• Sonuç bulunamadı

Eskişehir, 20 21 Hasibe Nur UYGUN (Yüksek Lisans Tezi) ÇOCUK VE ERGEN BİREYE SAHİP OLAN AİLELERDE KARŞILAŞILAN DİNİ SORULAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Eskişehir, 20 21 Hasibe Nur UYGUN (Yüksek Lisans Tezi) ÇOCUK VE ERGEN BİREYE SAHİP OLAN AİLELERDE KARŞILAŞILAN DİNİ SORULAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA"

Copied!
264
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÇOCUK VE ERGEN BİREYE SAHİP OLAN AİLELERDE KARŞILAŞILAN DİNİ SORULAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Hasibe Nur UYGUN (Yüksek Lisans Tezi)

Eskişehir, 2021

(2)

ÇOCUK VE ERGEN BİREYE SAHİP OLAN AİLELERDE KARŞILAŞILAN DİNİ SORULAR

ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Hasibe Nur UYGUN

T.C.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Eskişehir, 2021

(3)

T.C.

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTİSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE

Hasibe Nur UYGUN tarafından hazırlanan “Çocuk ve Ergen Bireye Sahip Olan Ailelerde Karşılaşılan Dini Sorular Üzerine Bir Araştırma” başlıklı bu çalışma 30.04.2021 tarihinde Eskişehir Sosyal Bilimler Enstitüsü Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca yapılan savunma sınavı sonucunda başarılı bulunarak, Jürimiz tarafından Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalında Yüksek Lisans tezi olarak kabul edilmiştir.

Başkan ……….

Akademik Ünvanı ve Adı Soyadı Üye ……….

Akademik Ünvanı ve Adı Soyadı (Danışman)

Üye ……….

Akademik Ünvanı ve Adı Soyadı Üye ……….

Akademik Ünvanı ve Adı Soyadı Üye ……….

Akademik Ünvanı ve Adı Soyadı

ONAY (İmza) (Akademik Unvanı, Adı-Soyadı) Enstitü Müdürü

(4)

……./……/….

ETİK İLKE VE KURALLARA UYGUNLUK BEYANNAMESİ

Bu tezin/projenin Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi hükümlerine göre hazırlandığını; bana ait, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu aşamalarında bilimsel etik ilke ve kurallara uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; bu çalışmanın Eskişehir Osmangazi Üniversitesi tarafından kullanılan bilimsel intihal tespit programıyla taranmasını kabul ettiğimi ve hiçbir şekilde intihal içermediğini beyan ederim. Yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması halinde ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.

Hasibe Nur UYGUN

(5)

v ÖZET

ÇOCUK VE ERGEN BİREYE SAHİP OLAN AİLELERDE KARŞILAŞILAN DİNİ SORULAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

UYGUN, Hasibe Nur Yüksek Lisans-2021

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Naci KULA

Sorgulayan, eleştiren ve inceleyen bir yapıda olan insan, gelişim süreci içinde varlık, olay ve olguları öğrenmek ister. Soru sorma, dil gelişimi ile beraber başlar ve hayat boyu devam eder. Sorulan sorular, ilk olarak sosyalleşmenin başladığı yer olan ailede görülen davranışlar, işitilen kavramlar, hissedilen duygular ile şekillenir. İnsan yaşamından ayrı düşünemediğimiz din olgusu da bu etkileşimden payını alır. Böylece dini duygu, kavram ve pratikler de merak edilenlerin arasına girer. Son çocukluk döneminde öğrendiklerini mantık süzgecinden geçirerek yeniden düzenleyen çocuk, ergenlik döneminde yeni bir benlik oluşturmaya çalışır. Bu süreçte din hakkındaki bilgilerini ve şüphelerini gözden geçirmesi gerekir. Ergenlik döneminin sonunda çocuk, dinin hayatındaki yerine karar verir ve yaşamını buna göre organize eder.

İlerideki dini hayatın şekillendiği bu iki dönemde bulunan çocukların dini gelişim sürecinde ailenin etkisi oldukça önemlidir.

Yapılan bu çalışmada aynı ailede bulunan son çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylerin dini konulardaki bilgi ve merakları, ailelerine sordukları dini sorular ve ailelerin karşılaştıkları dini sorular çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini son çocukluk ve ergenlik dönemlerinde evlatları bulunan ve amaçsal örnekleme ile seçilen 12 gönüllü aile oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan ailelere ve söz konusu olan çocuklara; çocukların dini bilgi ve meraklarını tespit etmek üzere sorular yöneltilmiştir. Çalışma, son çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki çocukların dinin iman, ibadet ve ahlak boyutlarındaki bilgi ve meraklarını bütüncül olarak ele alması ve aynı anda çocuk ve ergen bireye sahip ailelerde karşılaşılan dini soruların tespiti açısından önemlidir.

Yapılan çalışmada çocukların dini bilgilerinin yaşanılan aile ve toplumda var olan dini inanışla şekillendiği görülmüştür. Araştırmanın başında düşünülen aynı aileden çocukların aynı soruları sorması öngörüsü birebir doğrulanmamıştır. Sorulan sorular, çocukların aynı aileden olma ölçütüne göre içinde bulunduğu gelişim dönemine daha uygun bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Dini Gelişim, Son Çocukluk, Ergenlik, Dini Sorular, Aile

(6)

vi ABSTRACT

A RESEARCH ON THE RELİGİOUS QUESTİONS ENCOUNTERED İN THE FAMİLİES HAVİNG A CHİLD AND A TEENAGER

UYGUN, Hasibe Nur Master-2021

PHILOSOPHY AND RELIGIOUS SCIENCES DEPARTMENT Advisor: Doç. Dr. Naci KULA

The people desire to learn existence, occurrences and phenomenons during their development process because of their interrogative, judgemental and probing nature. Questioning begins with language development and continues for life. At first, questions are shaped by observed behaviors in the family, where socialization begins, heard concepts, feelings. Religion phenomenon which inseparable part of the human life takes credit for this interaction. The children decided the role of religion in their life and at the end of the adolesence period. Then, they rearrange their life with it. The family influence is very important in the religious development process of the children in these two periods when the future religious life is shaped.

In this study, the knowledge and curiosity of individuals in the late childhood and adolescence period in the same family, religious questions they ask their families and religious questions observed by families are studied. The sample of the study consists of 12 volunteer families that have two children, one in the late childhood and one in adolescence. Families are selected by purposeful sampling.

The study is essential to adress the children’s knowledge and curiosity about the aspects of religion such as faith, worship and morality in the late childhood and adolescence periods in terms of its holistic approach. It is also important in determining the religious questions encountered in families with children and adolescents concurrently.

In the study, it was observed that the religious knowledge of children was shaped by the religious beliefs that exist in the family and society. At the beginning of the research, thought that children from the same family ask the same questions. It was not verified exactly. The questions asked were found to be more suitable for the developmental period of the children compared to the criteria of being from the same family.

Keywords: Religious Development, Late Childhood, Adolescence, Religious Questions, Family

(7)

vii

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... v

ABSTRACT ... vi

TABLOLAR LİSTESİ ... ix

EKLER LİSTESİ ... xi

KISALTMALAR LİSTESİ... xii

ÖNSÖZ ... xiii

1. BÖLÜM: TEORİK ÇERÇEVE 1.1. Gelişim ve Temel Kavramlar…...……….……….8

1.1.1. Büyüme ... 8

1.1.2. Olgunlaşma ... 8

1.1.3. Hazırbulunuşluk ... 8

1.1.5. Aile ... 9

1.1.4. Gelişim ... 10

1.2. Gelişim Dönemleri………..……….12

1.2.1. Son Çocukluk Dönemi ... 14

1.2.1.1. Son Çocukluk Dönemi Fiziki Gelişim ... 14

1.2.1.2. Son Çocukluk Dönemi Bilişsel Gelişim ... 14

1.2.1.3. Son Çocukluk Dönemi Kişilik Gelişimi ... 16

1.2.1.4. Son Çocukluk Dönemi Sosyal Gelişim ... 17

1.2.1.5. Son Çocukluk Dönemi Gelişim Görevleri ... 18

1.2.2. Ergenlik Dönemi ... 21

1.2.2.1. Ergenlik Döneminde Fiziksel Gelişim ... 21

1.2.2.2. Ergenlik Döneminde Bilişsel Gelişim ... 22

1.2.2.3. . Ergenlik Döneminde Kişilik Gelişimi ... 23

1.2.2.4 . Ergenlik Döneminde Sosyal Gelişim ... 24

1.2.2.5. Ergenlik Döneminde Gelişim Görevleri ... 24

1.3. Dini Gelişim ve Temel Kavramlar………...25

1.3.1 Dini Hazırlık ... 25

1.3.2. Dini Kabiliyet ... 25

1.3.3. Dini Duygu ... 26

1.3.4. Dini İlgi ... 27

1.3.5. Dini Düşünce ... 27

1.3.6. Dini Gelişim ... 28

1.4. Dini Gelişim ve Teoriler ... 31

1.4.1. Genetik Teoriler ... 31

1.4.2. Psikanalitik Teoriler ... 32

(8)

viii

1.4.3. Kirkpatrick Ve Bağlanma Teorisi ... 32

1.4.4. Jung Ve Bireyleşme Teorisi ... 33

1.4.5.Ömür Boyu Gelişim Teorileri ... 34

1.4.6. Bütünsel Yaklaşım ... 37

1.4.7. Evre Teorileri ... 37

1.5. Dini Gelişim ve Aile ... 40

1.6. Gelişim Dönemleri ve Dini Gelişim ... 43

1.5.1. Son Çocukluk Dönemi ... 45

1.5.2. Ergenlik Dönemi ... 48

1.7. Dini Sorular ... 51

2. BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 2.1.Yöntem ... 56

2.2.Evren ve Örneklem ... 57

2.3.Mülakat Soruları... 59

2.4.Uygulama ve Verilerin Toplanması ... 60

2.5.Verilerin Analizi ve Yorumlanması ... 61

3.BÖLÜM: BULGULAR VE BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 3.1.İman Konularıyla İlgili Değerlendirme ... 62

