Cumhuriyet in ATATÜRK ÜN DÜNYASI. (29 Ekim 1923) Cengiz Önal

Tam metin

(1)

ustafa Kemal, TBMM’nin kurulmas› ve 1921 Anaya- sas› (Teflkilat-› Esasiye)’n›n kabulüyle, resmen aç›klanmam›fl olsa bile, Halk ‹daresi’ne yani Halk›n Ken- di Kendini Yönetmesi Sistemi’ne ba¤l› bir Yönetim fiekli’ne geçilmesini sa¤lam›flt›. Bununla birlikte, Türk Ulusu’nun, her fleyiyle beraber can›n›

da ortaya koyarak sürdürdü¤ü Milli

Mücadele (Ulusal Savafl›m), üç y›l kadar kanl› muharebelerle devam etmifl ve sonunda hak edilen zafere ulafl›lm›fl ve Vatan topraklar› istiladan kurtar›lm›flt›.

Emperyalistlerin maflas› ve tetik- çisi konumundaki iflgalci güçler ber- taraf edilmifl, Lozan Bar›fl Antlaflmas›

ile tam ba¤›ms›z bir devlet oluflturul- mufl, Gazi Mustafa Kemal’in düflünce- lerinin uygulamas›n› sa¤layacak, dev- rimleri gerçeklefltirip takipçisi olacak Halk F›rkas› (Partisi) da kurulmufl ve yeni devletin merkezi Anadolu’nun ortas›nda Baflkent Ankara olarak be- lirlenmiflti.

Ancak, saltanat›n kald›r›lmas›ndan sonra yönetim fleklinin ad›n› resmen koymak ve yeni devletin ad›n› da buna göre belirlemek konusunda halen bir boflluk vard›. Devletin ad› Türkiye

ATATÜRK’ÜN DÜNYASI

Cengiz Önal

Cumhuriyet’in 22

‹lan›

(29 Ekim 1923)

umhuriyet, demokratik yönetimin tam ve mükemmel bir ifadesidir.

Bu rejim, halk›n geliflimini ve yükseliflini sa¤layan, onlardan esirlik, soysuzluk ve dalkavukluk hislerini uzaklaflt›ran bir yoldur. Cumhuriyetimizin dayana¤› Türk Ulusu’dur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk

C

Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal Atatürk

M

(2)

Büyük Millet Meclisi Hükümeti idi.

Fakat Lozan Bar›fl Konferans› boyun- ca Gazi Mustafa Kemal ile koordineli bir çal›flma yürüterek büyük baflar›ya imza atan ve dolays›yla da bütün dün- yan›n dikkatlerini üzerinde toplayan

‹smet Pafla da mevcut durumun yeterli olmad›¤›n› belirtiyordu.

smet Pafla’n›n ifadesiyle durum;

“...‹ç ve d›fl dünya, bugünkü hal devam edecekse bunun manas›n›n ne oldu¤unu pek güzel biliyordu.

Fakat Cumhuriyetin kurulmas›n› bir ihtiyaç olarak görenlerin kudretinin, ad›n› söyleyerek onu ilan etmeye kâfi gelmedi¤i zannediliyordu. Mesele buydu... Tabii böyle bir zann›n bafll›ca hedefi de Gazi Mustafa Kemal olu- yordu. Bu düflünce devlete zay›fl›k görüntüsü veriyordu. D›flar›da Hari- ciye Vekili s›fat› ile yabanc›lara karfl›

gördü¤üm bafll›ca zay›f noktam bu idi. Lozan dönüflü, -Devletimize karfl›

yap›lmas› laz›m olan bir vazifeyi yap- mam›fl durumda oldu¤umuzu, istedi-

¤imiz halde, akl›m›z yetti¤i halde, yapmaya kudretimiz olmad›¤›ndan dolay› yapam›yoruz görüntüsü verdi-

¤imizi ve bunun mutlaka düzeltilmesi gerekti¤i- fleklindeki kanaatimi ortaya koydum. Gazi Mustafa Kemal ile mutab›kt›k.” fleklindeydi.

