Fırtına sonrası sessizlik ve yön arama dönemi

Tam metin

(1)

Türk Ekonomi Bankası

Haftalık Ekonomi Bülteni

Emin Öztürk

(212) 251 21 21 (1671)

20 Mart 2006 emin.ozturk@teb.com.tr

Fırtına sonrası sessizlik ve yön arama dönemi

Geçen haftadan iz bırakanlar

• Geçen haftanın gündeminde en fazla yer tutan konu Merkez Bankası

Başkanlığına yapılan vekaleten atama ve bununla ilgili diğer gelişmelerdi

• Geçen yılın son çeyreğinde sanayi üretimi yüzde 7.3 arttı; bu artış gelecek hafta açıklanacak olan GSMH artış hızının yüzde 6’ya yakın olması ihtimalini arttırdı

• Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının düşmesi ve turizm şirketlerinden gelen haberler bu yıl turizm gelirlerinin önceden planlandığı kadar olmayabileceğine işaret ediyor

• Yurtdışında, ABD perakende satış verileri ile çekirdek tüketici enflasyonunun beklenenden düşük çıkması piyasalardaki gerginliği azalttı, dolar Euro

karşısında değer kaybetti ve ABD tahvillerinin faizleri düştü

Bu haftaya bakış

• Merkez Bankası Başkanlığına ve Başkan Yardımcılıklarına yapılan atamalarla ilgili haberler bu hafta da piyasaları etkileyebilir

• Para Politikası Kurulu’nun Perşembe günü yapacağı toplantıda alınacak karar ve yapılacak açıklama gelecek döneme ilişkin ip uçları verebilir

• Halen Meclis’te komisyonlarda görüşülen sosyal güvenlikle ilgili tasarılarda ilerleme kaydedilmesi piyasalar için olumlu bir sürpriz olacaktır

• Bu hafta ABD’de açıklanacak veriler arasında bulunan ÜFE enflasyonu ile dayanıklı tüketim malları raporu önem açısından ön sırada yer almaktadır

Her hakkı saklıdır. İzinsiz çoğaltılamaz. Bu raporda yer alan bilgi ve veriler güvenilir olduğu düşünülen kamuya açık kaynaklara dayanmaktadır. İfade edilen görüşler, tahminler ve beklentiler bu raporun yazıldığı tarih itibariyle yazarın vardığı sonuçları yansıtmaktadır. Türk Ekonomi Bankası’nı bağlamaz. Ticari amaçlı kullanılması durumunda Türk Ekonomi Bankası hiç bir sorumluluk üstlenmez.

(2)

Merkez Bankası’na yapılan atamalar uzunca bir süre gündemde kalacak gibi görünüyor.

Geçen hafta başında önceki Başkan Serdengeçti’nin görev süresi dolmasına rağmen Hükümet tarafından bir atama yapılmaması üzerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Meclisi toplanarak Başkan Yardımcılarından Erdem Başçı’nın Başkanlığa vekalet etmesine karar verdi. Daha sonra çıkan haberlerden Hükümet’in Cumhurbaşkanı’na gönderdiği kararnamede de Edem Başçı’nın adının yer aldığı öğrenildi. Ancak, Cumhurbaşkanı’nın kararnameye hemen onay vermemesi spekülasyonlara yol açtı.

Meclisten geçen yasaları belli bir sürede onaylamak ya da geri iade etmek durumunda olan Cumhurbaşkanı için kararnameler konusunda benzer bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı’nın onaylamaması durumunda Hükümet’in aynı kararnameyi değiştirmeden ikinci defa gönderme seçeneği de bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki, Cumhurbaşkanı ile Hükümet’in aynı isimler üzerinde mutabık kalamaması nedeniyle kararname ile atama yapılan çeşitli mevkilerde halen vekaleten atanmış yöneticiler görev yapmaktadır. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Merkez Bankası’nın vekaletle yönetilmesi tümüyle ihtimal dışı değildir. Diğer taraftan, Cumhurbaşkanlığı’nda beklemekte olan mevcut kararnamenin imzalanması da ihtimal dahilindedir. Üçüncü bir olasılık ise önümüzdeki günlerde Hükümet ile Cumhurbaşkanı’nın ortak bir isimde mutabık kalmasıdır. Bu konuya tümüyle piyasa gözüyle bakıldığında ilk ihtimalin olumsuz, ikincisinin ise olumlu algılanacağı söylenebilir. Üçüncü olasılığın etkisi ise şüphesiz seçilecek isme bağlı olacaktır.

