• Sonuç bulunamadı

yonca, hububat, çayır otları ve sebzeler çinko noksanlığına karşı daha az duyarlılık gösterirler (Sağlam, 1999). Son yıllarda Trakya Bölgesi çeltik

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "yonca, hububat, çayır otları ve sebzeler çinko noksanlığına karşı daha az duyarlılık gösterirler (Sağlam, 1999). Son yıllarda Trakya Bölgesi çeltik"

Copied!
41
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1.GİRİŞ

Dünya hızlı nüfus artışı ile birlikte insanlığın beslenme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı bilinmekte ve bu soruna çözüm arayışları hızlı bir biçimde devam etmektedir.

Sınırlı tarım alanlarından mümkün olabilen en yüksek verimin alınması ve ürün kalitesinin maksimize edilmesi yönünden bir çok araştırmacının yoğun uğraşlar verdiği bilinen bir gerçektir. Bitkisel üretimin arttırılmasında; tohum kalitesi, sulama, tarımsal mücadele, toprak işleme, kültürel tedbirler gibi birçok faktörün yanı sıra gübreleme de büyük önem taşımaktadır.

İnsanoğlu, bitkilerin en fazla tükettiği besin elementlerinden azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K)‘ un eksikliği durumunda yeterli miktar ve istenen kalitede ürün alınamayacağı gerçeğini uzun yıllardan beri görmüş ve kabul etmiştir. Fakat bu makrobesin elementlerinin yanı sıra bitkilerin yaşama ve gelişmesi için mutlak gerekli olup, verim ve kalite üzerine önemli etkileri olan çinko (Zn), mangan (Mn), demir (Fe) ve bakır (Cu) gibi mikrobesin elementlerinin de eksikliği durumunda toprağa uygulanması gerektiği gerçeğinin yeni yeni bilincine varmaya başlamıştır.

Dünyada ve ülkemizde çinko eksikliğine çok sık rastlanmaktadır ve çinko mikro element eksikliği sıralamasında ilk sırayı almaktadır. Günümüzde dünyada tüm tarım alanlarının % 30 ‘ unda, Türkiye de ise yaklaşık % 50 ‘sinde çinko eksikliğinin bulunduğu yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur (Sillanpaa, 1982).

Toprakların yarayışlı çinko içeriklerinin arttırılması zorunluluğu ülkemiz için çok daha önemlidir. Çünkü Türkiye’ de tarım alanlarının yaklaşık 14 milyon hektarlık bir bölümünde ciddi çinko eksikliği mevcuttur (Eyüpoğlu ve ark. 1998). Bu eksikliğin giderilmesi için öncelikli olarak sebep olan faktörlerin bilinmesi gerekmektedir.

Toprakta çinkonun yarayışlılığı ile toprakların bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Toprağın organik madde kapsamı, pH değeri, kireç içeriği, yarayışlı fosfor miktarı, yarayışlı Fe ve Mn kapsamı, topraktaki kil miktarı ve tipi gibi faktörler bunların başında gelmektedir.

Toplam çinko yönünden fakir olan asit kumlu topraklar, fosforca zengin olan topraklar, organik topraklar ve tesviye edilen topraklar Zn noksanlığının yaygın olarak görüldüğü topraklardır. Çinko noksanlığına karşı fazla duyarlı olan bitkiler; mısır, fasulye, pamuk, keten, çeşitli meyveler ve ceviz gibi bitkilerdir. Buna karşılık; sorgum,

(2)

yonca, hububat, çayır otları ve sebzeler çinko noksanlığına karşı daha az duyarlılık gösterirler (Sağlam, 1999).

Son yıllarda Trakya Bölgesi çeltik ekim alanlarında da çinko eksikliği ve buna bağlı olarak çinko eksikliğinden kaynaklanan arazlar gözlenmeye başlamıştır. Çinko eksikliği belirtileri; yapraklarda damarlar arasında kloroz şeklinde ortaya çıkar.

Yapraklarda damarlar yeşil kalırken damarlar arasında renk açık yeşil, sarı ve hatta beyaza döner (Tok, 1997; Eyüpoğlu ve ark, 1998). Trakya bölgesinde çeltik üreticilerinin, özellikle son yıllarda çinkolu gübre kullanımı yönünde eğilim içersine girdikleri gerçeği gözlenmektedir.

Çinkonun insan sağlığı açısından öneminin anlaşılması ise son yıllarda olmuştur.

Çinko eksikliğinin klinik belirtileri; iştahsızlık, mental letarji, nerosensorial değişiklikler, yara iyileşmesinde gecikme, enfeksiyonlara yatkınlık şeklinde sıralanabilir (Arcasoy, 1997). Buradan da bitki ve toprakta çinko miktarının yeterli olması gerektiğinin önemi açıkca anlaşılmaktadır. Çinko eksikliği üzerine toprakta bulunan diğer bitki besin elementlerinin önemli düzeyde etkide bulundukları çeşitli araştırmalarla saptanmıştır. Özellikle bitkiye yarayışlı fosfor içeriği yüksek olan yada gereğinden fazla fosforlu gübre uygulanan çinko içeriği düşük topraklarda yetiştirilen bitkilerde çinko alımı azalmakta ve çinko noksanlığı yaygın şekilde görülmektedir. Bu olgu toprak ve bitkideki değişimlere dayanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

Trakya Bölgesi’ nde yoğun bir şekilde gübre kullanılmaktadır. Kullanılan bu gübreler arasında fosfor önemli bir yer tutmaktadır. Fosfor immobil bir besin elementi olduğundan toprakta birikmektedir. Nitekim bu durum toprak analizi sonuçlarına da yansımaktadır. Toprakta biriken fazla fosfor başta Zn olmak üzere bir çok besin elementinin bitkilerce alınmasını engellemekte ve bitkiler söz konusu bu elementlerin eksikliği hissetmektedirler. Dolayısıyla toprakta özellikle Zn’nun yarayışlı miktarının korunması ve geliştirilmesi son derece önemlidir. Çinkonun yarayışlılığı üzerine, kullanılan fosforlu gübrelerin miktarının yanında çeşidi de büyük önem taşımaktadır.

Yapılan bu araştırmada; Zn içeriği yetersiz olan bir tarım toprağına uygulanan bazı fosforlu gübreler ile artan dozlarının, mısır bitkisinin çinko ve fosfor alımı ve diğer bazı bitki besin elementi kapsamları üzerine etkileri belirlenmeye çalışılmıştır.

(3)

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR

2.1.Toprakta Çinkonun Yarayışlığı Üzerine Etki Yapan Etmenler

Toprak pH’ si arttıkça Zn’ nun yarayışlılığı azalmaktadır. Topraklarda Zn’ nun yarayışlılığı yönünden pH’ nın 5.5 – 6.5 olması genellikle kritik düzey olarak kabul edilmiştir. Toprak pH’sı artarken çözünürlükleri çok az olan Zn(OH)2 , ZnCO3 bileşikleri oluşmakta ve Zn +2‘ nun yarayışlılığı azalmaktadır. Kuşkusuz Zn’ nun yarayışlılığı pH’

sı yüksek tüm bazik topraklarda azalmaz. Bunun da temel nedeni Zn +2 ile toprakta doğal olarak bulunan organik maddelerin bitkinin yararlanabildiği labil kleyt oluşturmasıdır (Sauchelli, 1969).

McBridge ve Blasiak (1979) Siltli tın toprağına artan miktarlarda çinko vermek suretiyle yaptıkları denemede Zn adsorpsiyonunun pH 7 de en yüksek olduğu ve çinkonun sulu oksitlerin yüzeylerinde adsorbe edildiğini belirlemişlerdir. Araştırıcılar denge çözeltisindeki Zn konsantrasyonunun pH 5.0’ dan pH 7.0 ‘ ye doğru her bir birim pH artışında 30 kat azaldığını saptamışlardır.

Asit tepkimeli toprakların kireçlenmesi çinkonun yarayışlılığını ve dolayısıyla bitkiler tarafından alınabilirliliğini olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu durum toprak pH’ sındaki artışa bağlı olarak Zn+2 nun çözünürlüğünün azalması ve kireçleme materyalindeki CaCO3 parçacıkları üzerinde adsorbe edilmesi ile açıklanmıştır (Tisdale ve ark, 1985).

Çinko uygulanmaması durumunda nötr ve alkali reaksiyonlu topraklarda ürün miktarında önemli azalmalar saptanmıştır. Örneğin Zn uygulanmamış pH’ sı 6.8 olan toprağa göre pH’ sı 7.7 olan toprakta çeltik bitkisi ürün miktarında % 53.0 bir azalma saptanmıştır. Toprağa Zn uygulanması durumunda ise pH’ sı 7.7 olan topraktaki ürün azalması % 8.0 düzeyine inmiştir. pH değeri yüksek olan kireçli topraklarda noksanlığı en çok görülen elementlerin başında çinko gelmektedir (Moraghan ve Mascagni, 1991;

Graham ve ark, 1992).

Türkiye topraklarının % 81.2’ de pH 7.0’ ın üzerindedir. Bu yönüyle tarım topraklarımızda çinko önemli bir sorun olduğu düşünülebilir. Nitekim Türkiye genelinde 1511 toprak üzerinde yapılmış bir çalışmada çinko noksanlığı belirlenen toprakların % 91.8’ inde pH 7.0’ ın üzerinden olduğu görülmüştür. Bu bulgu ülkemiz

(4)

topraklarında çinko noksanlığı ile toprak pH’ sı arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyan somut bir kanıttır (Ülgen ve Yurtsever, 1984; Eyüpoğlu ve ark, 1998).