3.1.1.“Allah” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 62

3.1.2. “Peygamber” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 83

3.1.3. “Melekler” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 104

3.1.4. “Kur’an-ı Kerim” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 123

3.1.5. “Ahiret Hayatı” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 143

3.1.6. “Kaza ve Kader/Yaratma” İle İlgili Bulgular ve Değerlendirme ... 160

3.2. İbadet Konularıyla İlgili Değerlendirme ... 171

3.2.1.Tanımlar ... 172

3.2.2.Merak Edilenler, Ailelere Sorulan Sorular ve Ailelerin Karşılaştığı Sorular………...182

3.3. Ahlak ve Değerler Konularıyla İlgili Değerlendirme ... 190

3.3.1. Tanımlar ... 190

3.3.2. Merak Edilenler, Ailelere Sorulan Sorular Ve Ailelerin Karşılaştığı Sorular ... 197

SONUÇ VE ÖNERİLER ... 208

KAYNAKÇA ... 212

EKLER ... 219

(9)

ix TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 1. Katılımcı Çocukların Yaş Ve Cinsiyet Durumları ... 59

Tablo 2. Katılımcı Ailelerin Bilgileri ... 62

Tablo 3. Araştırmadaki Çocukların “Allah” Tanımları ... 63

Tablo 4. Araştırmadaki Çocukların “Allah” İle İlgili Soruları ... 76

Tablo 5. Araştırmadaki Çocukların “Allah” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular 79 Tablo 6. Araştırmadaki Ailelerin “Allah” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 81

Tablo 7. “Allah” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 83

Tablo 8. Araştırmadaki çocukların “Peygamber” tanımları ... 85

Tablo 9. Araştırmadaki Çocukların “Peygamber” İle İlgili Soruları ... 96

Tablo 10. Araştırmadaki Çocukların “Peygamber” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 99

Tablo 11. Araştırmadaki Ailelerin “Peygamber” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 101

Tablo 12. “Peygamber” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 103

Tablo 13. Araştırmadaki Çocukların “Melek” Tanımları... 105

Tablo 14. Araştırmadaki Çocukların “Melek” İle İlgili Soruları ... 114

Tablo 15. Araştırmadaki Çocukların “Melek” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 117

Tablo 16. Araştırmadaki Ailelerin “Melek” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 120

Tablo 17. “Melek” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 122

Tablo 18. Araştırmadaki Çocukların “Kur’an-ı Kerim” Tanımları ... 124

Tablo 19. Araştırmadaki Çocukların “Kur’an-ı Kerim” İle İlgili Soruları ... 136

Tablo 20. Araştırmadaki Çocukların “Kur’an-ı Kerim” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 139

Tablo 21. Araştırmadaki Ailelerin “Kur’an-ı Kerim” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 141

Tablo 22. “Kur’an-ı Kerim” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 143

Tablo 23. Araştırmadaki Çocukların “Ahiret Hayatı” Tanımları ... 146

Tablo 24. Araştırmadaki Çocukların “Ahiret Hayatı” İle İlgili Soruları ... 154

Tablo 25. Araştırmadaki Çocukların “Ahiret Hayatı” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 156

Tablo 26. Araştırmadaki Ailelerin “Ahiret Hayatı” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 158

Tablo 27. “Ahiret Hayatı” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 160

Tablo 28. Araştırmadaki Çocukların “Kaza ve Kader/Yaratma” Tanımları ... 162

Tablo 29. Araştırmadaki Çocukların “Kaza ve Kader/Yaratma” İle İlgili Soruları 167 Tablo 30. Araştırmadaki Çocukların “Kaza ve Kader/Yaratma” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 168

Tablo 31. Araştırmadaki Ailelerin “Kaza ve Kader/Yaratma” İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 170

(10)

x Tablo 32. “Kaza ve Kader/Yaratma” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 171 Tablo 33. Araştırmadaki Çocukların “İbadet” Tanımları ... 176 Tablo 34. Araştırmadaki Çocukların “İbadet” İle İlgili Soruları ... 184 Tablo 35. Araştırmadaki Çocukların “İbadet” İle İlgili Ailelerine Sordukları Sorular ... 186 Tablo 36. Araştırmadaki Ailelerin “İbadet" İle İlgili Çocuklarından Duydukları Sorular ... 188 Tablo 37. “İbadet” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve Ailelerin

Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 190 Tablo 38. Araştırmadaki Çocukların “Ahlak ve Değerler” Tanımları ... 193 Tablo 39. Araştırmadaki Çocukların Ahlak ve Değerler İle İlgili Soruları ... 199 Tablo 40. Araştırmadaki Çocukların Ahlak ve Değerler İle İlgili Ailelerine

Sordukları Sorular ... 201 Tablo 41. Araştırmadaki Ailelerin Ahlak ve Değerler İle İlgili Çocuklarından

Duydukları Sorular ... 204 Tablo 42. “Ahlak ve Değerler” İle İlgili Çocukların Ailelerine Sordukları ve

Ailelerin Çocuklardan Duydukları Soruların Karşılaştırmalı Temaları ... 206 Tablo 43. Araştırmadaki Çocukların Ek Soruları ... 207 Tablo 44. Tablolaştırılmış Örnek Görüşme Metni ... 257

(11)

xi EKLER LİSTESİ

Ek 1. Gönüllü Katılım Formu ... 219 Ek 2. Araştırma Soruları ... 221 Ek 3. Tablolaştırılmış Örnek Görüşme Metni ... 245

(12)

xii KISALTMALAR LİSTESİ

Akt. :Aktaran

As. : Aleyhisselam

b. : Baskı

Bkz. : Bakınız

Çev. : Çeviren

C. : Cilt

Ed. : Editör

Hz. : Hazreti

No. : Sayı

s. : Sayfa

sav. : Sallallahu aleyhi ve sellem ss. : Sayfa sayısı(sayfalar arası) TDK : Türk Dil Kurumu

TDV : Türkiye Diyanet Vakfı

vb. : ve benzeri

vd. : ve diğerleri

Yay. :Yayımlayan

(13)

xiii ÖNSÖZ

Araştırma Gaziantep ili Oğuzeli ilçesine bağlı Dokuzyol köyünde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada aynı anda son çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki çocuklara sahip olan ailelerde karşılaşılan dini soruların tespiti amaçlanmıştır. Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın konusunu çocuk ve ergen bireye sahip olan ailelerde karşılaşılan dini sorular oluşturmaktadır. Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Felsefe ve Din bilimleri Anabilim Dalı bünyesinde gerçekleşmiştir.

Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm araştırmanın teorik çerçevesinden oluşmaktadır. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi yer almaktadır. Son bölüm ise bulgular ve bulguların değerlendirilmesi bölümüdür.

Çalışmada, bilgi ve tecrübeleriyle beni aydınlatıp sabırla destek olan tez danışmanım Doç. Dr. Naci KULA' ya, her ihtiyaç duyduğumda yardımlarını ve zamanını esirgemeyen Arş. Gör. Ayşe YORULMAZ'a, maddi manevi desteklerini sürekli üzerimde hissettiğim sevgili anne babama ve fedakârlıklarından dolayı oğluma ve eşim Cemal UYGUN'a teşekkürü bir borç bilirim.

Hasibe Nur UYGUN Oğuzeli, 2021

(14)

1 GİRİŞ: ARAŞTIRMA HAKKINDA

Etrafındaki varlıkları, hadiseleri ve oluşum sebeplerini öğrenmek isteyen insan sorgulayan, eleştiren ve inceleyen bir yapıya sahiptir. Soru sorma yaşamın ilk evrelerinde başlayan ve hayat boyu devam eden süreçte karşımıza sıkça çıkan bir eylemdir. Kişi, ilgi duyduğu ve öğrenmek istediği konularda sorular sorar.1 Bu nedenle çocukların ve ergenlerin sorduğu soruların niteliği dini gelişimleri ve eğitimleri için önemli bir yere sahiptir.

