• Sonuç bulunamadı

SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 1. Atölye Çalışması Metinleri. Hanna LEVENSON, Ph.D.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 1. Atölye Çalışması Metinleri. Hanna LEVENSON, Ph.D."

Copied!
23
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 1. Atölye Çalışması Metinleri

Hanna LEVENSON, Ph.D.

(2)

ii

Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi Atölye Çalışması I

Hanna Levenson, PhD

CopyrightÖzak Yayınevi (Psikoterapi Enstitüsü) Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya

kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz.

Birinci baskı: Aralık 2011

Editör: Güney Toprak Deşifre: Necmiye Özveren Yayıma hazırlayan: Menekşe Arık

Baskı: Düzey Matbaa

PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

Eğitim ve Kongre Merkezi: Bayramoğlu Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi Mehtap Koyu Sitesi No285 Darıca-İZMİT

Tel : 0262 653 6699 Fax : 0262 653 6698

Merkez: Bağdat Caddesi İmrençer Apartmanı No: 540/8 Bostancı- İSTANBUL / TÜRKİYE

Tel : 0216 464 3119 Fax : 0216 464 3102 www.psikoterapi.com - www.psikoterapi.org - www.hipnoz.com

(3)

iii

SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 1. Atölye Çalışması Metinleri

Hanna LEVENSON, Ph.D.

Editör

Güney Toprak

(4)
(5)

v SUNUŞ

Psikoterapi Enstitüsü olarak dünyadaki psikoterapi yaklaşım tarzlarını tanıtma misyonumuz devam etmektedir.

Değerli bilim kadını Prof. Dr. Hanna Levenson ve geliştirdiği

“Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi” yaklaşımı bu zincirin halkalarından biridir.

Bu kitapta 9-10 Nisan 2011 tarihlerinde Psikoterapi Enstitüsü’nde Hanna Levenson’ın katılımıyla düzenlenen Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi atölye çalışması metinlerini bulacaksınız.

Atölye çalışmasının görüntülerini içeren eğitim DVD’leri ve atölye çalışması materyallerine ek olarak sunulan bu eseri, hem bu önemli çalışmaya katılma fırsatı bulamamış olan meslektaşlarımızın yararlanabileceği hem de eğitim çalışmasına katılmış olanların bilgilerini tazeleme fırsatı olarak kullanabileceği eşsiz bir kaynak olarak sunmaktan gurur duyuyoruz.

Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı

(6)
(7)

vii İÇİNDEKİLER

ATÖLYE ÇALIŞMASI PROGRAMI...ix

9 Nisan 2011 1. Oturum... 1

2. Oturum... 21

3. Oturum... 41

4. Oturum... 59

10 Nisan 2011 1. Oturum... 85

2. Oturum... 97

3. Oturum... 113

4. Oturum... 129

(8)
(9)

ix

SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ ATÖLYE ÇALIŞMASI PROGRAMI

1. Gün

9:00-10:30 SSDP’ye Giriş: İlkeler, formülasyon ve müdahale stratejileri

* Bütünleştirici bir model

* Bağlanma teorisinin rolü

* Süreç deneyimleme çalışmasının rolü

* Kısa ve derinlemesine çalışma nasıl yapılır

11:00-12:30 SSDP’de Odak Geliştirme: Video Gösterimleri

* Depresif, Umutsuz danışan Vakası

* Danışanın “hikayesini” ortaya çıkarma

* İlk seansta odak oluşturmanın beş adımı

* Bütün terapi için ayrıntılı plan oluşturan odak noktası

* Kişilerarası ve intrapsişik iki hedefi ortaya çıkarma 14:00-15:30 SSDP tekniği: Video Gösterimi

* Aktarım-karşı aktarım yeniden canlandırmalarıyla başa çıkılması

* Düzeltici deneyim ve anlayışların kullanılması

* Terapinin mikro süreçleri – neyi, ne zaman, niçin söylemeli

16:00-17:30 Sonlandırma: Video Gösterimi

* Kısa çalışmaya karşı on üç terapist direnci

* Ne zaman sonlandırmak (ve sonlandırmamak) gerektiğini bilmek için beş kılavuz ilke