Kireçli topraklarda karbonatlar tarafından adsorbe edilmesi ya da ZnCO3 ve Zn(OH)2 gibi çözünürlüğü olağanüstü az bileşikler oluşturması sonucu Zn+2 toprakta yarayışsız şekle dönüşür (Viets 1966; Navrot ve Ravikovitch 1969; Trehan ve Sekhon 1977). Kireçli topraklarda ZnEDTA’ daki Zn+2 ile Ca+2 yer değiştirmek suretiyle de çinko yarayışsız şekle geçer (Mengel ve Kirkby, 1982). Toprakta fazla miktarda bulunan bikarbonat, (HCO3) ise bitkiler tarafından çinkonun alınmasını ve toprak üstü organlarına taşınmasını olumsuz şekilde etkiler (Dogar ve van Hai 1980; Forno ve ark, 1995).

Bağımsız şekilde bulunan CaCO3 parçacıklarının yüzeyinde Zn adsorbe edilmek suretiyle de toprakta yarayışsız şekle geçmektedir (Udo ve ark, 1970). Araştırıcılar Zn adsorpsiyonuna toprakta bulunan CaCO3 ‘ ın önemli etki yaptığını belirlemişlerdir.

Kireç kapsamı yüksek olan Tuscon tın toprağında Zn adsorpsiyonu göreceli olarak daha fazla olmuştur. Çinko adsorpsiyonu üzerine karbonatlı bileşiklerin; MgCO3 >

CaMg(CO3)2 > CaCO3 şeklindeki bir sıra içersinde etkili oldukları saptamışlardır.

Türkiye topraklarında CaCO3 miktarları diğer ülke topraklarına göre çok daha yüksektir. Örneğin 65513 toprak örneğinin % 57.6’ sında CaCO3 miktarı % 5.0’ ın üzerinde bulunmuş ve toprakların % 12’ sinde CaCO3 miktarının % 25’ in üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle tarım topraklarımızda çinko önemli bir sorundur.

Türkiye genelinde 1511 toprak üzerinde yapılmış bir çalışmada çinko noksanlığı belirlenen toprakların % 61.4’ünde CaCO3 miktarı % 5.0’ in üzerindedir (Eyüpoğlu ve ark, 1998).

Toprakta bulunan organik maddenin miktarına ve özelliğine bağlı olarak öteki mikro elementler gibi çinkonun yarayışlılığı da etkilenir. Bir başka deyişle Zn’nun yarayışlılığı organik maddeye bağlı olarak bazen artar ve bazen de azalır. Organik madde kompleks oluşturmak ya da humik ve fulvik asit fraksiyonlarıyla Zn adsorpsiyonunu gerçekleştirmek suretiyle Zn’ nun yarayışlılığını etkiler. Organik madde ile Zn arasındaki tepkimelerin sonucunda Zn-organik madde komplekslerinin Zn’ nun yarayışlılığına olan etkisi doğrudan bu kompleks bileşiklerin çözünürlülüğüne bağlıdır (Tisdale ve ark, 1985).

(5)

Organik madde kapsamları çok yüksek olan peat ve humik gley topraklarında çok sık görülen çinko noksanlığının oluşan Zn-organik madde komplekslerinin immobil halde oluşları ve çözünürlüklerinin düşük oluşlarından kaynaklanma olasılığı güçlüdür (Lucas ve Knezek, 1972). Organik madde kapsamı düşük alkalin tepkimeli topraklara uygulanan ahır gübresinin Zn’ nun çözünürlüğü ve bitkiye yarayışlılığını artırdığı belirlenmiştir (Srivastava ve Setki, 1981). Öte yandan Sharma ve Deb, (1988) organik maddelerin toprakta Zn’ nun difüzyon hızını ve Zn’nun yarayışlılığının arttığını saptamışlardır.

Türkiye topraklarında yarayışlı çinko miktarları ile toprakların organik madde kapsamları arasında doğrusal ilişki (Y= 0.16 + 0.362 X) istatistiki yönden önemli ve olumlu bulunmuştur. Türkiye’ de çinko noksanlığı belirlenen toprakların % 82.5’ unda organik madde miktarının % 2.0’den daha az olduğu saptanmıştır. Türkiye’de 18 büyük toprak grubu içersinde çinko noksanlığı özellikle Organik, Regosol, Kestanerengi, Kırmızı Kahverengi ve Bazaltik büyük toprak gruplarında belirlenmiştir (Eyüpoğlu ve ark, 1998).

pH değeri yüksek topraklarda, büyük miktarlarda P uygulaması Zn eksikliğine neden olmaktadır. Bilindiği gibi bitkilerin yetiştirilmesinde fosfor ve çinko çok gerekli besin elementleridir. Bununla birlikte bunlar birlikte kullanıldığında birbirlerini zıt yönde etkileyebilir ve bu zıtlık birçok ürünün kalite ve kantitesinin azalmasına neden olabilir. Böyle bir olayın oluşmaması için bu elementlerin doğru oranlarda karıştırılıp uygulanması gereklidir. Bu ters etki genelde fosforun aşırı kullanıldığı durumlarda çinko eksikliği şeklinde karşımıza çıkar. Bazı durumlarda çinkonun fazlalığı fosforda bir eksiklik yapsa da bu pek sık görülen bir olay değildir. Bu zıt etkileşimin etkili olduğu yer, toprak yerine bir çok kimsenin de söylediği gibi öncelikle bitkinin kökleridir. Fosfor fazlalığı olduğu durumlarda çinko bitki köküne hapsolmakta ve bitkinin normal gelişmesi için ihtiyacı olduğu diğer bölgelerine ulaşamamaktadır (Kacar, 1997).

Aşırı miktarda fosforlu gübre kullanılmasıyla oluşan Zn eksikliği, Çinko konsantrasyonunun az olduğu topraklar özellikle pH’ı yüksek ve/veya kalkerli topraklara, yüksek miktarlarda fosforlu gübre uygulanmasından kaynaklanabilir. Fosfor uygulamasının şekli de çinko eksikliğinde önemlidir. Bant şeklinde uygulanan fosforda bant sayısı arttıkça çinko eksikliği de artacaktır. Gübre tüketicileri genelde yüksek

(6)

miktarlarda fosforlu gübre kullanırlarken belirli oranlarda gerekli çinkoyu da toprağa uygulayarak aşırı fosforlu gübrelemeden dolayı oluşacak çinko eksikliğinin önüne geçmeye çalışmaktadırlar (Hopkins, 2001).

Toprakta N x Zn interaksiyonu da değişik şekillerde açıklanmaktadır. Bunlardan biri yarayışlı çinko kapsamı düşük olan toprağa uygulanan azot bitki gelişmesini arttırmak suretiyle Zn noksanlığının ortaya çıkmasına neden olur (Ozanne, 1955;

Lagnin ve ark, 1962; Soltanpour,1969). Başka bir görüş ise toprağa uygulanan N, bitki kökünde çinko protein kompleksi şeklinde Zn’ nun tutularak bitkinin toprak üstü organlarına taşınmasına engel olur (Ozanne, 1955). N x Zn interaksiyonunda azot formu da önemlidir. Azot kaynağına (amonyumlu ya da nitratlı) bağlı olarak katyon/anyon alımındaki oranın artması sonucu rizosfer pH’ sının düşmesi nedeniyle çinko yarayışlı şekle geçer ve bitki yararlanır (Marschner ve Romheld, 1983). Başlangıçta rizosfer pH’sı 6.8 olan, nitrat şeklindeki azot uygulaması ile pH 7.3’ e yükselen ve amonyum şeklindeki azot uygulamasıyla pH 5.4’ e düşen fasulye bitkisinin Zn kapsamı sırasıyla 34 ve 49 mg kg-1 olarak bulunmuştur (Marschner ve ark, 1989; Marschner, 1991).

Sorgum, Ladino üçgülü ve Sorgum şeklindeki bitki desenine çinko sülfat (ZnSO4) ile birlikte aynı miktar azotu amonyum sülfat (NH4 )2 SO4, amonyum nitrat (NH4NO3)ve sodyum nitrat (NaNO3) gübreleri uygulayan Viets ve ark, (1957) toprak pH’ sındaki değişime bağlı olarak bitkilerin gübredeki ve topraktaki Zn’ dan daha fazla yararlandığı belirlemişlerdir. Ortam pH’sını 5.2’ ye düşüren (NH4)2SO4 gübresi, diğer azotlu gübrelere göre bitkinin daha fazla çinko almasına neden olmuştur.

Toprakta FexZn interaksiyonunu çeşitli bitkiler üzerinde yapılan araştırmalar açık bir şekilde göstermiştir (Rathore ve ark, 1974; Wallace ve ark, 1976; Kacar ve ark, 1993; Kasap ve ark, 1996). Araştırıcılara göre toprağa artan miktarlarda uygulanan Zn bitkilerde Fe alımını ve artan miktarlarda uygulanan Fe’ de Zn alımını olumsuz şekilde etkilemiştir. Rashid ve ark, (1976)’ ya göre toprağa uygulanan Fe, Zn absorpsiyonunu geriletmekte, Alpaslan ve Taban, (1996)’ ya göre bitki kökünde iç yöreye aynı aktif taşıyıcılar tarafından taşınmaları nedeniyle Fe ve Zn karşılıklı olarak birbirlerini engellemektedir. Değişik miktarlarda Mn x Zn arasında da göreceli olarak daha az olmakla beraber interaksiyon bulunmaktadır. Değişik miktarlarda CaCO3 kapsayan 3 farklı toprağa artan miktarlarda uygulanan çinko, çeltik bitkisinin mangan alımın sürekli olarak azalmasına neden olmuştur (Kacar ve ark., 1993).