Dini olarak hazır bir şekilde dünyaya gelen çocuk çevresinden duyduğu ve gördüğü dini kavram ve pratikleri merak ederek sormaya başlar. Burada çocuğun ilk bilgi kaynağı olan aile önemli bir yere sahiptir. İlerleyen dönemde okula başlayan ve çevresi genişleyen çocuğun sorularının niteliği de değişir. Çevresinden öğrendiği yeni bilgileri ve önceki bilgilerini mantık süzgecinden geçirme çabasına girer. Ergenliğe girmesiyle benlik oluşturmaya çalışan çocuk birçok sorunla karşılaşır. Bu sorunlardan biri de din hakkındaki şüpheleridir. Soyut düşünmenin başlamasıyla çocuğun bu dönemde öğrendiği yeni bilgilerden, arkadaş ve öğretmenlerinin etkisinden, yaşadığı kimlik bunalımından ve diğer pek çok sebepten kaynaklanan dini şüpheleri oluşur. Bu şüpheleri aşmada ailenin rehberliği hala etkili olmaktadır. Çocuk bu süreç sonunda dinin hayatındaki yerine karar verir ve yaşamını buna göre organize eder. Bazı gençler dini, yaşamlarının dışına atarken bazıları önceki inançlarını devam ettirir, bazıları ise dini bir kurtuluş aracı görerek yaşamında önemli bir yere konumlandırır.2 İşte tüm bu dini gelişim sürecinde ailenin çocuğa olan etkisi yadsınamaz.

1.Araştırmanın Konusu ve Problemleri

Araştırmanın konusu, çocuk ve ergen bireye sahip olan ailelerde karşılaşılan dini sorular olarak belirlenmiştir.

Bu araştırmada “çocuk ve ergen bireye sahip olan ailelerde karşılaşılan dini sorular nelerdir?” problemi üzerinde çalışılmıştır.

Araştırmada şu gibi sorulara cevap aranmıştır:

1M. Akif Kılavuz, “Çocukluk Döneminde Dini Sorular”, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi(Ocak 1998), C., VII, No.,7, s. 379.

2 Hasan Kayıklık, Din Psikolojisi Bireysel Dindarlık Üzerine, Karahan Kitabevi, Adana, 2015, s. 98.

(15)

2 Son çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylerin fiziksel, bilişsel, kişilik, sosyal ve dini gelişimleri nasıldır?

Son çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireyler dini kavramları nasıl anlamlandırmaktadır?

Son çocukluk ve ergenlik dönemindeki çocuklar dinin inanç, ibadet ve ahlak boyutlarıyla ilgili neleri merak etmektedir?

Bu çağlarda çocuklar hangi dini konulara ilgi duymakta ve ne tür sorular sormaktadır?

Son çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki dini sorular farklılık göstermekte midir?

Çocukların dini gelişimlerinde ailelerin rolü nedir?

Aynı aile içerisinde farklı yaşlardaki bireylerin dini bilgi ve ilgileri konusunda benzerlikler var mıdır?

Çocukların ailelerine sorduklarını söylediği sorular ailelerde aynı şekilde ifade edilmiş midir?

2.Araştırmanın Amacı ve Önemi

Çalışma, çocuk ve ergenlerin dini gelişimleriyle paralel olarak aynı ailede farklı gelişim dönemlerinde bulunan çocukların ailelerine sordukları dini bilgi, soru ve meraklarını tespit etmek ve aynı ailede farklı gelişim dönemlerindeki çocukların sorularının birbirleriyle ilişkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.

Doğduğu andan itibaren çevresini keşfetmeye ve öğrenmeye çabalayan insan yavrusunun bu ilgi ve istekleri büyüdükçe çeşitlenecek, dil gelişimi ve yaşadığı çevrenin de etkisiyle sorularını oluşturacaktır. İlk sosyalleştiği yer olan ailede görülen davranışlar, işitilen kavramlar, hissedilen duygular çocuğun ilgisini her daim çekecek ve bu konularda ailesine sık sık sorular yöneltecektir. İnsan yaşamından ayrı düşünemeyeceğimiz din olgusu da bu gelişim etkileşimden payını alacaktır. Böylece dini duygu, kavram ve pratikler ilgi konusu olacak ve aile içinde konuşulan konular arasına girecektir. Sorulan sorular çocuğun ilgi ve öğrenme çabalarını yansıtır. Burada

(16)

3 ilk başvuru yeri olan aileye sorulan din ile ilgili sorular çocuğun dini gelişimi ve din eğitimi için kaçırılmayacak fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle konu, insan hayatında kritik dönemler olan çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki dini ilgi ve merakların karşılaştırmalı tespiti ve çok çocuklu ailelerin dini sorular karşısındaki tutumlarının belirlenmesi açısından önemlidir.

Diğer araştırmaları incelediğimizde son çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki çocukların dinin iman, ibadet ve ahlak boyutlarındaki bilgi ve meraklarını bütüncül olarak ele alan çalışmalara rastlanmamıştır.

Yapılan diğer çalışmalarda ergenlerin veya çocukların dini gelişimlerinin, dini ilgi ve meraklarının araştırıldığını görüyoruz. Yine ailenin çocukları üzerlerindeki olumlu etkileri de birçok çalışmada yer almaktadır. Ancak daha önceki çalışmalarda, aynı anda çocuk ve ergen bireye sahip ailelerde karşılaşılan dini sorular karşılaştırılmalı olarak tespit edilmemiş ve farklı gelişim dönemlerindeki çocukları bulunan ailelerin bu durumlardaki tavırları ele alınmamıştır.

3.Araştırmanın Kapsam ve Sınırlılıkları

Araştırmalarda işe yarar genellemeler çıkarmak yapılan araştırmanın nedenlerinden birisidir. Ancak nitel araştırmalarda sonuçların genellenmesi bir sınırlılık olarak kabul edilir. Genellenebilir olma nicel araştırmalarda muhakkak gerçekleşmesi gereken bir durumken nitel araştırmalarda yapılamamaktadır. Aynı olayı yeniden yaşamak mümkün olmadığından olayın bulgularının da başka olaya genellenmesi zordur. Aynı zamanda evreni temsil eden örneklem bulmanın zorluğu nitel araştırmaların evrene genellenmesini de zorlaştırmaktadır. Durum çalışmalarında amaç çalışılan durumun detaylı açıklamalarla var olan şekliyle betimlemek ve anlamaktır. Bu nedenle bulguların genellenebilirliği zorlaşmaktadır.3 Araştırma Gaziantep ili Oğuzeli ilçesi Dokuzyol Ortaokulu’nda eğitim gören son çocukluk ve ergenlik dönemlerinde evlatları bulunan ailelerin katılımıyla gerçekleşmiştir. Bu nedenle bu sonuçlar bu bölge açısından anlamlıdır. Nitel araştırmaların ve durum çalışmalarının doğası gereği araştırmanın verileri ve sonuçları genellenememektedir.

3 Şener Büyüköztürk vd., Eğitimde Bilimsel Araştırma Yöntemleri, 25.b, Pegem Akademi, Ankara, 2018, s. 263-272.

(17)

4 Nitel araştırmalarda sıkça kullanılan veri toplama aracı olan görüşme birebir görüşme, telefon görüşmeleri, video aramaları, odak gruplar, açık uçlu internet görüşmeleri şekillerinde gerçekleşebilir. Bu görüşme yaklaşımlarının olumlu ve olumsuz yönleri bulunmaktadır. Birebir görüşmeler katılımcının vücut dili ve ses tonu değişimlerinin gözlenmesi ve sorulara rahat cevap verebilmesini sağlayan bir bağ kurulması açılarından olumludur. Olumsuz yönü ise araştırmacının kişisel görüşme yerlerine ulaşmasının doğuracağı sorunlardır. Telefonla görüşme ise katılımcılarla yüz yüze görüşme imkânının olmadığı durumlarda kullanılır. Olumsuz yönü ise araştırmacı katılımcıların yüzünü göremediği için bazı sezilerini kullanamamasıdır.

Video aramaları ise araştırmacı ve katılımcıların birbirlerini görmelerini sağlar ancak burada kişisel gizlilik konusu önemlidir.4

Bu araştırmada yapılan görüşmeler yüz yüze ve telefonla görüşme şeklinde gerçekleşmiştir. Gaziantep ilinin Oğuzeli ilçesine bağlı kırsal bölgelerde yaşayan ve günün büyük çoğunluğunda tarımla uğraşan bazı ailelere, yoğunlukları ve merkeze uzak olmaları gibi sebeplerle ulaşma ve yüz yüze görüşme imkânı bulunamamıştır.

Böyle durumlardaki ailelerle telefon görüşmeleri tercih edilmiştir. Ayrıca araştırma devam ederken ortaya çıkan Pandemi dolayısıyla yüz yüze görüşme olanağı giderek azalmış ve araştırmaya sonradan dâhil edilen ilgili çocuk ve ergenlerle görüşme bu döneme denk gelmiştir. Çocuklarla yapılan görüşmelerin bir kısmı uzaktan telefonla görüşme yoluyla gerçekleşmiştir. Bu aşamada video aramaları da düşünülmüş ancak araştırma kırsal bölgede yapıldığından video konferans yöntemleri sınırlı bulunmuş ve uygulanamamıştır. Bu durumlar araştırmanın sınırlılıklarını oluşturmuştur.

