Üreme, eşeyli ve
eşeysiz üreme ve
tipleri
Odum, E. P., & Barrett, G. W. (1971). Fundamentals of ecology (Vol. 3, p. 5).
Philadelphia: Saunders.
Reece, J. B., Urry, L. A., Cain, M. L., Wasserman, S. A., Minorsky
, P. V., & Jackson, R. B. (2014). Campbell biology (No. s 1309). Boston: Pearson.
Anatomy of Flowering Plants, P. Rudall, Cambridge University Press.,2007
Esau's Plant Anatomy: Meristems, Cells, and Tissues of the Plant Body: Their
Structure, Function, and Development, R.F. Evert and S.E. Eichhorn, Wiley-Liss (2006).
Kadıoğlu, A., Kaya, Y. 2007; Genel Botanik, Esen Ofset Matbaacılık, Trabzon. Campbell , N.A. and Reece, J.B. 2010. Biyoloji. Palme Yayıncılık
Plant Anatomy: An Applied Approach, D. F. Cutler, T. Botha and D. Wm. Stevenson, Wiley-Blackwell, USA, 2007.
Suna BOZCUK. Genel Botanik, Hatipoğlu Yayl. 82, 2001, 4. Baskı
https://biyologlar.com
https://tr.wikipedia.org
Derste Kullanılan Kaynaklar
Canlıların, soylarını devam ettirmek amacıyla kendilerine benzer
yeni bireyler meydana getirmesine üreme denir. Üreme işlevi
canlının gelişmişliğine bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Fakat bütün
canlılarda genel hatlarıyla incelendiğinde eşeyli ve eşeysiz üreme
olmak üzere iki tip üreme görülür.
Bitkilerde erkek üreme organı polen üretir. Bu polenler insan
eliyle rüzgâr ve arı gibi böceklerin etkisiyle bir çiçekten başka bir çiçeğe gelir. Dişi üreme organının tepecik kısmına geldiğinde
tozlaşma oluşur. Tozlaşma dişicik borusundan aşağı inerek
yumurtalığa gelir ve burada döllenme oluşur. Döllenme sonucu
çimlenme oluşur ve devamı tohum, embriyo gibi evrelerle devam
eder.
Bölünme: Genelde monera (bakteri, mavi-yeşil algler) ile protista (amip, öglena vs.) aleminde görülen üreme çeşididir. Bu alemlerin üyesi olan tek hücreli canlılar mitoz benzeri bir bölünme
gerçekleştirerek iki yeni yavru oluştururlar. Bölünme bakterilerde olduğu gibi enine, öglenada olduğu gibi boyuna yada amipte olduğu gibi herhangi bir doğrultuda olabilir.
Tomurcuklanma: Bira mayası gibi bazı protistalarda ve mantarlarda
görülen üreme çeşididir. Üreme gerçekleşirken birey hücre çekirdeğini
eşler. Eşlenen çekirdeğin bir parçası ana hücrede kalırken diğeri hücre
zarında oluşan çıkıntı şeklindeki yapıya geçer. Tomurcuk denilen bu
yapı gelişerek yeni bireyi meydana getirir. Oluşan yavru bazen ana
bireye yapışık olarak kalır yada ayrılarak bağımsız olarak yaşayabilir.
üyelerinin yanı sıra kara yosunları ve eğrelti otları gibi bazı bitki türlerinde de görülür. Tıpkı tomurcuk oluşumuna benzeyen spor oluşumu farklı olarak daha sağlam bir zarla çevrilidir. Sıcak, soğuk, kuraklık gibi olumsuz şartlardan etkilenmeyen bu yapılar uygun ortam oluştuğunda gelişerek yeni bireyi
meydan getirir. –50 oC dereceye dayanabilen spor hücreleri çok uzun süre gelişmeden bekleyebilir.
Kara yosunları ve eğrelti otların da oluşturulan sporlar haploid kromozom taşırlar ve gametofit olarak adlandırılır. Gametofitlerin üreme organlarında üreme hücreleri oluşturulur. Üreme hücrelerinin
döllenmesiyle de tekrar diploid bitki meydana gelir.
