Prof.Dr. Elif Ünsal
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı
Oral veya nonoral
kaynaklı hoş olmayan koku
E. Ünsal E. Ünsal
Kokunun ağız kaynaklı olduğunu gösteren belirtileri ise şunlardır:
Koku burundan değil, ağızdan çıkar
Etkili bir ağız gargarası ile bir haftada azalır
Hasta konuşmaya başladığında koku artar
Oral hijyenin düzelmesi ve dil fırçalaması ile azalır
Ağız kuruluğu ile birlikte koku artar
Rosenberg ve ark., 1996
İbrani yazıtları (Talmud)
... Ketuba (evlilik anlaşması)
Yunan
Roma
Erken Hristiyanlık dönemi
İslam Kültürü
E. Ünsal E. Ünsal
1940-1950
Fosnick ve ark.
“Osmoskop” adlı cihaz geliştirildi.
E. Ünsal E. Ünsal
Oral Malodor:
Oral kaviteden gelen kötü kokuyu tanımladı
(Kleinberg& Westbay 1990, Newman 1996)
E. Ünsal E. Ünsal
Yapılan çalışmalarda, kadın ve erkek
populasyonu arasında görülme sıklığı ve
şiddeti açısından bir farka rastlanılmamıştır.
Bununla birlikte, tedavi için başvuran
kadınların sayısı erkeklere oranla daha fazla olmaktadır.
Yaş söz konusu olduğunda, değişik yaş grupları arasında ağız kokusunun nedeni
olan VSC`nin ortalama değerlerinin belirgin
şekilde farklı olduğu görülmektedir
.Erişkin populasyonundaki prevalansı
değişkendir.Epidemiyolojik çalışmalar sınırlıdır.
İsveç Çalışması: (n=1681, 2.4% halitosis) Söder et al 2000.
Fransız Çalışması (n=4815, 22% sinde halitosis saptanmış ) Frexinos et al 1998.
Japon Çalışması(n=2672, 28% sinde malodor gözlenmiş) Miyazaki et al 1995.
Amerikan toplumunda (60 yaş üstü hastaların % 30 unda kötü ağız kokusu izlenmiş.Loesche et al 1996.
(1991,2001,2006)
Ürdün popülasyonu %78
E. Ünsal E. Ünsal
Post nasal akıntı
Periodontal hastalıklar
Kötü oral hijyen
Hatalı dental uygulamalar
(restorasyon veya protez)
Ağız kuruluğu
Stres
Menstruasyon
Bazı gıdalar (soğan, sarımsak, alkol)
Tonsil enfeksiyonları
Nasal enfeksiyon ve obstrüksiyonlar
Tonsillolitler (ara sıra)
Bronşial ve akciğer
enfeksiyonları (nadiren)
Karsinomalar (nadiren)
Diabet (nadiren)
Böbrek yetmezliği (nadiren)
Trimetilaminüri (nadiren)
Gastrointestinal problemler (çok nadiren)
Rosenberg, 1996, Attia ve Marshall, 1982
Ekstrensek Nedenler
Ekstrensek Nedenler İntrensek Nedenler İntrensek Nedenler Tütün
Tütün Alkol Alkol
Yiyecekler: Soğan, Yiyecekler: Soğan,
Sarımsak ve baharatlar Sarımsak ve baharatlar
Oral sistemik kaynaklar Oral sistemik kaynaklar
E. Ünsal E. Ünsal
5-8% sistemik nedenler:
Sinüsler gastrointestinal sistem, akciğerler
87% intraoral nedenler
3% tanımlanamayan sebepler
(Delanghe et al 1997,1999)
E. Ünsal E. Ünsal
E. Ünsal E. Ünsal
Gerçek Halitosis
Gerçek Halitosis Pseudo halitosis Pseudo halitosis
Halitophobia Halitophobia
Kötü koku gerçek bir problem Kötü koku gerçek bir problem olup organoleptik veya
olup organoleptik veya
fizikokimyasal yollarla tesbit fizikokimyasal yollarla tesbit edilebilir
edilebilir
A) A)Fizyolojik halitosis: Fizyolojik halitosis:
sabah nefesisabah nefesi
B) B)Patolojik halitosis Patolojik halitosis (Oral and extraoral : (Oral and extraoral :
Respiratuvar, non respiratuvar:
Respiratuvar, non respiratuvar:
Metabolik, hepatik,renal) Metabolik, hepatik,renal)
Oral malodor gerçekte Oral malodor gerçekte
yoktur ama hasta sahip yoktur ama hasta sahip
olduğunu düşünür.
olduğunu düşünür.