4. Yapılan İlgili Araştırmalar

Son çocukluk ve ergenlik dönemleri dini ilgi, merak ve soruların incelendiği ve ailelerin çocukların dini gelişimleri üzerinde etkisini inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalardan araştırmamızla ilgili olduğu düşünülen bazı çalışmalar şunlardır:

Semiha Yılmaz (1999), “7-9 Yaş Çocukların Dini Bilgi ve Duygu Gelişimleri Üzerinde Ailenin Etkisi” başlıklı tezinde, çocukların dini gelişiminde etkili olan

4 John W. Creswell, Nitel Araştırmacılar İçin 30 Temel Beceri, 2.b., çev., Hasan Özcan, Anı Yayıncılık, Ankara, 2019, s. 127.

(18)

5 faktörler ve dini bilgi ve duygu gelişiminde ailelerin etkisini araştırmıştır. Bu kapsamda Samsun ve Amasya illerinde bulunan ilköğretimin ilk üç basamağında eğitim gören 133 öğrenci ve anneleriyle 2 farklı anket düzenlenerek çalışılmıştır.

Çalışmada 7-9 Yaş Çocuklarının Dini Soruları başlığı altında çocukların dini sorularına değinilmiştir. Annelerle yapılan görüşmelerde çocukların sordukları soruları Allah, peygamber, cennet cehennem, günah sevap, ibadet esasları… gibi başlıklar altında toplamıştır. Çalışmada annelerin sorular karşısındaki tutumları da değerlendirilmiştir. Yine çalışmada, annelerin çocuğun dini inançları üzerindeki olumlu etkisi de yer almaktadır. Araştırmanın sonunda çocuğun dini bilgi düzeyiyle ailenin dindarlık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ailede en çok soru sorulan kişinin anne olduğu görülmüştür. Annelere göre çocuk üzerinde en etkili kişinin öğretmenleridir ve dini bilgileri öğretmenleri daha kolay aktarabilir. Elde edilen sonuçlardan dini sorularla ilgili olan sonuçlar şöyledir: 7-9 yaş çocuklarının en çok merak ettiği dini konular arasında başta Allah’ın varlığı, birliği ve sıfatları konusu, ardından İslam’ın şartları, cennet-cehennem, melek-şeytan, ölüm ve sonrası, insanın ve dünyanın yaratılışı gibi konular gelmektedir. Ailelerin çocukların dini eğitimiyle ilgilenme oranı ortalama %50 ve ihmalkâr davranma oranı da %50 bulunmuştur.

Ailelerin %65,4 ’ü soruları cevaplamada zorlandığını belirtmiştir. %32’si ise cevaplayamadıkları soruları araştırarak öğretmeyi tercih etmiştir.5

Fatih Özkan (2011)’ın “Çocuğun Din Eğitiminde Anne-Babanın Etkisi Diyarbakır Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezinde; çocuğun din eğitiminde dini inanç, tutum ve davranışlarının oluşumunda ve şekillenmesine anne-babasının nasıl bir etkisinin olduğu, anne-babanın dini davranışlarının çocuğuna nasıl yansıdığı araştırılmıştır. Araştırmada Diyarbakır’ın 4 merkez ilçesinden rastlantısal olarak seçilen ikişer okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi almamış olan 3. sınıflarındaki öğrencilerle çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda ailelerin tutum ve değerlerinin çocukların din eğitimlerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Çocuğun dini kişilik geliştirmesinde etkili olan durumlar; Kur’an okumayı bilme, ezberlenilen dualar, dini nasihat edilme ve Ramazan Ayı’nda oruç tutmayı isteme durumları ile çocuğun dini

5 Semiha Yılmaz, “7-9 Yaş Çocukların Dini Bilgi ve Duygu Gelişimleri Üzerinde Ailenin Etkisi”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Samsun, 1999.

(19)

6 bilgilerini edindiği kişiler, dini sorularına cevap alma şekilleri ve ailenin çocuğu dini etkinliklere götürme, aile içinde dua okunma ve dini film izleme sıklığıdır.6

Ayşenur Dinç (2007) ’in “Ergenlerde Anne-Baba Tutumları ve Dini Yönelim” başlıklı Yüksek Lisans Tezi, İstanbul’da yaşayan ve çeşitli ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan 157 ergen öğrenci üzerinde yapılmış ve katılımcıların algıladıkları anne baba tutumlarıyla dini yönelimleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda ailelerin ceza içeren tutumlarının daha çok ergenlere yönelik olduğu, 17 yaş üzerindeki öğrencilerin daha yoğun bir dini tutumlara sahip olduğu ve ergenlerin dini yönelimlerinde ebeveynlerin koruyuculuk, standartların belirli olması, çocuk bakımı ve tutarlı disiplin tutumlarının olumlu;

duygusal cezalandırmalarının olumsuz etkilerinin olduğuna ulaşılmıştır.7

Ahmet Aslan (2014)’ın “Ortaöğretim Gençlerinin Kimlik Oluşumunda Aile, Din Ve Medyanın Etkileri: Çarşamba Örneği” adlı Yüksek Lisans Tezi, Çarşamba’da ortaöğretim gençliğinin kimlik oluşumunda ailenin, dinin ve medyanın etkilerini tespit etmek amacıyla Çarşamba ilçesi merkezinde 12. Sınıfa giden 312 öğrenciyle çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda gençlerin kimlik oluşumu ile ailelerin demokratik tutumları ve dindarlıkları arasında olumlu bir ilişki bulunmuştur.

Ebeveynlerin eğitim durumları ve aylık gelir düzeyleri gençlerin dindarlıklarında anlamlı farklılıkların olmadığı görülmüştür. Gençlerdeki televizyon izleme süreleri ve kimliklerinde hayat felsefesi oluşturmaları arasında olumsuz, kimliklerinin bağımsızlık boyutlarıyla olumlu ilişkiler bulunmuştur.8

Feyzullah Oğultekin (2014), “Dini Kavramların Şekillenmesinde Çevre ve Eğitimin Rolü (6-9 Yaş Çocukluk Dönemi Erzurum İli Örneği)” başlıklı yüksek lisans tezinde 6-9 yaşlar arasındaki çocukların dini ve ahlaki algılayış biçimlerini ortaya koyabilmek ve çocukların gelişimlerine olumlu yönde destek olmak amacıyla Erzurum’daki 5 okulda mülakat yapmıştır. Çalışmaya 118 öğrenci ile 15 öğretmen katılmıştır. Çalışmada 6-9 yaş çocukların dini ve ahlaki konuları konuşmaya istekli

6 Fatih Özkan, “Çocuğun Din Eğitiminde Anne-Babanın Etkisi Diyarbakır Örneği”, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Sakarya, 2011.

7 Ayşenur Dinç, “Ergenlerde Anne-Baba Tutumları ve Dini Yönelim”, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul, 2007.

8 Ahmet Aslan, “Ortaöğretim Gençliğinin Kimlik Oluşumunda Aile, Din ve Medyanın Etkileri (Çarşamba Örneği)”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Samsun, 2014.

(20)

7 olup dini kavramları algılama ve anlatmada güçlük çektikleri sonucuna varılmıştır. 7 yaştan itibaren uygun dini konuların çocukla konuşulabileceği ve 8 yaşla beraber çocukta dini ilgi ve gelişimin arttığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda dini ve ahlaki gelişimin erkenden öğretilmesinin çocukların genel gelişimlerini ve sosyalleşmelerini olumlu etkileyeceği düşünülmüştür. Çalışmada “Orta Çocukluk Döneminde Merak Edilen Dini Konular” başlığı altında çocukların dini soruları yer almaktadır. 6- 9 yaş aralığındaki çocukların dini soruları aktarıldıktan sonra dini sorular açısından şöyle bir tespitte bulunulmuştur: “Bu çalışmada da çocukların sorularının 6 yaşından 9 yaşına doğru derinleşmekte ve artmakta olduğunu görüyoruz. 6 yaş çocukları özellikle Allah’ı, melekleri, cenneti merak etmekte ve çevresinde gördükleriyle ilgilenirken, yaş ilerledikçe çocukların bilgileri ve yaşanmışlığın artması ile fırsat bulmaları halinde dini sorularını artırdıkları, özellikle 8. yaşın sonlarına doğru ibadetle ilgili meraklarının büyük olduğu ve her türlü dini ve ahlaki soru sordukları tespit edilmiştir.”9

Ayşe Koca(2019), “Çocuğun Din Eğitiminde Anne ve Babanın Rolü (Ağrı Örneği)” adlı yüksek lisans tezinde anne-babaların çocukların din eğitimlerinde dini inanç, tutum ve davranışlarının oluşumunda ve şekillenmesine etkileri araştırılmıştır.

