• Sonuç bulunamadı

Türkiye de Tarımsal Üretici Örgütlenmesindeki Gelişmeler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Türkiye de Tarımsal Üretici Örgütlenmesindeki Gelişmeler"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türkiye’de Tarımsal Üretici Örgütlenmesindeki Gelişmeler

M. Demirtaş1, M. Kilci, R. Demirtaş, Y. Şaçli

1 Dr., GTHB, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, ANKARA.

E-posta: [email protected] ÖZET

Türkiye’de her alanda olduğu gibi, kırsal alanda ve tarımsal faaliyetlerde de yaygın bir örgütlü yapı oluşturulması çalışmala rı devam etmektedir. Ülkelerin sahip olduğu siyasi, ekonomik yapı ve gelişmişlik düzeyi örgütsel yapısıyla yakından ilgilidir.

Gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilen örgütlenme kısaca ortak yaşama, birlikte hareket etme, işbirliği yapma ve kurumsallaşma olarak tanımlanabilir. Geçmişten günümüze toplumlarda siyasi, ekonomik, mesleki vb. alanlarda örgütlenme faaliyetleri görülmektedir. Örgütlenmenin amaçlarında bazıları; sosyal ve ekonomik menfaatlerini korumak, söz sahibi olmak, politika geliştirmek ve mensuplarına özgüven kazandırmak şeklinde sıralanabilir. Tarım sektöründeki üreticiler, yaşam şartların iyileştirme, faaliyetlerinde daha güçlü olma, ekonomik ve mesleki çıkarlarını koruma amacıyla kırsal kesimde örgütlü bir yapı oluşturmaktadırlar. Konunun önemi gereği, bu araştırmada Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından kuruluş izni verilen üretici örgütleri ile ilgili olarak Türkiye’de 2004-2013 yılları arasında son 10 yıllık çalışmalar ele alınmıştır. Bu araştırma üretici örgütlenmesindeki gelişmeler ve etkilerinin ortaya konulması amacı ile yapılmıştır. Konu ile ilgili kurum ve kuruluşların kayıtları ile bu konuda daha önce yapılmış benzer araştırma sonuçlarından elde edilen bilgiler ise araştırmanın verilerini oluşturmuştur. Araştırma sonucunda; örgütlenme sayısında atışlar olduğu görülmüştür. Aynı zaman da üye sayılarında da önemli atışlar olduğu söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal Örgütlenme, Kooperatifler, Üretici Birlikleri, Tarımsal Sivil Toplum Kuruluşları

Developments in Agricultural Producer Organizations in Turkey

ABSTRACT

Works are also being carried out in order to create a common organized structure in rural area and agricultural activities as in every field in Turkey. Countries’ political, economic structure and level of development are closely related to their organizational structure. Organization considered as an indication of developments can be briefly described as joint living, acting together, collaborating and institutionalizing. Organization activities in political, economic, professional etc. areas have been seen in societies from past to present. Some of the objectives of organization can be listed as; to maintain soical and economic interests, to have a say, to develop policies and to gain confidence to the members. Producers in agricultural industry are creating an organized structure for the purpose of improving their living conditions, becoming more powerful in their activities and maintaining economic and professional interests. Works carried out in the last 10 years in 2004-2013 in Turkey related to producer organizations granted establishment permission from Ministry of Food, Agriculture and Livestock are discussed in this research due to the importance of subject. This research was conducted in order to present the developments in producer organization and their effects. Records of institutions and organizations related to topic and the information obtained t hrough similar results of previously performed research studies created t he data of the research. A s a result of research it was observed t hat number of organizations increased. Also it can be said that the number of members increased significantly.

Key Words: Agricultural Organization, Cooperatives, Producer Associations, Agricultural Non-Governmental Organizations 1. GİRİŞ

Örgütlenme çok farklı şekilde anlaşılabilecek geniş bir kavramdır. Örgütlenme ortak yaşama, birlikte hareket etme, işbirliği yapma ve kurumsallaşma olarak tanımlanabilir. Bir ülkenin sahip olduğu siyasi ve ekonomik yapı ve gelişmişlik düzeyi örgütsel yapısıyla yakından ilgilidir. Bir toplumda örgütlenmenin yaygın ve güçlü olması gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan incelendiğinde gelişmiş batı dünyasının örgütlü bir yapıya sahip olduğunu belirtilmektedir (Rehber, 2009).

Toplumsal örgütlenme modellerine baktığımızda ekonomik ve sosyal entegrasyonlarla oluşan yapılardan en önemlilerinden biri ve en yaygın olanı kooperatiflerdir. Kooperatifçiliğin dünyada bir ekonomik organizasyon biçimi olarak ortaya çıkışı, 19. yüzyılın ortalarını bulmuştur. Sanayi devriminin yaratmış olduğu hızlı değişim ve dönüşüm, işsizlik, iç göç, kentleşme, gelir dağılımının bozulması gibi ekonomik ve sosyal problemler kooperatifçiliğin doğuşuna büyük oranda katkı sağlamış ve kooperatifçilik, sanayi devriminin tam ortasında yer alan İngiltere’de, işçiler tarafından başlatılan tüketim kooperatifçiliği akımı ile kendini göstermiştir. Sonraki yıllarda da Fransa üretim kooperatifçiliği ile Almanya ise Esnaf ve Tarım Kredi kooperatifçiliği ile İngiltere’yi takip etmiştir (Anonim, 2012).

Birleşmiş Milletler (BM), kooperatiflerin özellikle yoksullukla mücadeledeki ve sürdürülebilir bir sosyal ve ekonomik kalkınmadaki rollerine dikkat çekmekte ve esas olarak devletlerden kooperatifçilik için elverişli bir ortam ve alt yapı hazırlanmasını talep etmektedir. Bu kapsamda BM Genel Kurul’unun 64. dönem çalışmaları çerçevesinde alınan 18 Aralık 2009 tarih ve 64/136 sayılı Kararı ile 2012 yılı “Uluslararası Kooperatifler Yılı (UKY)” olarak ilan edilmiştir. 2012 UKY sloganı “Kooperatif İşletmeler Daha İyi Bir Dünya Kurar.” olarak belirlenmiştir. BM’nin bu kararı; “Kooperatif İşletme Modelinin” ekonomik ve sosyal kalkınmada oynadığı temel rolün tanınması, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların ekonomik ve

(2)

sosyal kalkınmalarında kooperatiflere tam katılım sağlamalarının desteklenmesi ve özellikle kooperatiflerin yoksullukla mücadelede aktif rol alması anlamına gelmekte olduğu ifade edilmektedir (Anonim, 2012).

Çağdaş kooperatifçiliğin Türkiye’deki ilk uygulamasının, 1863 yılında devlet eliyle kurulan “Memleket Sandıkları” ile (tarım kredi kooperatifçiliği benzeri bir yapı) başladığı kabul edilmektedir. Ancak, Türkiye kooperatifçiliğinde ilk esaslı gelişme Cumhuriyet dönemine rastlamaktadır. Türkiye’de, 1920 ile 1938 yılları arasında kooperatiflere yönelik yapılan tüm hukuki düzenlemeler, Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilmiş tir (Anonim, 2012) .

Türkiye’de Atatürk döneminde ilk kooperatifler kurulmaya başlanmıştır. Merkezi Silifke’de olan “Tekir Kooperatifi” Atatürk döneminde kurulan ilk Tarım Kredi Kooperatifi özelliği taşımaktadır. Bu Kooperatifi M.

Kemal Atatürk kurmuş Kooperatifin 1 Nolu üyesi olmuştur (Anonim, 2014). Atatürk tarımsal kalkınmanın ancak kooperatifleşerek gerçekleşeceğini savunmuş ve böylece ilk kooperatifi kurmuştur.

Cumhuriyet sonrası dönem de kooperatifçilik için önemli bir gelişme olmuştur. 1961 Ana yasasının 51.

Maddesi “Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır” şeklinde olması devleti kooperatiflerin sorumluluğunu üstlenmesini sağlamış ve kooperatiflerin gelişmesinde devletin kararlılığını ortaya koymuştur (Anonim, 1961).

İlk olarak, o zamanki toplumsal ve ekonomik faktörler nedeniyle, kooperatifçilik tarımsal alanlarda ortaya çıkmış, uzun yıllar tarımsal alanda yoğunlaşmıştır. Daha sonra, ekonomik ve sosyal yapıda meydana gelen değişimler ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar sebebiyle, başta konut/işyeri inşaatı olmak üzere taşımacılık, tüketim, kredi-kefalet gibi alanlara da yayılmıştır (Özcan, 2007) .

