SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
RESİM ANASANAT DALI
RESİM SANAT DALI
ÇAĞDAŞ TÜRK RESİM SANATINDA POSTMODERN DESEN
EĞİLİMLERİ
Selda BİLDİR
YÜKSEK LİSANS TEZİ
DANIŞMAN
Dr. Öğr. Üyesi Hafize PEKTAŞ
Sanatsal ifadenin en basit yöntemlerinden biri olan desen, ilk çağ mağara duvarları üzerindeki çizimlerden, postmodern desene en temel sanatsal ifade aracı olmuştur.
Postmodernizm, savaş sonrasında yaşanan toplumsal, ekonomik, kültürel dönüşümleri, içerisinde barındıran başka bir değişle Batı’nın toplumsal durumunu anlatan belirsiz bir kavramdır. Bu belirsizlik ve değişik bakış açılarıyla popülist bir kavram şeklinde yaygınlaşmıştır. Felsefe, ekonomi, sanat, siyaset ve sosyal bilimlere her alanda etkisini hissettirmiştir.
Postmodern sanat, farklı mekanlarda, farklı biçimlerde, dağınık ve dokusal, bazen kısa ömürlü şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda sanatçının işlev ve rolü de yeniden oluşturulmaktadır. Yeni değilse bile kültürel sanat alanında farklı estetik anlamlar açığa çıkmıştır.
Araştırmanın konusunu oluşturan ‘‘Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri’’ isimli çalışma ile 1950 sonrası Çağdaş Türk Resmi’nden günümüze kadar postmodern desen eğilimli sanatçıların gün yüzüne çıkarılması, elde edilen sonuçlarla ilgili literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır.
Tez çalışmamın her aşamasında ilgi ve desteğini esirgemeyen, çalışmam boyunca beni teşvik eden, akademik kimliği ve sanatçı kişiliği ile de esin kaynağı olan danışman hocam, Dr. Öğr. Üyesi Hafize PEKTAŞ’a, çalışmanın ilk etabında konu ile ilgili bana esin kaynağı olan hocam Prof. Dr. Zühal ARDA’ya, hiçbir zaman desteğini esirgemeyen, hep arkamda olan çok sevgili Ailem’e, bu aşamada beni yanlız bırakmayan değerli arkadaşlarıma teşekkür ederim.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü
Öğre n cin in
Adı Soyadı Selda BİLDİR
Numarası 144256001005
Ana Sanat / Sanat
Dalı Resim / Resim
Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Hafize PEKTAŞ
Tezin Adı ÇAĞDAŞ TÜRK RESİM SANATINDA
POSTMODERN DESEN EĞİLİMLERİ
ÖZET
‘‘Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri’’ konulu tez çalışması kapsamında Çağdaş Türk Resim Sanatı içerisinde postmodern desen eğilimleri örneklerinin araştırılması amaçlanmıştır.
Desen, plastik sanatların temelini oluşturan bir disiplin ve yüzyıllardır kendi başına sanat eseri olabilme özelliğini de gösteren bir alandır. Desenin, bir resmin temelini oluşturan ana eleman olmasının yanı sıra postmodern dönemde başlı başına bir sanat eseri niteliğine bürünmüştür. Bu çalışmada incelenen başlıklar; kavramsal olarak desen, Rönesans’tan 20.yy ortalarına kadar desen, Modernizm, Postmodernizm, Postmodern Sanat, Çağdaş Türk Resminde Postmodern Desen Eğilimleri’dir. Aynı zamanda çalışmanın tespit edilen bulgu ve yorumlara ait sonuçlarının ilgili literatüre katkıda bulunması, yeni bir kaynak oluşturması bakımından önemli bulunmuştur.
Desen Eğilimleri içerisinde yirmi Türk ressam incelenmiştir. Genel tarama modelinin esas alındığı çalışmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nitel verileri elde edebilmek için ‘‘doküman incelemesi’’ yöntemi kullanılmıştır.
Yapılan araştırmada Postmodern dönemde özellikle son yıllarda sanatçıların deseni tuval ve farklı malzemeler üzerine kendilerine has yorumlarıyla çalışarak fırçadan ve boyadan çok az yardım alarak başlı başına sanat eserleri oluşturup sergiledikleri görülmektedir.
Anahtar kelimelere: Desen, Postmodern Desen, Resim, Çizgi, Leke.
Selda BİLDİR Konya-2019
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü
Ö ğr enc inin
Adı Soyadı Selda BİLDİR
Numarası 144256001005
Ana Sanat / Sanat
Dalı Resim / Resim
Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora
Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Hafize PEKTAŞ
Tezin İngilizce Adı TENDENCY OF POSTMODERN DRAWING IN
COMTEPORARY TURKISH PAINTING ART
SUMMARY
In theconcept of modern Turkish pictorial art thesis, it is aimed to investigate the examples of postmodern pattern tendency within modern Turkish pictorial art.
Pattern is a dicipline that is the basic of plastic art and it is also the domain that can show the feature of being an artwork individually for ages. Besides the pattern is the main element of the basic of art, in the postmodern period pattern is wrapped into the individual artwork. In this work the examined headlines are conceptual pattern, pattern from renaissance to the middleof 20th century, Modernizm, Postmodernizm, Postmodern Art, Postmodern Pattern Tendencyin Modern Turkish Art.It is found important with regard to creating new source and at the same time the conribution to the literature of the results of finding and comments that are determined.
In the reseaches twenty Turkish artists from 1950 to 2019 were investigated within Modern Turkish Pictorial Art Postmodern Pattern Tendency. The work that is
ınvestigation” method was used in order to get the qualitative information.
In the reseaches it is seen that especially in recent years artists exhibit their artwork with less help of brush and paint,they have their own comment about pattern on different material and canvas.
Key Words:Pattern,Postmodern Pattern,Art, Drawing, Stain
Selda BİLDİR Konya-2019
Yy : Yüzyıl
ABD : Amerika Birleşik Devletleri
K.Ü.K.T. : Kağıt Üzeri Karışık Teknik
K.Ü.K. : Kağıt Üzeri Kalem
T.Ü.K.T. :Tuval Üzeri Karışık Teknik
Bilimsel Etik Sayfası...i
Yüksek Lisans Tezi Kabul Formu...ii
Önsöz...iii
Özet...iv
Summary...vi
Kısaltmalar ve Simgeler Sayfası...viii
Görseller Listesi...xiii
Tanımlar...xx
I.BÖLÜM – GİRİŞ 1.Giriş...1
1.1. Araştırmanın Problem Durum...1
1.2. Araştırmanın Amacı ...2
1.3. Araştırmanın Önemi...2
1.4. Araştırmanın Ön Kabulleri...3
1.5. Sınırlılıklar...3
1.6. Araştırmanın Evren ve Örneklemi...3
1.7. Araştırmanın Yöntemi...4
1.8. Konu İle İlgili Yapılan Çalışmalar...4
II. BÖLÜM - KAVRAMSAL ÇERÇEVE 2. Resim Sanatında Desen Kavramı...6
2.1. Rönesans’ tan 20. Yüzyıl Ortalarına Kadar Desen...8
2.1.3. Barok ve Rokoko...12 2.1.4. Neo-classizm...16 2.1.5. Romantizm...17 2.1.6. Realizm...19 2.1.7. Empresyonizm...20 2.1.8.Sembolizm...22 2.1.9. Fovizm...23 2.1.10. Kübizm...23 2.1.11. Fütürizm...24 2.1.12.Ekspresyonizm...25 2.1.13.Soyut Sanat...26 2.1.14.Post Empresyonizm...27 2.2. Modernizm...28 2.3. Modernizm ve Desen...30 2.4. Postmodernizm...38 2.4.1. Postmodern Sanat...39
2.5. Postmodern Dönemde Desen...45
2.5.1.Soyut Dışavurumculuk...48
2.5.2. Pop Art...50
2.5.3. Op Art...51
2.5.4. Arazi Sanatı/ Land Art...53
2.5.5. Dada...54
2.5.6. Kavramsal Sanat (Conceptual Art)...56
2.5.9. Vücut Sanatı (Body Art)...61
2.5.10. Fluxus...62
2.5.11. Performans Sanatı (Performance Art)...64
2.5.12. Video Sanatı (Video Art)...65
2.5.13. Grafiti / Şehir Sanatı...66
2.5.14. Foto-Gerçekçilik (Foto/Hiper Realism)...67
III. BÖLÜM-BULGULAR VE YORUMLAR 3. Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri...69
3.1. Sinan Demirtaş...74 3.2. Sefer Tan...76 3.3. Şemsi Altaş...78 3.4. Filiz Piyale...80 3.5. Salim Başyiğit ...82 3.6. Nejbir Erkol...84
3.7. Bülent Ergün Erol...85
3.8. Burcu Yağcıoğlu...87
3.9. Kağan Bağcı...89
3.10. Fatih Temiz...91
3.11. Coşkun Sami...93
3.12. Güneş Bulut Yılmaz...95
3.13. Nur Koçak...97
3.14. Anıl Saldıran...99
3.17. Yuşa Yalçınkaya...105
3.18. Gülfem Kessler...107
3.19. Sadık Arı...109
3.20. Ali Zülfikar...111
IV. BÖLÜM-UYGULAMA ÇALIŞMALARI...113
