2.1.7.2. Toridler... 38
2.1 .7.3. Kıvrımlar, Bi ndirmeler ve Faylar. ... 38-4 ı 2. L 7 .3.1. Doğu Anadal u Fa yı (DAF) ve Diğer Fay lar. ... 4 ı -44
2.2.
İKLİM... ·.··...
45-46 2.2.1. Sıcaklık ... 462.2. 1. I. Yıllık ortalama sıcaklık ve termik rejim ... 46-48 2.2.1.2. Ortalama ve mutlak ekstremler. ... 48-52 2.2. ı .3. Don olay lı günler. ... 52-52 2.2.2. Rüzgarlar ... 53-56 2.2.3. l:'ağış ... 57
2.2.3.1. Ortalama yağış miktarları ve yağış rejimi ... 57-63 2.2.3.2. Yağışlı günler ve Yağış şiddeti ... 63
2.2.3.3. Kar yağışları ... 63-64 2.2.4. Yağış etkinliği ve iklim Tipi ... 64-68 2.3 HİDROGRAFiK
ÖZELLiKLER ...
692.-~.1. Akarsular ... 69-75 2.3. 1.1. Drenaj Tipleri ve yapı arasındaki ilişkiler ... 75-82 2.3.2. Kaynaklar ... 82-84 2.3.4. Karakaya Baraj Gölü ... 84-86 2.4·.
TOPRAK...
86-87 2.4. ı. Zonal Topraklar ... 872.4.1. 1. Ki reçsii Kahverengi Orman Toprakları. ... 87-88 2.4. 1 .2. Kireçsiz Kahverengi Topraklar. ... 88-89 2.4. 1 .3. Kırmızımsı Kahverengi Topraklar. ... 89-90 2.4.2. İnırazanal Topraklar ... 90-91 2.4.2.l.Kahverengi Orman Toprakları ... 91
2.4.2.2. Yüksek dağ-çayır toprakları ... 91-92 2.4.3. Azanal Topraklar ... 92
2.4.3.1 Kolüvyal Topraklar. ... 92-93 2.4 .. 1.2 Alüvyal Topraklar ... 93 2.4.3.3. Hidromorfik Alüvyal Topraklar ... 93-94
2.5. BİTKİ ÖRTÜSÜ ... ,. ... 95-I 00
2.6. ANTROPOJEN ETKENLER... 100-1 O 1
III.
JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLER... l
023.1. JEOMORFOLOJİK BİRİMLER ... 102-103 3. ı. ı. DAGLIK ALANLAR ... ~ ... I 04-ı 05
3. ı .1.1. Şi ro Çayı-Fırat Nehri-Değirmen Dere vadileri kuzeyindeki
dağ sırası ... 105-107 3.1.1.2. Şi ro Çayı-Fırat Nehri-Değirmen Dere vadileri güneyindeki
dağ sırası ... ] 07-ı I O
3.1.1.3. Güneydoğu Anadolu Platosu Kuzeyindeki Dağ Sırası. ... ] lO-I 11 3.1.1.4. D2ğlık Alanlar Üzerindeki Aşınım Yüzeyleri ... I ı 1-112
3.1.1.4.1. Zirve düzlükleri ( Oligosen aşınını yüzeyleri) ... 112-117 3.1.1.4.2. Yüksek diizlükler (Alt-Orta Miyosen ve Üst Miyosen Aşınım
Yüzeyleri ... 118
3.1. ı .4.2. 1. Alt-Orta Miyosen aşınım yüzeyleri ( D I sistemleri) 1 I 8-120
3.1.1.4.2.2. Üst Miyosen aşınım yüzeyleri ( D ll sistemleri ). ... 121 122 3.1.2. PLATOLAR ... l22 3.1 .2. 1 .Yüksek Platolar-Pliyosen Aşınım Yüzeyleri (Dili sistemleri) .... 122-125 3.1.2.2. Alçak platolar- Enalt Pleyistosen aşı nı nı ve dolgu yüzeyleri
(D IV sistemleri) ... 125-129 3.ı.3.ÖRMELi (ŞİRO) ÇAYI VADİSİ. ... l29-I32 3.1.3.1. Birikinti yelpazeleri ve konileri.; ... 132-137 3.1.3.2. Sekiler ve travertenler. ... 137-141 3.1.3.3. Vadi tabanı ... 141
3. i .3.4. Irmak taşkın yatakları. ... ı.:+ı-143
3.1.4. FlRAT VADİSİ VE BOGAZLARI. ... ı43-144 3. I .4. i. Fırat boğaziarı.. .... ... .. ... ... .. .. . .... . .. .. . .... ... .. ... ... ... 144-151 3.1.4.2. Diğer boğazlar ... l51 3.1 .5. KÜTLE HA REKETLERİ. ... I 51-152 3.1.5.1. Heyelanlar. ... 152-156 3.1.5.2. Çamur akmaları... 156 3.1.5.3. Kaya düşmeleri ... 156-157 3.1 .5.4. Kayş<:Hlar. ... l57 3. ı .6. KARSTİK ŞEKiLLER ... 157-160 3. ı .7. DOCJU ANADOLU FA YlNlN iNCELEME ALANINDAKi
VI
3.1.8 .EGİM GRUPLARI VE JEOMORFOLOJİK BİRİMLER ARASINDAKİ
İLİŞKİLER... ı 64-ı 65
3.2.
JEOMORFOLOJİK GELİŞİM... 166-]
673.2. 1. Paleotektonik Dönem ... l68-173
3.2.2. Neotektanİk Dönem ... i73-180
IV.
UYGULAMALI
JEOMORFOLOJİ..... . .
1 804.1.Jeoınorfoloji Uygulaınaları; Mevcut Duruın, Problemli Alanlar ve Çözüııı
Önerileri... 181
4.1.1. Araziden faydalanma ... 181-191
4.1 .2. Taşkınlar ve Çekiki er ... 191
4.1.3. Bataklık Alanlar ... 191-192
4.1.4. Toprak erozyonu ve Karakaya Baraj Gölünün Siltasyonu ... 192-199
4.1 .5. Kütle haraketlen ... l99-20 i
4.1 .6. DeıJreı11l er... 201 -202
4.1 .6. I. Doğu Anadoiu Fay Zonu ve depremselliği ... 202-209
4.1.7. Yerleşiın alanlarının seçimi ... 209-212
V. SONUÇ VE ÖNERİLER.
... ... . . ... ... . . .. .. . . ... ... . . . .. . . .. . ... 213-225
FA YDALANILAN KAYNAKLAR... 226-239
FOTOGRAFLAR. .. ... ... ... ... ... .. ... .. ... 240-267
"-kesitlt~r.
Şekil 2: Piitürge ınasifinin genelleştiıilıniş kolon kesiti
Şekil 3: KargaDağı çevresinde l(öınürhan ınelaofiyolitlerinin genelleştiıilıniş kolon kesiti
Şekil4: Sivı·ice. Pütürge, Tepehan ve Doğanyol'un karşılaştıınıalı oı1alaına sıcaklık <.liyagranılan
Şekil 5: Doğanyol'un tennik rejinı diyagranıı
Şekil 6: Pütürge'nin terınik rejinı diyagran11
Şekil 7: Sinice'nin tennik rejiın diyagraını Şekil 8: Tt:pehan'm Tennik Rejiın ])iyagrann
Şekil 9: Pütürge' nin rüzgar gülü di~vagraını Şekil 10: Piitürge"de yıllık hakün rüzgar yönü
Şekil ll: Pütürge'de yıllık ortalaına yağışm ayla ra dağılışı Şekil 12: Doğ::myor da yıllık oı1al::una yağış m aylara dağılışı Şekil 13: Tepehan ·da yıllık ortahuna yağış nı aylaıcı dağılışı Şekil 14: Yaqnızlu' da yıllıl\: oı1alaına yağışın ayiara dağılışı
Şekil 15: Sivrice, Pütürge, Tepehan, Doğanyol ve Sincik!in karşıJaştırnıalı olarak ya~ı~
grafikleri.
0.' ek.il 16: Pütiin~e'de vağısın nıevsinılere C"' ~ ~ ~ (4., oJarak dağılışı ._
~c kil 17: Püliirge'nin su hlançosu diyagran11
0ekil i ö A : Doganyol kuzeyinde FLrar l'"-.lehrinin Do~ll ;\.nadolu r;ayı tarafından so! yanai ötelenrnesi.
Seki I 18 B : ı Doğanvol .._ .. kuzevinde ... 1 iırat i\Jebri ve ona ku;.cv ve günevden kavusan .... ~-. .... ")
akarsularda ı )o0u ""' i\ nadoiu 1 ;·av ma .. , baği1 ötc!enmeler.
'\.,
~eki! 1 ~~ : ll azar (!ölü çöküntüsü ile Doğanyol arasmda Doğu ,.\nadolu l ;ayına ba~!i
akarsu ötelenınden.
\•
~~ek ii i 'J : :-)İnci k iic Dob~anyol aras mda, özeiii lde ~~i ro \'ayı ·re koiiannın Dogu . \ n~ıdoiu
~ckii 20 :~ak ~ak Dağları ık Koynica Tepesi arasmda ~iro (;'ayı vadisini güsteıir jeolojik ve jcomoıfolojik kesit.
Şekil 22: Kerar Kalesi batısında Şi ro Çayı vadi si boyunca yaklaşık K-G yönlü
jeonıorfolojik kesitler (A,B,C,D, E kesitleri
VIII
Şekil 23: Doğanyol çevresinde Fırat Nehrinin kuzeyinde Enalt Pleyistosen (D IV) dolgu düzlüklerinin DAF tarafından Fırat Nehrinin akış yönünün tersine batıya doğru
2 o çarpılmasını gösterinjeonıorfolojik kesit.