Bu çalışmada Ağrı merkezinde bulunan 11 ilköğretim okulunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi almamış 3. Sınıf öğrencilerine anket uygulanmıştır. Araştırmanın nihayetinde çocukların büyük çoğunluğunun dinle ilgili sorular sordukları, dine yönelik ilgilerinin olduğu görülmüş; sorularının en çok anne ve babalarına yöneltildiği ve ailede çocuk üzerinde en etkili olanların yine sırasıyla anne ve babalar olduğu, hiç din kültürü dersi almamalarına rağmen bilinen ibadet ve kavramların aileler tarafından öğretildiği ve bunda en etkili yöntemlerin sırasıyla hoşgörü ve ilgi uyandırmak, ödül vermek, ibadetlere katılımını sağlamak, baskı ve zorlamak olduğu, dini bilgi almada ilk annelerin daha sonra babaların etkili olduğu, doğruyu ve yanlışı öğretmede en çok anne ve babaların öğütlerinin işe yaradığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.10

9 Feyzullah Oğultekin, “Dini Kavramların Şekillenmesinde Çevre ve Eğitimin Rolü (6-9 Yaş Çocukluk Dönemi Erzurum İli Örneği)”, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Erzurum, 2014.

10Ayşe Koca, “Çocuğun Din Eğitiminde Anne ve Babanın Rolü (Ağrı Örneği)”, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Ağrı, 2019.

(21)

8 1. BÖLÜM: TEORİK ÇERÇEVE

1.1. Gelişim ve Temel Kavramlar 1.1.1. Büyüme

Büyüme, genellikle fiziksel gelişimleri içerir. Boy ve kilo arştı büyümeyi yansıtır. Büyüme, doğum öncesinde hücre artışıyla, sonrasında ise vücuttaki değişimle kendini gösterir. Kişi gelişimi boyunca farklı hızda büyüme gösterebilir.1 Burada gelişim, büyümeye göre daha kapsamlı bir kavramı ifade etmektedir. Büyüme kalıtımın ve çevrenin etkisiyle farklı hızlarda gerçekleşebilir.2

1.1.2. Olgunlaşma

Olgunlaşma bireyin büyüme ve gelişmenin de etkisiyle bir işi yapabilecek erişkinliğe ulaşmasıdır.3 Başka bir deyişle, olgunluk yaratılışta var olan potansiyel güçlerin göreve hazır hale gelmesidir.4 Olgunlaşmanın gerçekleşebilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım bir çocuğun doğar doğmaz konuşması mümkün değildir. Tıpkı bir meyvenin yenebilir kıvama gelmesi için zamanının gelmesi gerektiği gibi kişinin de bazı yetilerinin meydana gelmesi için belirli bir zamana ihtiyaç vardır. 5

1.1.3. Hazırbulunuşluk

Hazırbulunuşluk kişinin bir davranışı gerçekleştirmesi için bilişsel, fiziksel ve sosyal yönlerden hazır olması durumudur. Olgunlaşma ve öğrenme ile meydana gelir.6 Hazırbulunuşluk, yeni öğrenmenin ihtiyaçlarına uygun bireysel yeterliliklerdir.

Mesela bir çocuğun yüzme öğrenmesi için fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak belirli

1 Mehmet Bilgin, “Temel Kavramlar İlkeler ve Gelişim Dönemleri”, Mehmet Bilgin, Banu Yazgan İnanç, Meral Kılıç Atıcı, Gelişim Psikolojisi Çocuk ve Ergen Gelişimi, 2.b., Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2007, s. 59.

2 Ayhan Aydın, Eğitim Psikolojisi Gelişim Öğrenme Öğretim, 14.b, Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2016, s. 8.

3 Salih Aybey, “6-14 Yaş Arası Çocuğun Dini Gelişim Dönemi Özelliklerinin Bilinmesinin Din Eğitimi Açısından Önemi”, Journal of Turkish Studies (Kış 2016), C., XI, No., 5, s. 74.

4 Haluk Yavuzer, Çocuk Psikolojisi, 25.b., Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003, s. 28.

5 Şaban Karaköse, Etkili Din Öğretimi, 3.b., Türkiye İlahiyat Tedrisatına Yardım Eden Dernekler Federasyonu, İstanbul, 2010, s. 21.

6 Aybey, “6-14 Yaş Arası Çocuğun Dini Gelişim Dönemi Özelliklerinin Bilinmesinin Din Eğitimi Açısından Önemi”, s. 74.

(22)

9 gelişim göstermesi gerekir. Yani daha önceden duygusal olarak buna istekli olması, bedeninin ve kaslarının yüzme için belirli olgunluğa gelmiş olması ve zihnen buna hazır olması gerekir.7

1.1.5. Aile

Sözlük anlamıyla “Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik”8 veya

“Akrabalık ilişkisiyle birbirlerine bağlanan fertlerin bir araya getirdiği küçük topluluk.” olarak tanımlanan ailenin çeşitli yönlere göre farklı türleri bulunmaktadır.

Ailede bulunan fertler açısından geniş ve çekirdek olarak iki türü bulunur. Geniş aileyi dededen toruna kalabalık fertler oluştururken çekirdek aile anne baba ve çocuklardan meydana gelir. Yine aileye hâkim olan kişi açısından anaerkil aile ve ataerkil aile olarak ayrılabilir. Anaerkil ailede annenin hâkim olduğu ve içinde çocukları ile yakınlarının olduğu ailedir. Ataerkil aile ise babanın hâkim olduğu ve çocukları ile yakınlarının birlikte yaşadığı ailedir. Ailedeki eş sayısına göre tek eşli veya çok eşli olarak da ikiye ayrılabilir.9

Tüm toplumlarda karşımıza çıkan aile kurumu, tarihin ilk kurumsal yapısıdır.

Kişinin doğup büyüdüğü ve sosyalleştiği ilk yerdir. Tüm toplumlarda aileye önem verilmiştir.10 Yahudilikte aile sosyal bir kurum olmanın yanında dini bir kurumdur.

Hristiyanlıkta ise aile sosyal bir kurum değil tamamıyla dini bir kurumdur. Romalılar aileyi dini, ekonomik ve sosyal bir kurum olarak kabul eder. Cahiliye dönemi Araplarda ise kişi bağımsız bir aile yerine bir kabileye mensuptur. Ve değerli olan da budur. 11

Genellikle ataerkil bir aile yapısına sahip olan Türklerde kurumsal yapı olarak ailenin sürdürülmesine hususi bir ehemmiyet verilmiştir. Türk toplumunun özelliklerinden olan disiplin, aileye bağlılık, büyüklere saygı, misafirperverlik, yakın

7 Ayhan Aydın, Eğitim Psikolojisi Gelişim Öğrenme Öğretim, Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2016, s. 10.

8 Güncel Türkçe Sözlük, “Aile”(Çevrimiçi), https://sozluk.gov.tr/, 7 Nisan 2020.

9 Mehmet Akif Aydın, “Aile”, TDV İslam Ansiklopedisi, C., II, TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, İstanbul, 1989, s. 196.

10 Abdullah Çolak, “İslâm’da Aile Kurumunu Korumaya Yönelik Tedbirler”, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (Şubat 2017), C., 7, No., 1, s. 106.

11 Aydın, M. A., “Aile”, II, s. 196-198.

(23)

10 komşuluk ilişkileri, yardımlaşma şuuru gibi pek çok tutum aile kurumunun korunmasına ve ileriki kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamıştır.12

İslam’da ise aile tamamıyla dini bir yapı olarak görülmese de bireyler aile kurmaya teşvik edilir. Aile kurumuna fazlaca değer verilir. İslam’da aile; kurulması gereken, kişinin mutluluğunu sağlayıp toplumla bağ kurmasına yardımcı olan, neslin devamını sağlayan, kişiyi kötülüklerden alıkoyan bir yapıdadır. 13

Çocuk ailede doğar, büyür ve gelişir. Çocuğun gelişimine etkisi olan kalıtımda ve çevrede etkili olan ilk yapı ailedir. Aile çocuğun eğitiminin başladığı ilk yerdir.

Anne karnından itibaren öğrenmeye başlayan çocuk doğduğunda bu yeni dünyayı annesi ve ailesiyle keşfeder. Ailede alınan eğitim hayatın her evresi için bir yapıtaşı niteliğindedir. Bu nedenle çocuğunun gelişiminde ve dini gelişiminde büyük etkiye sahip olan ailenin önemi yadsınamaz.

1.1.4. Gelişim

Gelişim, doğum öncesinden ölüme kadarki süreçte geçirilen dönemlerde meydana gelen fiziksel, bilişsel, sosyal, duygusal değişimlerdir. Bu değişimler düzenli bir şekilde oluşur ve süreklidir.14 Gelişim ileriye dönüktür ve değişiklikler arasındaki ilişkiyi de kapsar. Sadece nicel değil nitel değişiklikleri de ifade eder. 15

Gelişim, kalıtımsal olarak alınan genlerden oluşan biyolojik süreç; dil, düşünce ve zekâdaki değişiklikleri içeren bilişsel süreç ve diğer insanlarla ilişkileri içeren sosyal süreçten oluşur.16 Gelişimdeki bu fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal yönler arasında ilişkiler mevcuttur ve birbirlerinden etkilenirler. 17 Gelişimdeki süreç yordanabilir. Gelişimde ilk yıllar önemlidir ve bireysel farklılıklar göz önünde tutulur.

