DÜNYA
MİRASI
GORDİON
Bu kitap "Dünya Mirası Gordion" eTwinning projesinde yer alan öğretmen ve
öğrenciler tarafından hazırlanmıştır.
İÇİNDEKİLER
1-Coğra Konum 2- Frigler
3- Kral Midas
4-Kral Midas Tümülüsü 5-Kral Midas Efsaneleri 6-Gordion Kazı Alanı 7-Gordion Müzesi
8-UNESCO Dünya Mirası Adayı Gordion
9-Frig Yolu ya da Gordion Önemi ??
COĞRAFİ KONUM
Gordion , Frigya'nın tarihî başkenti olan antik kent. Sakarya Nehri ile Porsuk Çayı'nın birleştiği noktanın yukarısında kurulu bulunan kent günümüzde Ankara'ya 94 kilometre uzaklıkta, Polatlı'nın 29 kilometre kuzeybatısında yer alan
Yassıhüyük'te bulunmaktadır.
Gordion’da milattan önce 200 yılarından sonraya dair bir belgeye rastlanmamış ve bu dönemin ardından Gordion önemini kaybetmiş ve zamanla terk edilmiştir .
Höyükten çıkarılan eserlerin teşhir edildiği Gordion Müzesi’nde kronolojik olarak bir zaman tüneli yolculuğu yapabilirsiniz .
Günümüzde Yassıhöyük olarak bilinen 500 nüfusa sahip küçük bir köyün yanında konumlanan tümülüs ,ören yeri ve müze olarak 1963 senesinden beri ziyaretçilerini ağırlıyor.
Gordion bölgesinde 128 adet Tümülüs bulunmaktadır.
Tümülüslerin içindeki en büyük olanı Midas
Tümülüs’üdür ve Gordion Müzesinin hemen karşısında yer alır. Burada bulunan Tümülüsler, tarihi eserler ve antik kent kalıntıları UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer almaktadır. Gordion Antik Kenti’nin
bulunduğu Yassıhöyük Köyünün nüfusu 500 kadardır. Bu küçük köyün hemen yanında yer alan Tümülüsler müze ve ören yeri olarak kullanılmaktadır. 1963 yılından
itibaren de ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Gordion Antik Kenti’ne ait efsane Frigya Kralı Midas dönemine aittir .
Efsaneye göre kral seçiminin yapılacağı dönemde kentin en ünlü ayinleri şehre kehanetler yağdırır ve yeni kralın şehre öküz arabası ile giriş yapacağını söylerler . Bunu duyan kent halkı gece gündüz
kente öküz arabası ile giriş yapacak kralı beklemeye başlarlar . Bu sırada ismi Gordion olan bir çift
samanlarını satmak için öküz arabası ile kente gelir.
800'lü senelerde Frig Kralı olan Gordios'un başkent haline getirdiği şehirdir. Gordion Antik Kenti en parlak dönemini Gordios'un oğlu Midas zamanında yaşamıştır.
Bunun yanı sıra M.Ö. 695 yılında gerçekleşen savaşlar sebebiyle tahrip edilen kent, Lidyalıların egemenliği altına girmiştir.
Gordion Antik Kenti’nin güney doğusunda bulunan ana kale kapısından
girildiğinde üstü açık, büyük avlunun çevresinde dizili dikdörtgen binalar, saray alanını oluşturuyor.
Frig soyluları ölülerini kayaya oyulan mezarlara veya tümülüs denen yığma mezar tepelerinin altındaki odalara gömmüş.
Tümülüslere Gordion Antik Kenti, Ankara ve Kerkenezdağ bölgelerinde yoğun olarak rastlanıyor
FRİGLER
Frigler Antik Çağ'da Orta Anadolu'da yaşamış bir halktır. Hititlerin MÖ 1200 civarında yıkılmasından sonra muhtemelen Güneydoğu Avrupa'dan bölgeye gelmişlerdir.