Şekil 24: Doğanyol doğusunda Fırat f·..Jehrinin kapma dirseği çevresinde yapıyı ve jeomorfolq_jik birimleri gösteren kesit.
Şekil 25: Doğanyol ile Fırat Nehri (bugün için Karakaya Baraj Gölü) arasında DAF zonu boyunca birikinti yel pazelerini n oluşu nı model ini gösterer jeomorfolqjik kesit.
Şekil26: 6 Eylül 1975 Li ce depreminin eş şiddet haritası Şekil 27: 14.3.1%4 Palu-Maden depremi eş şiddet haritası Şekil 28: 14 Haziran I %4 Malatya depremi eş şiddet haritası Şekil 29: S Mayıs 1986 Doğanşehir deprenıinin eş şiddet haritası
TABLO LİSTESİ
Tablo 1 :Sivrice, Pütürge. Tepehan ve Doğanyorun aylık ortalama sıcaklıklan
Tablo 2: Doğanyol'un sıcaklık değerleri
Tablo 3: Pütiirge'nin sıcaklık değerleri
Tablo 4: Sivrice'nin sıcaklık değerleri
Tablo 5: Tepehan'ın sıcaklık değerleri
Tablo 6: Sivrice, Pütürge, Tepehan ve Doğanyol'un aylık ortalama donlu günier sayısi
Tablo 7: Sivrice, Pütürge,Tepehan ve Doğanyol'da hakim rüzgar yönleri Tablo 8: Pütürge'de rüzgar esme sayılan
Tablo 9: Sivrice. Pütürge.Tepehan ve Doğanyol'un ortalan1a rüzgar hızian
Tablo 10: Sivri cc. Pütürge, Tepehan, Doganyoi ve Sincik'in ay iık orta i ama yağış
miktarlan
Tabi o i i : Yıl iık onalama yağı~ ın mevsimlere dağı! ışı
Tabio 12: Yağı~ın mevsimlere 9(:~ olarak dağılı~ı
Tablo 13: Sivr·ice, Pürlirge. Tepchan. Doğanyol \'C Sincik'in kar~ıla~tırmalı olarak kar
yağışlı günler sayısı.
Tablo 14: Sivrice, Piitiirge, Tepchan, Doğanyol ve Sincik'te karla örtülü günler sayısı.
Harita 2. Örme li Çayı Havzasının (Pütürge-Malatya) Topografya Haritası
Harita 3. Örnıeli Çayı Havzasının (Pütiirge-Ma1atya ) Genel Jeoloji ve Tektonik
Haritası
Harita 4. Örmeli Çayı Havzasının (Piitürge-Malatya) Litoloji Haritası
Harita 5. Örmeli Çayı Havzasının (Pütürge-Malatya) Akarsu Ağı Haritası
Harita 6. Örmeli Çayı Havzasının (Piitürge-Malatya) Toprak Haritası
Harita 7. Önııeli Çayı Havzasının (Pütürge-Malatya) Doğal Bitki Örtüsü ve
Arazi Kullanım Haritası
Harita 8. Örmeli <,:ayı Havzasının (Piitürge-Malatya ) Eğim Haritası
Harita 9. Örnıeli \:ayı Havzasının (Piitürge-Malatya) Jeonıorfoloji Haritası
Harita 9 a. GUndüz Çayı batısında DAF Zonunun jeonıorfoloji Haritası
Harita 9 b. Gündüz Çayı iie Şi ro Çayı Ağzı Arasında DAFZonunun
Jeonıorf ol oj i Haritası
Harita 9 c. Şi ro Çayı Ağzı ile Değirmen Dere Arasında DAF Zonunun
Jeornorfoloji Haritası
Harita I O. Örme li Çayı Havzasının ( Pütürge-Malatya) Erozyon Haritası
1
I.GİRİŞ.
1.1. İnceleme alanının coğrafi yeri, doğal sınırları '\'e genel
özellikleri
İnceleme alanı, Türkiye'nin güneydoğusunda, Doğu Anadolu bölgesinin Yukan
Fırat Bölümü güneyinde yer aln1aktadır (Birinci Coğrafya Kongresi') 1941~ Darkot,l943;
Erinç,l953). İdari bakımdan Malatya, Adıyaman ve Elazığ il sınırlan içinde kalmaktadır.
Doğuda-Elazığ'ın Sivrice ilçesinin batısı, merkezi kesimde Malatya'nın Pütürge ve
Doğanyol ilçelerinin tan1amı, güneyde ve batıda Adıyaman' ın Gerger ve Sincik ilçelerinin az
bir bölümü inceleme alanına gim1ektedir (Harita 1 ) .
... NEMRUT ::>.
K
iDt
L.O K:-r:. ÖLÇEK: .ADIYAMANo
Harita
1:Çatısılan
atanı 111asıl incelen1e alanını Örmeli (Şiro) Çayı I havzası oluşturn1aktadır. Şiro Çayı havzasının
doğudaki devanıında Fırat Vadisi ve Fırat Nehrine doğudan kavuşan Değirn1en Dere vadisi
bulunn1aktadır. Fırat Nehrinin incelen1e alanına girdiği ve terkettiği alanda Fırat Boğazlan
o]uşnnıştur. Oluk vadi - yayYan tabanlı vadi görünümündeki inceleme alanının kuzey ve güneyinde Güneydoğu Toroslar dağ zincirine ait GB-KD uzanışlı dağlar su bölümü hattını
o i uşturmaktadır. Araştırn1a ai anın ı; kuzeyde Iv1alatya ve Kale ovaian, batıda Yarpuzlu
(Birin1şe) Çayı ile Şi ro Çayı arasındaki eşik al am, doğuda Fırat~ a kavuşan Değirn1en Dere iie Hazar Gölüne dökülen K ürk Suyu arasındaki eşik ai anı sınırlandırmaktadu.
Pütürge-Doğanyol oluğu diye de takdinı edebilcceğin1iz alan, GD. Toros
DağJan arasında veya içinde uzunan alçak çöküntü alanına karşılık gelmektedir. Bu alanın batı \·e doğu devan1ında, batıdan doğuya doğru; Türkoğlu, 1\ariı, Pazarcı!\., Göibaşı,
Çelikhan, Koçali, Yarpuzlu(Sincik), Pütürge-Doğanyol oluğu, Hazar Gölü çöküntüsü,
Yarımca, Bingöl, K::rl10v2 g! bi çukur alanlar dağlar arasında uzanan alçak relief oimakla birlikte, aynı zan1anda Doğu Anadolu Fayı2 üzerinde yer alırlar ve bu fayın etkilerine bağlı
n1orfoloji sergilerler. Şiro Çayı-Fırat Nehri-Değirn1en Derenin yerleştiği çukurluk batıda
Yarpuzlu (Sincik), doğuda Hazar Gölü çukuriuğundan yüksek piato eşikleri ile
ayrılmaktadır. Yapısal ve n1oıfolojik doğrultu ya da uygun düştüğü için bu alana
Pütürge-Doğanyol oluğu adının verilmesi isabetli olacaktır. Erorun(l983b) belirttiği gibi, kuzeydeki Malatya, güneydeki Maden dağlan DAF zonu üzerinde oluşan Pütürge.-Hazar
G(Hii çukurluğu ile birbirinden ayrılmaktadır. Bu yönüyle inceleme alanı hİdrografik Ye
jeomorfolojik bakımdan bir ünitt: oluşturmaktadır. Ancak bölge ölçeğinde. konu
bi.ltünlüğünü sağlamak aınacıyia yer ye·r araştırma aianının dışına çıkıhnıştır.
Şöyle ki, incelenıealanınm batı sınırlarını Şi ro Çayı 'nın su bölümü hattı teşkii etmektedir. Batıdaki Zerni ve Kariık çaylan ile Şiro Çayı arasında, su böiümü hat.Hm Türk
GGB doğrultusunda uzanan. ;nelamorfiklerdcn oluşan TÜRK
DAGl
~2608 m.;uır. Bui, 25.000 ve ı n OG.uuu oıçer\lı topograiya narıtaıarırıoa Ş ı ro Çayı. 11250.000 oıçeKiı
topoğratya haritasında örmeli Çayı adıyla geçmektedır. Çayın yaygın ve tanınan adi Şiro·dur.
Şıro adı şıra ile irtibatlandırılmakta ve adının havzadaki üzüm bağları ile ilgili olduğundan söz ediimektedir.
2 ·· Doğu Anadolu Fayı bundan sonrakı metınlerde de sık Sik tekrarıanacagı ıçın bunun yerine, kısaca baş hanleri alınarak "DAF' yazılacaktır.
3
dağ üzerinde Ordu T.~ Mergizert Tepeleri, Kartal T., Güncik T., Uzunpınar Sırtı~ Bey
Dağının en yüksek tepesi olan 2545 m. yükseltisi n deki Şiilan T. gibi tepe ve sırtlar yer alır.