(7)

2.2. Toprakta Çinkonun Yarayışlılığı ile Fosforun İlişkisi

Topraklarda aşırı P uygulaması, Zn ile P arasındaki interaksiyon dolayısıyla bitkinin Zn ile beslenmesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu durum özellikle Zn noksanlığına sahip topraklarda çok çarpıcı şekilde görülmektedir. Artan oranlarda P gübrelemesi yapılması, bitkilerin Zn kapsamı ile birlikte, fizyolojik olarak yarayışlı Zn miktarını da azaltmaktadır (Çakmak ve Masrchner, 1987).

Kireçli topraklarda fosfor ve çinko gübrelemesinin buğday verim ve kalitesine etkisinin araştırıldığı bir araştırma 1994/96 yılları arasında üç aşamada gerçekleştirilmiştir (Akay, 1998). Birinci aşamada ön deneme olarak sera denemesi, ikinci ve üçüncü aşamada ise Konya Merkez – Çomaklı ve Şadiye köylerinde tarla denemeleri kurulmuştur. ‘’ Tesadüf Blokları ‘’ deneme tertibine göre faktöriyel düzende 4 tekerrürlü olarak kurulan denemelerde, 5 farklı fosfor dozu (10-3-6-9-12 kg P2O5 / da) ve 5 farklı çinko dozu (0-0.5-1.0-2.0-4.0 kg Zn / da) uygulanmıştır. Çomaklı’da yürütülen denemede kontrol parselde 44.2 kg / da olan buğday verimi en yüksek 246.4 kg/da ile P3Zn4 dozunda alınmıştır. Dekara verim de kontrole oranla sağlanan artış % 458 dir. Uygulanan artan oranlardaki fosfor ve çinko ile, dane verimi, bin dane ağırlığı, bitki boyu, bitkinin yaprak, dane ve sapının fosfor, çinko potasyum ve ham protein içeriklerindeki artış ile, dane tarafından kaldırılan fosfor ve çinko arasındaki istatistiki yönden P<0.05 ve P<0.01 seviyelerinde önemli ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler yaprak, dane ve saptaki fosfor içeriği çinko doz artışıyla, çinko içeriği ise artan fosforlu azalma şeklinde olmuştur.

Çeltik bitkisinin çinkolu ve fosforlu gübrelere cevabı ve fosfor çinko ilişkisinin verime etkisinin araştırıldığı bir deneme Gazi Osmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi sera koşullarında tesadüf parselleri deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. 0.25, 0.50, 1.00, 2.00, 4.00, ve 8.00 kg Zn/da dozlarında Zn’ lu gübre ZnSO4 şeklinde ve 0.5, 10 ve 15 kg P2O5 / da dozlarında fosforlu gübre ise TSP şeklinde ekimden önce uygulanmıştır. Artan fosfor miktarı ile birlikte çeltik sapının N, P, Mn ve Fe kapsamı artmış; K, Zn ve Cu kapsamı ise azalmıştır (Savaşlı ve ark, 1998).

Fosforun’ un bitkilerde Zn eksikliğine nasıl neden olduğu konusu hala tartışılır ve araştırılan bir konudur. Bu noktadan hareketle sera koşullarında buğday bitkisiyle (Seri – 82) değişik dozlarda Zn (0, 0.08, 0.4, 2, 10 mg Zn / kg toprak) ve P (20, 120, 720 mg

(8)

P/ kg toprak) uygulanarak denemeler yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlar, yüksek dozda uygulanan P’ un buğday bitkisinde Zn alımını değil de dokulardaki mevcut Zn’ nun fizyolojik olarak kullanımı engelleyerek Zn eksikliğine yol açtığını ortaya koymaktadır (Kalfa ve ark, 1998).

Toprağa değişik dozlarda uygulanan hümik asit ve fosforun kireçli bir toprakta yetiştirilen mısır bitkisinin (Zea mays L.) Fe, Zn, Mn ve Cu içeriğine etkisini incelemek ve bu etkiyi toprakta kalan yarayışlı besin maddesi konsantrasyonları ile karşılaştırmak amacıyla toprağa 3 dozda hümik asit (0, 250, 500 mg/kg) ve 4 dozda P (0, 20, 40, 80 mg/ kg) uygulanmıştır. Fosfor uygulamaları ile bitki kuru ağırlığı ve topraktaki Fe konsantrasyonu artmış, Zn ve Cu miktarı azalmış, Mn konsantrasyonu ise uygulamadan etkilenmemiştir (Erdal ve ark, 2000).

Eyüpoğlu ve ark. (1997) yaptıkları bir araştırmada % 10, % 20, % 30 ve % 40 kireç içeren topraklara 0, 3, 6 ve 9 kg P2O5 / da olacak şekilde TSP uygulayarak nohut yetiştirmişlerdir. Deneme sonunda tüm kireç düzeylerinde artan fosfor uygulamasının nohut bitkisinin Zn kapsamlarında önemli derecede azalmalara neden olduğunu belirlemişlerdir.

Van ekolojisinde yetiştirilen buğdayların (Triticum aestivum L.) farklı gelişim dönemlerindeki Zn ve P konsantrasyonu üzerine Zn uygulamasının etkisi Erdal ve Kocakaya (2003) tarafından araştırılmıştır. Çinko uygulaması ile bitki Zn konsantrasyonu her gelişim döneminde de artmış, buna karşılık P konsantrasyonu azalmıştır.

Hindistan’da çinko eksikliği olan bir toprakta mısır ve buğdayda Zn ve P gübrelerinin kullanılmasıyla P, Fe, Mn ve Zn alımı araştırıcılar tarafından yapılan bir araştırmada incelenmiştir. Denemede 0, 10 ve 20 ppm Zn; 0, 185 ve 370 ppm P kullanılmıştır. Deneme sonunda 10 ve 20 ppm Zn uygulandığında bitkinin P, Fe, ve Mn kapsamlarında önemli azalmalar belirlenmiştir. 185 ve 370 ppm P uygulandığında bitkinin P ve Mn kapsamlarında büyük artışlar saptanırken, bitkinin Fe ve Zn kapsamlarında düşüşler gözlenmiştir (Khan ve Zende, 1976).

Ismail ve ark, (1996) domates bitkisiyle yaptıkları bir saksı denemesinde 50 ve 100 ppm P; 10, 20 ve 40 ppm Fe; 5, 10 ve 20 ppm Zn uygulamışlardır. Araştırıcılar 100 ppm P uyguladıklarında domates bitkisinin kuru madde ve P alımının arttığı ve Zn alımının azaldığını saptamışlardır.

(9)

Singh ve ark (1997) 90 mg P, 60 mg S ve 20 mg Zn uygulayarak killi kumlu toprakta yetiştirdikleri BG-75 cinsi arpa bitkisi üzerinde yaptıkları bir denemede, toprağa P uyguladıklarında bitkinin Zn alımında azalma belirlemişlerdir.

Karimian (1995) İran’ da yaptığı bir çalışmada toprağa artan miktarlarda N ve P uygulamasının mısır bitkisinin çinko kapsamı üzerindeki etkisini incelemiştir. Bunun için sera da yapılan saksı denemesinde 0, 75 ve 150 ppm N (üre formunda); 0, 50 ve 100 ppm P2O5 (Normal süper fosfat formunda) ve 0 ve 20 ppm Zn (ZnSO4.7H2O) formunda uygulanmıştır. Bitkinin kuru madde miktarı N, P ve Zn uygulamalarından pozitif etkilenmiş ve en yüksek değerler ; 150 ppm N ; 100 ppm P2O5 ve 20 ppm Zn dozlarında elde edilmiştir. Kontrol muamelesinde kuru madde miktarı 58 gr / saksı’dan (2 kg toprak) 19.0 gr / saksı (2 kg toprak) değerine ulaşmıştır. Bitkinin N içeriği artan N dozu ile artarken, N dozu sabit kabul edildiğinde artan P ve Zn uygulamalarından olumsuz etkilenmiştir. Bitkinin Zn kapsamı, Zn uygulamasındaki artışla birlikte artmış ve 21 ppm den 105 ppm değerine ulaşmıştır. Artan N ve P dozları bitkinin Zn kapsamında azalmalara neden olmuştur. Araştırıcı bu sonuçlara sebep olarak toprağın yarayışlı Zn kapsamının kritik değerde olduğunu göstermiştir.

Venezuela’ da yapılan bir saksı denemesinde asit topraklara 0,5, 10 ve 15 ppm Zn uygulamasının mısır bitkisinin kuru madde miktarı ve Zn kapsamının attığı N ve P kapsamlarının ise azaldığı saptanmıştır (Arrieche ve Raminez, 1999).

Yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, tohumdaki P’ un % 70 – 80’ i, P’ un bir birikim formu olan fitin asidi (fitat) olarak bulunmaktadır. Dolayısıyla tohumdaki P miktarı arttıkça fitin asidi artar ve fitin asidi Zn’ yu kompleksleyerek onu hücre metabolizmasında kullanılamaz hale getirir ve biyolojik yarayışlılığını düşürür.

Tohumdaki fitin asidi arttıkça diyetin besin değeri önemli ölçüde düşer. Bu nedenle, artan düzeylerde bitkilere yapılan P uygulaması bir yandan bitkilerin Zn beslenmesini, diğer yandan da bitkisel kökenli gıdalarda artan fitin asidi miktarı ile insanların Zn beslenmesini kötüleştirir (Oberleas ve Horland, 1981).

Pande ve ark (1985) çeltik ekim alanlarında N, P, ve K’ lu gübreler uyguladıklarında Ca, Mg, K, Mn, Cu ve Zn’ nun topraktaki yarayışlılığının ve bitkideki konsantrasyonlarının azaldığını, Fe’ nin elverişliliğinin ise az da olsa arttığını belirlemişlerdir.