* Sonlandırma aşamasında odak üzerine çalışma

(10)

x

9:00-10:30 Altı seanslık kısa terapi –Bölüm I: Video Gösterimi

* "Yapışmacı Kız Arkadaş" Vakası

* Değişimi etkilemek üzere duyguların tanınması ve derinleştirilmesi

* Terapötik ilişki üzerine çalışma

11:00-12:30 Altı seanslık kısa terapi –Bölüm II: Video Gösterimi

* Şimdi-burada gerçekleşen etkileşimlerin azamiye çıkarılması

* İnkar edilen duygularla yeniden bağlantı kurulması

* Odaklanma egzersizleri ve ev ödevi verilmesi

14:00-15:30 Şiddetli çocukluk travması geçirmiş kadın vakası – Video Gösterimi

* Bağlanma örüntüsünün değiştirilmesi

* Zor danışanlarla etkin biçimde çalışılması

* Esas ilişkisel öğrenme

16:00-17:30 Sorular/Cevaplar/Yorumlar

* SSDP’nin uzun süreli tedavi ve eş terapisine uygulanması

* Katılımcıların vakalarının tartışılması

(11)

xi

Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi Atölye Çalışması

9 Nisan 2011

(12)
(13)

1. Gün / 1. Oturum 1 1. Oturum

Dr. Tahir ÖZAKKAŞ’ın açılış konuşması Değerli arkadaşlar;

Psikoterapi Enstitüsü’nün düzenlemiş olduğu eğitim programlarından, 2011 Nisan ayında Hanna Levenson’la buluşacağımızı daha önce yayınlamıştık. Hanna Levenson Amerika’da ve dünyada tanınan çok değerli bir bilim kadını, aynı zamanda uygulayıcı ve klinisyendir. Onu, burada görmekten mutluluk ve onur duyduğumuzu ifade etmek isterim. Biliyorsunuz ki, psikoterapi Freud’la başlayıp yüz yıllık bir tarihe geri dönse de, kanıta da dayalı olarak henüz sınırları netleşmiş, her perspektifte nedenselliği ortaya konmuş çalışmalar değildir. Daha çok pragmatist olarak yararlılığı ön planda bulunan bir perspektiften yapılıyor. Bu durum, çok çeşitli uygulamaların, yapılandırılmaların, çeşitli ülkelerde çeşitli farklılaşmaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bilindiği gibi bu alanda, ifade edilmiş, anlatılmış, netleştirilmiş dört yüze yakın psikoterapi tekniği olduğu bilinmektedir. Bu teknikleri bir gruplamaya tabi tuttuğumuzda dört ana başlıkta bunları toplayabiliriz.

Birincisi; Davranışçı psikoterapiler. Psikolojinin ilk kuruluşundan itibaren insanların iç dünyasına ulaşma tekniklerinin olmadığı bir süreçte, insanların davranışlarını gözlemleyerek bunlardan anlam çıkarma ve oradan sonuca ulaşma çalışmaları yapılmıştır.

Bunun arkasından bilişsel psikoterapi uygulamaları başladı.

Bu çalışmalarda algı sürecinden başlayarak, zihnin nasıl çalıştığı, algıyı nasıl değerlendirdiği, hafızada nasıl tuttuğu ve

(14)

2 SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

bundan yola çıkarak bilişsel terapiler gündeme gelmiş oldu. Bu çalışmalardan da bilişim pozisyonlarının nasıl işlediğini öğrendik. Çarpık pozisyonların nasıl sonuçlara ulaştığını, bunları nasıl değerlendireceğimizi öğrendik. Bundan da bilişsel terapiler çıktı.

