BEBEK BESLENMESİNDE EK BESİNLER
Uzm. Dr. Tahir Atik
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve
gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde doğru ve uygun beslenmenin, ileri yaşlara da yansıyan önemli etkileri vardır.
Dünya Sağlık Örgütü, anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar teşvik edilmesi
gereğini vurgulamaktadır. Sütçocuğu beslenmesinin temel ilkeleri saptanırken, doğru ve uygun besinlerin beslenme planı içerisindekini yerini bebeğin nöromotor gelişim basamakları belirlemektedir (Tablo 1).
Tablo 1.
Yaş (ay) Besin türü Oral gelişme Nöromotor gelişme 0-6 Anne sütü Dilin uzatma-geri
çekme hareketleri (anne memesine uyum)
Emme ve arama refleksleri var
Baş kontrolü gelişiyor.
6-7 Yumuşak ezme kıvamında besinler Sıvı besinler
Kaşıktan pasif alabilir, besini dilin ön
tarafından farinkse aktarır
İki elle eşya yakalar Baş kontrolü var Destekle oturur 7-8 Püre kıvamında
besinler (pütürlü)
Çiğneme hareketleri başlar, fincandan içebilir
Eşyayı bir elden diğerine aktarır
Desteksiz oturur 8-12 Püre kıvamında
çatalla ezilmiş besinler
Dilin her iki yana doğru hareketleri ile lokmayı ağzında döndürür
Baş ve işaret
parmaklarını kullanabilir.
Baş-omuz kontrolü tamdır.
Besini ağzına götürebilir 12-18 Kolay çiğnenebilen
tüm yiyecekler
Çiğneme ve dil hareketleri
Yürür
Kendi kendini besleyebilir.
Bebek beslenmesinde ilk 6 ayda ideal olan beslenme biçimi sadece anne sütü ile beslenmedir (doğal beslenme). Bu dönemde anne sütü ile beslenmenin uygulanamadığı koşullarda inek sütünden imal edilmiş ve bileşimleri anne sütüne benzeyecek şekilde değiştirilmiş, formül süt olarak adlandırılan besinler kullanılabilir. Bu
tip beslenmeye yapay beslenme denilmektedir. İlk 6 ayda anne sütü alan bebeğin anne sütüne ek olarak başka sütler de alması karışık beslenmedir. Bu tanımlardan da anlaşılabildiği gibi 0-6 ay arası bebek için doğal beslenme şekli yalnız anne sütü ile beslenmedir.
Anne sütü ile beslenen bebeklere 6.ayda ek besinler verilmeye başlanır. 6-12 ay arası dönem de beslenme açısından oldukça duyarlı bir dönemdir. Bebek memeye bağımlılıktan kurtulmaya başladığı bu dönemde hayatında ilk kez tadacağı besinleri tüketmeye başlar. Anne ve bebek arasındaki besleme-beslenme ilişkisinde denge ilk kez bebek yönüne değişecek ve bebek ağız tadını oluşturma yolunda ilk adımları atacaktır. Bu nedenle annenin, bu evredeki ısrarcı ve zorlayıcı tutumu, aksine besin reddine yol açabilir.
Altıncı ayda başlanan ek besinlerin öğünlerdeki ağırlığı zamanla artırılması öngörülmektedir. Ancak 6-9 ay arasında yine de anne sütü bebeğin temel besin kaynağı olmaya devam etmektedir. Bebekler 9-10 aylık olduklarında kendi kendilerini beslemeye özendirilmeli, kısa süre için de olsa aile bireyleri ile sofraya oturtulmalı ve ev yapımı besinlere alıştırılmaya başlanmalıdır.
Desteksiz oturmaya başlayan başlayan her bebeğe bir mama sandalyesi alınarak beslenmenin mama sandalyesinde yapılması önerilmelidir.
Ek besinler verilirken aşağıdaki ilkelere dikkat edilmelidir:
Ailenin sosyoekonomik ve kültürel durumu göz önüne alınmalıdır.
Gelişimi normal ve sadece anne sütü alan bebeklerde, altı aydan önce ek besinlere başlanmamalıdır.
Çocuk 6 aylık iken ek besinlerden elde edilen enerji toplam enerjinin
%50’sini aşmamalıdır.
Besinler, kaşıkla ya da fincanla, başlangıçta az miktarlarda verilir.
Yeni besinler bebek aç iken ve öğle öğününde denenir.
Farklı besinler en az 3 gün, tercihen 7 günlük aralarla denenir.
İlk kez verilen yiyeceklerin alerjik belirtilere neden olup olmadığı kontrol edilir.
Besinler temiz ve taze pişmiş olmalıdır.
Hazırlanan besinde kullanılan su temiz olmalı, mutlaka kaynatılmalı, besinleri hazırlayan kişinin elleri bol su ve sabunla yıkanmalıdır.