Fakat ne ac› ve gariptir ki, Mustafa Kemal’in di¤er bir k›s›m yak›n silah arkadafllar› aras›nda henüz fikir birli¤i yoktu. Hatta bunlar›n birço¤u Cumhu- riyet’in ilan›n›n vakitsiz ve s›ras›z oldu¤u düflüncesindeydi. Ayr›ca Ana- dolu’nun dört bir yan›ndan Halk tara- f›ndan seçilip de Meclis’e gönderilmifl

milletvekillerinin büyük ço¤unlu¤u- nun da Cumhuriyet Yönetimi’ne çok yatk›n oldu¤u söylenemezdi.

Ac› bir gerçektir ki; Türk Ulusu, uzun y›llar bask› alt›nda ve ça¤d›fl›- gerici bir zihniyetin yönetiminde ya- flamak zorunda b›rak›lm›flt›...

Yetiflmifl insan gücünün önemli bir k›sm› da maddi dünyadaki ifllerin de dini esaslar çerçevesinde yürütül- mesinden baflka bir hususu düflünmü- yor ve/veya düflünemiyordu...

Sistemden ç›kar sa¤layan kifli, ki- fliler ya da kurumlar›n, yani dini her türlü ç›kar› için kullanmaktan çekin- meyen Dincilerin, insanlar›n baflka türlü düflünmelerini istemedikleri de bir gerçekti… Böylesi daha da ifllerine geliyordu...

***

Haz›rl›k Çal›flmalar›

Mustafa Kemal, bütün olup bitenleri ve yaflananlar› izliyor, Meclis’teki tart›flmalar› takip ediyor ve konu hak- k›nda konuflanlar› da dikkatlice dinle- yerek geliflmeleri gözlemliyordu.

O, asl›nda Erzurum Kongresi gün- lerinden beri Cumhuriyet Rejimi’nin ilan edilmesi ve Türk Ulusu’nun Cum- huriyet ‹daresi alt›nda yönetilmesinin gerekti¤i konusundaki karar›n› ver- miflti. Bulundu¤u her ortamda da bunu dile getiriyor ve görüfllerini aç›kl›yor- du. Bunu tarihin kay›tlar›na bakt›¤›- m›zda ve günümüze de¤in korunabil- mifl belgeleri inceledi¤imizde aç›kça görebiliyoruz.

Bir örnek vermek gerekirse; Maz- har Müfit’in hat›ralar›na bir göz gez- dirdi¤imizde; Erzurum’da bulunduk- lar› s›rada ve Ulusal Savafl›m’›n 7/8

(3)

Temmuz 1919 akflam›nda, Mustafa Kemal’in yan›nda Mazhar Müfit (Kansu) Bey ile Süreyya Bey (‹zmit Mutasarr›f› ve Mebusu) bulundu¤u bir esnada, Mazhar Müfit’in defterini getirdi¤ini görünce, o dönem için gizli kalmas› kayd›yla deftere;

•Zafer’den sonra hükümet flekli Cumhuriyet olacakt›r.

•Padiflah ve hanedan hakk›nda, zaman› gelince, gereken ifllem yap›la- cakt›r.

•Örtünme kalka- cakt›r.

•Fes kalkacak ve medeni milletler gibi flapka giyilecektir.

ifadelerini not ettirdi-

¤ini görmek müm- kündür...

Cumhuriye- t’in ilan edil-

mesinden birkaç y›l öncesinden bafl- layarak, yurdun çeflitli yerlerinde yap- t›¤› konuflmalar›nda, özellikle ve ön- celikle Cumhuriyet fikrinin kafalarda oluflmas›na yol açmaya çal›fl›yordu.

Özellikle bu konudaki en büyük yetki- nin Meclis’te oldu¤unu ve Saltanat ve Hilafetin bu gücün üstünde olama- yaca¤›n› öylesine iflliyordu ki, konu kendili¤inden Cumhuriyet Yönetimi’- ne do¤ru gitmeye bafllam›flt› bile...

Zaman h›zla ilerliyordu. Mustafa Kemal’in ise, Cumhuriyet Yönetimi konusundaki fikrini gerçeklefltirmek için elveriflli ortam›n oluflmas›n› bek- ledi¤inden kuflku yoktu.

Ortam› haz›rlamak amac›yla 27 Eylül 1923 tarihinde Bat›l› bir gazete

muhabirine verdi¤i demeçte;

“Egemenlik, kay›ts›z flarts›z Ulu- sundur. Yasama kudreti ve yürütme yetkisi Ulusun biricik gerçek temsilcisi olan Meclis’te belirmifl ve toplanm›fl- t›r. Bu iki kelimeyi bir kelimede özet- lemek mümkündür: Bu da; Cumhuri- yet’tir.” ifadelerini sarf etmiflti.

