• Sonuç bulunamadı

TRA1 Bölge Planı 2014-2023

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "TRA1 Bölge Planı 2014-2023"

Copied!
136
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)
(3)

TRA1 Düzey 2

2014-2023

BÖLGE PLANI

(4)
(5)

Yüksek irtifa ve bozulmamış doğal yapıdan kaynaklanan ayırt edici özelliklere sahip tarımsal ürün miktarını artırmış; ürettiğini işleyerek değerinde pazarlayan; kaliteli ve çeşitli hizmet

sunumu ile iç ve dış yakın coğrafyası için çekim merkezi olmuş;

yaşanabilirliği yüksek bir bölge olmak.

Fotoğraf: Uğurhan Betin

(6)

1. Hazırlık süreci 30 Mart 2011 tarihinde başlayıp 2013 yılı sonuna kadar devam eden TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014- 2023) mevcut durumunun analiz edilmesi, bu analizden elde edilen sonuçlara dayalı olarak bir bölge vizyonunun tespit edilmesi ve nihayetinde bu vizyona ulaştıracak temel amaçların, önceliklerin ve tedbirlerin ortaya çıkarılması şeklinde bir kurgu ile ortaya çıkarılmıştır. Plan hazırlığı sürecinde literatür bilgisi bölgeye dışarından bakan ulusal ve uluslararası literatür, plan, strateji, istatistik ve projelerden ve içeriden bakan Kuzeydoğu Anadolu

Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan raporlar, Ajansın proje bazlı

desteklediği araştırma raporları, stratejiler ve akademik tezler ve makalelerden yararlanarak oluşturulmuştur. Saha verileri, ilçeler özelinde yapılan çalıştaylar ve toplantılarda ve sanal ortamda doldurulan anket formları ile alınırken bu süreçte bir tanesi planın uygulamasına dönük olmak üzere 3 adet Kalkınma Kurulu Toplantısı gerçekleştirilmiştir.

Plan hazırlığı sürecine dahil edilen en geniş kapsamlı çalışma 2011 yılında dokuz aylık bir süreçte hazırlanan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı’dır.

Bu çalışma kapsamında 6 çalıştay, 12 alt sektörde il çalışma grupları, yaklaşık 2000 kişilik katılımcı, iki büyük konferans, üç adet saha gezisi, 13 alt basamakta ulusal rekabet analizi, 1290 adet

turizm değer varlığı tespiti, çeşitli anketler yapılmış ve 2012 yılından itibaren uygulama aşamasında kazanılan saha tecrübeleri de plana aktarılmıştır. Plan hazırlık sürecine ayrıca 2011 yılında Erzincan Ekonomisi 2023 Vizyonu adlı strateji ve eylem planı ile de destek sağlanmıştır. Bu çalışma kapsamında da Erzincan merkez ve diğer ilçelerde çalıştaylar yapılmış ve 329 katılımcıya ulaşılmıştır. Yine bu süreçte bölge tarımı incelenirken et ve süt üretimi, organik tarım, su ürünleri, yem bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler, arıcılık ve tohumculuk

Erzincan merkez ve diğer ilçelerde çalıştaylar yapılmış ve

İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi

ve Eylem Planı Çalışmaları

katılımcıya 329

ulaşılmıştır.

(7)

sektörlerinde 8 adet komisyon oluşturulmuş, 6 adet çalıştay düzenlenmiş, 2 adet çıktısı ele alınmış, her alt sektör için 2 adet bilgilendirme toplantısı, 4 adet köy ve 10 adet işletme ziyareti ve yaklaşık 100 kişinin katıldığı anket çalışmaları yapılmıştır.

Hazırlık kapsamında bölgenin her ilçesinde mevcut durum analizine ve vizyon belirlemeye yönelik

toplantılar düzenlenmiştir. İlçe toplantılarının organizasyonu sırasında katılımcılık konusunda daha yenilikçi bir yaklaşım güdülerek, belediye başkanları, muhtarlar, kamu kurum ve kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra;

özellikle köy veya mahallelerde görev yapan öğretmenlerin, okul müdürlerinin, tarım danışmanlarının, din görevlileri ile sivil toplum kuruluşları (meslek odaları, dernek, birlik veya kooperatif) temsilcilerinin, özel sektör temsilcilerinin, kanaat önderlerinin ve katkı sağlayabilecek vatandaşların katılımının sağlanmasına büyük özen gösterilmiştir. 1350’den fazla katılımcıya ulaşılan ilçe toplantılarında ilçenin genel sosyo-ekonomik durumu, lokomotif sektörleri, mevcut kalkınma potansiyelleri ile geleceğe dair beklentiler ve vizyonlar ele alınmıştır. Planın tüm hazırlık süreci boyunca bölge için 4500’den fazla kişinin fikir yürütmesi, görüş belirtmesi ve katkı vermesi sağlanmıştır. Planın taslak hali 15.07.2013 tarihinde hem Kalkınma Bakanlığına görüş için gönderilmiş hem de www.kudaka.org.tr adresinden

bölge aktörlerinin görüşüne sunulmuştur. Plan üzerinde Kalkınma Bakanlığının görüşlerinin alınması için 26.09.2013

tarihinde Bakanlıkta bir toplantı düzenlenmiştir. Buna ilave olarak Kalkınma Bakanlığı aracılığı ile diğer bakanlıklardan gelen görüşler de alınarak planın ilk revizyonu yapılarak 23.12.2013 tarihinde Kalkınma Bakanlığına onay için sunulmuştur.

2. TRA1 Düzey 2 Bölgesi 40.842 km²’lik yüzölçümü ile DAP Bölgesi’nin alansal olarak en geniş bölgesi ve Türkiye yüzölçümünün %5,2’sidir. Bölge,

%63’ünü kaplayan dağlar

nedeniyle topografik olarak yüksek ve engebeli bir yapıdadır. Bölgede akarsuların oluşturduğu düşük yükseltili alanlarda daha ılıman mikroklima zonları ortaya çıkmışsa da yükseltiye ve karasallığa bağlı olarak sert karakterli bir

Planın bölge vizyonu; “yüksek irtifa ve bozulmamış doğal yapıdan kaynaklanan ayırt edici özelliklere sahip tarımsal ürün miktarını artırmış; ürettiğini işleyerek değerinde pazarlayan; kaliteli ve çeşitli hizmet sunumu ile iç ve dış yakın coğrafyası için çekim merkezi olmuş;

yaşanabilirliği yüksek bir bölge olmak” şeklindedir.

4 adet köy ve 10 adet işletme ziyareti ve yaklaşık

100 kişinin katıldığı anket

çalışmaları

1350’den fazla katılımcıya ulaşılan ilçe

toplantıları

8 Adet

Komisyon

6 Adet

Çalıştay

(8)

çeşitliliğine sahiptir. Bölgenin önemli bir bölümü 1. derece deprem kuşağında kalmaktadır.

Doğal madensuyu ve jeotermal kaynaklar bakımından zengindir.

Tarihi boyunca olduğu gibi bugün de bölge Dünya, Avrupa ve Türkiye’nin en önemli ulaşım akslarından birinin ve enerji doğu-batı ana aksının üzerinde yer almaktadır. Kara ve demiryolu bağlantısının iyileşmesiyle kuzey ve güney limanlara bağlantı konusunda avantajlı duruma geçen bölgenin, kuzeyden Trabzon ve Rize limanları, güneyden ise İskenderun ve Mersin limanları ile dış dünyaya açılması mümkündür.