Sonra Freud’la birlikte bilinçdışı kavramının yakalanması ve savunma düzeneklerinin ortaya çıkması ile birlikte, özellikle ödipal döneme has dinamik psikoterapi ile psikoanalitik psikoterapi ortaya çıktı. Sonra bu ekolden türeyen, çoğunun psikoanalizden kaynaklanan özellikle preödipal patolojiler dediğimiz, anne çocuk ikilisindeki bağlanmanın Melanie Klein’le başlayan nesne ilişkilerinin gelişmesi, ego psikolojisinin gelişmesi, bağlanma stillerinin ortaya konması, bunun nörobiyolojik açılımlarının görülmesi, çok zengin bir dinamik perspektifi doğurdu. Yani Freud’la başlayan bu güzel sürecin ardından araştırmacıların, bilim adamlarının, dinamik yapının, bilinçdışı süreçlerin, otomatik mekanizmaların, içselleştirmiş nesne ilişkilerinin nasıl geliştiği konusunda bizi aydınlatmıştır. Dinamik terapilerle ilgili insanlar, bir döngü içindeler. Bu döngüyü zaman zaman davranışsal döngü, çarpıtmalar ve şemalar olarak isimlendiriyoruz.

Dinamik yapıda içselleştirilmiş nesne ilişkilerinin, çocukluk döneminde içe alınmış olan ikili yapıtları daha sonraki hayatımızda davranışlarla tekrarladığımız, Freud’un ifade ettiği gibi, bu da dinamik ekolü oluşturmuştur. İşte bu süreçte, dinamik yapının ana kavramlarının öğrenilmesi ve kişiye rahatsızlık veren bu kalıpların düzeltilmesi ile ilgili, kısa süreli, etkin, süre odaklı çalışma ihtiyacı vardır. Eğer belirli bir popülasyonla çalışılırsa, hasta grubu iyi seçilirse, aylarca ve yıllarca uğraşmak yerine, bu hasta grubunda -süre odaklı kısa dinamik psikoterapilerin- çok etkin olduğunu biliyoruz. Bu

(15)

1. Gün / 1. Oturum 3 nedenle ülkemizin ihtiyaçlarından bir tanesi uzun yıllar, psikoterapilerde kişilik bozukluklarını çalışmak yerine, belirli hasta gruplarında, kısa dinamik psikoterapilerin sizler için çok önemli bir araç olacağına biliyorum. Sizlerin de, bundan büyük oranda istifade edeceğinize inanıyorum. İşte bunun anahtarı, Hanna Levenson’un ellerinde ve zihninde.

Bütün bu nedenlerden dolayı, Hanna Levenson öncülüğünde başlattığımız bu çalışmada bilgi ve becerileri edinme konusunda bir yol alacağımızı umuyorum. Sizin gibi bu işe meraklı, gönüllü, iştahlı, öğrenmeye gayretli arkadaşlarımızın sayesinde kısa dinamik psikoterapi çalışmaları, ülkemizde yaygınlaşmaya başlayacaktır. Daha sonra gelecek arkadaşlarımızı eğitecek eğitmenlerin bu grubun içinden çıkacağına inanıyorum. Bu konuda Hanna Levenson elinden geleni yapmaya çalışacaktır. Şimdi müsaadenizle, sözü Hanna Levenson’a bırakıyorum.

Dr. Hanna LEVENSON:

Hepinize çok teşekkür ederim, burada sizinle olmaktan büyük zevk alıyorum. Buraya İtalya’da bir konferansta tanıştığım Tahir Bey’in daveti üzerine geldim. Tahir Bey bana “Türkiye’ye gelmek ister misin?” dedi. “Çok isterim” dedim. Buraya daha önce ailemle turist olarak gelmiştim. Çok hoşumuza gitmişti.

Bu sefer profesyonel olarak geldim. Ayrıca bana, İstanbul’da mükemmel ev sahipliği yaptıkları için de, çok teşekkür ederim.

Sizinle iki günlük bir çalışma yapacağız, bu çalışmada daha çok video kasetler izleteceğim. Böylece terapide, gerçekten ne olduğuna bakabiliriz. Sadece konuşmakla yetinmeyelim.

Sizlerin, bu inanılmaz kaset kütüphanenizi gördüğümde çok şaşırdım. Öncelikle bunun için sizleri tebrik etmek istiyorum.