Gordion'daki Frig dönemi daha öncesinde değilse, 1000 yıl civarında başlar, en azından M.Ö. 4. yy. sonlarına kadar devam eder. Hititlerden farklı Hint-Avrupa dili konuşan Friglerin Anadolu'ya güneydoğu Avrupa'dan göç ettiklerine inanılmaktadır.
Frigler, güney ve doğu yönde genişleyerek Anadolu içlerine yayılmaya devam
etmiştir. Gordion'da hemen Hitit
yerleşmesi üzerinde bulunan Erken Demir Çağı'na tarihlenen kalıntılar, ilk Frig
göçmenlerinin MÖ 11. yüzyıla doğru
Gordion'a ulaştıklarını ve başlangıçta basit köy düzeyinde yerleşik bir yaşamı
benimsediklerini göstermektedir.
Friglerin köy düzeyindeki yaşam biçiminden siyasal örgütlü bir devlet düzenine nasıl geçtiği ve bu geçişteki aşamalar bugün için
bilinmemektedir.
Arkeolojik ve epigrafik bulgulara göre, Frigler Halis'in doğusunda Çorum, Tokat ve Kırşehir ; kuzeyde Samsun; güneyde Niğde ve Konya; güneybatıda Burdur ve Elmalı ovası; batıda Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya; kuzeybatıda Bandırma yörelerine kadar etki alanlarını genişletmişlerdi.
Friglerin ilk başkenti, Ankara'nın 100 kilometre kadar güneybatısında, Polatlı ilçesi sınırları içinde ve Sakarya Nehri üzerindeki Gordion'dur.
Frig yayılım sahası içinde Gordion başta olmak Frig tümülüslerinde gerçekleştirilen
arkeolojik çalışmalar sayesinde Friglerin tarihi, arkeolojik ve kültürel kimliği her geçen gün daha da aydınlanmaktadır.
DİL VE YAZI Frigce, bir Hint-Avrupa dilidir, ancak bu dil
ailesindeki konumu hakkında kesin kabul edilen bir görüş yoktur. Frigcenin Frig- Grek teorisi altında Yunanca dili ile yakından akraba olduğu ve ortak bir proto dilden evrildiği ileri sürülür.
Harfler Yunan alfabesinden uyarlanmıştır.
Yazıtlar kısa ve kullanılan dil hakkında bilgi ise sınırlıdır. Fakat Anadolu kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesinden sonra en eski Frig belgelerinin en eski Yunan yazıtlarından yarım yüzyıl daha eski olduğu görülmektedir. Midas Tümülüsü duvar yazıları da en eski Yunan yazıtlarıyla aynı döneme aittir. Hangi halkın yol gösterici hangisinin izleyici olduğu kesin olarak açıklığa kavuşmamıştır.
DİN
Friglerin baş tanrısı bir ana tanrıça ya da doğa tanrıçasıdır. Genellikle KİBELE olarak tanınan bu tanrıçaya Frigler sadece "ana" anlamına gelen Matar demektedir. Gordion'daki birkaç taş heykelciğin bu tanrıçayı temsil ettiği
düşünülür.
KRAL MİDAS
Kral Midas ya da Asur kaynaklarındaki adıyla Muşkili Mita, MÖ 738 - MÖ 696 yılları arasında, Frigya'nın Polatlı'da kurulmuş olan başkenti Gordion'da, yaşamış olan efsanevi Frigya kralıdır. Krallığı gibi yaşamı ve ölümü üzerine de mitolojiler yazılmıştır. Yaşamı boyunca acılar çekmiş olan Midas, "eşek kulak"larıyla ya da "dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle" ünlenmiştir.
Rivayete göre Midas'ın anne karnında bir hastalığa yakalandığı ve kulak kanalları asimetrik olarak
doğduğu söylenmektedir. Asimetrik kulak yapısı nadir görülen bir hastalık şeklidir. Önden veya arkadan bakıldığı zaman bir kulağın diğerinden çok daha yukarıda veya aşağıda olduğu görülür. Çirkin bir görünüm oluşturan bu hastalık Midas'ın kafatasında belirgin izler de bırakmıştır. Halkından utanan Midas'ın sürekli olarak başına geçirdiği bir "serpuş"la gezdiği, kulaklarını hiçbir zaman göremeyen halkının ise, krallarının kulakları hakkında yorum yaparak, göremedikleri kulakları eşek kulağına benzeterek kralları hakkında dedikodu yaptıkları düşüncesi kuvvet kazanmıştır.
