İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMEN ADAYLARININ SOMUT ÖĞRETİM NESNESİ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ
DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ
Tayfun TUTAK1 Selim KILIÇARSLAN1 Alev AKGÜL1 Yunus GÜDER1 Ünal İÇ2
1Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü
2Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü
ÖZET
Çoğu zaman öğrencilerin soyut kavramları zihinlerinde canlandırmada güçlük çektikleri bilinmektedir. Öğrenciler dersleri soyut kavramlardan dolayı sevmemekte ve anlamakta güçlük çekmektedirler. Bu anlamda öğretmenlere düşen görevlerden biri de soyut kavramları somutlaştıracak ortamlar oluşturarak kalıcı öğrenmeyi sağlamak ve öğrencinin dersleri dolayısı ile okulu sevmesini sağlamaktır. Geleceğin öğretmenleri olan öğretmen adaylarının somut öğretim nesnelerini bilmeleri, hazırlayabilmeleri ve kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı, matematik öğretmen adaylarının somut öğretim nesnesi kullanımına yönelik bilgi düzeylerinin belirlenmesi olarak belirlenmiştir.
Çalışmanın evrenini Fırat Üniversitesi eğitim fakültesi ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıf öğrencileri, örneklemini ise bu son sınıf öğrencilerinden rastlantısal olarak seçilen 20 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veriler mülakat yapılarak toplanmış ve betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre matematik öğretmen adaylarının somut öğretim nesnelerini bildikleri ancak kullanmada ve hazırlamada zorluk çektikleri ortaya çıkmıştır. Yine somut öğretim nesnelerinin hazırlanmasına yönelik materyal geliştirme dersini aldıklarını belirtmişlerdir.
Anahtar Kelimeler: Somut Öğretim Nesnesi, Matematik Eğitimi, Öğretmen Adayları
1. GİRİŞ
Son yıllarda matematik eğitiminde yapılan reform çalışmalarında (MEB, 2005) kural ve formüle dayalı öğretmen merkezli geleneksel matematik öğretimi yerine öğrencinin araştırma yapmasına, kendi bilgisini kurmasına, etkinlikler yoluyla kavramlar arasındaki ilişkileri keşfetmesine, çeşitli varsayımlarda ve genellemelerde bulunmasına, karşılaştığı problemlere farklı çözümler üretmesine, matematiksel fikirlerin tartışılmasına imkan veren öğrenci merkezli bir matematik öğretiminin yapılmasına önem verilmektedir (Birgin ve Gürbüz, 2009). Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını temel alan yeni ilköğretim programında somut nesnelerin ve bilgisayar destekli etkinliklerin kullanılmasına ağırlık verilmiştir. Bununla birlikte yeni ilköğretim programı, derslerde işbirlikçi öğrenmenin ve çalışma yapraklarının kullanılmasını ön görmüştür (Baki, Akbayır, Öztürk, Çepni ve Baysal, 2006).
Mevcut matematiksel bilgilerin öğrencilere aktarılması ve öğrencilerde matematiksel düşünme becerisinin geliştirilmesi matematik öğretiminin başlıca hedefidir (Bozkurt ve Akalın, 2010). Bugün uygulanan çağdaş yöntemde, kavramı en iyi anlatan örnekten öğrencinin konuyla ilgili yargılara varmasını sağlamak esastır. Kavramlar somutlaştırılarak verildiğinde daha akılda kalıcı olmaktadır (Uygur, 2005). Öğrenme-öğretme sürecinde somut bilgilerden yola çıkılması ve öğrencilerin uygulama yapabilmeleri öğretim materyallerinin kullanımı ile mümkün olmakla birlikte öğretim programlarında belirtilen kazanımlara ulaşmak için kullanılan öğretim materyalleri, bilginin keşfedilmesi ve yapılandırılmasında vazgeçilmez araçlardandır (MEB, 2005).