4. Selda Bildir’in Eserlerinde Desen Yaklaşımı...113
SONUÇ...126
KAYNAKÇA...130
SANAL KAYNAKÇA...133
GÖRSEL KAYNAKÇA...135
Görsel- 1: Lascaux mağarası, Fransa (“Sanal”, 2018). ... 6 Görsel- 2:Pisanello, ‘At Başı Etütleri’, kâğıt üzerine grafit malzeme,T.Y. (“Sanal”,
2019). ... 8
Görsel- 3: Leonardo da Vinci, ‘‘ Anatomi çalışmaları(gırtlak ve bacaklar)’’ , Kağıt ve
siyah tebeşir üstüne kahverengi mürekkep ve suluboya, 26x19.6 cm, Windsor Şatosu, 1510 (“Sanal”,2019) ... 9
Görsel- 4:Leonardo da Vinci, ‘‘ kendi portresi ’’ , kırmızı tebeşir, 33x21 cm,
Turin,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 10
Görsel- 5:Michelangelo, “Sistina Sapeli’ndeki Libyalı Kadın Kahin için Çalısma”
Renkli Kağıt Üzerine Kırmızı Tebesir, 28.9x21.4cm.T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 11
Görsel- 6:Pontormo, “Üç Güzeller”,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 12 Görsel- 7:Gian Lorenzo Bernini, ‘Sırttan Erkek Figür Etüdü’, kağıt üzerine sanguine,
1630, ... 13
Görsel- 8:Rembrandt, Saskia , Beyaz parşömen üzerine gümüş uçlu kalem, 18,5x10,7
cm, 1633, Berlin.(Rembrant). ... 13
Görsel- 9:Peter Paul Rubens, ‘Aşk Bahçesi’ (sağ parça), siyah tebeşir üzerine sabit
malzeme, kahverengi,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 14
Görsel- 10:Correggio, Meryem’in göğe yükselişi: Parma Kadedrali’nin kubbesi için
yapılan çalışma, 1526, Kağıt üzeri Kırmızı Tebeşir, 27.8x23.8 cm, British Museum,Londra, (Sanatın Öyküsü). ... 15
Görsel- 11:Giovanni Battista Tiepolo, ‘Zaman Doğruyu Ortaya Çıkarır’, kâğıt üzerine
Görsel- 13:Francısco de Goya, ‘‘ Üç Bordeaux Albümü Çizimi’’ , Büyük Folly,
7.7x5.85.,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 18
Görsel- 14:Delaroix, “Charles Delacroix Portresi”, Kağıt Üzerine Füzen,T.Y. ... 19
Görsel- 15:Gustave Courbet, ‘‘ köylü kızı’’, 48.6 x 40 cm, 19.yy. (“Sanal”, 2019). ... 20
Görsel- 16:Cloude Monet, ‘‘eskiz’’, kağıt üzeri karakalem, 1855. (“Sanal”, 2019) ... 21
Görsel- 17:Edgar Degas, “ Balerinler” için eskiz, (“Sanal”, 2019). ... 21
Görsel- 18:Paul Gaugin, ‘‘Tahiti Yüzleri’’ , Kağıt üzeri kömür, 41x31.1, 1899 (“Sanal”, 2019). ... 22
Görsel- 19: Henry matisse, Bir Bileklikle Hude, kağıt üzerine mürekkep, 12.5x9 cm, T.Y. ... 23
Görsel- 20:Pablo Picasso, Horoz , 1938, (“Sanal”, 2019). ... 24
Görsel- 21:Umberto Boccioni, Kas dinamizmi, 86,3 x 59 cm,1913. (“Sanal”, 2019). ... 25
Görsel- 22:Ernst Ludwıg Kırchner, Yaşlı Bir Çiftçi Başkanı, 1917, (“Sanal”, 2019). ... 26
Görsel- 23:Wassily Kandinsky, ‘‘Kompozisyon 8’’, 1923, New York, The Solomon R. Guggenheim Museum, (“Sanal”, 2019). ... 27
Görsel- 24:Cezanne, Eskiz Defteri , 1875, (“Sanal”, 2019). ... 28
Görsel- 25:Jean Dubuffet, The Key is Under the Window-Shutter, 1944, (Eroğlu, 2017: 27). ... 31
Görsel- 26:Henri Matisse, ‘‘Laleli Kız (Jeanne Vaderin)’’, 1910, (Eroğlu, 2017: 28). ... 32
Görsel- 27:Joan Miro, Desen-Kolaj, 1933, (Eroğlu, 2017: 29). ... 33
Görsel- 28:Picasso, Hasır Sandalyeli Ölü Doğa, 1912, (Eroğlu, 2017: 32). ... 34
37). ... 35
Görsel- 31:Chirico, ‘‘Matematikçiler’’, 1917, (Eroğlu, 2017: 41). ... 36
Görsel- 32:Joseph Beuys, İsimsiz, 1952, (Eroğlu, 2017: 48). ... 37
Görsel- 33:Jasper Johns, ‘‘Dalgıç’’, 1962-63, (Eroğlu, 2017: 51). ... 38
Görsel- 34:Andy Warhol, ‘‘Para Tomarı’’, 1962 ... 39
Görsel- 35:Robert Rauschenberg, Buffalo II, 1964, (“Sanal”, 2019). ... 42
Görsel- 36:Sherrie Levinne , Sergisinden, 1917,(Eroğlu, 2017: 69) ... 47
Görsel- 37: Kiki Smith, Sergisinden, (“Sanal”, 2019). ... 48
Görsel- 38:Janine Antoni, ‘‘Sevgi Dolu Bakım’’, 1992, (“Sanal”, 2019). ... 49
Görsel- 39:De Koonıng, Kadın, 1952-53, (“Sanal”, 2019)... 50
Görsel- 40:Andre Masson, k.ü.m. 23,5x20,6,T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 51
Görsel- 41:Richard Hamilton, Günümüz Evlerini Bu Kadar Farklı ve Cazip Kılan Nedir? , kolaj, 1956(“Sanal”, 2019). ... 52
Görsel- 42:Richard Hamilton, ‘‘Horne’un evinde II’’, Kağıt Üzerine Kalem ve Mürekkep, 1949,(“Sanal”, 2019). ... 53
Görsel- 43:Brıdget Rıley, Akım, Kompozisyon, pano üzerine sentetik polimer boya,148 x149 cm,1964, Museum of Modern Art, New York, ABD, (Farthing,2014: 526). ... 54
Görsel- 44:Vasarely, Hareketli insan II, Kağıt üzerine mürekkep ,25x20 cm, ,(“Sanal”, 2019). ... 54
Görsel- 45:Richard Smithson, Spiral, Kağıt üzerine grafiti kalem, 1970,(Şahin, 2011: 112) ... 55
Tuz Gölü,Utah, ABD, 1970, (“Sanal”, 2019). ... 56
Görsel- 47: Marcel Duchamp, ‘‘ Fountain ’’ (Çeşme), 1917, (“Sanal”, 2019). ... 57
Görsel- 48:Marcel Duchamp, karakalem ve kolaj, 24,8x15 cm, 1959, (“Sanal”, 2019). ... 57
Görsel- 49:Joseph Beuys, ‘‘Ölü Bir Tavşana Resimleri Açıklamak adlı performansını gerçekleştirirken’’, 1965, Almanya,(Farting, 2014: 501). ... 59
Görsel- 50:Joseph Beuys, 1957,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 59
Görsel- 51:Sol Lewitt,Duvar çizimi esnası,T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 60
Görsel- 52:Robert Morris, ‘‘Katran Bebekler ve Yeni Dünya Düzeni’’, Karışık Malzeme Venedik, İtalya, 1997.(Şahin, 2011: 168) ... 61
Görsel- 53:Zilvinas Kempinas, ‘‘çift 0’’, T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 61
Görsel- 54: Mechanial, ‘‘Safepost’’, baskı, 38,3 x 53,5, 1961, (“Sanal”, 2018). ... 62
Görsel- 55: Alan Lott, T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 64
Görsel- 56:Nam June Paik, Zen İçin Baş, Musik in Wiesbaden, Courtesy Kunsthalle Bremen, 1962, (Şahin, 2011: 174). ... 65
Görsel- 57: Nam June Paik, çizim defteri, 1996, (“Sanal”, 2019). ... 65
Görsel- 58:Yves Klein,T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 66
Görsel- 59:Nam June Paik, TV çellosu ve gözlükleriyle Charlotte Moorman,Filmden bir kare, New York, 1971, (Farting, 2014: 529) ... 68
Görsel- 60:Dondi White, ‘‘Yine Mezar Çocukları, metro graffitisi’’, 1980, New York, ... 69
Görsel- 61:Richard Estes, ‘‘D Treni’’, K.Ü.S.B, 1988, ABD, (Farting, 2014: 536). ... 70
Görsel- 62:Adnan Çoker, “Mor Kare”,2014, (“Sanal”, 2019). ... 71
Görsel- 65:Nedret Sekban, ‘‘Nereye Gidiyorlar ?’’, K.Ü.K.K. 250x370 cm, 2018,
(“Sanal”, 2019). ... 74
Görsel- 66: Mehmet Güleryüz, ‘‘İsimsiz’’, K.Ü.K.K. 43x68 cm, 1979, (“Sanal”, 2019). ... 75
Görsel- 67:Sinan Demirtaş, ‘‘İsimsiz’’, 140x250cm, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 76
Görsel- 68: Sinan Demirtaş, “Çocuk ve Salyangoz” 123x252 cm , 2018, (“Sanal”, 2019). ... 77
Görsel- 69: Sefer Tan, “İsimsiz” 200x83 cm , Kağıt Üzeri Rapido, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 78
Görsel- 70:Sefer Tan, “Kargaşa”, Kağıt Üzeri Rapido, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 79
Görsel- 71:Şemsi Altaş, “Sarmaşık” 50x33 cm , K.Ü.K.T., 2018, (“Sanal”, 2019). ... 80
Görsel- 72:Şemsi Altaş, “Kaskatı” 20x30 cm , K.Ü.K.T., 2018, (“Sanal”, 2019). ... 81
Görsel- 73:Filiz Piyale” 25x25 cm , K.Ü.K.T.,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 82
Görsel- 74: Filiz Piyale, 25x25 cm , K.Ü.K.T.,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 83
Görsel- 75: Salim başyiğit, Tuval Üstü Akrilik ve Promarker,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 84
Görsel- 76: Salim başyiğit, Tuval Üstü Promarker,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 85
Görsel- 77: Nejbir Erkol, Tuval Üzerine Kömür ve Yağlı Boya, 100x150 cm, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 86
Görsel- 78: Bülent Ergün Erol, K.Ü.K, 21x29, 2018(“Sanal”, 2019). ... 87