Tuzlu, baharatlı, alerji yapma olasılığı yüksek olan besinler bebeklere verilmez.
Bebeğin hoşlanmadığı yiyecekler 2-3 hafta aralarla tekrar denenir.
Öğünlerde alacağı besin miktarı bebeğe bırakılmalı, ısrar edilmemeli, yeme hızını bebek belirlemelidir.
Besinlere tuz katılmamalı, şeker de mümkün olduğunca eklenmemelidir.
Yukarıda sıralanan beslenme prensipleri içerisinde aylara göre verilmesi önerilen ek besinler Tablo 2’de belirtilmektedir.
Tablo 2.
0-6 ay Sadece anne sütü 6-7. ay Anne sütü
Devam maması (veya inek sütü*) Yoğurt
Meyve suyu, sebze çorbası Yumurta sarısı (1/4 oranında) 7-9. ay Anne sütü
Yumurta sarısı (tam) Muhallebi
Meyve suyu
Yoğurt, pastorize peynir Et (tavuk, balık)
Bitkisel yağlar
Sebze püre veya sebze çorbası Pekmez
Devam maması 9-12. ay Anne sütü
İyi ezilmiş ev yemekleri
Zenginleştirilmiş sebze çorbası Tahıl kuru baklagil ezmeleri Yoğurt, peynir
Muhallebi Et
Devam maması
>12. ay Anne sütü Aile sofrası
*Zorunlu haller dışında inek sütü 1 yaşından önce önerilmez
EK BESİNLER VE HAZIRLANMASI:
Yoğurt:
Yoğurt, özel yoğurt basilleri ile pıhtılaştırılmış süttür. Hazırlanması sırasında katkı maddeleri içerebileceğinden sokak yoğurtları yerine evde yapılan
yoğurtların küçük bebeklere yedirilmesi daha doğrudur. İlk verilmesi gereken ek besindir.
Anne sütünün hiç alınamadığı ya da yetmediği durumlarda 1.aydan itibaren verilebilir.
Yoğurt, 60-70kkal/100ml enerji ve 3gr/100ml protein içermektedir.
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 1 su bardağı süt (200cc)*
1 tatlı kaşığı yoğurt mayası**
Süt süzülüp ateşe konur, kabardıktan sonra 5 dakika daha kaynatılır. Elin dayanabileceği sıcaklığa gelinceye kadar soğutulur. 1 tatlı kaşığı yoğurt mayası eklenir. Üzeri örtülerek cam kavanozda, oda sıcaklığında 3-6 saat kımıldatmadan bekletilir. Yoğurt haline geldikten sonra buzdolabında saklanır.
*İnek sütü yerine, formül süt kullanılabilir. Bu yolla hazırlanan yoğurt için de 30cc suya 1 ölçek mama olacak şekilde 200cc formül süt hazırlanır.
**Yoğurdun mayası yoğurttur.
Meyve suları ve püreleri:
Kalori değerleri, protein ve lipit miktarları düşük olan meyveler özellikle karbonhidrat ve vitamin kaynaklarıdır.Üzüm dışında tüm meyvelerde sakkaroz bulunur. Başlıca C vitamini taşırlar. Mineral oranları çeşitli meyvelerde değişmekle beraber genel olarak potasyumdan zengindirler. Karışık beslenen bir bebeğe demir emilimini engellememesi için meyve öğünü anne sütü öğününden uzak olmalıdır.
Süt çocuklarına verebileceğimiz başlıca meyveler elma, armut, şeftali, muz ve narenciye grubudur. Dut ve incir, ishal yapabilecekleri için 18.aya kadar tercih edilmez. Kavun ve karpuz verilebilir ancak besin değerinin düşük olduğu aileye anlatılmalıdır. Meyveler çiğ veya pişmiş olarak (fırınlama veya komposto) verilebilir.
Ancak vitamin değerinin azalmaması için çiğ verilmesi tercih edilir.
Elma ve armut: Genellikle ilk başlanan meyvedir. Orta boy bir elma 60 kalori sağlar. Hazırlandığında bekletilmeden yedirilmelidir.
Şeftali: Ekşi ve olgun olmayan şeftaliler peristaltizmi arttırarak ishale neden olabilirler. Şeftalinin 100gr’ı 190 kalori verir.
Narenciye grubu: 8.aydan sonra suları, daha sonra da kendileri verilmelidir.
Ekşilikleri nedeniyle barsak peristaltizmini arttırabileceğinden bir kahve kaşığı ile başlanmalıdır.
Muz: Fosfor ve magnezyumdan zengindir. Olgun muz kullanılmalıdır. Yeşil muzlar %15-20 nişasta içerirken, bu oran olgun muzda %1-5 dir. Olgun olmayan muzlar aşırı selüloz ve nişasta nedeniyle ishale yol açabilirken, olgun muz içerdiği pektin nedeniyle ishallerde de kullanılan bir meyvedir.