Daha sonraki dönemde kooperatifçilik ve kooperatifleşme konularında önemli gelişmeler olmuştur. Bunun ana nedenlerinden biri devlet kooperatifçiliğin gelişmesini benimsemiş ve 1982 Anayasası 171. Maddesinde;

devlete, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak öncelikle üretimin artırılması ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alma görevini vermiştir (Anonim, 2012).

BM’nin 2012 yılını Kooperatifçilik yılı ilan etmesinin ardından yayınlamış olduğu tavsiye kararlarını Türkiye kabul etmiş ve bu kararlar doğrultusunda 2012-2016 yıllarını kapsayan “Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı” belgesini hazırlamıştır.

2014 ve 2018 yıllarında uygulanacak olan 10. Kalkınma Planında “Tarım ve Gıda” başlığında “Durum Analizi”

kısmında “Tarım sektöründe aynı işlev ve çalışma konularına sahip farklı türlerde üretici örgütlerinin bulunması, bu örgütlerin etkinliğinin önünde engel oluşturmaktadır” ifadesi aslında tarım sektöründeki örgütlenmenin etkinliği üzerine önemli bir tespit yapmıştır. 10. Kalkınma Planında tarımsal örgütlenme ile ilgili amaç ise

“Toplumun yeterli ve dengeli beslenmesini esas alan, ileri teknolojiye dayalı, altyapı sorunlarını çözmüş, örgütlülüğü ve verimliliği yüksek, etkin ve talebe dayalı üretim yapısıyla uluslararası rekabet gücünü artırmış , doğal kaynakları sürdürülebilir kullanan bir tarım sektörünün oluşturulması amaçlanmaktadır ”şeklinde ifade edilmektedir (Anonim, 2013).

2. TÜRKİYE'DE TARIMSAL ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİ

Türkiye’de tarımsal üretici örgütlenmesine baktığımızda kooperatif ve birlik şeklinde bir yapılanma karşımıza çıkmaktadır. Kuruluş amaçları faaliyet alanına göre farklılık gösterse de aslında ana amaç; tarımsal üretimle uğraşan çiftçilerin örgütlenip birlikte hareket etmesi sayesinde; gelirlerinin arttırılmasını sağlamak, refah düzeylerini yükseltmek, tarımsal üretimde arz-talep dengesini kurmak, gıda arzı güvenliğini ve güvenilirliğini sağlamak, sanayi için yeterli hammadde üretimini sağlamaktır.

Tarım alanında faaliyet gösteren örgütler; 1163 ve 1581 sayılı kanunlara göre kurulan kooperatifler ile 5200 sayılı kanuna göre kurulan Üretici Birlikleri ve 5996 sayılı kanuna göre kurulan Islah ve Yetiştirici Birlikleri şeklindeki sıralanabilir.

2.1. Tarımsal Kooperatifler

Türkiye'de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görev ve sorumluluk alanında faaliyet gösteren 26 ayrı türde 84.232 kooperatif bulunmakta olup, bunların ortak sayıları toplamı ise 8.109.225’tir (Anonim, 2012).

Çizelge 2.1’de de görüldüğü üzere Türkiye'de kooperatifçilik üzerine söz sahibi üç ayrı bakanlık olup faaliyet alanına göre en fazla kooperatiften sorumlu bakanlık Gümrük ve Ticaret Bakanlığıdır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sorumluluğunda olan beş ayrı konuda kooperatif bulunmaktadır.

Tarımsal Kooperatiflerin hukuki dayanaklarını ise; 1982 Anayasasının 171. maddesi ve buna bağlı olarak;

- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu,

- 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu,

- 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun şeklinde vermek mümkündür.

Çizelge 2.1 incelendiğinde Tarım Satış Kooperatifleri tarım sektöründe olmasına rağmen yaptıkları faaliyetlerden alanından dolayı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunmaktadır.

(3)

Çizelge 2.1. Türkiye'de Faaliyet Alanlarına Göre Kooperatifler Gıda Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

 Sulama Kooperatifi

 Su Ürünleri Kooperatifi

 Pancar Ekicileri Kooperatifi

 Tarım Kredi Kooperatifi

 Konut Yapı Kooperatifi

 Küçük San. Sit Kooperatifi.

 Yapı Kooperatifi

 Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi

 Tarım Satış Kooperatifi

 Bağımsız Tarım Satış

 Tütün Tarım Satış Kooperatifi

 Yaş Sebze Meyve Kooperatifi

 Tüketim Kooperatifi

 Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi

 Esnaf ve Sanat. Kef. Kooperatifi

 Küçük Sanat Kooperatifi

 Temin Tevzi Kooperatifi

 Turizm Geliştirme Kooperatifi

 Üretim Pazarlama Kooperatifi

 Tedarik Kefalet Kooperatifi

 Yayıncılık Kooperatifi

 Hamallar Taşı. Kooperatifi

 İşletme Kooperatifi

 Sigorta Kooperatifi

 Yardımlaşma Kooperatifi

 Eğitim Kooperatifi Kaynak: Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı 2012–2016

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan kooperatiflerin yıllar itibariyle sayıları çizelge 2.2’de verilmiştir.

Çizelge 2.2.Türkiye’de Yılar İtibariyle Tarımsal Kooperatiflerin Sayıları

KOOP.

TÜRÜ 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 Top.

10 yıl

GENEL TOPLAM

Koop. Ortak Tarımsal

Kalkınma

Koop. 901 575 368 281 209 313 366 117 81 71 3.282 7.874 844.041 Sulama

Koop. 51 35 42 43 46 31 17 18 15 43 341 2.432 291.824

Su Ürünleri

Koop. 27 22 27 18 7 17 15 7 9 10 159 573 31.248

Pancar Ekicileri

Koop. 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 31 1.564.320

Toplam

Koop. 979 632 437 342 262 361 398 142 105 124 3.782 10.910 2.731.433 Kaynak: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Verileri

Türkiye'de son on yılda “Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” sayısında önemli ölçüde artış olmuştur. Bugün ki toplam sayısı 7.814 olan Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 3.282’si son on yılda kurulmuştur. 2004 yılında 901 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuş olup yıllar itibariyle kurulan kooperatif sayısında azalma görülmüş olsa da yine de önemsenmeyecek sayıda kooperatif kurulmuştur. Kalkınma Kooperatiflerinin sayısının son on yılda bu kadar hızlı artmasında en önemli faktör Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kalkınma kooperatifleri üzerinden vermiş olduğu desteklemelerdir.

Sulama Kooperatiflerinde son on yılda önemli bir artış gözükmemektedir. Bu gün mevcut 2.432 sulama kooperatifinin 341’i son on yılda kurulmuştur.

Su ürünleri kooperatiflerinin ise 31.248 kooperatiften 573’ü son on yılda kurulmuştur.

(4)

Pancar Ekicileri Kooperatiflerinden ise son on yılda kurulan kooperatif olamamakla birlikte Türkiye genelinde günümüzde 31 adet kooperatif bulunmaktadır.

Türkiye’de 10.910 adet Tarımsal Üretici Kooperatifi faaliyetini sürdürmekte olup toplam 2.731.433 çiftçi bu kooperatiflere üye olmuştur. Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre 2013 yılı Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olan çiftçi sayısı 2.183.270’dır (Anonim, 2014b). Bu verilerle yaptığımız hesaplamada çiftçi başına düşen kooperatif sayısını 1,25 olarak buluruz. Türkiye'de hemen her ilçede kurulmuş olan Tarım Kredi Kooperatifleri bu hesaplamaya dâhil edilmemiştir. Her ne kadar bu kooperatiflerin kuruluş amaçları farklı olsa da örgütlenme etkinliği açısından olumsuz yorumlar çıkarmaya elverişli bir sonuçtur.

2.2. Tarımsal Üretici Birlikleri

Üretici Birlikleri 2004 yılında 5200 sayılı “Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu” çıkarıldıktan sonra kurulmaya başlanmıştır. Bu birliklerin kurulmasında ki amaç; üretimi talebe göre ayarlayarak üretici gelirlerini artırmayı ve ürün kalitesini arttırarak tüketicilere yeterli ve kaliteli ürün sunmaktır (Anonim, 2004)

5200 sayılı “Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu” kanun çıkarıldıktan sonra 2014 yılı Nisan ayına kadar kurulan Üretici birlikleri Çizelge 2.3’de verilmektedir.

Çizelge 2.3.Türkiye'de yıllar itibariyle 5200 sayılı kanuna göre kurulan Üretici Birlikleri sayıları

2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 TOPLAM

Süt 36 43 53 13 21 31 62 29 16 4 308

Kırmızı et 5 1 3 3 1 4 39 21 23 2 102

Bal 4 19 9 6 13 7 9 8 7 82

Meyve 10 5 7 2 4 5 1 1 1 36

İç su ürünleri yetiştiricileri 2 2 5 3 1 4 2 1 1 21

Sebze 7 4 3 1 1 1 1 3 21

Kivi 1 4 2 3 3 2 15

Yumurta 2 12 1 15

Örtü altı sebze 1 5 1 1 1 2 1 1 13

Üzüm 3 5 2 2 1 13

Çeltik 3 5 1 2 1 12

Kanatlı hayvan eti 1 4 4 1 1 1 12

Kanola 7 3 2 12

Kiraz 3 2 1 1 1 1 1 1 11

Zeytin 1 2 1 2 1 2 2 11

Diğer (63 adet) 29 38 13 18 19 16 12 9 13 5 172

Toplam 105 159 105 63 65 71 133 76 66 13 856

Kaynak: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Verileri

Çizelge 2.3 incelendiğinde Türkiye'de dokuz yılda 78 farklı üründe toplam 856 üretici birliği kurulmuş ve bunlar faaliyetlerini devam ettirmektedirler. çizelgeye baktığımızda ilk üç sırada hayvansal üretim konusunda örgütlenmiş üretici birlikleri yer almaktadır. İlk sırada 308 adet birlik ile Süt Üreticileri Birlikleri ikinci sırada 102 adet birlik ile Kırmızı et Üretici Birlikleri üçüncü sırada ise 82 adet birlik ile Bal Üreticileri Birlikleri yer almaktadır. En fazla hayvansal üretim birliklerinin kurulmuş olması, hayvancılığın Türkiye'nin her bölgesinde yapılıyor olması ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının vermiş olduğu hayvancılık desteklerinin bu birlikl er üzerinden veriyor olmasının payı büyüktür.

2.3. Islah ve Yetiştirme Birlikleri

Islah ve Yetiştirici Birlikleri 5996 Sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” göre kurulan veya 4631 sayılı “Islah Kanuna” göre kurulmuş olup da devralınan tarımsal örgütlerdir. Bu birliklerin ana amacı, yetiştiriciler sürülerini ıslah ederek en az masrafla en yüksek verim elde etmeyi amaçlamaktadırlar (Anonim, 2005). Bu kapsamda kurulan birliklerdeki yıllar itibariyle gelişmeler Çizelge 2.4’te verilmektedir.

(5)

Çizelge 2.4. Türkiye'de Kurulan Yetiştirici ve Islah Birlikleri

Birlikler 2004

yılı ve

öncesi 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 TOP LAM Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 50 8 7 9 1 1 2 2 1 0 81 Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri

Birliği 14 2 27 21 6 5 3 1 1 0 80

Arı Yetiştiricileri Birliği 53 12 1 8 2 1 2 0 0 0 79

Damızlık Manda Yetiştiricileri

Birliği 0 0 0 0 2 0 2 2 13 1 20

Tavuk Yetiştiricileri Birliği 0 0 0 1 2 0 0 1 2 0 6

Toplam 117 22 35 39 13 7 9 6 17 1 266

Kaynak: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Verileri

Türkiye’deki Yetiştirici ve Islah Birliklerine baktığımızda sığır, koyun-keçi, arı, manda ve tavuk olmak üzere 5 farklı tipte toplam 266 adet birlik kurulmuştur. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin 81 ilde örgütlenmesini 2012 yılında tamamladığı görülmektedir. Tavuk Yetiştiricileri Birliği ise 6 birlik ile en az örgütlenen ıslah ve yetiştirici birliğidir.

3. SONUÇ VE ÖNERİLER

Türkiye, BM’nin 2012 yılını “Kooperatifçilik Yılı” ilan etmesinden sonra 2012-2016 yıllarında uygulanacak

“Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı’nı” hazırlamış ve uygulamaya koymuştur.

Türkiye'de kooperatiflerden sorumlu üç ayrı bakanlık bulunmaktadır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sorumluluğunda faaliyetini sürdüren 5 (beş) kooperatif bulunmaktadır.

Mevcut Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin %42’si son 10 yılda kurulmuştur. Tarımsal desteklemelerin bunda çok büyük etkisinin olduğu söylenebilir.

Sulama, su ürünleri, pancar ekicileri kooperatifi sayılarında son 10 yılda önemli bir değişiklik olmamıştır.

Türkiye'de toplam Tarımsal Kooperatif sayısı 10.910 ve ortak sayısı ise 2.731.433’tür. 2013 yılı ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2.183.270’tir. Bu verilerle yapılan hesaplamada Türkiye’de çiftçi başına düşen tarımsal kooperatif sayısı 1,25’tir. Bu oran çiftçilerimizin birden fazla kooperatife üye olduğunu göstermektedir. Bu hesaplamaya Tarım Kredi Kooperatifi dâhil edilse oran daha da yüksek çıkacaktır.

Üretici Birlikleri 2005 yılından itibaren kurulmaya başlanmıştır. Türkiye’de toplam üretici birliğinin %36’s ı Süt Üreticileri Birliği, %12’si Kırmızı et Üreticileri Birliği ve %10’u da Bal Üreticileri Birliğidir.

Türkiye'de kurulan 266 adet Yetiştirici ve Islah Birliği bulunmaktadır. Sadece Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 81 ildeki yapılanmasını tamamlamış durumdadır.

Türkiye’de tarım üreticileri tarafından kurulan toplam kooperatif, üretici ve ıslah birliği sayısı 2.732.555 adettir. 10. Kalkınma Planında da bahsedildiği üzere aynı amacı taşıyan farklı isimlerde birçok örgütlenme modelinin olması karmaşık ve etkin olmayan bir yapıyı karşımıza çıkarmış olup kooperatifleri sayısal artış olarak değil de nitelik olarak geliştirmeliyiz.

4. KAYNAKLAR

Anonim, 1961., 1961 Anayasası, http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa61.htm (Ulaşım: 01.03.2014)

Anonim, 2004,. Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu,

http://www.resmigazete.gov.tr/Eskiler/2004/07/20040706.htm#2, (Ulaşım: 01.03.2014)

Anonim, 2005., Kurumsal - Amaç ve Faaliyetler, http://www.dsymb.org.tr/?x=1&id=104 , (Ulaşım: 01.03.2014) Rehber E., 2009, Tarımda Örgütlenme Ve Sorunları, Erkan Rehber, http://www.erekonomi.com/orgut.pdf

(Ulaşım: 01.03.2014)

Anonim 2012, Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı 2012-2016 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/10/20121017M1-1.htm (Ulaşım: 01.03.2014)

Anonim, 2013,. 10. Kalkınma Planı, http://www.kalkinma.gov.tr/Pages/KalkinmaPlanlari.aspx , (Ulaş ım:

01.03.2014)

Anonim, 2014a,. Atatürk ve Tarım Kredi Kooperatifleri, http://www.tarimkredi.org.tr/index.php/ortagimiz- ataturk/99-ataturk-ve-tarim-kredi-kooperatifleri.html (Ulaşım: 01.03.2014)

Anonim, 2014b,. BÜGEM Faaliyetleri, http://www.tarim.gov.tr/sgb/Belgeler/SagMenuVeriler/BUGEM.pdf (Ulaşım: 01.04.2014)

Özcan O, 2007., Türkiye’de Kooperatifçiliğin Tarihi Gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi Kooperatifçiliği, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul,

Referanslar

Benzer Belgeler

Tarihi, do¤al ve kentsel miras›n korunmas›, gelecek nesillere aktar›lmas› ve bugünün toplumu için yaflanabilir hale getirilmesi, sosyal eflitli¤in

Arapça kökenli alıntı sözcüklerde, söz sonundaki ikizleşmenin nedeni şöyle açıklana- bilir: Arapçadan kopyalanmış tek heceli sözcüklerin sonundaki ikiz

Yozgat Mebusu olan Süleyman Sırrı İçöz, 1920'li yıllarda tiftik ile ilgili mecliste gösterdiği faaliyetleri bir cemiyet ile kurumsallaştırma kararı vermiş

Bölgenin kalkınma gereksinimini doğuran faktörler aşağıdaki gibi özetlenebilir (Güreşci ve Yurttaş, 2008). 1.Bölge kırsal bir bölgedir: Đspir’in kırsal

 Uluslararası örgütler, en az üç devlet arasında genellikle hükümetleri eliyle uluslararası hukuk zemininde kurulan, belirlenen çalışma alanında kendi ilke ve

Nitekim Yargıtay’ın konu ile ilgili bir kararı şu şekildedir: “Mahkemece, kurullarda görev alanların kendi ibralarına ilişkin oylamaya katılmaları halinde muhalefet

Bütün bunlarla beraber, kooperatif yönetim kurulu üye ve memurlarının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre cezalandırılmasının incelenmesiyle esasta şu

625 Çevik, Kooperatifler Kanunu, s. 627 Kurtulan, Kooperatifler Kanunu ve Açıklaması, s.. Bu durum ise bir kanuna aykırılık olarak nitelendirilmemelidir. Çünkü ilgili