Karadeniz üzerinden Tuna nehri boyunca Avrupa’nın ortasına kadar suyolu ile erişebilirliği olan bölgenin doğu aksında Orta Asya ve Kafkaslar ile coğrafi ve kültürel yakınlığı vardır. İran, Azerbaycan, Gürcistan ve daha doğuda Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine coğrafi ve kültürel olarak oldukça yakındır.

Türkiye’nin doğu sınırı girişinden başlayarak en büyük nüfus,

yerleşme, ticaret ve eğitim merkezi (Erzurum) de bölge içerisinde yer almaktadır. Bölgede önemli bir oranda öğrencisi bulunan ve etnik ve kültürel anlamda bölgeye yakın nüfusu barındıran İran, nitelikli insan gücü ve sermaye birikimi bölge için bir fırsat niteliğindedir.

3. Bölgenin 2012 yılı sonu itibariyle nüfusu 1.072.848 kişi (Türkiye nüfusunun %1,4’ü) olup

yaşamaktadır. Bölgede, çalışma çağı dışındaki nüfus oranında artış yönlü bir seyir gözlenirken hem net göç hem de net göç hızı genelde artış eğilimindedir.

İstihdam oranları ülke genelinden daha yüksektir. Bölgede 2012 yılı rakamlarına göre istihdamın

%41,8’i tarım, %12,1’i sanayi ve

%46,4’ü hizmetler sektörlerinde gerçekleşmiştir. Tarım

sektöründeki istihdam Türkiye ortalamasına göre oldukça yüksektir. Bölgede erkeklerin çoğunluğu (%62,9) tarım dışı sektörlerde çalışırken kadınların çoğunluğu (%75,3) tarımda çalışmaktadır. Nüfus en yüksek oranda lise ve dengi okul mezunu olup okuma – yazma bilen ancak okul bitirmemiş olanların yüksek oranı ilköğretim çağındaki nüfusun yüksek oranını göstermektedir.

Bölgede her ilde bulunan bir adet devlet üniversitesine ilave olarak Erzurum’da ikinci üniversite olarak teknik üniversitenin kurulmuş olması bölgenin geleceği açısından son derece önemlidir. Bölge özellikle Erzurum’da oluşturulan fiziksel ve insan kaynağı altyapısı ile kamu hastanelerine ilave olarak özel sektör hastanelerini de çekmeyi başarması durumunda Sağlık Bakanlığının stratejik hedefleri doğrultusunda sağlık turizmine yönelik önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.

Bölgenin yaşanabilirlik seviyesi düşüktür.

potansiyelden yararlanılarak sosyoekonomik kalkınmaya katkı sağlayabilecek önemli bir sektör haline gelmiştir. Sanayi üretimi bölge içerisinde yapılan özel sektör yatırımları ile nispeten daha yavaş bir gelişim seyri izlemektedir.

Bölgede tarım sektörü içerisinde, hayvancılık (kırmızı et ve süt ürünleri), organik tarım, su ürünleri, yem bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, arıcılık ve arı ürünleri ile tohumculuk sektörleri faaliyet yoğunluğu ve potansiyeli olan alt sektörlerdir. Geleneksel hayvancılık faaliyetleri ile uğraşan çiftçilerin yaş ortalaması 43 civarındadır. Bölgede yöresel ürün üretimi konusunda tulum peyniri ve civil peynir gibi marka değeri taşıyan ürünler mevcuttur. Türkiye’nin zengin akarsu havzalarının başlangıç noktasında bulunduğu için bölgenin tamamında su ürünleri üretimi yapılabilecek alanlar mevcuttur.

Bölgede arı ürünleri üretimi gelişmeye açık bir alandır. Bununla beraber, arı ürünleri çeşitliliğinin azlığı ve bu ürünlerin ikincil ürünlere dönüştürülememesi bölgeye ve sektöre olumsuz yansımaktadır. Bölgenin yüksek rakım ve düşük nem şartları gibi çevresel avantajları tohumculuk faaliyetlerini bölge ekonomisine katkı veren bir sektör haline getirebilecek potansiyele sahiptir.

5. Bölgenin tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki paylarının ülke geneline oranı

(9)

2010 yılı itibariyle sırasıyla

%1,8; 0,7 ve 0,9 olup, GSKD sıralamasında bölge, 26 Düzey 2 Bölgesi içerisinde 24’üncü sırada yer almaktadır. İmalat sanayi üretiminde bölge ülke geneline göre geri kalmış durumdadır.

Bölgede kış mevsiminin uzunluğu, demir ve tuğla gibi malzemelerin bölge dışından temini, kalifiye iş gücünün inşaat sezonunun uzun ve talebinin yüksek olduğu bölgelere göç etmesi inşaat sektörünün yeterince gelişmemesine neden olurken sektörün temel girdi maddesi olan çimentonun bölgeden karşılanması önemli bir avantajdır.

Bölge endüstriyel hammadde potansiyeli bakımından oldukça zengin olmasına rağmen bölgenin coğrafi şartları, iklim koşulları, inşaat ve madencilik sanayinde pazarlama imkânlarının kısıtlı olması gibi nedenlerle endüstriyel hammaddelerin büyük çoğunluğu kullanılamamaktadır. Bölgedeki özel sanayi kuruluşlarının büyük çoğunluğu teknik kapasite ve finansman sıkıntısı çekmektedir.

6. Bölge içerisinde hizmetler sektörü özellikle Erzurum başta olmak üzere il merkezlerinde hizmet sunum olanakları nedeniyle çok önemli bir sektör olma

özelliği taşımaktadır. Bölgenin ürettiği katma değer içinde tarım sektörünün payı %16,8 iken bölge GSKD’sinin %66,4’ünü hizmetler sektörü oluşturmaktadır. Bölgede öne çıkan alt hizmet sektörleri ticaret, otel ve lokantacılık, lojistik ve çağrı merkezleri olarak verilebilir. Üniversitelerin, kamu kurumlarının ve özel sektör kuruluşlarının bölge idarelerinin neden olduğu öğrenci, memur

ve asker yoğunluğu bölgede Erzurum kent merkezini en önemli hizmet sunum merkezi haline getirmiştir. Bu açıdan hizmetler sektörü mevcut nüfusun ihtiyaçlarının yerinde karşılanarak bölge dışından gelen sermayenin bölge içinde birikimini sağlaması nedeniyle kilit bir sektördür.

Bölgede çevre bölge ve illere de hizmet veren sağlık, lojistik ve çağrı merkezlerinin kurulması ve gelişen turizm faaliyetleri sektörün bölge için gelecekte önemini artıracağını göstermektedir.

7. Bölge derin tarihi geçmişi, özgün iklimi ve coğrafi yapısı, zengin su kaynaklarının başlangıç noktasında bulunması ve termal kaynakları nedeniyle farklı turizm tipleri için çok yönlü ve oldukça geniş bir yelpazede değer ve varlık potansiyeli sunmaktadır. Bölgede başta kış ve spor; kongre, incentive ve fuar; tarih ve kültür; macera ve doğa sporları; eko-turizm ve sağlık turizmine kaynak olabilecek toplam 1.290 adet turizm varlık ve değeri tespit edilmiştir. Bu değer ve varlıklar, bölgenin sahip olduğu yüksek potansiyele ve dört mevsim turizm için zengin ürün çeşitliliğine işaret etmektedir. 2011 yılında Erzurum’da düzenlenen UNIVERSIADE oyunlarının ardından bölgenin bu potansiyeli uluslararası platformda da tanınmaya

başlamıştır. Bölgede var olan turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi için 2011 yılında

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı koordinasyonunda İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı (2012-2023) hazırlanmış ve 2012 yılında yerel aktörlerin katkıları ile uygulamaya konulmuştur. Bölgede turizm

sektörünün değer zincirinde yer alan tüm sektörlerle beraber mümkün olan en yüksek sosyoekonomik faydayı sağlaması için bu stratejik eylem planının uygulanması son derece önem arz etmektedir.

