Deneme
Ana Oili OuyarllllQI
Ozerine Bir Oeneme
Or.
Mehmet 9igek
Bilindigi gibi dil olgusu insan
toplllluklarzna ozgii degerlerin
ba§znda gelmektedir. Walter
Porzzg; "insan toplulllklarznzn
ba§arzlannzn ve her§eyden once
kiiltiiriin miimkiin ve var
olabilmesinin ilk §artz, dil
toplulugudur" derken, dilin
insan toplllluklannzn bir llius
olmasznda, ba§andan ba§arzya
ko§malannda ve bir kiiltiir
yaratmalannda en temel oge
oldllgllnu vurgulamak istemi§tir.
*YLizUnci.i Yll Universitesi, Fen - Edebiyat Faki.il tesi Ogretim Uyesi
T
eknolojinin ba§ dondUrUcU bir hlzla ilerlediginden hi~ kimsenin ku§kusu yok. Hatta bu hlza kimi lerinizin ayak uydurmakta zoriandlgl da bir ger~ek. Dogal olarak, yeryUzUnde insanm bilip tamdlgl fakat adlandlrmadlgl hi~bir nesne yoktur. Ancak hernen belirtelim ki, soz konusu olan nesne ya da e§ya dUnyanm her yerinde aym anda ortaya ~Ikmayabilir. Ozellikle bilimsel bulu§lar bunun i~in en gUzel ornektir. Yapdan bir bulu§ yepyeni bir §ey oldugundan, haliyle adlandmlmasl ge rekecek ve bu adlandlrma bulu§u yapan kimsenin dil, kUltUr, ya§am bi~imi hatta de ger yarglsl ozelliklerini yansltacaktlf. Kw~ kusuz her ulusun dili, kUltUrU,ya§am bi~irni kendi bUtUniUgU i~erisinde ~ok daha tutarlI ve gUzeldir. Biz burada, kavram karga§asl na neden olmamak i~in, kendimizi di! ko nusuyla slnJrlandlrmaya ~alI§acaglz.Bilindigi gibi dil olgusu insan toplu luklanna azgU degerierin ba§mda gelmek tedir. 'Walter Porzlg "insan topluluklannzn ha.Jarzlannzn ve her.Jeyden once kultiiriin miimkiin ve var olahilmesinin ilk .Jart1, dil
toplulll,~lldllr" 1 derken, dilin insan toplu luklannm bir ulus olmasmda, ba§andan ba §anya ko§malannda ve bir kUltUr yaratma lannda en temel age oldugunu vurgulamak istemi§tir. Nitekim aym yazar: "Dil toplulu
,~u, giinlUk ili.Jkiler i~'in teknik hi}" ara~·tan iharet olsaydl, hu taktirde yahanci hir dili esaslz hir .Jekilde o,~re17mek ve ona ger~'ek ten hakim olmak hi~' de zor olmazdl . Aszl zorluk, yahanci toplulu(~un ha.Jka dil i.Jaret leri kullanmasmm yanznda, ha.Jka dii§iinii.J ve gorii.J tarzlanna sahip olmasznda, dun yaYI ha.Jka tiirlU kavramasznda ve hblUmle
mesinde, diinyaya ha~ka hir dUygli ve ha~ka hir irade ile
yakla~masll1da
yatmaktadlr,,2,demektedi r.
