Köprünün yıkılan iki gözünü gösteren fotoğraf.
E D İ R N E D E E S K İ K Ö P R Ü
BİR KISMININ YİKİLMASİ DOLAYİSİYE Prof. Dr. A, Sühayl Ünver
13 Şubat 1947 tarihli Cumhuriyet gazetesi yanlış konan diğer bir köprü resmile (1) (Eidrne-nin tarihî Tunca köprüsü dün yıkıldı) başlığı al-tında on ikisinde Edirneden telefonla söylenen bir haıberi yayınladı. Bittabi Edirnemizin altı buçuk asırlık Türk bünyesinden bir taş koptu diye üzül-dük. Yıkılması bizlere bir üzüntü oldu ise, yapıla-maması veyahut modern inşaata uyularak yerine betondan bir köprü oturtulması endişesi bizi iki defa üzdü. Lâkin bu hissimiz şimdi azalmıştır. Çünkü köprü behemehal tamir edilecektir. Ve yı-kılan kısımları da demirden yapmıyacaklardır. Kıymetli fencilerimizin bugünün çok ileri tekniği-ne vâkıf oldukları kadar bu köprünün dilini ve mâ-nasını da sezmeğe heves göstereceklerinden emi-nim.
Köprünün çok dikkate değer bir tarihi var-dır. Bunu bize kıymetli bir meslektaşımız, rahmetli Dr. Rıfat Osman, Millî Mecmuada (No.95,1927) da yani tam yirmi sene önce Edirne nehirleri
serisin-(1) Turink Kulübün son mecmuasında da yanlış bir re-tim vardır.
köprüler kurmak marifeti karşısında torunlarının muhafaza etmek marifetini maalesef tevarüs et-memelerinden bu facia olmuş bulunuyor. Yani mühim bir kısmı yıkılıyor. Yirmi sene Önce Dr. Rıfat Osman, faciayı bildirmiştir. Çünkü o hekim-di, bir hastalığın ne seyir takip edeceğini .biliyor-du, Karşısındaki köprü de onda böyle haklı bir en-dişe uyandırmıştı.
İşte asırlar ve yeni köprüler üzerinden geçtik-çe Eski köprü adını alan bu muazzam eser 11 ayak üzerine ve 10 kemer üstüne yapılmıştır. Enisül'mü-safirîn müellifi Hibrî Abdurrahman Çelebi (Mu-abbiri Muteber) cümlesinin ebcetle neticesine gö-re 1024 (1615) de yapılmıştır, demektedir. Lâkin Edirneli şair Kâmi'nin bir mermere oyulup köprü-nün ortasındaki tarih kasrına konulan tarihinde 1016 (1607) tarihi vardır.
Kâmı tarihi budur:
Ekmekçizade Ahmet paşayı 'kâ mikan Hayratını görenler etmez mi hayr ile yâd Bu devlet içre defterdar oldu on sekiz yıl Ba haşmeti vezaret ba devleti hudâdad Doldurdu Tunca nehrin simii zerle Bu cesri bi adili lillah ettî bünyad Maksudu bir duadır ancak gelip geçenden Lâyık budur ki sen de ruhunu edesin şad Kâmi dedi esası müstahkemine tarih Zihinde râhi gülşen bu cesri Ahmet abad,
1016
Yazma (Rehberi Seyyahın Becanbihi Edime) de köprü hakkındaki izahat budur: (... Ekmekçi-zade Ahmet Faşanm sekiz kemer üzerine bina ey-lediği ct-sridir kî elyevm Eski köprü diye maruf-tur. Mezkûr Ahmet Paşa köprüsünün istikametin-de Meriç ve Arda nehirleri üzerinistikametin-de Sultan Mah-mudu Adlînin başlayıp Abdülrnecidin bitirdiği köprü, Yeniköprü diye meşhurdur).
Doktor Rıfat Osman. Edirne Rehnümasmda (1920, S 66) burasına. Eskiköprü admı veriyor. Bu köprüyü rahmetli mimar Kemaleddin'in nefaset
Edirnede Tunca Köprüsü
ve metaneti itibariyle âsârı nefiseden saydığını Evailde Yeniköprü adiyle meşhur idi diye bildir-mektedir.
