• Sonuç bulunamadı

Ana Dili Duyarll zerine Bir Deneme

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ana Dili Duyarll zerine Bir Deneme"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Deneme

Ana Oili OuyarllllQI

Ozerine Bir Oeneme

Or.

Mehmet 9igek

Bilindigi gibi dil olgusu insan

toplllluklarzna ozgii degerlerin

ba§znda gelmektedir. Walter

Porzzg; "insan toplulllklarznzn

ba§arzlannzn ve her§eyden once

kiiltiiriin miimkiin ve var

olabilmesinin ilk §artz, dil

toplulugudur" derken, dilin

insan toplllluklannzn bir llius

olmasznda, ba§andan ba§arzya

ko§malannda ve bir kiiltiir

yaratmalannda en temel oge

oldllgllnu vurgulamak istemi§tir.

*YLizUnci.i Yll Universitesi, Fen - Edebiyat Faki.il­ tesi Ogretim Uyesi

T

eknolojinin ba§ dondUrUcU bir hlzla ilerlediginden hi~ kimsenin ku§kusu yok. Hatta bu hlza kimi­ lerinizin ayak uydurmakta zoriandlgl da bir ger~ek. Dogal olarak, yeryUzUnde insanm bilip tamdlgl fakat adlandlrmadlgl hi~bir nesne yoktur. Ancak hernen belirtelim ki, soz konusu olan nesne ya da e§ya dUnyanm her yerinde aym anda ortaya ~Ikmayabilir. Ozellikle bilimsel bulu§lar bunun i~in en gUzel ornektir. Yapdan bir bulu§ yepyeni bir §ey oldugundan, haliyle adlandmlmasl ge­ rekecek ve bu adlandlrma bulu§u yapan kimsenin dil, kUltUr, ya§am bi~imi hatta de­ ger yarglsl ozelliklerini yansltacaktlf. Kw~­ kusuz her ulusun dili, kUltUrU,ya§am bi~irni kendi bUtUniUgU i~erisinde ~ok daha tutarlI ve gUzeldir. Biz burada, kavram karga§asl­ na neden olmamak i~in, kendimizi di! ko­ nusuyla slnJrlandlrmaya ~alI§acaglz.

Bilindigi gibi dil olgusu insan toplu­ luklanna azgU degerierin ba§mda gelmek­ tedir. 'Walter Porzlg "insan topluluklannzn ha.Jarzlannzn ve her.Jeyden once kultiiriin miimkiin ve var olahilmesinin ilk .Jart1, dil

toplulll,~lldllr" 1 derken, dilin insan toplu­ luklannm bir ulus olmasmda, ba§andan ba­ §anya ko§malannda ve bir kUltUr yaratma­ lannda en temel age oldugunu vurgulamak istemi§tir. Nitekim aym yazar: "Dil toplulu­

,~u, giinlUk ili.Jkiler i~'in teknik hi}" ara~·tan iharet olsaydl, hu taktirde yahanci hir dili esaslz hir .Jekilde o,~re17mek ve ona ger~'ek­ ten hakim olmak hi~' de zor olmazdl . Aszl zorluk, yahanci toplulu(~un ha.Jka dil i.Jaret­ leri kullanmasmm yanznda, ha.Jka dii§iinii.J ve gorii.J tarzlanna sahip olmasznda, dun­ yaYI ha.Jka tiirlU kavramasznda ve hblUmle­

(2)

mesinde, diinyaya ha~ka hir dUygli ve ha~ka hir irade ile

yakla~masll1da

yatmaktadlr,,2,

demektedi r.