18

12 Abulfez Süleymanov, “Çağdaş Türk Toplumlarında Aile ve Evlilik İlişkileri, Aile ve Toplum”, Journal of Social Policy Conferences(Ekim 2010), C., V, No.,17, s. 198.

13 Aydın, M. A., “Aile”, II, s.199; Çolak, “İslâm’da Aile Kurumunu Korumaya Yönelik Tedbirler”, s. 107.

14 Karaköse, Etkili Din Öğretimi, s. 21.

15 Yavuzer, Çocuk Psikolojisi, s. 28.

16 Betül Aydın, Çocuk ve Ergen Psikolojisi, 2.b., Atlas Yayın Dağıtım, İstanbul, 2005, s.29..

17 Meral Kılıç Atıcı, “Gelişim Psikolojisinde Tartışılan Konular”, Mehmet Bilgin, Banu Yazgan İnanç, Meral Kılıç Atıcı, Gelişim Psikolojisi Çocuk ve Ergen Gelişimi, 2.b., Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2007, s. 11.

18 Ziya Selçuk, Gelişim ve Öğrenme, 11.b., Nobel Akademik Yayıncılık, Ankara, 2004, s. 18-20.

(24)

11 Her bireyde gözlemlenebilen ortak gelişim ilkeleri vardır. Bu ilkleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Gelişim süreklidir: gelişim doğum öncesinden ölüme kadar olan birbiriyle etkileşim içindeki dönemlerden oluşan bir süreçtir. Her gelişim dönemi bir sonraki dönemin temelini oluşturur.

2. Gelişimde kalıtım ve çevre etkilidir: cinsiyet, saç ve göz rengi, fiziki görünüş, zekâ gibi özellikler kalıtımla gelirken birçok özellik de çevrenin etkisiyle edinilir. Aynı zamanda kalıtımla gelen özellikler de çevreyle etkileşimle şekillenir. Örneğin belirli bir zekâ potansiyeliyle dünyaya gelen çocuk, doğru eğitimle desteklenmediğinde yeteri gelişimi göstermeyebilir. Yine boy ve kilo özelliği sağlıklı beslenmenin etkisiyle şekillenir.

3. Gelişim baştan ayağa ve içten dışa doğrudur: doğum öncesi dönemde önce baş oluşur sonra diğer organlar sırayla oluşur. Aynı şekilde önce iç organlar ve sonrasında bedene şeklini veren dış organlar oluşur.

4. Gelişim genelden özele, bütünden parçaya doğrudur: anne karnında önce bedenin büyük parçaları sonra da daha küçük parçaları oluşur. Doğum sonrası dönemde de önce büyük organlarını hareket ettirebilen çocuk gelişim süreciyle ince kaslarını da hareket ettirebilir hale gelir.

5. Gelişim süreci bütünlük arz eder: tüm gelişim alanları birbirleriyle etkileşim içindedir. Örneğin zihinsel gelişim ve dil gelişim karşılıklı olarak birbirini etkilemektedir. Sosyal, zihinsel, sosyal, ahlaki bütün gelişim alanları birbiriyle iç içedir.

6. Gelişim kritik dönemlerden oluşur: beden bazı yaşlarda bazı gelişimler için hazır hale gelir ve bu kritik gelişim dönemi diğer dönemlerin temelini oluşturur. Örneğin ilk 3 yaş temel güven duygusunun gelişimi için hazırdır. Bu dönemde temel güven duygusunun desteklenmesi ileriki dönemlerde bağımsız bir kişilik oluşturulmasını sağlarken bu ihtiyacın giderilmemesi çocuğun olumsuz sosyal gelişimine sebep olur.

7. Gelişimin kritik dönemlerdeki özgün özellikler hem düzenli hem de sıçrayan bir özellik gösterir: mesela çocukta dilsel ve duyusal gelişimi artınca konuşma da gelişir. Ancak yürümenin başlamasıyla konuşmanın gelişimi bir süre duraklar.

(25)

12 8. Gelişim kişisel farklılıklar içerir: her birey farklı kalıtımsal ve çevresel etkilere

sahiptir. Bu nedenle her bireyin gelişimi de farklılıklar içerecektir.19

Gelişim belirli dönemleri içerir. Bu dönemleri; doğum öncesi, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık olarak sıralayabiliriz. Her dönemde kişiden beklenen gelişim görevleri mevcuttur. Gelişme ile kişi kendinden beklenen bu gelişim görevlerini gerçekleştirebilecek hale gelir.

1.2. Gelişim Dönemleri

İnsan hayatı boyunca, yani döllenme ile ölüm arasında geçen süreçte birçok yönden değişim yaşar. Bu sürede yaşanan nitel ve nicel değişikliklerin tümü gelişimdir. Bu uzun sürecin daha kolay incelenmesi ve araştırılması için süreç, psikologlar tarafından dönemlere ayrılmıştır. 20

İnsan hayatı “prenetal” ve “postnatal” denilen iki ana dönemden oluşur.

Prenatal dönem anne karnını ifade eden doğumdan önceki süreç anlamına gelir.

Postnatal dönem ise doğumdan sonraki yaşam sürecidir. Bu iki dönem de alt dönemlere ayrılmıştır. 21 İşte bu alt dönemler ve özellikleri şu şekildedir:

Prenetal Dönem (Doğum Öncesi Dönem):

1- Ovum: bu dönem döllenmeden ikinci haftanın sonuna kadar olan süreci ifade eder. ilk iki haftada yumurta döllenerek bölünür ve böylece çoğalır.

2- Embriyo: üç ile sekizinci hatanın sonu arasını kapsayan bu dönemde hücreler birleşerek vücudun bazı yapılarını oluşturmaya başlar. Omurilik, beyin, eller, bacaklar, çene, burun ve yüz hatları bu evrede şekle girer.

dönemin sonuna doğru yani yedinci ve sekizinci haftalarda beyin bölümlere ayrılır ve embriyo harekete başlar.

3- Fetüs: Üçüncü aydan doğuma kadarki süreci ifade eden bu evrede fetüs bebek görünümüne ulaşmıştır. Ardışık olarak kasları gelişen fetüsün hareketleri dördüncü aydan itibaren annesi tarafından hissedilebilecek kuvvettedir. Bu evrede anne karnına yaklaştırılmış ışığa ve yüksek sese tepkime gösterebilir.

19 Aydın, A., Eğitim Psikolojisi Gelişim Öğrenme Öğretim, s. 5-7.

20 Aydın, B., Çocuk ve Ergen Psikolojisi, s. 31

21 Yavuzer, Çocuk Psikolojisi, s. 29.

(26)

13 Postnatal Dönem (Doğum Sonrası Dönem):

1- Yeni Doğan: Yaşamın ilk ayına yeni doğan dönemi denir. Kişisel farklılıklar olmakla birlikte bu dönemde bebek üç ile üç buçuk kilo ağırlığında ve 48 ile 53 cm arası bir boydadır. Gün boyunca 16 saat veya daha fazla miktarda uyur. Refleksler gösterir.

2- Bebeklik: İkinci ay başlayıp iki yaşa kadar olan evredir. İradeli davranışlar gösterilir.

3- İlk çocukluk: İki ile altı yaş arasındaki süreci ifade eden bu evrede özgür davranışlar ve istemli hareketler artar. İletişim yeteneği artar ve yaşıtlarla oyun kurulup oynanabilir.

4- Son çocukluk: Kızlarda 6-11, erkeklerde 6-13 yaşlar arasındaki bu evrede çevresiyle etkileşimi artan çocuk yaşıtlarıyla olumlu ilişkiler geliştirir.

Okul ile birlikte düşünme, okuyup yazma ve hesap becerileri gelişir.

Cinsiyet rolleri edinilir. Kurallar önemli yer tutar.

5- Ergenlik: Kızlarda 11-20, erkeklerde 13-20 yaşları kapsar. Büyüme ve gelişme çok hızlıdır. Bağımsızlık arzusu, ikilemli duygu, düşünce ve davranışlar görülür. Kimlik arayışı ve soyut düşünme döneme hakimdir.

Toplumsal konular daha fazla dikkat çeker. Bu dönemde meslek seçimine dair kararlar verilebilir.

6- Genç Yetişkinlik: Ergenlikten 40’lı yaşlara kadarki dönemdir. Ekonomik bağımsızlık kazanma, eş seçimi ve aile kurma, çocuk yetiştirme gibi roller kazanılır.

7- Orta Yetişkinlik: 40’lı yaşlar ile 60’lı yaşlar arası dönemdir. Toplumsal sorumluluk üstlenilir. Ergenlere rehberlik edilir. Evlatların sorumluluğu üstlenilir. Bu dönemde bazı sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilir.