(10)

3.MATERYAL VE YÖNTEM 3.1.Materyal

3.1.1.Toprak Örneğinin Alınması ve Analize Hazırlanması

Araştırmada kullanılan toprak örneği T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fakültesi uygulama ve araştırma arazisinden Jakson (1962) tarafından belirtilen şekilde 0 - 20 cm derinlikten alınmış ve bez torbalar içersinde laboratuara getirilmiştir. Toprak örnekleri gölgede kurutularak 4 mm’lik elekten geçirilmiş ve laboratuvar denemesi için hazır duruma getirilmiştir. Aynı örneklerin bir kısmı laboratuar analizlerinde kullanılmak üzere 2 mm’ lik elekten geçirilerek plastik kavanozlarda saklanmıştır.

3.2.Yöntem

3.2.1.Toprak Örneğinde Yapılan Bazı Fiziksel ve Kimyasal Analizler 3.2.1.1. Tekstür

Toprağın tekstür sınıfı Bouyoucos Hidrometre yöntemi ile belirlenmiştir (Tüzüner, 1990).

3.2.1.2. Toprak Reaksiyonu (pH)

Toprak örneğinin pH değeri potansiyometrik olarak cam elektrodlu pH - metre ile ölçülmüştür (Sağlam, 2001).

3.2.1.3. Kireç

Kireç miktarının belirlenmesi Scheibler Kalsimetrisi ile volümetrik olarak yapılmıştır (Sağlam, 2001).

(11)

3.2.1.4. Organik Madde

Toprak örneğinin organik madde miktarı Smith - Weldon yöntemi ile tayin edilmiştir (Sağlam, 2001).

3.2.1.5. Yarayışlı Mikro Elementler (Zn, Fe, Cu, Mn)

Toprak örneğinin yarayışlı mikro element (Zn, Fe, Cu, Mn) miktarları DTPA yöntemi ile belirlenmiştir (Lindsay ve Norvell, 1978).

3.2.1.6. Yarayışlı Fosfor

Toprağın yarayışlı fosfor içeriği, Olsen yöntemi uygulanarak tayin edilmiştir (Sağlam, 2001).

3.2.1.7. Değişebilir Potasyum

Değişebilir potasyum miktarı, toprak amonyum asetatta ekstrakte edildikten sonra alev fotometresi ile belirlenmiştir (Sağlam, 2001).

3.2.1.8. Kalsiyum ve Magnezyum Tayini

Toprakta Ca ve Mg tayini EDTA titrasyon yöntemi ile yapılmıştır (Sağlam, 2001).

3.2.2. Saksı Denemesi

Deneme Alpaslan ve ark (1998) tarafından belirtilen şekilde laboratuvar koşullarında yürütülmüştür. Plastik saksılara 4 mm’ lik elekten geçirilmiş 2 kg hava kuru toprak konmuştur. Saksı denemesi 4 fosfor dozu x 4 gübre çeşidi x 3 tekerrür: 48 saksı şeklinde şansa bağlı deneme desenine göre yapılmıştır. Fosfor dozları 0 (P0), 5

(12)

(P1), 10 (P2), 15 (P3) kg P2O5 / da şeklinde TSP, DAP, 20-20-0, 26-13-0 gübrelerinden ve çözelti halinde; Zn tek doz olarak 10 ppm şeklinde ZnSO4.7H2O formunda ve çözelti halinde uygulanmıştır. Bütün saksılara 150 ppm N olacak şekilde, çözelti halinde ve ikiye bölünerek NH4NO3 uygulanmıştır.

Denemede Pioneer 3377 MF (Zea Mays L.) hibrit mısır tohumu kullanılmıştır. Her saksıya başlangıçta 5 adet mısır tohumu ekilmiş ve topraklara tarla kapasitesine gelinceye kadar su verilmiştir. 7 gün içersinde çimlenmeler tamamlanmış ve her saksıda en iyi durumdaki iki bitki kalacak şekilde seyreltme yapılmıştır.

Saksılar zaman zaman kontrol edilerek nem düzeyleri azaldıkça su ihtiyaçları karşılanmıştır. Bitkiler çimlenmeden 50 gün sonra toprak üstü aksamları steril bir makasla kesilerek hasat edilmiştir.

Bitkilerin çimlenme ve gelişme dönemleri genel görünüşleri Şekil 1’ de ve Şekil 2’

de verilmiştir.

(13)

Şekil 1. Çimlenme döneminde denemenin genel bir görünüşü

Şekil 2. Gelişme Döneminde denemenin genel bir görünüşü

(14)

3.2.3..Bitki Örneklerinde Yapılan Analizler

3.2.3.1. Bitki Örneklerinin Gerekli Analizlere Hazırlanması

Hasat edilen bitkiler önce musluk suyu ile yıkanmış ve saf su ile durulanmıştır.

Sonra 0.2 N HCl çözeltisinden geçirilen bitkiler son kez saf su ile yıkanıp kurutulmak üzere filtre kağıtları üzerine konulmuştur. Birkaç gün filtre kağıtlarının üzerinde kurutulmaya bırakılan bitkiler daha sonra kese kağıtlarına konularak 70OCde ağırlıkları sabitleşinceye kadar etüvde kurutulmuştur. Kuruyan bitki örnekleri tartılarak kuru ağırlıkları belirlenmiştir. Daha sonra öğütülerek polietilen kavanozlara konulmuştur (Kacar, 1972).

3.2.3.2. Fosfor Tayini

Nitrik–perklorik asit ile yaş yakılan bitki örneklerinde fosfor tayini vanadomolibdofosforik asit sarı renk yöntemiyle yapılmıştır (Kacar, 1972).

3.2.3.3. Mikro Element Tayini (Zn, Fe, Cu, Mn)

Yaş yakma yöntemi ile elde edilen bitki çözeltilerinin Zn, Fe, Cu ve Mn kapsamları Atomik Absorbsiyon Spektrofotometresi ile belirlenmiştir (Kacar, 1972).

3.2.3.4. İstatistiksel değerlendirme

Gübre faktörünün 4 hali, fosfor dozları faktörünün 4 hali olmak üzere 3 tekerrürlü olarak tamamıyla şansa bağlı deneme planında istatistiksel analizler yapılmıştır. Yapılan varyans analiz testi sonunda uygulanan dozların ortalamaları arasındaki farklılık çoklu karşılaştırma testlerinde EKÖF ( LSD ) metoduna göre yapılmıştır (Soysal, 2000).

(15)

4. BULGULAR VE TARTIŞMA

4.1. Deneme Toprağının Bazı Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Araştırmada kullanılan toprak örneğinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri Çizelge 1’ de verilmiştir.

Çizelge 1 incelendiğinde toprağın büyük toprak grubu Xerochrept (Ekinci, 1990) pH değeri 7.10 olup nötral sınıfına girmektedir. Toprak örneği; organik madde bakımından

‘’ az’’, yarayışlı fosfor içeriği ‘’ orta ‘’, değişebilir potasyum içeriği ‘’ yeterli ‘’, Ca + Mg içeriği ‘’ yeterli ‘’, kireç içeriği ‘’ kireçli ‘’, tekstürü ise kil ( C ) sınıfına girmektedir. Yarayışlı mikro elementler bakımından değerlendirildiğinde Fe, Mn ve Cu bakımından ‘’ yeterli ‘’ olup Zn içeriği ise ‘’ yetersiz ‘’ sınıfına girmektedir.

Çizelge 1. Denemede kullanılan toprak örneğinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak

No pH

(1:2,5 su)

Org.

Mad.

(%)

CaC03

(%) Ca+Mg

(meq/100gr) Tekstür

Sınıfı Mekanik Analiz

(%) Yarayışlı (kg/da) Kil Silt Kum P205 K20 Xeroch

rept 7.10 1.18 1.89 29.16 Kil (C)

40.08 22.26 37.65 7.18 19.57

Yarayışlı mikro elementler ( ppm)

Zn Fe Cu Mn

0.18 3.70 0.87 10.32

(16)

4.2. Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Kuru Madde Miktarına Etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin mısır bitkisinin kuru madde miktarı üzerine olan etkisi Çizelge 2’ de verilmiştir.

Çizelge 2. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin kuru madde miktarı üzerine etkisi

Kuru Madde, gr/saksı Bloklar

Gübreler Fosfor Dozları

1 2 3

Ortalama

P0 2.08 2.30 2.18 2.18 c

P1 2.26 2.34 2.21 2.27 c

P2 2.71 2.87 2.66 2.74 b

TSP

P3 3.43 2.84 3.22 3.16 a

2.58 c

P0 2.08 2.30 2.18 2.18 c

P1 2.69 3.10 2.74 2.84 b

P2 3.45 2.79 3.33 3.19 b

DAP

P3 3.69 3.82 3.36 3.62 a

2.95 b

P0 2.08 2.30 2.18 2.18 d

P1 2.85 3.09 3.17 3.03 c

P2 3.64 3.96 3.71 3.77 b

20-20-0

P3 4.43 5.01 4.80 4.74 a

3.43 a

P0 2.08 2.30 2.18 2.18 d

P1 2.88 3.28 3.02 3.06 c

P2 4.10 4.35 4.30 4.25 b

26-13-0

P3 5.76 4.48 4.57 4.93 a

3.60 a

Not : Her gübre kendi içerisinde ayrı arı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 2. incelendiğinde toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20- 20-0, ve 26-13-0 gübrelerinin artan miktarlarıyla mısır bitkisinin kuru madde miktarlarında artışlar olduğu görülmüştür. Söz konusu bu artışlar TSP için P0 dozunda ortalama 2.18 gr / saksı iken P3 dozunda ortalama 3.16 gr / saksı değerine ulaşmıştır. Bu değerler DAP için 2.18 den 3.62 gr / saksı, 20-20-0 için 2.18 dan 4.74 gr / saksı ve 26- 13-0 için 2.18 den 4.93 gr / saksı değerlerine ulaşmıştır.