8. Bölge, geniş yüzölçümü ve engebeli arazi yapısıyla ulaşım imkânları bakımından dezavantajlı bir konuma sahiptir. Ulaşım altyapısı yıllar itibari ile iyileşiyor olsa da pazara erişilebilirlikte yaşanan zorluklar bölgenin sosyoekonomik gelişmişliğine etki eden önemli faktörlerdendir.

Bölgede kuzey-güney bağlantısı doğu-batı aksı kadar gelişmemiştir.

Dolayısıyla bölgenin kuzey ve güneyindeki yerleşimler arasındaki coğrafi erişilebilirlik sınırlıdır.

Merkeze ve doğu-batı ana aksına yakın ilçeler coğrafi erişilebilirlik açısından avantajlı konumdadır.

Bölge içerisinde nüfus ve

erişilebilirlik birlikte ele alındığında bölge içerisinde hizmete erişimin kolay olacağı ilçeler merkez ilçeler dışında ana aksa yakın ve diğer ilçelerin kolay ulaşabileceği ilçelerdir. Bölge içerisinde ilçeler;

“bölgesel kalkınma odağı ilçeler”,

“bölgesel kalkınma odağı olmaya uygun ilçeler”, “tarım ve hayvancılık ürünleri üretim merkezleri” ve “özel kalkınma potansiyeli olan ilçeler”

şeklinde ele alınmaktadır.

9. Bölgenin kırsal alanı tarımsal üretimde sürekliliğin ve katma değerin sağlanamadığı, turizmde harekete geçirilememiş potansiyeli olan ve sosyal

açıdan yaşanabilirliği düşük bir özelliktedir. Bölgenin kırsalında bitkisel ve hayvansal üretim en önemli uğraştır. Üretilen bitkisel ve hayvansal ürünlerin yüksek katma değerli hale getirilememesi

(10)

azaltamamaktadır. İlçelerde öne çıkan bir diğer potansiyel ise bir iki ilçede nispeten altyapısı tamamlanmış ama geriye kalan tüm ilçelerde potansiyel halinde duran turizme hizmet edebilecek değer ve varlıklardır. Bu değer ve varlıklardan yetersiz sosyokültürel ve fiziksel altyapı nedeniyle yerli halk fayda sağlayamamaktadır.

Altyapısı nispeten tamamlanmış olan ilçelerde ise tanıtım konusunda etkin faaliyetler gerçekleştirilememektedir.

İlçeler özelinde potansiyel olarak değerlendirilebilecek bir diğer özellik ise doğal kaynaklar ve sanayi üretimidir. Genelde alternatif enerji kaynakları (biyogaz, rüzgar, güneş ve jeotermal su), doğal taş, çeşitli madenler ve tuz rezervleri ve atıl bulunan sanayi tesisleri gibi yine sadece potansiyeli olan ve araştırma ve fizibilitesi yapılmamış olan alanlar ilçelerde mevcuttur.

İlçeler özelinde sosyal yaşama ve yaşanabilirliğe dair altyapı eksiktir. Bu nedenle aktivite imkânı bulamayan yerli ve yerleşik halk ilçelerde vakit geçirememekte ve ekonomiye katkı vermemektedir.

10. Bölge sahip olduğu hizmet sunum odakları ile yakın çevresine ve coğrafyasına eğitim, sağlık, kültür, turizm ve bilimsel çalışma gibi konularda merkez olabilecek potansiyeldedir. Bununla beraber, bölgeyle bu açıdan benzer özellik gösteren dış merkezlerde mesleki ve sosyal amaçlı sivil toplum birlikteliklerinin kurumsal ve

varlığı ve bunun sonucunda ise mal ve hizmetlerin katma değerli hale getirildiği görülmektedir.

11. TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014-2023) ilkesel olarak ulusal stratejileri bölge ölçeğinde tamamlayıcı, bölgesel ölçekte sosyal ve ekonomik kalkınmaya eşit önem veren, sürdürülebilirliği temel alan, yerel katılımı, aktörler arası işbirliklerini güdüleyen ve yerindenliği vurgulayan bir belgedir.

12. Plan, bölge özelinde mal ve hizmet üretimi, bu üretimin kaliteli ve katma değerli hale getirilmesi, yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve toplum refahının yükseltilmesi konularının odağına insan faktörünü ortak bileşen olarak koymaktadır. Bu açıdan bölge için insan; üretimde kaynak, nitelikli ürünü oluşturacak sosyal sermaye ve kaliteli yaşamın merkezi olarak kabul edilmektedir.

Bölgede sosyoekonomik kalkınmaya katkı sağlayacak bir planlama yaklaşımında insanları üretme konusunda daha fazla performans harcamaya, üretilen ürünlerin değerinde pazarlanmasını

sağlamaya ve bölgenin tamamında yerleşim yerlerinde yaşanabilirlik göstergelerini iyileştirmeye yönelik kurguların olması gerektiği görülmektedir. Bu anlayışın mekana yansıması merkez ilçeleri hizmet sunum merkezleri kabul ederek diğer ilçelere sosyoekonomik göstergeleri ve erişilebilirliklerine göre fonksiyon yüklemek şeklindedir.

iç ve dış yakın coğrafyası için çekim merkezi olmuş; yaşanabilirliği yüksek bir bölge olmak” şeklindedir.

Bölgenin belirlenen vizyonu yakalayabilmesi için benimsenen gelişme eksenleri;

Başta nitelikli ve ayırt edici özellikteki ürünler olmak üzere tarımsal üretimin miktar ve kalitesinin artırılması,

Bölgede üretilen hammaddenin işlenerek katma değerli ürün haline getirilmesi

Sunduğu kaliteli ve çeşitli hizmetler ile bölgenin yakın ve uzak coğrafyası için bir sunum merkezi haline gelmesi Bölgenin yaşanabilirliğinin

artırılması şeklindedir.

Bu gelişme eksenleri altında ele alınması gereken öncelikli konular ise;

Kaliteli, yeterli ve sürekli tarımsal üretim için sosyal altyapının iyileştirilmesi Kaliteli, yeterli ve sürekli

tarımsal üretim için teknik altyapının iyileştirilmesi

Bölgeye işleme ve imalat sanayi yatırımlarının çekilmesi

Bölgenin sermaye birikiminin bölge içerisinde yatırıma dönüştürülmesinin sağlanması Bölgenin Ar-Ge, yenilikçilik ve

teknoloji kullanım seviyesinin yükseltilmesi

(11)

Katma değeri yüksek ürünlerin değerinde pazarlanması Bölgede turizmin değer

zincirindeki tüm alt sektörlerle beraber mümkün olan en yüksek sosyoekonomik faydayı sağlaması

Bölgede farklılaşmış hizmet tiplerinin geliştirilmesi Üniversitelerin bölgenin

sosyoekonomik kalkınmasına katkılarının artırılması Bölgenin erişilebilirliğinin

artırılması

Bölgenin sosyal, kültürel, sanatsal ve rekreasyonel imkânlarının geliştirilmesi şeklindedir.