Kuzeyde, batıdan doğuya doğru sınırı; Şiro Çayı ile kuzeyde Malatya ve _Kale
ovalanna ulaşan akarsular arasında su bölümü hattını, genelde merrnerierin hakim olduğu
Malatya metaınorfik.lerinden oluşan BEY DAGI ve bu dağdan itibaren volkano-sedimanter
kayaçiardan oluşan ve dağın zirveleri durumunda olan Tortu T., Merhit T., Balık T.(2002
n1.}, Kara T., Kale T. (1853 m), Öldüren T., Hırsıztaş T., Kubbe Geçidi ve ŞAK ŞAK
DAGLARI
üzerinde yer alan HelivT.,
KırnıızıziyaretT.,
Yaıuk Yayla, Sorik Yaylası(2179 n1), Hijil T., Goncut T., Fatik T., Harlavin T., Gürvan T., Pirkaniyen Sırtı,Kadin
T.
ve Şakşak Dağlarının en yüksek yerini teşkil eden Bün1T.( 2414
m),ÇAK ÇAK
DAGININ zirvesi olan İsp~lik T( 2389 m) meydana getirir .Çak Çak Dağı ile Kargadağı
arasındaki Fırat vadi si veya Kömürhan Boğazı araştırma alanımıza ginnektedir. Fırat
Nehri ve kollarınca derin vadilerle yanln11ş KARGA DAGI (en yüksek yeri 1825 ın ile
Çal T.,) ·Taşlıyayla (İringii) Deresinin önemli bir kısmı~ KAMIŞLIK (GÜGE) _
DAGLARI (2016 m.) ve bu dağ üzerinde yer alan Karakaya Tepeleri. Binicetüm1e T.,
Karababa T. gibi su bölümünü oluşturan repelerle birlikte, doğuya doğru, incelen1e alanı
genişler.
Karakaya Baraj Gölünün doğusunda Gözeli Ovası ile baraj gölü arasında D-B
doğrultusunda uzanan Kan1ışlık (Güge) Dağlan, Hazar Gölü ile Karakaya Baraj Gölü
arasındaki su bölümü hattı durunumdaki yüksek plato eşiği, metamorfiklerinden oluşan ve
GB-KD doğrultusunda uzanan KARAOGLAN DAGLARI ( Hazar Dağlarının batı
devamı), Üğrük
Köyü
ve Uluçay 'ın ağız kesimleri araştırma alanımızın doğu sınırlarınıbelirleınektedir. Bir diğer ifadeyle inceieme alanının doğu bölümünü; kuzeyde Kamışlık Dağları, güneyde Karaoğlan Dağlan arasına yerleşen, Fırat Nehrine doğudan dökülen
Değirn1en Derenin su toplama havzası n1eydana getirmektedir.
Güneyde ise Şiro Çayı su toplaına havzasi odukça daralmaktadır. Sahanın
jeonıorfolojik geJişin1i ve yapısal birliğin Ye hindirme cephesinin değerlendirilebilmesi için
sınır, dağ sırasını içine aiacak şekiide daha güneyden geçirilnıiştir. Güneyden doğuya doğru araştırma alanının sınırı, \' arpuz.lu (Si nci k} Çayı ii c Şi ro Ça;·ı arasmda ki su blün1ii hattı duruınundaki metamorfik yapıh Göv T. {2CT9~ m.) ite başlar. Hır Dere, Lagin T. ile
güncydoğuya doğru devan1 eder. Jeon1orfolojik olanwk oldukça belirgin olan Pütürge
· devamındaki Kuruçayın izlediği bindirme cephesinden sonra, Kaman Çayı ile Şironun kolu
olan Gündüz(Babik) Çayı arasııidaki su bölümü hattı durumundaki metamoriki erden oluşan
Kanik
T., Koynica T.,
Pütürge güneyindekiDeli T.,
KİRADAGI (2278 m.), 1\1EYDAN
DAGI, Güncik Sırtı, inceleme alanımızın güneyindeki en yüksek dağ durumundaki
ULUBABA DAGI (2397 m.), Aşağı Fırat veya Doğanyol Boğazından sonra
Karaoğlan Dağları (2347 m.) zirvelerini izleyerek Fırat'a doğudan kavuşan Değirmen Dere
ile Hazar Gölüne dökiilen Kürk
Suyu
arasındaki su bölümü hattında son bulur.Görüldüğü gibi inceleme alanını;
kuzey
ve güneyde Güneydoğu Toroslara aityüksek, dik bir duvar görünüşünde olan dağ sıraları, doğu ve batıda ise havzaları ayıran
yüksek plato eşikleri sınırlandırmaktadır. Asıl inceleme alanını ise; Şiro Çayı havzası, GD.
Torosları dik bir şekilde yaran Fırat vadileri ve boğazları ile Değim1en Dere havzası
meydana getirmektedir. Yukarıda belirtilen sınırlar içinde inceleme alanı 1927 km.2, ŞinJ
Çayı havzası ise 951 km.2 alan kaplamal.tadır. A_raştırma alanın m geniliği KB-GD yönünde
30 km., uzunluğu ise 75 km.dir. Bu uzunluğun 50 km.si Şiro Çayına aittir. İnceleme
alanının en yüksek noktası Türk Dağı'nın zirvesi olup 2608 m. dir. En alçak yer ise
Karkaya Baraj Gölü'nün (baraj gölünün ınaksimum seviyesi 698 m.dir) seviyesidir.
Araştım1a alanımızın dışında kalan Karakaya barajı hidro-elektrik santralİ
inceleme alanınuzın 4 km. güneyinde yer alır. Baraj bendinin yer aldığı bu tesisiere ancak
Diyarbakır-Çiingüş karayolu ile gidilebilmektedir. Ayrıca üzerinde fazla d urulan ve tartışılan
Cevizpınar {Bego), Doluca (Senketo) heyelan bölgesi baraj tesislerinin güneyinde Fırat
Nehri ile Gö1yurt (Taraksu) nahiye merkezi arasında yer almaktadır. Bu heyelan bölgesine
Gerger-Gölyurt yolu ile ulaşmak müınkündür. Tepehan güneyinde, inceleme alanıınızın 6
kn1. güneyinde·
NEMRUT DAGI
ve NeınrutMilli
Parkı yer aln1aktadır.Güneydoğu Toroslar içinde yer alan araştırma alanıınızda, Prekaınbriyen~den günüınüzc kadar olan jeolojik zaman aralığında oluşan. çeşitli metamorfik~ n1ağnıatik ve
tortul kayaçlar yapıyı teşkil etmektedir. Özellikle Üst Kretase' den itibaren sıkışına tektonik
rejin1inde ınağnıatizma, buna bağlı olarak gelişen metan1orfizma olaylan ile mevcut yapı
deforme ol nı u ş, bi ndirınc-ekay lann1a olaylan meydana gelmiştir. Orta Miyosen ·de
gerçekleşen Arabistan ve Anadolu levhalarının çarpışınası ile birlikte, Alt Ivliyoscn dcnizel
5
sürüklenerek allokton ve paraallakton özellik kazanmışlardır.Orojenik kuşağı oluşturan bu
dilimler, TORİDLER tektonik bir1iğini meydana getinnektedir. Kuzeyden gelen tektonik
dilinıler, 01igosen-A1t Miyosen denizel birimleri üzerine bindirmiş, böylece tüm Güneydoğu
Anadolu'da izlenen'' GD. Anadolu Bindirme Fayı" veya "Bitlis-Pütürge Bindinne Cephesi"
meydana gelmiştir. Ekaylanma kuşağı olarak gelişen Çüngüş fom1asyonunun güneyinde
Arabistan otok"ton birimleri ''Kenar Kıvnmlan Kuşağını" teşkil etmek"tedir. Orta Miyosen kıta
kıta çarpışn1asından sonra Üst Miyosen-Pliyosen döneminde DAF ortaya çıkmıştır. Pütürge bindirmesinin kuzeyinde, allokton birimlerin alçalan kesin1lerinde neootokton örtü birimleri
çökelmiştir. Belirtilen yapısal özellikler~ yer şekillerinin belirmesinde önen1li rol
oynan1aktadır.
İnceleme ai~mında kurak ve sıcak bir yaz, kısa süren ilk ve son bahar, yağışlı bir
kış mevsin1i görülnıektedir. GD.Torosların yüksek bir relief sunnıası~ siklonal yağışların
yanında orografik ve konveksiyonai yağışlan arrıınruştır. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve
Akdeniz etkileri Fırat boğazları boyunca sokularak yöre ik1inıi üzerinde etkisini
göstermektedir.
Yörenin hatta bölgenin en büyük akarsuyu şüphesiz, hakkında şarkıların ve
türkUlerin söylendiği, ağıtların yakıldığı Fırat Nehri dir.
Bu
büyük nehir üzerine bir dizi barajyapılmıştır. Bunlardan biri de inceleme alanımızda yer alan Fırat Neh~i yatağını maksimunı
698 nı. seviyelerine kadar dolduran Karakaya baraj gölüdür. Baraj gölü ayrı bir ekosisten1 ve
yer şekillenınesi bakımından yerel bir taban düzeyi meydana getirmiştir. DAF zonuna
yerleşen Şiro Çayı, B-D doğrultusunda, geniş bir taşkın yatağında örgüiii mecralarla
akınaktadır. Şiro Çayına kuzey ve güneyden kavuşan yan kollann yanında, batıda Yarpuzlu
Çayı, güneyde Kahta Çayı, doğuda Kaman Çayı, Uluçay, Değirnıen Dere gibi nisbeten
büyük akarsuiar bul unn1aktadır.
Daha önce de belirtildiği gibi, inceleme alanımızın en alçak yeri 700 m. ile
Karakaya Baraj Gölü, en yüksek yeri 2608 m. ile Türk Dağının zirvesidir. Bu yükseltiler
arasında 2000 m.den yüksek kesimlerde yüksek dağ-plato stepleri, 700-1950 m.
yükseltileri arasında nıeşc ve ardıçlardan oluşan kuru ornıanlar, kuru orn1anların tahrip
edildiği yerlerde antropojen stepler vejetasyon forn1asyonlarını n1cydana getinnektedir. 660-900 m. ler arasında kuru om1anların yerini çalıiar ve doğal stepicr ahnakradır. Şi ro Çayının kuzeyinde bitki örtüsü daha scyrek iken, güneyinde kuzeye göre daha gürdür. Bitki
Kahverengi topraklar meydana getirmektedir. Jeomorfolojik yapı ve proseslerin etkisinde
gelişen azonal topraklar diğer gruba göre daha az alan kaplamaktadır.