Lâkin Millî Mecmuadaki bir seri makalelerin-den birisine (1927 N. 45) bize şu ibret verici tafsi-lâtı vererek mimar Kemaleddinİn hayranlığı se-beplerini ortaya koymaktadır: Diyor ki:
(13 sene mukaddem (yani 1914 de) bu köprü-yü genişletmek için kanatlarım kaldırarak demir putreller üzerine bir döşeme inşasiyle tramvay geçirilmesi düşünülmüş idi. Bu esnada Edirnede bulunan üstad mimar Kemaleddin Bey merhum bir ateş parçası kesilerek:
— Edirnede Sultan Selim camii kadar ve bel-ki o nisbette bir kıymettar eser var ise o da Ahmet paşa köprüsüdür. Onun taşına ilişmek cinayettir. Eğer bu kusur yapılırsa evlât ve ayalimi alıp bu memleketten çıkar giderim, dediği esnada çok de-fa itidalini muhade-faza eden merhumun elleri titri-yordu. Birkaç gün sonra bu kıymetin ne olduğu-nu sordum. (Taşların ihzarında ve yerlerine koolduğu-nu- konu-luşunda öyle bir meharet vardır ki, her taş ancak sıkletini taşıyor, mücevher bir eserdir) dedi.
Mimar Mazhar A l t a n a göre (Tanin 5 Mart 1947) bu eser Sultan Ahmet camii mimarı meşhur (Mehmet ağa) ya yaptırılmıştır. Köprünün 12
Takriben 30 yıl önce yıkılan, Edirnenin tanınmış ailelerinden birine ait konağın, silâhşor odasının tavanı kenarın-daki levhadan kopya edilen bu resim. Edirnede yeni köprünün 3 asır evvelki halini göstermektedir. Köprünün sağ tarafındaki ağaçlıklar arasında görülen bina demir taş kasrına ait olup burada hudut tafburlarmm idaresinde bir k a -rakol vardır, 70 - 80 yıl öncelerine kadar büyük sallar ve hafif nehir kayıklariyle yakacak ve yiyecek gibi mad-deler Filibe ve havalisinden, İzmir ve Akdeniz adalarının yaş ve k u r u meyvaları ile yolcu nakliyatı yapılmakta İdi. Son zamanlara kadar Eskiköprü civarında günden güne harap olan kâgir mağazaların bulunduğu yere iskele denirdi. Sallar ve kayıkların adalardan Edirneye getirdikleri muhtelif eşyanın alım ve satım merkezi burası idi, resimde görülen kayıkların şekli Çin nehirlerinde kullanılan (Sampan) veya (sampang) denilen nehir kayıklarına benzerdi.
Bu kayıklar Dimetoka ve Inoz'da yapılırlardı Dr. Rifat Osman'ın notu
zü vardır. Yalnız bir ayağına dayanan iki gözü çökmüştür. Mahallinde incelemesine göre yıkılma sebebi hakkında şu mütalâada bulunmaktadır :
(Köprü ayağı şevli mahmuzlarının üst kısım-larındaki talî gözlere kadar yükselen ve buralara dolan suların nihayet dona çevirmesi ve tazyik hacminin artarak yapı bünyesine yayılması gitbi fizikî tesirlerin bir araya gelmesinden ileri gel-miştir kî, hiç bir veçhile eserin monumantal kıy-metine bir eksiklik verebilecek mahiyette değil, hattâ bu kadar büyük kuvvete mukavemeti bakı-mından sağlamlık ölçüsü üstünlüğüne bir delil de olmuş ve ayrıca yıkılma esnasında yapı bünyesi-nin dağılmaması ve yekpare bir şekilde çökmüş bulunması da bu delili kuvvetlendirmiştir. Tahli-ye gözleri zamanla dolmuştur ve feTahli-yezan sarfiyatı-nın geçmesine kâfi gelmemiştir).
Şimdi ortada bir vakıa vardır. Bu köprünün iki gözü yıkılmıştır. Edirneyı Karaağaca bağlıyan şose üzerindedir. Edirne bu köprüsüz olamaz. Fa-kat ben diğer köprülerin kışları, bakımsızlık ha-sebiyle birer ikişer göçeceğinden korkuyorum.
Onlar bu köprüye de benzemez. Yapıları Ekmek-cibaşı köprüsü kadar kuvvetli olmadığı ve bakım-larına da ihtimam edilmediği halde bu güne kadar kalmışlardır. Bu köprüyü yapmağı düşünürken di-ğerlerini de gözden geçirmeli ve yataklarım olsun ayıklatmalıyız.