(17)

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde ise en yüksek ortalama kuru madde miktarları 3.60 gr / saksı ile 26- 13- 0 ve 3.43 gr / saksı ile 20- 20- 0 gübrelerinden elde edilmiştir. Bu gübreleri 2.95 ve 2.58gr / saksı değerleriyle DAP ve TSP gübreleri izlemiştir (Şekil 3).

1 2 3 4

Kuru Madde (gr/saksı)

Gübreler

20-20-0 26-13-0 TSP DAP

Şekil 3. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama kuru madde miktarı üzerine etkisi

Yapılan varyans analizinde toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin kuru madde miktarı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur (Çizelge 3).

Çizelge 3. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin kuru madde miktarı üzerine etkisine ilişkin varyans analiz sonuçları

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 48.660**

DOZ 157.618**

GÜBRE X DOZ 4.564 **

** : % 1 düzeyinde önemli

(18)

Erdal ve ark. (2000), yaptıkları bir araştırmada dört farklı dozda (0, 20, 40 ve 80 ppm) DAP gübresi uygulayarak mısır bitkisi yetiştirerek fosfor uygulamalarının bitkinin bazı biyolojik özellikleri üzerine etkisini incelemişlerdir. Deneme sonunda artan fosfor miktarlarının bitkinin kuru madde miktarında önemli artışlara neden olduğunu saptamışlardır.

(19)

4.3. Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Fosfor (P) Kapsamı Üzerine Etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0, ve 26-13-0 gübrelerin mısır bitkisinin fosfor kapsamı üzerine etkisi Çizelge 4’ de verilmiştir.

Çizelge 4. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin % P kapsamı üzerine etkisi

P, % Bloklar Gübreler Fosfor

Dozları

1 2 3

Ortalamalar

P0 0.41 0.46 0.44 0.43 b

P1 0.47 0.49 0.46 0.47 b

P2 0.58 0.60 0.61 0.59 a

TSP

P3 0.60 0.62 0.67 0.63 a

0.53 b

P0 0.41 0.46 0.44 0.43 c

P1 0.51 0.54 0.53 0.52 b

P2 0.54 0.55 0.51 0.53 b

DAP

P3 0.66 0.65 0.58 0.63 a

0.52 b

P0 0.41 0.46 0.44 0.43 c

P1 0.49 0.58 0.55 0.54 b

P2 0.60 0.68 0.63 0.63 a

20-20-0

P3 0.70 0.68 0.66 0.68 a

0.57 a

P0 0.41 0.46 0.44 0.43 b

P1 0.48 0.54 0.50 0.50 b

P2 0.63 0.58 0.61 0.60 a

26-13-0

P3 0.63 0.69 0.65 0.65 a

0.54 ab

Not : Her gübre kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 4 incelendiğinde toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübreler mısır bitkisinin % P kapsamını artırmıştır. Bu artışlar ortalama olarak TSP için P0

dozunda % 0.43 den % 0.63’ e yükselmiştir. Bu değerler DAP gübresi için % 0.43 den

% 63’ e; 20-20-0 gübresi için % 0.43 den % 0.68’ e ve 26-13-0 gübresi için ise % 0.43 ten % 0.65’ e şeklinde gerçekleşmiştir.

(20)

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde mısır bitkisinde en yüksek ortalama P kapsamı % 0.57 ile 20-20-0 gübresi ve % 0.54 ile 26-13-0 gübresinden elde edilirken bu gübreleri sırasıyla % 0.53 ve % 0.52 değerleriyle TSP ve DAP gübreleri izlemiştir (Şekil 4). Ancak istatistiksel olarak 26- 13- 0 ile 20- 20- 0 gübreleri ve TSP ile DAP gübreleri arasında fark bulunamamıştır.

0 50 100 150 200 250 300 350 400

Fosfor %

Gübreler

20_20_0 26_13_0 TSP DAP

Şekil 4. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkinin ortalama % P kapsamı üzerine etkisi

Yapılan varyans analizinde toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin % P kapsamı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur (Çizelge 5).

Çizelge 5. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin % P kapsamı üzerine etkisine ilişkin varyans analiz sonuçları

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 5.613**

DOZ 160.594**

GÜBRE X DOZ 2.271**

** : % 1 düzeyinde önemli

(21)

4.4. Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Çinko (Zn) Kapsamı Üzerine Etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin mısır bitkisine çinko kapsamı üzerine etkisi Çizelge 6’ da verilmiştir.

Çizelge 6. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama Zn kapsamı üzerine etkisi.

Zn, ppm Bloklar Gübreler Fosfor

Dozları

1 2 3

Ortalamalar

P0 38.8 34.0 36.1 36.3 a

P1 30.4 32.5 31.6 31.5 b

P2 26.9 28.8 27.9 27.8 c

TSP

P3 21.1 23.6 23.3 23.0 d

29.6 b

P0 38.8 34.0 36.1 36.3 a

P1 26.8 25.6 26.0 26.1 b

P2 23.4 20.6 21.3 21.7 c

DAP

P3 19.2 20.4 20.8 20.1 c

26.0 c

P0 38.8 34.0 36.1 36.3 a

P1 38.4 33.8 35.9 36.0 a

P2 29.6 32.4 30.2 30.7 b

20-20-0

P3 28.8 22.4 24.8 25.3 c

32.1 a

P0 38.8 34.0 36.1 36.3 a

P1 38.4 34.2 35.5 36.0 a

P2 34.8 32.6 33.9 33.7 b

26-13-0

P3 24.2 26.4 26.6 25.7 c

32.9 a

Not: Her gübre kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 6 incelendiğinde artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübreler mısır bitkisinin çinko kapsamında azalmalara neden olmuştur. Bu azalış TSP gübresinin uygulanmasıyla ortalama olarak P0 dozunda 36.3 ppm iken P3 dozunda 23.0 ppm’ e düşmüştür. Bu değerler DAP gübresinin uygulanmasıyla 36.3’ den 20.1 ppm’ e; 20-20-

(22)

0 gübresinin uygulanmasıyla 36.3 den 25.3’e ve 26-13-0 gübresinin uygulanması ile 36.3 den 25.7 ppm’ e düşmüştür.

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde en yüksek ortalama Zn kapsamı 26- 13-0 gübresinden 32.9 ppm ile elde edilmiştir.Bu gübreyi sırasıyla 32.1, 29.6 ve 26.0 ppm değerleriyle 20-20-0, TSP ve DAP gübreleri izlemiştir (Şekil 5). Ancak 26- 13- 0 gübresi ile 20- 20- 0 gübresi arasında istatistiksel olarak fark bulunamamıştır.

1 2 3 4

Zn, ppm

Gübreler

26-13-0 TSP 20-20-0 DAP

Şekil 5. Toprağa Artan Miktarlarda Uygulanan Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Ortalama ppm Zn kapsamı Üzerine Etkisi

Bu sonuç kullanılan gübreler arasında Zn’ nun yarayışlılığını etkilemesi bakımından 26–13–0 gübresinin tercih edilebileceğini göstermektedir. Nitekim en yüksek kuru madde miktarı da bu gübrenin uygulandığı saksılardan elde edilmiştir. Diğer taraftan Tekirdağ ilini de kapsayan Trakya Bölgesi toprakları genellikle organik madde bakımından fakir, yarayışlı fosfor miktarı bakımından ise yeterli ve yüksek düzeydedir.

Söz konusu bu gübre yöre topraklarının organik madde kapsamı ve P içeriği bakımından da tercih edilebilir durumdadır. Nitekim denemede kullanılan toprak örneği de yöre topraklarının genel özelliklerini taşımaktadır. Ancak daha sağlıklı yorum yapabilmek için bu konuda tarla denemeleri yapılmalıdır.

Yapılan varyans analizinde, toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Zn kapsamı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur (Çizelge 7).

(23)

Çizelge 7. Toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübreleri mısır bitkisinin ppm Zn kapsamı üzerine etkisine ilişkin varyans analizi sonuçları

** : % 1 düzeyinde önemli

Bu sonuçlara benzer şekilde topraklara artan miktarda P uygulaması ile bir çok araştırıcı mısır bitkisinin Zn kapsamlarında azalışlar belirlemişlerdir. Araştırıcılar bu duruma sebep olarak da P uygulamasının Zn’ nun alınmasını engellemesini göstermişlerdir (Khan and Zende, 1976; Oberleas and Harland, 1981; Çakmak ve Marschner, 1987; Karamian, 1995; Eyüpoğlu ve ark, 1997; Raghbir ve ark, 1997; Akay, 1998; Savaşlı, 1998; Savaşlı ve ark, 1998; Kalfa ve ark, 1998; Erdal ve ark, 2000; Erdal ve Kocakaya, 2003).

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 105.628 **

DOZ 288.750 **

GÜBRE * DOZ 4.544 **

(24)

4.5. Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Demir (Fe) Kapsamı Üzerine Etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin mısır bitkisinin Fe kapsamı üzerine etkisi Çizelge 8’ de verilmiştir.