Ancak, sonuç ne olursa olsun, şu ana kadar atama sürecinin iyi yönetilemediği piyasada yaygın kanaat haline gelmiş bulunmaktadır.

Bizzat Başkan’ın kim olacağı ve bunun ne zaman kesinleşeceği sorusu bir yana, belki de aynı ölçüde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, Para Politikası Kurulu üyelerinin çoğunluğunun önümüzdeki bir kaç ayda değişecek olmasıdır: Geçen hafta Başkan Yardımcılarından bir tanesi emekli olmuştur. Bir başkası Nisan ayı başında, bir diğeri ise Haziran ayında emekli olacaktır. Banka dışından atanan akademisyen üyenin görev süresi ise Ağustos ayında dolmaktadır. Halen vekaleten görev yapmakta olan Erdem Başçı’nın asaleten atanması durumunda bir yardımcılık pozisyonu daha boşalmış olacaktır. Tüm bu atamaların niteliğine bağlı olarak Para Politikası Kurulu’nun eskisine göre farklı bir hüviyet kazanması mümkündür.

Dolayısıyla, Merkez Bankası konusunun en az bir kaç ay daha gündemde kalacağı ve bu süre boyunca dikkatle izlenmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Buna bağlı olarak, Para Politikası Kurulu’nun özellikle Mart, hatta Nisan aylarında alacağı kararlara ve yapılacak açıklamalara bakılarak Para Politikası Kurulu’nda bir nitelik değişimi olmadığı sonucuna varılması da zordur.

Yukarıda sözü edilen mevkilere atamalar yapıldıkça ve vekaletler asalete dönüştükçe bu konuda bir yargı muhtemelen kendiliğinden oluşacaktır. Yeni Para Politikası Kurulu ve Merkez Bankası yönetimi için asıl test aşaması ise seçim öncesindeki dönem olacaktır.

2005 yılında büyüme yüzde 6 civarında çıkabilir. Geçen hafta Salı günü 2005 yılının dördüncü çeyreğinde sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 7.3 arttığı açıklandı. Bu artış hızı daha önce aylık sanayi üretim endeksinin gösterdiği yüzde 8.5’lik büyümeye göre biraz daha düşük olmakla birlikte yine de geçen yılın son çeyreğinde ekonominin yüzde 6 veya daha fazla büyümüş olabileceğine işaret etmektedir. Bu durumda 2005 yılının tamamında büyüme hızının yüzde 6’ya yakın gerçekleşmiş olması ihtimali yüksektir.

Turizm gelirleri 2006 yılında önceki yıllara göre duraklama gösterebilir. Geçen hafta yerli ve yabancı basında çıkan haberlerde turizm sektöründe bu yılın bahar aylarına yönelik rezervasyonların önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 civarında daha düşük olduğu belirtilmekteydi. Bu düşüşün nedenleri arasında “karikatür krizi” ile kuş gribi haberleri ön sırada yer almaktadır. Kitle turizmi açısından önemsiz aylar olmakla birlikte Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin sayısında bir düşüş olması da bu görüşü bir ölçüde

(3)

desteklemektedir. Haziran ayında ise Dünya Kupası nedeniyle çok fazla giriş beklenmemektedir. Turizm sektöründe en önemli dönem olan Temmuz-Eylül ayları için ise henüz net bir işaret yoktur. Söz konusu dönemin “ful” geçmesi durumunda turizm gelirlerinin en azından geçen senenin düzeyine yaklaşması belki mümkün olacaktır ama önceki yıllarda görülen hızlı büyümenin bu yıl tekrar etmesi zor görünmektedir.

Bu konunun önemi, turizm gelirlerinin neredeyse 20 milyar dolara yaklaşmış olması ve son yıllarda hızla büyüyen dış ticaret açığının yarattığı gediği kısmen de olsa kapatmasıyla ilgilidir.

Turizm gelirlerinin düşmesi, otomatik olarak daha büyük bir cari açık anlamına gelmektedir.

Yurt dışı veri akışı geçen hafta olduğu kadar kuvvetli değil ama yine de oldukça önemli.

Geçen hafta özellikle ABD’de önemli veriler açıklandı. Bunlar arasında Salı günü açıklanan perakende satış verileri ile Perşembe günü açıklanan çekirdek tüketici enflasyonu piyasalar üzerinde umulmadık ölçüde etkili oldu. Perakende satışların Şubat ayında beklenenden düşük gerçekleşmesi ve Şubat ayı çekirdek TÜFE artışının da düşük olması nedeniyle piyasalar ABD’de faiz artışlarının sonuna gelinmekte olduğunu fiyatlamaya başladılar. Sonuç olarak, geçen hafta başında 1.20’nin altında olan dolar/euro kuru Perşembe günü akşamı 1.2185 düzeyine kadar yükseldi. Yüzde 4.70’in üzerinde olan 10 yıllık ABD tahvilinin getirisi ise yüzde 4.64’e kadar düştü.

Özetle, uluslararası piyasalarda önceki iki haftada ECB ve Japonya Merkez Bankası’ndan gelen sinyallerin etkisiyle olumsuza dönmüş olan hava ABD verilerinin Fed faiz artışlarını destekler nitelikte çıkmaması nedeniyle olumluya döndü. Önceki hafta Fed’in ancak yüzde 5.25 hatta yüzde 5.5 düzeyine ulaştıktan sonra duracağını fiyatlamakta olan piyasalar geçen hafta sonuna faiz artışının yüzde 5’te duracağını fiyatlamaya başladılar.

Paritenin dolar aleyhine değişmesi ve ABD faizlerinin düşmesi yurt içi piyasaya da yansıdı ve YTL/dolar kuru Perşembe günü akşamı 1.32’nin altına kadar düştü.

Bu hafta Türkiye’de PPK toplantısı var, ABD’de ise ÜFE enflasyonu ve dayanıklı tüketim malları raporu açıklanacak. Yurt içinde bu haftanın en önemli konusu, Perşembe günü toplanacak olan Para Politikası Kurulu’ndan ne tür kararlar ve sinyaller geleceği. Şubat ayı enflasyonu düşük çıkmış olmakla birlikte, Kurul’un mevcut kritik aşamada hemen bir faiz indirimine gitmeyeceği düşünüldüğü için piyasa beklentisi bu ay faizlerde değişiklik olmayacağı yönündedir. Biz de bu ay bir faiz indirimi olması ihtimalini düşük görmekteyiz.

Yurt dışında ise ABD verilerinin geçen hafta olduğu kadar olmasa bile bu hafta da piyasaları etkileme potansiyelinin var olduğu söylenebilir. Bu veriler arasında Salı günü açıklanacak olan Şubat ayı ÜFE enflasyonu ile daha sonra açıklanacak olan dayanıklı tüketim malları raporu ön plandadır.

Piyasa yorumu: Önceki iki hafta görülen dalgalanmalardan sonra geçen hafta ortasından itibaren dış piyasaların durulmaya başladığı, iç piyasaların da buna ayak uydurduğu görülmüştür. Yurt dışı piyasalarda verilerden kaynaklanan bir sürpriz olmaması ve yurt içinde Merkez Bankası atamaları ya da Nevruz kutlamalarında olumsuzluklar çıkmaması durumunda bu haftanın sessiz geçmesi beklenebilir. Halen Meclis’te komisyon aşamasında olan sosyal güvenlik reform tasarısında ilerleme kaydedilmesi durumunda piyasaların buna olumlu tepki vermesi de şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak daha uzun vadeli bakıldığında 2004 ve 2005 yıllarındaki kadar fütursuz çıkışlar olması ihtimali düşük görünmektedir.

(4)

Ekonomi gündemi 20 Mar

21 Mar

22 Mar

23 Mar

24 Mart Cu

Mali araçların getirileri

%

İ İ Do Kur D Eur

Makroekonomik veriler

Bütç

Aksi belirtilmedikçe mily

G Fa Fa*

Haz

Aksi belirtilmedikçe mily

G Fa

ine'nin Nakit Akımları ar YTL

Şubat Şubat Değişim İlk 2 ay İlk 2 ay Değişim

2005 2006 (%) 2005 2006 (%)

elirler 7.5 10.3 37.77 17.5 23.0 31.3

iz dışı harcamalar 7.4 9.8 32.94 14.0 20.9 49.7

Faiz dışı denge 0.1 0.5 396.97 3.5 2.0 -42.4

t Pazartesi Türkiye: Konsolide bütçe borç stoku (Şubat 2006) Türkiye: Yurda giriş çıkış yapan yabancı ziyaretçi sayıları ABD: Öncü göstergeler (Şubat 2006)

Almanya: ÜFE (Şubat 2006)

t Salı Türkiye: İmalat sanayi kısmi verimlilik endeksi (4. çeyrek, 2005) ABD: ÜFE (Şubat 2006)

ABD: ABC tüketici güveni (20 Mart) İngiltere: TÜFE (Şubat 2006)

t Çarşamba Türkiye: Tüketici güveni (Şubat 2006) ABD: MBA mortgage başvuruları (17 Mart) AB: Euro-bölgesi dış ticaret dengesi (Ocak 2006) AB: Sanayide yeni siparişler (Ocak 2006)

İngiltere: BoE toplantı raporları

t Perşembe Türkiye: Para Politikası Kurulu toplantısı ABD: Devam eden ev satışları (Şubat 2006) ABD: İşsizlik başvuruları (18 Mart)

AB Zirvesi

AB: Euro-bölgesi cari hesapları (Ocak 2006) ma ABD: Dayanıklı tüketim malları raporu (Şubat 2006)

ABD: Yeni ev satışları (Şubat 2006) Almanya: TÜFE (Mart 2006)

Yılbaşından

Haftalık beri Yıllık

MKB-100 (dolar bazında) 7.32 14.54 82.76

MKB-100 (YTL bazında) 5.09 12.34 82.58

lar kuru (YTL/ABD$) -2.08 -1.92 -0.10

sepeti (1ABD$+0.77Euro) 3.51 0.56 -1.35

İBS performans endeksi (15 ay) 0.30 3.25 16.69

obond (03/15) 0.79 0.50 5.42

e Performansı Özeti*

ar YTL

Şubat Şubat Değişim İlk 2 ay İlk 2 ay Değişim

2005 2006 (%) 2005 2006 (%)

elirler 8.9 12.8 44.1 19.1 26.4 38.6

iz dışı harcamalar 6.3 8.5 35.4 12.3 17.9 45.5

iz dışı denge 2.6 4.3 65.6 6.7 8.5 26.5

2005 için Konsolide Bütçe, 2006 için Merkezi Yönetim Bütçesi verilmesi nedeniyle karşılaştırma yanıltıcı olabilir

(5)

Aksi b

İ İ T

İ

Aksi belirtilmedikçe mily

Ya Ar T

Aksi beli

Ya Ara m T Ya Ya

Ö

Aksi belirtilmedikçe mily

Cari Ser

Net hata ve Döviz

%

T ( (B ( (D) ( (F) (G) Üret T Pe Petr

thalatın Ana Mal Gruplarına Göre Dağılımı ar USD

Ocak Ocak Değişim Pay

2005 2006 (%) (%)

tırım malları 1.0 1.3 28.5 16.5 a mallar 5.5 5.8 5.1 72.7

üketim malları 0.6 0.8 34.1 10.4

Dış Ticaret Verileri

elirtilmedikçe milyar USD

Ocak Ocak Değişim

2005 2006 (%)

hracat 5.0 4.8 - 3.5

thalat 7.2 8.0 11.1

icaret dengesi -2.2 -3.2 44.1

Yakıt İthalatı ve diğer ithalat rtilmedikçe milyar USD

Ocak Ocak Değişim

2005 2006 (%)

kıt ithalatı 1.3 1.9 43.4

alı ithalatı 5.5 5.8 5.1

oplam ithalat 7.2 8.0 11.1

kıt hariç ara malı ithalatı 4.2 3.9 -6.7

kıt hariç ithalat 5.9 6.1 3.9

Enflasyon Verileri

Aylık Kümülatif Yıllık (Şubat) (İlk 2 ay) (Son 12 ay)

üketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) 0.22 7.27 8.15

A) Mevsimlik ürünler hariç 0.53 1.76 8.77

) İşlenmemiş gıda ürünleri hariç -0.46 0.13 7.82

C) Enerji hariç 0.15 0.77 7.94

(B) ve (C) -0.67 -0.27 7.54

E) (C) ve alkollü içkiler ile tütün hariç 0.16 0.5 6.56

(E) ve fiyatı yönetilen ürünler 0.27 0.45 6.84

(F) ve (B) -0.70 -0.87 6.09

ici Fiyatları Endeksi (ÜFE) 0.26 2.22 5.26

arım 0.57 2.25 4.70

İmalat sanayii 0.10 1.07 5.23

trol ürünleri 1.30 6.82 34.58

ol ürünleri hariç ÜFE 0.15 1.73 2.15

ar USD

Ocak Ocak 1 Son

2005 2006 12 ay

işlemler dengesi -1.5 -2.5 -23.9

maye hareketleri dengesi 4.7 4.1 43.5

noksan -0.9 0.5 3.4

rezervindeki değişim 2.3 2.1 23.1

demeler Dengesi Özeti

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :