• Sonuç bulunamadı

ETKILI VE GÜZEL KONUŞMA DERS:2

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ETKILI VE GÜZEL KONUŞMA DERS:2"

Copied!
41
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

ETKILI VE GÜZEL KONUŞMA DERS:2

Gaye, bugünkü ve yarınki Türk’ün medeniyetini kucaklayacak en

güzel ve en ahenkli Türkçe'dir…

MUSTAFA KEMAL

ATATÜRK

(3)

DİYAFRAM

Uyurken, kahkaha atarken,

hıçkırırken, korkuyla çıkardığımız

seslerde, çiçek koklarken, ‘h’ sesini

çıkarırken devreye giren bir

organımızdan yani diyaframdan

kısaca söz etmek istiyoruz.

(4)

Ama önce diyaframın

kıymetini anlayabilmeniz için

bol ‘H’ li bir-iki tümceyi

dikkatle okuyalım.

(5)

Hahamhanede hahambaşı hahamı homur

homur homurdanır görünce, hemencecik

heyecanlandı, hızlandı, hoşnutsuz, hırçın hırçın

giderken birdenbire karşısında beliriveren

Hôllândalı Helga’ya: Hah tamam! Haydi, hohla,

hemen hoh de bakayım! Dedi.

(6)

Hayrabolulu hamamzade Hamitle,

Hayrettin’in hanımı Halide Harputlu, has

undan hamur açıp Halâskârgazi’de hassa

alayından müteakit hamurkâr Hüsnü

Hayrettin ile halası Hayrünisa Hanım’ın hem

hayretine sebep oldu, hem de hayranlığını

kazanıp hayır duasını aldı.

(7)

Sesin oluşumu, tonun yoğunluğu ve sürekliliği doğruca soluk alıp vermeye dayanmaktadır.

Böylece; rahat, doğru ve etkili

konuşmanın gerekli kıldığı özel

bir soluk alıp verme biçiminin

varlığı kendiliğinden ortaya

çıkmış oluyor.

(8)

Bu biçimler arasında göğsün üst kısmını

kullanarak ya da alt kısımdan, yani

sadece karın boşluğu ve diyafram yolu

ile soluk alıp vermeden ayrı olarak bir

de göğüs, karın boşluğu ve diyaframla

birlikte soluk alıp verme vardır ki, en

işlevsel olanı da budur.

(9)

Tuhaf ve yorucu bir şey sanmayın. Asla değil. Çünkü siz de yeni doğduğunuz

sırada bu şekilde nefes alıyordunuz.

Doğru soluk alma konusunda en iyi örnek bebeklerdir.

Dikkat edin! Bebekler, sürekli karın

hareketleriyle nefes alıp verirler.

(10)

Siz de günün önemli bir bölümünde bu şekilde nefes alıyorsunuz.

Geceleyin yatağınıza girip sırtüstü yattığınızda serbest, doğal ve düzgün nefes alırsınız.

Yani diyafram kullanarak solunum yaparsınız.

Bu biçimde yattığınız zaman başka bir tarzda nefes

alıp vermeniz son derece güçtür.

(11)

O halde yapmamız gereken,

sırtüstü yattığınız zaman

gerçekleşen soluk alıp vermeyi,

ayakta durduğumuz zaman da

kullanmaktır.

(12)

Yapacağınız ilk alıştırma; sırtüstü yatarak derin nefes almaktır.

Bu şekilde soluduğunuz zaman, özellikle diyafram bölgeniz çalışacaktır.

Omuzlarınızı yükseltemediğinizi göreceksiniz.

(13)

Diyaframla solumayı, akşam yatağa

girdiğinizde beş dakika, sabahları yataktan çıkmadan beş dakika yineleyin.

Bu, uyku öncesinde sizi rahatlatacak, gevşemenizi sağlayacaktır.

Sabah uyandığınızda, aynı alıştırmayı yinelemeniz ise belirgin bir canlılık

kazandıracaktır.

(14)

Sandalyenin ucuna oturup

bacaklarınızı açın ve bacaklarınızın arasına bütün vücudunuzla eğilin.