Öğrencilerin soyut düşünebilme kapasiteleri dünyadaki somut nesneleri algılamaları ile ilişkilidir. Soyut matematiksel ifadeleri görselleştirerek somut ve açık bir şekilde sunmak için tasarlanan öğretim materyalleri öğrencilerin yaratıcı düşünmelerine ve hayal dünyalarının gelişmesine yardım ederler (Gürbüz, 2007). Somut nesne kullanımı, öğrencileri kendi kendilerine düşünmeleri için cesaretlendirir, öğrencilere problem çözmek için çeşitli keşfedici ve oluşturmacı stratejik fırsatlar verir. Bir çözümü doğru olarak oluşturduklarında, öğrencilere cesaret verir ve teşvik eder (Tutak, 2008).
Öğrenciyi ödüllendirmek olarak kabul edilen öğrenme ortamlarında öğretim materyallerinin kullanımı; öğrenciyi merkeze almakta, daha zengin öğrenme fırsatları sunmakta, matematik yapmayı ve sevmeyi sağlamakta, matematik öğretimini eğlenceli hale getirmekte, matematiğin yazılmasına ve tartışılmasına fırsat vermekte ve öğrenci motivasyonlarının artmasını sağlamaktadır (Gürbüz, 2006).
Öğrencilerin fiziksel araçları bizzat kendi elleriyle kurcalamaları, onlarla bir şeyler yapmaları ve onları
problem çözmede araç olarak kullanmaları önem taşımaktadır (Olkun, 2001). Öğrencilerin öğrenme sürecine aktif olarak katılmalarının sağlanması, içerisinde bulundukları gelişim dönemlerine uygun somut yaşam koşullarının oluşturulması ve bu sayede öğrencilerin somut deneyimlerinden yararlanılması suretiyle her öğrencinin matematiği öğrenmesi hedeflenmektedir (MEB, 2005).
Somutlaştırma işlemi ne kadar başarılı olursa öğrenme o kadar anlamlı ve kalıcı olmaktadır.
Öğrenme nesneleri bir araya getirilerek özgün öğrenme ortamları geliştirilebilir. Öğrenme nesnelerini sırasıyla birleştirerek doğrusal bir yapı oluşturulabileceği gibi gezintinin öğrenci tercihine bırakıldığı bağımsız öğrenme modülleri hazırlanabilir. Nesne kullanılarak hazırlanan bu tür ortamlar öğretmene/tasarımcıya zaman kazandırarak öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarıyla daha fazla ilgilenme olanağı tanır (Karaman, Özen ve Yıldırım, 2007).
Öğrenme nesneleri önbilgilerin harekete geçirilmesi, kavramsal değişimi destekleme, çoklu gösterimler sağlama, öğrenmenin transferi ve beceri geliştirme gibi çeşitli sınıf içi ya da sınıf dışı öğretim etkinliklerinde kullanılabilir (Karaman, Özen ve Yıldırım, 2007).
Tekdal (2004), öğrenme nesnelerinin kullanılmasının eğitim dünyasına paylaşmayı, zaman tasarrufunu, ekonomik çözümü ve kaliteyi getireceğini belirtmiştir.
Çocukta zihin gelişimi somuttan soyuta doğrudur. Çocuklar her zaman somut olarak gördüğü, algıladığı şeyleri, onların soyut kavramlarla anlatılmasından daha kolay öğrenirler. Özellikle ilköğretimde öğrencilerin gözle görüp, elle tuttukları gerçek eşya ve modeller onlar için daha anlamlıdır. Bu nedenle soyut konuların öğretiminde somut modellerden faydalanılmalıdır (Yolcu ve Kurtuluş, 2010).
Öğretim materyallerinin öğretim ortamında farklı amaçlar için kullanıldığı, bazı öğretim ortamlarında öğretmeni destekleyici, bazı ortamlarda tamamen öğretmen rolü üstlendiği gözlenmektedir (İnan, 2006). Geleceğin öğretmenleri olan öğretmen adaylarının somut öğretim nesnelerini bilmeleri, hazırlayabilmeleri ve kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Bu doğrultuda bu çalışmada matematik öğretmen adaylarının somut öğretim nesnesi kullanımına yönelik bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
1.1.Amaç
Geleceğin öğretmenleri olan öğretmen adaylarının somut öğretim nesnelerini bilmeleri, hazırlayabilmeleri ve kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu çalışmada, matematik öğretmen adaylarının somut öğretim nesnesi kullanımına yönelik bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı öğretmen adaylarının somut nesne kullanımı hakkındaki görüşlerini incelemektir.