Bu öncelikli konuların bölgede geliştirilmesine yönelik uygulanabilecek tedbir başlıkları ise;

Üreticinin teknik kapasitesinin ve niteliğinin artırılması Örgütlenmenin ve işbirliği

kültürünün geliştirilmesi Bölgede tarımsal girişimciliğin

ve girişim sayısının artırılması Tarımsal hammaddenin

üretilmesi, toplanması, taşınması ve işlenmesine yönelik alt yapı ve organizasyon eksikliklerinin giderilmesi Tarımsal üretime yönelik

araştırma, fizibilite, envanter ve strateji geliştirme çalışmalarının yapılması

Sözleşmeli tarımsal üretimin bölgede yaygınlaştırılması Ayırt edici tarımsal ürün

üretiminin ve yenilikçi uygulamaların bölgede yaygınlaştırılması

Bölgeye yatırımı çekecek sanayi altyapısının geliştirilmesi Bölgeye yatırım yapacak

işletmelere yol gösterecek bilgi altyapısının oluşturulması Bölgenin sanayi yatırımı

imkânlarının ulusal ve uluslararası alanlarda tanıtılması

Bölgenin girişimcilik kültürünün geliştirilmesi

Ortak çalışma kültürü ve işbirliği ağlarının oluşturulması

Bölgede araştırma

merkezlerinin altyapılarının geliştirilmesi

Üniversite sanayi işbirliğinin sağlanması

Firmaların Ar-Ge ve yenilik konularında bilinçlendirilerek güncel trendleri ve sektörel yenilikçi modelleri takip etmeleri sağlanarak teknoloji kullanım düzeylerinin artırılması Bölgenin dış ticaret

kapasitesinin geliştirilmesi Bölgede markalaşma

kültürünün geliştirilmesi ve marka ürünler oluşturulması Bölge için alternatif pazar

ağlarının ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmesi Öncelikli turizm alanlarında (Kış,

kongre, tarih, doğa ve eko-agro) farklılaşan ve değer yaratan turizm ürünlerinin geliştirilmesi, pazarlama ve sunuma hazır hale getirilmesi

Turizm ürünlerinin yurt içi ve dışında etkin şekilde tanıtımı, pazarlanması ve destinasyon markalaşmasının sağlanması Turizm değer zincirinde özel

sektörün, girişimciliğin ve insan kaynağının geliştirilmesi Toplumun turizmi

içselleştirmesinin sağlanması ve sektörün gelişimini

hızlandıracak sosyal ve kültürel ortamın güçlendirilmesi Çevre Düzey 2 Bölgeleri ile

tematik turizm koridorlarının oluşturulması ve ortak tanıtım yapılması

Bölgede sağlık ve spor gibi altyapısı gelişen alanları destekleyen hizmetlerin sunulması

Üniversitelerin bölgeye olan statik katkılarının artırılması Üniversitelerin bölgeye olan

dinamik katkılarının artırılması Ulaşım altyapısının iyileştirilmesi Mevcut ulaşım imkânlarının

iyileştirilmesi

Yerleşim merkezlerinin kent estetiği ve belediye hizmetleri yönünden iyileştirilmesi ve farklılaştırılması

Bölgede kırsal alanın çekiciliği yüksek ve huzur veren mekanlar haline getirilmesi

Bölgede erişilebilir sosyal, kültürel ve sanatsal donatıların yaygınlaştırılması şeklindedir.

(12)

TRA1 NUTS II Region (Erzurum, Erzincan, Bayburt) is spatially the largest in DAP (East Anatolia Project) Region with the surface area of 40.842 km² accounting for 5.2% of whole surface area of Turkey. The region covers a topographically high and rough territory due to the mountains occupying 63% of the region. TRA1 NUTS II Regional Development Plan (2011-2013) was the first development plan of the region prepared with the coordination of Northeast Anatolia Development Agency (KUDAKA) and high level of participation following upper- scale DAP Plan prepared in 2000 and Regional Development Plan of Erzurum, Erzincan and Bayburt prepared in 2005 with the support and collaboration of UNDP, DPT (State Planning Organisation), Yıldız Technical University and Atatürk University. Before the deadline of validity of this first plan (2011-2013), KUDAKA started preparation of the second plan related to the region by transferring all the planning experiences

especially in participatory planning approach. Such experiences also involve implementation aspects of the regional plans on local and institutional scales. Preparation process of the second plan (2014- 2023) started on 30th March 2011 lasting until the end of 2013.

Plan scheme is composed of Current Status Assessment (CSA), determination of a common vision for the region based on the results of the CSA and ultimately the main axes, priorities and measures to be used to achieve the vision.

Literature employed in the plan preparation process involves works out of the region e.g. national and international plans, strategies, statistical data and extended projects and those prepared in the region like reports of KUDAKA, project results supported by the Agency again, regional strategies and academic works. Vision of the plan has been determined to be “by 2023, to transform into a region which will; have increased the amount of its agricultural products with distinctive properties

sourcing from its high altitude and untouched nature; be marketing increased amount of value-added products by processing all types of raw materials it shelters; be an attraction centre for its close inner and outer geography with quality and diverse service delivery and have a high level of liveability.

In order to achieve such a vision, four development axes have been defined to be “to increase the amount and quality of agricultural products especially distinctive ones”; “to produce value added products by processing all kinds of raw materials in the region”; “to become a service delivering pole for its close and far geography with its quality and diverse service types”;

“to increase the liveability level of the region”. Totally 42 priorities have been determined under these four axes.

Keywords: KUDAKA, TRA1 NUTS II Region, Erzurum, Erzincan, Bayburt

(13)

Fotoğraf: Uğurhan Betin

(14)

PLAN HAZIRLIK EKİBİ

Doç. Dr. Süleyman TOY Dr. Mehmet Ali ÇAKAL Emine Bilgen EYMİRLİ Emir Olcay SAYIN Fatih YILMAZ Güvenç GÜRBÜZ Ozan GÜNDÜZ

GENEL SEKRETER VEKİLİ

Dr. Mehmet Ali ÇAKAL

ISBN:

978-605-65712-0-6

DESTEK VERENLER

Arda AKBULUT Fatih SERT Melih TAHANCI

SANAT YÖNETMENİ

Serkan ÖZTÜRK

[email protected]

TASHİH VE REDAKSİYON

Kübra SARIMEHMETOĞLU

İLETİŞİM

T.C. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Cumhuriyet Caddesi No:3 Yakutiye/ERZURUM

Tel: +90 (442) 235 61 11 - Faks: +90 (442) 235 61 14 Web: www.kudaka.org.tr - e-posta: [email protected]

YAPIM & BASIM

GRAFİTÜRK MEDYA LTD. ŞTİ +90.312 286 86 66

www. grafiturkmedya.com.tr

TRA1 Düzey 2 2014-2023

BÖLGE PLANI

(15)