Bu şekilde nefes almaya

çalıştığınızda yalnızca diyaframınızı

kullanabildiğinizi göreceksiniz.

(15)

Soluk alırken karnımızı ve göğsümüzü genişletir verirken sıkıştırırız.

Soluk, zorunlu kaldığınız durumlar dışında burundan alınır ve burundan veya ağızdan verilir.

Başlangıçta bir zorluk veya hava açlığı

hissederseniz bir-iki kez istediğiniz gibi

solunum yapıp tekrar burnunuzdan nefes

alın.

(16)

Hala zorlanıyorsanız, burun deliklerinizin birini sırayla kapatarak, açık olandan

ciğerlerinizi tamamen doldurana kadar nefes almaya çalışın.

Zamanla bu soluk alıp verme biçiminin günlük yaşamınıza nasıl girdiğine

inanamayacaksınız.

(17)

Hem konuşurken hem de bir metni

okurken konunun anlaşılabilmesi ve

soluksuz kalmamanız için uygun olan

yerlerde yani; paragraf başlangıç ve

bitişlerinde, nokta ve virgüllerde ya da

belirteç ve bağlaçlarda ara verip soluk

alabilirsiniz

.

(18)

Bilinçli olarak soluk almıyorsak, bu işi bilinçaltımız yapar.

Böylesi bir durumda da kimi sorunlar yaşanabilir.

Sözgelimi, tümceye başladınız ve

bitirecek kadar havayı depoladınız, ama bilinçaltınız devreye girip size tümcenin ortasında nefes aldırabilir.

Bu da tümcenin anlamını ikiye bölecektir.

(19)

Dinleyici, anlamı toparlayana kadar siz ikinci tümceye geçtiniz, belki de yine

bilinçaltınızın uyarısıyla yine olmayacak bir yerde soluk aldınız.

Böylece dinleyenlerle aranızda bir

kopukluk yaşanacak; dinleyici, tümce anlamlarını derlemekte güçlük

çekeceğinden yorulacak ve sizi

dinlemekten vazgeçecektir.

(20)

Ya da tersi gerçekleşecek, tümce başında soluk almanız gerektiği halde bilinçaltınız devam etmenizi isteyecektir.

Böylece tümce sonuna doğru soluğunuz kesilecek ve sesiniz duyulmaz olacaktır.

Oysa Türkçemizde tümce sonları, yüklem

yani eylem bildiren sözcükler son bölümde

yer aldığı için çok önemlidir.

(21)

Ayağa kalkın ve ellerinizi başınızın üzerine koyun.

Ardından kürek kemiklerinizin çevresindeki kasları kullanarak ellerinizi yanlara indirip kaldırın.

Rahatça yapabiliyorsanız doğru duruyorsunuzdur.

Yani, karnınız içeri çekilmiş, göğsünüz yükselmiştir.

(22)

Omuzlarınızı kaldırmayın ve göğsünüzü

olabildiğince yükseltene kadar derin nefes almaya çalışın. Gözlerinizi kapayın.

Derinden ama yavaşça burnunuzdan nefes alın.

Omuzlarınızı kaldırmayın ve ciğerlerinizi üstten büyütmeyin.

Göğsünüzü yüksek tutarak nefes alın ve bedeninizin ortasındaki genişlemeyi

hissedin.

(23)

Unutmayın ciğerlerinizin yalnızca üst

kısmından nefes almak yarı nefes almaktır.

Sağlıklı bir insanda solunum kolay, sessiz ve

ağrısız olmalıdır.

(24)

Langton Hughes’un ‘Kara Palyaço’ adlı şiirini; önce her sözcüğü söyledikten sonra soluk alın, gürültüsüzce

soluk verirken diğer sözcüğe geçin.

Sonra iki dizede bir, sonra üç ve dört dizede soluk alarak okuyun.

Ardından şiirin başında ve tam ortasında birer soluk alarak okumayı tamamlayın.

(25)

Önceleri zorlanabilirsiniz. Keyfiniz kaçmasın.

Şiiri bu yöntemle birkaç kez okuduktan sonra başardığınızı göreceksiniz.