1.2.Problem
Eğitim fakültelerinde öğrenim gören son sınıf matematik öğretmen adayları somut öğretim nesnesi kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip mi? sorusu çalışmamızın problemini oluşturmaktadır.
Bu problem durumunu araştırmak için öğretmen adaylarıyla mülakatlar yapılmıştır.
2. YÖNTEM
Çalışma 2011-2012 bahar yarıyılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde yapılmıştır.
Çalışmanın evrenini aynı üniversitenin eğitim fakültesi ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıf öğrencileri, örneklemini ise bu son sınıf öğrencilerinden rastlantısal olarak seçilen 20 ilköğretim matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu araştırma betimsel türde nitel bir çalışmadır.
Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Mülakat soruları öğretmen adaylarının somut öğretim nesneleri hakkında düşüncelerini öğrenmeye yönelik olarak 10 sorudan oluşmaktadır. Hazırlanan bu sorular alanında uzman 4 öğretim üyesine incelettirilmiştir.
Böylece geçerlik ve güvenirliği sağlanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ile analiz edilmiştir.
2.1.Gerekçe
Matematik soyut düşünmeyi gerektiren bir derstir. Ancak ilköğretim seviyesinde bulunan öğrencilerin gelişimsel özellikleri dikkate alındığında bu dönem öğrencilerinin bu konuda yetersiz olduğu görülmektedir. Bu nedenle ilköğretim seviyesinde soyut olan bu dersin somutlaştırılmasının gerekliliği açıktır. Böylece anlamlı ve kalıcı öğrenmeler gerçekleşecektir. Somutlaştırma aşamasında
öğretmenlerin görevi oldukça önemlidir. Somutlaştırma aşamasında somut nesne kullanımından yararlanmak öğrencilerde kalıcı öğrenmelerin oluşmasını sağlayacaktır.
3. BULGULAR
Çalışmaya ait veriler toplanırken rastlantısal olarak seçilen 20 öğretmen adayı ile 10 temel sorudan oluşan mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlarda öğretmen adaylarının somut öğretim nesneleri hakkındaki bilgileri araştırılmıştır. Mülakatlarda sorulan sorular ve öğretmen adaylarının cevapları aşağıda gruplandırılmıştır.
SORU 1: Somut öğretim nesneleri hakkında bilginiz var mı? sorusuna öğretmen adaylarından iki kişi kısmen bilgisi olduğunu, bir kişi bilgisi olmadığını ve geriye kalanlar ise bu konuda bilgisi olduğunu söylemiştir. Bu soruya ait görüşlerden bazıları şunlardır:
“Küp, prizma, silindir şeklindeki nesneler.”
“Evet var. Öğretime nitelik kazandırma, kalıcı olma.”
“Kısmen var.”
“Var. Abaküs, grafikler, harita ve tablolar öğretici tahtalar, oyuncak hamurlar.”
“Tam olarak değil. Örneğin; derste kullanılan görsel araç ve gereçler, projeksiyon, gerçek nesneler, bilgisayar vs.”
“Var. Bilgisayar, şeritler, görsel hazırlanmış her türlü araç ve gereç, programlar.”
“Var. Video, ses kaydı, slayt gösterisi, bilgisayar vb.”
“Bilgisayar, kitap, video, TV, projeksiyon.”
“Bilgimiz var. Farklı şeyler yapabiliriz. Cebir karoları, geometri tahtası gibi.”
“Hayır.”
“Var. Küpler, günlük hayatta düzlemler, eğim için merdiven.”