İnanılmaz bir kütüphane. Seanslar, hastalar, çok çok

(16)

4 SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

tebrik edilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Eğitim almak için de oldukça benzersiz bir yer. Sizden bir şeyler öğrenmek istiyorum, bu konu da benim dikkatimi çekiyor. Bugünkü eğitimimiz karşılıklı olsun istiyorum, biraz karmaşık olacağını düşünsem de sizin buna alışık olduğunuza inanıyorum. Sizi sorular sormaya ve yorum yapmaya davet ediyorum. Bu iki gün içinde etkileşimde bulunmak ve benimle bu şekilde diyalog kurmanızı istiyorum.

Sınırlı süreli dinamik psikoterapiyi bilen var mı? Yok, peki o zaman önümde boş bir sayfa olduğunu düşünüyorum.

Kullandığım model hakkında bu iki gün içinde çok şey öğreneğinizi düşünüyorum. Bu meslek hayatımda 34. yılım. Bu deneyimleri sizinle paylaşabileceğimi umuyorum. Elinizde bugünkü programı anlatan bir broşür var. Kahve molasından önce daha çok ben konuşacağım.

Öncelikle temel konulara dair bilgilerimizi güncellemek ve bir giriş yapmak isterim. Kahve molasından sonra kasetleri göstermeye başlayacağım. Size göstereceğim ilk kaset, bu modeli kullanarak tedavi ettiğim ilk hastamın kaseti. Bu yüzden çok eski bir kaset ama başlangıç için iyi olduğunu kanaatindeyim. Yarın ise en yenilerini göstereceğim. Yıllar içinde fikirlerimizin nasıl değiştiğine dair daha bilgilendirici olacaktır.

Sınırlı süreli dinamik psikoterapi hakkında konuşacağım.

Kısaca yazılışı SSDP, her hangi bir sorunuz veya netleşmeyen bir yer olduğunda bana soru sormanız için fırsatınız olacak.

Aradan sonra hastanın kasetlerine bakacağız. Öğle yemeğinden sonra seanslara bakmaya devam edeceğiz. En son, bu hasta bazında sonlandırma meseleleri ile bitireceğiz.

Burada sizin için hazırlanmış inanılmaz kitaplarımız var.

(17)

1. Gün / 1. Oturum 5 Burada yapılan çok güzel tercüme işi var. Tahir Bey’i tekrar tekrar tebrik ediyorum.

Burada, zor hastalarla psikodinamik yaklaşımı görüyoruz. Bu karikatürü göstererek size anlatacağım model, zor hastalarla başa çıkmak için geliştirilmiştir. Yani içimize işleyen, bizi rahatsız eden, kaygılandıran, kızdıran, rekabete girdiğimiz hastalar. Bizi memnun eden hastaları severiz. Bu hastalar bizi iterler çekerler ve iyi bir terapi yapmamızı çok zorlaştırırlar. Bu model, zor hastalarla başa çıkmak için geliştirildi. Kısa dinamik yaklaşımları genel olarak tanımlayan bazı niteliklerden bahsedeceğim. Ondan sonra SSDP’ye özel olarak gireceğim.

1. Sınırlı odak, sınırlı hedefler; bu zamanın sınırlı olmasından bile çok daha önemlidir. Sınırlı bir odağınız olmasa, terapi siz başlamadan biter. Harika şeyler olabilir, ilginç olabilir ama bu yolda çok fazla sapmalar olur. Bir hastayı kısa sürede görmek istiyorsak odak oluşturmak zorundayız. Ortalama olarak hastayı ne kadar uzunlukta görüyorsunuz? Toplam süre olarak, 4 yıl mı? 6 ay, 8 ay?…. Teşekkürler…

Katılımcı: Ancak derin travmalar varsa ağır yaşantılar yaşamışsa bu bir ya da iki yıl da olabiliyor.

Diğerlerini toplamda ne kadar görüyorsunuz? Haftada bir, bir yıl?

Bu Amerika’da genel olarak geçerli olandan daha kısa ama sonuçta kısa terapiden daha uzun. Ben kısa terapiden bahsederken, haftada bir olarak 20 seanstan bahsediyorum.