Daha önce belirtilen sınırlar içinde yaklaşık GB-KD doğrultusundaki Doğu
Anadolu
Fay
Zonu üzerine yerleşmiş Şiro-Fırat-Değinnen Dere vadileri asıl incelemealanını oluşturnıaktadır. Belirtilen alan içinde en büyük yerleşmeler Şiro Çayı güneyindeki
Pütürge (Foto 1 ve 2), Baraj Gölü güneyindeki Doğanyol (Foto 3) ilçe merkezleri, Tepehan
nahiye merkezi, Gök çe ve Yediyol köyleri dir. Bunlann dışında pek çok köy, mahalle,
mezra, kom, yay la gibi köy ve köyaltı yerleşn1eleri bulunmaktadır.
İnceleme alanındaki t;n büyük yerleşn1e olan Pütürge'nin eski adı imrun !dur.
Pütiirge önceleri Kahta'ya bağlı bucak iken, yüz yıl önce Elazığ'abağlı bir ilçe olmuştur.
Daha sonra ise ~-1alarya ·ya bağlanmıştır. Pütürge adının enge-beli arazi anlan1ına gelen pütür
pütür kelimesinden geldiği sanılmaktadır. Tüm 1\1alatya' daki 15.829 hektar bağ alanlarının
4206 hektan Pütürge ~d edir. Ulaşım zorluklan ilçenin gelişimini önlemektedir (Malatya il
yıllığı, 1978,s.56 ve 228).
GB-KD doğrultusunda uzanan GD. Toroslar, Şiro Çayının kuzeyinde Bey
Dağlan-Kubbe Dağı-Şakşak Dağları, Fırat Nehri doğusunda KargaDağı ve Kanuşlık(Güge) Dağlan ile, güneyde ise bindinne cephesi güneyinde yer alan, Giripiran (Haydarlar) Dağı,
Kertire Dağı, I\.1eydan Dağı, Ulubaba Dağları ve Fırat Nehri doğusunda Karaoğlan Dağlan
gibi iki dağ sırasından oluşmaktadır. 2000 m.den yüksek bu dağlar arasındaki alçak sahaya,
orografik uzanışa paraJel bir şekilde Şiro Çayı yerleşıniştir.
Şiro Çayı, GB-KD doğrultusunda uzanan GD. Toros Dağlarının arasında, DAF
tarafından katedilen senklİnal-çukur alana yerleşmiştir. Önenıli kollarını KB.daki Bey Dağı
ve güneydeki Ulubaba Dağlanndan alan Önneli Çayı batıdan doğuya doğru akarak, Fırat
Nehrine-bu gün için Karakaya Baraj Gölüne döküln1ektedir.
F!rat !\ehri dik bir ·du\'ar görünün1ündeki GD. Torosian di ki ne, dar ve derin
vadilerie katetmektedir. Fırat, Öm1eli Çayı ile bir1eşlikten sonra keskin bir dirsekle K-G
doğruyltusundan ayrılarak B-D doğruHusuna yönelir. Doğanyol doğusunda tekrar keskin
bir dirseki e güneye yönelir Ye dar derin \·adisiyle inceleme alarun1ızı terk eder. Fırat Nehrine
doğudan kavuşan Değirmen Dere de Şiro-Fırat doğrultusu üzerinde DAF zonuna
7
an1acıyla araştırma alanının çerçevesi geniş tutulmuştur.Doğu-batı doğrultusunda akan Şi ro Çayı Doğanyol ci varında kuzeyden dik bir
duvar görünümündeki GD. Toroslan dik, dar ve derin vadileri e yararak inceleme alanımıza
giren Fırat Nehri ile birleşir. Fırat, Şiro Çayı ile birleştikten sonra keskin bir dirsekle K-G
doğrultusundan ayrılarak B-D doğrultusona yönelir, doğuya doğru devam eder. Doğanyol doğusunda tekrar keskin bir dirsekle güneye yönelerek GD.Toroslara ait ikinci bir dağ
sırasını da dik bir şekilde yararak inceleme alanımızı terk eder. Bu gün için Fırat' ın dar ve
derin vadisinde Karakaya Baraj Gölü yer almaktadır. Fırat'ın
GD.
Torosları dik, dar vederin bir şekilde yarması ile Şiro Çayının kuzeyinde Kömürhan, Doğanyol
güneydoğusunda Doğanyol Boğazları nıeydana gelmiştir.
Buna göre inceleme alanında; GD. Toroslara ait yüksek kütlelerin, bunlar
üzerindeki düzlük ve tepelerin yer aldığı dağlık alanlar, genelde geniş bir taşkın
yatağından ibaret olan Şiro Çayı Ta di tabarn ile bu iki relief arasında yer alan, genellikle
basan1aklarla birbirinden ayrılan aynı zan1anda aşının1 dönemlerin gösteren platolar ve
Şi ro Çayın1n birleştiği Fırat Nehri "-adi si ana jeornorfolojik birin1leri ayırt edilebilir.
Bunlara ek olarak heyelanlar, karstİk şekiller, özellikle DAF'a bağlı yaınsal
şekiller diğerönemlijeonıorfolojik birimleri teşkil etmektedir.
İnceleme alanının jeomorfolojik özelliklerinden kaynaklanan bir dizi sorun
bulunmaktadır. Uygulamalı jeonıorfoloji kapsamında ele alınacak bu sorunların en
önemlisi arazi kullanımından kaynaklanan sorunlardır. Ormanların aşırı bir şekilde
tüketilnıesi, yerine yenilerinin tesis edilenıenıesi çok şiddetli bir erozyonu beraberinde
getirn1iştir. Aşırı otlatına, orman varlığının tahribi ve tüketBınesi topraklann şiddetli
erozyona maruz kaln1alarına yol açmıştır. İnceleme alanımızdaki toprakların geniş bir
bölün1ünde, şiddetli erozyon ve taşlılık en önemli bir problenıdir. Öyle ki yüzeysel
erozyon, yarıntı erozyonu tün1 sahanın 2/3 ünde görülnıektedir. Doğa] olarak, engebeli,
parçalı ve eğiınli bir topografyanın şiddetli aşınımı, baraj göllinde aşırı siltlennıeyi de
beraberinde getirmiştir.
Dağlık olan araştırnıa alanında •· arazının akarsulada derin bir şekilde parçalanması, kısa nıesafelerde büyük yükselti farklannın göriiln1esi ulaşıın sorunlarına yol
açmıştır- Yörenin kalkınn1as.ma engelleyen en önen1li faktörlerden bi ri ni ulaşım güçl likleri
teşkil etmektedir. Özellikle çok dik yamaçlardan yolların geçiritmek zorunda kalması paled
Özellikle yazın kendini gösteren kuraklık, tanmda sulamayı zorunlu
loln1aktadır. Çeşitli su kaynaklarından su temini ile sulama ve içme suyu sağlanması gerekmektedir.
Kalaba, Yediyol, Gündeğer, Akça gibi bazı yerleşme yerleri heyelan
olaylarından etkilenll1ektedir. Heyelan, çamur akmaları, kaya düşmeleri ve çığ olayları açısından riskli olan alanlarda çeşitli tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır.
İncelen1e alanun aktif DAF zonu, Güneydoğu Anadolu Bindim1e Kuşağımn
üzerinde yer alması, şiddetli deprem tehlikesini beraberinde getirmiştir. Belirtilen bu
sorunlar, t:ygulamalıjeomorfoloji kapsamında ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
1.2. Araştırmanın amacı, malzeme l'ıe metod
Bu doktora tez çalışmasında mevcut araç ve gereçden yararlanıimış~ aşağıda
belirtilen amacı gerçekleştirmek için coğrafi yöntemler izlenerek çalışma sonuçlandınlmıştır.
1.2 .1 . .Araştırmanın a.m.acı
Şiro Çayı havzasının jeon1orfolojisi şimdiye kadar ayrıntılı bir şekilde incelenmemiştir. Dağlık alanlar, platolar, Örmeli ve Fırat vadileri ana jeomorfolojik
birimlerinden oluşan alanda, belirtilen reliefin özelliklerinden kaynaklanan araziden
yararlanma, toprak erozyonu, heyelanlar, yüksek depremsellik, baraj siltasyonu, ulaşım gibi
sorunlar bulunmaktadır.
Çalışmamızın amacını yukanda verilen bilgilere göre şöylece özetleyebiliriz;
Şimdiye kadar coğrafi açıdan incelenmemiş olan, GD. Toros Dağlan içinde yer alan Örmeli
(Şiro) Çayı havzasının aynntıhjeomorfolojik etüdünü yaparak, yöreninjeomorfolojik (daha
doğrusu fiziki coğrafya) özelliklerini tanıtmak, coğrafi-jeon1orfoloik özelliklerinden
kaynaklanan; araziden yararlanma, bitki örtüsünün tahribi, şiddetli erozyon, heyelanlar~
yerleşin1 alanlarının seçin1i, yüksekdepremsellik, baraj siltasyonu, ulaşın1 gibi sorunlara
uygulamalı jeomorfoloji disiplini kapsamındi ortaya koymak \'e çözüm önerileri getinnek
bu çalışmanın an1acını oluşturmaktadır.
1 .2 . 2 . .\lalzeme
Belirtilen amaca ulaşmak için, 1/25.000, 1/100.000, 1/250.000 \'e l/500.000
9
materyallerinden yararlanılmıştır. Doktora çalışman1ızda aşağıda belirtilen haritalar
kullanılmıştır.
1/25.000 Ölçekli Türkiye Topoğrafya Haritaylarından Malatya- L40 b3, c2,c3 Paftaları, Malatya - L41 a3, a4, b3, b4, c11 c2, c3, c4, d1, d2, d3, d4 Paftalan , Elaztğ-L42 a3, a4, di, d2, d3, d4 Paftalan.