SORU 2: Sizce somut öğretim nesneleri neler olabilir? Sorusuna öğretmen adaylarından sadece bir kişi bilgisi olmadığını söylemiştir. Diğerleri somut öğretim nesnelerine farklı örnekler vermişlerdir.
Bu görüşlerden bazıları şunlardır:
“Bilgisayar görselleri, gerçek yaşamdaki nesneler.”
“Eğitimde kullanılan materyaller. Geometrik şekiller.”
“Hayatımızdaki bütün cisimler materyaldir.”
“Materyaller, öğrencinin yaparak yaşayarak öğrenebileceği nesneler, simülasyon.”
“Yaratıcılığı geliştirici oyunlar.”
“Beş duyu organına hitap eden dersin içeriğine uygun araç gereçler.”
“Bilgisayar destekli öğretim, projeksiyon.”
“Öğrencinin günlük hayatta karşılaşabileceği, çevrede var olan nesnelerin benzerliklerinden yararlanarak yaratıcı ürünler.”
SORU 3: Somut öğretim nesne kullanımı konusunda üniversitede aldığınız dersler var mı?
Sorusuna sadece iki kişi hayır böyle bir ders almadık cevabını vermiştir. Bu soruya ait görüşlerden bazıları şunlardır:
“Evet materyal geliştirme dersi.”
“Bilgisayar, materyal geliştirme.”
“Materyal geliştirme, topluma hizmet uygulamaları olabilir.”
“Hayır maalesef yok.”
“Materyal tasarımı, bilgisayar destekli matematik öğretimi.”
“Materyal tasarımı, aktivite eksenli matematik öğretimi, matematiğin günlük yaşamımızdaki yeri.”
“Hayır, sadece öğretim materyali fakat onda da biz yaratıcılığımızı kullandık.”
“Materyal geliştirme, bilgisayar destekli öğretim.”
SORU 4: Somut nesne kullanımı konusunda yeterli olduğunuzu düşünüyor musunuz? Sorusuna öğretmen adaylarının bir kısmı bu konuda yeterli olduğunu bir kısmı ise yeterli olmadığını veya kısmen yeterli olduğunu dile getirmiştir. Bu soruya ait görüşlerden bazıları şunlardır:
“Evet, gerçek hayattan örnekler ya da modeller oluşturabileceğimi düşünüyorum.”
“Tam anlamıyla olmasa da yeterli olduğumu düşünüyorum.”
“Hayır. Hazırlanan materyallerin okullarda kullanılmamasından dolayı.”
“Hayır. Çünkü gerekli eğitimi yeterince almadığımı düşünüyorum.”
“Hayır, fazla bilgim olmadığından dolayı kendimi yeterli hissetmiyorum.”
“Evet yeterli olabilirim. Çünkü enteresan fikirler ortaya atabiliyorum.”
“Kesinlikle hayır. Çünkü yeterli eğitim almadığımı düşünüyorum.”
“Evet bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum.”
SORU 5: Somut öğretim nesne kullanımının bir dersin öğretimine katkıları nelerdir? sorusuna öğretmen adaylarının tamamı olumlu katkılarının olacağını söylemiştir. Somut nesne kullanımının soyut olan matematik konularının somutlaştırılması sonucunda daha kalıcı ve anlamlı öğrenmelerin gerçekleşeceğini belirtmişlerdir. Daha fazla duyu organına hitap ettiği için öğrenmelerin daha kolay olacağını söylemişlerdir. Ayrıca bu durumun öğrencilerin matematiğe olan ilgilerinin artmasına ve derse güdülenmelerinde olumlu olacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının görüşlerinden bazıları şunlardır:
“Görselliği sağladığı için öğretimde kalıcılığı sağlar.”
“Öğrencilerin matematiğe ilgisini arttırabilir. Öğrenme güçlüğünü giderir. Kalıcı öğrenmeyi sağlar.”
“Dersin içeriğini zenginleştirir. Dersin konusunun kalıcı olmasını sağlar. Hedefe ulaşmada öğrencilere kolaylık sağlar.”