Görsel- 79: Bülent Ergün Erol, K.Ü.K, 21x29, 2019, (“Sanal”, 2019). ... 88
Görsel- 80: Burcu Yağcıoğlu, Aynı Anda Renk Değiştir, Kağıt Üzerine Kalem ve Kolaj, 40x43, 2013, (“Sanal”, 2019). ... 89
ve Kolaj, 40x43, 2013, (“Sanal”, 2019). ... 90
Görsel- 82: Kaan Bağcı, isimsiz, kağıt üzeri kalem-grafiti kalem, 100x65 cm,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 91
Görsel- 83: Kaan Bağcı, isimsiz, kağıt üzeri kalem-grafiti kalem, 150x122,5 cm.T.Y. ... 92
Görsel- 84: Fatih Temiz, İsimsiz, K.Ü.K, 150x280, 2017, (“Sanal”, 2019). ... 93
Görsel- 85: Fatih Temiz, İsimsiz II, K.Ü.K, 280x150, 2019, (“Sanal”, 2019). ... 94
Görsel- 86: Coşkun Sami, İsimsiz , Kağıt Üzerine Mürekkep, 70x100 cm,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 95
Görsel- 87: Coşkun Sami, Untitled , Kağıt Üzerine Çini Mürekkebi, 70x100 cm, 2010, (“Sanal”, 2019). ... 96
Görsel- 88: Güneş Bulut Yılmaz, İsimsiz, Kağıt Üzerine Kömür, 29x21.7cm,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 97
Görsel- 89: Güneş Bulut Yılmaz, İsimsiz, Kağıt Üzerine Kömür, 32.3x23.4 cm,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 98
Görsel- 90:Nur Koçak, Ablam İlkokul 3. Sınıfa Başladığı Gün Taksim Anıtı Önünde , Kağıt Üzerine Karışık Teknik, 71x50 cm, 2016, (“Sanal”, 2019). ... 99
Görsel- 91: Nur Koçak, “Pınar ve Ben 1” , Kâğıt Üzerine Kurşun Kalem,T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 100
Görsel- 92: Anıl Saldıran, sangin, T.Y., (“Sanal”, 2019). ... 101
Görsel- 93: Anıl Saldıran, sangin.T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 102
Görsel- 94: Ayşe Bezenmiş, kağıt üzeri karakalem, T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 103
2014, (“Sanal”, 2019). ... 105
Görsel- 97: Fatih Gürbüz, Tülün Şiddeti, Fabriano Kağıt Üzeri Füzen, 130 x 133 cm., 2014, (“Sanal”, 2019). ... 106
Görsel- 98: Yuşa Yalçıntaş, Audition, Kağıt Üzerine Kurşun Kalem ve Kuru Boya, 51 x 140 cm, 2019, (“Sanal”, 2019). ... 107
Görsel- 99: Yuşa Yalçıntaş, Deney, Kağıt Üzerine Kurşun Kalem ve Kuru Boya, 75x150 cm,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 108
Görsel- 100:Gülfem Kessler, kağıt üzeri kalem,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 109
Görsel- 101: Gülfem Kessler, kağıt üzeri kalem,T.Y. (“Sanal”, 2019). ... 110
Görsel- 102: Sadık Arı, Tavşan Adası, 2014, (“Sanal”, 2019). ... 111
Görsel- 103: Sadık Arı, Dark age of love, kağıt üzerine mürekkep,70x100 cm, 2013, (Sadık Arı, kişisel resim arşivi) ... 112
Görsel- 104: Ali Zülfikar, Yaz Saati, Tuval Üzeri Çizim, 140x140 cm, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 113
Görsel- 105: Ali Zülfikar, Öpücük, Tuval Üzeri Çizim, 140x140 cm, 2018, (“Sanal”, 2019). ... 114
Görsel- 106: Selda Bildir, Popüler Kültür I , T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 116
Görsel- 107: Selda Bildir, Popüler Kültür II , T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019 ... 118
Görsel- 108: Selda Bildir, Popüler Kültür III , T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 119
Görsel- 109: Selda Bildir, Popüler Kültür IV, T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 121
Görsel- 110: Selda Bildir, Popüler Kültür V, T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 122
Görsel- 113: Selda Bildir, Popüler Kültür VIII, T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 126 Görsel- 114: Selda Bildir, Popüler Kültür IX, T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019 ... 127 Görsel- 115: Selda Bildir, Popüler Kültür X, T.Ü.K.T, 90x110 cm, 2019. ... 128
Biçim : Genişlik, yükseklik gibi görüntülerin derinlik algısı olmadan
belirlenmesi.
Çizgi : Sınır gösteren, fakat doğada yanlız başına görülmeyen geometrik unsur. Değer(valör): Bir rengin koyusundan açığına kadar olan dereceleri.
Denge : Formların göz üzerinde bıraktığı düzenli hissi.
Desen(çizim): Kurşunkalem vb. Araçlarla yapılan renkli renksiz çizgi resimler.
Doku : Nesnenin görme ve dokunma duyularına aynı anda hitap etmesi. Etüt : Belli bir biçimsel sorunu estetik açıdan çözümlendiği eskiz, biçim
kompozisyon çizimleri.
Form : Hacimsel bir değere sahip üç boyutlu biçim. Kontur : Biçimlerin dış çizgisi.
Kompozisyon: Valör, ritim, denge v.s. elemanların bir düzen dahilinde organize
edilmesi.
Monocrom : Bir rengin koyu ve açık değerleri kullanılarak yapılan resim.
Perspektif : Derinlik hissinin mekan düzlemi içerisinde tek bir merkezden ya da
farklı merkezlerden görünümünün yansıtılması.
Ritim : Uyumlu tekrar.
Tebeşir : Minerallerin ince uzun şeklinde kesilmesiyle elde edilen çizim
I.BÖLÜM - GİRİŞ
1.1. Araştırmanın Problem Durumu
Desen, hiçbir renk kaygısı güdülmeden yapılan resimdir. Plastik sanatların temelini oluşturan bir disiplin ve yüzyıllardır kendi başına sanat eseri olabilme özelliğini de gösteren bir alandır. İnsanlık tarihinin ilk resim örnekleri olan mağara duvarı resimleri çizgi ve leke gibi desenin temelini oluşturan öğeler kullanıldığı için bunlar ilk desen örnekleridir. Desen denilince aklımıza gelen ilk şey bir objenin tek renk, genellikle çizer araçlarla yapılmış çizgi resmi olduğudur. ‘‘Desen sözcüğü
dilimize Fransızca’daki dessin kelimesinden geçmiştir. Desen: Kurşun kalem, uç, kömür kalem vb. ile yapılan renkli ya da renksiz, tonlu ya da tonsuz çizgi resimlere denir” (Turani, 2003: 32).
Desen resmin temelini oluşturan ana unsurdur. Aynı zamanda desen değişen sanat anlayışları ile birlikte biçimlenerek tek başına da bir sanat eseri olma özelliği taşımaktadır. Bu açıdan bakıldığında resim sanatında oldukça önemli bir konudur. Postmodern yaklaşımlar 1950’lerde resim sanatında görülmeye başlansa da sanat çevrelerinde postmodernizm terimi 1970’li yıllarda yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Kapsamı ve sınırları bugün bile tam anlamıyla netleşmeyen postmodernizm Charles Jencks’in Postmodernizm Nedir? kitabında modernizmin hem devamıdır, hem aşılmasıdır diyerek iki olgu arasında hem bir devamlılığa hem de bir kopuşa işaret etmektedir. David Harvey ise yapısalcılık sonrasıyla, post-endüstriyalizmle ve bütün bir yeni fikirler cephaneliğiyle bağlantılı gördüğü postmodernizmin son yıllarda tartışmaların ölçütlerini belirleyen, söylem tarzını tanımlayan, kültürel politik ve düşünsel eleştirinin parametrelerini şekillendiren yeni duygu ve düşüncelerin bileşimi olduğunu savunmuştur (Antmen, 2014, 277).
Geçmişten günümüze sanat anlayışlarının birbirini takip ettiği, güncel sanatın bir önceki dönemi reddettiği bilinen bir gerçektir. Postmodern sanat devamı niteliğindeki modern sanattan farklı kimliklere bürünmüş, sanat hayatına yeni kavram ve bakış açıları getirmiştir. Tepki göstermesine rağmen içerisinde modernizmin yapısal özelliğini de barındırır.
Bu araştırmada Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri var mıdır? Bu başlık altında şu alt problemlere cevap aranmıştır.
1-Dünya resim tarihinde başlangıcından günümüze desenin öyküsü nasıldır? 2-Postmodern sanat anlayışında desen nasıl ele alınmıştır?
3-Çağdaş Türk resim sanatında postmodern desen eğilimleri hangi biçimlerde karşımıza çıkmaktadır?
1.2. Araştırmanın Amacı
‘‘Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri’’ konulu
yüksek lisans tez çalışması kapsamında; -Desenin kısa tarihçesini belirlemek,
-Postmodernizmin anlayışında deseni ve sanatçılarının desen yaklaşımlarını tespit etmek,
-Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimlerini sanatçılar ve eserleri kapsamında ortaya koymak, amaçlanmıştır.