Okurken, şiire herhangi bir anlam

yüklememeye bakın. Buradaki amacımız

soluk alıp verme çalışması yapmak, güzel

şiir okumak değil.

(26)

Ben bir kara palyaço

O hiç yüz vermedi bana

Tuttum kimse görmeden karıştım geceye.

Gece de karaydı nasıl olsa.

Ben bir kara palyaço

O hiç yüz vermedi bana

Tuttum şafak söksün diye bekledim ağlaya ağlaya.

Seherin tepeleri kanadığında, Yüreğim de kanlıydı nasıl olsa.

Ben bir kara palyaço

O hiç yüz vermedi bana

Baktım benim cıvıl cıvıl yüreğim Havası kaçmış balona dönmüş.

Çıktım sabah sabah

Yeni bir kara sevda aramaya.

(27)

Mikrofonda soluk burundan alınıp ağızdan verilmelidir, böylece soluk sesiniz

duyulmayacaktır.

Olabildiği kadar fazla soluk depolamalı, kullanırken mümkün olduğu kadar idareli davranmalısınız.

Bunu kolaylaştırmak için soluk denetimi adını

verdiğimiz alıştırmaları yapmanız gerekecektir.

(28)

Çenenizi serbest bırakın, gırtlağınızda bir esneme hissedene değin

düşmesine izin verin.

Sonra ağzınızdan köpek solumasına

benzeyecek şekilde kısa soluklar alıp

verin. Giderek hızlandırın.

(29)

Soluma sesi, damağınızın sert bölümüne çarpan soluğun sonucu olmalı, gırtlağınızı olabildiğince daraltmalısınız.

Bu solumayı yalnızca diyafram

hareketleriyle gerçekleştireceksiniz…

(30)

Diyafram kasını kullanarak soluk alma, diyaframın alçalıp yükselmesiyle gerçekleşir.

Çoğunlukla erkekler bu tarz soluk almayı daha kolay başarırlar.

Kadınlarsa genellikle akciğerlerini

kullanmaya eğilimlidirler.

(31)

Ardından yine diyafram aracılığıyla ağzımızdan çıkan havayı nasıl kontrol edebileceğimizi görelim.

Bu alıştırma özellikle mikrofon başındaysanız çok işinize yarayacaktır.

Yanan bir muma, ağzınızı alevin ısısını hissedebileceğiniz kadar yaklaştırın.

Biraz önce sözünü ettiğimiz alıştırmayı, bu kez

alevi titretmeden yapmaya çalışın.

(32)

Boğazınızı zorlamayın. Unutmayın, tüm hareketleri diyaframınızla gerçekleştireceksiniz.

Ciğerlerinizi tam anlamıyla doldurarak

başlayacağınız bu çalışmanın sonunda kalan

havayla ve yine diyaframınızın tek hareketiyle

mumu söndürün.

(33)

Sonra, yukarıda öğrendiğiniz gibi derin bir soluk alın ve tutun. “ah” hecesini, elinizden geldiğince uzun bir süre, fakat düzenli ve

sürekli bir güçle fısıldayın, ardından aynı biçimde fakat bu kez sesli olarak aynı

heceyi tekrarlayın.

Sonra “hop” hecesini, bağırarak söyleyin.

Bu işlemi, aynı biçimde, “hop”ların sayısını kolayca arttırabildiğinizi fark edinceye

kadar yineleyin

(34)

Her biri 10–20 sözcükten oluşan bir grup tümce hazırlayın. Her tümceyi bir solukta okuyun.

Okuma sırasında soluk kaybına uğrayıp

uğramadığınızdan emin olmak için ellerinizle denetimi sürdürün.

Sizler için birkaç tümceyi hazırladık.

(35)

Ey dibi kara kabuğu kuru kaba kara ağaç beni

gördün de mi kurudun dibi kara kabuğu kuru kara ağaç beni görmedin de mi kurudun?

Biz onlara ders verelim derken onlar da bize ders

vermişler, şimdi gidip onlara bir ders daha verelim

de biz onlara ders verirken gelip bize ders vermek

neymiş görsünler.  