Ulusal Bas›n’a da bu konuyla ilgili çok say›da demeçler veriyordu. Böy- lelikle Türk Ulusu’nun geneli de yavafl

yavafl Cumhuriyet Yönetimi fikrine al›flt›r›lmaya çal›fl›l›yordu.

Konuya iliflkin bir baflka gerçe¤i daha vurgulamakta yarar var:

Mustafa Kemal’in yine Cumhuri- yet henüz ilan edilmeden önce Frans›z Gazeteci Maurice Pernot’ya verdi¤i bir demecinde de; “Osmanl› Devleti’- nin y›k›l›fl›n›n sebebi, kendisini Avru- pa uluslar›na ba¤layan ba¤lar› kesme- sidir. Bu önemli bir yanl›fll›kt›r. Bunu tekrar etmeyece¤iz. Vücutlar›m›z Do-

¤u’ya olsa bile düflüncelerimiz Bat›’ya dönük olacakt›r… Ulusal Egemenli¤i ilan ettik. Kelimeler üzerinde oyna- mayal›m. Bugünkü hükümet fleklimiz az çok Cumhuriyet’tir. Uygulanmakta olan siyasetimizi, dine ayk›r› olmak

“Osmanl› Devleti’nin y›k›l›fl›n›n sebebi, kendisini Avrupa uluslar›na ba¤layan ba¤lar› kesmesidir. Bu önemli bir yanl›fll›kt›r. Bunu tekrar etmeyece¤iz. Vücutlar›m›z Do¤u’ya olsa bile düflüncele- rimiz Bat›’ya dönük olacakt›r…

O

(4)

flöyle dursun, din bak›m›ndan eksik bile hissediyoruz. Türk Ulusu dindar olmal›d›r…” fleklindeki sözleri yer almaktayd›.

Bu aç›klama da bize aç›kça göster- mektedir ki, Mustafa Kemal, henüz Cumhuriyet ilan edilmedi¤i için, son derece dikkatli davranmakta, kelime- lerin üzerinde durulmamas› gerekti¤ini belirtmekte, mevcut yönetimin Cum- huriyet sistemi içinde yürütüldü¤ünü ifade etmekte ve kendi düflüncesinin de bu oldu¤unu samimiyetle vurgula- maktayd›.

Gerçekte yaflan›lan yönetim flekli Cumhuriyet Rejimi’nden baflka bir fley de¤ildi. Yap›lacak ifl, rejimin ad›n›

resmilefltirmekti. Bunun için aran›lan f›rsat› Meclis’te meydana gelen bir kriz verdi:

Rauf (Orbay) Bey’in 4 A¤ustos 1923’te istifa etmesi üzerine, 14 A¤us- tos 1923’te ‹stanbul Mebusu Ali Fethi Bey ‹cra Vekilleri Heyeti(Bakanlar Kurulu) Baflkanl›¤›na seçildi ve üze- rinde bulunan Dâhiliye Vekilli¤i (‹ç- iflleri Bakanl›¤›)’nden 24 Ekim 1923’- te istifa etti.

Meclis ‹kinci Baflkan› olan Ali Fuat Pafla da askeri kariyeri tercih et- ti¤inden görevinden ayr›ld›.

Ayr›lanlar›n yerine hükümetçe Dahiliye Vekilli¤i’ne Ferit (Tek) Bey, Meclis ‹kinci Baflkanl›¤›na da Yusuf Kemal(Tengirflenk) Bey aday olarak gösterildi.

Fakat 25 Ekim 1923 tarihinde ya- p›lan oylamada ise, ikinci Baflkanl›¤a Rauf Bey, Dâhiliye Vekilli¤ine de Erzincan Mebusu Sabit Bey seçildi.

Meclis’teki oylama farkl› bir sonuç ortaya ç›karm›flt›... Mustafa Kemal’e göre bu bir tepkiydi ve dolays›yla so- nuçtan da memnun kalmad›. Öteden beri varl›¤›n› hissetti¤i Meclis’teki gizli muhalif bir gurubun varl›¤› art›k ortaya ç›km›flt›. Onlar da bunu gizle- meye gerek duymam›fllard›. Dolays›y- la Meclis çal›flmalar›na ak›l ve gerçek- lerden ziyade duygular›n hâkim oldu-

¤u gerçe¤i kendini gösterdi.