1/100.000 Ölçekli haritalardan ; tv1alatya-L40 , Malatya-L41,
Elazığ-L42 Paftası.
1/200.000 Ölçekli Elazığ(Harput) pattası .1/250.000 Ölçekli Topoğrafya Haritası
1/500.000 Ölçekli Türkiye Jeoloji Haritası: Sivas ve Erzurum Paftaları 1/100.000 Ölçekli Türkiye Jeoloji Haritası Serisi; Malatya i-27 pattası
jeoloji haritası. (M. T. A. Enstitüsü,Ankara.1986)
AA.razide araştırmamız esnasında fotoğraf makinesi, pusula ve şerit metre gibi
araçlar kullanılmıştır. Ayrıca incelen1e alanın1ıza ait 11100.000 ölçekli toprak en varteri harita
ve raporları, Orrna.ıı Bakanlığının Şiro Çayı havzasında yaptığı "Şiro Çayı Havzası Etüdü ve
Avan Projesi" ile ""Şiro Çayı Havzası Erozyon Kontrolü ve Uygulama Projesi" D.S.İ. 'yi
ait "'Aşağı Fırat Projesi Fizibilite Raporları" faydalanılan bir diğer malzemeyi teşkil
etmektedir. Meteoroloji Genel !\.1üdürlüğünün Pütürge, Doğanyol, Tepehan, Sincik ve
Sivrice rasat istasyonu verileri ile .. Ortalama ve Ekstrem Kıymetler Meteoroloji bülteni'' ve
"Ortalama, Ekstrem Sıcaklık ve Yağış Değerleri Bülteni"nden faydalanılmıştır.
1.2.3 Metod
Yukarıda çerçevesi sun ula n araştırmanın gerçekleşmesi için, coğrafi
araştım1aların dağılış, bağlantı ve sebebiyet temel ilkeleri ışığında; tasvir, harita ve
di yağramların çizilmesi, fotoğrafların ve slaytların çekilmesi gibi coğrafi ifade tarzlannın
yamnda fiziki coğrafyanın gözlem, tasvir, karşılaştırma ve deney n1etotları kullanılmıştır.
· Bunların yanı sıra jeomorfolojik yöntenı]erden yer şekillerinin banta, pusula, alt~metre, şerit
n1etre yardımıyla izlenmesi ve ölçülmesi, yamaç eğimi, morfolojik analiz, aşınciırma ,.e
birikme olaylan, toprak analizleri. kayaç türlerinin belirlenn1esi yöntemleri izlenmiş ve
uygulanmıştır.
Jeon1orfoloji araştırmaları bilindiği üzere hazırlık, arazi gözlemleri \'e
değerlendirme-büro çalışnıaları aşamalarından oluşmaktadır. Bu safhalar aynı zamanda
çalışmalar derlenmiştir. 1125.000 ve 1/100.000 ölçekli topoğrafya ve jeoloji haritaları sağlanmış, mevcut literatür ve araziyi tanıma gayesiyle topoğrafik haritalarda tanınabilen
birimler morfoğrafya haritasında gösterilmiş, bazı sorunlar ve arazide öncelikle gidilecek ve
araştınlacak alanlar belirlenmiştir. Tesbit edilen sorunlar ve karşılaşılması olası olaylar ile
ilgili temel eserler değerlendirilmiştir. 1991 yılı yaz ayında danışman hocam ile birlikte
inceleme alanına giderek neler yapabileceğimizi ve amacımızı gerçek.leştinnek için ne gibi
yöntemleri izleyeceğimizi saptadık.
Araştırmamızın ikinci aşamasını, 1992 ve 1993 yıllannda ar~zide yaptığımız
gözlemler oluşturmuştur. Arazide ilk önce yapı ve relief tanınmaya, özellikleri belirtiln1eye
çalışılmıştır. Arazi gözlemleri 1/25.000 ölçekli topoğrafya haritaianna işaretlenmiş, yerinde
arazi ile ilgili açıklayıcı bilgilernot edilmi~, klavuz yerlerden morfolojik profıller ve kesitler
çizilmiş, kayaç nümuneleri alınmış, 500 fotoğraf, bir o kadar da slayt çekilmiştir. Bunlar
büroda değerlendirilmiş ve sahanın jeomorfolojik özellikleri ortaya konulmuştur.
Çizilen 1/100.000 ölçekli jeomorfoloji ve jeoloji haritalan 1993 yılı yaz aylarında arazide
kontrol edilmiştir. Bu arada Jeomoıfolojik ve uygulan1alı jeomorfolojik özelliklerin
kazanılmasında rol oynayan diğer fiziki coğrafya ( iklin1, bitki örtüsü, toprak, akarsular)
özellikleri ve uygulamalı jeomorfol~ji konusunda araştırn1alar yapılmış ve haritalar
çizilnıiştir.
İklim ve diğer fiziki coğrafya özellikleri uygulamalı jeomorfolojiye yönelik
olarak ele alınmıştır. İncelenıe alanımızda yer alan Pütürge, Doğanyol,Tepehan, Sincik ve
SiYrice n1eteoroloji istasyonlannın rasat verileri önce tablolara işlenmiş, sonra bu
tablolardan grafik ve diyagramlar çizilmiştir. Neticede, istasyonlar karşılaştırılarak yörenin
iklimi ortaya konulmuştur.
lll 00.000 ölçekte çizilen akarasu ağı haritasında başlıca akarsular gösterilmiş,
\·adi sıklığı ile erozyon şiddeti arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Drenaj tipleri ile yap
arasındili yakın ilişki açıklannuştır.
Toprak envanteri ve arazi gözleınieri mizden yola çıkılarak incelenıe alanındaki
topraklar sınıflandınlmış, özellikleri ve sorunlan belirtilmiştir.
inceleme alanında kısa mesafelerde ortaya çıkan büyük yükselti farkları,
1 1
olarak beliren doğal bitki örtüsü katları, arazinin hali hazırda kullanın1 şekilleri ll 100.000ölçekteki doğal bitki örtüsü ve arazi kullanın1ı haritasında gösterilmiştir.
Topografyanın eğimi, aşıruma farklı dirençteki kayaçlar, yağış, bitki örtüsü ve
arazi kullanımı ile erozyon arasında yakın bir ilişki bulunnıaktadır. Eğinıin % 20 den fazla
olduğu yamaçlarda şiddetli erozyon görülnıekte, bunun yanında eğimin% 10-20 arasında
olduğu yerlerde bitki örtüsünün ka palılı ğı zayıf ve zemin kolayca aşınan ayrışma örtüsü ile
kaplı ise, yine de şiddetli bir erozyon görüln1ektedir. Bu yüzden yörenin eğin1 haritası hazırlanmıştır. Ayrıca, belirli eğim grupları ve bunlara karşılık gelen yer şekilleri belirtilmiştir. Eğim grupları ile jeomorfolojik birimler arasındaki yakın ilişkiye değinilmiştir. Yörenin, kuzeyindeki 1\1alatya Ovasına, güneyindeki Adıyan1an Platolanna göre fazla yağış alması, arazinin dağlık ve çok eğinıli olnıa~ı, bitki örtüsünün yıllarca süren tahribi, inceleme alanının en ciddi ekolojik ve çevre sorunu olan erozyon problemini ortaya
çıkarmıştır. Eğirnli yüksek aşınım yüzeyleri ve dağlar üzerinde çoh. şiddetli bir yarınu erozyonu gelişmiştir. Farklı şiddetlerdeki erozyonlar, özellikle yarıntı erozyon un un
görüldüğü yerler erozyon haritasında ortaya konulnıuştur. Erozyonu önleme çalışmala:-i
yapılacak alanlar gösterilmiştir.
Jeornorfo1ojik yapı ve geniş anlamda fiziki coğrafya özelliklerinden kaynaklanan
yanlış arazi kullanımı, taşkınlar, heyelanlar, erozyon , baraj gölünün siltasyonu, yüksek
deprenı riski gibi uygulamalı jeoınorfoloji disiplinini ilgilendiren sorunlar, bunlarla ilgili tedbir alınacak yerleri göstemıek an1acıyla, yine 1/100.000 ölçekte yapılacak işler haritası çizilmiştir.
En son aşamada ise arazi gözleınıeri ve çizilen 1!100.000 ölçekli haritalar arasında ilişkiler kuruiarak tezi n yazınıı ile çalışma sonuçlandırılnııştır. Sonuçta, Örn1eli Çayı havzası ve çevresinin jeomorfolojisi ortaya konulnıuş, jeomorfolojik yapıdan kaynaklanan sorunlar saplanmış ve çözünı önerileri belirtilnıiştir.
1.3. Onceki Çalışmalar
Doğrudan araştırma alanı ile ilgili çok sayıda, yöresel Ye bölgesel ölçekte jeolojik
çalışnıalar yaplımıştır.Buna karşılık yöre, hatta bölge ile ilgili coğrafi çalışn1alar oldukça
azdır. Bu çahşmalan;:ı içeriği konusunda, eskiden yineye doğru, tarih sırasına göre bilgi verilecektir.
""Kleinasien'~ adlı eseri ile tanıdığınıız Phillipson (1918) Malatya'nın doğusunda fillitlİ diyabaz kümeleri ile karışık bulunan açık kırnıızı renklerde kayaçiann varlığından söz
etmektedir.
Ami (1939) Doğu Anadolu Bölgesinin tektonik ana hatlannı ele aldığı eserinde bölgeyi beş ıektonik üniteye ayım1ış, inceleme alanınıızı '"Anadolu-İran Ekay Zonu~' ünitesi
içinde göstermiştir.