1.3. Araştırmanın Önemi
İlk çağlarda yapılan mağara duvar resimleri desen sanatının ilk örnekleri olarak nitelendirilir ve estetik açıdan her biri sanat eseri özelliği taşımaktadır. Bu resimler günümüzde bile sanatçılara esin kaynağı olmaktadır. Çağlar boyu resim sanatının temelini oluşturan desen çağımızda tek başına sanat eseri olarak da ele alınmaktadır.
Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri’’ konulu yüksek lisans tezinde Postmodern yaklaşımla desen ağırlıklı resim yapan Türk ressamları ve eserleri incelenerek Türk resim tarihi literatürüne katkı sağlaması ve bu yolla alan araştırmacılarına yeni bir kaynak oluşturulması bakımından önemli bulunmuştur.
1.4. Araştırmanın Ön Kabulleri
Basılı kaynaklarda ve sanal kaynaklardan ulaşılan ilgili görsellerin tarihleme aidiyet gibi eser künye bilgilerinin doğru olduğu kabul edilmiştir. Bu araştırmada, konu ile ilgili literatür için kitap, dergi, makale ve elektronik kaynaklarından edinilen bilgilerin doğruyu yansıttığı kabul edilmiştir.
1.5. Sınırlılıklar
Tez konusu ‘‘Çağdaş Türk Resim Sanatında Postmodern Desen Eğilimleri’’ olarak belirlenmiştir. Bu araştırmada; Desenin kısa tarihçesi, dünya sanatında postmodernizm anlayışında desen ve sanatçılarının desen yaklaşımlarının araştırılması, akımlar(Soyut Dışavurumculuk, Pop Art, Op Art, Arazi Sanatı, Dada, Kavramsal Sanat, Süreç Sanatı, Posta Sanatı, Vücut Sanatı, Fluxus, Performans Sanatı, Video Sanatı, Grafity, Foto-Gerçekçilik) ve açıklanması, eserlerini desen ile bütünleştiren 1950’ den günümüze kadar olan süreçte postmodern yaklaşımla deseni eserin merkezine alan yirmi Türk ressamın eser analizi ile sınırlandırılmıştır.
1.6. Araştırmanın Evren ve Örneklemi
Çağdaş Türk Resim sanatında postmodern desen eğilimleri kapsamında postmodern desene ait etkiler görülen sanatçılar araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.
Araştırmanın evreni içerisinden, araştırma konusundaki istikrarlı tutumları nedeniyle seçilen Sinan Demirtaş, Sefer Tan, Şemsi Altaş, Filiz Piyale, Salim Başyiğit, Nejbir Erkol, Bülent Ergün Erol, Burcu Yağcıoğlu, Kağan Bağcı, Fatih Temiz, Coşkun Sami, Güneş Bulut Yılmaz, Nur Koçak, Anıl Saldıran, Ayşe Bezenmiş, Fatih Gürbüz, Yuşa Yalçınkaya, Gülfem Kessler, Sadık Arı, Ali Zülfikar’ın Çağdaş Türk Resim bağlamında postmodern desen etkileri taşıyan eser örnekleri Çağdaş Türk Resim sanatındaki örneklemi oluşturmaktadır.
1.7. Araştırmanın Yöntemi
Gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı araştırma kapsamında ilgili literatür taraması yurt içi kütüphanelerde ve elektronik kaynaklardan, uygun metinler ve örnek resimler toplanmıştır. Literatür taraması esnasında veri toplama aracı olarak fotoğraf makinesi kullanılmıştır. Sanal ortamdan ve kitaplardan sanatçıların eserlerine ulaşılmıştır. Tez veri merkezindeki tez çalışmalarının taraması yapılarak araştırmayı destekleyici bilgiler kullanılmıştır. Ayrıca tez içerisinde yer alan günümüz sanatçıları arasından ulaşılabilenlerle yapılacak görüşmelerle konu ile ilgili görüşlerinin tez içerisinde gerekli alanlarda yer alması sağlanmıştır. Söz konusu eserlerin postmodern desen anlayışı açısından analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Bu analizlerde eserin künyesi, tekniği eserin bizde bıraktığı duygu yazılmış kısaca eserin ön yapısı ve arkası incelenerek anlatılmıştır. Burada ön planda desenin kompozisyonu, kullanılan malzeme sanatçının üslubu açıklanmıştır. Arka planda verilmek istenen fikir sorgulanmıştır.
1.8. Konu İle İlgili Yapılan Çalışmalar
Burcu Pehlivan tarafından (2009) ‘‘Çağdaş Türk Resim Sanatında Desen ’’ konusu Yüksek lisans tez çalışması olarak yapılmıştır. Bu çalışmasında desen kavramının tarihsel gelişimini ve Çağdaş Türk Resmi’nde Desenin 1950 sonrası gelişimini incelemiştir.
Karaçoban tarafından (2016) ‘‘Resim Sanatında Kompozisyon ve Desen İlişkisi’’ konusu Yüksek lisans tez çalışması olarak yapılmıştır. Bu çalışmasında desen kavramı incelenmiş, ana tema olarak ise kompozisyonun çözümlenme sürecine yer verilmiştir.
Osman Selçuk Eroğlu tarafından (2016) ‘‘Modern Sanat ve Desen’’ konusu Yüksek lisans tez çalışması olarak yapılmıştır. Bu çalışmasında desenin resimdeki önemine ve Modern sanattaki desenin yerine değinilmiştir.
II. BÖLÜM - KAVRAMSAL ÇERÇEVE 2. Resim Sanatında Desen Kavramı
‘‘Desen sözcüğü dilimize Fransızca’daki dessin kelimesinden geçmiştir. Desen: Kurşun kalem, uç, kömür kalem vb. ile yapılan renkli ya da renksiz, tonlu ya da tonsuz çizgi resimlere denir.” (Turani, 2003: 32).
Desen, plastik sanatların temel bir unsuru olup, yüzyıllardır başlı başına bir sanat eseri olabilme özelliğini gösteren bir alandır. Desenin ana karakteri olan çizgi, kalınlığı, inceliği, kısalığı, uzunluğu ve sanatçının kendine has yorumuyla farklı biçimlere bürünebilen etkili bir anlatım aracıdır (Bingöl ve Kayahan, 2015: 223). Öyle ki geçmişten bu güne sanatçılar kendilerini en kolay, en özgür desen yolu ile ifade etmiş ve yine günümüz sanatçıları tarafından bu özellik önemini aynı ölçüde korumuştur (Bingöl ve Kayahan, 2015: 223).
‘‘Deseni oluştururken genellikle tek rengin tonları çizgi, leke ve nokta gibi resimsel öğeler kullanılarak çizgisel ya da gölgesel bir anlatım kullanılır’’ (Pehlivan,
2009: 3).
Desen, kurşunkalem, metal uç, kömür kalem (füzen), kırmızı tebeşir, mürekkepli kalem, kısaca çizgi, ton ve doku oluşturabilecek tüm araçlarla nesnel ve öznel tüm şeyleri tanımlamak, taslak yapmak, eskiz çizmek, mukayese etmektir. Elin hareketinin çizim yüzeyi üzerinde leke, çizgi ya da ton bırakarak çizime dönüşme eylemini oluşturur (Ağan, 2016: 2). Sanat sanatçının kendini ifade etme isteğiyle ortaya çıkar. Bulunan şartlara ve tercihlere göre de ifade yöntemleri farklılaşır (Pehlivan, 2009: 2).
‘‘Desen resim sanatı tarihi içerisinde ilk çağlardan bu güne insanın kendini en iyi ifade edebilme şekli olmuştur. Çizgiye yüklenen sembolik ifadelendirmeler izleyiciyi mağara resimlerinden günümüze, insanlığın ortak geçmişi, algı ve tasarımları bakımından atalarımıza bağlamaktadır’’ (Eroğlu, 2017: 4).
Neolitik dönem mağara duvarları üzerindeki işaretlerden çağdaş sanata desen, temel bir sanatsal ifade olarak değerlendirilmiştir. Desen sanat tarihi içinde resim
öncesi bir hazırlıktan çok bir üsluba doğru değişmiştir. Aynı zamanda çeşitli malzemelerle günümüz teknolojisiyle birleşen imgelerle karışmıştır. Sanatsal anlamda en yaratıcı, çabuk, direkt ve arabulucusuz yol desen ile sağlanmıştır (Türkmenoğlu, t.y: 41).
Görsel- 1: Lascaux mağarası, Fransa (“Sanal”, 2018).
Diğer bir ifade biçimi olarak deseni şu şekilde tanımlayabiliriz: ‘’Herhangi bir yüzey üzerine biçimlerin çizgilerle çizilmesi. Resmin izlenimci, anlatımcı ve öznelliğine renkliliğine, ton alanlarının yüzeydeki oluşumlarına karşılık çizim, çizgi izleriyle nesneyi ya da düşünselliği betimleyen batı sanatında genellikle gerçeğe bağlılığı gerektiren bir anlatımdır (Erzen, 2008: 371).
Dünya sanat tarihinin de kabul ettiği üzere desen, bir araç olarak ya da ayrı bir sanat dalı olarak plastik sanatların her birinin temelinde yatmaktadır. Başta mağarada bir çizgi olarak temeli atılan desen, tarih öncesinden günümüze değişerek ulaşmıştır (Karaçoban, 2016: 3-4).
2.1. Rönesans’ tan 20. Yüzyıl Ortalarına Kadar Desen 2.1.1. Rönesans
Rönesans ilk kez 15.yy’da ‘‘klasik olan öğretinin yeniden doğuşu’’nu tanımlamak için kullanılmıştır. Rönesans resimlerinin kompozisyonlarında figürler geometrik şemalar içerisinde resmin ön planında yer almıştır. Çok figürlü kompozisyon ya da portre olması fark etmeksizin bu şekilde çalışmışlardır. Resmin geri planında yer alan öğeleri perspektif yardımıyla derinlik algısı yaratılmış ve insan figürü ön plana çıkarılmıştır. Anlatım figür üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Bu dönemde insan vücudunun kusursuz bir şekilde hareketlerin gerçekçi bir yaklaşımla çizilmesi, hayvan anatomisi, botanik bilgisi, hacimlendirme ve perspektif önem taşımıştır (Germaner, 2008b: 1342- 1343).
Rönesans da, yeni çağ ile birlikte toplumda hayata bakış bağlamında bir farkındalık başlamış ve resim, heykel gibi alanlarda bilgi sahibi insanlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde insan ön planda olduğu için dünyevi güzellik önem kazanmış, insan anatomisi keşfedilmeye başlanmıştır (Turani,2003: 329-339). Doğaya ve insana yönelen ressamlar etütler yapmaya başlamış ve bununla birlikte sanatçılar eskiz defterleri kullanmaya başlamışlardır. İtalyan yazar Cenninno Cenini ‘‘çizimi
sanatın temel taşı’’ olarak kabul etmiş ve ‘’çizimin herkese gerekli eğitim sağladığı gibi, yetenekli sanatçıya entelektüel bir eğitim kazandırdığını’’ söylemiştir (Aktaran:
Pehlivan, 2009: 29). Bu dönemde büyük boyutlu eserlerde füzen ve tebeşir kullanılırken küçük boyutlu çizimlerde tarama ucu, metal uç ve mürekkep kullanılmıştır. Çizimlerde ayrıntı ve detay ön plana çıkmıştır. Anatomik yapı dikkatle işlenmiştir. Fakat desen yine de başlı başına bir yapıt olarak ön planda değildir (Pehlivan, 2009: 29-30). Pisanello’nun ‘’At Başları’’ adlı deseni çizgilerin açılıp koyu olmasıyla oluşturduğu inceleme çalışması olmasına bir örnektir. Bütün ayrıntılar bellidir. İç yapıyı belirginleştirmek adına modleden kaynaklanan çizgisel ton çalışması görülür. Etüt Desenine bir örnektir (Ağan, 2016:73).
Görsel- 3: Leonardo da Vinci, ‘‘ Anatomi çalışmaları(gırtlak ve bacaklar)’’ , Kağıt ve siyah tebeşir üstüne kahverengi mürekkep ve suluboya, 26x19.6 cm, Windsor Şatosu, 1510 (“Sanal”,2019)
Yüksek rönesansın ise Leonarda da Vinci ile birlikte başladığı kabul edilir. Leonardo, sadece resimde ustalaşmış bir ressam değil aynı zamanda bir çok alanda çalışmalar yapmış büyük bir dahidir. Günümüze kadar gelen eskiz defterlerinde pek çok çizimi ve notlarını görülmektedir (Aktaran: Pehlivan, 2009: 30). Yüksek rönesansla birlikte zaten ön planda olan hacimlendirme daha da ön plana çıkmıştır. Anatomiye yine özen gösterilmiş, çizimlerde katı konturlar yumuşamış (Görsel-4), kenar çizgiler hafiflemeye başlamıştır (Pehlivan, 2009: 29-30). 15.yy deki kadar gerçeklik eskisi kadar önemli olmamış, yaratıcılık ön plana çıkmıştır. Sanatçı dünyevi güzellikleri şiirsel bir tatla sunmuştur. Doğa üzerindeki gözlemlerini sanatın kurallarıyla ve kişisel duyumlarıyla harmanlamışlardır (Krausse, 2005, 18-19).
Görsel- 4:Leonardo da Vinci, ‘‘ kendi portresi ’’ , kırmızı tebeşir, 33x21 cm, Turin,T.Y. (“Sanal”, 2019).
Bu dönemde ünlü ressam ve heykeltıraş Michelangelo eserine başlamadan önce çok sayıda taslak çizim yapmıştır. Bunu yaparken modelin uzuvlarını tek tek çalışmış (Görsel-5) ve çeşitli açılardan çizimlerini yapmıştır. Çizdiği bu desenlerde tarama çizgileri ağırlıktadır (Pehlivan, 2009: 36).
Görsel- 5:Michelangelo, “Sistina Sapeli’ndeki Libyalı Kadın Kahin için Çalısma” Renkli Kağıt Üzerine Kırmızı Tebesir, 28.9x21.4cm.T.Y. (“Sanal”, 2019).
2.1.2. Maniyerizm
Maniyerizm Rönesans ve Barok arasında geçiş dönemidir. Rönesans’taki güzellik arayışı, uyum ve denge değişmeye başlamıştır. Resimlerde biçimlerde bozulmalar, uzama ve detaycılıktan uzaklaşma başlamış, figürler hareketli ve gölgeler içinde kaybolmuştur. Çizgiler hareketlenmiş, kompozisyonlarda yeni bir düzen ortaya çıkmıştır. Abartılan hareketler ve biçim bozmalar belirgin olmuştur (Pehlivan, 2009: 41). Pontorno’nun desenlerinde abartma göze çarpmaktadır ve akımın tüm özellikleri desenlerde de görülmektedir (Görsel-6).
Görsel- 6: Pontormo, “Üç Güzeller”,T.Y. (“Sanal”, 2019).
2.1.3.Barok ve Rokoko
Portekizce’de ‘‘tam yuvarlak olmayan düzensiz inci’’ anlamına gelen
‘‘barroco’’ sözcüğünden gelmektedir. Barok, iki farklı anlam içermektedir.
Bunlardan biri estetik kuraldır. Bu anlamıyla, klasikçilik’e karşı bir tepki olarak değerlendirmektedir.
Barok ressamlarının eserlerinde hareketli figürler ve güçlü bir derinlik algısı egemendir. Genellikle açık komposizyon kullanılmıştır. Dinsel ve mitolojik konular ele alınmış, manzara, portre, iç mekan ve günlük yaşamdan kesitler çalışmışlardır. Barok dönemi sanatçıları gerçekçilik etkisi çerçevesinde resimlerini yapmaya özen göstermişlerdir. Caravaggio, Rembrant, Correggıo çalışmalarıyla İtalya’da doğmuş ve Avrupa’yı etkilemiştir (Germaner, 2008a: 183). 16.yy sonlarında moda olan yapmacık üsluba tepki olarak görülen Barok, ağır bir süslemecilik, karmaşık ancak sistematik bir tasarım, renk, ışık ve gölgenin (Görsel-7) ihtişamlı bir şekilde kullanılmasıyla karşımıza çıkar (Farthing, 2014: 213).
Görsel- 7:Gian Lorenzo Bernini, ‘Sırttan Erkek Figür Etüdü’, kağıt üzerine sanguine, 1630, (“Sanal”, 2019).
.
Görsel- 8:Rembrandt, Saskia , Beyaz parşömen üzerine gümüş uçlu kalem, 18,5x10,7 cm, 1633, Berlin.(Rembrant).
17.yy Barok sanatıyla birlikte gölgesel bir tavır alan desende çizimlerde sınır çizgisi kırılmış, yer yer arkadaki fona kaynaşmıştır. Rönesansın hareketsiz ideal formu barok’ta yerini hareketli formlara figürlerde ise tiyatral ifadelere dönüşmüştür (Pehlivan, 2009: 42). Barok dönem deseninde kullanılan farklı malzeme çeşitliliği, Rönesans dönemine oranla gölgesel desen artmıştır. Açık kompozisyon şemalarının tercih edildiği Barok dönemde, kuru ve su bazlı çizim malzemelerinin birlikte kullanıldığı desenlere sıkça rastlanır (Ağan, 2016: 102). Dev boyutları seven Barok sanatı dönemin ortalarında boyutlarını küçültür ve Rokoko’yu doğurur.
Görsel- 9:Peter Paul Rubens, ‘Aşk Bahçesi’ (sağ parça), siyah tebeşir üzerine sabit malzeme, kahverengi,T.Y. (“Sanal”, 2019).
Görsel- 10:Correggio, Meryem’in göğe yükselişi: Parma Kadedrali’nin kubbesi için yapılan çalışma, 1526, Kağıt üzeri Kırmızı Tebeşir, 27.8x23.8 cm, British Museum,Londra, (Sanatın Öyküsü).
‘‘Rokoko 18.yy’ın ilk yarısında Paris’te başlayıp bütün Fransa ve Avrupa’da yaygınlaşan bezeme üslubudur. Bu dönemde büyük tavan resimleri azalmış duvarlardaki resimler ise kapı üstleri, çerçeveli duvar panoları ve örtüye geçiş köşeleriyle sınırlanmıştır’’ (Eczacıbaşı, 2008: 1326). Bu dönemde iç mekan
bezemeciliği çok fazla ön plandadır. Işığı oldukça önemsemişlerdir. Ayna imgesi önemli bir yer tutmaktadır. Rokoko sanatçıları, tiyatral etkilere önem vermişlerdir(Görsel-11). Resimlerindeki figürler ihtişamlı giysiler içinde gösterilmiş ve masalsı bir hava vardır. Resimleri yaparken doğaçlamalardan ilham almışlardır (Farthing, 2014: 251).
Görsel- 11:Giovanni Battista Tiepolo, ‘Zaman Doğruyu Ortaya Çıkarır’, kâğıt üzerine grafite malzeme, kahverengi,T.Y. (“Sanal”, 2019).
2.1.4.Neo-classizm
‘‘Sanatçılar, akla ve dünyanın akıl yoluyla kavranmasına mutlak öncelik tanıyan, aydınlanma ruhuna uyum sağladılar ve daha akılcı daha berrak eserler hayal etmeye başladılar. Yeni akımın klasik ideallerden feyiz alması ona neo klasisizm ismini kazandırmıştır’’ (Krausse, 2005: 51). Barok ve Rokoko’nun
süslemeciliğine karşı çıkan sanatçılar Antik form anlayışı ile karşımıza çıkmaktadırlar. Onlar için önemli olan form ve çizgidir. Eserlerini fotografik bir gerçeklikle çalışmışlardır. Soğuk ve birbirinden bağımsız renkler, sert konturlar, durağan kompozisyonlar hakimdir (Krausse, 2005: 53).
Desene önem vermişler pentür etkisini ikinci plana taşımışlardır. Jacques Lois David önemli temsilcilerindendir. Dönemin en önemli özelliği antik Yunan ve Roma ruhunu yansıtmayı amaçlamışlardır. Rokoko’nun havailiğine karşı çıkmışlardır
(Fharting, 2014: 260). Rokoko üslubuyla abartılı ve yapay olmakla birlikte, biçimde sadeliği, anlatımda mükemmelliği hedeflemişlerdir (Şentürk, 2012: 168).İnsan bedeninin ideal ve aynı zamanda doğallığı önemsenir. Modelin vermiş olduğu pozda ufak bir değişiklik dahi varsa çizilerek araştırılmıştır. Anatomik özellikler abartmalardan arındırılmıştır (Ağan, 2016: 152).
Görsel- 12: Jacques- Louis David, ‘‘Çizim defteri’’,T.Y. (“Sanal”, 2019).
2.1.5. Romantizm
Romantizm, 18.yy ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. ‘‘Bireysel hayal gücünü
ve özgür yaratıcılığı öne çıkaran bazı felsefi, politik sosyal ve sanatsal hareketlerin ve koşulların birleşmesiyle doğmuştur’’ (Farthing, 2014: 268). Duyguları akıldan
daha üstün tutmuş fikir akımıdır. Sanatın kurallarına karşı çıkmış, burjuvanın zevkine tepki olarak doğmuş, edebiyat ve felsefede de görülmüştür. ‘‘Sanatta ben,
yani insanın öznel duyguları ön plana çıkmaktadır’’ (Krausse, 2005: 56). Romantik
ressamların desenlerinde biçim önemini kaybetmiş ifade önem kazanmıştır(Görsel-13).
Görsel- 13:Francısco de Goya, ‘‘ Üç Bordeaux Albümü Çizimi’’ , Büyük Folly, 7.7x5.85.,T.Y. (“Sanal”, 2019).
Romantizim ortaya çıktığı dönemde Fransız Devrimi yaşanmış, aynı zamanda, sanayileşme süreci başlamıştır. Gözlenen bu sosyal hareketler, yeni bir dünya düzenini getirirken sanatta tümüyle duyguya yönelen, geleneği parçalayan bir yeniliğe neden olmuştur.
Romantik resmin öncüsü olarak kabul edilen Eguene Delactroix’dir. Delacroix, resimlerinde toplumsal içerikli konuları, tarihi konuları işlemiş Cezayir’ e yaptığı bir gezi sonrasında renkli taslak çizimler yapmıştır. Gitmiş oluğu yerlerin insanlarını çalışan ressamın çalışmaları kağıt üzeri kalem ve suluboya ya da mürekkeple renklendirilmiş hızlı çizgilerle oluşturduğu desen örnekleridir (Pehlivan, 2009: 51).
Görsel- 14:Delaroix, “Charles Delacroix Portresi”, Kağıt Üzerine Füzen,T.Y. (“Pehlivan, 50: 2019).
2.1.6. Realizm
Realistler gerçek yaşamdan uzak olan Romantiklere karşı çıkmıştır. Doğada var olan her şeyi fotoğraf görüntüsü netliğinde resmetmeyi hedeflemişlerdir. Tarihi büyük olaylar karşısında yaptıklarının daha önemli olduğunu vurgulamak için resimlerini büyük tuvallere çalışarak yapmış Gustave Courbet bu akımın öncüsü olmuştur (Farthing, 2014: 300). Desenlerde ışık önemli bir faktör olup dönemin gerçekçi yaklaşımını gözlemlenebilir. Çizgi ve modle ön plandadır (Görsel-15).
Görsel- 15:Gustave Courbet, ‘‘ köylü kızı’’, 48.6 x 40 cm, 19.yy. (“Sanal”, 2019).
2.1.7. Empresyonizm
Emprestyonist, terimi ilk ortaya çıktığı dönemde aşalayıcı bir anlam taşımıştır. Eleştirmen Lois Leroy, Monet’in bir resmi için ‘‘izlenim, en ham haldeki
bir duvar kağıdı deseni bile bu deniz mansarından daha tamamlanmış ve bitmiştir’’
diyerek kötü bir anlam yüklemiştir (Farthing, 2014: 316).
Empresyonizm Batı’da hissedilsede, Fransa’da doğmuştur. Benzer düşüncelere sahip bir grup arkadaşın fikir alışverişi yaparak geliştirdikleri belli teknikleri olan bir üslup şeklinde ortaya çıkmıştır. Monet, Renoir, Cezanne ünlü empresyonistlerdir. Empresyonistlere göre ışık çok fazla önem taşımaktadır. Rengi vurgulayıp gölgelendirerek ışığın nasıl parladığını göstermeyi amaçlamışlardır. Konunun nasıl resmedidildiği önemlidir (Graham, 2008: 340 - 41).
Akımın ünlü temsilcisi Cloude Monet’tir. Monet’in desenleri resimlerindeki gibi emprestyonist tarzdadır. Işığı oldukça önemsemiş ve doğa eskizleri çizmiştir. Çizgisel ve lekesel bir üslup hakimdir(Görsel-16).
Görsel- 16:Cloude Monet, ‘‘eskiz’’, kağıt üzeri karakalem, 1855. (“Sanal”, 2019)
Degas desenlerinde ise figüre ağırlık vermiş, çalışmalarını anlık el hareketleri ile çizmiştir(Görsel-17). Balerinleri konu aldığı desenlerini füzen ve pastel kullanarak çizmiştir. Resim yapmadan önce çok sayıda üretmiş olduğu desenleri resme başlamadan ön hazırlık yaptığının göstergesi olmuştur (Pehlivan, 2009: 57).
2.1.8.Sembolizm
Sembolizm, 1880’li yıllarda, 19.yüzyılın materyalist anlayışına ve teknolojik değişimine tepki olarak doğmuştur. Sembolistler doğal olmayan renkler kullanarak resim yapmış, ritmik desenlere sahip, düz ve sadeleştirilmiş formlar kullanmıştır. Akımın temsilcisi Paul Gaugin‘dir. Paul Gaugin eserlerinin yalın, birbirine karıştırılmamış renkleri ve basitleştirilmiş formları siyah konturlarla(Görsel-19) çiziyor ve etkili olmuştur (Farthing, 2014: 338-339). Paul Gaugin desenlerinde ağırlıklı olarak lekeselliği benimsemiş, fakat çizgi de onun desenlerinde önemli bir yer tutmuştur. Sanatçı karakalem kullanmakta bunun yanında pastel boya ile de desen çizmiştir. Bu desenlerine yer yer renk verdiği gözlemlenmiştir. Aynı zamanda mürekkep ve demir uç kullanarak da desen çizmiş yine renklendirme yoluna gitmiştir(Graham, 2008: 382).
2.1.9. Fovizm
‘‘Fovizm, yirminci yüzyılın ilk ve 1905 ile 1907 arasında zirveye ulaşan en kısa süreli avangard akımdır’’ (Farthing, 2014: 370). Fovizm, renklerin tüpten
çıktığı gibi uygulanmasıdır. Detay yok denecek kadar azdır. Gerçeklikten tamamen uzaklaşan fovizm akımı sanatçıları, örneğin Matisse, renkleri öylesine ayarlar ki, renkler bir araya geldiklerinde resme derinlik katar. Rengi çok fazla önemserler. En önemli temsilcileri Henry Matisse‘dir. Matisse‘nin desenlerini inceleyecek olursak; Desenlerinde vurguyu tek çizgi ile yapar (Görsel-19). Işık-gölge ve etütten uzaktır. Figür çizimlerinde akımın üslubuna uygun gerçeklikten uzaklaşarak deforme yoluna gitmiştir. Bazı çizimlerinde kağıt üzerinde kalemi ezerek lekesel bir etkiye başvurmuştur.
Görsel- 19:Henry matisse, Bir Bileklikle Hude, kağıt üzerine mürekkep, 12.5x9 cm,T.Y. (“Sanal”, 2019).
2.1.10. Kübizm
Kübizm, yirminci yüzyılın ilk yirmi yıllık diliminde, Picasso ve üslubu kısa sürede benimseyip kullanmaya başlayan Braque tarafından Paris’te geliştirildi.
‘‘Sanatçılar, entellektüel bir yaklaşımla, yapıları analiz etmek ve yeniden yaratmak için biçim bozmaya başvuruyorlardı. Sonuçta ortaya dünyayı daha önce hiç bilinmeyen bir şekilde betimleyen resimler çıkmıştır’’ (Farthing, 2014: 389).
Kübistler nesneleri bir kaç açıdan görünecek şekilde geometrik yapısıyla incelemiştir. Tablolarda nesneleri ayrıntısıyla işlemiş, insanları düşünceleri ve yaşadıkları çevre ile resmetmişlerdir. Akımın önde gelen temsilcisi Pablo Picasso’dur. Picasso desenlerini tıpkı mensup olduğu akımın özellikleri gibi nesneleri karmaşık, bozup parçalayarak sade ve kaba görüntüler elde ederek çizmiştir (Görsel-20). Ressam Afrika sanatından oldukça ilham almıştır.
2.1.11. Fütürizm
Fütürizmin manifestosu, hareketin dinamik doğasını ifade etme ihtiyaçları üzerinde durmasıdır. ‘‘Fütürist ressamlar, pigmentleri fiziksel olarak birbirine
karıştırmaktansa izleyicinin optik olarak birleştirebileceği küçük renk dokunuşlarıyla hız yanılsaması yaratmaya çalıştılar. Kübizmin kırık düzlemlerini, çoklu açılarını ve aynı imgenin kademeli bir şekilde tekrarlanmasını dikkate alıp bunları zaman ve mekan kaymasını betimleyecek şekilde kullandılar’’ (Farthing, 2014: 397). Bu akımın
en önemli temsilcisi Umberto Boccıonı’dir. Ressamın çalışmalarında hareketi, hızı yenilikçi bir yöntem kullanmıştır. Kontrollü taramaları, derinlik ve üç boyutluluk hissi veren ton değişimleri resim yüzeyiyle birlikte uyum sağlar. Zamanla analitik kübizmle karşılaşan Boccıonı, çizimlerinde bu etkiyi seyirciye çizimlerinde, resimlerinde hissettirmiştir. Çizimlerinde leke vazgeçilmez unsuru olmuştur (Görsel-21).
2.1.12. Ekspresyonizm
Yirminci yüzyıl sanat akımları içerisinde en etkili olanı Expresyonizm olmuştur. Dışavurumculuk akım olmayıp Kuzey Avrupa ve Alman sanatçıların yy başlarında empresyonizm’e bir tepki hareketi olarak geliştirdikleri bir sanat hareketidir (Dalkıran, 2006: 30). Ekspresyonist sanatçılar, doğal olmayan renkler ve abartılı, uzatılmış formlar kullanarak çarpıcı, olağandışı bir etki elde etmişlerdir (Farthing, 2014: 378). Duygu ve tutkuların dile getirildiği Ekspresyonizmde tanıtılan nesne ile anlatılmak istenen tamamen iki farklı durumdur. Burada nesne amaç olmanın ötesinde anlatılmak isteneni yansıtan sadece bir araçtır. Sanatçılar biçimleri çarpıtarak içinde bulunulan buhran ve bunalımların karşısındaki yabancılaşmanın dışavurumunu yansıtmaktadır. Bu dışavurum için sanatçılar kışkırtıcı çiğ renkler, kırılmış çizgi ve parçalanmış biçimler kullanmaktadır ve bunlara uyumsuzluk ve ayarsızlık eşlik etmektedir (Aktaran: Görenek, 2013: 55). Dışavurum sanatçıların çizgilerine de yansımıştır.
2.1.13.Soyut Sanat
Çizgi, renk kütle gibi biçim öğelerinin herhangi bir nesneye benzemeyecek şekilde kullanımı sonucu ortaya çıkan düzenlemelerdir. Non-figüratif sözcükleriyle de adlandırılan soyut sanat düşsel bir ürün olabileceği gibi bir nesne biçiminin genelleştirilmesi ile elde edilir. Kandınsky, Malevic, Mondrian gibi sanatçıların doğadan yola çıkarak soyutlamalar yapmışlardır. Desenlerinde de bu soyut tasarımlar göze çarpmaktadır.
Görsel- 23:Wassily Kandinsky, ‘‘Kompozisyon 8’’, 1923, New York, The Solomon R. Guggenheim Museum, (“Sanal”, 2019).
2.1.14.Post Empresyonizm
Post Empresyonizm Akımı, 1886 ve 1905 yılları arasında son empresyonist sergiden fovizm’in doğuşuna kadar kabaca gelişen Fransız sanat hareketidir. Post empresyonizm, empresyonistlerin ışığın ve rengin doğal tasvirine olan ilgisine karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu hareketin öncüleri Paul Cézanne, Vincent van Gogh, ve Georges Seurat’tır. Post-Empresyonizm terimi ilk olarak 1906’da sanat eleştirmeni Roger Fry tarafından kullanılmıştır. Canlı renkler, çoğu kez kalın boya uygulaması ve gerçek hayat konularını kullanmışlardır. Ancak, geometrik formları
vurgulamaya, dışavurumcu etki için şekli bozmaya ve doğal olmayan veya keyfi renk kullanmaya daha eğilimlilerdi (Sanal-1). Işık önemli bir unsur olup, lekesel üslup ve çizgisel üslup önemli olmuştur(Görsel-24).
Görsel- 24:Cezanne, Eskiz Defteri , 1875, (“Sanal”, 2019).
2.2. Modernizm
‘‘Günümüzde yaygın bir şekilde kullanılan ‘modern’ sözcüğü, Latincede ‘tam şimdi’ anlamına gelen ‘modo’ ve ondan türetilen ‘modernus’ sözcüğünden gelmektedir’’ (Yılmaz, 2013: 15). Modern kelimesi dünden bu güne farklı
anlamlandırmayla karşımıza çıkmıştır. Başlangıçta çağdaş, medeni, uygar gibi tanımlarla betimlenmiştir. Zaman içerisinde bu tanımlamalar gerek sosyolojik gerek psikolojik olarak farklılıklar ortaya koymuştur. Modern’i Sanat Tarihi içerisinde düşünecek olursak ard arda gelen hızlanma çağını gösterir. Modern olanın değeri hep bir önceki dönemi yıkarak ya da yok sayarak oluşturulmaya çalışılmıştır (Esenoğlu, 2010: 3). Modernizm, 20.yy ilk yarısının yenilik getiren akımlarını içine alan büyük bir harekettir. Her ne kadar farklı modern akımlar çoğunlukla zıt olsalarda hepsi
deneysel sanatı destekleyerek Doğalcılık‘ ın ve Akademizm’ in egemenliğini reddetmişlerdir. Ortak yönelimi, sanatın doğası ve insan yaşanmışlığıyla ilgili temel sorulara yanıt aramaktır (Lıttle, 2006: 98).
Modernlik, 5. Yüzyılda karşımıza çıkmış, bu yüzyılda modernlik felsefi düşüncesini kazandıran felsefenin babası Descartes’tir. Descartes’a göre ‘‘ bilgi’nin
temeli ben idi. Düşünüyorum, o halde varım’’ sözü bu yüzyılın düşünce yapısını bize
özetler (Yılmaz, 2013: 15-17). Eski olan her şeyi karşılarına alarak yeniyi yücelten düşünürler, sanatçılar bu fikri ileriye taşımışlardır. 17. yüzyıl bu bağlamda bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü sadece modern felsefe ortaya çıkmadı, bununla birlikte sanat ve edebiyat’ta “eskiler/modernler kavgası’’da gün yüzüne çıktı (Yılmaz, 2013: 17).
18. yüzyılın ikinci yarısı modern düşüncenin artık gelişmekte olduğu bir dönemdir. Bununla birlikte akıllarda ikilemler meydana getirmiştir. Akıl bir yandan el üstünde tutulmuş bir yandan da eleştirilere maruz kalmıştır. 18. yüzyıl felsefesinin aydınlık ismi Kant’tır. Bu aydınlanma filozofu dinden bilime, estetikten sanata herşeyin kendini tanımlaması gerektiğini savunmuştur. Ona göre her alan çevresine ve kendine eleştiriyle bakmalıdır. ‘‘Kant’ın modern sanat ve modernizm açısından
önemiyse, sanatı tümüyle özerk bir alan, sanatçıyı da deha olarak kutsamasıydı. Sanatsal yaratım öğrenebilir bir şey değildi; yaratıcılık doğuştandı. Sanat, kendi başına varolma hakkına sahipti. Deha sahibi sanatçı, önceden saptanmış kurallara göre yaratmazdı; tam tersine kuralları bizzat kendisi yaratırdı’’ (Yılmaz, 2013: 17).
Modern düşüncenin gidişatında 1789 Fransız Devrimi de etkili olmuştur.
‘‘Fransız Devrimi, modernlik bilincine hem dünyevi hem kavramsal bir çerçeve sağlamışsa, 18.yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere’de gerçekleşen Sanayi Devrimi de maddi biçimini vermiştir. Mesaj gayet açıktır: Modern zamanlarda hayatta kalmanın tek yolu sanayileşmekti. Modernleşmek, artık sanayileşmek demekti. Sanayi ürünlerinin ulaştığı her yer hızla değişiyordu. Modernlik düşüncesi, akılcılık düşüncesinden ayrı düşünülemez; birinden vazgeçmek diğerini de reddetmek demektir. Modern düşünce, kendi içindeki karşıt görüşleriyle, dünyanın akıl ile dizginlenebileceği, ele geçirilebileceği inancı üzerine kurulu bir ütopyadır. Batı,
modernliği kültürün bütün alanlarında bir devrim olarak düşünmüş ve yoğun olarak yaşamıştır’’ (Yılmaz, 2013: 19). Modern sanatçı açısından önemli olan, eskiyi, yani
geleneksel olanı reddetmek ve yeniye, yani modern olana ulaşmaktır.
19. yüzyılla birlikte ortaya çıkan durumlar; Burjuvazi iktidar dine karşı mücadelesinde kilise ve çevresine son darbeyi vururken, kilisenin yokluğunda yalnız kalan sanatçılar çaresizlik içinde kalmışlardır. Azalan siparişlerle birlikte sanatçılar artık içlerinden gelen konulara yönelmişlerdir (Yılmaz, 2013: 21).
Modern sanat diye adlandırılan olgu yaklaşık olarak bir yüzyıl sürmüş ve bir çok sanat akımını kapsamıştır. Bu dönem soyut resimden Hiperrealizme, anti-sanat akımı Dada ve Fluxus’dan klasik resme ve heykele, Yeni Sanat’tan (Art Nouveau) Bauhaus ve Pop Art’a hemen her akımı içine almaktadır. Bu kadar farklı akımları içeren bir dönemi belirlemek için ortak bir tanım bulmak zor olsa da modern sanatçıları kendilerinden önce gelen gelenekseller ve sonra gelen postmodern sanatçılardan ayıran özellik sanatın önemli olduğu olgusudur. Onlar için sanat gerçek bir değere sahipti. Önce gelen gelenekseller ise sanatın bir değeri olduğunu varsaymışlardır. Onlardan sonra gelen postmodern sanatçılar ise sanatın (veya hayatın) gerçek bir değeri olduğu fikrini reddetmişlerdir (Aktaran: Eroğlu, 2017: 22-23).
2.3. Modernizm ve Desen
1880’ler itibari ile sanatçılar desenin elin artistik hareketlerini ve düşüncenin aktarım şeklini sorgulamaya başlamışlardır. Farklı malzemeler kullanarak geleneksel desenin dışına çıkmışlardır. Bu durum desenin ne olduğuna değil nasıl çizildiği yönünde bir anlayış ortaya çıkarmıştır. Artık sanatçılar yeni malzemelerle sanat eserleri üretim yoluna gitmiştir. Jean Dubuffet’ın isimsiz bir alıcıya not olarak oluşturduğu gazete kağıdı üzerine mürekkeple karalanmış yazılar gösterilebilmektedir (Eroğlu, 2017: 27).
Görsel- 25:Jean Dubuffet, The Key is Under the Window-Shutter, 1944, (Eroğlu, 2017: 27).
19. yüzyılın sonu ile birlikte avangard ressamlar çizgi ve el, görüntü ve kişilik arasındaki bağlantıları sorgulamaya başlanmıştır. Henry Matisse de bu öncülerden biri olmuştur. Onun için desende önemli olan sonuçtan çok yaratma sürecidir. Bunu ‘Sonunda, artık resim çizmeyi bilmiyorum‘’ diyerek geleneksel desenden uzaklaşıp kendi çizgisini ve resim dilini bulabildiğini Laleli Kız adlı tablosunda hissettirmiştir. Ressam bu desende sürekli farklı çizgi ve formlar üzerinde çalışmıştır (Eroğlu, 2017: 28).
Görsel- 26:Henri Matisse, ‘‘Laleli Kız (Jeanne Vaderin)’’, 1910, (Eroğlu, 2017: 28).
Matisse‘in bu deseni hem belirgin hemde gözden kaybolan tavırlar barındırır. Modern sanatın zor anlaşılır oluşu bu dönemin sanatçılarının desenlerinde de kendini göstermiştir. Joan Miro’nun Desen- Kolaj eserinde vücut kıvrımlarını andıran çizgilerle yan yana konmuş kartpostalları, zımpara kağıtları gibi malzemelerle oluşturulan kolaj kullanarak yapılan bir resimdir (Eroğlu, 2017: 29-30).
Görsel- 27:Joan Miro, Desen-Kolaj, 1933, (Eroğlu, 2017: 29).
Modern sanatçılar resimlerinde, desenlerinde rastlantısal denemeler yapmışlardır. Desende el ile akıl arasındaki bağı koparmak, egoyu sarsmak ve mantığı alaşağı etmek için şansa yöneliş yirminci yüzyılın ilk yarısında görülür. Daha sonraları elin kağıt üzerinde gezinmesiyle çizim yapmışlardır. Burada amaç deseni ve çizgiyi yürüten aklı ayrıştırmaktır. Böylece desen bilinçaltının bir ürünü olmuştur. Çizilecek yüzeye veya tuvale farklı malzemeler kullanmak onu geleneksel yöntemin saflığından uzaklaştırmıştır. Picasso’nun ‘’Hasır Sandalyeli Ölü Doğa’’ isimli tablosu gerçeğin gerçek olmayanla iç içe geçtiği modern kolaj akımını başlatan bir eser olup, gerçeğin bir bölümünü gerçek olmayan olarak sunmuştur (Eroğlu, 2017: 30-34).
Görsel- 28:Picasso, Hasır Sandalyeli Ölü Doğa, 1912, (Eroğlu, 2017: 32).
Dadacılar tarafından öne çıkan modern sanatın olaylara hicivsel yaklaşımı olmuştur. Bu sayede resimdeki perspektifin etkilerinden arınarak form ve içerik olarak öz olan çizgiye indirgenmesi söz konusudur. Hiciv içeren çizgisel desen yalın arka planlar üzerinde izole edilmiş figürler ve bunun yarattığı yapısal gerilimler yolu ile modernizmi gösterir. Tek çizgi anlayışına dayanan sadeleştirilmiş bir desen üslubu görünen George Grosz’un ‘’ Hizmete Uygun’’ adlı taş baskı eseri buna bir örnektir (Eroğlu, 2017: 35).
Modern sanatçıların kaygısı 20. yüzyıl başlarında sanatı veya spesifik olarak da resmi dış dünyanın etkisinden kurtararak özerkliğini gözler önüne sermektir. Soyutlamanın ortaya çıktığı süreçte Kazimir Malevich bu durumu soyut geometriciliği benimseyen Süprematizim ile elde etmiştir. Beyaz zemine uyguladığı siyah kare ile özgür sanatı nesnenin baskısından kurtarıp yeni, nesnel olmayan saf bir hale getirmeyi amaçlamıştır (Eroğlu, 2017: 37).
Görsel- 30:Kazimir Malevich, Süprematist Elemanlar : Kareler, 1923, (Eroğlu, 2017: 37).
20. yüzyılın ilk yarısında sanatçılar avangart hareketin içinde yeni üsluplar peşindeyken, I.Dünya savaşını izleyen yıllarda sanatçılar yeniliğe karşı çıkmaya, figürasyona dönmeye başlanmıştır. Bu savaşın yol açtığı yıkıma karşı sanatçıların tepkisi olarak açıklanabilir. Bu dönemde sanatta yeni bir şeyler yaratmaya yönelik arzu ve istek azalmıştır. Bu durum klasik resme dönüş gibi görünse de modernist izler taşımaktadır. Buna yeni-klasikçi yaklaşım da denebilmektedir. Giorgio de Chirico ‘’Matematikçiler’’ tablosunda bir taraftan klasik anlayışı çağrıştırırken diğer taraftan bunu resimdeki modern, yama tarzı, açık ve koyu kontrastların yer aldığı oluşum ile alaşağı etmektedir (Eroğlu, 2017: 41).
Görsel- 31:Chirico, ‘‘Matematikçiler’’, 1917, (Eroğlu, 2017: 41).
II.Dünya Savaşı sıralarında görsel sanatlarda büyük değişimler yaşanmıştır. Buna rağmen desen önemini yitirmemiş her sanatçının resimlerinde yer verdiği bir unsur olmuştur. Desen de bir takım sınırlamaları kabul etmemiş kendini dar bir çizgi içerisine hapsetmemiş, geleneksel desen anlayışında kalmayıp bir takım malzemeler, uygulamalar ve konularda yeniliklere açmıştır kendini. Desen hayal gücü, algılanan ve akıl arasında ilişkiler kurulmasını sağlamıştır. Desen sanatçılara çokça deneyim kazandırma, yeni düşünceleri en kısa sürede hayata geçirebilme, sanatçının kendini en iyi ifade edebilme gibi yeni imkanları keşfetmek için mükemmel bir araç olmuştur (Eroğlu, 2017: 44).
Modernizm ile birlikte adeta evrim geçiren desen 1945 sonrasında daha da belirgin hale gelmiştir. Sanat tarihçisi Jack Flam’a göre değişen desen algısı ‘‘20.Yüzyıl deseninin getirdiği en büyük yenilik ruh hali fikirler ve süreçler gibi daha
tasvirinden ruhsal ve duygusal olana kaydıkça, teknik vurguda üç boyutlu uzamın yanılsamasının yaratılmasından uzaklaşmıştır. Sonuç olarak desenden beklenen estetik kaygılarda değişmiştir’’ demiştir.
II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa ve Amerikalı sanatçıların işleri arasındaki farklılıklar konusunda Alman sanatçı Joseph Beuys önemli bir yere sahiptir. Beuys’un işlerinde desen faktörü önemlidir. Beuys için düşünmek formlar yaratmakla aynıdır. 1940’lardan 1960’lara kadar Beuys karakalem, mürekkep, kömür, suluboya, çamur, metal parçaları, lamba isi ve ona özgü olan beize ve braunkreuz denilen bir yağı kullandığı binlerce desen üretmiştir. Bu dönemde desenleri özel, samimi, araştırıcı, adeta kendini anlayabilmek için fikirler ve formların çalışıldığı eserlerdir.
Görsel- 32:Joseph Beuys, İsimsiz, 1952, (Eroğlu, 2017: 48).
1940 yıllarının ortalarından Modernizm ile birlikte figüratif sanat yaklaşımlarında Henrii Matisse, Pablo Picasso gibi sanatçılar çokça ele almışlardır. Transfer tekniğini kullanan sanatçılar arasında Robert Rauschenberg de vardır. Sanatçının kolajı andıran çalışmalarında yüzeyde sanatçının el izleri de
bulunmaktadır. Ortaya çıkan sonuç bir zaman sürecinin içinde genişleyen bir etkidir. Benzer çalışmalar yapan Jasper Johns ise genelde tek ve bilinen bir imgeyi kullanmıştır (Eroğlu, 2017: 48 - 52).
Görsel- 33:Jasper Johns, ‘‘Dalgıç’’, 1962-63, (Eroğlu, 2017: 51).
1950’lerin sonuna doğru imge ve soyutlama arasındaki gerilim azalmıştı. Bu bağlamda Pop Sanat ve Minimal Sanat bu ayrıma odaklanan ve buna uyum getirmeye çalışırken zaman zaman karşıt fakat bazende örtüşen yaklaşımlar getiren sanat akımlarıdır. Pop sanat ve Minimal sanat bir taraftan sanatçının dışavurumcu yaklaşımını göz ardı ederken, diğer taraftan yine de sanatçının tarzı ve imzası bu işlerde görünür olmuştur (Eroğlu, 2017: 53).