GENEL MİKROBİYOLOJİ
NİLGÜN BAŞAK TECER
ÖĞRETİM GÖREVLİSİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
KALECİK MESLEK YÜKSEKOKULU
E-posta: [email protected]
MİKROORGANİZMALARDA BESLENME 1.Anabolizma
Mikrobiyal hücreler birçok kimyasal maddeden oluşmuştur ve hücre geliştiği zaman bu kimyasal yapı elementlerinin miktarı artar. Hücrenin temel kimyasal elementleri hücre içerisine çevreden alınır ve hücre içerisinde karakteristik yapı taşlarına çevrilir. Çevreden hücreye alınan maddeler besin maddeleri olarak isimlendirilir. Çevreden alınan besin maddelerinin hücrenin yapı elemanlarına çevrilmesine “anabolizma” adı verilir. Bu olay “biyosentez” olarak da bilinir.
Biyosentez enerji isteyen bir olaydır. Mikroorganizmalar enerjiyi ışıktan,
inorganik kimyasallardan ve organik kimyasallardan sağlar.
MİKROORGANİZMALARDA BESLENME 2.Katabolizma
Mikroorganizmaların çoğu enerji kaynağı olarak kimyasalları kullanırlar ve bu kimyasallar daha basit yapı taşlarına ayrılırken enerji açığa çıkar. Kimyasalların ayrışması ve enerjinin serbest kaldığı olaylara “katabolizma” adı verilir.
Katabolizmada kompleks organik bileşiklerin parçalanması söz konusudur,
besin maddeleri atık ürünlere çevrilir. Mikrobiyal hücreler hareket, besin
maddelerinin taşınması ve diğer hücre fonksiyonları için enerjiye gereksinim
duyarlar.
3.Sınıflandırma
3.1 Kullanılan Enerjinin Kaynağına Göre
4.Fototrof mikroorganizmalar: Enerji kaynağı olarak ışığı kullanan mikroorganizmalardır.
5.Kemotrof mikroorganizmalar: Enerji kaynağı olarak
kimyasal maddeleri kullanan mikroorganizmalardır. Kimyasal
bağ enerjisinden yararlanırlar.
3.Sınıflandırma
3.2. Elektron veya Hidrojen Vericisi Kaynaklarına Göre 4.Litotrof mikroorganizmalar: Enerji kaynağı olarak inorganik kimyasalları kullanan mikroorganizmalardır.
Elektron veya H vericisi NH
3, NH
4, H
2S, S, H, NO
3gibi inorganik bir bileşiktir.
5.Organotrof mikroorganizmalar: Organik kimyasalları enerji kaynağı olarak kullanırlar. Mikroorganizmaların
birçoğu enerji kaynağı olarak organik bileşikleri kullanırlar.
3.Sınıflandırma
3.3. Kullandıkları Karbon Kaynaklarına Göre
4.Ototrof mikroorganizmalar: Bikarbonat, CO
2gibi inorganik bir C kaynağından yararlanırlar.
5.Heteretrof mikroorganizmalar: Organik bir karbon
kaynağından yararlanırlar.
3.4. Kemoheterotrof Bakteriler
Besin ihtiyacı bakımından kemoheterotrof bakteriler şu şekilde
ayrılabilirler. Kendilerine gerekli besinleri başka organizmaların
atılmış metabolizma ürünleri veya ölü kısımlarında bulunan
organik maddelerden temin edenler ki bunlara saprofit adı
verilir. Bunların doğadaki madde değişiminde hizmetleri
büyüktür. Bunların hastalık oluşturma kabiliyetleri genellikle
yoktur.
3.4. Kemoheterotrof Bakteriler
Bir kısım mikroorganizmalar da yüksek organizmaların canlı
doku veya hücreleri üzerinde ve içinde yaşamaya uymuş ve
yaşadıkları organizmalara zarar verirler ki bunlara da parazit adı
verilir. Bazı mikroorganizmalar yaşadıkları organizma dışına
çıktıkları zaman yaşayamazlar. Bunlar “obligat parazit” olarak
adlandırılır. Bazıları ise organizma dışında yaşayabilir ki bunlara
da “fakültatif parazit” adı verilir.