Bu göz ard› edilemezdi ve en k›sa zamanda bir çare bulunmal›yd›. Aksi halde s›k›nt› daha da büyüyebilir ve içinden ç›k›lmas› güç bir noktaya ulaflabilirdi.

azi, olay› sorunsuz bir fle- kilde çözümlemek için Genel Kurmay Baflkan› Fevzi Pafla hariç olmak üzere Hükümet üyelerinin istifa etmelerini ve yeni kurulacak hükümet çal›flmalar›na kat›lmamalar›n› istedi.

Böylece muhaliflere istedikleri flekilde bir hükümet oluflturma imkân› verildi.

E¤er kriz uzarsa, bu vesile ile köklü çözüm getirilmesi bahis konusuydu.

‹cra Vekilleri Heyeti Baflkan› (Bafl- bakan) olarak Ali Fethi Bey, 27 Ekim 1923’te istifas›n› verdi. Muhalifler hemen yeni bir hükümet oluflturabil- mek için gayretlere girifltilerse de, Meclis’ten güven alacak bir liste olufl- turamad›lar. Olumlu bir sonuç alama- yacaklar›ndan habersiz olduklar› bofl çabalar›n› sürdürmeye devam ettiler…

Mustafa Kemal geliflmeleri dikkatle- titizlikle izlemekteydi... Yapacaklar›n›

da planlam›flt›…

Geliflmeler üzerine 28 Ekim 1923 günü akflam› yeme¤e ald›¤› baz› ar-

G

(5)

kadafllar› ile durumu bir kez daha göz- den geçirdi. Gecenin ilerleyen saatle- rinde, ertesi günü Cumhuriyeti ilan edeceklerini bildirerek ne yapmalar›

gerekti¤i hususunda yemekte bulunan- lar›n görüfllerini de ö¤rendi. Hemen herkes Mustafa Kemal’le ayn› görüfl- teydi. Ortam› bir heyecan kaplam›fl- t›… Yeme¤in sona ermesinin ard›ndan

‹smet Pafla’y› al›koydu ve sabah›n ilk

›fl›klar›na kadar anayasada yap›lacak de¤ifliklik metnini haz›rlad›lar.

***

Cumhuriyet ‹lan Ediliyor

29 Ekim 1923 günü Meclis, yeni bir hükü- met kurmak için top- lant›ya bafllad› ise de yine olumlu sonuç al›- namad›. Baz› milletve- killeri krize Parti Bafl- kan›n›n bir çare bul- mas›n› istediler. So- nunda, Genel Baflkan Gazi Mustafa Kemal Toplant› Salonu’na davet edilerek, krize çare bulunmas› konu-

sunda tam yetkiyle görevlendirilmesi kabul edildi.

Mustafa Kemal toplant›ya geldi ve yapt›¤› k›sa bir konuflma sonunda bulaca¤› çözüm için bir saatlik bir süre istedi. Öneri kabul edildi...

Gazi, bu süre içinde görüflülmesini gerekli gördü¤ü kiflileri Meclis’teki odas›na davet ederek haz›rlanan ana- yasa de¤iflikli¤i maddeleri konusunda görüfl al›flveriflinde bulundu.

Salona dönüflünde düflündü¤ü çö-

zümü dile getirdi:

“Anayasaya göre bir hükümet ku- rulurken bütün milletvekillerinin her birisi bakanlar› ve hükümeti seçmek zorunda kal›yor. Bu güçlü¤ü giderme zaman› gelmifltir... Teklif etti¤im çö- züm kabul edilirse, kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükümet kurmak mümkün olacakt›r.” diyerek bir gece önce ‹smet Pafla ile haz›rlad›klar› met- ni Meclis’e sundu.

Teklif Anayasan›n baz› maddeleri-

nin de¤ifltirilmesini içeriyordu.

Teklife göre:

•Türkiye Devleti’nin hükümet flekli Cumhuriyet’tir.

•Türkiye Cumhurbaflkan› Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu taraf›ndan ve kendi üyeleri aras›ndan bir seçim dönemi için seçilir. Görev süresi biten Cumhurbaflkan› yeniden Cumhuriyet’in ilan›n› Meclis’te Mustafa Kemal yap›yor.