Kısa dinamik psikoterapi’nin genel tanımı budur. Sınırlı bir odağımızın olması gerekiyor, ilerleyen zamanda da bu sınırlı odağı nasıl oluşturacağımızı size anlatacağım.

2. Bir diğeri kısa zaman, bu da kısa dinamik psikoterapide ne anlattığımızı gösteriyor. 20 seans son sınırımız, ben burada

(18)

6 SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

bahsetmiyorum yani 6 seanstan bahsetmiyorum. Bahsettiğim şey kriz müdahalesi değil.

3. Seçim kriterleri. Tahir Hoca seçimlerden bahsetti, çok çok iyi seçilmiş hastalar olması gerekiyor, en iyi eğitim alan, en zeki, psikolojik yönden düşünebilen, hatta evlenmek istediğiniz biri yani! Bu konuda kriterler çok katı. Tamamen konuştuğum modele yönleniyorum. Herhangi birini de alabiliriz, çok fazla zaman harcamamız gerekmiyor. Bu seçim unsurları araştırmalarda çok iyi sonuç doğuracak gibi görünmüyor.

Terapistle danışan arasında iyi sonuç doğuransa, süreçte olup bitenler. Sadece hastayı tanıyarak bunu tahmin edemezsiniz.

Kafanızda neler olup bittiğini, anlamanız gerekiyor. Seçim kriterlerinden de burada bahsedilmiş oluyor.

4. Terapistin etkinliği; terapistin terapide yeteri kadar aktif olması gerekiyor. Ne daha fazla, ne daha az, yeterince aktif olması. Sadece oturup “hıııı, hıııı” yaparsanız bu sizin için iyi model olmaz. Bu modelde terapist hastayı odaklı tutmalı, ilerlemesini sağlamalıdır.

5. Terapötik ittifak; bütün modellerde olduğu gibi bu modelde de terapötik ittifak çok önemli. Ne zaman terapi yaparsanız yapın, terapötik ittifak çok önemli ama kısa dönemde yapılan terapilerde, çok çabuk terapötik ittifak kurmanız önemlidir.

Araştırmaların gösterdiğine göre, 3. seansa kadar iyi bir ittifak kuramazsanız, kötü sonuçlar doğurabiliyor. Erken dönemde iyi bir ittifak kuramamak çok endişe verici bir şey. Bunu düşünmek lazım.

6. Hızlı değerlendirme, anında müdahale, bunlar zaten bellidir.

Çok az bilgiye dayanarak vakayı formüle etmeye hevesli olmalısınız, boşlukları doldurmaya, bütünleştirmeye hevesli olmalısınız. Hastaya dair bir anlatı, bir öykü oluşturmaya, bir

(19)

1. Gün / 1. Oturum 7 formülasyon oluşturmaya hevesli olmalısınız. Her şeyi bilmeyeceksiniz, her şeyi bilene kadar bekleyemezsiniz. O zaman 20 seans biter gider. Bu modeli yapmak için biraz cüretli olmanız gerekiyor.

7. Planlandırma, sonlandırma; hastanın bu kısa terapi için bir fikri olması lazım. Kısa bir terapi, odaklı bir terapi, bazen de bir sözleşme imzalarsınız. Sürekli böyle olmayabilir. Bazen de hastaya, “sizin geldiğiniz soruna bakarsak bunu üç ya da altı ay içinde bitirmemiz gerekiyor” demeniz gerekir.

8. İyimserlik ; terapist için iyimserlik çok önemli. Değişimin çok çok uzun zaman almasından ziyade, iyimser bir hayat görüşü, iyimser bir değişim inancı çok önemli. Burada kısa dönemde terapist daha iyimserdir. Mümkün olduğunca çok değişiklik yapmaya çalışır. İmkansız olandan ziyade, mümkün olan en çok değişikliği yapmaya çalışır.

9. Sözleşme: Ya yazılı ya da sözlü olan bir anlaşma vardır.

Herhangi bir soru var mı? Bütün bunlar kısa dinamik yaklaşımlar için genel niteliklerdir.