Anla§Ilan 0 ki, bazl §eyler gorUidUgU kadar yalm degil. <";UnkU, gUndelik ya§amm bir pan;asl olan dil, sadece insanlann birbir­ leriyle anla§malanm saglamakla kalmamak­ ta, aym zamanda duygulanm, dU§Unceleri­ ni, ya§aml kavraYl§ bi~imlerini de yansJt­ maktadlr. W. Porzlg'in de belirttigi gibi, dil teknik olmanm ~ok otesindedir: Pan;alanna aynhp tekrar birle§tirilebilen bir kitaphk ra­ f, i~in yazdml§ olan kullanma kdavuzunda, ister ingi lizce ister TUrk~e ya da ~ok daha ba§ka bir dil olsun, eger 0 dili az ya da ~ok biliyorsak hi~ zorlanmadan i§imizi gorebili­ riz. Kisacasl boyle bir durumda bir dilbilim­ ci ya da edebiyat bilimi uzmam olmamlz gerekmez. <";UnkU ortada, ~ok anlamhllgl belirten, duygu yUklti ve sanatsal degerleri olan bir yazl yoktur. Aym §eki Ide, bir taklm dilbilimsel yakla§lmlar i~erisine girmemizi gerektirecek sozceleyen (fr. enonciateur)

dinleyici (fr. co-enonciateur) i li§kisi ya da bazl dilbilimsel ~ozlimlemelerde ~ok bUyUk onemi olan sozcelem ortaml (fr. situation d'enonciation) gibi kavramlar da pek soz konusu degildir.

Eger dil yukanda omegini verdigimiz

klillanma kIlavuzundaki gibi teknik olsaydl; ogrenmek, ogretmek ve ozUmsemek ~ok da­ ha kolay olurdu. Oysa ki, durum bun un tam tersidir. brnegin, TUrk~emizde ~emsiye di­ ye adlandlrdlglmlz nesne sozcUk olarak, anlambilim yonUyle Franslzcada ya,~mur­

luk, Arap~ada ise giine~lik anlamlyla kar§l­ mlza ~Ikmaktadlr. DolaYlslyla, her iki dilin cografi konumlan ve kUltUr pencereleri

ay-m nesneye farkiI anlaay-mlann yUklenay-mesini saglaml§tlr. Bu iki ayn dil cografyasmm ge­ ~i§ yolu Uzerinde bulunan TUrkiye TUrk~esi ~emsiye sozcUgUnU Arap~adan alml§ olma­ sma kar§m yukanda belirttigimiz her iki an­ lam ic;in de kullanmaktadlr3 .

GorUldUgU gibi diller arasmda bazl et­ kile§imlerin olmasl kac;mIlmazdlr. Tarihsel geli§ime bir goz attlglmlzda, genellikle, bir­ birlerine yakm olan Ulkelerin dilleri, uzak olanlardan ~ok daha fazla etkilemi§lerdir birbirlerini. Aym yargl gUnUmUzde de ge­ c;erliligini sUrdUrmekle birlikte, diller ara­ smdaki ah§veri§ de kesin anlamda etkin ola­

~

mamaktadlr artlk. <";ok bUyUk cografi uzak­ hklar soz konusu olmasma kar§m; teknolo­ jik, ekonomik, toplumsal ve kUltUrel bir ta­ kim ili§kiler Ulkeleri ve uluslan birbirlerine yakmla§tlrml§tlr. i§te bu noktada asil degin­ mek istedigimiz konu; bu yakmla§manm

diller aC;lsmdan hangi ko§ullar c;erc;evesinde gerc;ekle§mesi gerektigidir. Bilindigi gibi, yeryUzUnde, ic;inde hic;bir yabancl sozcUgtin bulunmadlgl an ve dllrll bir dil yoktur.

by­

Ie ya da boyle diller arasmda bir taklm etki­ le§imler olmu§tur ve olmaya da devam ede­ cekti r.