Phobia da ise gercek ve Phobia da ise gercek ve
pseudo halitosis pseudo halitosis
tedavisinden sonra hasta tedavisinden sonra hasta
koku var inancındadır.
koku var inancındadır.
Dişler Dil
Periodontal cepler
E. Ünsal E. Ünsal
Dişler üzerindeki depozitler: PLAK
Oral malodora neden olabilirler. Deneysel gingivitiste bu olay gösterilmiştir.
(Kostelc JG et al . 1984) Büyük kavitelerin varlığı
E. Ünsal E. Ünsal
Dil dorsal yüzeyi ağızdaki
kokuşma için esas faktör olarak gösterilmiştir.
Rosenberg M et al: J.Dent Res 1991:70(11):,436-40.
Boever et al:JADA 1995,Vol 126:1384-1393.
ADA Association Report: JADA 2003,Vol 134:
209-214.
E. Ünsal E. Ünsal
Deskuame epitel hücreleri, kan
hücreleri ve bakterilerden oluşmuştur.
Dil dorsumunda tek bir epitel hücresine 100 bakteri tutunduğu gösterilmiştir.
Dorsal yüz morfolojisi: Düzensizdir. Multiple fissür ve mukozal papiller vardır.
Bakteriyel mikroflora: Malodora neden olan birçok anaerob bakteri mevcuttur.
E. Ünsal E. Ünsal
Gram positive
Actinomyces species
A.naeslundii
A.odontolycus
A.viscosus
Streptococcus salivarius
S.sangius
S.mutans
Lactobacillus species Rothia dentocariosa
Gram Negative
P.gingivalis
P.intermedia
Capnocytophaga (smooth)
Capnocytophaga (rough)
Fusobacterium species
E. Ünsal E. Ünsal
Dil Dil
E. Ünsal E. Ünsal
Dil dorsumunun normal görüntüsü hafif pembemsi veya ince beyaz bir
kaplanmadır.
Chen, 1987
Dil kaplanması, bakterileri, oral
mukozadan desquame olmuş epitel hücrelerini, periodontal ceplerden
kaynaklanan lökositleri, kan metabolitleri ve çeşitli besinleri içerir.
Quirynen ve ark., 1998 Yaegaki ve Sanada, 1992
Porphyromonas gingivalis: Lee ve ark., 1999
Actinobacillus actinomycetemcomitans: Asikainen ve ark., 1991, Timmerman ve ark., 1998
Prevotella intermedia: Van Winkelhoff ve ark., 1986, Danser ve ark., 1994, 1995, Timmerman ve ark., 1998
Eikenella corrodens: Lee ve ark., 1999
Capnocytophaga: Könönen ve ark., 1991
Spiroketler: Lee ve ark., 1999
Yaşlılarda dil kaplanması değişen diyet alışkanlıkları, oral hijyen metodlarını
gerçekleştirmedeki başarısızlıklar, azalan tükrük akışı nedeniyle renklenmeye
eğilimlidir.
Ralph, 1987 Massler, 1980
Ayrıca, filiform papillalarda yaşla birlikte bir artış görülmektedir.
Chen ve
Hu, 1986
Dil yüzey tabakasının durumu:
-Yok -Az
-Orta veya Çok
Dil Yüzeyindeki Fissürler -Var
-Yok
E. Ünsal E. Ünsal
TCI 1 Skoru
TCI 2 Skoru
TCI 3 Skoru
Periodontitiste tükrük
VSC:
Volitil Sülfür
Bileşikler i
Hızla kokuşur
Yüksek hidroliz gösterir indol ve sülfid içerir.
Periodontal cep sayı ve derinliği arttıkça artar.
pockets (Tnozetich 1978,Yaegaki&Sanada 1992)
Kemik kaybının artması ile artar.
PPD,CAL ve BOP ile ilişkili bulunmuştur.(Morita &
Wang 2001)
E. Ünsal E. Ünsal
Birçok çalışma oral malodorun periodontal hastalık veya dil kaplamasında artış ile
sonuçlanan kötü oral hijyen varlığında ortaya çıktığını göstermektedir.