Anla§Ilan 0 ki, bazl §eyler gorUidUgU kadar yalm degil. <";UnkU, gUndelik ya§amm bir pan;asl olan dil, sadece insanlann birbir leriyle anla§malanm saglamakla kalmamak ta, aym zamanda duygulanm, dU§Unceleri ni, ya§aml kavraYl§ bi~imlerini de yansJt maktadlr. W. Porzlg'in de belirttigi gibi, dil teknik olmanm ~ok otesindedir: Pan;alanna aynhp tekrar birle§tirilebilen bir kitaphk ra f, i~in yazdml§ olan kullanma kdavuzunda, ister ingi lizce ister TUrk~e ya da ~ok daha ba§ka bir dil olsun, eger 0 dili az ya da ~ok biliyorsak hi~ zorlanmadan i§imizi gorebili riz. Kisacasl boyle bir durumda bir dilbilim ci ya da edebiyat bilimi uzmam olmamlz gerekmez. <";UnkU ortada, ~ok anlamhllgl belirten, duygu yUklti ve sanatsal degerleri olan bir yazl yoktur. Aym §eki Ide, bir taklm dilbilimsel yakla§lmlar i~erisine girmemizi gerektirecek sozceleyen (fr. enonciateur)
dinleyici (fr. co-enonciateur) i li§kisi ya da bazl dilbilimsel ~ozlimlemelerde ~ok bUyUk onemi olan sozcelem ortaml (fr. situation d'enonciation) gibi kavramlar da pek soz konusu degildir.
Eger dil yukanda omegini verdigimiz
klillanma kIlavuzundaki gibi teknik olsaydl; ogrenmek, ogretmek ve ozUmsemek ~ok da ha kolay olurdu. Oysa ki, durum bun un tam tersidir. brnegin, TUrk~emizde ~emsiye di ye adlandlrdlglmlz nesne sozcUk olarak, anlambilim yonUyle Franslzcada ya,~mur
luk, Arap~ada ise giine~lik anlamlyla kar§l mlza ~Ikmaktadlr. DolaYlslyla, her iki dilin cografi konumlan ve kUltUr pencereleri
ay-m nesneye farkiI anlaay-mlann yUklenay-mesini saglaml§tlr. Bu iki ayn dil cografyasmm ge ~i§ yolu Uzerinde bulunan TUrkiye TUrk~esi ~emsiye sozcUgUnU Arap~adan alml§ olma sma kar§m yukanda belirttigimiz her iki an lam ic;in de kullanmaktadlr3 .
GorUldUgU gibi diller arasmda bazl et kile§imlerin olmasl kac;mIlmazdlr. Tarihsel geli§ime bir goz attlglmlzda, genellikle, bir birlerine yakm olan Ulkelerin dilleri, uzak olanlardan ~ok daha fazla etkilemi§lerdir birbirlerini. Aym yargl gUnUmUzde de ge c;erliligini sUrdUrmekle birlikte, diller ara smdaki ah§veri§ de kesin anlamda etkin ola
~
mamaktadlr artlk. <";ok bUyUk cografi uzak hklar soz konusu olmasma kar§m; teknolo jik, ekonomik, toplumsal ve kUltUrel bir ta kim ili§kiler Ulkeleri ve uluslan birbirlerine yakmla§tlrml§tlr. i§te bu noktada asil degin mek istedigimiz konu; bu yakmla§manm
diller aC;lsmdan hangi ko§ullar c;erc;evesinde gerc;ekle§mesi gerektigidir. Bilindigi gibi, yeryUzUnde, ic;inde hic;bir yabancl sozcUgtin bulunmadlgl an ve dllrll bir dil yoktur.
by
Ie ya da boyle diller arasmda bir taklm etki le§imler olmu§tur ve olmaya da devam ede cekti r.Prof. Dr. Dogan Aksan'm
Her YdnuyIe Dil adh yapltmda yazdlklan bu konuya l§lk tutar niteliktedir:
Her dilde -§u ya da bu ol9ude- ba§ka di"er den allnma sozcuklerin bulundugu, ba§ka toplumlann kavramlannln var oldugu gorQ lur. yunku ba§ka di"erle hi9 ili§isi olmamak demek, bir toplumun ba§ka toplumlaria hi9 ili§kisi bulunmamasl demektir; bOyle bir du rumun da hele gunumuzde olanakslz oldu gunu soyleyebiliriz. Ancak hemen belirtmeli
Ana Dili Dergisi
yiz ki bu, dili yabanci etkilere butunuyle aglk tutmak gerektigi bigiminde anla§ilmamalidlr. Eger yabanci dillerin etkisi a§1rI olgude olur sa, bunun sonucunda dil kendi benligini ya va§ yava§ yitirmekte, yabanClla§ma temel sozvarliglna kadar inerek dilin pek gok kav ramlnln kendi ogeleriyle anlatllmaslna, egi tim ve ogretimin ana diliyle gergekle§tirilme sine engel olmaktadlr4.