“Soyut işlemler dönemine geçmemiş öğrencilerin öğrenebilmelerini kolaylaştırır.”
“Somutlaştırma olduğu için ezbercilikten kurtarır. Yeni şeyleri araştırabilme, geliştirebilme, kavramlarını kendi içinde içselleştirebilme yeteneğini geliştirir. Öğrenci öğrendiğinden zevk alır.
Daha verimli öğrenmeler gerçekleşir.”
“ Dersin anlaşılmasını kolaylaştırır. Kalıcı ve etkili öğretimi sağlar. Dersin unutulmasını zorlaştırır.”
“ Yaparak-yaşayarak öğrenme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve en önemlisi kalıcı öğrenmeler sağlar.”
SORU 6: Öğretim ortamına eklenen her materyal somut öğretim nesnesi olabilir mi? sorusuna öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu öğretim ortamına eklenen materyallerin dersin amacına hizmet ettiği sürece somut öğretim nesnesi olabileceğini söylemişlerdir. Bu görüşlerin bazıları şunlardır:
“Dersin konusuna ve amacına göre değişir. Konuya uygun sunulan materyaller somut öğretim nesnesi olabilir.”
“Hayır kullanımı zor olabilir.”
“Ders ve içeriğin amacına hizmet ederse tabiki olabilir.”
“Eklenen her şey öğretim materyali olabilir ancak bunu için donanımlı olmak gerekir.”
“Konuyla alakalı bir nesne değilse olmaz.”
“Somutlaştırırsa söyleyebiliriz. Yaparak yaşayarak öğrenme sağlaması gerekir. Soyut kavramı zihinde oluşturması gerekir.”
“Hayır. Materyalin eğitici yönü yüksek olmalıdır.”
“Evet olabilir.”
“Hayır. Konuyla ilgili olmayan, öğrencide dengesizlik yaratan , konudan sapan şeyler materyal olamaz.”
SORU 7: Branşınızda bulunan bütün ders konularında somut nesne kullanılabilir mi? sorusuna öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu matematik konularının soyut olmasından dolayı mümkün olamayacağını söylemişlerdir. Bütün konularda somut nesne kullanılamayacağı ortak düşüncedir.
Öğretmen adaylarından bazılarının görüşleri şunlardır:
“Matematik konularında biraz daha zor. Her konuya bulmak zor olabilir. Geometride daha kolay nesne bulunabilir. Nedeni; bazı matematik konularının doğada olmayışı. Belli bir noktadan sonra konuların ve bilgilerin insan zihninin ürünü olması.”
“Matematikte her konunun somutlaştırılabileceğini düşünmüyorum.”
“Her derste somut nesne kullanılamaz. Örneğin; temel kavramlar, trigonometri, tam sayılar, rasyonel sayılar vb.”
“Tüm konular için genelleme yanlış olur. Ancak bazı konularda öğretime fayda sağlayacağı yadsınamaz gerçektir.”
“Her konuda da kullanılabilir. Çünkü ilköğretim seviyesinde matematik adına somut olmayan konu yok denilebilir. Ancak, üst düzey matematikteki integral, türev, diferansiyel gibi konularda somut şeyler yapmak zordur.”
“Öğretmenin konu hakkında materyal oluşturmadaki yaratıcılığına bağlı.”
“Kullanılabileceğini düşünüyorum.”
“Çoğunlukla evet.öğrendiğimiz programlarda görüldüğü üzere.”
“Kullanılabilir. Genelde işlemler zihinsel beceri içerdiğinden somutlaştırılması gerekmektedir.”
“Hayır. Histogram konularında grafiksel ifadelerde olmaz.”
SORU 8: Somut nesne kullanımı öğrencide anlamlı öğrenmeyi sağlayabilir mi? sorusuna öğretmen adaylarının tamamı evet cevabını vermiştir ve bu cevaplarının kendilerine göre açıklamalarını yapmışlardır. Bu görüşlerden bazıları şunlardır:
“Öğrencinin konu içindeki ilişkileri daha rahat kavramasına ve yaparak yaşayarak öğrenmeye neden olduğundan anlamlı öğrenmeyi sağlar.”