Miyazaki ve ark., 1995 Morita ve ark., 2001 Yaegaki ve ark., 1992
Salya veya subgingival plak in vitro olarak putrifiye olmaya bırakıldığında gram
negatif bakterilerin baskın hale geldiği görülmektedir.
Goldberg ve ark., 1996 McNamara ve ark., 1972
F. nucleatum,
T. denticola,
P. intermedia,
P. gingivalis,
B. forsythus,
Eubacterium ve diğer subgingival türler
methionin, sistin veya serum proteinlerinden büyük miktarlarda CH3SH ve H2S üretebilmektedir
Persson ve ark., 1989,1990
Genellikle kronik marjinal gingivitisle sınırlıdır ve bu da
erişkin populasyonda hastalığın ileri formuyla karakterizedir.
Gingival enflamasyonun klinik görünümü eşit miktarda dental plağa sahip daha büyük çocuklara veya erişkine oranla daha ılımlıdır.
Çocuklarda enflame dişetinden infiltre olan enflamatuar hücreler çoğunlukla lenfositken, erişkinlerde lenfosit ve plazma hücreleridir.
Kronik enflame erişkin gingival dokular histolojik olarak
periodontal yerleşmiş lezyonu gösterirken, klinik olarak aynı derece enflame dokular çocuklarda erken lezyon
karakteristiklerini gösterir.
Periodontal hastalıkta bulunan mikroorganizmalara karşı serum antibody seviyesinin çocukluktan erişkin döneme doğru arttığı saptanmıştır.
Çocuklarda Periodontal hastalıklar:
Süt dişlenme döneminde diş sürmesinin periodontal
mikroorganizmaların gelişiminde oynadığı rol hakkında veri azdır.
Dişlerin sürmesi ve bakteriyel kolonizasyon için ekolojik bir ortam yaratan gingival yarığın (crevice) oluşumu
mikrofloranın oluşmasında rol oynar gibi gözükmektedir.
Süt dişlerin etrafındaki oluk derinlik ve anaerobların
oluşumu için gerekli ortamı sağlama yönünden periodontal hastalıkla ilişkili patojenlerin oluşturmada etkisizdir.
Çocuklarda konak cevabının tam oluşmamış olması mikroflora üzerine etkili olabilir.
Darby ve Curtis, 2001
Erişkinlerde Fusobacterium, Eubacterium ve Lactobacillus türleri daha fazla
gözlemlenirken, çocuklarda Leptotrichia, Capnocytophaga ve Selenomonas türleri baskın olarak bulunmaktadır.
Moore ve ark., 1984
Puberte periodontal flora üzerine büyük etkiye sahiptir. Bu etki sonucunda ve seks hormonlarının da katkısıyla bu
dönemde gingivitis görülme sıklığında ve şiddetinde büyük bir artış görülmektedir.
Bimmstein ve Matsson, 1999
Yapılan çalışmalarda, prepuberteden puberteye ve sonrasında postpubertal döneme geçişte,
- kolonileşen gr (-) türlerde
- siyah pigmente rod kolonizasyonunda
- P. intermedia, Capnocytophaga ve E. corrodens oranlarında artış gözlenmektedir.
Darby ve Curtis, 2001 Delaney ve ark., 1986 Darby ve Curtis, 2001 Nakagawa ve ark., 1994 Darby ve Curtis, 2001
Çocuklarda anaerob mikrofloranın oluşumu hakkında yeterli bilgi yoktur.
Bazı çalışmalar da, erişkin ve çocukların subgingival mikroflorası arasında farklılık
gösterilememişken, bazılarında farklılık ortaya konulmaktadır.
Delaney ve ark., 1986 Moore ve ark., 1987 Kamma ve ark., 2000
Çocuklarda görülen halitosis ile erişkinlerde görülen halitosis kokuyu oluşturan içerik
bakımından genel olarak benzerdir.
Bu erişkinlerde kokuya neden olan oral
patojenlerin, çocukların dental plaklarında da bulunması nedeniyle şaşırtıcı değildir.
T.Karaman tez çalışması
Çocuklar da
plak indeksi
sondlamada kanama
food impaction
dil kaplaması
diş fırçalaması ile ağız kokusu arasında
oldukça anlamlı pozitif ilişki göstermişlerdir.