Prof. Dr. Dogan Aksan'm

Her Ydnuy­

Ie Dil adh yapltmda yazdlklan bu konuya l§lk tutar niteliktedir:

Her dilde -§u ya da bu ol9ude- ba§ka di"er­ den allnma sozcuklerin bulundugu, ba§ka toplumlann kavramlannln var oldugu gorQ­ lur. yunku ba§ka di"erle hi9 ili§isi olmamak demek, bir toplumun ba§ka toplumlaria hi9 ili§kisi bulunmamasl demektir; bOyle bir du­ rumun da hele gunumuzde olanakslz oldu­ gunu soyleyebiliriz. Ancak hemen belirtmeli­

(3)

Ana Dili Dergisi

yiz ki bu, dili yabanci etkilere butunuyle aglk tutmak gerektigi bigiminde anla§ilmamalidlr. Eger yabanci dillerin etkisi a§1rI olgude olur­ sa, bunun sonucunda dil kendi benligini ya­ va§ yava§ yitirmekte, yabanClla§ma temel sozvarliglna kadar inerek dilin pek gok kav­ ramlnln kendi ogeleriyle anlatllmaslna, egi­ tim ve ogretimin ana diliyle gergekle§tirilme­ sine engel olmaktadlr4.

GorilldUgil ilzere, neden/sonuy ili§kisi aylsmdan diller arasmdaki etkilqimin nasd olmasl gerektigi ortadadlr. Burada asil onemli olan §ey bir Ulkenin, dilini yabancl sozcUklere kar§l koruyup koruyamadlgl ile ilgilidir. Eger soz konusu illke kendi dilini yabanci sozcUklere kar§1 koruyabiliyorsa, ana dili hilincini kavraml§ ve bunun gerek­ lerini yerine getiriyor demektir.

0

halde is­ ter istemez insanm aklma §oyle bir soru ge­ liyor: TUrkyemizi ba§ka dillerin etkisi altma sokmamak, onu kendi bUtUnlUgU ve gilzelli­ gi iyerisinde dipdiri ayakta tukmak gorev ve sorumlulugu sadeee baZi dilbilimeiler, ede­ biyatyIiar, aydmlar ya da TUrk Dil Kuru­ mu'na ml dU§mektedir? Samyoruz bu soru­ ya dil duyarlllz,~1 olan hemen herkes hayu· diyecektir.

Durum boyle olunea, milyonlarea in­ sana seslenen ve on gilnlUk bir silre iyerisin­ de bile olsa bir yok kez tekrarlanan reklam­ lardan tutunuz da, diger tUm izleneelere ka­ dar, radyo ve televizyonunS teknolojik im­ kanlanm kullanan gorsel-i§itsel yaym kuru­ lu§lannm, yazIlI basmm; ve yUzbinleree in­ SammlZIl1, aglzlanndan ylkaeak bir iki aylk­ lamaYI merak ve ilgiyle bekledikleri devlet bUyliklerimizin de TUrk Dilinin gUzel ve dogru kullamlmasmda sorumlulugu oldugu­ nu dU§UnU- yoruz.

Son zamanlarda konuy la i Igi Ii kimi za­ man ilginy, kimi zaman ise sevindirici ge\i§­ melerin olduguna da tamk oluyoruz. Ome­ gin, bir siyasi partimiz; bir yandan yabanci sozcUklere Tilrkye kar§llIklar onerirken di­ ger yandan belediyelere TUrkye olmayan ta­ belalan indirme yetkisi de veren "TUrkye Yasasl" hazlfhyor6 ya da yazdi basmdaki bazl ko§e yazarlanmlz makalelerinin adml

"Tiirk~·e'ye A,~lt"7,

"Turist Kelimeler"g,

"Tercl~menin

Boylesi Olmaz 0Isun,,9,

"Tii.rk~·e

Yahancl Dil Olsun" I 0, §eklinde be­ lirleyerek genel ya da ozel slmrlar iyerisin­ de Tilrk evrenine ili§kin yazilar kaleme alI­

.,e yorlar.