Bu gördüğünüz grafik oldukça önemli, bunu anlatmak için biraz zamana ihtiyacımız var. İki grafik var. Bu yüzdeliği, bu da seans sayısı. İki seanstan iki yıla kadar. Bu eğri iyileşmeyi gösteriyor. Bu eğri de katılımı anlatıyor.

Önce katılım eğrisine bakalım, ne fark ediyoruz? Birden bire düşüyor. İkinci seans itibari ile insanların sadece % 75’i hala terapiye devam ediyor. İkinci seans itibari ile insanların %25 kendi istekleri ile gitmiş. Bir iki seanstan sonra terapiyi bırakan hastalarınız oldu mu? Sonra gelenlerin sayısı, kendi istekleri ile azalıyor. Bu grafik bize şunu demez, gelmiyorlarsa devam etmiyorlarsa iyileştiler, çok mutlular. “Hoşça kal” derler ve giderler. Belki de hayal kırıklığına uğradılar, böyle olacağını

(20)

8 SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

bu harcadıkları zamana ve emeğe değmeyecek, ne düşünüyorlar bilmiyoruz. Buradan gördüğümüz; çok azının terapiye devam ettiği, on beşinci seans itibariyle %10 düşüyor.

Biz Amerika’da “insanlar ayakları ile oy verirler” deriz. Bu teori sizin için bir anlam ifade ediyor mu bilmiyorum ama insanlar terapiye gelmenin kendileri için iyi olup olmayacağına, kendileri karar veriyorlar. İnsanlar kısa terapiyi seviyorlar çünkü terapide kısa bir zaman kalıyorlar. Bunu anlamak da önemli, size anlatacağım model her seansın bir anlam ifade etmesini sağlar.

10. Her seansın bir anlam ifade etmesi. Terapi yaptığımda insanları beş seanstan, beş seneye kadar görüyorum. Kısa dönem terapi ya da uzun dönem terapi, her seansın işe yaramasını sağlamaya çalışıyorum. Beni terapi yaparken dinleseniz, “bu kısa dönem mi uzun dönem hasta mı?” diye zorlanırsınız. Çünkü ikisinde de aynı şekilde çalışıyorum. Ne kadar uzun süre çalışacak olursak olalım, mümkün olduğunca çok ilerlemeye çalışıyorum.

Bugünü ve yarını sizin için pragmatik olarak işe yarar hale getirmeye çalışıyorum. Pazartesi kullanacağınız bir şeyler öğretmeye çalışıyorum. Beni bu noktada, burada tutun.

İnsanlar kısa dönem terapiye geliyorlar. İyileşme eğrisine bakacak olursak, sanki bir ayna imgesi gibi… Ayna imgesi yukarı doğru çıkıyor, yukarı yukarı yukarı… Buradan çıkarılacak bir sonuç; ne kadar çok terapi o kadar iyi. Ne kadar çok olursa o kadar iyi çünkü terapi çok iyi bir şey. Ne kadar çok terapi alırsak, ne kadar çok terapi verirsek, insanlar o kadar faydalanırlar. Bu eğri aşağıya inmez, hep yukarı çıkar.

Kısa dönem terapi için bunu söylemek garip olabilir ama ben kısa dönem terapiyi ne kadar konuşursan, o kadar iyi diyorum.

(21)

1. Gün / 1. Oturum 9 En hızlı değişim ve ilerleme, ilk on ya da yirmi seans aralığında oluyor. Bundan sonraki ilerleme, daha yavaş oluyor, biraz biraz, adım adım gidiyorsunuz. Bir yıldan sonraki hafta, bir yıl bir hafta, bir sonraki hafta arasında çok büyük değişiklik olmuyor. Yalnız kısa dönem terapi yaparken, çok büyük ilerleme ve değişikliği hemen görüyorsunuz. Bu, çok fazla çalışmayı birleştiren meta analitik bir çalışma. Bu iyileşme, çok çeşitli yollarla ölçüldü. İlaç miktarı, hastanın skorları, bir takım testlerle ölçülüyor, depresyon testi gibi. Hasta hakkında insanların ne dediği, karısı ya da kocası “iyileşti” mi diyor,

“iyileşmedi” mi? diyor, bakarız. İlaç kullanımı, işe gitmediği günler gibi, iyileşme şekline çok çeşitli yönlerden bakılabilir.