“Tabiki. Bilgiyi öğrencinin yapılandırmasına imkan sağlar. Zaten çağdaş eğitimin gereksinimlerinden bir tanesidir.”
“Kesinlikle evet. Somutlaştırılan konunun, beyinde canlandırılması kolaydır ve görerek dokunarak öğrenmek kalıcılığı yükseltir.”
“Evet ama yeterli ön öğrenmelerin ve ilişkilendirmelerin etkili bir şekilde olması gerekir.”
“Anlamlı öğrenmeyi sağlar. Çünkü öğrenci yaparak yaşayarak öğrenir ve öğrendiklerini transfer yapabilir.”
“Sağlar. Fakat bunun gerçekleşebilmesi için doğru materyali seçmek gerekir yoksa faydası olmaz.”
SORU 9: Somut nesne kullanımı konular arasında ilişki kurmada etkili midir? Sorusuna öğretmen adaylarının tamamı somut öğretim nesnelerinin konular arasında ilişki kurmada etkili olduğunu vurgulamıştır. Somut öğretim nesnelerinin konular arasında ilişki kurmayı sağladığını ve bu sayede daha kalıcı öğrenmelerin gerçekleştiği düşüncesi öne çıkmıştır. Bu görüşlerden bazıları şunlardır:
“Evet. Birbirinden kesin çizgiler ile ayrılamaz. Birbirlerinin ön koşulu olduğu için etkili olur.”
“Etkilidir. İşlenen konuların hayata geçirilmesi öğrenmeyi kolaylaştırır.”
“Görsellik ve kalıcılık sağladığı için etkilidir. Öğrenci benzerlik ve farklılıkları daha belirgin bir şekilde fark eder.”
“Etkilidir, köprü niteliğindedir. İçerikler arasında anlam bütünlüğünü sağlar.”
“Etkilidir. Çünkü konular arası geçişlerin zihinde sağlam bir yapıyla oluşturulmasına yardımcı olur.”
“İlişki kurmada etkilidir. Daha kalıcı öğrenmeler oluşacağı için birbirleriyle bağlantılı konularda bir sonraki konular için öncekilerle ilişkilendirme yapılarak kalıcılık sağlanır.”
“Ön bilgileri kalıcı olarak sağladığı için hazır bulunuşluğunu etkileyecektir.”
SORU 10: Kendinizi somut nesne hazırlayabilecek yeterlilikte görüyor musunuz? Bu soruya öğretmen adaylarının bir kısmı somut nesne hazırlayabilecek yeterlikte olduklarını söylemişlerdir. Bir kısmı ise kısmen yeterli ve çok az bir kısmı da yeterli olmadığını belirtmiştir. Verilen cevaplar incelendiğinde öğretmen adaylardan bazılarının somut nesne hakkında bilgi sahibi olduğu ancak bunu uygulamaya geçiremediği anlaşılmaktadır.
Bu görüşlerden bazıları şunlardır:
“Evet, her konuda olmasa da şu anki durumuma göre çoğu konuda düzenleyebileceğimi düşünüyorum.
Daha önceden seçmeli ders olarak aldığım materyal dersi bir ön bilgi ve deneyim sağladı.”
“Yeterli görmüyorum.”
“Matematiğin tüm konularında yeterli olduğumu düşünmüyorum.”
“Yeni bir ürün hazırlayamam ancak aldığım eğitim dahilinde benzerinden faydalanabilirim.”
“Kısmen hazırlayabileceğimi düşünüyorum.”
“Kesinlikle evet. Yaratıcı bir insan olduğumu düşünüyorum.”
“Hayır, yeterli donanıma sahip değilim.”
“Somut nesne hazırlayabilecek yeterlilik ve donanımda kendimi görebiliyorum.”
“Kısmen, biraz uğraşırsam ve düşünürsem hazırlarım.”
“Hazırlayabileceğimi düşünüyorum. Çünkü materyal hakkında yeterli bilgiye sahibim ve çok zevkli bir iş olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden çok fazla zorlanmayacağımı düşünüyorum.”
4. SONUÇ VE ÖNERİLER
Yapılan bu çalışmada son sınıfta okuyan öğretmen adaylarının somut öğretim nesneleri hakkındaki bilgi düzeyleri ve yeterlilikleri araştırılmıştır. Öğretmen adaylarıyla yapılan mülakatlardan elde edilen verilerden şu sonuçlara ulaşılmıştır:
Öğretmen adaylarının geneli somut öğretim nesneleri hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını belirtmiş ve somut öğretim nesnelerine farklı örnekler vermişlerdir. Somut öğretim nesnesinin kullanımı konusunda üniversitede eğitim aldıklarını söylemişlerdir ve birçoğu somut öğretim nesnesi hazırlama konusunda yeterli olduklarını belirtmiştir.
Somut öğretim nesnelerinin dersin işlenişi sırasında öğrenciye olumlu etkilerinin olacağı ve anlamlı ve kalıcı öğrenmeyi sağlayacağı düşüncesini öğretmen adaylarının tamamı tarafından vurgulanmıştır. Kazu ve Yeşilyurt (2008)’de yaptıkları çalışmayla, daha nitelikli öğrencilerin yetişmesi beklenmekte ve bu nitelikteki öğrencilerin yetişmesi için eğitimcilerin öğrenme ortamlarının daha etkili hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşmışlardır ki bu çalışmanın sonucuyla örtüşmektedir.
Öğretmen adayları öğretim ortamına eklenen her materyalin somut öğretim nesnesi olmadığını, olması için bazı özellikleri taşıması gerektiğini düşünmektedirler. Somut öğretim nesnesinin hedefe ve içeriğe uygun ve aynı zamanda öğrencide kalıcı öğrenmeyi sağlayacak yapıda olması gerektiği vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, matematikte bulunan bütün konularda somut öğretim nesnesinin kullanılamayacağını belirtmektedirler. Matematiğin soyut yapıda olmasını da bu görüşlerini desteklemek amaçlı kullanmışlardır.
Somut nesne kullanımı sayesinde öğrenci yaparak yaşayarak öğrenme imkanı bulabilmektedir.
İlk elden somut yaşantılar elde edebilmekte ve problem çözümlerine kendisi uğraşarak ulaşabilmektedir. Böylece anlamlı ve kalıcı öğrenmeler gerçekleşmiş olmaktadır. Bu durum Olkun’un 2001’de yaptığı çalışmanın sonuçları ile de uyum göstermektedir.
Öğretmen adaylarının değindikleri özelliklerden birisi de somut nesne kullanımının konular arasında ilişki kurmada etkili olduğudur. Bu şekilde kavramların daha iyi anlaşılması sağlanmaktadır.
Ayrıca öğrenme ortamına farklı uyarıcılar eklendiği için öğrencilerin gelişmiş zeka alanlarına göre matematik sevdirilebilmektedir. Bu kapsamda “Öğrencilerle birden fazla öğretim yöntemiyle matematik dersi işlemek, bireysel farklılıklarını göz önüne almak, kısaca öğrencilere matematiği anlama hakkını vermek, öğrencilerin yaratıcılıklarını körelten ezberciliğin yok edilmesinde materyal geliştirmek ve kullanmak yararlı olacaktır” (İnan, 2006).
Öğretmen adaylarından birçoğu kendisini somut nesne hazırlayabilecek yeterlilikte görmemektedir. Somut nesne kullanımı konusunda yeterli düzeyde bilgiye sahip olduklarını ve üniversitede bu alanda ders aldıklarını söyleyip bu konuda kendilerini yeterli görmemeleri farklı bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Öğretmen adaylarının somutlaştırma konusunda güçlük çektikleri söylenebilir. Ayrıca öğretmen adaylarından bazılarının bu konuda yeterli özgüvene sahip olmadığı da görülmektedir.