Düşük sosyo-ekonomik düzey yüksek VSC değerlerinin bir başka nedenidir.
Cinsiyet ve yaş grupları ile VSC değerleri arasında bir ilişki gözlenmemiştir.
Ağız sağlığının kötü olduğu çocuklarda ağız kokusu görülme sıklığı da artmaktadır.
T.Karaman tez çalışması
Diş fırçalama sıklığı ve alışkanlığı ile VSC kategorileri arasındaki ilişki anlamlı
bulunmuştur. Ağız hijyeninin artışı ile ağız kokusunda azalma dikkat çekicidir.
TCI skorları ile VSC kategorileri arasında oldukça anlamlı ilişki görülmektedir. Dil
kaplamasının artışı ile ağız kokusu görülme sıklığı artmaktadır.
T.Karaman tez çalışması
E. Ünsal E. Ünsal
Hidrojen Sülfid (H
2S)
Metil merkaptan (CH
3SH)
Dimethyl sülfid (CH
3SCH
3)
Dışarıya verilen hava içerisinde ki bakteri kokuşma ürünleridir.Bu
bileşikler ağızda yer alan VSC nin %90 ını oluştururlar.
E. Ünsal E. Ünsal
90%
Hydrogen sulfid
Methylmerkapt an
Dimethylsulfid
10%
Cadaverine
Putrescine
Skatole
E. Ünsal E. Ünsal
BOP + ceplerde artmış düzeyde bulunur.
Dokular için toksiktir.
Oral ve bağlantı epitelinin permeabilitesini değiştirir ve bu yolla periodontitis
patogenezinde rol alır.
E. Ünsal E. Ünsal
IL-1 and prostaglandinE2 salınımını arttırır.
Fibronektin metabolizmasını değiştirir, doku yıkımı ile ilgili immünolojik ve enzimatik
reaksiyonlarla ilişkilidir.
Periodontal doku yıkımını hızlandırır.
E. Ünsal E. Ünsal
Ağız kokusu şikayeti
Hasta medikal hikayesi ve ağız içi muayenesi.
Oral malodor düzeyinin belirlenmesi.
E. Ünsal E. Ünsal
Muayene öncesinde şunlardan kaçınılmalıdır:
İçme
Yemek yeme
Çiğneme
Çalkalama
Gargara yapma
Sirgara
Randevudan en az iki saat öncesine kadar bunlar yapılmamalıdır.
E. Ünsal E. Ünsal
1-Organoleptik Ölçümler
2- Volatile Sulfur Bileşiklerinin Ölçülmesi
a)Gaz kromatografi (GC) b)Sulfid monitoring
3-BANA Test
E. Ünsal E. Ünsal
1-Direk testler :Kötü kokuyu koklamak.
(organoleptik)
•
Koku yapan sülfür içeren bileşikleri halimetre ve gaz kromotografi ile tesbit etmek (GC).
2-Indirek metodlar:Mikrorganizmaların ürettiği ürünleri invitro olarak
değerlendirmek. BANA test
Kimyasal sensörler: Vsc yi cep veya dil
yüzeyinden sülfide hassas probla ölçmek
E. Ünsal E. Ünsal
Organoleptik Skorlar= Direk koklama yöntemidir.
Değerlendirme Skalası:
1-Koku yok
2-Varla yok arası koku
3-Orta düzeyde malodor. Koku kesin olarak tesbit edilmiştir.
4-Kuvvetli malodor.
5-Ciddi kuvvetli malodor.Değerlendiren kişinin tolere edemeyeceği derecede malodor..
E. Ünsal E. Ünsal
Altın standarttır.
Subjektiftir : Değerlendiren
kişiler kalibre olmak zorundadır.
Hasta ve hekim için rahatsızlık yaratan bir işlemdir.
E. Ünsal E. Ünsal
Ucuzdur
Taşınabilir.
Kolay kullanıma sahiptir.
VSC nin içeriğini ayırd edememektedir.
E. Ünsal E. Ünsal
VSC ölçümünü parts -per-billion (ppb) cinsinden kalitatif olarak değerlendirir.
Taşınabilir sulfid monitorudur.
Hydrogen sulfide.
Yüksek sensitiviteye sahiptpr.
E. Ünsal E. Ünsal
methyl mercaptane, volatile
fatty acids and cadaverine karşı düşük sensitivite gösterir.