Genel bulgu, terapinin başında artan bir iyileşme olduğudur.

Hem iyileşme hem de katılım bakış açısından kısa dönem çalışmayı bizim için daha rahat kullanılır bir hale getiriyor. Bu bulgular kısa dönem çalışmaya dair daha rahat bilgi veriyor.

Katılımcı: Kısa süreli dinamik terapiyi, ilk defa terapi alacak hastaya mı uygulamak gerekiyor yoksa daha önce uzun süreli terapi almış ve terapistini değiştirmek isteyen, bizimle ilk defa terapötik ilişkiye girecek kişiye de aynı şekilde yaklaşabilir miyiz?

Anladığım kadarı ile ikisi de olabilir. Hiç terapiye girmemiş, yeni birisi de olur. Aslında daha önce hiç terapiye girmemiş, insanların kısa dönem terapi almasından hoşlanıyorum çünkü bu kadar kısa sürede işe yarayacaklarına inanmıyorlar. Kısa terapiye dair, negatif bir yaklaşımları olmuyor. Birini, kısa dönem terapide ilk defa görmek çok işe yarıyor. Değişime dair olumlu bir beklenti oluşturuyoruz ve bunu da çok çabuk yapıyoruz. Ama, çok çok uzun zaman terapi almış kişiler için de kısa dönem terapi uygundur çünkü terapinin nasıl işlediğini bilirler. Bir şekilde çok çabuk başlarlar ve iyi ilerlerler. İkisini de alıyoruz. Çok uzun süre terapiye katılmış insanlarda

(22)

10 SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ

düşünmelerinden kaynaklanmaktadır.

Biraz araştırmadan bahsetmek istiyorum. Dinamik terapi konusunda yapılan araştırmaların çoğu, kısa vakalarla yapılmıştır çünkü araştırmacılar veri toplayıp yayınlamak için uzun yıllar beklemek istemezler. Araştırmaların çoğu kısa dönem dinamik terapilerde yapılır. Araştırmalarda 8. seanstan 16. seansa kadar olan sürede hastaların %50’sinin klinik iyileşme gösterdiğini görürüz. %75 oranında 26. seans itibari ile iyileşme gösterirler. %60- %70’i de 13. seans itibari ile iyileşme gösterirler. Aşamalı model dediğimiz budur. Öznel performans önce değişir. “Daha iyi hissediyorum” şeklinde, önce semptomlar değişir. “ Tekrar yemeğe başladım, daha iyi uyuyorum.” Daha sonra da karakter, daha sonra da kişiler arası değişim gelir. Bu mantıklı olanıdır.

Kısa ve uzun dönem terapileri karşılaştırdığımızda, kısa önem terapilerin oldukça iyi kazanımlar sağladığını görebiliriz.

Kazanımlar ve ilerlemeler, üç yıl boyunca ve daha sonrasında da devam ediyor. Hastaların yarısını uzun, yarısını kısa dönem terapiye aldığımızda, araştırma sonucu gösteriyor ki, uzun dönem terapi gören hastaların %20 si terapiyi bırakmışlardır. Ampirik kanıtlar da önemlidir. Para ve zaman tasarrufu sağlar, aynı zamanda da etkilidir. Para ve zaman Türkiye’de bir problem mi bilmiyorum ama Amerika’da bir problem, zannediyorum ki burada da öyle olsa gerek.

Katılımcı: Bizim zamanımız var ama para yok.

Bu çok iyi, çünkü bazen insanlar “ zaman paradır” derler.

Bekleme listesindeki üstünlüğünü de görüyoruz. Diğer terapilerle eşdeğerdir, bilişsel terapiler gibi. Aynı zamanda etkileri de kalıcıdır. Benim ve öğrencilerimin yaptığı

(23)

1. Gün / 1. Oturum 11 araştırmalarda, kadınların uzun dönem, erkeklerinse kısa dönem terapileri tercih ettiği ortaya çıkmıştır.

SSDP yaklaşımı odaklı konuşacağım, içeriğinden bahsedeceğim. Bu model olarak tanımlanan, psikodinamik bir yaklaşımdır. 35 yıl önce nesne ilişkilerine temellendirilmiştir.

Kişiler arasıdır. İnsanlar arasında neler olduğu ile ilgilenir, ilişkiseldir, deneyimseldir. Bu sizinle geçireceğimiz zamanda çok önemli olacak. Bunu anladığınızdan emin olmak istiyorum.

Deneyimsel bir modeldir. Bununla neyi kast ettiğimi bilen var mı? Sadece içeriğe odaklı yani bilişe temelli bir yapı değildir.

Kişinin kendini nasıl deneyimlediği, diğerini nasıl deneyimlediği, aynı zamanda ikisi arasındaki ilişkiyi nasıl deneyimlediği ve bunun ikisi arasında nasıl bir değişime yol açtığı üzerinde durur. Bağlanma temellidir. Bowlby’in bağlanma yaklaşımını bildiğinizi zannediyorum. Bu modelin rotası budur, bütün bunların detayları ile üzerinden geçeceğiz.

Bu psikodinamik, kişiler arası, deneyimsel, bağlanma temelli çalışma hepsini kapsayan bir çalışmadır. Davranışsal bilişsel sistem yaklaşımlarını içerir. Hiçbir şey dışında kalmaz.

Entegratif bir modeldir. Bütün bunları teorik bir yapı içerisinde birleştirmeye çalışır. Bizim yaptığımız ise temel değişiklikler yapmaktır, yüzeysel değişiklikler değil. Derin temel değişiklikler. Hastanın intrapsişik olarak, kişi ve kişiler arası olarak. Burada yani paketin içinde çok şey var, bunları yavaş yavaş açmamız gerekiyor. Aşina olmamız gerekir. Şu an hepsi olmasa bile, biz devam ettikçe bunların hepsi netleşecek diye düşünüyorum.

Bu kitap, “Psikoterapi ve Yeni Anahtar” kısa dönem psikoterapi’ye rehberlik eder. Hans Strupp, Jeffrey Binder tarafından yazılmıştır. Harika ve mükemmel bir kitaptır, klasik olacağından eminim. Hans Strupp şu an hayatta değil, kendisi mükemmel bir teorisyen ve eğiticiydi. Aynı zamanda da

Referanslar

Benzer Belgeler

• Partiler, animasyon programları ve diğer tüm aktiviteler; hava şartlarına, misafir profiline, sezona ve fiziksel etkenlere göre değişiklik gösterebilir veya

Partiler, Animasyon programları ve diğer tüm aktiviteler, hava şartlarına, misafir profiline, sezona, fiziksel etkenlere göre değişkenlik gösterebilir veya iptal edilebilir.

• Partiler, animasyon programları ve diğer tüm aktiviteler; hava şartlarına, misafir profiline, sezona ve fiziksel etkenlere göre değişiklik gösterebilir veya

Daha sonra Yüksek Lisans eğitimimi, Lefke Avrupa Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladım.. Yakın Doğu Üniversitesi,

• Çocuk oyunlarına bakıldığında taşla, aşık kemiği ile oynanan oyunlar genelde en eski oyunlar olarak kabul edilmektedir.. Arkeologlar, yaptıkları çeşitli araştırmalarda

1) İyonize veya serbest kalsiyum (iCa veya Ca ++ ) (≈%56) 2) Proteinlere bağlı kalsiyum (çoğunlukla albümin) (≈%34).. 3) Kompleks veya şelat kalsiyum (küçük

saklama Bu hizmet özelliği, hizmet kapsamına giren ürünler için, Müşterinin hassas veriler içerdiği için elden çıkarmak istemediği arızalı sabit disk veya uygun

sonra yüksek basınç uygulaması ile tam açılmanın sağlanmasına çalışılmakta ve kombine antiagregan tedavi (Aspirin + Tiklopidin) uygulanmaktadır. Kliniğimizde