Midas 'ın kral olması ile ilgili şu rivayete inanılır: Frig Kralı Gordios ölmüştür. Halk çok üzgündür. Kralın yerine geçecek kimse yoktur. Ülkenin ileri gelenleri toplanır
ve kahinlerden yardım ister. Kahinler kehanette bulunurlar ve şu andan itibaren Gordion'a arabasıyla ilk giren kraldır. Bu kişi Kral Midas'ın babası Gordios'tur. Midas Frig ülkesinin bilinen iki kralından bir tanesidir. Frig kralları ya Gordios ya da Midas olarak anılırdı. Ele geçirilen çok az belgeye dayanarak başkent Gordion'un
Gordios unvanlı bir kralın kurduğunu, Midas'ın ise bundan sonra krallık yaptığı tahmin edilmektedir.
Frigya en parlak dönemini Kral Midas'la yaşamıştır. Midas şüphesiz çağının en ünlü krallarından biridir ve Asur kralı Sargon'un çivi yazılı
yıllıklarında Muşkilerin Mita'sı olarak adı geçer. Kral Midas'in ölümünden sonra Gordion kenti MÖ 6. yy sonlarına kadar bolluk ve refah içinde yaşamıştır.
Midas'ın kral seçilişi ve yaşamına hüzün veren eşek kulakları ne kadar efsanevi ise ölümü de o denli efsanelere konu olmuştur. Midas kendini görkemli ve
zapdedilmesi imkânsız bir başkente sahip sanır. Ancak bugün daha surları ve kale kapısı ile görenleri şaşırtan Midas'ın Gordion'u M.Ö 695 yılında Kafkaslar'dan gelen ve adeta çekirge sürüsü gibi Anadolu'yu yiyip bitiren Kimmer Baskınına dayanamayarak yerle bir olmuştur. Midas bu baskından sağ kurtulur ama o günden sonra sıkıntılı bir hayat sürmüştür. Gordion'lu Midas artık kendi kaderini kendi tayin etmiş ve harap olan Gordion yıkıntıları üzerinde
dolaşırken mitolojiye göre boğa kanı içerek intihar etmiştir.
KRAL MİDAS TÜMÜLÜSÜ
Tümülüs, Latince bir sözcük olup (çoğulu tümüli), bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır.
Genel olarak mezarın üzerine yapılan her türlü yükselti tümülüs olarak adlandırılsa da, yapıldıkları döneme, tepenin ve mezar odasının biçimine, niteliğine, ölünün
gömülüş şekline göre mezar tepelerinin değişen geniş bir çeşitlenmesi vardır.
Kral Midas Tümülüsü, Anadolu’daki en büyük ikinci tümülüs olma özelliğini taşıyor.
Anadolu'da ziyarete açık ve içerisinde kral mezarı bulunan tek tümülüsdür.
M.Ö. 740 yılında Frig Kralı Midas
tarafından ölen babası için yaptırıldığı bir mezar olduğu da söylenmektedir.
Tarihi kayıtlarda bu tümülüsün Kral Midas'a ait olduğu geçmektedir.
Tümülüs mezar geleneği Türklere ait
‘Kurgan‘ geleneğiyle büyük benzerlikler gösteriyor. Ölüler eşyaları ile gömülüyor, hatta sevenleri mezara hediyeler
bırakıyor. Bugün o bırakılan hediyeleri birer tarihi eser olarak Gordion Müzesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde görebilmek mümkün.
Gordion ve çevresinde, Frig soylularının mezarının
bulunduğu çok sayıda tümülüs yer alıyor.