Organoleptik skorlarla 18% - 41%
korelasyon gösterir.
E. Ünsal E. Ünsal
Pipete birleşen teflon tüp.
Hasta pipeti
yerleştirmeden önce 30-60 sn süre ile
ağızını kapalı tutar,
Dudaklar birbirine değecek şekilde
pipet ağız içerisine 3 cm itilir.
E. Ünsal E. Ünsal
Nefes örneği
sensordan geçer ve sülfid seviyesi tesbit edilir.
Hastaya
burnundan nefes alması söylenir.
Sülfid düzeyi parts per billion (ppb) cinsinden ifade edilir.
E. Ünsal E. Ünsal
<150 ppb :
normal VSC
300-500 ppb: bad breath kötü ağız
kokusu nu gösterir.
E. Ünsal E. Ünsal
Gaz kromatografi
BANA Test
Treponema denticola
Porphyromonas gingivalis
Bacteroides forsythus
E. Ünsal E. Ünsal
Kaynağı tesbit edin,
Nasal Ağız Potansiyel olarak
medikal bir etiyolojisi
vardır dental &
periodontal
Doktora yönlendirin tedavi
E. Ünsal E. Ünsal
Halitosis orijinin tesbit edin
Fizyolojik halitosis (geçicidir,
hiposalivasyonla ilişkili,uykuda artmış mikrobiyal metabolik aktivite ile ilişkili., mensturasyonla artar.açlık da benzer kokuya neden olur.
Hasta kişisel bakımı
Uygun temizlik (yeme,içme, diş fırçalama ,dil fırçalama )
E. Ünsal E. Ünsal
Patolojik Halitosis:
Uygun temizlik (dental ve dil yüzeyi temizliği tongue scraping).
Dental periodontal problemlerin tedavisi , hatalı restorasyonların düzeltilmesi.
Antimikrobiyal yaklaşım.
Dahiliye uzmanına yönlendirme.
E. Ünsal E. Ünsal
Profesyonel olarak detartraj politür motivasyon
Fırçalama
Floslama
Dil yüzey temizliği
E. Ünsal E. Ünsal
Ağız gargaraları,diş macunları, pastiller
Ağız gargaraları:
Chlorhexidine
Esansiyel yağlar (Listerine)
Triclosan and çinko klorid
Cetylpyridium chloride
E. Ünsal E. Ünsal
CHX (0.2%)
CHX (0.12%)-NaF(0.05%)
CHX 0.05%+CPC(cetylpyridinium chloride 0.05%)Zn(zinc laclate 0.14%) oral rinses 12 days, effect on morning breath
VSC ve dil yüzeyi
mikroorganizmalarında anlamlı azalma.
E. Ünsal E. Ünsal
Klinisyenler bu hastalarla ağız
kokularının olup olmadığı konusunda tartışmamalılar.
Hastalara dil yüzey temizliğini ne şekilde yapacakları anlatılmalı.
Hastalar etrafındaki kişilerin
davranışlarına göre ağızlarının kokup kokmadığına karar vermemeli.
Psikoloğa yönlendirilmeliler.
E. Ünsal E. Ünsal
Muayene sırasında ağız kokusunun bulunmaması.
Başka nedenlerle ağız kokusunun olmuş olması
Tedaviye uyum göstermeyen hastalar
Tedavi ile sorunlarının giderildiğini düşünmeyen hastalar
E. Ünsal E. Ünsal
Toplum ağız kokusunun tesbit edilip tedavi
edilebildiği konusunda bilgili değil (GC ve sulfid monitorü)
Hastalar bazan doktorlar ve dişhekimleri tarafından
yanlış yönlendirilebiliyorlar
E. Ünsal E. Ünsal
Multidisipliner ağız kokusu klinikleri (1993) Belçika: Catholic University of Leuven KBB
uzmanı, periodontolog,dahiliyeci, psikiyatrist
E. Ünsal E. Ünsal
Fakültelerde ağız kokusu klinikleri kurulabilir,
Dişhekimleri ağız kokusunu tedavi edebilmeli ya da hastaları
yönlendirebilmeli,
Üniversitelerde tıp,diş hekimliği ve psikoloji dallarında bu konu ders
programları içerisinde yer almalı.
E. Ünsal E. Ünsal