Çizelge 8. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama Fe kapsamı üzerine etkisi

Fe, ppm Bloklar Gübreler Fosfor

Dozları

1 2 3

Ortalamalar

P0 88.4 96.7 93.4 92.8 c

P1 107.1 103.6 106.5 105.7 b

P2 128.4 132.0 131.1 130.5 a

TSP

P3 126.4 128.2 127.7 127.4 a

111.6 b

P0 88.4 96.7 93.4 92.8 b

P1 92.7 95.4 83.5 93.8 b

P2 110.6 115.0 113.8 113.1a

DAP

P3 114.2 119.7 117.4 117.1 a

104.2 c

P0 88.4 96.7 93.4 92.8 c

P1 119.6 122.8 120.7 121.0 b

P2 129.4 132.2 131.8 131.1 a

20-20-0

P3 130.6 132.8 131.2 131.5 a

114.9 b

P0 88.4 96.7 93.4 92.8 c

P1 100.2 115.5 108.9 108.2 b

P2 136.4 138.8 137.1 137.4 a

26-13-0

P3 139.2 136.2 138.7 138.0 a

119.1 a

Not: Her gübre kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 8. incelendiğinde, toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Fe kapsamında artışlara neden olmuştur. Bu artışlar ortalama olarak TSP gübresi için P0 dozunda 92.8 ppm iken P3 dozunda 127.4 ppm’ e yükselmiştir. Bu değerler DAP gübresinin uygulanması ile 92.8 den 117.1 ppm’ e; 20-

(25)

20-0 gübresinin uygulanmasıyla 92.8 den 131.5 ppm’ e ve 26-13-0 gübresinin uygulanması ile ise 92.8 den 138.0 ppm’e yükselmiştir.

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde en yüksek ortalama Fe kapsamı 119.1 ppm ile 26-13-0 ve 114.9 ppm ile 20- 20- -0 gübrelerinden elde edilmiştir. Bu gübreleri sırasıyla 111.6 ve 104.2 ppm değerleriyle TSP ve DAP gübreleri izlemiştir (Şekil 6).

Ancak 20-20-0 ile TSP gübreler arasında istatistiksel olarak fark bulunamamıştır.

1 2 3 4

Fe, ppm

Gübreler

20-20-0 TSP 26-13-0 DAP

Şekil 6. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama ppm Fe kapsamı üzerine etkisi

Yapılan varyans analizinde toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Fe kapsamı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur (Çizelge 9).

Çizelge 9. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ppm Fe kapsamı üzerine etkisine ilişkin varyans analiz sonuçları.

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 96.093 **

DOZ 439.869 **

GÜBRE X DOZ 8.990 **

** % 1 düzeyinde önemli

(26)

Toprağa artan miktarlarda verilen fosforlu gübre (TSP) mısır bitkisinin Fe kapsamının önemli ölçüde artmasına neden olmuştur Bu duruma sebep olarak Savaşlı ve ark (1988) fosfor uygulamasının bitkinin Fe kapsamı üzerine olumu bir etki yapmış olmasını göstermişlerdir.

(27)

4.6.Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Bakır (Cu) Kapsamı Üzerine Etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin mısır bitkisinin Cu kapsamı üzerine etkisi Çizelge 10’ da verilmiştir.

Çizelge 10. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama Cu kapsamı üzerine etkisi.

Cu, ppm Bloklar Gübreler Fosfor

Dozları

1 2 3

Ortalamalar

P0 14.6 18.8 15.1 16.1 a

P1 11.0 13.4 12.9 12.4 b

P2 7.6 8.5 7.9 8.0 c

TSP

P3 6.3 6.1 6.1 6.1 c

10.6 b

P0 14.6 18.8 15.1 16.1 a

P1 14.4 13.2 16.3 14.6 a

P2 13.2 9.7 10.6 11.1 b

DAP

P3 8.5 7.3 7.2 7.6 c

12.3 b

P0 14.6 18.8 15.1 16.1 a

P1 14.4 17.6 14.8 15.6 a

P2 14.5 16.8 14.7 15.3 a

20-20-0

P3 10.2 12.4 12.8 11.8 b

14.7 a

P0 14.6 18.8 15.1 16.1 a

P1 15.4 18.6 14.9 16.3 a

P2 14.2 16.5 14.2 14.9 a

26-13-0

P3 11.4 12.9 12.6 12.3 b

14.9 a

Not: Her gübre kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 10 incelendiğinde toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübreler mısır bitkisinin Cu kapsamında azalmalara neden olmuştur. Bu azalış TSP gübresinin uygulanmasıyla ortalama olarak P0 dozunda 16.1 ppm iken P3 dozunda 6.1 ppm’ e düşmüştür. Bu değerler DAP gübresinin uygulanmasıyla 16.1 den 7.6 ppm’ e;

(28)

20-20-0 gübresinin uygulanmasıyla 16.1’ den 11.8 ppm’ e ve 26-13-0 gübresinin uygulanmasıyla da 16.1’ den 12.3 ppm’ e düşmüştür.

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde en yüksek ortalama Cu kapsamı 26- 13-0 gübresi verilen saksılarda 14.9 ppm ve 20- 20 -0 gübresinden 14.7 ppm ile elde edilmiştir. Bu gübreleri sırasıyla 12.3 ve 10.6 ppm değerleriyle DAP ve TSP gübreleri izlemiştir (Şekil 7). 26-13-0 gübresi ile 20-20-0 gübresi ve DAP ile TSP gübreleri istatistiksel olarak aynı gruba girmektedirler.

1 2 3 4

Cu, ppm

Gübreler

26-13-0 DAP 20-20-0 TSP

Şekil 7. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama ppm Cu kapsamı üzerine etkisi.

Toprağa artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Cu kapsamı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur (Çizelge 11).

Çizelge 11. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ppm Cu kapsamı üzerine etkisine ilişkin varyans analiz sonuçları

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 92.203 **

DOZ 153.597 **

GÜBRE X DOZ 0.977

** : % 1 düzeyinde önemli

(29)

Topraklara artan miktarlarda P uygulanması mısır bitkisinin Cu kapsamında azalışlara neden olmaktadır. Bu durum artan P uygulamasının sonucunda bitki gelişimi hızlanmakta ve Cu yetersizliği ortaya çıkmaktadır şeklinde açıklanmıştır (Savaşlı ve ark, 1998; Erdal ve ark, 2000).

(30)

4.7. Toprağa Artan Miktarlarda Verilen Çeşitli Fosforlu Gübrelerin Mısır Bitkisinin Mangan (Mn) Kapsamı üzerine etkisi

Toprağa artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin mısır bitkisinin Mn kapsamı üzerine etkisi Çizelge 12’ de verilmiştir.

Çizelge 12. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli gübrelerin mısır bitkisinin ortalama Mn kapsamı üzerine etkisi

Mn, ppm Bloklar Gübreler Fosfor

Dozları

1 2 3

Ortalamalar

P0 62.0 65.4 64.3 63.9 b

P1 64.0 62.4 64.9 63.7 b

P2 70.4 67.2 69.1 68.9 a

TSP

P3 66.2 65.4 64.8 65.4 a

65.4 b

P0 62.0 65.4 64.3 63.9 c

P1 65.4 65.8 65.2 65.4 b

P2 68.2 72.6 75.1 70.9 a

DAP

P3 66.4 72.6 73.8 70.9 a

67.7 b

P0 62.0 65.4 64.3 63.9 c

P1 71.4 71.2 68.4 70.3 b

P2 77.6 79.0 74.6 71.7 b

20-20-0

P3 77.2 74.1 77.6 76.3 a

70.5 a

P0 62.0 65.4 64.3 63.9 c

P1 67.2 74.6 69.8 70.5 b

P2 76.8 79.7 77.5 78.0 a

26-13-0

P3 72.4 75.3 69.9 72.5 b

71.2 a

Not: Her gübre kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş olup aynı harf ile gösterilen ortalamalar arasında % 1 düzeyinde fark yoktur.

Çizelge 12. incelendiğinde toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Mn kapsamında genel olarak artışlara neden olmuştur. Söz konusu bu artışlar TSP için P0 dozunda ortalama 63.9 ppm iken P3 dozunda ortalama 65.4 ppm değerine ulaşmıştır. Bu değerler DAP için 63.9’ dan 70.9 ppm’ e; 20-20-0 için 63.9’ dan 76.3 ppm’ e ve 26-13-0 için 63.9 dan 72.5 ppm değerlerine ulaşmıştır.

(31)

Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde en yüksek ortalama Mn kapsamı 71.2 ppm ile 26- 13- 0 gübresinden elde edilmiştir. Bu gübreyi sırasıyla 70.5; 67.7 ve 65.4 ppm değerleriyle 20- 20- 0, DAP ve TSP gübreleri izlemiştir (Şekil 8).

0 100 200 300 400

Mn, ppm

Gübreler

26-130 20-20-0 DAP TSP

Şekil 8. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ortalama ppm Mn kapsamı üzerine etkisi.

Yapılan varyans analizinde fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin Mn kapsamı üzerine etkisi istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemlidir(Çizelge 13).

Çizelge 13. Toprağa artan miktarlarda uygulanan çeşitli fosforlu gübrelerin mısır bitkisinin ppm Mn kapsamı üzerine etkisine ilişkin varyans analiz sonuçları

Varyasyon Kaynakları F Değeri

GÜBRE 71.428 **

DOZ 171.431 **

GÜBRE X DOZ 12.560 **

** % 1 düzeyinde önemli

Toprağa artan miktarlarda P uygulanması mısır bitkisinin Mn kapsamında artışlara neden olmuştur. Hindistan’da yapılan bir araştırmada çinko eksikliği belirlenen bir toprağa artan miktarlarda çinko ve fosforlu gübrelerinin uygulanması ile mısır

(32)

bitkisinin Mangan kapsamında önemli artışlar belirlenmiştir (Khan ve Zende, 1976).