GorilldUgil ilzere, neden/sonuy ili§kisi aylsmdan diller arasmdaki etkilqimin nasd olmasl gerektigi ortadadlr. Burada asil onemli olan §ey bir Ulkenin, dilini yabancl sozcUklere kar§l koruyup koruyamadlgl ile ilgilidir. Eger soz konusu illke kendi dilini yabanci sozcUklere kar§1 koruyabiliyorsa, ana dili hilincini kavraml§ ve bunun gerek lerini yerine getiriyor demektir.
0
halde is ter istemez insanm aklma §oyle bir soru ge liyor: TUrkyemizi ba§ka dillerin etkisi altma sokmamak, onu kendi bUtUnlUgU ve gilzelli gi iyerisinde dipdiri ayakta tukmak gorev ve sorumlulugu sadeee baZi dilbilimeiler, ede biyatyIiar, aydmlar ya da TUrk Dil Kuru mu'na ml dU§mektedir? Samyoruz bu soru ya dil duyarlllz,~1 olan hemen herkes hayu· diyecektir.Durum boyle olunea, milyonlarea in sana seslenen ve on gilnlUk bir silre iyerisin de bile olsa bir yok kez tekrarlanan reklam lardan tutunuz da, diger tUm izleneelere ka dar, radyo ve televizyonunS teknolojik im kanlanm kullanan gorsel-i§itsel yaym kuru lu§lannm, yazIlI basmm; ve yUzbinleree in SammlZIl1, aglzlanndan ylkaeak bir iki aylk lamaYI merak ve ilgiyle bekledikleri devlet bUyliklerimizin de TUrk Dilinin gUzel ve dogru kullamlmasmda sorumlulugu oldugu nu dU§UnU- yoruz.
Son zamanlarda konuy la i Igi Ii kimi za man ilginy, kimi zaman ise sevindirici ge\i§ melerin olduguna da tamk oluyoruz. Ome gin, bir siyasi partimiz; bir yandan yabanci sozcUklere Tilrkye kar§llIklar onerirken di ger yandan belediyelere TUrkye olmayan ta belalan indirme yetkisi de veren "TUrkye Yasasl" hazlfhyor6 ya da yazdi basmdaki bazl ko§e yazarlanmlz makalelerinin adml
"Tiirk~·e'ye A,~lt"7,
"Turist Kelimeler"g,"Tercl~menin
Boylesi Olmaz 0Isun,,9,"Tii.rk~·e
Yahancl Dil Olsun" I 0, §eklinde be lirleyerek genel ya da ozel slmrlar iyerisin de Tilrk evrenine ili§kin yazilar kaleme alI.,e yorlar.
Bir yabancl sozcilgiln TUrkye kar§lli glOm bulunup kullamlmasl oldukya ozveri isteyen bir i§tir. Bununla birlikte asI! onem Ii olan, bu sozcUgiln; yerinde, dogru ve sil-rekli kullanilmaslyla korunup gUneelligini kaybetmemesini saglamaktlr. Aym dili ko nu§an bireyler olarak bu durumun hepimizi yok yakmdan ilgilendirmesi gerektigi gerye gi gozardl edilmemelidir. Berke Vardar'm degindigi §ekliyle "terimler hilimsel yapzt lann egemen o,~eleridir, ha~l[(:a odakla§ma noktalarzdlr. Ana dilinin (jz kaynaklanndan
allnml~ ya da iiretilmi§ olmalan daha etkin hir hilim dilinin ohl§maSll7l sa,~lar, kavram lann gere,~ince oZl~msenmesini hiiyii.k (jf~·ii
de kolayla~tlnr. Bu haklmdan ulusal di! hi linci genel nitelikli si5zclikler diizleminde
01-dL(~U gihi, (jze/ uzmanhk terimleri konuszm da da ha~!tca kzlavuzumuz olmalzdlr" 11.