Vejetatif üreme: Bazı canlılarda görülen vejetatif üreme; yeterli büyüklükteki gelişmeye uygun
parçaların eksiklerini tamamlayarak yeni bir birey meydana getirmesidir. Deniz yıldızının kopan kolunun tamamlanması ve kolun da gelişerek yeni bir denizyıldızını meydana getirdiği gibi bir rejenerasyon, kavak ve söğüt gibi bitkilerde bir dal parçasının toprağa dikilerek gelişmesinde olduğu gibi çelikle üreme, çilek bitkisinde toprağın üzerinde gövdenin bir bölümünden kökün ve sonrasında yeni bir çilek bitkisinin oluşmasında olduğu gibi sürünücü gövde ile üreme, patates bitkisinin yumruları üzerindeki gözlerin gelişerek yeni patates bitkisini oluşturduğu gözle üreme gibi çeşitleri sayılabilir.
Eşeyli üreme: Kalıtsal olarak farklı iki hücrenin yada çekirdeklerinin birleşerek yeni bir bireyi meydana getirdikleri üreme şeklidir. Çoğunlukla gelişmiş canlılara özgü olan bu üreme
şeklinde, anne ve baba diye tanımlanan iki farklı ata vardır. Ata bireylerin mayoz bölünme yoluyla gamet oluşturmalarından sonra döllenme ile oluşan birey ana veya babaya tam olarak benzemez. Gametlerin oluşumu sırasında meydana gelen mutasyonlar ve farklı iki gen
dizilimine sahip hücrenin birleşmesinden oluşan yeni varyasyon yavrularda çeşitliliğe yol açar.
İzogami: Şekil ve yapı bakımından birbirine benzer aynı büyüklükteki gametlerin birleşmesiyle oluşan eşeyli üreme çeşididir. morfolojik benzerlik gösteren gametlerin taşıdıkları genlerde fizyolojik farlılıklar bulunur. Alg çeşitlerinden sporogyra, ulothrix ve chlamydomanas izogami ile ürerler.
Heterogami: Farklı özelliklerdeki dişi ve erkek gametlerle yapılan üreme şeklidir. Bazı alg türlerinde olduğu gibi gametler arasındaki farklılık çok az ise anizogami, yada insan ve diğer omurgalı hayvanlarda olduğu gibi gametler farklı morfolojik ve fizyolojik yapılara sahip ise oogami olarak adlandırılır. Oogami’de yumurta büyük, hareketsiz ve bol sitoplazmalı olmasına rağmen sperm oldukça küçük ve hareketlidir.
paramesyum ve bazı su yosunlarında görülen konjugasyon da yan yana gelen canlılar birbirlerine gen aktarımında bulunurlar. Canlıların gen diziliminde değişiklik dolayısı ile de çeşitlilik oluştuğu için eşeyli üreme olarak kabul edilir.
Partenogenez: Arılar, çalı çekirgeleri, karıncalar gibi eklem bacaklılarda görülen partenogenetik üremede yumurta bazen döllenme olmaksızın gelişerek yeni bir birey meydana getirir. Oluşan birey erkektir ve haploid sayıda kromozom taşır. Normal üreme süreçlerinde dişiler mayozla
yumurtayı oluştururken erkekler mitoz benzeri bir bölünme ile sperm oluşturur. Döllenme sonucu oluşan bireyler ise hep dişidir. Arılarda oluşan dişiler bal özü ile beslenirse kraliçe, çiçek tozu (polen) ile beslenirse işçi arı olur.
Hermafroditizm: Canlılarda normalde üreme organlarında sadece birisi bulunur. Dolayısı ile de tek çeşit gamet üretir. Fakat salyangoz gibi bazı hayvanlarla çiçekli bitkilerin çoğu her iki üreme
organına da sahiptir ve hem yumurta hem de sperm üretebilirler. Böyle canlılara hermafrodit (erselik, çift cinsiyetli) denir. Erselik canlılar normalde kendi kendilerini döllemez. Bir populasyon içerisinde bireylerin bir kısmı erkek bir kısmı ise dişi rolünü üstlenir. Sonraki üreme döneminde rollerini değişebilirler.