Hazırlanışı:
Meyve, temizce yıkandıktan sonra kabuğu soyulur. Cam rendede rendelenip süzülerek meyve suyu elde edilir. C vitamini okside olacağından blender ya da metal rendeler kullanılmamalıdır. Meyve suları ve pürelerine şeker katılmamalıdır. Hazır katkı maddesi içeren meyve suları kullanılmamalıdır.
Muhallebi:
Çocuk besini olarak toplumun sıklıkla başvurduğu mama muhallebidir.
Muhallebilerin sütle veya formül sütle hazırlanması mümkündür. Yarı sulu kıvamda (biberondan geçebilecek şekilde) olması ve %5’den fazla şeker içermemesi gerekir. Kaşıkla yedirilen muhallebide nişasta, pityalin etkisine daha fazla maruz kaldığından sindirimi kolaylaşır.
Daha önceleri nişastanın parçalanması amacıyla unların önce kısa süreli kuru kuruya kavrularak muhallebi hazırlanması önerilirken, artık kavurma ile oluşan maillard reaksiyonu sonucunda ortaya çıkan toksik moleküller nedeniyle bu uygulama önerilmemektedir.
Muhallebi 98kkal/100ml enerji, 3,3gr/100ml protein sağlamaktadır.
İnek sütü muhallebisi
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 1 bardak süt (200cc)
3 silme veya 2 tepeleme tatlı kaşığı pirinç unu (10gr)
2 silme veya 1 tepeleme tatlı kaşığı şeker (10gr)*
Pirinç unu, az miktarda süt ilave edilerek tahta kaşık ile ezilir. Kalan süt eklenerek kısık ateşte yavaş yavaş karıştırılarak pişirilir. Pişirme işlemi 10-15 dakika, boza kıvamına gelinceye kadar sürdürülmelidir. Kahve pişirir gibi 1-2 dakika pişirmek doğru değildir. Ateşten indirdikten sonra şeker ilave edilir. Zayıf veya kabızlığı olan çocuklarda 1 çay kaşığı bitkisel yağ konabilir.
*Kilolu bebeklerde şeker ilave edilmez.
Formül süt muhallebisi
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 1 bardak su (200cc)
3 silme veya 2 tepeleme tatlı kaşığı pirinç unu (10gr)
Formül süt (6 ölçek)*
Pirinç unu suyun bir kısmı ile iyice ezilir ve geriye kalan su bu karışıma eklenir. Kısık ateşte yavaş yavaş karıştırarak 10-15 dakikada boza kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Ateşten indirdikten sonra elin dayanacağı sıcaklığa (40-50 derece) gelinceye kadar soğutulur, formül süt ilave edilir, karıştırılır.
*Formül süt 30cc suya 1 ölçek olarak hesaplanır.
Sebze çorbası, püresi:
Sebzeler zengin vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Mevsime ve yöreye uygun sebzeler kullanılarak yapılabilir. Kolay elde edilen ve ucuz besin kaynaklarıdır. Sebze mamaları hazırlanırken taze sebzeler kullanılmalıdır. İçine pirinç ve yağ eklenerek tat ve kalori yönünden zenginleştirilebilir.
Pirince ek olarak 1 çay kaşığı irmik de eklenebilir.
Sebze çorbaları hazırlanırken kullanılacak sebzeler arasında patates, havuç, kabak, taze fasulye, marul, ıspanak, domates, semiz otu, taze biber, bezelye sayılabilir.
Ispanak, salatalık, taze fasulye ve maydanoz demirden zengindir ancak bu yolla alınan demir emilimi zor olduğundan organizma düşük düzeyde yararlanır.
Ayrıca nitritleri arttıran ıspanak ve maydanoz öncelikli tercih edilmemeli, ıspanakla hazırlanan sebze çorbası beklediğinde tadı bozulacağından kısa sürede tüketilmelidir.
Methemoglobinemi riski nedeniyle turp, şalgam ve maydanoz verilmemelidir.
Bakla favizm riski nedeniyle sebze çorbasına eklenmezken, patlıcan besleyici değeri olmadığından konulmamalıdır.
Karnabahar ve nohut gaz yaptıkları için kullanılamaz.
Bazı kaynaklar sebze çorbası pişirilirken 5 bardak (1 litre) su konulması ve su azaldıkça eklenmesi gerektiğini belirtirken, son kaynaklar besin değerinin azalmaması amacıyla küçük bir tencerede (mümkünse basınçlı tencere) az miktarda (1-2 bardak- sebzelerin üstünü kapatacak kadar) suyla pişirmeyi önermektedir. .
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 1-2 bardak su (200-400cc)
1 küçük boy havuç (25gr) 1 orta boy patates (50gr) 1/2 orta boy kabak (25gr) 1 orta boy domates (50gr) 1 silme tatlı kaşığı pirinç veya bulgur veya mercimek
1 tatlı kaşığı bitkisel yağ
Sebzeler ve pirinç iyice yıkanır. Soyulduktan sonra küçük küçük doğranır. Basınçlı tencereye 1-2 bardak su konularak içine sebzeler ve pirinç ilave edilir. Tencerenin kapağı kapatılarak sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Daha sonra içindeki su ile tahta kaşık kullanılarak iyice ezilir. Tel süzgeçten geçirilir. Bir tatlı kaşığı yağ ilave edilerek çocuğa verilir.*
*En az 1 yaşa kadar tuz eklenmez.
*Sebze çorbasına başladıktan 15 gün sonra zenginleştirilir.Bu amaçla 1 köfte kadar (başka deyişle 1 ceviz kadar) (30gr) kıyma, ufalanmış yumurta sarısı, beyaz peynir (1 kibrit kutusu kadar), rendelenmiş kaşar peyniri ( 1 çorba kaşığı), tavuk ya da balık eti eklenebilir.
Karaciğer: 7. aydan itibaren zarları ayrıldıktan sonra haşlanır, rendelenerek pişmiş sebze çorbasının içine atılıp bir taşım daha kaynatılır. Karaciğer ayrıca suda pişirilip bıçak sırtı ile ezilerek başlangıçta 1 çay kaşığı olmak üzere verilebilir. Haftada 1 kez verilmelidir. Karaciğer aminoasit ve glukojenden zengindir, A, D vitamini ve demir içerir. 100gr’ında 136 kalori enerji vardır.
Balık: Dil balığı veya tavuk balığı gibi yağsız ve kılçığı az balıklar tercih edilmeli, balık iyi pişmiş olmalı ve kılçıksız olduğundan emin olduktan sonra iyice ezilerek önce 1 tatlı kaşığı başlanmalı sonra miktar artırılmalıdır.
Tavuk: Haşlanıp didiklenerek günde 30gr kadar sebze çorbalarına 7. aydan sonra katılabilir.
Beyin ve sakatat: Kolesterolden zengin olduğu, besleyici değeri az olduğu ve bazı virusleri taşıyabildiği için bebek beslenmesinde yeri yoktur.
Yoğurtlu sebze çorbası:
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 1 kepçe yoğurt (125cc)
1 orta boy patates
1 yemek kaşığı pirinç veya buğday unu
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Bir tencereye yoğurt konur. Az su ile sulandırılır, evde olan bir sebze doğranır. 1 yemek kaşığı pirinç veya buğday unu ve zeytinyağı eklenerek pişirilir.
Acısız tarhana çorbası
Gerekli malzemeler Hazırlanışı 2 yemek kaşığı kuru
tarhana
Değişik sebzeler
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Bir tencereye tarhana konur, az su ile sulandırılır.
Üzerine 1 çay bardağı su, 1 küçük boy havuç, patates (rendelenmiş) ve zeytinyağı eklenerek pişirilir.
Yumurta:
Alerji riski yüksek, kolesterolden zengindir.
Ancak önemli protein, demir ve vitamin kaynağıdır. Ortalama bir yumurta 6-8gr biyolojik değeri çok yüksek protein içermektedir, 70-80kcal enerji sağlar.
Çocuğa verilecek yumurta taze olmalıdır ve en az 5 dakika kaynatılmalıdır. Katı olması öncelikle tercih edilir. 12.aydan önce sadece yumurtanın sarısı verilir.
Başlangıçta 1/8 yumurta sarısı az miktarda sütle ezilerek verilir, herhangi bir yanetki görülmezse miktar yavaş yavaş artırılarak 8-10 gün içinde tam yumurta sarısı verilir.
Alerji olursa 20 gün kadar beklendikten
sonra tekrar denenir. Haftada 3 kez yumurta sarısı verilmesi, peynirle dönüşümlü uygulanması uygundur.
Beyaz peynir:
Suda bekletilip akşamdan tuzu alınan beyaz peynir 6.aydan itibaren başlanır.
Sabah kahvaltısında sütün içine ezilerek veya sebze çorbasına eklenerek verilebilir.
Başlangıçta az miktarda daha sonra giderek artırılarak 1 kibrit kutusu büyüklüğünde (20gr) yedirilmelidir.
KAYNAKLAR:
1) Arcasoy M, Mir S, Taneli B. Çocukta Fizik Bakı ve Beslenme. 1994 2) Cura A. Sağlıklı Çocuk Beslenmesi.1997
3) Cura A. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları. 1999
4) Köksal G, Gökmen H. Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi. 2000 5) Neyzi O, Ertuğrul T. Pediatri. 2002