İÇİNDEKİLER

Şekil 1.Planın temel hazırlık kurgusu ...21

Şekil 2.Planın bölgeye yaklaşımı ...51

Şekil 3. Planın bölge vizyonu ...56

Şekil 4. Mekansal gelişim şeması ...94

Şekil 5.Tarımsal üretim alanları ...97

Şekil 6. Turizm değerleri ...99

Şekil 7. Turizm rotaları ...100

Şekil 8. İlçe kimlikleri ...101

Şekil 9. İlçe kademeleri ...102

Şekil 10. Bölgeler arası işbirlikleri ...105

Şekil 11. Bölge Planı uygulama yöntemi ...123

Tablo 1. Bölge ilçelerinin sosyoekonomik göstergelere (EDE) göre sınıflaması...39

Tablo 2. Potansiyel erişilebilirlik (cazibe) ve EDE değerlerine göre gruplama ...39

Tablo 3. TRA1 Düzey 2 Bölgesi son üç yıllık kamu yatırım tahsisleri (bin TL) ...109

Tablo 4. TRA1 Düzey 2 Bölgesi son üç yıllık KÖYDES proje ödenekleri ...112

Tablo 5. Bölgenin MFİB tarafından yürütülen IPA programlarından yararlanma durumu ...115

Tablo 6. Kalkınma Kurulu Komisyonları ...124

Tablo 7.Üst ölçek plan ve stratejilerle uyum ...134

HAZIRLIK SÜRECİ ve KURGU ... 18

TRA1 DÜZEY 2 BÖLGESİ’NİN AYIRT EDİCİLİĞİ ... 26

PLANIN BÖLGEYE YAKLAŞIMI ... 48

PLANIN BÖLGE VİZYONU ... 52

BÖLGENİN GELİŞME EKSENLERİ ... 54

PLANIN MEKANSAL YANSIMALARI ... 90

FİNANSMAN İMKÂNLARI ... 106

UYGULAMA, KOORDİNASYON, İZLEME VE DEĞERLENDİRME ... 120

PERFORMANS GÖSTERGELERİ ... 126

PLANIN ÜSTÖLÇEK PLANLARLA UYUM VE İLİŞKİSİ ... 130

(16)

TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014-2023)

(17)

HAZIRLIK SÜRECİ ve KURGU

1

(18)

TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014-2023) hazırlık süreci 30 Mart 2011 yılında başlayan ve 2013 yılı sonuna kadar devam eden bir dönemi kapsamaktadır.

Bu dönem içerisinde planın kendisi ve plana içerik olarak dahil olmayan ancak referans belge olarak sonuçları ya da belirli kısımları plan içerisinde geçen analizler yapılmış ve raporlar hazırlanmıştır. Planın temel hazırlık kurgusu Şekil 1’de verilmiştir.

Planın en temel hazırlık kurgusu bölgenin mevcut durumunun analiz edilmesi, bu analizden elde edilen sonuçlara dayalı olarak bir bölge

vizyonunun tespit edilmesi ve nihayetinde bu vizyona ulaştıracak temel amaçların, önceliklerin ve tedbirlerin ortaya çıkarılması şeklindedir.

Plan hazırlığı sürecinde gerek mevcut durum analizine gerekse plan vizyonunun oluşturulmasına katkı sağlayan veri girdisinin elde edilmesi aşamasında literatür bilgisinin ve saha verilerinin toplanması yoluna gidilmiştir. Bu amaçla, bölgeyi bölge dışından değerlendiren bir bakış açısıyla ulusal ve uluslararası literatür, plan, istatistik ve projeler ele alınmıştır. Bölgeye bölge içinden

bir bakışı elde edebilmek için ise ilçeler özelinde çalıştaylar yapılmış, toplantılarda ve sanal ortamda anket formları doldurulmuş ve 3 adet Kalkınma Kurulu Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bunların yanında Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan raporlar ile Ajansın proje bazlı desteklediği araştırma raporlarından ve stratejilerden de yararlanılmış, bölge ile ilgili akademik tezler ve makaleler incelenmiş, bölgede yer alan kurumların strateji ve raporları da değerlendirmeye alınmıştır.

HAZIRLIK SÜRECİ ve KURGU

M TARI

(19)

Şekil 1. Planın temel hazırlık kurgusu

VİZYON

GELİŞME EKSENİ ÖNCELİKLER

TEDBİRLER

PROJELER

LGE YE D IŞARI DAN BAKIŞ

BÖL GEY E İÇ ER İD

EN B AK

PLANLAR

İSTATİSTİKLER

PROJELER

BUBRU RAPORLARI

ÇALIŞTAYLARIİLÇE

KALKINMA KURULU

AJANS DIŞI RAPORLAR AJANS

RAPORLARI

AJANS TOPLANTILARI

ANKETLER

ÖNGÖRÜ LİTERATÜRÜ

TURİZM

TARIM SANAYİ

HİZMETLER

SEKT ÖREL ODAKLANMALAR

LİTERA TÜR

(20)

edilen veriler ve oluşturulan hedefler plana da dahil edilmiştir.

Bu konuda bölgede yapılan en geniş kapsamlı çalışma 30 Mart 2011 tarihinde hazırlığına başlanan ve 31 Aralık 2011 tarihinde tamamlanan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı’dır (İDBTSEP). Bu çalışma kapsamında; ikisi Erzincan ve Bayburt’ta olmak üzere toplam 6 çalıştay gerçekleştirilmiştir. Bu çalıştaylar ile bölge içinden ve dışından kamu, özel sektör, STK ve üniversitelerden toplam 852 temsilciye ulaşılmış, bu kişilerin bölgenin turizm potansiyelinden ve yürütülen faaliyetlerden haberdar olması sağlanarak katkıları alınmıştır.

sektörde kamu, STK, özel sektör ve üniversite temsilcilerinden oluşan aktörler arasında işbirliği, koordinasyon, bilgi alışverişi ve ortak hareket etme anlayışını ortaya çıkarmak ve tabandan gelen görüş ve önerileri strateji belgesine aktarmak amacıyla il çalışma grupları oluşturulmuş ve koordineli bir biçimde çalışmaları sağlanmıştır. Bu çalışma gruplarına davet edilen ve aktif olarak

çalışmalara katılan temsilcilerin sayısı yaklaşık 500’dür. Bu sayıya çalıştay ve konferanslara katılan kişiler de ilave edildiğinde tüm hazırlık süreci içerisinde yaklaşık 2000 kişilik bir katkı ve katılım sağlayan grup elde edilmiştir. Bu katılımcı gruplarla sadece turizm sektörü değil turizmin değer zincirinde bulunan bütün sektörler ele alındığı için Bölge Planı’na da önemli girdiler elde edilmiştir.

Çalıştaylar ile bölge içinden ve

dışından kamu, özel sektör, STK ve

üniversitelerden toplam 852

temsilciye ulaşılmıştır.

Çalışma gruplarına davet edilen ve aktif olarak çalışmalara katılan

temsilcilerin sayısı

yaklaşık 500’dür.

(21)

Stratejinin hazırlık sürecinde bölgeye ve bölge turizmine dışarıdan bakışı elde etmek için 23 Haziran 2011 tarihinde bölgede ilk defa Ulusal Turizmde İnovasyon Konferansı düzenlenmiş, 17-18 Temmuz 2011 tarihlerinde yabancı, 10-13 Ekim 2011 tarihlerinde ise yerli tur operatörleri bölgeyi ziyaret ederek görüşlerini bildirmişlerdir.

Yerelden bölgeye bakışı tespit etmek için ise “Bölgede Turist Olmak” adlı bir çalışma ile bölge illerinden bir grup katılımcıya kent merkezleri ve yakın çevresi gezdirilmiş ve izlenimleri anket formları aracılığı ile elde edilmiştir.

Strateji hazırlıkları kapsamında bölge ile yurt içinden tespit edilen alanların toplam 13 alt basamakta kıyaslandığı ulusal rekabet analizi yapılmıştır.

Bölgenin turizm açısından potansiyellerinin bir arada ve toplam 14 başlıkta listelendiği ve toplam 1290 adet değer varlığının tespit edildiği bir turizm değerleri envanteri oluşturulmuştur. Turizm sektöründe alt sektörler arası ilişkilerin belirlenmesine ve turistik işletmelerin kendilerini geliştirmesine katkı sağlayacak bir yol haritası oluşturmak amacıyla “Değer Zinciri, Sosyal Ağ Analizi; Sektörel İnovasyon Arz ve Talebi ve İhtiyaç” anketleri, “Kamu ve Özel Sektör Konaklama Tesislerinin Karşılaştırılması” anketi ve son olarak da “Ziyaretçi Memnuniyet Anketi”

bölge içinde uygulanmış ve sonuçları stratejiye aktarılmıştır. 2012 yılı içerisinde stratejinin uygulanması için kurulan Turizmi Geliştirme Komitelerinin yaptığı çalışmalar da Bölge Planı için önemli bir veri girdisi sağlamıştır.

Planın hazırlığına 2011 yılında Erzincan Ekonomisi 2023 Vizyonu adlı strateji ve eylem planı ile destek sağlanmıştır. İktisadi Araştırmalar Vakfı’nın (İAV) koordinatörlüğünde, Erzincan Valiliği ve KUDAKA işbirliği ile hazırlanan çalışma kapsamında Erzincan merkez ilçede bir çalıştay gerçekleştirilmiş ve kamu, üniversite STK ve özel sektörden 110 katılımcı görüş ve önerilerde bulunmuştur. Erzincan’ın 8 ilçesinde yine aynı tarafların katıldığı çalıştaylar yapılmış ve toplam 157 kişiye ulaşılmıştır.

Bu çalıştaylarda, anket ve SWOT analizi uygulamaları yapılmış ve 2023 vizyonuna yönelik görüş ve öneriler alınmıştır.

İstanbul’da Erzincanlı Sanayici ve İşadamları Derneği (ERSİAD) ile Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı (EKEV) üyelerinin katıldığı anket çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Ankete katılan 51 kişi görüşlerini bildirmişlerdir. Bunun dışında Erzincan Valiliğinde yapılan son toplantıya da toplam 21 kişi katılım sağlamış ve çalışma son haline getirilmiştir.

Çalıştaylarda, anket ve SWOT analizi uygulamaları

yapılmış ve 2023 vizyonuna yönelik görüş ve öneriler

alınmıştır.

(22)

organik tarım, su ürünleri, yem bitkileri üretimi, tıbbi aromatik bitkiler, arıcılık ve arı ürünleri ile tohumculuk sektörü ayrı ayrı ele alınarak üniversite, STK ve kamu kurumlarının temsilcilerinin ve uzmanlarının katıldığı 8 adet sekörel komisyon oluşturulmuş, bu komisyonların koordinasyonunda 6 adet çalıştay düzenlenmiş, 2 adet Doğrudan Faaliyet Desteği Projesi çıktısı ele alınmıştır. Her alt sektör için 2 adet bilgilendirme toplantısı, 4 adet köy ve 10 adet işletme ziyareti ve yaklaşık 100 kişinin katıldığı anket çalışması yapılmıştır. Bu çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak raporlamaya gidilmiş ve her alt sektör için TRA1 Düzey 2 Bölgesi’ni özel olarak ele alan raporlar üretilmiştir. Bu raporlar plan için referans belge olarak alınmış ve komisyon katılımcılarının listesi bu raporların ekinde verilmiştir.

TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014-2023) hazırlık çalışmaları kapsamında ilçelerde mevcut durum analizine ve vizyon belirlemeye yönelik olarak ilçe toplantıları düzenlenmiştir.

İlçelerden saha verilerinin elde edilmesi için Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansının 09.01.2013 tarih ve 13 sayılı resmi yazısı ile ilçe kaymakamlıklarından ilçe toplantılarının organizasyonu ve katılımcıların bir araya getirilmesi ile ilgili yardım talebinde bulunulmuştur. İlçe kaymakamlıkları ile koordineli olarak merkez ilçeler dışındaki tüm TRA1 Düzey 2 Bölgesi ilçelerinde belirli bir takvim çerçevesinde Ajansın Araştırma ve Planlama Birimi uzmanlarından oluşan üç ekip tarafından toplantılar gerçekleştirilmiştir. Toplantı takvimi, sorumlu ekipler ve katılımcı listeleri planın ilçelerle ilgili referans dokümanı olan TRA1 Düzey 2 Bölgesi İlçeler Raporu’nda yer almaktadır.

Her alt sektör için 2 adet bilgilendirme toplantısı, 4 adet köy ve 10 adet işletme ziyareti ve yaklaşık 100 kişinin katıldığı anket çalışması yapılmıştır.

(23)

İlçe saha verileri, ilçeler hakkında yapılan mevcut durum değerlendirmeleri, analizler, TRA1 Düzey 2 Bölgesi’nin ortak kalkınma vizyonunun

oluşturulması ve bu vizyonu destekleyen eksen, öncelik, tedbir ve hatta projelerin geliştirilmesi için kullanılmıştır.

İlçe toplantılarının organizasyonu sırasında katılımcılık konusunda daha yenilikçi bir yaklaşım güdülerek, belediye başkanları, muhtarlar, kamu kurum ve kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra;

özellikle köy veya mahallelerde görev yapan öğretmenlerin, okul müdürlerinin, tarım danışmanlarının, din görevlileri ile sivil toplum kuruluşları (meslek odaları, dernek, birlik veya kooperatif) temsilcilerinin, özel sektör temsilcilerinin, kanaat önderlerinin ve katkı sağlayabilecek vatandaşların katılımının sağlanmasına büyük özen gösterilmiştir. İlçe toplantılarında ilçenin genel sosyo- ekonomik durumu, lokomotif sektörleri, mevcut kalkınma potansiyelleri ile geleceğe dair beklentiler ve vizyonlar ele alınmıştır. Katılımcılara konunun önemi ve toplantıdan beklentiler anlatıldıktan sonra yaşadıkları

ilçe ve yerleşim yerleri hakkında belirlenen başlıklarda söz alıp konuşmaları ve kurum adı, ilçenin sosyo-ekonomik yönden kalkınması açısından potansiyelleri, zayıf yönleri, önerilen öncelikli yatırım alanları, ilçede ihtiyaç duyulan kamu yatırımları ve katılımcı görüş ve önerilerini içeren bir form doldurmaları istenmiştir. Doldurulan formlar ve kaydedilen konuşmalar daha sonra çözümlenerek ilçe hakkındaki saha verileri elde edilmiştir.

Bu veriler daha sonra ilçeler hakkında yapılan mevcut durum değerlendirmeleri, analizler, TRA1 Düzey 2 Bölgesi’nin ortak kalkınma vizyonunun oluşturulması ve bu vizyonu destekleyen eksen, öncelik, tedbir ve hatta projelerin geliştirilmesi için kullanılmıştır.