Bunlardan en büyüğü ve ihtişamlısı ise Kral Midas’a ait olduğu söylenen, 55 metre yüksekliğe ve 300 metre genişliğe sahip olan Midas Tümülüsü’dür.
Midas Tümülüsü’ne uzun ve dar bir koridordan giriliyor. Yaklaşık 80 metrelik yürüyüş
sonrasında mezar bölümüne ulaşılıyor. Ancak mezar odasına girilmiyor. Demir parmaklıkların ardından binlerce yıllık dev ağaç tomruklarla korunan mezar odasına küçük bir açıklıktan bakabiliyorsunuz.
Kral Midas Tümülüsü kazısını Zonguldaklı madenciler yapmıştır.
KRAL MİDAS EFSANELERİ
GORDİON DÜĞÜMÜ EFSANESİ
Gordion Düğümü, medeniyet tarihinin en büyük hükümdarları arasında gösterilen Büyük İskender ile ilgili anlatılan ünlü bir efsanedir. Efsaneye göre bir lider arayışında olan Frigler’e bir kahin tarafından şehre öküz arabasıyla giren ilk adamı kral ilan etmeleri söylenir. Derken uzaktan yanında karısı ve oğlu Midas ile birlikte kağnısını süren Gordias görünür. Bunu gören Frigler sevinerek Gordias’ı kralları olarak kabul ederler. Krallığın Zeus’un bir lütfu olduğunu düşünen Gordias, ilk iş olarak kağnısını Zeus Tapınağı’na adar ve kızılcık dallarından bir düğümle bağlar. Gordias, ölmeden önce kendini krallığa taşıyan bu düğüm için: ” Kim bu düğümü çözerse, o kişi dünyaya hükmeder .” sözünü söyler. Düğümü çözmeyi başaran kişinin, tüm Asya’nın hükümdarı olacağı söylentisi kısa süre içerisinde yayılır. Aradan yıllar geçer ve Makedonya’dan tüm dünyayı fethetmeyi kafasına koymuş genç bir imparator Gordion’a gelir. Büyük İskender gerçekten de Pers İmparatorluğu ‘nun fatihi ve Asya ‘nın hakimi olma yolundadır. Gordion Düğümü efsanesini duymuş olan İskender, kente gelince ilk iş olarak tapınağa gider, düğümü çözmek için uğraşır ancak ne kadar çabalasa da düğümü çözmeyi başaramaz. Bunun üzerine Genç İskender, sabırsız bir öfkeyle sinirlenerek kılıcına davranır ve düğümü keser. Böylelikle kehanet gerçekleşmiş olur. Ancak İskender’in 33 yaşında ateşli bir hastalıktan zamansızca ölümü, bilgelerce İskender ‘in, Gordion düğümünü çözmek yerine, sabırsızca davranmasının akıbeti olarak görülür.
EŞEK KULAKLI MİDAS EFSANESİ
Yunan Tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan arasında yapılacak olan bir müzik yarışması için Kral Midas yargıç olarak istenmiş ve uygun görülmüştür. Midas’ın oyu Pan adına idi, diğer yargıç ise oyunu Apollon için kullanmıştır. Apollon Midas’a sinirlenip güzel müzikten anlamayan bir
insana ancak eşek kulakları yakışır diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüştür.
Efsane budur ki Midas artık bu kulaklarla halkının arasındadır. Midas ,bunu gizlemeye çalışır susar ve kimselere bahsetmez ancak bir gün berbere gittiğinde berber Midas’ın kulaklarını fark eder fakat bunu kimselere anlatmaz. Bir süre sonra dayanamaz ve artık bunu içinde
tutamayacağını ve anlatması gerektiğini düşünür, bir kuyuya gider ve haykırır…
Efsaneye göre kuyu, sulara, sular, sazlara bu şekilde Midas’ın sırrı herkes tarafından duyulur.