(6)

seçilebilir.

•Türkiye Cumhurbaflkan› Devletin Baflkan›d›r. Bu s›fatla lüzum gördükçe Meclis’e ve Bakanlar Kurulu’na bafl- kanl›k eder.

•Baflbakan, Cumhurbaflkan› tara- f›ndan ve Meclis üyeleri aras›ndan seçilir.

•Bakanlar Baflbakan taraf›ndan ve yine Meclis üyeleri aras›ndan se- çildikten sonra, Cumhurbaflkan› tara- f›ndan Meclis’in onay›na sunulur.

hususlar›, mevcut Anayasa’n›n ilgili maddelerine ifllenecekti.

Tart›flmalar s›ras›nda öneriye 2.

Madde olarak “Türkiye Devleti’nin dini ‹slam’d›r, resmi dili Türkçedir”

ifadesinin eklenmesi önerisinde bulu- nuldu. Üzerinde flimdilik fazla durul-

mad›. Amaç Muhafazakâr çevrelerin tepkisini olabildi¤ince azaltmakt›.

Mustafa Kemal’in önerisi Meclis’- te hararetli tart›flmalar›n yaflanmas›na yol açt›. Lehte ve aleyhte konuflmalar- dan sonra saat 20.30 sular›nda yap›lan oylamayla Meclis karar›n› verdi ve

“Yaflas›n Cumhuriyet!” sesleri ve alk›fl yo¤unlu¤u içinde öneri kabul edildi.

TBMM Baflkan› ve Ankara Milletve- kili olan Gazi Mustafa Kemal oy bir- li¤i ile Cumhurbaflkan› seçildi.

Meclis’in, Cumhurbaflkan› seçildi-

¤ine iliflkin karar›, 31 Ekim 1923 günü Mustafa Kemal’e yaz›yla bildirildi.

Cumhurbaflkan› Gazi Mustafa Kemal de ilk Cumhuriyet Hükümetini kur- makla ‹smet Pafla’y› görevlendirdi.

Cumhuriyet’in ilan› Türk Ulusu’nca büyük coflku ile kutland›. Yurdun dört bir yan›ndaki Müdafaa-i Hukuk Cemi- Cumhuriyet’in ilan› (29 Ekim 1923)

(7)

yetleri ile Bat› Trakya Müdafaa-i Hu- kuk Cemiyeti’nden, ‹stanbul Üniversi- tesi ö¤rencilerinden ve bir k›s›m Der- neklerden gelen telgraflar, flimdiye kadar efli benzeri görülmedik yo¤un- luktayd›...

Türk Ulusu, t›pk› Ulusal Savafl›- m’a baflland›¤› ve Büyük Zaferlerin kazan›ld›¤› günlerde oldu¤u gibi, adeta bayram havas›ndayd›. Olay, yurt d›- fl›nda da olumlu karfl›land› ve birçok ülke kutlama mesajlar› gönderdi.

***

Cumhuriyet’in ‹lan›ndan Sonraki Geliflmeler

Gazi, Cumhurbaflkan› seçildikten son- ra 19 Kas›m 1923 ta-

rihinde Halk F›rkas›

Genel Baflkanl›¤›n›

vekâleten ‹smet Pa- fla’ya devretti. Bir gün sonra da Anadolu ve Rumeli Müdafaa- i Hukuk Cemiyeti’- nin, teflkilat ve görev- lerinin Halk F›rkas›

(Partisi)’na devre- dilmesini sa¤lad›. Bu suretle Müdafaa-i

Hukuk’çular Halk F›rkas› ile bütünlefl- tiler. Cumhuriyet’in ilan› flerefine 26 Aral›k 1923’te baz› suçlar hariç, genel af ç›kar›ld›.

Mustafa Kemal’in, kurulmas›n›

sa¤lad›¤› Halk F›rkas›, ciddi bir disip- lin içinde, yap›lacak yeniliklerin ger- çekleflmesinde siyasi dayanak vazifesi görecek, dolays›yla devrimler daha h›zl› yürütülecekti.

Ancak ‹stanbul siyaset ortam›n›n görüflü oldukça farkl›yd›. ‹stanbul Ba-

s›n›’ndan birkaç› Cumhuriyet ilan›n›

vakitsiz buluyor ve uygulamay› acele ve usule uymayan bir hareket olarak gösteriyordu. Bu arada halife ile gös- teriflli temaslar›n ço¤ald›¤› ve ziyaret- lerin artarak, ilgilenenlerin de artt›¤›

görülüyordu.

u rahats›z edici geliflmeler yetmiyormufl gibi bir de Rauf Bey’in ‹stanbul gazetelerinden birine verdi¤i bir demeç Halk F›rkas›’nda sert tart›flmalara yol açt›.

Rauf Bey’in demecinde; Cumhuri- yet’in ilan›nda acele edildi¤i, sorum- suz kimselerin buna sebep oldu¤u ileri

sürülüyordu. Haber Ankara’da gergin- li¤e ve üzüntüye yol açt›.

Halk F›rkas›’nda, “Rauf Bey’in

‹stanbul gazetelerinde ç›kan, Cumhu- riyet’in ilan›na karfl› gelme yolundaki demecinin, Cumhuriyet’i sars›nt›ya u¤ratt›¤› ve bunun, -demeç sahibinin çevresinde muhalif bir parti kurdu¤u- kanaatinin belirmesine sebebiyet ver- di¤i...” vurgulanarak F›rka Grubunda aç›klama yapmas› istendi.

Grup Toplant›s› bafllad› ve ‹smet

Türk Ulusu, t›pk› Ulusal Savafl›m’a baflland›¤› ve Büyük Zaferlerin kazan›ld›¤›

günlerde oldu¤u gibi, adeta bayram havas›ndayd›.

Olay, yurt d›fl›nda da olumlu karfl›land›

ve birçok ülke kutlama mesajlar›

gönderdi.

B

(8)

Pafla; F›rka Baflkan Vekili s›fat›yla Rauf Bey’e hitaben yapt›¤› konuflma- s›nda, “Cumhuriyet ilan edildi¤i gün- lerde, bafllang›çtan beri ulusal davan›n temsilcisi say›lan bafllar aras›nda an- laflmazl›klar oldu¤u manzaras› görü- lürse, bundan, bafllar›n Cumhuriyet’in ilan›ndan sonra ikiye ayr›ld›klar› an- lam› ç›kar. Dolay›s›yla Cumhuriyet üzerinde tereddütler hâs›l olur. 'Cum- huriyet idaresi baflar›l› olacak m›d›r, olmayacak m›d›r?' tart›flmalar›na yol aç›l›r ve bu tart›flmalar ortam› tehlikeli maceraya sürükleyebilir.” diyerek, bir anlamda ona Cumhuriyetçi olup olma- d›¤›n›, F›rka içinde kal›p kalmayaca¤›- n› sordu.

Rauf Bey de, “Ulusal Egemenlik’- ten yana oldu¤unu, milletvekilinin görüfllerini her türlü etkinin d›fl›nda ifa etmesi gerekti¤ini belirterek, mut- lak muhalefet yapmam isteniyor, ama yapmayaca¤›m. Karar sizindir. Beni f›rkadan ihraç ederseniz yapaca¤›m fley mezuniyet al›p gitmektir. Ben

buradan gidiyorum. Karar›n›z› serbest olarak veriniz.” diyerek toplant›y› terk etti. Konuflmadan duygulanan Halk F›rkas› Grubu, verilen bilgiyi yeterli buldu. Konu da böylelikle kapat›ld›.

Fakat bu geçici çözüm yoluydu.

Olay›n neticesinde Rauf Bey Mustafa Kemal’den gittikçe uzaklaflt›. Asl›nda kafalardaki gerçek sebep, Rauf Bey ile birlikte Gazi’nin baz› yak›n silah arkadafllar›n›n, yap›lan devrimleri tam manas› ile benimsememeleri ve dev- rimden yana olmamalar›yd›. Ayr›ca bunlar, Ulusal Savafl›m’daki de¤erli hizmetleri dolay›s›yla, eskiden oldu¤u gibi, yap›lacak ifllere askeri cephede bulunuyormufl gibi ve beraberce karar verilmesini istiyordu.

Bu sebeple, bir anlamda da Mus- tafa Kemal’in h›zl› temposunu frenle- meyi düflünüyorlard›. Asl›nda bu dav- ran›fl flekli Cumhuriyet ve ayd›nlanma karfl›tlar›n›n bir baflka takti¤i olarak da de¤erlendirilebilir... Bunun sinyal-

(9)

leri zamanla Meclis’te kendini göster- mekle beraber, iflaretlerden en önemli- si, saltanat›n kald›r›lmas›ndan k›sa bir süre önce Rauf Bey’in, Refet Bele Pafla’n›n Ankara Keçiören’deki evine Gazi Mustafa Kemal’i davet etti¤inde yap›lan konuflmalarda kendini aç›kça göstermektedir... Burada Gazi’ye karfl›

oluflturulan ortak düflünce, “...hepimiz Saray’›n ekme¤i ile büyüdük. Damar- lar›m›zda o ekmeklerin k›r›nt›lar› var.”

fleklindeydi...

***

umhuriyete geçifl olay› baz›

‹stanbul gazetelerinde de ge- rekli kabulü görmemekle bir- likte bir de halifeli¤in statüsü ve gele- ce¤i tart›flmalar›na yol açt›.

Bu arada Hint Müslüman liderle- rinden A¤a Han ve Emin Ali’nin Lon- dra’dan ‹smet Pafla’ya gönderdikleri mektubun henüz Mustafa Kemal’in eline geçmeden baz› ‹stanbul gazete- lerinde yay›mlanmas›, Mustafa Ke- mal’in harekete geçmesi için yeterli oldu.

Üstelik fiii olan bu iki flah›s, hali- fenin, ço¤unlu¤unu sünnilerin olufl- turdu¤u Müslüman ülkelerin güven ve sayg›s›na lay›k bir yere konulma- s›n› da istiyorlard›.

Bu k›flk›rt›c›lar›n amaçlar› aç›k seçik ortadayd›... Suyu buland›rmak ilk amaçlar›yd›. Çünkü ‹ngiltere’nin kuca¤›nda oturuyorlard›... Onlar›n dolayl› taleplerini dillendirmelerinden daha do¤al ne olabilirdi?

Haber Ankara’da gerginlik yaratt›.

Ulusal Dava’n›n baflar›s›na engel ol- mak isteyen iç ve d›fl düflmanlar›n

hain emellerine set çekmek için ‹stiklal Mahkemeleri hemen çal›flmaya baflla- d›. Konuyla ilgili görülenler yarg›lan- d›lar…

Görülebilece¤i üzere Cumhuriyet ilan edilir edilmez k›flk›rt›c›lar ve ifl- birlikçileri hemen harekete geçtiler...

Hedeflerinde henüz ilan edilmifl olan Cumhuriyet vard›.

Olaylar›n geliflmesinden hilafetin gelece¤inin yak›nda gündeme gelece¤i anlafl›l›yordu.

***

Sonuç:

Ne ac›d›r ki; üzerinden bunca y›l geç- mifl olmas›na karfl›n, bu zihniyet bu- güne de¤in oldu¤u gibi, bugün bile bir türlü yok edilememifltir. Devrimle- rin ard arda gerçeklefltirilmesine ve ayd›nlanma çabalar›n›n bütün yurt sath›na yayg›nlaflt›r›lmas› gayretlerine karfl›n; bilakis, içerideki iflbirlikçilerin- kine ek olarak d›fl desteklerin de sa¤- lad›¤› güç ile ifli farkl› boyutlar›yla daha da ileri noktalara tafl›ma gayretle- rine soyunmufllard›r... Zamanla iç is- yanlar›n ç›kmas›n› sa¤lam›fllar, hatta Gazi’ye suikast düzenleme alçakl›¤›na bile cüret etmifllerdi...

Ancak herkesin tart›flmas›z bilmesi gerekti¤i gibi; "kimsesizlerin kimsesi"

olan Cumhuriyet bekas›n› sürdürecek ve Türk Ulusu, Tam Ba¤›ms›z Türkiye Cumhuriyeti’ni, Atatürk ‹lkeleri ve Devrimleri sayesinde ve O’nun göster- di¤i ufuklara ulaflt›rarak, sonsuza de-

¤in yaflamas›n› sa¤layacakt›r...•

cengizonal@butundunya.com.tr (Gelecek Ay: TBMM’nin II. Dönem Çal›flmalar› ve Siyasi devrimler)

C

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :