8. Hafta
İnsanların Nedensellik Kurma Yolları
• Heider’a göre insanlar iki temel ihtiyacı
karşılamak için sebep atıflarında bulunurlar.
• 1. Tutarlı ve dengeli bir dünya görüşüne sahip olmak
• 2. Çevreleri üzerinde bir şekilde kontrole sahip oldukları duygusunu yaşamak
• Uyuşan çıkarımlar teorisi: Jones ve Davies’in geliştirdiği bu teoriye göre; insanlar bir eyleme şahit olduklarında eylemi gerçekleştiren failin eylemi ile bir takım değişmez kişisel
eğilimlerinin uyuştuğu çıkarımını yaparlar.
• Davranışı ve kişiliği uyumlaştıran bir çıkarımda bulunmaktır(Annelik rolüne uymayan bir
davranışı onun kişisel özelliklerine atfetmek)
• Kelley’nin Birlikte Değişim Teorisi: Kelley’e göre insanlar sebep atıflarını üç ana gruptan birine yaparlar:
• Sebep ya da faile (davranana)
• Uyaranın kendisine
• Belli bir durum veya koşula
• (Suratımın asık oluşu burnumun büyüklüğüne, kötü bir haber almış olmama ya da
bulunduğum ortamın şartlarına bağlanabilir)
İnsanlar gözledikleri davranışlara sebep
atfederken tıpkı bilim adamı gibi gözledikleri şeye sebep olan farklı farklı değişkenlerin
göreceli katkılarını hesaplarlar. Olaydaki farklı etkilerin neticelerini değerlendirirler ve birlikte değişip değişmediklerine bakarlar.
Bir yere gideceğinizi haber vermek babanızı her seferinde kızdırıyorsa burada birlikte değişim yüksektir, arada sırada kızıyor ise burada düşük bir birlikte değişim vardır.
• İnsanlar bir eylemi kişisel ya da ortamsal
sebeplere bağlarken üç temel bilgiyi hesaba katarlar:
• Kişinin davranışlarında tutarlılık (Başka zaman ve durumlarda da hep aynı şekilde mi
davranıyor)
• Benzerlik (Başkaları da aynı durumda aynı şekilde veya benzer şekilde mi davranıyor)
• Belirginlik (Sadece bu durumda mı böyle davranıyor)
• Arkadaşınız size Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okumanızı önerdi.
• Hep kitap önerir mi? (tutarlılık)
• Çok kitap önermeyen biriyse ve bu kitabı öneriyorsa (belirginlik)
• Aynı kitabı başkaları da öneriyorsa (belirginlik)
• Weiner’ın Atıf Teorisi:
• İnsanlar atıfta bulunurken üç boyutu gözönüne alırlar
• 1. Sebebin konumu: Sebep içsel mi (kişinin kendisi) dışsal mı? (ortam)
• 2. Sebebin kalıcı ya da geçici oluşu
• 3. Sebebin kontrol edilebilirliği: Sebepleri
insanlar ne kadar kontrol edebilir. (Ders alarak tango öğrenebilirsiniz ancak dans yeteneğiniz yoksa çok başarılı bir dansçı olmanıza imkan yok)
• Temel atıf hatası: Davranışın sebebini
durumsal özelliklere değil, kişisel özelliklere dayalı olarak açıklama eğilimine temel atıf tarafgirliği denir.
• Gözlemci-Fail Tarafgirliği: Davranışı seyreden gözlemci davranışın sebebini failin kişilik
özelliklerine bağlayarak, içsel atıfta bulunur ve temel atıf hatasına düşer. Davranışı yapan fail ise yaptığı davranışın sebebini ortamın
etkilerine bağlayarak dışsal atıfta bulunur.
• Yanlış benzerlik etkisi: İnsanlar davranışlarının tipik olduğunu düşünür ve benzer şartlarda
aklı başında insanların da aynı şekilde
davranacaklarına inanmayı tercih ederler.
Aslında kişinin kendi davranışını ortamsal sebeplere yüklemesindeki sebeplerden biri, aklı başında insanların kendisine benzer
şekilde davranacağına duyduğu inançtır. Bu duruma yanlış benzerlik etkisi denir.
• ÖZET
• Atıf teorileri Heider’ın öncü çalışmalarına
oturur. Kişiye yüklenen atıfla ortama yüklenen atıf arasındaki ayırımı ilk ortaya süren kişidir.
• Kelly bir olaya sebep yüklerken birlikte değişen üç önemli parametrenin benzerlik-tutarlılık ve belirginlik- işlediğini öne sürmüştür.
• Weiner kişinin kendi davranışına sebep
yüklerken sebebin konumunu, geçici ya da kalıcı oluşunu ve kontrol edilebilir bir sebep olup olmadığını ön planda tuttuğunu öne sürer.
• İnsanların sebep yüklerken belli tarafgirliklerde bulunduğu ya da hatalar yaptığı öne sürülür.
Genellikle sebebi ortamda aramak yerine
kişide aramak eğilimine temel atıf tarafgirliği denir.
• Gözlemci ve/veya fail konumunda olmaktan ötürü sebep atıflarını tam tersi yönde kurma eğiliminde oluruz.
• Son olarak kişi, diğer insanların da benzer
şartlarda kendi gibi davranacaklarına inanır ve kendi hareketlerinin sebeplerini genelde
ortamda arama eğilimi gösterir.
• Atıf Teorilerine yönelik eleştiriler:
• Heider’i takip eden atıf teorilerinin
yaklaşımlarındaki çerçeve dardır. Teorisyenler, sebep yüklemedeki yargının genel kurallarını çalıştıklarını varsayarlar. İnsanların sebep
atfındaki tarafgirliklerinin, geldikleri arka plan ne olursa olsun hepsini etkilediği dolayısıyla evrensel olduğunu varsayarlar. Daha geniş bağlamı, kültürü, grubu, gruplararası yapıları gözardı ederler.
• Halbuki insan ilişkilerini daha geniş bir bağlamda ele aldığımızda nedensel
tarafgirliğin evrensel olduğu düşüncesi sorgulanmaya son derece açık hale gelir.
Sözgelimi sorumluluk atfı ile nedensellik ilişkisi, batılı sanayileşmiş toplumların
bireyselleşmiş kültürel varsayımları açısından ele alınabilir (püriten ahlak anlayışı vs.)