Araştırıcılar bu durumu bitkinin Mn alımı üzerine P ve Zn uygulamasının olumlu etkisinin olduğu şeklinde açıklamışlardır.

(33)

5. SONUÇ VE ÖNERİLER

Bu araştırmada orta düzeyde yarayışlı fosfor içeren ve Zn içeriği yetersiz olan bir toprak örneğine artan miktarlarda çeşitli fosforlu gübreler (TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0) uygulanmıştır. Mısır bitkisinin yetiştirildiği saksı denemesinde artan fosfor dozları mısır bitkisinin kuru madde miktarlarını bütün gübre çeşitlerinde kontrole göre önemli derecede artırmıştır. En yüksek kuru madde miktarı 26- 13- 0 gübresinden elde edilmiştir. Bu artışlar istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Benzer şekilde artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübreler mısır bitkisinin % P kapsamını da kontrole göre önemli ölçüde artırmış ve bu artış % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur. En yüksek fosfor kapsamı 20-20-0 ve 26-13-0 gübrelerinin verildiği saksılarda bulunmuştur.

Artan miktarlarda uygulanan TSP, DAP, 20-20-0 ve 26-13-0 gübreleri mısır bitkisinin Fe ve Mn kapsamlarında istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli derecede artışlara neden olmuştur. Mısır bitkisinin Cu kapsamı ise uygulanan fosforlu gübrelerden olumsuz etkilenmiş ve % 1 düzeyinde önemli azalmalar meydana gelmiştir.

Saksılara artan miktarlarda uygulanan fosforlu gübreler mısır bitkisinin Zn kapsamlarında kontrole göre önemli ölçüde azalmalara neden olmuştur. Bu azalış oranları istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Gübreler genel olarak değerlendirildiğinde mısır bitkisinin en yüksek Zn kapsamı ortalama 32.9 ppm değeri ile 26-13-0 gübresinin uygulanmasıyla elde edilmiştir. Bu gübreyi 32.1 ppm ortalama değer ile 20-20-0 gübresi ve 29.6 ppm ortalama değer ile TSP gübresi izlemiştir. En düşük Zn kapsamı ise ortalama 26.0 ppm değeri ile DAP gübresinin uygulanmasıyla saksılarda belirlenmiştir. Bu sonuçlar bitkinin kuru madde miktarı ile ilgili sonuçlarla uygunluk içerisindedir.

Mısır bitkisinin kuru madde miktarı ve Zn kapsamı ile ilgili olarak bulunan bu sonuçlar son derece önemlidir. Çünkü Tekirdağ ilini de kapsayan Trakya Bölgesinde uzun yıllardan beri aynı bitkiler (Ayçiçeği – Buğday) yetiştirilmekte ve genellikle aynı çeşit gübreler yaklaşık aynı miktarlarda her yıl tarlalara uygulanmaktadır. Bu durum topraklarda besin dengesini bozmakta ve özellikle fosforun toprakta birikimine neden olmaktadır. Nitekim bu çalışmada da ortaya konulduğu gibi yörede Zn eksikliği görülen tarım alanlarında fosfor içeriği düşük olan gübre kullanılmasının dengeli bir bitki

(34)

besleme ve gübreleme için gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda daha sağlıklı bir yorum yapabilmek için ayrıntılı tarla denemelerinin yapılması gerekir.

Çinko içeriği düşük veya yetersiz olan tarım alanlarına fosforlu gübre uygulanmasında Zn x P antagonizminin varlığı ve aşırı P kullanımının Zn eksikliğini daha da şiddetlendirebileceği her zaman gündemde tutulmalıdır.

Sonuç olarak Zn bakımından yetersiz olan tarım arazilerine aşırı fosforlu gübre kullanımından kaçınmak gereklidir. Bu tip topraklarda, toprak ve bitki analizleri de dikkate alınarak P içeriği düşük olan gübreler (26-13-0 ve 20-20-0 gibi) yüksek fosfor içeren (DAP ve TSP gibi) gübrelere tercih edilmelidir. Çünkü fosfor içeriği yüksek gübreler bitkinin verim ve fosfor içeriğinde çok önemli artışlara neden olamamaktadır.

Aksi taktirde ülkemiz için önemli bir mikro element sorunu olan Zn eksikliği daha da önemli boyutlara ulaşabilecek ve bu durum da ürünün kantite ve kalitesini olumsuz olarak etkileyebilecektir.

(35)

6. YARARLANILAN KAYNAKLAR

Akay, A. 1998. Kireçli topraklarda fosfor ve çinko gübrelemesinin buğday verim ve kalitesine etkisi. Selçuk Üniversitesi, Fen Bilimleri Ens. Toprak Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi

Alpaslan, M. ;Güneş, A. ve İnal, A. 1998. Deneme Tekniği, A.Ü. Ziraat Fak. Yayınları No: 1501, Ankara.

Alpaslan, M. ve Taban, S. 1996. Çeltikte (Oryza stiva) çinko-demir ilişkisi. S. 5. A.Ü.

Z. F. Tarım Bilimleri Dergisi, 2 (1); 45 – 49

Arcasoy, A. 1997. İnsan sağlığında çinkonun önemi. 1. Ulusal Çinko Kongresi. 12-16 Mayıs, Eskişehir, 11-17

Arrieche, I and Ramirez, R. 1999. Zinc uptake and its relationship with maize dry matter and zinc uptake. Agronomia Tropical 8Manacay) vol. 49 (3) : p-261-273 Çakmak, İ ve Marschner, 1987. Mechanism of phosphorus-indiced zinc deficiency in

cotton. III. Changes in physiological availability of zinc in plant. Physiol. Plant.

70:13-20.

Dogar, M.A. and van Hai, T. 1980. Effect of P, N and HCO3- levels in the rutrient solution on rate of Zn absorption by rice roots and Zn content in plants.Z.

Pflanzenphysiol. 98: 203-212.

Ekinci, H. 1990. Türkiye genel toprak haritasının toprak taksonomisine göre düzenlenebilme olanaklarının Tekirdağ bölgesi örneğinde araştırılması. Ç.Ü.

Fen Bil. Enst. Doktora Tezi.

Erdal, İ.; Bozkurt, M.A. ve Çimrin, K.M. 2000. Hümik asit ve fosfor uygulamalarının mısır bitkisinin (Zea Mays L.) Fe, Zn, Mn ve Cu içeriği üzerine etkisi. Tarım Bilimleri Dergisi, 6 (3), 91-96.

Erdal, İ. ve Kocakaya, Z. 2003. Bazı buğday çeşitlerinin farklı gelişim dönemlerindeki çinko-fosfor etkileşimi. Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi 7. 1 (2003) 9-14.

Eyüpoğlu, H.; Hatipoğlu, F; Eyüpoğlu, F.; Meyveci, K. ve Karagüllü, E. 1997. Farklı kireç düzeylerinde yetiştirilen nohut çeşitlerine uygulanan fosforlu gübrelemenin dane ve sapın çinko kapsamlarına etkisi. I.Ulusal Çinko Kongresi S: 437-444, 12-16 Mayıs , Eskişehir.

(36)

Eyüpoğlu, F. ; Kurucu, N. ve Talaz, S. 1998. Türkiye topraklarının bitkiye yarayışlı bazı mikro elementler (Fe, Cu; Zn; Mn) bakımından genel durumu, s. 1-72 Köy Hiz.

Gen. Müd. Toprak ve Gübre Araşt. Enst. Müd. Yayınları, Ankara.

Forno, D.A.; Yoshida, S. and Asher, C.J. 1995. Zinc deficiency in rice. I. Soil factors associeted with the deficiency Plant and Soil 42:537-550.

Graham, R. D., Ascher, J. S. and Hynes S. C. 1992. Selecting zinc-efficient cereal genotypes for soils low in zinc status. Plant and soil 146: 241-250

Hopkins, B. 2001. Phosphorus and zinc interaction. Agronomy News, Cooperative Extention, Colorado State University, November. December Vol. 21 (6): 2-4.

Ismail, A. S.; Eissa, A. M.; El-Beltagy, A. S. and Abou-Hadid, A. F. 1996. Iron-zinc and phosphorus relationship in the nutritional status of tomato seedlings grown on sandy soils. Acta Horticulturae, 434: 77- 84.

Jakson, M. L. 1962. Soil Chemical Analysis. Prentice Hall. Inc. 183 New York.

Kacar, B. 1972. Bitki ve Toprağın Kimyasal Analizleri. II. Bitki Analizleri, A. Ü. Ziraat Fak. Yayınları No: 453, Ankara.

Kacar, B. 1997. Toprakta çinkonun bulunuşu, yarayışlılığı ve tepkimeleri. I. Ulusal Çinko Kongresi, S. 47-60, 12-16 Mayıs, Eskişehir.

Kacar, B.; Fuleky, G.; Taban, S. ve Alpaslan, M. 1993. Değişik miktarlarda kireç kapsayan topraklarda yetiştirilen çeltik bitkisi (Oriza Sativa L.)’nin gelişmesi ile Z, P, Fe, ve Mn alımı üzerine çinko-fosfor ilişkisinin etkisi. S. 1-44. A.Ü. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Ankara

Kalfa, H.; Gülüt, K.Y.; Atlı, M.; Eker, S.; Barut, H. ve Çakmak, İ. 1998. Artan oranlarda uygulanan fosforun buğday yapraklarında çinkonun fizyolojik yarayışlılığına etkisi. I. Ulusal Çinko Kongresi, S: 453-460, 12-16 Mayıs, Eskişehir.

Kariman, N. 1995 Effect of nitrogen and phosphorus on zinc nutrition of corn in a calcareous soils. Journal of Plant Nutrition, 18 (10), 2261–2271.

