• Sonuç bulunamadı

AKCİĞER ABSESİ. Yrd.Doç.Dr. Süreyya YILMAZ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "AKCİĞER ABSESİ. Yrd.Doç.Dr. Süreyya YILMAZ"

Copied!
31
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

AKCİĞER ABSESİ

Yrd.Doç.Dr. Süreyya YILMAZ

(2)

• Akciğer parankimini bir bölümünün nekroze olması ve harabolmuş kısım içinde püy veya nekrotik dokunun toplanması

• Genellikle çapı 2 cm.den büyük, pürülan materyal içeren kaviter, sınırlı bir nekroz alanıdır

• Multipl daha küçük (2 cm ) apselerin oluşması nekrotizan pnömoni

• Kavite sıklıkla hava-sıvı seviyesi gösterir.

(3)

AC APSESİNİN ETYOPATOGENEZİ

• En önemli risk faktörü orofarinksteki infekte materyalin aspirasyonudur.

• AC apselerinin çoğu aspirasyon için

predispozisyon olan hastalarda ve kronik AC hastalığı, malignite veya DM gibi sistemik ya

da lokal immün yetmezlik durumlarında ortaya çıkar.

(4)

PATOGENEZ

1. Orofarengeal floranın bronkojenik aspirasyonu

Ağız hijyeni bozulmuş kişilerde

Aspirasyonun kolaylaştığıkişilerde

Genel anestezi, alkolizm, narkotik ilaçlar, epilepsi ve SVO, kafa travması, koma

Özefagus hastalıkları (karsinom, divertikül, akalazya)

Trakeobronşiyal fistüller (konjenital, travmatik, neoplastik)

Bilateral vokal kord paralizisi

NM hastalıklar

Skleroderma

Hiatus hernisi

Farenks anestezisi (tonsillektomi, dental cerrahi)

Doğal mekanik bariyerin bozulması (trakeostomi, entübasyon)

(5)

PATOGENEZ

2. Hematojen yol

 Bakteriler kan yoluyla akciğerde multiple abselere neden olur (bakteriyemi)

 En sık etkenler S.aureus ve Gr (-) basiller

 Bakteriyemi yapan durumlar:

Sağ kalpte infektif endokardit

İV ilaç bağımlılığı

İnfekte iv kanüller

Septik tromboflebit

Abdominal/pelvik sepsisler

Üriner infeksiyonlar

(6)

PATOGENEZ

3. Travma:

4. Transdiyaframatik: hepatik veya subfrenik abseler

5. Pulmoner infarktın enfekte olması

6. Bronş obstrüksiyonuna bağlı: Tm veya yabancı cisim distalindeki infeksiyonun abseleşmesi

(7)

AC APSESİNİN SINIFLANDIRILMASI

• Tanıdan önce geçen semptom süresine göre:

1) AKUT APSE: Hastanın semptomları 2 haftadan daha kısa sürelidir.

2) KRONİK APSE: Hastanın semptomları 4-6 haftadan daha uzun sürelidir (malignite?)

(8)

SINIFLANDIRMA

Eşlik eden hastalık olup olmadığına göre:

1) PRİMER AC APSESİ

Eşlik eden hastalığı bulunmayan kişilerde pnömoni veya aspirasyon sonrasında gelişen

AC apselerinin çoğu primerdir (%80).

İnfeksiyöz orijinli apselerdir.

2) SEKONDER AC APSESİ

Daha önceden mevcut bronş obstrüksiyonu, İmmün yetmezlik veya bronşektazi,

AC dışı bir odaktan yayılım sonucu

(9)

ETYOPATOGENEZ

AC Apsesi oluşumunda:

• Kontamine materyal aspirasyonu

• Aspire edilen bakterinin virülansı

• Solunum sistemi savunma mekanizmaları

• İnfeksiyöz inokulumun büyüklüğü

(10)

ETYOPATOGENEZ

• AC Apsesi gelişiminde periodontal hastalık varlığı çok önemli bir risk faktörüdür.

• AC Apsesi olgularının çoğunda asemptomatik dişeti hastalığı bulunur.

• Periodontal hastalıkta ağız florasında anaeroplar hakimdir.

• AC apsesi aspirasyondan 7-14 gün sonra oluşur.

(11)

ETYOPATOGENEZ

• AC Apsesinin lokalizasyonu aspirasyon sırasında hastanın pozisyonu ile ilişkilidir.

• AC Apsesi sağ AC’de daha fazla görülür.

• Üst lobların posterior segmenti ile alt lobların apikal ve bazal segmentleri en fazla etkilenir.

(12)

ETYOPATOGENEZ

• AC Apsesi en sık olarak nekrotizan pnömoninin komplikasyonu olarak ortaya çıkar.

• Nekrotizan pnömoniler diğer pnömonilere göre daha sık apseleşir.

• Uygun biçimde tedavi edilmeyen aspirasyon pnömonileri primer AC apsesine ilerleyebilir.

(13)

ETYOPATOGENEZ

• Bronş obstrüksiyonu postobstrüktif

pnömoniye yol açarak apse oluşumuna sebep olabilir.

Epidermoid karsinom en sık apse formasyonu ile birlikte olan AC kanseridir.

• AC apseli olguların %17’den fazlasında

zeminde bronş karsinomu vardır, bu oran yaşlı hastalarda daha yüksektir.

(14)

ETYOPATOGENEZ

• AC apsesi daha önceden mevcut bir bül veya AC kistinin ya da perfore hidatik kistin enfekte olması sonucu oluşabilir.

• KC’in üst kısmındaki apseler diafragmaya penetre olarak AC’e açılabilir.

• Özofagus, mediasten ve vertebralarda oluşan infeksiyonlar AC’lere yayılarak nadiren apse oluşumuna yol açabilirler.

(15)

KLİNİK

Anaerop bakterilerle oluşan AC Apsesinde

Hastanın öyküsünde aspirasyon için risk faktörleri vardır.

Klinik bulgular genellikle yavaş gelişir (Subakut-kronik).

Semptomlar

Çok yüksek olmayan ateş (38-38,5°) Prodüktif öksürük

Plöritik göğüs ağrısı İştahsızlık, yorgunluk Kilo kaybı

Hemoptizi

Balgam karakteristik olarak kötü kokuludur.

(16)

KLİNİK

Aerop bakterilerle oluşan AC Apsesinde

• Semptomlar akut olarak ortaya çıkar

• Genellikle akut pnömoni semptomlarına benzer

• Ateş 39-40° ye kadar yükselebilir

• Daha çok hastane kökenli AC apselerinde veya immün yetmezlikli olgularda görülür.

(17)

FİZİK MUAYENE

Erken dönemde fizik bulgular pnömonideki gibidir.

Perküsyonda matite Solunum sesleri 

Bronşial solunum sesi ve inspiratuar raller

Kavite oluştuktan sonra kavernöz solunum sesi duyulabilir (nadir).

Kronik olgularda çomak parmak (%20)

Hematojen apselerde endokardit veya tromboflebit bulguları

(18)

MİKROBİYOLOJİ

AC Apsesi olgularının %80-90’da etken ANAEROPLARDIR.

Peptostreptococcus

Microaerophilic streptococcus Bacteroides fragilis

Fusobacterium nucleatum

Genellikle anaeroplarla birlikte aeroplar

AC apselerinin %10’da aeroplar tek başına sorumlu patojendir.

Staph. aureus

Klebsiella pneumoniae Pseudomonas aeruginosa Streptococcus pyogenes

(19)

MİKROBİYOLOJİ

Daha az sıklıkta apse oluşumuna yol açan bakteriler

E. coli

Hemophilus influenza tip B Pseudomonas pseudomallei Grup A streptokok

Nocardia asteroides Actinomyces türleri

Mantarlar

(Aspergillus, candida albicans, histoplasma, blastomyces, c. coccidioides)

Parazitler

(Echinococcosis, Entamoeba hystolytica, paragonimus westermanii)

Mikobakteriler de apse gelişiminden sorumludur.

(20)

MİKROBİYOLOJİ

AC Apsesinde etkenler immün yetmezlikli hastalarla immün yetmezliği olmayanlarda farklı olabilir.

İmmün yetmezlikli hastalarda

Nocardia

Mycobacterium (m. tbc, m. kansassi) Mantarlar (aspergillus)

Pseudomonas aeruginosa

sık rastlanılan etkenlerdir.

Hastane kökenli infeksiyonlarda etken genellikle Staph. aureus

Gram (-) bakteriler  Pseudomonas aeruginosa Enterobacter

Proteus

Klebsiella pneumonia

(21)

RADYOLOJİ

Genellikle 2 cm. den büyük, hava-sıvı seviyesi gösteren yuvarlak soliter kaviteli kitle

Erken dönemde kenarları belirsiz homojen veya nonhomojen opasite

Hava-sıvı seviyesi apsenin bronşa açıldığını gösterir

Hematojen yolla oluşan AC apseleri multipl, küçük çaplı, yuvarlak ve iyi sınırlı nodüler

lezyonlar şeklindedir. Alt loblarda ve periferde daha fazladır.

(22)
(23)
(24)
(25)
(26)

LABORATUVAR

• Lökositoz

• Periferik yaymada sola kayma

• Kronik inflamasyon anemisi

• Sedimantasyon yüksekliği

(27)

MİKROBİYOLOJİK TETKİKLER

Üst solunum yolu bakterileri ile kontamine olduğu için balgam kültürünün güvenilirliği azdır.

Ampiyem veya bakteriemi varlığında plevra sıvısı veya kan kültürü yapılır.

Tedaviye yanıt vermeyen olgularda:

Transtrakeal aspirasyon

Radyografi eşliğinde perkütan akciğer aspirasyonu

Bronkoskopi ile alınan bronkoalveoler lavajın kantitatif kültürü veya

Korumalı fırça katateri ile alınan materyalin kültürü

gibi invaziv teknikler önerilir.

(28)

AC APSESİ TEDAVİSİNDE KULLANILAN ANTİBİYOTİKLER

Penisilin G  12-18 milyon ünite/gün i.v.

+

Metronidazole  500 mg 3x1 veya 4x1

Klindamisin  Önce 600 mg i.v. 6-8 saatte bir Sonra 150-300 mg 4x1 p.o.

Beta Laktamaz İnhibitörlü Penisilinler

Ampisilin + sulbaktam  1-2 gr i.v. 4x1

Amoksisilin + klavulonate  Önce 2 g / 200 mg 3x1 i.v.

Sonra 1 g / 125 mg 3x1 p.o.

Piperacilin / tazobactam  3 g i.v. 4x1 Ticarcilin / klavulonate  3-6 g i.v. 4x1

İmipenem

Cefoxitin  2 g i.v. 6-8 saatte bir

(29)

Toplum kökenli akciğer apselerinde

• Betalaktamaz inhibitörlü penisilin (ampisilin + sulbaktam)

veya

• 2. ya da 3. kuşak SF + Klindamisin veya Metronidazol

kombinasyonu ampirik tedavide önerilebilir.

Wang J-L. Clinc Infect Dis 2005; 40: 915-22.

(30)

AC APSESİNDE TEDAVİYE YANIT OLMAMASI

72 saat sonra ateşin düşmemesi

7-10 günden uzun sürede radyolojik değişiklik olmaması

Tedavideyken apse kavitesinin çapının artması

Tedavideyken beyaz küre sayısının artması

Genel durumun bozulması

Septiseminin devamı

Balgamın miktar ve özelliğinde değişiklik olmaması

(31)

AC APSESİNDE

PERKÜTAN KATATER DRENAJI

Medikal tedaviye yanıt vermeyen

Progresif olarak büyüyen

Rüptür tehlikesi olan

periferik lokalizasyonlu AC apselerinde cerrahi tedaviye alternatiftir.

CT veya USG eşliğinde yapılır.

Drenaj sırasında ve sonrasında i.v. antibiyotiğe devam edilmelidir.

Kompl.  Ampiyem

Bronkoplevral fistül Hemoraji

Referanslar

Benzer Belgeler

Despite the advantages and special characteristics exhibited by Z-network based single- phase ac-ac non-isolated converters discussed in the literature, when used

• DC kıyıcı prensip olarak bir kontrollü güç elemanı (transistör, aktif eleman) ve bir kontrolsüz güç elemanı (diyot, pasif eleman) ile elde edilir. • Enerji

a)Açık ihale usulü veya belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan ihale sonucunda teklif çıkmaması. b)İhalenin, araştırma ve geliştirme sürecine ihtiyaç gösteren

AC, dC veya ACdC olacak şekilde ayarlanabilir. 5Hnt seçilmesi durumunda cihazın 60mV girişi kullanılacaktır. Giriş tipi 5Hnt seçilir ise tUrn tur sayısı parametresi görünmez. ve

Professor Füsun BİLİR ATASEVEN Yıldız Technical University (Turkey) Professor Gülser ÇETİN Ankara University (Turkey) Professor Hanifi VURAL Gaziosmanpaşa University (Turkey)

İstanbul Medeniyet University (Turkey) Professor Linda TORRESİN SSML Fusp Misano Adriatico (Italy) Professor Marek STACHOWSKI Krakov Yagellon University (Polonia) Professor

İstanbul Medeniyet University (Turkey) Professor Linda TORRESİN SSML Fusp Misano Adriatico (Italy) Professor Marek STACHOWSKI Krakov Yagellon University (Polonia) Professor

ADVISORY BOARD Professor Hanifi VURAL Gaziosmanpaşa University (Turkey) Professor Hicabi KIRLANGIÇ Ankara University (Turkey) Professor Marek STACHOWSKI Krakov Yagellon