8- İleri Yetişkinlik: 60’lı yaşlardan ölüme kadar olan süreci kapsayan dönemdir. Emeklilik, eş kaybı ve maddi güçlükler gibi sıkıntılar yaşanabilir. Fiziki ve bilişsel fonksiyonlarda azalmalar olur. 22

Araştırmamız son çocukluk döneminde ve ergenlik çağında olan bireyler üzerine olduğundan devamında bu iki dönem üzerinde duracağız.

22 Aydın, B., Çocuk ve Ergen Psikolojisi, s. 32-33.

(27)

14 1.2.1. Son Çocukluk Dönemi

Kızlarda 6-11 erkeklerde ise 6-12 veya 13 yaş arasında yer alan evreye “Okul Çağı” veya “Temel Eğitim Çağı” gibi isimler de verilmiştir.23 Bu dönemde, büyüme hızı ve bedensel değişim epeyce oturmuştur.24

1.2.1.1. Son Çocukluk Dönemi Fiziki Gelişim

Bedensel gelişim ilk çocukluk dönemine göre son çocukluk döneminde daha yavaştır. Ancak dönemin sonunda erinlik dönemine girmeye başlayan çocuklarda bedensel gelişim birden hızlanır ve kendi cinslerine has görüntü oluştururlar 25 Bu dönemde kilo artış hızı boy artış hızına göre daha fazladır. Erinlik diyebileceğimiz ergenlik öncesi döneme kızlar daha erken girer. Bu nedenle kilo artışıyla beraber kızlar erkeklerden daha iri gözükürler. Dönemin bitişine doğru yaşıt kızlara yetişen erkekler kızlardan daha kuvvetli ve sağlam hale gelirler. 26

Bu dönemde fiziki hareketlere dayalı gelişim hızlıdır. Çocuk oyun ve spor faaliyetlerine aktif biçimde katılım gösterirler. Bu katılımlarla motor becerileri daha da gelişir. 27 Büyük kas hareketleri gelişirken küçük kaslar da etkili şekilde kullanılır.

El becerileri de artan çocuk resim yapma, müzik aleti çalma, top oynama gibi faaliyetleri gerçekleştirir hale gelir. 28

1.2.1.2. Son Çocukluk Dönemi Bilişsel Gelişim

Bu dönemde okula başlama ile akli öğrenme başlar. Çocuk bilmeye karşı oldukça ilgili ve isteklidir. 29Bu evrede okuyup yazma yapabilen çocuk artık daha da olgunlaşmış ve öğrenmeye hazır hale gelmiştir. 30

23 Eyüp Şimşek, “Çocukluk Dönemi Dini Gelişim Özellikleri ve Din Eğitimi”, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi (Ağustos 2004), C., IV, No.,4, s. 210.

24 Mustafa Doğan Karacoşkun, Din Psikolojisi El Kitabı, 3.b., Grafiker Yayınları, Ankara, 2015, s.

99-100.

25 Ahmet Koç, ““Okul Çağı” Çocuklarının Ailede Din Eğitimi”, Journal of Istanbul University Faculty of Theology (Nisan 2012), No., 17, s. 147.

26 Yadigar Doğan, “İlköğretim Çağındaki 10-14 Yaş Grubu Öğrencilerinin Gelişim Özellikleri”, Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi (Aralık 2007), No., 13, s. 161.

27 Koç, A., ““Okul Çağı” Çocuklarının Ailede Din Eğitimi”, s. 147..

28 Doğan, “İlköğretim Çağındaki 10-14 Yaş Grubu Öğrencilerinin Gelişim Özellikleri”, s. 161.

29 Şimşek, “Çocukluk Dönemi Dini Gelişim Özellikleri ve Din Eğitimi”, s. 211.

30 Habil Şentürk, Din Psikolojisi, Esra Yayınları, İstanbul, 1997, s. 101.

(28)

15 Piaget’in Bilişsel gelişim kuramına göre “Somut İşlemler Dönemi”ni ifade eden bu dönemde çocuk, bilgiyi kurallı ve mantılı şekilde kullanabilir. Bu dönemin başlıca özelliklerini; odaktan uzaklaşma, tersine çevirebilirlik, dönüşümsel düşünce, çıkarsanmış gerçeklik, madde korunumu, sınıflama, sıralama, geçişlilik olarak sıralayabiliriz. 31

İnce ve uzun bardaktan kalın ve kısa bardağa boşaltılan bir sıvıyı düşünerek bu özellikleri açıklayabiliriz. Odaktan uzaklaşma ile çocuk, ince ve uzun bardaktan kısa ve kalın bardağa dökülen sıvının aynı miktarda olduğunu bilir. Tersine çevirebilirlik ile ince bardaktan boşaltılan sıvının ilk haline dönebileceğini gözünde canlandırır.

Dönüşümsel düşünce ile sonuçla beraber sürece de dikkat eden çocuk sıvının değişmediğini anlar. Çıkarsanmış gerçeklik ile elindeki kanıtlardan neyin gerçek olduğunu açıklayabilir. Madde korunumu ile eşit miktardaki maddelerin farklı düzenlenseler bile aynı kaldıklarını kavrayabilir ve bunun nedenini açıklayabilir. 32

Dönemin en belirgin bilişsel özelliği ise çoklu sınıflandırmadır. Çocuk bu dönemde büyüklük, renk ve şekil gibi üç farklı boyutu olan maddeleri herhangi bir özelliği baz alarak sınıflayabilir. Bununla birlikte çocukta sıralama yeteneği de ortaya çıkmıştır. İşlem öncesi dönemde farklı uzunluktaki çubukları boylarına göre sıralamayı beceremeyen çocuk, bu dönemde birbirlerine göre büyüklük ve küçüklük kavramlarını algılayabilir ve bunlar arasında çok rahat sıralama yapabilir. Burada çocuğa verilen sıralama problemlerini somutlaştırmak önemlidir. Çünkü henüz soyut algıları gelişmemiştir.33

Geçişlilik ise çocuğun önceki parçalar arasındaki ilişkiyi bularak yeni bir ilişki çıkarabilmesidir. Çocuğa farklı uzunluktaki 3 çubuk 2şerli olarak birbirinden kısa veya uzun oluşları gösterildiğinde, çocuk gösterilmeyen diğer çubuk hakkında doğru çıkarım yapabilir. 34

Bu dönemde mantıksal düşünmenin başlamasıyla çocuğun duygusal yaşamında da denge oluşur. Bu dönemde çocuk, başkalarının bakış açılarını kullanabilir. Artık düşündüğü, merak ettiği becerileri yapabiliyor olmak çocuğu mutlu

31 Mary J. Gander, Harry W. Gardiner, Çocuk ve Ergen Gelişimi, yay., Bekir Onur, çev., Ali Dönmez, Nermin Çelen, Bekir Onur, İmge Kitabevi, Ankara, 2004, s. 343-351.

32 Gander, Gardiner, Çocuk ve Ergen Gelişimi, s. 345-351.

33 Aydın, B., Çocuk ve Ergen Psikolojisi, s. 65.

34 Gander, Gardiner, Çocuk ve Ergen Gelişimi, s. 345-351.

(29)

16 eder. Örneğin, sözcükleri rahatça kullanarak kendini ifade edebilmek, yazı yazmayı ve okumayı öğrenmek, sayılarla işlemler yapabilmek çocuğa haz veren becerilerdendir. 8 yaşında kendini gösteren sözlü beceri ile çocuğun dili artık hızla gelişmektedir. Sözcük dağarcığı zenginleşip 3000 kelimeye ulaşır. Artık farklılıkların ve benzerliklerin farkına varan çocuk en çok sıfat ve edatları kullanır. 35 Çocuk henüz bu dönemde kavramların arkasındaki gizli anlamları bulamasa da bu dönemin sonlarına doğru çocuğun mecazi anlamları anlama, okudukları metinlerin ana fikrini çıkarma gibi yetenekleri gelişmeye başlar.36

1.2.1.3. Son Çocukluk Dönemi Kişilik Gelişimi

Son çocukluk dönemi öz kimlik arayışının olduğu bir dönemdir.37Çocuk, fiziki ve bilişsel olarak geliştiği gibi kişilik açısından da gelişir. Kişilik gelişimi, çocuğun benlik kavramı, diğerleriyle iletişim biçimi ve dünyaya yaklaşımını oluşturmasıdır.

Benlik kavramı şahsın kendi kişiliği hakkındaki düşüncelerini ifade eder. Kişinin kendini gerçekçi bir şekilde değerlendirmesi esastır. Kişideki bu benlik algısı davranışlarını yani kişiliğini etkiler. Kişilik bireyin kalıtımsal olarak getirdiği ve çevreden edindiği özelliklerin tümüdür. İnsanın bütün yönlerini içeren kişilik; mizaç, karakter, yetenek, duygular, fiziki ve bilişsel özellikler, değerler, inançlar gibi kişiye özel kavramları kapsar. Kişilik de diğer alanlarda olduğu gibi şahsa özgü şekilde ve diğer gelişim alanlarıyla etkileşimli biçimde gelişir. Mesela sosyal olarak çevresinde kabul gören çocuk sağlıklı bir kişilik geliştirir. Kişilik gelişimine etki eden bir diğer unsur da kuşkusuz çevredir. Burada anne babanın önemi büyüktür. Daha sonra diğer aile bireyleri, okul çevresi, şehir ve dünya çocuğun kişiliğini etkilemektedir. Burada çocukların her kişilik gelişim dönemindeki ihtiyaçlarını karşılamak için çevresine büyük rol düşer.38

Kişilik gelişimi ile ilgili farklı kuramlar bulunmaktadır: Kişilik gelişimi 5 evreye ayıran Freud, her dönemin belirli ihtiyaçları olduğu ve kişiliğin sağlıklı biçimde

35 Yavuzer, Çocuk Psikolojisi, s. 114.

36 Aydın, B., Çocuk ve Ergen Psikolojisi, s. 66.

37 Abide Güngör Aydar, Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi, ed., Ayten Ulusoy, Anı Yayıncılık, Ankara, 2015, s. 122.