I\.1alatya bölgesi jeolojisini ilk defa ele alan Stefanski ( 1941) voikanik kaya] ann genellikle Alt Kretase yaşlı olduğunu, sediınanler kökenli mikaşistlerin KKD-GGB yönünde
kJvrımlandığını belirtn1iştir.
Darkot (1943) Doğu Anadolu Bölgesinin başlıca coğrafi özelliklerini belirtmiş,
bölge içinde ün} I e teşkil eden '{u kan F1ra1 Bel E:;;-, ün Li de ~~endi içinde uç yöreye ayırn1ışur.
o~na güre, I\1araş-~'1alatya-Bit1is :Jrasmda bUyük ka',:is çizen ve Doğu Anadolu·nun güney kenanm meydana getiren dağ du\'annı Güneydogu Toroslar oiuşturur. İnceleme alanı
D:ırkot·un belirttiği işte bu Güneydoğu Toroslar üzerinde yer alnıaktadır. )·· azara göre Fırat boğazlan ve GB-KD doğrultusunda uzanan çukur sahalar nıonolojik açıdan dikkat çekicidir.
Kovenko (1943) Pütürge çeYresindeki mineral yt:ttakl3nn! ve bun1ar~n yataklandığı kayaçlan incelemi ştir.
Yörenin jeolojisi ile ilgili en genış bilgi, Stchepinsky {1944) tarafından
verilmektedir. ~1alatya napına ait merrnerieri fosiliere dayanarak Pem1o- Karbonifer olarak
yaşlnndınnıştu. Ona göre, mermer]er üzeri e Triyas, bu birinlinde üzerine transgresif fliş özelliğinde !vlaestrichtiyen çökelleri geln1ektedir.1V1al~ty3 nap! merlerlerinin altındaki l\.1aden
karnıaşığının Orta Eosen, Baskii ınağnıaük kayaçbnnın Keniy3siycn-Santoniyen yaşında
oidugunu ileri sürmüştür.
Tanoğlu (! 944) .. I\1alatya Dolaylanndn Coğrafi Geziier·· ad !.ı çalışmasmda
özellikle .\1ı: ::::Ch ası \t' Çe\Tesi hakh.Jnd::ı bölge;;:t:l cc~ıafy3~·; !lgile~dircn genel hiigiler
Yerrnekte. Beyda~lJ.rının Paleozo1k- .\'1esozoik masinerden oiuşwğunu belirtmektedir.
Tüm Dogu Anadolu Böigesi için oldugu kadar, araştirma alanın1ız hakkında
adlı eseridir. Eserde, Doğu Anadolu bölgesinin genel fiziki \'C beşeri coğrafya özellikleri,
13
yukarı Fırat bölümünde Güneydoğu Toroslar yöresinde kalmaktadır. Erinç'in Doğu
Anadolu'nun genel jeomorfolojik karakterleri konusundaki gözlem ve düşüncelerini şu
şekilde özetlemek mümkündür. Güneydoğu Toroslar bir jeomorfoloji haritası üzerinde
birbirine paralel ve sıkışık sıralar, aynı doğrultuda uzanan boyuna vadiler ve depresyonlar
dizisi halinde görülür. Bütün çevrede Toros Dağlarını yalnızca Fırat Nehri katetmektedir.
Fırat Nehri zikzaklar çizn1ekie beraber, antiklinal n1ihverini dik olarak yarar, dislokasyonlar
ve senidinal mihverleri boyunca uzanır. Erinç~ Fırat boğazları ile ilgili çeşitli görüşlere yer
verdikten sonra, boğazın oluşum mekanizmasının önemli bir problem olduğunu
vurgulamaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi, büyük ortalanıa yükseltiye sahip, en büyük kısmı
düzlüklerle kaplı yüksek bir ülkedir. Büyük ortalama yükseltisine rağmen basık topoğrafya
şekilleri bulunn1aktadır. Bu özellik, ç.eşitli kıvnmlanma dönemlerini izleyen aşınım
sal11asından sonra yakın bir geçmişte epirojenik hareketlerle toptan yükselmesi ile ilgilidir. Erinç~ jeol-oglann l9704
li yıllardan sonra orataya koydukları Güneydoğu Torosların,
kıvnmlı, kınklı, ekaylı yapısını da belirtmiştir. Üst Kretase' de Alp kıvrımlanmasının en
şiddetli safuasına ulaştığı dönernde (Üst Kretase-Eosen) tabakalar şiddetle lavnmlanmış, bu
arada kıvnmlanmayan sert kütleler kınlarak ekaylar meydana getirmiştir. Doğu Anadolu
Bölgesi Oligosen'de uzun bir aşınıma n1aruz kalrruş, deniz seviyesine yakın lagünlerle kaplı
Oligosen penepleni oluşmuştur. Yüzeyin parçalanması ile alçak kısıınlara Alt IV!iyosen
denizleri istila etmiştir. Neojen örtüsünün aşındırılmasıyla fosil Oligosen yüzeyleri ortaya
çıkabilir. Oligosen 'den beri aşınan alanlarda ise Oligosen-1\1iyosen modleleri bulunmaktadır.
Üst Miyosende deniz bölgeyi nihai olarak terk etmiş, bölge kıvrılma yeteneğini kaybetmiş,
tektonik hareketlere karşı rijit bir kütle reaksiyonu göstermiştir. Pleyistosen başlannda
enblock hareketlerle toptan yükselerek bölge bugünkü görünümünü kazannuştır.
Tolun ( 1955) Besni, Adıyaman ve Samsat çevresini incelemi ştir. Yazara göre
serpantinitlerofiyolitlerin ten1elini oluşturmaktadır. Denizaltı volkanik kayaçları, Senaniyen 'i
kestiği için Senaniyen 'den gençtir. Mağmatik faaliyet Eosen başında sona vermiştir. Orta \·e Üst Eosen daha genç birimleri transgresif olarak örtmektedir. Alp orojenezi
paroksizmaya Eosen sonunda ulaşmış \·e etkisi güneye doğru gidildikçe azalmaktadır.
To lun "un bu gözlemleri yeni araştırmalarla da uyun\ içindedir. İnceleme alanınıızın
güneyinde yer alan Koçali ofıyolitierinin yaştnı belinmesi açısından önemlidir.
Holzer (I 955), l/500.000 ölçekli Türkiye jeoloji haritasının hazırlanmasında
"Toridler" ünitesinde göstermiştir. Yine Ketin'e göre bölgede ilk Alp'in hareketler Austrid
safbası ile başlamış, bütün Toroslan içine alan hareketler Laramiyen'de gerçekleşmiştir.
Türkiye'nin Orojenik gelişimini esas alan Ketin (1959), Anadolu dağlanm dört
tektonik üniteye ayırnuş, daha sonraian Türkiye'nin 1/500.000ölçekli haritası tamamlamnca
bu defa "Anadolu'nun Tek.ionik Birlikleri"' adındaki makalesinde orojenik gelişme esasına
dayanarak tektonik üniteleri gözden geçirmiş, kuzeyden güneye doğru şu şekilde
sıruflandırnuştır;
1-Kuzey ve Kuzeybatı Anadolu sıradağları veya geniş anh.:mda Pontidler.
2-
iç
Anadolu sıradağları veya dar anlamıylaAnatolidler.3- Güney ve Doğu Anadolu sıradağlan ve geniş anlamda Toroslar.
4-Güneydoğu Anadolu sıradağian -ve kenar kı\'nmları bölgesi .
iviT
A tarafından yayınlanan, İ.E.Altınlı.H.N.Pan1ir ve C.Erentöz tarafındanderlenen 1/500.000 ölçekli Türkiye jeoloji haritası Erzurum paftası Doğanyol doğusun u,
Sivas paftası ise Doğanyorun batı kesinllerini içine almaktadır. İnceleme alanırruzın önen1li
bir bölünıü, 1/500.000 ölçekli Sivas paftası güneydoğu köşesi içeresinde yer alnıaktadır. Bu
paftanın hazırlannıasında esas olan 11100.000 ölçeklijeoloji haritalarının yapımında P.A~i, F.Baykal, M.Blumenthal, T,E. Gattinger, H. H ol zer, R.F. · Lebküchner, K.Nebert,
A.C.Okay, A. Özkan, M. Topkaya, N. Tolun, D. Wirtz, İ.Yalçınlar, T.Yücel çalışmışlardır.
Bu araştırıcılardan İ.Yalçınlar ve T.Yücel coğrafyacıdır. Bu çalışmalar F.Baykal
tarafından derlenıniş ve C.Erentöz tarafından tertiplenerek 1966 yılında yayınlann1ıştır.
1/500.000 ölçekli Sivas paftasına ait tektonik haritada Şiro Çayının kuzeyindeki en alçak.
platolar sahası senklinal, skenklinalin kuzeyindeki Şakşak-Bey Dağlarının uzantısı antiklinal,
Şiro Çayı güneyinde Pütürge yerleşnıe merkezininden geçen ve Antitoros antiklinali adı
verilen kıYrımlar gösterilmiştir. Si vas paftasının doğusudaki aynı ölçektekj Erzurun1
paftasında Antitoros antiklinali Pütürge masifi antiklinoryumu olarak adlandırılmıştır. Fırat
Nehrine kavuşan Değirmen Dere ve devamındaki Hazar Gölü senklinal, bu ekseni n kuzey
ve güneyinde antiklinall er gösterilmiştir. Pütürge n1asifi ile Tersiyer birin1ieri arasında
bindirme fayı konulmuş, bu fay iranidlerle Kenar Kıvrımları arasındaki sınır olarak
15
işareti enmiştir.
Yücel ( 1955), ""Fırat Nehrinin Rejin1i Üzerine Bir Deneme" adlı makalesinde
Fırat'ın, yaz ve 1oş mevsiminde akımının düştüğünü, sonbaharda önemsiz de olsa arttığını,
ilkbaharda kar erimeleri ile birlikte çok bariz bir şekilde yükseldiğini, ova kar tipi rejiıne
sahip olduğunu, özellikle ilkbahar yükselmelerinin taşkınları dolayısıyla köylere \'e
düzlüklerdeki ürünlere zarar verdiğini belirtmektedir.
Fırat Nehri havzasının hidrografık,enerji potansiyeli, baraj yapılabilecek yerler
üzerinde duran Özal(1963),Fırat Nehri üzerine bilgiler verınektedir. Su kaynakları iJe ilgili
bölümde etüd sahasinınjeomorfolojisi adı altında Fırafın Aşağı Fırat havzasına derin ve sarp
bir boğaz içinde girdiğini, enine kesitinin V şeklinde olduğunu, boğazın tabanının 550 n1
yüküseltisinde olduğunu bildirmektediJ. Özeilki e Karakaya ci van ve daha güneyinin
morfografik özellikleri hakkında genel bilgiler vernıektedir.
Ketin~e (1971) göre, Palu güneyindeki Akdağlar'daki mermerler Üst Kretase
sonunda serpantin, gabro, diorit sokulum1an ile metan1orfize o! muştur. Bu gözlem inceleme·
aianımızdaki rnetamorfızmanın yaşını vermesi Ye yeni araştırmalarda da (Yılmaz Ye diğ., 1992) doğruluğunun belirtİlınesi açısından önemlidir.
Akkan ~ın ( 1972) Elazığ ve Keban Barajı çevresinde yapn1ış olduğu coğrafya
araştırmaları inceleme alanıınız dışında kuzey ve kuzeydoğu çevresini içirmektedir. Akkan,
belirtilen çevre ile ilgili olarak depresyonlar boğazlar ve aşınım yüzeyleri hakkında bilgiler
vem1ektedir.
1970 yılından sonra incelen1e alanını da içine alan, ve MTA ile TPAO
jeologlarınca gerçekleştirilen bir dizi çalışmayı görüyoruz. Bu çalışmalar levha tektoniği
çerçevesinde, bölgenin genei jeolojik yapılannın ortaya çıkanimasına yönelik -·Doktora''
çalışn1alarıdır. Bu çalışn1alar sonucunda, bölgenin jeolojisine yeni yorumlar getirilmiş,
yörenin stratigrafık ve yapısai özeilikleri, paieocografık gelişimi onaya konulmuştur.
'r' azgan ( 1972). doktora çalışmasında Pütürge metamorfikleri de üzerinde gelişen
!\·laden kannaşığının petrografik ve jeokimyasai özelEkierini ineelem iştir.
Pişkin ( 1 972) de Yazgan ile aynı dönemde Pütürge !\.1etamorfikleri- M aden
karmaşığı ve Pütürge bindirme kuşağ! güneyinde Koçaii ofiyoiitierini ele alan doktora
çalışmasını yapmıştır.
Türkiye· nin en önemli yapısal unsurianndan biri olan ve aynı zamanda inceleme
Hazar Gölü üzerinden daha batıya doğru devam ederek ko11ara ayrıldığı ve Ölü Deniz Fa yı ile birleşmesinin muhtemel olduğu belitilmiştir.
İncelen1e alanınnzın güney bölün1ünü kısmen içeren diğer bir çalışma
Sungurlu~ya (1974 a ve b) aittir. Bu çalışmada Güneydoğu Anadolu Kenar Kıvnmlannın
Gölbaşı'ndan Ergani ~ye kadar olan kesiminin yapısı, stratigrafisi ve paleocoğrafik gelişimi incelenmiştir. 1/100.000 ölçekli L 40, L 41 ve L 42 jeoloji haritaları inceleme alanımızı
doğrudan içine almaktadır.
Arpat ve Şaroğlu ( 1 975), ""Türlüye'de Bazı Önenıli Genç Tektonik Olaylar" adlı
n1akelesinde D AF' ın Pal u çevresindeki tektonik özelliklerine değinilmi ştir.
'" Narince-Gerger (Adıyanıan) alanının jeolojik incelenıesi ve petrol imkanları''
adlı dokı:ora çalışmasında Yalçın (1976) Arap platformu sedimentlerinin aynntılı stratigrafık
kesitlerini, Koçali ofıyolitleri ve Karadutflişlerinin özelliklerini tanımlamıştır.
Perİncek (I 978), Yalçın ~ın doktora çalışn1a sahasının kuzeyini araştınnıştır.
Doktora çalışmasında Çelikhan, Sincik ve Koçaii alaniannınjeolojisini inceiemiştir.
Güneydoğu Torosların iç kesiminde 1Vlesozoik-Alt Tersiyer yaşlı ofiyolit
melanjının varlığında söz eden Hall (1979), Güneydoğu Torosların evrin1ine açıklık
kazandırmaya çalışıruştır.
Perinçek'e (1979 a) göre, inceleme alanında kısnıen de olsa görülen Yüksekova
karnıaşıği, okyanusun kapanma devresinde (dalına-batına) okyanusal kabuğun ergimesiyle o i uşn1uştur. Bir yıl sonra Perinçek ( 1980) Toros orojenik kuşağının tektonizn1a dönemlerini
açıklamıştır.
Şengör'e (1980) göre, Avrasya ile Arap kıtalannın Orta (Erken?) Miyosen·de
çarpışması ile Türkiye'de Neotektanİk dönenı başlamıştır. Bu dönemde, Doğu Anadolu
sıkışma bölgesi, Ege graben bölgesi, Orta Anadolu ovalar bölgesi n1eydana gelıniştir. Doğu Anadolu~ da sıkışma rejimi kıtasal kabuğun sıkışıp kalınlaşmasina yol açn1ıştır. Bu sıkışn1a
böigede geniş aianiar kaplayan Yolkanizmaya neden oin1uştur.
Yazgan (1981 ), Malatya-Elazığ arası Toros Orojenik Kuşağında yer alan
Yüksekova v~ Iv1aden kam1aşıklarına ail mağmatik kayaian n ··erkin bir kıta kenan·· mağnıatik
ürünleri olduğunu ileri sürmüştür.
17
Anadolu Sürükleninı Kuşağında yer alan birimlerin birbirleri ile ve Arabistan levhası şelf
çökeileri ile olan ilişkilerini stratigrafik ve jeolojik kesitlerle açıklamışlar, bölgenin tektonik
evrinıinin ancak küçük 1evha1arla ayrılmış, dar okyanusa! gelişim ve kapanım ile
açıklanabileceğini, bu mikro levhalardan birinin de Keban, Malatya ve Pütürge
nıetamorfiklerinden oluşan Arabistan ve Anadolu levhaları arasında yer alan Keban levhacığı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Özçelik ( 1982 b), Maden karınaşı ğı içindeki volkanik kayaçiarın petrolojisine ve
jeokimyasal özelliğine göre sülfid yataklarının mineralojisini araştım11ştır.
Hempton ve Savcı ( 1982), Elazığ-Malatya arasında, Sivri ce batısında yaptığı
petrolejik çalışnıa ile Kampaniyen-Alt Maestrichtiyen yaşlı Elazığ volkanik karmaşığının
(Coriıplex) Bitlis sürüklenim kuşağı kuzey kenan boyunca yüzeylendiğini ve bölgedeki
kuzeye dalımlı büyük tektonik birimlerden birini temsil ettiğini ileri sürmüştür.
Erol ( 1983 a), ··Türkiye ~nin Genç T ektonik ve. Jeon1orfolojik Gelişimi .. adlı
ınakalesinde Türkiye~de dört anajeomorfolojik kuşak, relief ile uyumlu dört tektonik birim
ve bunlarla ilgili iki ofiyoiit k en et zonu ayLrmıştır. "}" azara göre, Anadoiu karası,
Mesozoik-Orta Miyosen arasındaki Paleotektonik dönemde, kuzeyden güneye doğru şeritler halinde
oluşmuştur. Jeolojik verilerin yanında, jeon1orfoloji, genç tekton ik olaylar, iklim ve taban
düzeyi değişmelerine göre Türkiye'de; Eneski yer şekli kalıntıları {DF Sistemleri), Üst
Oligosen aşının1 yüzeyleri (DO sistemleri), Alt-Orta Miyosen aşınım dönemi (Dl sistemleri),
Üst Miyosen dönemi (Dil sistemleri), Pliyosen dönemi (Dili sisteınleri), Enalt PJeyistosen
dönenıi (DIV sistemleri) aşınım yüzeyleri ve dönemleri ile seki sistemlerini ayırmıştır. Erol
sistemi veya modeli adı verilen bu sistem çalışmamızda benirnsenmiş oJ up, yerşekillerinin
sınıilandırılnıasında aynı anlamda kullanılacaktır)
Şengör ve Yılmaz ( 1983 ), Türkiye orojenik kuşağının Mesozoik-Senozoik
tektonik evrimini levha tektoniği çerçevesinde ele almıştır. Kıta kıta çarpışmasında önce
Arap platfom1tı kuzeyinde yaygın bir ofıyoiit yerleşrniş ve dalına batına zonu gelişn1iştir. Bu
dalma-batmarun verileriYüksekova karınaşı ğı yay litoiojisinden sağlan1ışur. Doğu Anadolu
Bölgesinin tenıelini Yüksekova kannaşığı
\'e
içinde en az biransimatİk adayayı kamıaşığınınbulunduğu yığışın1 priznıasının (Doğu Anadolu
Y
ığışın1 Karmaşığı" oluşturduğunu ilerisürmüşierdir.
Sungurlu, D. G. Kurt, O. Perinçek, E. Tıma, E. Çelikdemir ve H. Naz'dan
3 "Erol Sistemi" hakkında daha fazla bigi için yazarın literatürdeverilen (1979, 1983)
jeolojisi ve petrol imkanları araştırılmış ve bu çalışma 1985 yılında Petrol İşleri dergisinde
yayınlanmıştır (Sungurlu vd.,l985).
Asutay (1987), Baskil mağrnatik kayaçiarını ele almış, plaka tektoniğinin·ışığı altında, Baskil mağmatiklerinin bir kıta kenan rnağmatizn1ası ürünü olabileceklerini
belirtmiştir.
Tonbul'un ( 1985) Elazığ batısını kapsayan doktora çalışması inceleme alanımızın
· KD~sunda yer almaktadır. Tüm fiziki coğrafya konularının ele alındığı bu çalışn1adan,
bölgesel ölçekte değerlendim1eler yapılırken faydalanılmıştır. Tonbul'un jeomorfoioji ile ilgili tespitleri özetle şöyledir; Kuzova ve Hasandağı çevresinde (Elazığ Batısı) jeon1orfolojik ana birimlerin ortaya çıkn1ası Orta J\1iyosen' den sonra gerçekleşen Neotektonik dönemde
olmuştur. Volkanik faaliyet bu döneme rastlamaktadir.
Fayli
bir antikiİnal veya dom yapısınıgösteren Hasan Dağı ve uzantıları Fırat Nehri ~nin Keban ~dan sonraki büyük ka visinin
oluşmasını sağlanuştır. Çalışmada beş aşının1 ve tortulanıııa dönemi ayırd edilmiştir. 1\1alatya
Ovası ile Elazığ-Uluova arasındaki saha, yükseln1e alanı olarak ortaya çıkmış, bu yüzden Kuvartemer yarılınası gecikmiş, sekiler yeterince gelişemerniş, Villafrankiyen yüzeyleri yeni yanlmaya başlamıştır.
Araştırına alanının batı bölümünde yer aian Poluşağı çevresinde, !\1aden mağmatik kayaçlarının jeolojisini, jeokimyasını ve tektonik ortamını inceleyen Özçelik
( 1985), IYiaden karmaşığının Pütürge ınasifı üzerine tektonik dokunakla geldiğini, Orta
Eosen yaşlı karnıaşığın Alttan üste doğru kireçtaşı, kalkşist, kırmızı şisc aglon1era ve
volkanik kayaçlarla bunları k~9sen yan derinlik kayaçİardan oluşan birim olduğunu tesbit etn1iştir. Özçelik ~e göre karn1aşık I\1aden n1arjinal haseninde oluşan en simatİk ada yayı
volkanizınası ürünleridir.
Perinçek, Günay ve Koziu (1987), Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Yana! atın1Iı faylan ele aldıkJan tebliğlerinde. inceleme alamnuzın ekseninden geçen Doğu
Anadolu fay zonu hakkında da ek bilgi)er vem1işlerdir.
M.T.A. tarafından lilOO.OOO ölçekli Malatya L 41 paftasında yer alan 1/25.000
oiçekte topoğrafya haritaian esas aiınarak, yine ayn1 ölçekte E.Yazgan \1%8-i 983 ). J.Asutay (1976-1983), M.C.Gühekin ( 1976-1978), N.Poyraz ( 1976-1978),
19
sonra bu pafta1ar birleştirilerek 11100.000 ölçekli Malatya-İ27 paftası jeoloji haritası
hazırlanmış ve 1986 yılında yayınlanmıştır. Bu jeoloji haritası inceleme alammızın önen1li bir bölümünü ve kuzeyini kapsamakta~ haritada litolojik ve stratigrafik birimler oldukça
ayrıntılı bir şekilde belirtiln1ektedir.
Maraş üçlü ekiemi ve çevre yapılannı ele alan Gülen, Barka ve Toksöz (1987)
Doğu Anadolu fayının segn1entleri hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca Doğu Anadolu bloğunda toplam kısalma miktarımn 15.5-16 mnı/yıl olduğunu belirtmişlerdir.
Yine, aynı yıllarda Tatar ( 1 987), bölgeye ait landşaft fotograflarını
değerlendirerek, içinde araşıın11a alanımızında bulunduğu 20.000 kn12 genişlikte bir alanın tektonik haritasını hazırlamıştır.
Aşağı Fırat Bölgesind"~~ Karakaya ve Atatürk Baraj Gölü çevresinde Erol vd.,
(1987) tarafından yapı] an çalışmada sahanın jeoınorfolojisi ve araziden faydalann1a şekilleri üzerinde durulmuştur. Araştırma alanHnızı da kapsayan çalışmadan daha sonra geniş bir
şekilde söz edilecektir.
Türkiye'nin doğal yörelerini tasnif eden Erol l 1983b), PUttirge-Hazar Gölü
çukurl uğunun DAF tarafından oluşturulduğunu ve DAF~ ın Malatya-Maden dağlan bölümünü birbirinden ayırdığını, Güneydoğu Torosların bu bölgede (2608 m.) kapalı yüksek bir duvar görünümünde olduğunu ve aynı zamanda akarsulada bu dağların yarıldığını belirtmektedir. O'na göre, Malatya dağlarında olduğu gibi Kira ve Maden dağlarında da uzun zamandan beri ormanlar tahrip edilmektedir. Ay nca, Malatya ve Elazığ yöresi Doğu Toros dağlarınm orta ve
dış sırası arasındaki havzada yerahr. Yörede, Akdeniz iklimi göze çarpacak şekilde ılıman
etki yapar. Serin yazlar ve ılık kışlar ile birlikte, kuzey ve kuzeydoğuda soğuk hava baskınlan görülür. istisna olarak, l'v1alatya havzası step karakterindedir. Ha\'zada sert kışıara
dayanıklı kuru ormanlar (Trockeın\'-alder), havza tabanı m işgal eden stepler ile .tv1alatya
dağlarının zinreterini teşkil al pin zon arasında kuşak oluştunır.
Doğrudan incelen1e alanıınızı ihtiva eden bir diğer çalışma Y azgan · a {1991) aittir. .. Geology and Tectonic Evolution of the S.E_Taurides·· adındaki nıaka!esinde Yazgan daha önce bölgede yaptığı çalışmaları değeriendim1iştir. l\1alatya güneyini \·e doğusunu içine alan
çalışmada~ stratigrafık ve yapıseti öğeler, kayaç tUrleri ve tektonik birlikleri belirlenmiş, Doğu Toros tektoniğiııin, Keban ve Arap n1ikro ievhaiarı arasında Geç Kampaniyen-Erken t\1aestrichtiyen yay kıta çarpışn1ası ile ilgili olduğu ve çarpışnıa süresinin Erken Eosen ·e
yapnııştır. Akarsu kiyılanndaki h H yüklerden elde ettiği arkeolojik kanıtlarla çok tipik akarsu
sekilerinin Pleyistosen ve Holosen göreli kronolojisini beiirleıniştir.
Yılmaz vd. (1992), Güneydoğu Anadolu Metamorfik n1asiflerinin kökenierini
araştırmışlar ve ilginç sonuçlar ortaya koynıuşlardır. Bunlara göre, Bitlis, Pü.türge, I\1alatya,
Keban ... n1etamorfitleri gibi masifler gerçekte aynı tektonik birime aittir. Bunlar benzer
iektonik ve stratigrafik konumlara sahiptir. Alt Palezaikten Üst Kretaseye kadar kayalan
içeren ortak bir stratigrafik kesitin tüınünü veya bir kesİnıini temsil ederler. Üst Kretase'de
nıetamorfizmaya uğramış olup, bir kıta platfonnundantüremişlerdir.
Karlıova-Çelikhan arasında Doğu Anadolu Fa yı ~nın yeri, yaşı ve atınu ile ilgili bilgiler veren Herece ve Akay ( 1992) fayla ile ilgili önceki bilgilere ek olarak Kuvarterner
birinllerini de haritalanuşlardır.
Önal ve Gözübol ( 1992) l\1alatya metamorfi!Ieri üstündeki örtü birimlerinin
stratigrafisi, yaşı, sedinıanter fasiyesleri ve tektonik evrinıini araştırmışiardır.
Malatya-Yeşilyurt ve Çelikhan arasındaki bölgede yapılan çalışmada, Maiatya ınetamorfitlerinin yerleşim yaşının olasılıkla Geç Eosen, Malatya ınetaınorfitlerinin güneye i tilinesini sağlayan Şerefhan bindirmesinin Elazığ-Bitlis sürükleniminin eş değeri olduğunu ileri süm1üşlerdir.
Yukanda belirtilen çalışmaların yanında, doğrudan inceleme alanımızı
ilgilendiren bir diğer çalışn1a Onnan Bakanlığı tarafından 197 5-1980 yıllan arasında ·· Şi ro
Çayı Havzası . Etüdü ve A van Projesi~' adı altında yapılnuştır. Yine adı geçen bakanlık tarafından 1982-1986 yıllan arasında bu çalışnıa tekrar kalcnıe alınarak ·· Şiro Çayı Havzası Erozyon Kontrolü ve Uygulama Projesi·' hazirianmıştır. Erozyon haritası dışmda
hemen henıen birbirinin aynı olan bu çahşnıa!arda havzanın orman durunuı, ağaçlandınna
yapılacak alanlar, n:eralar, ıslah çalışn1ası yapılacak alanlar ve erozyonu önlemek için
alınn1ası gereken önlemlerle, yapılacak işlerin parasal maliyeti üzerinde durulmuştur. Bu
çaiışn1aiardaıı iigiii konularda söz edilecektir.
Bingöl (1993 ). Elazığ, Penek, Ko\'ancılar arasında Yüksekova kam1aşığına ait
·volkanik kayaçlan petrografik aç1dan inceleyerek, bunların yitim zonunda oluşan ada yayma