Halk, Midas ile dalga geçmeye ve ona hakaret etmeye başlar gölge oyunları ile onun taklidini yaparlar. Kral Midas, bunlara daha fazla dayanamamaktadır kulaklarını kestirmeyi düşünür ve bunu yapar da ancak bir süre sonra fark eder ki kulakları sarmaşık şeklinde eski halinden daha kötü bir görünüme kavuşur ve tanrıya yalvarır ondan yardım ister. Tanrı Midas’ı affeder fakat onu da sessizce öldürür ve mezara gömer.
DOKUNDUĞU HER ŞEYİ ALTINA ÇEVİREN KRAL MİDAS'IN EFSANESİ
Şarap tanrısı Dıonısos’un yoldaşı Satıros, bir gün Frigya’yı gezerken, Midas’ın sarayının gül bahçesinde uyuyakalır. Kral Midas’ın adamları, Satıros’u bulurlar ve Midas’ın yanına getirirler.
Midas, Satıros’u uzunca bir süre sarayında ağırlar, izzet ikramda bulunur. Midas’ın konukseverliğinden çok etkilenen Şarap Tanrısı Dıonisos, kralın kendisinden bir dilekte
bulunmasını ister. Kral Midas ” dokunduğum her şey altına dönüşsün, böylece daha zengin olayım ” der.
Midas’ın dileği, Şarap Tanrısı tarafından kabul edilir. Ancak aynı gün akşam yemeğinde, dokunduğu yiyecek ve içeceklerin altına dönüştüğünü görünce, tanrı Dıonısos’tan, bu uğursuz gücü geri
almasını ister. Midas’ın durumuna acıyan tanrı, krala Paktalos ırmağında yıkanmasını söyler. Bu ırmakta yıkanan Midas, tuttuğu her şeyin altına dönüşmesinden kurtulur. O günden beri de, bu ırmakta bulunan altın parçacıkları, bu efsaneye bağlanır.
GORDİON KAZI ALANI
Alman klasikçi Alfred Körte’nin 1893’te Sangarios (Sakarya) nehri üzerinde bir yeri ziyareti sırasında, aynı bölgede Berlin-Bağdat tren yolu inşa eden mühendisler antik bir yerleşime ait kalıntılarla karşılaşmışlardır. Körte, antik Yunan ve Latin yazarlarının eski Frig başkenti için söylediklerinden yola çıkarak bu antik yerleşimi Gordion olarak tanımlamıştır. Yedi yıl sonra, 1890’da, Gordion’a kardeşi Gustav ile birlikte geri dönmüş ve üç ay süren bir kazı çalışması başlatmıştır. Bu kazı çalışması, orta Anadolu’da yapılan ilk kontro ü arazi çalışmalarından biridir. İç kale höyüğünde yaptıkları kazılarda MÖ 6. yüzyıla kadar tarihlenebilen seviyelere ulaşmışlardır. Körte kardeşler Gordion ve yakın çevresinde bulunan 85’e yakın mezar tümülüsten beşinde kazı çalışmaları yapmışlardır.
.
Antik kentte kazı çalışmalarında elde edilen buluntular incelendiğinde milattan önce 2300 yılından milattan sonra 1400 yılına kadar yaşam sürdürüldüğünün ortaya çıktığı söylenebilir.
Bölgenin 4 bin yı ık bir yerleşim yeri olduğunu belirten Frig uzmanları, iki büyük kapısı olan bu şehrin ana giriş kapısında restorasyon çalışmalarına devam ediyor.
Friglere başkentlik etmiş bu şehrin şimdiye kadar yüzde 10'una
erişebildiği söylenebilir. Jeo zik çalışmalar uzun süreçler alıyor ve yapılan çalışmalar titizlikle gerçekleştirilyor.
ABD’deki Pensilvanya Üniversitesi’nden arkeologlar yaklaşık 70 yıldır
her Mayıs ayında farklı öğrenci gruplarıyla Polatlı’da kazı çalışmaları
yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlilerinin de katılımıyla Eylül
ayının sonuna kadar süren kazı çalışmaları, Gordion Antik Kenti’nde
yapılıyor.