Planın bölgedeki diğer sektörler olan sanayi ve hizmetler sektörü ile ilgili olan kısmında önceki plan döneminden elde edilen bulgular üzerine inşa edilen ve güncellenen bilgiler kullanılmış ve ilave saha verisi toplanmıştır.

Plan nihai taslak haline getirildikten sonra 15.07.2013 tarihinde hem Kalkınma

Bakanlığına görüş için gönderilmiş hem de www.kudaka.org.tr adresinden bölge aktörlerinin görüşüne sunulmuştur. Plan üzerinde Kalkınma Bakanlığının görüşlerinin alınması için 26.09.2013 tarihinde Bakanlıkta bir toplantı düzenlenmiştir. Buna ilave olarak Kalkınma Bakanlığı aracılığı ile diğer bakanlıklardan gelen görüşler de alınarak planın ilk revizyonu yapılarak 20.12.2013 tarihinde Kalkınma Bakanlığına onay için sunulmuştur.

(24)

TRA1 Düzey 2 Bölge Planı (2014-2023)

(25)

TRA1 DÜZEY 2 BÖLGESİ’NİN AYIRT

EDİCİLİĞİ

2

(26)

DOĞAL VE COĞRAFİ AYIRT EDİCİLİK

Bölge, %63’ünü kaplayan dağlar nedeniyle topografik olarak yüksek ve engebeli bir yapıdadır. Yerleşim- ler her ne kadar dağlar arasında yer alan ovalar üzerine kurulu bulunsa da bölge içerisinde 800 m ile 2500 m arasında değişen yüksekliklerde yerleşim yerleri mevcuttur. Türki- ye’nin en yüksekte kurulu ilçesi (Ka- rayazı; 2500 m) Erzurum sınırları içerisindedir.

Bölgede akarsuların oluşturdu- ğu düşük yükseltili alanlarda daha ılıman mikroklima zonları ortaya çıkmışsa da yükseltiye ve karasal- lığa bağlı olarak sert karakterli bir iklim hüküm sürmektedir. Rekor kabul edilebilecek düşük sıcaklıklar görülebilirken yıllık toplam yağış or- talaması 409,5 mm düzeyindedir.

Yağışların kar şeklinde olması ve karın yerde kalma süresinin uzun- luğu bölgenin zengin su kaynakları- nın başlangıç noktası olmasına ne- den olmaktadır. Bölge Türkiye’nin en önemli akarsularından Çoruh, Aras, Fırat ve Yeşilırmak nehirleri- nin havzaları üzerindedir.

Yüksek çayır-mera alanları ve yükselti farkları ile bölgede bitki ör- tüsü çeşitliliği Akdeniz bölgesinden sonra ikinci sıradadır (Doğu Anado- lu Bölgesi). Ormanlık alanların da önemli bir varlık gösterdiği bölgede nehir vadileri boyunca endemik ve tıbbi aromatik özellikleri olan bitki- ler yayılış göstermektedir.

Bölge 40.842 km²’lik yüzölçümü ile DAP Bölgesi’nin alansal olarak en geniş bölgesi ve Türkiye

yüzölçümünün %5,2’sidir.

(27)

Bölge Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim nok- tasında yer aldığı için Erzincan, Çat, Hınıs ve Karaçoban 1. derece deprem kuşağında kalmaktadır. Bu özelliği nedeniyle doğal madensu- yu ve jeotermal kaynaklar bakımın- dan zengindir.

Bölge coğrafi konumu nedeniy- le bugün olduğu gibi tarih boyunca da ticaret için geçiş noktası özelli- ği göstermiştir. Türkiye’nin batısını doğusu ile kuzeyini güneyi ile bağ- layan bir kavşak olan bölge eskiden Sibirya-Kafkaslar üzerinden gelen Kürk Yolu ile Çin-Türkistan-İran’dan gelen İpek Yolu ve Hint-İran üzerin- den gelen Baharat Yolu gibi tarihi ticaret kervan yollarının Anadolu’ya giriş kapısı olmuştur.

Kara ve demiryolu bağlantısının iyileşmesiyle kuzey ve güney liman- lara bağlantı konusunda avantajlı duruma geçen bölgenin, kuzey- den Trabzon ve Rize limanları, gü- neyden ise İskenderun ve Mersin limanları ile dış dünyaya açılması mümkündür. Karadeniz üzerinden Tuna nehri boyunca Avrupa’nın or- tasına kadar suyolu ile erişebilirliği olan bölgenin doğu aksında Orta Asya ve Kafkaslar ile coğrafi ve kül- türel yakınlığı vardır.

Bölge ülke sınırına sahip olmasa da İran, Azerbaycan, Gürcistan ve daha doğuda Orta Asya Türk Cum- huriyetlerine coğrafi ve kültürel olarak oldukça yakındır. Türkiye’nin doğu sınırı girişinden başlayarak en büyük nüfus, yerleşme, ticaret ve eğitim merkezi (Erzurum) de bölge içerisinde yer almaktadır.

Bölge 1000 km çapındaki bir çember içerisinde önemli bir coğ- rafyaya hitap edecek durumdadır.

Bu çember içerisinde nüfus büyük- lüğü olarak İran, Rusya ve Ukrayna önemli ülkeler iken Azerbaycan ve Gürcistan etnik, kültürel ve sosyal açıdan bölge ile çok önemli bir ya- kınlık ve benzerlik gösterir. Bunun yanında bölgede 1000’in üzerinde öğrencisi olan ve etnik ve kültürel anlamda bölgeye yakın olan Azeri nüfusu barındıran İran’ın nitelikli insan gücü ve sermaye birikimi böl- ge için bir fırsat niteliğindedir.

Bölge doğu-batı ana enerji aksı üzerindedir. Orta Asya ve Kafkasya coğrafyasında bulunan zengin enerji kaynaklarının uluslararası pazarlara taşınmasında geçiş konumuna sahiptir.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis- Erzurum ve Doğu Anadolu Doğalgaz Boru Ana İletim Hattı ve inşaatına başlanacak olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı

bölge içerisinden geçmektedir.

(28)

SOSYOEKONOMİK YÖNDEN AYIRT EDİCİLİK

Bölgenin 2012 yılı sonu itibariyle nüfusu 1.072.848 kişi (Türkiye nüfusunun %1,4’ü) olup nüfus yoğunluğu 26 kişi/km2 ile Düzey 2 Bölgeleri içerisinde son sıradadır. Bölgenin Türkiye toplam nüfusu içerisindeki payının 2023’e kadar az da olsa azalma göstermesi beklenmektedir.

Nüfusun %63’ü kentsel alanlarda yaşamaktadır. Bölgede kırsal nüfus kentsel alanlara ve bölge dışına kaybedilmektedir.

Bölgede, doğurganlık hızı yüksek olmasına rağmen 0-14 ve 15-64 yaş aralıklarındaki nüfus azalma, 65+ yaş aralığı ise devamlı artış eğilimindedir. Çalışma çağı dışındaki nüfus oranında artış yönlü bir seyir gözlenirken hem net göç hem de net göç hızı genelde artış eğilimindedir.

Ülke genelindeki artış seyrine rağmen bölgede çalışabilir nüfus (15+), işgücü ve istihdam sayılarında ve oranlarında düşüş gözlenmektedir. İstihdam oranları ülke genelinden daha yüksektir. Bölgede 2012 yılı rakamlarına göre istihdamın

%41,8’i tarım, %12,1’i sanayi ve

%46,4’ü hizmetler sektörlerinde gerçekleşmiştir. Tarım

sektöründeki istihdam Türkiye ortalamasına göre oldukça yüksektir. Bölgede erkeklerin çoğunluğu (%62,9) tarım dışı sektörlerde çalışırken kadınların çoğunluğu (%75,3) tarımda çalışmaktadır. Nüfusun eğitim seviyesi yükseldikçe istihdam oranları da artmaktadır.