38 Banu Yazgan İnanç, “Duygusal Gelişim”, Mehmet Bilgin, Banu Yazgan İnanç, Meral Kılıç Atıcı, Gelişim Psikolojisi Çocuk ve Ergen Gelişimi, 2.b., Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara, 2007, s.

182; Nuray Senemoğlu, Gelişim, Öğrenme ve Öğretim Kuramdan Uygulamaya, Anı Yayıncılık, Ankara, 2020, s. 78,90.

(30)

17 gelişmesi için bu ihtiyaçların karşılanması gerektiğini söyler. Freud’un “Psikoseksüel Gelişim Kuramı”na göre son çocukluk dönemi gizil döneme denk gelir. Gizil dönemde çocuk cinsiyetle ilgilenmez ve kendini oyunlara verir. Okulla beraber ilgilerini arkadaşlarına yönelten çocuk bu dönemde cinsiyet rol kimliğine bürünür. Oyun arkadaşlarını kendi cinsiyetinden seçer. İnsan hayatını sekiz kritik evreye ayıran ve her evrede atlatılması gereken bir bunalımın bulunduğunu söyleyen Erikson’un

“Psikososyal Gelişim Kuramı”nda ise son çocukluk dönemi 4. Evreye denk gelir. Bu evre başarıya karşı aşağılık duygusunun olduğu evredir. Bu dönemde çocuk okula başlamış ve sosyal alanı değişmiştir. Okulda başarı duygusunu tadan çocukta çalışkanlık duygusu da gelişir. Bu duygu çocuğun kendine olan güvenini artırır. Bu özgüven bilme ve öğrenme konusunda ileriki başarılarının temelini oluşturur.

Başarısızlıklar ise çocuğun özgüvenini zedeler ve ileriki öğrenmeleri de bundan olumsuz etkilenir. Yine bu dönemde bir şeyler üretmeye karşı oldukça istekli olan çocuk aletlerle denemeler yapar. Eleştirilen, yaptıkları beğenilmeyen çocuk kendini değersiz hissederek aşağılık duygusu hissedebilir. İşte bu nedenle Çocuğun bu çabaları desteklenmeli ki başarılı olduğu davranışlar gelişebilsin. Ayrıca bu dönemde çocuklara yapabilecekleri kadar sorumluluk yüklenerek başarı duygusunu geliştirmeleri desteklenmelidir. 39

1.2.1.4. Son Çocukluk Dönemi Sosyal Gelişim

Çocuk bu dönemde aileden çıkıp sosyal çevreye iyice karışır. 40 Sosyal yönden gelişmeye başlayan çocukta inatçılık, problem çıkarma gibi olumsuz davranışlar yerini arkadaş canlısı bir hale bırakır. Böylece genişleyen sosyal çevresiyle uyumlu ilişkiler geliştirecektir.41

Bu dönemde görülen bazı toplumsal özellikler kolay etkilenme, karşıt görüşte olma, rekabet, sorumluluk olarak sıralanabilir. Kolay etkilenme ile sosyalleşmesi kolaylaşırken, karşıt görüşte olma ile çocuk, kendi yaşıtları dışındaki çocukların ve erişkinlerin görüşlerine karşı koyar. Rekabet ise üç şekildedir. Biri grup üyeleri arasında süregelen rekabet, biri kendi grubuyla rakip gruplar arasındaki çatışmalar, diğeri ise grupla toplumu düzenleyen diğer sosyal kurumlar arasındaki çatışmalar

39 Senemoğlu, Gelişim, Öğrenme ve Öğretim Kuramdan Uygulamaya, s. 78-83.

40 Şimşek, “Çocukluk Dönemi Dini Gelişim Özellikleri ve Din Eğitimi”, s. 210.

41 Şentürk, Din Psikolojisi, s. 102.

(31)

18 olarak kendini gösterir. Her biri sosyalleşmeyi farklı biçimde etkilerken bu dönemdeki rekabet çoğunlukla kavgaya sebep olur. Çocuklar sorumluluk ile daha iyi sosyal ilişkiler kurarlar. Kalabalık ailelerden gelerek kendi işlerini yapmak zorunda kalan ve evde bazı sorumlulukları üstlenmeyi öğrenen çocukların başarılı şekilde sosyalleştikleri ve grup lideri olabilecek bir üye oldukları görülmüştür. 42

Aileden çıkan çocuk için önemli bir sosyalleşme alanı olan okul, çocuk üzerinde oldukça etkilidir. Okuldan önce anne ve babasını model alan çocuk okulla birlikte öğretmeni ile ilgilenmeye, onu örnek almaya başlayacaktır. 43 Aynı zamanda okula başlama işi çocuk için oldukça zordur. Burada bir çeşit okula başlama krizinden söz edilebilir. Çocuk bu evreyi geçirdikten sonra okula alışacaktır. Böylece sosyalleşmesi hızlanacak arkadaşlar edinecek ve öğretmeniyle daha rahat ilişki kuracaktır. 44

Çocuğun sosyalleşme alanlarından olan oyun ve spor etkinlikleri bu dönemde ön plandadır. Oyun kurma aşamasında kendi aralarında gruplar oluşturan çocuklar, grup kurarken kendi cinsiyetindekilerle grup kurarlar.45 Dönemin sonunda oyun ve spora olan ilgi kızlarda azalmakta iken erkekler güç gösterilerinden hoşlanmaya başlarlar. Cesaret, kuvvet ve rekabet isteyen oyunlara daha istekli olurlar. Kızlar ise eğlenceli ve takım oyunlarını tercih ederler. 46

1.2.1.5. Son Çocukluk Dönemi Gelişim Görevleri

Bu dönemin başlıca gelişim görevleri şunlardır: Büyük ve küçük kasları kullanmayı öğrenme; çeşitli oyunlarda beceri kazanma; kurumsal kurallara uyarak yaşamayı öğrenme; yaşıtlar dünyasında yaşamayı öğrenme; ev dışında başka ve yetişkinlerle ilişki kurabilme; bedenini kendine özgü nitelikleri ile kabul etme; kendi cinsiyle özleşebilme, kendi cinsine uygun rolleri benimseme; bedenine bakma, temizlik alışkanlığı kazanma; akran standartlarıyla yaşamanın yetişkin standartlarına göre yaşamdan daha önemli olduğunu benimseme; kendi davranışlarını,

42 Yavuzer, Çocuk Psikolojisi, s. 115-116.

43 Şimşek, “Çocukluk Dönemi Dini Gelişim Özellikleri ve Din Eğitimi”, s. 211.

44 Şentürk, Din Psikolojisi, s. 101.

45 Şimşek, “Çocukluk Dönemi Dini Gelişim Özellikleri ve Din Eğitimi”, s. 210.

46 Doğan, “İlköğretim Çağındaki 10-14 Yaş Grubu Öğrencilerinin Gelişim Özellikleri”, s. 161.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu dünyada farklı referans çerçeveleri dolayısıyla farklı sınıflandırma ve algılama biçimleri yani farklı dünyalar olduğunun bilincinde

Madde kullanım bozukluğu nedeniyle yatarak tedavi gören ergenlerin incelendiği bir diğer araştırmada en sık kullanılan maddelerin sırasıyla esrar (%61,9), ekstazi (%61,9)

İstanbul Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümüne iki yıl içinde başvuran ergen hastaların değerlendirildiği bir çalışmada erkeklerde

Gerek bu çalışmada gerekse de diğer çalışmalarda; korozif madde içen çocuğa müdahale konusunda yeterli ve doğru bilgi biriki- mine sahip olan okul öncesi

Okul başarısızlığı, yaramazlık, söz dinlememe, aşırı hareketlilik, kekemelik, adli başvuru ve tik belirtileri ise erkeklerde kızlara oranla istatistiksel

 Freud dini, bir yanılsama olarak kabul ettiği için, ona göre dinin önemli bir objesi olan Tanrı da

Bu aşmada, çevreyle uyum içinde olan bireyler, kendileri için önemli olan.. şahısların, fikir, beklenti ve kararlarını önemserler ve

Piaget’nin başlattığı Kohlberg’in ve diğerlerinin sürdürdüğü bilişsel gelişim paradigmasından Goldman, Fowler, Oser’in de aralarında olduğu pek çok isim