1955 yılındaki çalışmalarda bulunan ve günümüzde restorasyonu devam eden antik kentin ana giriş kapısında çalışmalar devam ediyor. Afetler sırasında yıkılmasını enge emek amacıyla arkadaki sağlam kayalara çelikle bağlandığı, sağ ve sol iki kulenin de sağlamlaştırma ve
düzenleme çalışmalarının devam ettiği görülmektedir..
GORDİON MÜZESİ
Müzede kronolojik bir sergileme sunulmakta,
her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. Üç vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemine ait eserler yer
almaktadır. Bu eserler içinde Erken Demir Çağına ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağına ait Demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi
salonunda Panoramik vitrin içinde MÖ 700 yıllarına tarihlenen tahrip katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan kısmında MÖ 6 - M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş Yunan seramiği, Helenistik Çağ ve Roma Dönemine ait malzemeler
sergilenmektedir. Son bölümde ise
ziyaretçiler Gordion'da ele geçen mühür ve
sikke örneklerini izleme imkânı bulmaktadırlar.
Büyük İskender
Gordion düğümünü çözemeyip kılıcıyla kesen Büyük İskender
Ahşap mezar odası modellemesi
Mezar örnekleri
Toprak kap örnekleri
Kral Midas Kibele
Müzik aletleri
UNESCO DÜNYA MİRAS ADAYI GORDİON
UNESCO, Birleşmiş Milletlere bağlı İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve
Türkçemize "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" olarak çevrilmiştir.
Merkezi Paris'te bulunan UNESCO'nun temel amacı insanlığın zihninde barışı eğitim, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, kültür ve bilgi ve iletişim aracılığıyla inşa etmek olarak tanımlamaktadır.
UNESCO 17. Genel Konferansında 16 Kasım 1972 tarihinde UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’yi kabul etmiştir.
1972 Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesi’ne göre oluşturulan ve Dünya Mirası Komitesi (DMK) tarafından belirlenen Dünya Mirası Listesi'nde Dünya Miras Alanı olarak ilan edilen 1154 miras yer almaktadır. Bunlardan 897’si kültürel, 218’i doğal ve 39’u karma (doğal ve kültürel) miraslardır. Türkiye’nin bu listede 17’si kültürel, 2’si karma olmak üzere 19 miras alanı bulunmaktadır:
1. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) 1985 2. İstanbul'un Tarihi Alanları (İstanbul) 1985
3. Göreme Millî Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) 1985 (Karma Miras Alanı) 4. Hattuşa: Hitit Başkenti (Çorum) 1986
5. Nemrut Dağı (Adıyaman) 1987
6. Hieropolis-Pamukkale (Denizli) 1988 (Karma Miras Alanı) 7. Xanthos-Letoon (Antalya-Muğla) 1988
8. Safranbolu Şehri (Karabük) 1994
9. Truva Arkeolojik Alanı (Çanakkale) 1998
10. Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne) 2011 11. Çatalhöyük Neolitik Alanı (Konya) 2012
12. Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (Bursa) 2014
13. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir) 2014
14. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı (Diyarbakır) 2015
15. Efes (İzmir) 2015
16. Ani Arkeolojik Alanı (Kars) 2016 17. Aphrodisias (Aydın) 2017
18. Göbekli Tepe (Şanlıurfa) 2018
19. Arslantepe Höyüğü (Malatya) 2021
Ankara ilimizin Polatlı İlçesinde bulunan Gordion Antik Kenti ise 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine 2012 yılında girmiştir.
2014 yılında kurulan Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi; Gordion Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilmesi için uzun zamandır yürütülen kapsamlı çalışmalar sürdürmüş, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) adına Gordion Antik Kenti hakkında değerlendirme raporu hazırlamak üzere görevlendirilen ve İsviçre’den Polatlı Gordion Antik Kenti’ne gelen Uzman Cynthia Dunning ve beraberindeki heyet, 5 gün boyunca Polatlı’da incelemelerde bulunmuştur.
45. Dünya Mirası Komitesi Toplantısı'nda Gordion Antik Kenti'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasını beklenmektedir.