(36)

Taşlı tarladaki terasta talaşlar tutuşuncu

başlayan telaş, talaşların tamamıyla ve büsbütün tutuşmasıyla artmış. Tutuşan talaşları görüp

tellaklar telaş edince talaşlar tutuşmuş, talaşlar tutuştukça tellaklar telaş etmiş ve terasın

trabzanına tutunmuş Trabzonlu teşrifatçı titiz

Tahsin Tevfik, talaşlar tutuştukça telaş eden

tellaklara boşuna telaş ediyorsunuz, demiş.

(37)

Sedat Tınaz’ın bütün tasası suratsız teyzesine rastlamadan önce set üstünde sırtını zerzevat sepetinin pis tepesine sürten sıska sülük tazısını toz tortusu tütsüsüne tutmasıydı.

Düşkün düşündeş düşünselde düşçü düşünsellikle düşünceleme düşselliğini düşünden düşüremez. Düşürürse eğer düşüncelik düşün.

Durdu’yu caddede durdurdum da dedim ki: Şu

dar dünyada delilerle dertli dedeler içinde

didindin durdun da kendi derdini döküp

dereden tepeden dört çift lakırdı edecek bir

hemderdi neden bulamadın.

(38)

Kendirlili kemençeci kekeme Kerim, kentlerin

keşmekeşliğine kesinkes karşı çıkıyor ve keşke Keşan’da keşkekçilikle kesmeşekercilik yaparak kereste, kerevet, kereviz, ketenhelva, kendir, kenevir, kemençe, kalem,

kekik, keklik satıp kelepircilik ederek rahatıma baksaydım, diyor.

Güneyli girgin gammaz Galip Gâvurdağı’nda güpegündüz galeyana gelmiş de, Gülgiloğlu Gaziantepli Gazup

gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüşhane’ye göndermiş.

Üstü üç taşlı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır, yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır?

(39)

Bu tümceleri olağan duruşlarla okumada, burundan soluk alıp ağızdan vermekte ustalaştığınızı saptayıncaya kadar alıştırmalarınızı yineleyin.

(40)

GÜRZAP,C. Söz Söyleme ve Diksiyon/Konuşan İnsan. Remzi Yayınevi. İstanbul 2019

ŞENBAY,N. Söz ve Diksiyon Sanatı. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul 2012

ÜNSAL, F., ŞAHİN, H. 80 Yılın Sesi 1927’den 2007’ye Spikerlik. TRT Yayınları. Ankara 2007

(41)

İYI HAFTALAR…

Referanslar

Benzer Belgeler

Rapora göre, özel istihdam bürolar ı aracılığıyla geçici iş ilişkisi ile çalışanların oranı Birleşik Krallık’ta yüzde 3, Hollanda’da yüzde 2,5, Belçika’da yüzde

Sesleri doğru çıkaran, sesleri doğru boğumlayan, vurgu ve tonlamaları yerinde yapan, konuyla ilgili gerekli bilgi ve söz dağarcığına sahip olan biri konuşma yöntem ve

 Kürsü ve diğer platformlarda hitap ederken yapılması gerekenler..  Heyecanı gidermek için yapılması

 Daha önce verdiğimiz vurgulamaya ilişkin bilgilerin desteğiyle, aşağıda verdiğimiz sözcükler, tümceler, heceler, ünlemler üzerinde vurgu ve tonlama

- Kesici kenar dişin uzun aksının lingualinde konumlanmıştır (Aynı alt santral keser gibi). - Singulum (belirsiz) biraz

- Labial sırt bulunur ancak üst kanine göre daha az belirgindir.. - Kronun mezial yüzeyi dişin uzun aksı

- Proksimalden bakıldığından bukkal ve lingual kontur kretleri anterior dişlere göre daha okluzal düzeydedir.. - Bukkal cuspın mesial eğimi distal eğimden kısadır (Üst

- Kökler alt birinci molara göre birbirlerine daha yakındır ve distale doğru eğimlidir. - Pulpa odasının kök uzantısı alt birinci molara kıyasla belirgin bir şekilde