Ne var ki, olaylar her zaman yizmeye yalJ§tlglmlz bu tablodaki gibi geli§memek tedir. Omegin, televizyonlanmlzda yok ya km bir geymi§te tamk oldugumuz reklam
ku§aklannda yaZl sozcliglinden tUretilmi§ yanel sozcligli varken, toplumun hemen tUm kesimlerince rahatlIkla kullamlabili yorken, aym sozcliglin ingilizce kar§llIgl olan
printer
sozcliglinlin kullam Imasmda bir sakIncl gorlilmemi§tir. Kesinlikle kasIt ve art niyet aramadlglmz bu dikkatsizlik ve vurdumduymazhk eger iki sade vatanda§ arasmdaki bir konu§mada olmu§ olsaydl ko nu bu kadar onemli olmayacaktI. Oysa ki durumu onemli kiian ve tepkimize neden olan §ey soz konusu (jzentisizli,~in baSIn ya yIn yoluyla milyonlarca insanIn gozli onlin de i§lenmi§ olmasldlr. BuradakiTiirkfenin
dikkatimizi ~eken ve asIi lizlicli olan ana dili duyarlIhgInIn salt ki§ibilim dili olmadlgl
§ey, Tlirk~e kar§Illklan oldugu sel bir yakla§lm ya da lilkeiddiaslnda oIanIar
halde, insanlanmlzIn yabancl mize ozgli bir tutum 01madlgInI da belirtmek is . 12 ..
tenz . Ornegin Alman lann "Radyo" yenne "dalga verici" anlamIn
sozclikleri kullanmaya devam
varsa, onlara dii§en
etmeleridir. Daha once de degorev, ana dilleri olan
ginmeye ~alI§tIglTTI1z gibi,bu dilin bilim dili olmasl
diller ve toplumlar arasIndakiifin faba gostermek
etkile§im dlinya dondlik~e vane "uzaktan kopyalayn'z" anla
mmdaki "Telecopieur" veya ingi liz
ce "Computer" sozcligli yerine "diizenleyi-Cl0" anIamIndak'I "0rd inateur" sozcliglinli
kullandlklanm gorliyoruz. Klsacasl Franslz ca Franslzca olarak13, Almanca Almanca olarak kalma sava§InI slirdlirmeye ~alI§ maktadlr. Benzer ozveri ve ~aba, Tlirk insa m tarafmdan da Tlirk~e i~in gosterilmelidir, di-yoruz.
Tlirk~enin bu §ekilde dogru ve yerinde kullanIlmamasl, gerekli ozenin goste- ril memesi bir taklm ~evrelerce onemsenmeye bilir. Ama bu tutumun daha slkmtIlI ba§ka yakla§lmlan da beraberinde getirmesi
olasl-dlf.
N
i
tckim
,
hi<;bir
rutin
dogu~bilim
diliim.adIgl
g
er<;cginc rabmen,
T(jrk~Din bilimdili
o]up Olmadlgt tart1~malanyapllabilm
ck
t
cdir
.
~incem:in~ gore,bu
kODudacia
tcmcl
sonm, yctcrl.i ve dOVl1rucu dUzcydc bit ana dili cgitimi
v
orilmc~csi
vo ana dili bilincinin ~lanmamasJile
ilf,rilidi
r.
Burada ha
ngi
dil
yada dil1crin
hH
inl
dili olup olmadlklan 1artJ~.
cl
.
.
14t
anna
gumJ
K.lstc
r
m
yoruz
;
a
ncak
,
T
iirk<;c
'
in
bilimchI
i
olmachg
l
idcfulSlnda
olanlar
varsa,
omara dii~cngorev
,
ana djlleri.o
lan bo. diHn
bilim dill
o
lma
sl
i<;in
<;ab
a
go
s
tcnllckol
m
a
luhr
.,
diyc dii~iniiyoruz.mal
Tlirk~ede yabancl kokenli sozclik kul lantml konusuna yeniden donecek olursak,
daki "Rundjimk" sozcligli
olmalzdlr, diye
rolacaktlr. Ama tUm bu olup bi nli, Franslzlann "Fax" yeridii§iiniiyoruz.
tenler i~erisinde her dilin kendisi olarak kalmasl, her ulusun kendi diline sahip ~Jkmasl, ~ok kUltlirililliglin deva mInIn saglanmasl insanlIk adIna yapIiabile cek en bliylik iyilik olacaktlr. C;linkli biliyo ruz ki, insanlann en iyi bildiklerini sandlk Ian diller ana dilleridir ve dlinyaYI ancak bu dilin SInlrlan kadar kavrayabilirler.
Sonu~ olarak, her§eye ragmen bir ko nunun aydmlatllmasmda yarar gorli-yoruz:
"Kelimelerin hir (jilin mal! olup olmadlgl l1ln
ol~'ilsu koken de
<
~il, kllllmllmdll·,,15 i Ike
sinden hareketle "yuzlerce yzldan heri kul
landz<~znllz, koylerde ya§ayan insanlanmzza kadar ula§ml§, halk edehiyatl iiriinlerine l'e deyimlerine sinmi§, yiizlerce yilll1 ~'agrz§lm
Ana Dili Dergisi
yiikiinii ta§lyan kelimeler"16, ya da artlk Tlirke;eyle iyice ie; ie;e girmi§ televizyon, tren vb. sozcUkler ie;in yeni TUrke;e sozcUk ler one- rilmesini dli§linmemekteyiz ve ha liyle onermedik de. Buna kar§lI1, hie; degilse elimizde var olamn korunmasl ve ona gere ken ilginin gosterilmesi gerektigine olan inanclmlzl ortaya koymaya e;alI§lrken, bir toplumun devredilemez ve vazgee;ilmez or tak degerlerinden olan ana dilini olu§turan kelimelerin de dogru ve yerinde kullamlma larlI1lI1 bir zorunluluk oldugunu -klsaca da olsa- dile getinnek istedik.
OiPNOTLAR
IW. PORZIG, (1990), Dil Denen Mucize cilt II, s. 6, (<;ev. Prof. Dr. Vural ULKU). KUltUr BakanlIgl Yaymlan/ 631, Ankara.
?
-A.g.y., s. 8.
3TUrk<;:ede, §emsiye deyince, akla ilk ola
rak yac~murluk anlaml gelmesine kar~lI1, giine§/ik
anlammda da kul1anl1maktadlr. Ornegin, plaj Fmsiyesi (Biiyiik Larousse Sozliik ve Ansik lopedisi, Milliyet Yay. cilt 21).
4prof. Dr. Dogan AKSAN, (1990), Her YonUyle Dil (Ana <;izgileriyle Dilbilim) cilt III, s. 26-27, TUrk Dil Kurumu YaYlnlan: 439/3 An kara.
SBurada 7 Temmuz 2000 tarihli bir gazete haberini aynen almtIlamak istiyoruz: "Radyo ve Televizyon Ust Kurulu'nun istegi Uzerine, TUrk Dil Kurumu'dan 5 profesor TUrk<;:enin kul1anl mmdaki yanll~iIklan saptamak Uzere bir ~aiI~ma
yaptl. 35 radyo ve televizyon kanalmrn 1999 YI lrndaki iki~er ayllk yaYll11 uzmanlar tarafrndan izlendi ve saptanan binlerce yanlI~, fi~lere i§len di. Rapora gore, dil yanll~larI daha ~ok canlI ya ymlarda gorUlUyor. TV ve radyolarda "dikkatsiz
lik" yUzUnden yaniI~ okunan bazl kelimeler ~oy
Ie slralanlyor: *MUdail avukat. Dogrusu: MUda hil (HBB Haber); *Sivil insiyatif Grubu. Dogru su: inisiyatif (Kanal 7); *Kurdela. Dogrusu: Kur dele (Flash); *ZaYlfcana. Dogrusu: ZaYlf~a
(Star); *E~~ek deh~et sa<;:tl. Dogrusu: E§ek (Ka nal 6). Ara~tlrmaya gore ayn ve biti~ik yazl1an kelimeler de slk slk kan~tIrlllp yaniI~ yazillyor. brnegin; *Bol bol kUfUr edi~i bundandlr. Dogru su: KUfredi~i (CNN TURK); *Slrplar Kosova'Yl terkediyor. Dogrusu: Terk ediyor (NUMBER 1);
*Yasadl~1. Dogrusu: Yasa dl~1 (KENT); *i~birli gi. Dogrusu: i~ birligi (TRT I); *Ba§kanvekili. Dogrusu: Ba~kan vekili (Kanal D)".
6Hilrriyet Gazetesi, 6 Agustos 1999; Star Gazetesi 24 Ekim 2000.
7ZUlfU Livaneli, Sabah Gazetesi, 8 EylUl 2000.
8 Ahmet Turhan Altl11er, HUrriyet Gazetes1, II Nisan 1999.
9Yasemin Boran, HUrriyet Gazetesi, 6 ~u bat 1999.
iODogan Hlzlan, HUrriyet Gazetesi, 21 Mayls 1999.
II Berke Vardar ve Digerleri (1978), 8a§/z
co Dilhilim Terimleri, s. 8, istanbul Universitesi Yaymlan No: 2462, HUsnUtabiat Baslmevi, is tanbul.
12Bu konuda Bkz. Vedat KlziIer, (1996), "Onde Gelen Ulkelerin 'Ana Dilj' <;alI~malanna Tarihsel Bir Bakl§", Ana Dili Dergisi, saYI-I, MaYls 1996, izmir.
13Fransa'da 1994 yllmda FranslzcaYI in gilizce akmmdan korumaki<;:in "Franslz Dili nin KullaI1lmma i1i~kin Yasa Tasansl" adl al tmda bir tasan hazHlanml~ ve bu tasan yasa
la~ml§tIr. (Aynntilar i<;:in Bkz. Prof. Dr. Cahit Kavcar (1998), "Ttirk<;:e Egitimi ve Sorunlar",
Kavcar'm yukanda adl geyen yalt~masmm
kaynakyasma ba~vurabilirler.
15Bkz. Yabancl Kelimelere Kar-51ILklar,
s. 5. Turk Dil Kurumu Yaymlan: 631, ISBN 975-16-0783-3, Ankara 1995.
16 A.g.y. s.5.
KAYNAK<;A
AKSAN Dogan, (1990), Her Yijniiyle
Dil (Al1a C;izgileriyle DUbilim) III cilt, TUrk
Di1 KUTumu Yaymlan: 439/3 Ankara.
C. CONDON John, (1995), Kelimelerin Biiyiifii Diinyasl (Anlambilim ve ileti-5im), C;ev. Murat C;iFrKAYA), insan Yaymlan, istanbul.
KIZLIER Vedat, (1996), "Onde Gelen Ulkelerin 'Ana Dili' C;ab~malanna tarihsel Bir
Bakl~", A. U. TOMER izmir ~ubesi, SaYl-l,
MaYls 1996, izmir.
PORZIG Walter, (1990), Dil Denen
Mucize II. Cilt, <C;ev. Prof. Dr. Vural ULKU),
KUlti.ir Bakan11g1 Yaymlan / 631, Ankara.
TURAL Sadlk, (1992), Samlara Ce
vaplarla (Kiiltfir, Edeniyat, Dil), Edebiyat Bi
Iimi serisi-2, Yagmur Basm-yaym, Ankara. VARDAR Berke; ve digerleri, (1978),
Ba~lLca DUbilim Terimleri,
i.
U. Yaymlan, No:2462, s.8, HUsnUtabiat Baslmevi, istanbul.
YabanCl Kefimelere Kar-5zlLklar, TUrk Dil Kurumu Yay1l11an: 631, ISBN 975-J6-0783-3, Ankara, 1995.
KAVCAR Cahit (1998), "TUrkye Egiti ml ve Sorunlar", Dil Dergisi, sayl 65, Mart
1998, Ankara.