Bu çalışma sonucunda şu önerilere yer verilebilir:
Üniversitede bu konuda daha fazla ders verilebilir. Böylece öğretmen adaylarının bu konu hakkındaki bilgi düzeyleri arttırılabilir.
Öğretmen adaylarının farklı öğretim nesneleri oluşturmaları sağlanabilir.
Somut öğretim nesnesi kullanılmasının gerekliliği üzerinde daha fazla durulabilir.
Öğretmen adaylarının kendilerine olan güvenlerinin artması için bu konuda onlara yönlendirmeler yapılabilir.
Öğretim esnasında somutlaştırmanın etkili bir yöntem olduğu ve kullanılmasının gerekliliğine vurgu yapılabilir.
TEMEL KAYNAKLAR
Baki, A., Akbayır, S., Öztürk, C., Çepni, S. ve Baysal, N. (2006). Öğretenler ve Öğrenenler İçin Ek Açıklamalarla Yeni İlköğretim Programları (1–5. Sınıflar). Ankara: Pegem Yayıncılık.
Birgin, O. ve Gürbüz, R. (2009). İlköğretim II. Kademe Öğrencilerinin Rasyonel Sayılar Konusundaki İşlemsel ve Kavramsal Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. XXII(2), 529-550.
Bozkurt, A. ve Akalın, S. (2010). Matematik Öğretiminde Materyal Geliştirmenin ve Kullanımının Yeri, Önemi ve Bu Konuda Öğretmenin Rolü. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. Sayı: 27, 47-56.
İnan, C. (2006). Matematik Öğretiminde Materyal Geliştirme ve Kullanma. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi. 7, 47-56.
Gürbüz, R. (2006). Olasılık Kavramlarıyla İlgili Geliştirilen Öğretim Materyallerinin Öğrencilerin Kavramsal Gelişimine Etkisi. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dergisi.
20, 59-68.
Gürbüz, R. (2007). Olasılık Konusunda Geliştirilen Materyallere Dayalı Öğretime İlişkin Öğretmen ve Öğrenci Görüşleri. Kastamonu Eğitim Dergisi. 15(1), 259-270.
Karaman, S., Özen, Ö. ve Yıldırım, S. (2007). Öğrenme Nesnelerinin Pedagojik Boyutu ve Öğretim Ortamlarına Kaynaştırılması. Eğitim ve Bilim, 32(145), 3-15.
Kazu, H. ve Yeşilyurt, E. (2008). Öğretmenlerin Öğretim Araç-Gereçlerini Kullanım Amaçları.
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 18(2), 175-188.
Milli Eğitim Bakanlığı. (2005). İlköğretim Matematik Dersi (1-5. Sınıflar) Öğretim Programı ve Kılavuzu. Ankara: MEB.
Olkun, S. (2001). Öğrencilerin Hacim Formülünü Anlamlandırmalarına Yardım Edelim. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Dergisi. 1(1), 181-190.
Tekdal, M. (2004). E-Öğrenimde Yeni Bir Boyut: Öğrenme Nesneleri. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2(28), 7-12.
Tutak, T. (2008). Somut Nesneler ve Dinamik Geometri Yazılımı Kullanımının Öğrencilerin Bilişsel Öğrenmelerine, Tutumlarına ve Van Hiele Geometri Anlama Düzeylerine Etkisi.
Yayımlanmamış Doktora Tezi. Trabzon: Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.
Uygur, M. (2005). Fen Bilgisi Öğretiminde Kavram Öğretimi ve Kavram Haritalarının Önemi.
Yayımlanmamış Tezsiz Yüksek Lisans Dönem Projesi, Mersin: Mersin Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.
Yolcu, B. ve Kurtuluş, A. (2010). 6. Sınıf Öğrencilerinin Uzamsal Görselleştirme Yeteneklerini Geliştirme Üzerine bir Çalışma. İlköğretim Online, 9(1), 256-274. [Online]: http://ilkogretim- online.org.tr