• Sonuç bulunamadı

EPİDEMİYOLOJİSİ ENFEKSİYONLARININ HASTANE

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "EPİDEMİYOLOJİSİ ENFEKSİYONLARININ HASTANE"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

HASTANE

ENFEKSİYONLARININ

EPİDEMİYOLOJİSİ

(2)

• Enterobacteriaceae familyası içindeki Gram negatif basillerin yol açtığı direnç sorunu günümüzde oldukça ciddi boyutlara ulaşmıştır

• Hastanede sorun yaratan çoğul dirençli Gram negatif enterik basillerden en önemlileri Klebsiella pneumoniae, Enterobacter spp. ve Escherichia coli suşları olarak

sıralanabilir

(3)

• GSBL (Genişlemiş Spektrumlu Beta-Laktamaz) taşıyan genlerin plazmid yolu ile alınması nedeniyle, ABD’de yoğun bakım ünitelerinde, K. pneumoniae infeksiyonlarının

yaklaşık %20’si ve Enterobacter spp.’nin %31’i üçüncü kuşak sefalosporinlere duyarlı değildir

• Bu plazmidler sıklıkla direnç genlerini de beraberinde taşıdıkları için çoğul dirençli bakteriler ile olan infeksiyonlar büyük sorun oluşturmaktadırlar

(4)

• Enterobacteriaceae familyasından E. coli üriner sistem infeksiyonlarının, K. pneumoniae ve Enterobacter spp. ise pnömoninin en sık karşılaşılan etkenleridir

• Gram-negatif basillerde, antimikrobik maddelere dirençten öncelikle bakterilerin oluşturduğu beta-laktamazlar sorumludur

(5)

• GSBL’ler, penisilinler ile birinci kuşak sefalosporinlere dirençten sorumlu olan TEM ve SHV tipi beta-laktamazların bir mutantıdır ve plazmidle taşınarak hastanelerde epidemilere yol açarlar.

• GSBL oluşturan suşlar, üçüncü kuşak sefalosporinleri ve aztreonamı inaktive ederler. Bu suşlar, aynı zamanda aminoglikozidler, tetrasiklinler ve diğer antimikrobik maddelere de dirençli olurlar. Bu direnç diğer cinsteki bakterilere de aktarılabilmektedir.

(6)

• GSBL ilk kez Knothe ve ark. (1983) tarafından Almanya’dan bildirilmiştir. GSBL en sık olarak Klebsiella sp. suşlarında görülmekle birlikte E. coli, Proteus sp. gibi bakterilerde de gözlenmektedir

• Enterobacteriaceae ailesinde karbapenemlere karşı oluşan dirence sık rastlanılmaz. Ancak son yıllarda plazmidle kodlanan karbapenemazların görülmesinin ileri de sorun yaratacağı düşünülmektedir

(7)

• Enterobacteriaceae ailesindeki bakterilere, kinolonların etkili olduğu bilinmektedir ancak ilk kez Martinez-Martinez ve ark. (1998) tarafından Alabama Üniversitesi’ndeki bir hastanın idrar örneğinden izole edilen siprofloksasine dirençli K.

pneumoniae suşunda, plazmit aracılı kinolon direncinin

varlığı gösterilmiştir

• Ülkemizde ise plazmit aracılı kinolon direnci ilk kez Nazik ve ark. (2005) tarafından bildirilmiştir

(8)

• Nonfermentatif Gram negatif basiller (NFGNB) suda yaşayabilen, üremesi için çok az miktarda besin maddesi gerektiren ve virülans bakımından önemli ölçüde farklılıklar gösteren bir grup mikroorganizmadan oluşmaktadır

• NFGNB, son yıllarda giderek artan oranlarda yoğun bakım birimlerinde sorun oluşturmaktadır. Özellikle Pseudomonas

aeruginosa ve Acinetobacter baumannii tüm dünyada yoğun

bakım birimlerinde sık rastlanılan ve tedavisi yapılamayan etkenler haline gelmiştir

(9)

• Bazı merkezlerde ise Stenotrophomonas maltophilia nadir saptanan ve bazen salgınlar yapan bir etken olarak dikkat çekmektedir

• Pseudomonas sp. türleri dış ortam koşullarına oldukça dayanıklı bakteriler oldukları için hastanelerin tüm bölümlerinden, hatta dezenfektan ve antiseptik çözeltilerinin içinden bile izole edilebilirler. Bu bakteriler birçok antibiyotiğe karşı direnç gösterirler

(10)

• Pseudomonas’ların beta-laktam antibiyotiklere direncinde farklı mekanizmalar etkili olur. GSBL tipi beta-laktamazlara Pseudomonas cinslerinde de rastlanmaktadır. TEM ve SHV tipi beta-laktamazlarla, AmpC tipi beta-laktamaz da oluşturmaktadırlar

• Pseudomonas suşlarında karbapenemleri hidrolize eden enzimlerin bulunduğu ve bunların plazmidler aracılığıyla diğer bakterilere nakledilebileceği belki de ileride epidemilere neden olabileceği düşünülmektedir

(11)

• Acinetobacter cinsi bakteriler de hastane ortamında yaygın olarak bulunan, birçok antibiyotiğe doğal dirençli bakterilerdir

• Yoğun bakım birimlerinde sıklıkla infeksiyonlara neden olurlar. Bu bakterilerin beta-laktamazlara direnci ile ilgili bilgiler henüz tam açıklık kazanmamakla birlikte çoğunun sefalosporinaz ve bazılarının karbapenemaz oluşturduğu saptanmıştır

(12)

• Stenotrophomonas maltophilia, özellikle nemli hastane ortamlarında bulunan ve salgınlara neden olan bir bakteridir

• Hastanelerde başta yoğun bakım hastaları, kanserli hastalar olmak üzere çeşitli infeksiyonlara neden olurlar

• Birçok antibiyotiğe doğal olarak dirençlidirler. Metallo beta-laktamaz ve sefalosporinleri inhibe eden beta-beta-laktamazlar oluştururlar

Referanslar

Benzer Belgeler

Örne¤in, Dom- hoff, ünlü rüya kuramc›s› Freud’un rü- yalar›n›, araflt›rmalar›ndan elde etti¤i ortalama de¤erlerle karfl›laflt›rd›¤›nda, Freud’un rüyalar›nda

TKM’nin iki temel bileşeninden biri olan algılanan kullanım kolaylığı, tıpkı a lgılanan kullanışlılık gibi literatürdeki teknoloji kabulünü inceleyen

Sazak, merkez kenti; merkezi iş alanları (MIA-CBD), imalat sanayi ile ilgili alanlar, konut alanları ve açık alanlardan oluşan, alt kenti genellikle konut alanları niteliğinde

* Ulusal Karbapenemaz Sürveyans Çalışma Grubu (İsme göre alfabetik olarak sıralanmıştır.) Alper Akçalı (On Sekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji

Karbapenemaz şüphesi ile gönderilen 155 izolatta mikrodilüsyon yöntemi ile imipe- nem, meropenem ve ertapenem MİK değerleri araştırılmış; sadece OXA-48 pozitif olan 121

izolatlarında kinolon direnç oranlarının belirlenmesi, aktarılabilir kinolon direnç mekanizmalarından PMQR genleri olan qnrA, qnrB, qnrC, qnrS, qnrD, aac(6’)-Ib-cr, qepA ve

tayininde fenotipik test olarak BA-CA disk testi uygulanmış; 41 SR izolatın hepsinde BA- CA testiyle pozitiflik saptanmış; bunların içinde BA-CA pozitif 33 SR K.pneumoniae

Çalışmamızda sefoksitine azalmış duyarlılık gösteren veya dirençli bulunan 27 E.coli izolatının 2 (%7.4)’sinde CMY-2 benzeri plazmid kaynaklı AmpC enzimi