Kasap, Y.; Yalçın, S. R. ve Topçuoğlu, B. 1996. Demirli gübrelemenin mısır (Zea Mays L.) bitkisinin gelişmesi ile demir, çinko, mangan ve bakır içerikleri üzerine etkisi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen ve Mühendislik Dergisi. S.

5. Kahramanmaraş.

(37)

Khan, A. A. and Zende, G. K. 1976. Effect of zinc and phosphorus fertilization on the content and uptake of N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn and Zn by maize and wheat.

Mysore–Journal–of–Agricultural Sciences. 1976, 10: 4, 574 – 584; India

Lagnin, E. J.; Ward, R. C.; Olson, R. A. and Rhoades, H. F. 1962. Factors responsible for poor response of corn and grain sorghum to phosphorus fertilization: II.

Lime and P placement effect on P-Zn relations. Soil Sci. Soc. Amer. Proc.

26:574-578.

Lindsay, W.L. and Norvell, W.A. 1978. Development of a DTPA soil test for Zinc, Iron. Manganese and Copper. Soil Sci. Amer. J. 42: 421 – 428.

Lucas, R.E., and Knezek, B.D. 1972. Climatic and soil conditions promoting micronutrient deficiencies in plants. In:Micronutrients in Agriculture, p.265-288.

S.S.S.A, Inc. Madison, Wisconsin, USA.

Marschner, H. 1991. Root-induced changes in the availability of micronutrients in the rhizosphere.In:Plant Roots. The Hidden Halfleds. Y. Waisel, A. Eshel and K.Kafkafi. p. 503-528. Marcel Dekker Inc., New York.

Marschner, H. and Romheld, V. 1983. In-vivoı measurement of roof-induced pH changes at the Soil-root interface: Effect on plant species and nitrogen source.

2.Pflanzenphysiol. III. 241-251.

Marschner, H.; Treeby, M. and Roinbeld, V. 1989. Role of root-induced changes in the rhizosphere for iron acquisition in higher plants. 2. Pflanzenernahr. Bo denk.

152:197-204.

Mc Bridge, M.B and Blasiak, J.J. 1979. Zinc and copper solubility as a function of pH in an acid soil. Soil Sci. Soc. Am. J. 43: 866-870

Mengel, K. and Kirkby, E.A. 1982. Principles of plant nutrition 3 rd.p.1-655.

International potash Institute. P.O.Box, CH-3048 Worblaufen-Bern\Switzerland Moroghan, J.T. and Mascagni, H.J.Jr. 1991. Environmental and soil factors affecting

microrutrient deficiencies and toxicities. In: Micronutrients in Agriculture (eds.

J. J. Mortvedt, F.R. Cox, L. M.Shuman, R.M Welch). p. 371– 425. SSSA Book Series No. 4, Madison- WI.

Navrot, J. and Ravikovitch, S. 1969. Zinc availability in calcareous soils: III. The level and properties of calcium in soils and its in influence on zinc availability. Soil Sci. 108: 30-37.

(38)

Oberleas, D. and Harland, B. F. 1981. Phytate contents of foods. Effect of dietary zinc bioavailability. J. Am. Diet. Assoc. 79:433-436.

Ozanne, P.G. 1955. The effect of nitrogen on zinc deficiency in subterranean clover.

Aust. J. Biol. Sci. 8: 47-55

Pande, N. C.; Samantoray, R. N. and Mohanty, S. K. 1985. Effect of subemengence on changes in soil properties and yield and nutrient uptake by rice with varying nutrio-environment in lowland soil. Journal of the Indian Suc. Soil Sci. Vol:

33(4): 816-820.

Raghbir, S.; Sharma, P. R.; Mohainder, S. and Ramesh, S. 1997. Phosphorus, sulphur and zinc interactions in barley (Hordeum vulgare L.) concentration and uptake of sulphur and zinc. C rop. Res. 14 (1): 45- 54.

Rashid, A.; Chaudry, F.M. and Sharif, M. 1976. Micronutrient availability to cereals from calcareous soils III.Zinc absorption by rice and inhibition by important ions of sufmerged soils. Plant and Soil 45:613-623.

Rathore, V. S.; Kandala, D. and Sharma, D. 1974. Zinc-iron interactions in maise plants. symposium on use of relation and radiisotope in studies of plant productivity held at pantnagar. p. 82.

Sağlam M.T. 1999. Gübreler ve gübreleme. T. Ü. Tekirdağ Ziraat Fak. Yayınları No:

149, Tekirdağ

Sağlam, M.T. 2001. Toprak ve Suyun Kimyasal Analiz Yöntemleri. T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fak. Yayınları, No: 189.

Sauchelli, V. 1969. Trace element in agriculture. P.1-248. Van Nostrand Reinhold Company; New York.

Savaşlı, E.; Brohi, A.R. ve Topbaş, M.T. 1998. Çeltik bitkisinin çinkolu ve fosforlu gübrelere cevabı ve fosfor çinko ilişkisinin verime etkisi. I Ulusal Çinko Kongresi, S: 445-452, 12-16 Mayıs, Eskişehir.

Sharma,K.N. and Deb, D.L. 1988. Effect of organic manuring on zinc difusion in soils of varying texture. J. Indian Soc.Soil Sci. 36:219-224.

Sillanpaa, M. 1982. Micronutrients and the nutrient status of soils. A global study FAO soils Bulletin, No: 48, FAO, Rome, Italy.

(39)

Singh, R.; Sharma, P.R.; Singh, M. and Sharma, R. 1997. Phosphorus, Sulphur and zinc interactions in barley (hordeum vulgare L.) – concentration and uptake of sulphur and zinc. Crop Researc. Vol 14(1) : 45-54.

Soltanpour, P. N. 1969. Effect of nitrogen, phosphorus and zinc placement on yield and composition of potatoes. Agron J. 61:288-289.

Soysal, M. İ. 2000. Biometrinin Prensipleri. T. Ü. Tekirdağ Ziraat Fak.Yayın No: 95, Tekirdağ

Srivastava, O.P. and Setri, B.C. 1981.Contribution of farm yard manure on the build up of available zinc in an aridiol. Com. Soil. Sci. Plant Aral. 12:355-361.

Tisdale, S.L.; Nelson, W.L. and Beaton, J.D. 1985. Soil fertility and fertilizers. 4th Ed.

p. 1-754. Macmillan publishing company, New York.

Tok, H. H. 1997. Bitki Besleme. T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fak. Yay. No: 109, Tekirdağ.

Trehan, S.P., and Sekhon, G.S. 1977. Effect of clay, organik matter and CaC03 content of zinc adsorption by soils. Plants and soil. 46: 329-336.

Tüzüner, A. 1990. Toprak ve Su Analizi Labrotuvarları El Kitabı. T.C. Köy Hizmetleri Gen. Müd. Ankara.

Udo, E.J.; Bohn,H.L. and Tucker, T.C. 1970. Zinc adsorption by calcareous soils. Soil Sci. Soc. Am. J. 34:405-410

Ülgen, N. ve Yutsever, N. 1984. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi . S. 1-183.

Toprak Su Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı Yayın No. 47, Rehber No.8. Ankara.

Wallace, A.; Mueller, R.T. and Alexander, G.V. 1976. Hight levels of four heavy metals on the iron status of plants. Commun.in Soil Sci. and Plant Analysis 7:43-46.

Viets, F.G.,Jr; Boawn,L. C. and Crawford, C.L. 1957. The effect of nitrogen and types of nitrogen carriers on plant uptake of indigenous and applied zinc. Soil Sci.

Soc. Amer. Proc. 21:197-201.

Viets, F.G., Jr. 1966. Zinc deficiency in the soil-plant system. Zinc Metab. 90-128.

Chem. Abst. 67 (71814). 1968. Soil fert. 1340.

(40)

7. TEŞEKKÜR

Bu çalışmanın...

(41)

8. ÖZGEÇMİŞ

1977 yılında Artvin’ in Hopa ilçesinde doğdum.

Referanslar

Benzer Belgeler

Seline ve Johein (2007) çalıĢmalarında yoğurtta serbest karnitini 2,30 mg/100g, toplam karnitini 3,46 mg/100g olarak belirtmiĢlerdir.Ancak yoğurtlardaki karnitin

Figure 3 – Dioctophyme renale in the dog’s kidney pelvis Figure 4 – Dog’s kidneys ultrasound examination results.. Having established a positive diagnosis and location of

Bugüne kadar narenciye ürünleriyle kavun ve karpuz gibi sebze-meyvenin geleneksel olarak tarladan satıldığını belirten Tezcan, &#34;Ancak iç ve dış piyasalarda fiyatı

Su içeriği fazla olan materyalin kuru madde oranı %30-35 oluncaya kadar soldurulması silajda bir takım avantajlar sağlar3. Siloda enerji kaybı en

Çalışmada, çinko uygulamalarının bazı çeltik genotiplerinde biyolojik verim, salkım verimi, sap verimi, salkım sayısı, salkım boyu, salkımda tane sayısı, bin

Clinical pregnancy rates (assessed by the presence of em- bryonic sac and fetal heartbeat) and live birth rates were com- pared between fresh and FET cycles regardless of the result

Dokuz ayak bakım davranışının (ayakları her gün yara vb. yönünden muayene etme, ayağı kurulama, nemlendirme, tırnakların düz ve yüzeyel kesme, ayaklar

Tabloda da görüldüğü gibi farklı zamanlarda alınan arıtma tesisi çıkış suyunda KOI miktarı oldukça yüksek bulunmuş olup çalışmada KOİ giderimi sağlanmaya