Bir yabancl sozcilgiln TUrkye kar§lli­ glOm bulunup kullamlmasl oldukya ozveri isteyen bir i§tir. Bununla birlikte asI! onem­ Ii olan, bu sozcUgiln; yerinde, dogru ve sil-rekli kullanilmaslyla korunup gUneelligini kaybetmemesini saglamaktlr. Aym dili ko­ nu§an bireyler olarak bu durumun hepimizi yok yakmdan ilgilendirmesi gerektigi gerye­ gi gozardl edilmemelidir. Berke Vardar'm degindigi §ekliyle "terimler hilimsel yapzt­ lann egemen o,~eleridir, ha~l[(:a odakla§ma noktalarzdlr. Ana dilinin (jz kaynaklanndan

allnml~ ya da iiretilmi§ olmalan daha etkin hir hilim dilinin ohl§maSll7l sa,~lar, kavram­ lann gere,~ince oZl~msenmesini hiiyii.k (jf~·ii­

de kolayla~tlnr. Bu haklmdan ulusal di! hi­ linci genel nitelikli si5zclikler diizleminde

01-dL(~U gihi, (jze/ uzmanhk terimleri konuszm­ da da ha~!tca kzlavuzumuz olmalzdlr" 11.

Ne var ki, olaylar her zaman yizmeye yalJ§tlglmlz bu tablodaki gibi geli§memek­ tedir. Omegin, televizyonlanmlzda yok ya­ km bir geymi§te tamk oldugumuz reklam

(4)

ku§aklannda yaZl sozcliglinden tUretilmi§ yanel sozcligli varken, toplumun hemen tUm kesimlerince rahatlIkla kullamlabili­ yorken, aym sozcliglin ingilizce kar§llIgl olan

printer

sozcliglinlin kullam Imasmda bir sakIncl gorlilmemi§tir. Kesinlikle kasIt ve art niyet aramadlglmz bu dikkatsizlik ve vurdumduymazhk eger iki sade vatanda§ arasmdaki bir konu§mada olmu§ olsaydl ko­ nu bu kadar onemli olmayacaktI. Oysa ki durumu onemli kiian ve tepkimize neden olan §ey soz konusu (jzentisizli,~in baSIn ya­ yIn yoluyla milyonlarca insanIn gozli onlin­ de i§lenmi§ olmasldlr. Buradaki

Tiirkfenin

dikkatimizi ~eken ve asIi lizlicli olan ana dili duyarlIhgInIn salt ki§i­

bilim dili olmadlgl

§ey, Tlirk~e kar§Illklan oldugu sel bir yakla§lm ya da lilke­

iddiaslnda oIanIar

halde, insanlanmlzIn yabancl mize ozgli bir tutum 01­

madlgInI da belirtmek is­ . 12 ..

tenz . Ornegin Alman­ lann "Radyo" yenne "dalga verici" anlamIn­

sozclikleri kullanmaya devam

varsa, onlara dii§en

etmeleridir. Daha once de de­

gorev, ana dilleri olan

ginmeye ~alI§tIglTTI1z gibi,

bu dilin bilim dili olmasl

diller ve toplumlar arasIndaki

ifin faba gostermek

etkile§im dlinya dondlik~e va­

ne "uzaktan kopyalayn'z" anla­

mmdaki "Telecopieur" veya ingi liz­

ce "Computer" sozcligli yerine "diizenleyi-Cl0" anIamIndak'I "0rd inateur" sozcliglinli

kullandlklanm gorliyoruz. Klsacasl Franslz­ ca Franslzca olarak13, Almanca Almanca olarak kalma sava§InI slirdlirmeye ~alI§­ maktadlr. Benzer ozveri ve ~aba, Tlirk insa­ m tarafmdan da Tlirk~e i~in gosterilmelidir, di-yoruz.

Tlirk~enin bu §ekilde dogru ve yerinde kullanIlmamasl, gerekli ozenin goste- ril­ memesi bir taklm ~evrelerce onemsenmeye­ bilir. Ama bu tutumun daha slkmtIlI ba§ka yakla§lmlan da beraberinde getirmesi

olasl-dlf.

N

i

tckim

,

hi<;bir

rutin

dogu~

bilim

dili

im.adIgl

g

er<;cginc rabmen,

T(jrk~Din bilim

dili

o]up Olmadlgt tart1~malan

yapllabilm

ck

­

t

cdir

.

~incem:in~ gore,

bu

kODuda

cia

tcmcl

sonm, yctcrl.i ve dOVl1rucu dUzcydc bit ana dili cgitimi

v

orilmc~csi

vo ana dili bilincinin ~lanmamasJ

ile

ilf,rilidi

r.

Burada h

a

ngi

dil

ya

da dil1crin

hH

inl

dili olup olmadlklan 1artJ~­

.

cl

.

.

14

t

anna

gumJ

K.

lstc

r

m

yoruz

;

a

ncak

,

T

iirk<;c

'

in

bilim

chI

i

olmachg

l

idcfulSlnda

olanlar

varsa,

omara dii~cn

gorev

,

ana djlleri.

o

lan bo. diHn

bilim dill

o

lma

sl

i<;in

<;ab

a

go

s

­

tcnllck

ol

m

a

luhr

.,

diyc dii~iniiyoruz.

mal

Tlirk~ede yabancl kokenli sozclik kul­ lantml konusuna yeniden donecek olursak,

daki "Rundjimk" sozcligli­

olmalzdlr, diye

rolacaktlr. Ama tUm bu olup bi­ nli, Franslzlann "Fax" yeri­

dii§iiniiyoruz.

tenler i~erisinde her dilin kendisi olarak kalmasl, her ulusun kendi dili­

ne sahip ~Jkmasl, ~ok kUltlirililliglin deva­ mInIn saglanmasl insanlIk adIna yapIiabile­ cek en bliylik iyilik olacaktlr. C;linkli biliyo­ ruz ki, insanlann en iyi bildiklerini sandlk­ Ian diller ana dilleridir ve dlinyaYI ancak bu dilin SInlrlan kadar kavrayabilirler.

Sonu~ olarak, her§eye ragmen bir ko­ nunun aydmlatllmasmda yarar gorli-yoruz:

"Kelimelerin hir (jilin mal! olup olmadlgl­ l1ln

ol~'ilsu koken de

<

~il, kllllmllmdll·,,15 i Ike­

sinden hareketle "yuzlerce yzldan heri kul­

landz<~znllz, koylerde ya§ayan insanlanmzza kadar ula§ml§, halk edehiyatl iiriinlerine l'e deyimlerine sinmi§, yiizlerce yilll1 ~'agrz§lm

(5)

Ana Dili Dergisi

yiikiinii ta§lyan kelimeler"16, ya da artlk Tlirke;eyle iyice ie; ie;e girmi§ televizyon, tren vb. sozcUkler ie;in yeni TUrke;e sozcUk­ ler one- rilmesini dli§linmemekteyiz ve ha­ liyle onermedik de. Buna kar§lI1, hie; degilse elimizde var olamn korunmasl ve ona gere­ ken ilginin gosterilmesi gerektigine olan inanclmlzl ortaya koymaya e;alI§lrken, bir toplumun devredilemez ve vazgee;ilmez or­ tak degerlerinden olan ana dilini olu§turan kelimelerin de dogru ve yerinde kullamlma­ larlI1lI1 bir zorunluluk oldugunu -klsaca da olsa- dile getinnek istedik.

OiPNOTLAR

IW. PORZIG, (1990), Dil Denen Mucize cilt II, s. 6, (<;ev. Prof. Dr. Vural ULKU). KUltUr BakanlIgl Yaymlan/ 631, Ankara.

?

-A.g.y., s. 8.

3TUrk<;:ede, §emsiye deyince, akla ilk ola­

rak yac~murluk anlaml gelmesine kar~lI1, giine§/ik

anlammda da kul1anl1maktadlr. Ornegin, plaj Fmsiyesi (Biiyiik Larousse Sozliik ve Ansik­ lopedisi, Milliyet Yay. cilt 21).

4prof. Dr. Dogan AKSAN, (1990), Her YonUyle Dil (Ana <;izgileriyle Dilbilim) cilt III, s. 26-27, TUrk Dil Kurumu YaYlnlan: 439/3 An­ kara.

SBurada 7 Temmuz 2000 tarihli bir gazete haberini aynen almtIlamak istiyoruz: "Radyo ve Televizyon Ust Kurulu'nun istegi Uzerine, TUrk Dil Kurumu'dan 5 profesor TUrk<;:enin kul1anl­ mmdaki yanll~iIklan saptamak Uzere bir ~aiI~ma

yaptl. 35 radyo ve televizyon kanalmrn 1999 YI­ lrndaki iki~er ayllk yaYll11 uzmanlar tarafrndan izlendi ve saptanan binlerce yanlI~, fi~lere i§len­ di. Rapora gore, dil yanll~larI daha ~ok canlI ya­ ymlarda gorUlUyor. TV ve radyolarda "dikkatsiz­

lik" yUzUnden yaniI~ okunan bazl kelimeler ~oy­

Ie slralanlyor: *MUdail avukat. Dogrusu: MUda­ hil (HBB Haber); *Sivil insiyatif Grubu. Dogru­ su: inisiyatif (Kanal 7); *Kurdela. Dogrusu: Kur­ dele (Flash); *ZaYlfcana. Dogrusu: ZaYlf~a

(Star); *E~~ek deh~et sa<;:tl. Dogrusu: E§ek (Ka­ nal 6). Ara~tlrmaya gore ayn ve biti~ik yazl1an kelimeler de slk slk kan~tIrlllp yaniI~ yazillyor. brnegin; *Bol bol kUfUr edi~i bundandlr. Dogru­ su: KUfredi~i (CNN TURK); *Slrplar Kosova'Yl terkediyor. Dogrusu: Terk ediyor (NUMBER 1);

*Yasadl~1. Dogrusu: Yasa dl~1 (KENT); *i~birli­ gi. Dogrusu: i~ birligi (TRT I); *Ba§kanvekili. Dogrusu: Ba~kan vekili (Kanal D)".

6Hilrriyet Gazetesi, 6 Agustos 1999; Star Gazetesi 24 Ekim 2000.

7ZUlfU Livaneli, Sabah Gazetesi, 8 EylUl 2000.

8 Ahmet Turhan Altl11er, HUrriyet Gazetes1, II Nisan 1999.

9Yasemin Boran, HUrriyet Gazetesi, 6 ~u­ bat 1999.

iODogan Hlzlan, HUrriyet Gazetesi, 21 Mayls 1999.

II Berke Vardar ve Digerleri (1978), 8a§/z­

co Dilhilim Terimleri, s. 8, istanbul Universitesi Yaymlan No: 2462, HUsnUtabiat Baslmevi, is­ tanbul.

12Bu konuda Bkz. Vedat KlziIer, (1996), "Onde Gelen Ulkelerin 'Ana Dilj' <;alI~malanna Tarihsel Bir Bakl§", Ana Dili Dergisi, saYI-I, MaYls 1996, izmir.

13Fransa'da 1994 yllmda FranslzcaYI in­ gilizce akmmdan korumaki<;:in "Franslz Dili­ nin KullaI1lmma i1i~kin Yasa Tasansl" adl al­ tmda bir tasan hazHlanml~ ve bu tasan yasa­

la~ml§tIr. (Aynntilar i<;:in Bkz. Prof. Dr. Cahit Kavcar (1998), "Ttirk<;:e Egitimi ve Sorunlar",

(6)

Kavcar'm yukanda adl geyen yalt~masmm

kaynakyasma ba~vurabilirler.

15Bkz. Yabancl Kelimelere Kar-51ILklar,

s. 5. Turk Dil Kurumu Yaymlan: 631, ISBN 975-16-0783-3, Ankara 1995.

16 A.g.y. s.5.

KAYNAK<;A

AKSAN Dogan, (1990), Her Yijniiyle

Dil (Al1a C;izgileriyle DUbilim) III cilt, TUrk

Di1 KUTumu Yaymlan: 439/3 Ankara.

C. CONDON John, (1995), Kelimelerin Biiyiifii Diinyasl (Anlambilim ve ileti-5im), C;ev. Murat C;iFrKAYA), insan Yaymlan, istanbul.

KIZLIER Vedat, (1996), "Onde Gelen Ulkelerin 'Ana Dili' C;ab~malanna tarihsel Bir

Bakl~", A. U. TOMER izmir ~ubesi, SaYl-l,

MaYls 1996, izmir.

PORZIG Walter, (1990), Dil Denen

Mucize II. Cilt, <C;ev. Prof. Dr. Vural ULKU),

KUlti.ir Bakan11g1 Yaymlan / 631, Ankara.

TURAL Sadlk, (1992), Samlara Ce­

vaplarla (Kiiltfir, Edeniyat, Dil), Edebiyat Bi­

Iimi serisi-2, Yagmur Basm-yaym, Ankara. VARDAR Berke; ve digerleri, (1978),

Ba~lLca DUbilim Terimleri,

i.

U. Yaymlan, No:

2462, s.8, HUsnUtabiat Baslmevi, istanbul.

YabanCl Kefimelere Kar-5zlLklar, TUrk Dil Kurumu Yay1l11an: 631, ISBN 975-J6-0783-3, Ankara, 1995.

KAVCAR Cahit (1998), "TUrkye Egiti­ ml ve Sorunlar", Dil Dergisi, sayl 65, Mart

1998, Ankara.

Geeeyi harmanlayan uzun uyku

incitme sevgilimin yiiziinii.

Usta

bezek~i

do§e duyguyu;

inee dudakh §arklya,

Serin riizgara,

Yangm sevdaya.

Sen ki karanhksm sinsi

~lyan!

Geeenin hlrh yolcusu.

Ben ki gokyiiziinii mavi severim

Ya§aml eo§ku iislubuyla.

Ben ki uzak tutanm

Miirteci karanhklardan seni.

Ydian

ke~eleyen

Huysuz ve

inat~l ke~i

Zamam epritme!

Giil

bah~esinde

sevgilim gezinir.

Goniillii

nobet~isiyim

sevdanm

Kalbimin duvarlarmda tetikteyim.

Zaman tembihli,

Gozlerim temkinli ...

KulagInl biiktiim

yIllarm

Orselenmesin diri

ya§In

Gonea yiiziin ylpranmasm...

Referanslar

Benzer Belgeler

Buraya kadar erguvan ile ilgili genel tespit ve değerlendirmelerden sonra, erguvanın Türk edebiyatı içindeki yeri üzerinde daha somut unsurlardan, Divan, Halk ve Tanzimat

meste mey hūş-yāra śu içmek ħōş gelür 10 [o] her dem durmayup ravża-i kūyına güźār eyler 11 serv ķumrį niyāzından ser-keşlük ķılur 14 [o] bülbülüñ ķanın bū bu

‘Çok’ kelimesinin ise av ve savaş aracı olan ‘ok’un bir örtmece kelimesi olduğu gibi ‘fazla, ziyade’ anlamını Eski ve Orta Türkçe döneminde ‘pekiştirme’

Soracağım ama yazım tutmuyor Kıracağım ama yüzüm tutmuyor63 Çok sayıda örneğini gördüğümüz çift kafiyeli ayak şiir tarzı, zaman zaman âşık

(Çünkü) O çok başlı bir fettândır.” dediği aşağıdaki beyitte de sevgilinin kâkülü sürekli dedikodu yaparak kargaşa çıkaran, kötülük yapan bir insan gibi hayal

Bu yüzden bu üç kaside şekil olarak, uzunlukları, kasidenin bölümlerine göre beyit sayıları; redif ve kafiyeleri, her beyitte kullanılan “mihr ü meh”

Çocukların ilgiyle okuyacağı bir kitaba ulaĢması, çocuğun sadece okuma becerisini geliĢtirmekle kalmaz, bunun yanında konuĢma ve dinleme dolayısıyla anlama

Çokluk üçüncü kişide ise ldüşer ve Çuvaşçaya özgü çokluk eki - sem eklenir (s. 33) dönüşlülük zamirleri Çuvaşçayı diğer Türk dillerinden ayırır bk. Fedotov 1996: