Gap Bölgesinde Hayvansal Üretimde Mevcut Durum Ve Geliştirme Çalışmaları
Ümit YAVUZER1 Gülşah Bengisu2 Cenap Cevheri3
ÖZET
Ülkemiz yüzölçümünün %9,7’sini ve ülke nüfusunda %9.8’ini kapsayan Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) Cumhuriyet döneminin en önemli bütünleşmiş bölgesel kalkınma projesidir.
Projenin amacı bölgedeki zengin toprak ve su kaynakları potansiyelini kullanarak, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının geliştirilmesi ve yaşam düzeyinin yükseltilmesidir. Amaca ulaşma bölgede ana sektör konumunda bulunan tarım sektörünün kalkındırılması hayvansal üretimin geliştirilmesine bağlıdır. Hayvansal üretim yapan işletmelerin, tarımsal üretim içerisindeki oranı gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında, ülkemizde ve GAP bölgesinde daha düşük düzeylerdedir.
GAP bölgesinin hayvansal üretim potansiyeli ve ülkemiz hayvan varlığı içindeki oranı hayvancılık faaliyetlerinin, bölgede artan bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Ülke genelinde toplam hayvan varlığımız incelendiğinde yaklaşık 21.749.508 baş koyun, 10.723.958 baş sığır, 234.082.206 adet tavuk varlığı olduğu görülmektedir. GAP bölgesin ülkemiz koyun varlığının
%14,4’üne, sığır varlığının % 6,6’sına sahiptir (Anonim, 2007). Ülke genelinde büyük ve küçükbaş hayvan varlığındaki azalmadan, GAP bölgesinin de etkilendiği bir gerçektir.
The present state at animal production in South Eastern Anatolian Project Region (GAP) ABSTRACT
Our country's surface area 9.7% and 9.8% in the population of the country covering the South Eastern Anatolia Project (GAP) in the republic period is the most integrated regional development project. The aim of the project in the region, rich soil and water resources by using the potential of the region's social and economic structure is to increase the level of development and life. The main industry in a position to achieve objectives in the region to the development of the agricultural sector depends on the development of animal production. The rates of animal production, agricultural production in developed countries compared with the ratio, and the GAP region in our country is in a lower level.
Animal production potential of the GAP region and the presence of animals in our country, the ratio of livestock activities in the region indicate an increasing importance. Our animals were examined in total assets across the country about 21,749,508 sheep, 10,723,958 head of cattle, 234 082 206 hens are deemed to be assets. You put our country on the presence of the GAP region 14.4% to 6.6% of cattle assets' test has (Anonymous, 2007).
Throughout the country, large and small ruminants animal existences decrease in the GAP region also affected is a fact.
1. GAP BÖLGESĐNDE HAYVANSAL ÜRETĐM POTANSĐYELĐ
Ülkemiz nüfusunun yüzölçümünün %9.7’sini ve ülke nüfusunda %9.8’ini kapsayan Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) Cumhuriyet döneminin en önemli entegre bölgesel kalkınma projesidir. Projenin amacı bölgedeki zengin toprak ve su kaynakları potansiyelini kullanarak, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının geliştirilmesi ve yaşam düzeyinin yükseltilmesidir. Amaca ulaşma bölgede ana sektör konumunda bulunan tarım sektörünün kalkındırılması ve tarımdan sanayiye geçişi temin edecek entegrasyonun sağlanması ile gerçekleşebilir( Turan, A. 1999).
1 Yrd.Doç.Dr. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi-Zootekni Bölümü-Şanlıurfa
2 Yrd.Doç.Dr. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi-Tarla Bitkileri Bölümü-Şanlıurfa
3 Yrd. Doç. Dr. Harran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi-Şanlıurfa
Ülkemiz genelinde hayvancılık sektörünün en önemli özelliği, tarım işletmelerinde bitkisel üretim faaliyeti ile hayvancılık faaliyetinin bir arada yürütülmesidir. GAP bölgesinde de bu yapı açıkça görülmektedir. Đşletmelerde bitkisel üretim hayvansal üretimden önce gelmekte veya genellikle bitkisel üretimin yapılamayan alanlarda otlatmaya dayalı hayvancılık yapılmaktadır (Demirtaş, 1999).
Hayvan varlığı açısından işletmelerin yapısına bakıldığında, Ülkemizde kırmızı etin kaynağı olan; sığır, koyun, keçi ve manda varlığının gelişimi incelendiğinde, genel olarak bir azalma eğiliminin ortaya çıktığı görülmektedir (Anonim, 2007).
Hayvan varlığındaki azalış üzerinde; bir taraftan kırsaldan şehirlere göçün artması, diğer yandan düşük verimli yerli ırkların yerini yüksek verimli ırklara bırakmasının etkisi olduğu söylenebilir.
GAP Bölgesinde hayvancılık, büyük oranda doğal mera ve anız otlatmasına dayanmaktadır. Bölgedeki meraların büyük çoğunluğu, kısa ve seyrek otlu koyun merası karakterindedir.
GAP’taki sulama yatırımlarının devreye girmesi ile birlikte bitkisel ve hayvansal üretim deseni doğal olarak değişmiş ve değişmektedir. Özellikle sulanan alanlarda bölgenin yerli koyun ırkları düşük verim potansiyelleri ile bitkisel üretim, özellikle endüstri bitkileri ile rekabet edemeyecektir. Bu yüzden sulanan alanlarda ekstansif üretim değil entansif üretime uygun yüksek süt ve yavru verimli besi ve karkas kalitesi yüksek büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapılması daha uygun olacaktır. Ancak özellikle Harran ovasında özellikle pamuk tarımının yaygınlaşmasıyla, ovada koyun yetiştiriciliğinde büyük azalma olmuştur. Bu yüzden özellikle sulama dışı alanlarda hayvancılık sektörünün canlandırılmasına ve bu yolla topraksız ve az topraklı yoksul çiftçilerin gelir düzeyinin yükseltilmesine hizmet edecek ekstansif koyunculuğun teşvik edilmesi gerekmektedir. Böylece bölgedeki gelişim farklılıklarının azaltılmasına hizmet edileceği gibi, hayvancılık sektörünün geliştirilmesi ile ülke ve bölge ekonomisine de katkı sağlanacaktır.
Ülke genelinde olduğu gibi, GAP bölgesinde de Hayvancılık, bitkisel üretime paralel bir gelişme sağlayamamıştır. 1980–2010 döneminde hayvan varlığında, tüm ülke genelinde olduğu gibi, önemli düşüşler gerçekleşmiştir. Yaşanan olağan dışı durumlar ve kırsaldan kentlere yoğun göçler nedeniyle Türkiye geneline göre GAP bölgesinde daha yüksek oranlarda azalmalar belirlenmiştir. Anılan dönemde, sığır varlığında % 17, koyun varlığında % 38 ve keçi varlığında da % 39 oranına varan düşüşler görülmüştür. GAP bölgesinde geçtiğimiz yıllarda özellikle koyun ve keçi ıslahı konusunda, gerek kamu kesiminin gerekse özel sektörün bölgede yeterli çalışma yaptığını söylemek olası değildir.
GAP bölgesinde son 30 yıl içinde hayvancılık yapan işletmelerin sayısı %24 azalma göstermiş, 317 bin adetten 240 bine düşmüştür. Đşletmelerin ölçeğinin küçük olması hayvancılığın verimli ve karlı bir şekilde yapılabilmesini engellemekte, gerek kamu kesiminin gerekse özel kesimin bölgede sunduğu hayvan sağlığı ve ıslahı hizmetlerinin verimliliğini ve etkinliğini azaltmaktadır.
Ülke genelinde büyük ve küçükbaş hayvan varlığındaki azalmadan, GAP bölgesinin de etkilendiği bir gerçek olmasına karşılık, özellikle GAP bölgesindeki kırsal kesimden şehir merkezlerine yoğun göçün yaşandığı illerde hayvancılığında büyük gerileme içinde olduğu açıkça görülmektedir.
Ülke genelinde, hayvansal üretim hayvan sayısının yanı sıra, canlı ağırlığı daha fazla olan kültür ırkı hayvan sayısındaki değişmelere de bağlıdır. Bu açıdan bakıldığında, son yıllarda yüksek verimli kültür ırkı ve melezlerinin sığır popülasyonu içindeki payında artış olduğu görülmektedir. Nitekim, 1990 yılında sığır popülasyonu içinde %58.8 yerli,
%32.8 kültür melezi ve %8.9 oranında kültür ırkı bulunurken, on yıllık bir sürede sürekli bir artış ile 2001 yılında sığır popülasyon da kültür melezlerinin oranı %40.5’e ve kültür ırklarının oranı da %17.6’ya yükselmiştir. 2001 yılında sığır popülasyonu içindeki yerli ırkların oranı ise %38.6’ya gerilemiştir. Sığır popülasyonunda kültür ve kültür melezi oranlarının yükselmesinin, toplam sığır eti kesim ağırlıklarını artırdığı bilinmektedir.
Kırmızı et üretiminin bir diğer önemli kaynağı olan koyun popülasyonunun ise hemen tamamı yerli ırklardan oluşmaktadır. Nitekim 1990 ve 2001 yılları arasındaki dönemde herhangi bir değişiklik olmaksızın, yerli ırkların koyun popülasyonundaki payının
%97’ler civarında olduğu görülmektedir ( Anonim, 1990, Anonim, 2000).
Bölgede mevcut yaklaşık 1.214.794 BBHB (Büyükbaş hayvan birimi) varlığının kaliteli kaba yem gereksiniminin 2.400.000 ton olmasına karşın, üretim ancak 1.300.000 ton kadar olmakta ve ihtiyacın %46’sını karşılayabilmektedir (Cevheri ve ark. 1999).
Açığın kapatılabilmesi için GAP bölgesinde yem bitkisi yetiştiriciliği teşvik edilmelidir.
Bölge yem bitkileri ve kaba yem üretimi konusunda ülkemizin diğer bölgelerinin açığını da karşılayacak kadar büyük potansiyele sahiptir.
2. GAP BÖLGESĐNDE HAYVANCILIĞIN GELĐŞTĐRĐLMESĐ ĐÇĐN ÇÖZÜM ÖNERĐLERĐ
GAP bölgesinde iller bazında Hayvancılığı Geliştirme Projesi hazırlanmalı ve hazırlanacak projelere dayalı olarak; özellikle sığır, koyun ve keçi yetiştiriciliği, yem bitkileri üretimi ve silaj yapımı gibi üretim faaliyetleri ve ırk ıslahının sağlanmasına yönelik, yapay tohumlama ile hayvan sağlığı hizmetleri için destekler artırılmalıdır.
GAP bölgesinde önemli bir potansiyel olan sığır yetiştiriciliğinde de Holstayn (Siyah-Alaca), Simmental ve Esmer (Montofon) gibi süt verimi yüksek dünya da olduğu gibi ülkemizde de yaygın olan kültür ırkı sığırların yerli ırklara oranı, GAP bölgesinde diğer bölgelerimize göre azdır. GAP Bölgesinde yaygın olarak bulunan Güneydoğu Anadolu Kırmızısı sığırları bu sığır ırklarıyla melezlenerek süt ve et verimi artırılabilir
GAP bölgesindeki koyun ırkları Akkaraman (Karakaş tipi) (% 70–75), Đvesi (%20–
25), gibi yerli ırklardan oluşmaktadır. Yerli ırktan hayvanların ıslah yoluyla verimlerinin artırılması yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Yine keçi ırklarımız içinde süt ve yavru veriminin yüksekliğiyle tanınan Kilis keçisinin verim düzeylerinin artırılması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.
Büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde uygulanan aşıların bir kısmı ya imkansızlıktan yada önemini bilmedikleri için, koruyucu aşıları tam anlamıyla uygulanmamakta, bunun sonucunda salgın hastalıkların sürülerde sıkça görülmesine ve buna bağlı hayvan kayıplarına neden olmaktadır.
Hayvancılığı geliştirme yönünde verilecek krediler doğrudan hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler belirlenerek verilmelidir. Krediler için ayrılacak kaynağın en büyük kısmının bölgede yaygın olarak görülen hayvan kayıplarının önlenmesi amacıyla aşı desteği uygulaması, koyun ve keçi yetiştirticiliğinde kısa dönemli besicilik kredisi verilmesi erken yaşta kuzu ve oğlak kesimini engelleyecektir. Kredilerin yerinde ve amacına uygun olarak sağlanması, yem bitkileri ekiminin teşvik edilmesi, soy kütüğü kayıtlarına esas olacak verilerin toplanması ve değerlendirilmesi, yapay tohumlama hizmetlerinin, koruyucu hayvan sağlığı hizmetleri ve özellikle aşı programları ile teknik kontrollerin yerine getirilmesi, ürünlerin pazarlanması, kredinin geri ödenmesini daha güvenle sağlayacaktır (Demirtaş, A. 1999).
Süt sığırcılığı, sığır besiciliği ve damızlık koyun ve keçi yetiştiriciliği ve besiciliği GAP bölgesinde destekleme yardımlarından yararlandırılmalıdır. GAP bölgesinde kredi desteği verilen hayvancılık faaliyetlerinin destekleme yardımlarından yaralandırılması elbette son derece isabetli olacaktır. Hayvancılık faaliyeti için bugüne kadar uygulanan destekleme politikalarının titizlikle ve bilimsel kriterlere göre değerlendirilmesi ve
uygulama esasları itibariyle aksayan yönlerin ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir. Gerçekten de bugüne kadar, bazı projeler çerçevesinde kredi kullanımı konusunda yaşanan birtakım sıkıntılar, kontrol mekanizmasının etkin çalışması konusunun ne denli önem taşıdığını göstermiştir.
Bir diğer önemli konu, üreticilerin örgütlenmesi konusudur. Bilindiği gibi, hayvancılık sektörü ve hayvansal ürünler işleme sanayii ile entegrasyonunda başarılı olmuş, gelişmiş ülkelerin bu başarısında, kooperatif ve birlikler önemli role sahiptir.
Gelişmiş ülkelerde örgütler hayvancılık sektöründe büyük bir etkinlik gösterirler. Bu kurumlar özellikle hayvansal üretimin pazarlanması ve işlenmesinde önemli paya sahiptirler. GAP bölgesinde sığır ve koyun–keçi yetiştiricileri birlikleri yeni sayılacak bir tarihte kurulmuştur ve henüz yetiştiriciler arasında etkin rol oynadığını söylemek pek de olası değildir. Örgütlenmeleri özendirilerek Avrupa Birliğindeki çiftçi örgüt modelleri ülkemizde yaygınlaştırılmalıdır. GAP bölgesinde devlet desteğiyle yetiştiricilerin birlik çatısı altında toplanmaları özendirilmelidir.
3. SONUÇ
GAP bölgesi hayvancılık açısından potansiyeli olan ve geliştirilmesi gerek sektörlerdendir. GAP bölgesinde öncelikle hayvan varlığında hızlı düşüş olan ve hızlı göç yaşanan illerden başlayarak gerek hayvancılık işletmelerinin, gerekse üretilen ürünleri hammadde olarak alıp, değerlendirecek süt ve et ürünlerine işleyebilecek tesislerin daha isabetli karalar doğrultusunda kurulmasına gereksinim vardır.
GAP bölgesinde hayvancılık sektörünün gelişmesi için gereken yatırım koşulları zamanında ve yeterli miktarda sağlandığı takdirde, topraksız, az topraklı ve çeşitli nedenlerle göç etmek durumunda kalmış ailelerin yerleşimleri sağlanacak ve bölge halkının gelir düzeyi artırılmış olacaktır, bunun yansıra süt, et ve ürünleri sanayinin teşvik edilerek, yöredeki işsizlik sorununa çare bulunacaktır ( Saner, G ve ark. 1999).
Ülkemizde kırmızı et açığını gidermek, fiyatları daha aşağıya çekebilmek amacıyla son aylarda canlı sığır ithalatları gerçekleştirilmiştir. Oysa bölgeden eski tarihlerde başta Đvesi koyunları olmak üzere önemli miktarlarda canlı hayvan ihracı yapıldığı unutulmamalıdır. GAP bölgesinde hayvancılık faaliyeti ve bağlantılı sektörlerde yaşanan sıkıntıların çözümü ve mevcut potansiyelin harekete geçirilmesi için, işletme ve yatırım kredisi kullandırılması esasına dayalı olan GAP Hayvancılığı Geliştirme Projesi hazırlanmalıdır.
Özellikle büyükbaş hayvancılıkta ırk ıslahında ve verimlerin geliştirilmesinde büyük önemi olan yapay tohumlama uygulamalarında teşvikler artırılmalıdır. GAP bölgesi hayvancılığını geliştirilmesinin, yüksek verimli ve çevreye uygun ırkların oluşturulmasının büyük önemi olduğu düşünülerek, bu konu üzerine titizlikle gidilmelidir.
GAP bölgesinde Hayvancılık Araştırma Enstitüsü bulunmamakta özellikle koyun ve keçi ıslahı konularında Hayvancılık Araştırma Enstitüsüne gerek duyulmaktadır.
Ceylanpınar Tarım Đşletmesinin hayvancılık potansiyeli düşünüldüğünde işletmenin hiç olmazsa bir kısmı bu amaca yönelik olarak Hayvancılık Araştırma Enstitüsüne dönüştürülebilir.
Ayrıca, GAP kapsamında, sığır besiciliğinin yansıra, damızlık sığır yetiştiren işletmelerin desteklenmesi bölgede çayır-mera olanaklarının geliştirilmesi yem bitkileri yetiştiriciliğinin, özellikle GAP bölgesinde sulu tarımın yapıldığı bölgelerde yem bitkileri ekiminin desteklenmesine devam edilmeli ve kapsamı genişletilmelidir.
Kaynaklar
Anonim. 1980. Tarımsal Yapı ve Üretim. T.C Başbakanlık D.Đ.E. Yay.,Ankara Anonim. 19990. Tarımsal Yapı ve Üretim. T.C Başbakanlık D.Đ.E. Yay.,Ankara Anonim. 2000. Tarımsal Yapı ve Üretim. T.C Başbakanlık D.Đ.E. Yay.,Ankara
Anonim 2007. Tarımsal Yapı ve Üretim. T.C Başbakanlık D.Đ.E. Yay.,Ankara
CEVHERĐ, A.C., AVCIOĞLU, R., SOYA, H., GEREN. H., 1999. GAP Bölgesi Meralarının ıslahında yeni yaklaşımlar. GAP 1.Tarım Kongresi 26,28 Mayıs 1999, Şanlıurfa, Sayfa.759
CEYHAN, A., SERBESTER, U., ÖZTÜRK, D., 1999. GAP Bölgesinde koyun-kuzu eti üretiminin artırılması olanakları. GAP 1. Tarım Kongresi, 26–28 Mayıs, Şanlıurfa. Sayfa, 1059–1066.
DEMĐRTAŞ, N., 1999. Türkiye Hayvancılığı Geliştirme Projesinin Kırmızı Et ve Et Ürünleri Sanayii Açısından Değerlendirilmesi. Uluslararası Hayvancılık’ 99 Kongresi. Đzmir, 21-24 Eylül 1999.Sayfa: 141-148.
SANER, G., KAYA, F,. 1999. GAP Bölgesindeki tarım sektörüne yapılan teşvik belgeli yatırımlar kapsamında hayvancılık yatırımlarının yeri ve önemi. GAP 1.Tarım Kongresi,26–28 Mayıs 1999. Şanlıurfa, Sayfa: 413–419.
TURAN A., 1999. GAP Bölgesinde Üretici Örgütlenmesi ve Kooperatifler, GAP 1.
Tarım Kongresi, 26–28 Mayıs 1999. Sayfa 435.