4. Besin Maddeleri
Katabolizma ve anabolizma için organizmalar tarafından
kullanılan çevredeki maddelere besin maddeleri adı verilir.
Besin maddeleri iki büyük sınıf içinde toplanırlar:
1.Makrobesinler, çok miktarda gereksinim duyulan maddelerdir.
2.Mikrobesinler, az miktarlarda gereksinim duyulan
maddelerdir.
1.Makrobesinler
Karbon, bütün mikroorganizmaların protoplazmalarının yapısında bulunan karbonhidrat, protein ve lipidlerin yapısına girmektedir.
Nitrojen tipik bir bakteri hücresinde %12-15 oranında bulunmaktadır. Nitrojen protein ve nükleik asitlerin temel bileşenidir. Birçok bakterinin kompleks polisakkarit olan peptidoglikan tabakasında ve hücre duvarında bulunur. Amino asitlerin başlıca bileşenidir.
Fosfor, doğada organik ve inorganik formda bulunmaktadır. Başlıca fosfolipid ve nükleik asitlerin
yapısında bulunur. Enerji isteyen sentez olayları için, enerjice zengin bağlar taşıyan fosfat (ADP,
ATP) bağlarından yararlanılır.
1.Makrobesinler
Kükürt, sistein ve metionin gibi amino asitlerin yapısında bulunur.
Potasyuma, bütün organizmalar gereksinim duyarlar. Hücrelerde enzimlerin aktivasyonu, osmotik basıncın ve elektriksel potansiyelin devam ettirilebilmesi için potasyum gereklidir.
Magnezyuma, enzimlerin aktivasyonunda ve bakterilerde hücre duvarı metabolizmasında gereksinme duyulur.
Kalsiyum, enzimlerin stabilitesi ve sporulasyon için gereklidir. Bakteri hücre duvarının
stabilizasyonunda rol oynar.
5.Besiyerleri
Besiyerleri, fiziksel özelliklerine göre sıvı ve katı olmak üzere iki gruba ayrılır.
Sıvı besiyerleri, bileşenlerini su içinde çözdükten sonra sterilize edilerek
kullanılır. Katı ve yarı-katı besiyerlerinde ise ortam içerisine katılaştırıcı bir
madde ilave edilir. Bu amaçla çoğunlukla agar kullanılır. Agar-agar, Gelidium
sesquipedale adlı deniz yosunundan elde edilen ve suda çözünebilir bir
poligalaktozittir. Besiyerlerinin katılaştırılmasında kullanılır.
5.Besiyerleri
Besiyerleri, kimyasal olarak tanımlanmış besi yerleri ve kompleks besi yerleri
olarak da ayrılmaktadır. Kimyasal olarak tanımlanan besi ortamlarının kimyasal
içeriği tam olarak bilinir. Kompleks ortamlarda ise kimyasal bileşim tam olarak
bilinmez bitki ve hayvan ekstraktları, et ekstraktı, soya unu, süt proteini, maya
ekstraktı gibi maddeleri içeren besi yerleridir.
5.Besiyerleri
Besiyerlerinin kullanım amacına göre sınıflandırılması ise yaygın olarak kullanılır. Besiyerleri “genel besiyerleri” ve “özel besiyerleri” olarak iki ana grup içinde toplanabilir:
1.Genel Besiyerleri
Herhangi bir inhibitör madde içermeyen, çok sayıda mikroorganizmanın gelişmesini sağlayan besiyerleridir. Genel besiyerleri toplam mezofil aerob bakteri sayımı, toplam psikrofil aerob bakteri sayımı, bozulma ya da hastalık etmeninin ön izolasyonu gibi çeşitli amaçlar için kullanılır.
Plate Count Agar, Nutrient Agar ve Nutrient Broth, Tryptic Soy Agar ve Tryptic
Soy Broth, Brain-Heart Infusion Broth ve Brain-Heart Agar en sık kullanılan
genel besiyerleri içinde yer alırlar. Kanlı Agar ise, basit bileşimli bir genel
besiyerine kan ilavesi ile hazırlanır.
2.Selektif Besiyerleri
Karışık mikroflora içerisinde hedeflenen mikroorganizmanın gelişmesini sağlamak diğer mikroorganizmaların gelişmelerini baskılamak amacıyla çeşitli inhibitör maddeler kullanılarak hazırlanan besiyerleridir.
Safra tuzları, çeşitli boyalar (metilen mavisi, malahit yeşili vb.), sodyum klorür, tellürit, antibiyotikler bu amaçla kullanılır. Selektif besiyerleri inhibitör katılmadan hedeflenen mikroorganizmanın kullanabileceği diğer mikroorganizmaların kullanamayacağı substratların ilavesi ile de hazırlanabilir.
MacConkey Agar, safra tuzları ile kristal viyole içerir. Bu besi ortamında Gram-
pozitif mikroorganizmaların çoğu inhibe olur. Eosin Methylene Blue (EMB)
Agar ve Lactose Lauryl Tryptose Broth selektif besiyeridir.
3.Diferansiyel (Ayırt Edici) Besiyerleri
Diferansiyel besiyerlerinde gelişmesi istenen mikroorganizma yanında diğer
mikroorganizmalar da gelişebilir. Ayırt edici besiyerleri hazırlanırken besi
ortamına çeşitli pH indikatörleri, boya maddeleri, indirgeyiciler, redoks
indikatörleri, jelatin, kazein, lesitin, tributirin, kan gibi çeşitli indikatörler veya
maddeler katılır. Birçok mikroorganizma belirli bir karbonhidratı kullanırken
asit oluşturur ve bu asitlik pH indikatörü ile kolayca belirlenebilir. Ayrıca
mikroorganizmanın jelatinaz, lipaz, lesitinaz vb. enzim aktiviteleri
besiyerinde oluşan berrak zonlar ile belirlenebilir.
5.4. Zenginleştirme Besiyerleri
Karışık bir mikroflora içinde hedeflenen bir mikroorganizmayı geliştirmek, sayısını artırmak, hücrede olası hasarların giderilmesini sağlamak vb.
amaçlarla kullanılan zenginleştirme besiyerleri, ön zenginleştirme besiyerleri ve selektif zenginleştirme besiyerleri olarak 2 alt gruba ayrılır Ön zenginleştirme besiyerleri genel olarak hasar görmüş (yaralanmış, stres altında) mikroorganizmaların aktivitelerini kazanmaları için kullanılan, bileşiminde inhibitör içermeyen, dolayısı ile aktivite kazanması istenen mikroorganizma yanında refakatçi mikrofloranın da gelişmesini sağlayan sıvı besiyerleridir. Buna göre “özel amaçla kullanılan genel besiyerleri” olarak da nitelendirilebilirler.
Selektif zenginleştirme besiyerleri ise özel amaçla kullanılan selektif sıvı
besiyerleridir. Selektif zenginleştirme aşamasında karışık kültür olarak
bulunan bakterilerden gelişmesi istenmeyenler, çeşitli selektif
inhibitörlerin kullanımı ile kısmen ya da tümüyle engellenir.
6.Kültür
Mikroorganizmaların üremesi için gerekli olan besin maddelerini içeren besiyerleri (kültür ortamı), ekim işleminden sonra uygun fiziksel ve kimyasal koşul altında belli sürelerde bekletildiğinde (inkübasyon) mikroorganizmalar ürer. Besiyerinde üretilen mikroorganizmaların tümüne “kültür” adı verilmektedir. Birden fazla bakteri türünün ürediği kültürlere karışık kültür adı verilir.
Bir koloniden alınan ve üretildiğinde morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve genel özellikleri birbirinin aynı olan bakteri kültürüne saf kültür adı verilmektedir. Saf kültür yalnızca bir tür mikroorganizmanın üretilmesi ile elde edilen kültürdür.
7.Koloni
Eğer bir bakteri, uygun bir katı besiyerinde ve uygun koşullarda (ısı, süre, rutubet, oksijen, vs.) üretilirse, gözle görülebilen küme meydana getirir. Bu kümeye koloni adı verilir. Her koloni tek bir hücreden meydana geldiği için saf kültürü temsil eder. Bakteri türleri, kendilerine özel, renk, koku, büyüklük ve yapıda koloniler oluştururlar.