Bölgedeki çalışan nüfus profili genelde tarım ya da hizmetler sektöründe, lise altı eğitim almış, 25-54 yaş aralıklarında erkek çalışan şeklindedir. Lise üstü eğitim almış kadınların işgücüne tarım dışı sektörlerde katılımı bölge genelinde oldukça zayıftır.

%62,9

%75,3

Tarım Dışı Sektörler

Tarım Sektörü

Bölgede

Erkeklerin Çoğunluğu

Bölgede

Kadınların Çoğunluğu

(29)

Bölgede 2012 yılı rakamlarına göre istihdamın

Nüfus en yüksek oranda lise ve dengi okul mezunu olup okuma–yazma bilen ancak okul bitirmemiş olanların yüksek oranı ilköğretim çağındaki nüfusun yüksek oranını göstermektedir.

Bölgede kadınlar en yüksek oranda ilkokul mezunu olup eğitim düzeyi bölge ve ülke ortalamalarından daha düşüktür. Bölge üniversite altyapısı bakımından oldukça iyi durumdadır. Bölgede her ilde bulunan bir adet devlet üniversitesine ilave olarak

Erzurum’da ikinci üniversite olarak teknik üniversitenin kurulmuş olması bölgenin geleceği açısından son derece önemlidir.

Bölge kamuya ait sağlık kurumları ve sağlık personeli açısından ülke ortalamasına göre daha iyi duruma gelmiş olmasına rağmen özel hastanelerin bölgede sayı ve kapasite bakımından yeterli olmayışı önemli bir eksikliktir.

Bununla beraber, bölge özellikle Erzurum’da oluşturulan fiziksel ve insan kaynağı altyapısı ile kamu hastanelerine ilave olarak özel sektör hastanelerini de çekmeyi başarması durumunda Sağlık Bakanlığının stratejik hedefleri doğrultusunda sağlık turizmine yönelik önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.

Bölge il ve ilçelerinin ülke geneline göre yaşanabilirlik seviyeleri düşüktür. Ekonomi, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi temel ihtiyaçların dışında kent hayatı ve kültür-sanat, spor tesisleri, trafik problemi, yeşil alan miktarı, alışveriş merkezi, kütüphane ve müze gibi sosyal yaşamla ilgili ihtiyaçlara cevap verme açısından bölge olumlu özellikler sergilememektedir.

%41,8 %12,1 %46,4

Tarım Sanayi Hizmet Sektörü

Eğitim

OKUL

(30)

Bölgede tarım sektörü içerisinde, hayvancılık (kırmızı et ve süt ürünleri), organik tarım, su ürünleri, yem bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, arıcılık ve arı ürünleri ile tohumculuk sektörleri faaliyet yoğunluğu ve potansiyeli olan alt sektörlerdir.

Hayvancılıkta kültür ırkına geçişin daha yüksek düzeyde olduğu bölgede melez ırklar toplam popülasyonun %72’sini oluşturmaktadır. Bölgede büyükbaş hayvancılıkta son yıllarda yaşanan başarılı ırk dönüşümü üretim miktarlarına da yansımıştır. Küçükbaş hayvan sayısı ise azalma eğilimindedir.

Bölgede üretim açısından ayırt ediciliği olan hayvancılıkta başta et ve süt olmak üzere kaliteli, yeterli ve sürekli hammaddenin

işleme için sağlanamaması sosyal ve teknik altyapıdaki eksiklerden kaynaklanan en önemli sorundur.

Bölgede profesyonel ve entansif hayvancılıktan ziyade çayır- meraya veya yaylacılığa dayalı geçimlik hayvancılık yapılmaktadır.

Geleneksel hayvancılık faaliyetleri ile uğraşan çiftçilerin yaş

ortalamasının 43 civarında olması ise bölgede hayvancılığın geleceği için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bölgede yöresel ürün üretimi konusunda tulum peyniri ve civil peynir gibi marka değeri taşıyan ürünler mevcuttur.

Bölge organik tarım için oldukça uygun toprak, su ve çevre şartlarına sahip olmasına rağmen üreticide görülen eğitim, bilinç ve bilgi eksikliği ve buna bağlı örgütlenememe sorunu önemli problemlerdir.

Türkiye’nin zengin akarsu havzalarının başlangıç noktasında bulunduğu için bölgenin

tamamında su ürünleri üretimi yapılabilecek alanlar mevcuttur.

Mevcut su kaynakları potansiyeli üretim açısından avantaj olduğu gibi yüksek rakıma bağlı olarak su sıcaklığında aşırı yükselmelerin yaşanmaması üretimi

kolaylaştırmakta ve özellikle yavru üretiminde ayrıca avantajlar sağlamaktadır. Bölgede küçük aile işletmelerinde alabalık da dahil iç su balıkları yetiştiriciliği yapılsa da bölgenin su ürünleri üretimi ve pazarlaması konusunda gerek ülke içindeki payı gerekse mevcut potansiyelinin kullanımı yeterli düzeyde değildir.

Bölgede başta hayvancılık olmak üzere tarım ve geçiş güzergahında

olması nedeniyle ticarete dayanan hizmetler sektörü yüzyıllardır devam

eden ekonomik faaliyetlerdir. Son dönemde gelişme gösteren turizm ise

mevcut potansiyelden yararlanılarak sosyoekonomik kalkınmaya katkı

sağlayabilecek önemli bir sektör haline gelmiştir. Sanayi üretimi bölge

içerisinde yapılan özel sektör yatırımları ile nispeten daha yavaş bir gelişim

seyri izlemektedir.

(31)

Bölgede mera alanları fazla olsa da bu potansiyelden yeterince faydalanılamaması hayvansal üretimde ihtiyaç duyulan yemin kaba yemden karşılanması zorunluluğunu ortaya koymuştur.

Bölgede çayır-meradan ve yem bitkileri üretiminden elde edilen üretim bölgenin ihtiyacının ancak

%84,5’ini karşılayabilmektedir.

Dağlık ve engebeli bir coğrafyaya sahip bölgede tarım yapılan alanlar 500 ile 2.000 m

yükseklikler arasında değişmekte ve kârlı tarımsal üretim alanı daralmaktadır. Yem bitkileri üretimi bu dar tarla arazisinin

%33,5’ini oluşturmaktadır. Bölgede yem bitkileri ile ilgili olarak çayır ve mera alanlarının kullanımı ile yem bitkileri yetiştiriciliği ve kullanımında bilinçsizlik önemli sorunlar olarak görülmektedir.

Bölge, yükselti farkları ve buna bağlı değişik iklim özellikleri nedeniyle bitki tür çeşitliliği açısından önemli bir potansiyeli barındırır. Tıbbi ve aromatik özellikli olup ülke çapında üretimi ve doğadan toplaması yapılan bitki türlerinin hemen hemen tamamı bölge genelinde görülmektedir.

Bölgede bulunan akarsuların ve kollarının (Çoruh ve Karasu gibi) oluşturduğu kendine özgü habitatı bulunan alanlarda endemik özelliği de bulunan bitkiler mevcuttur.

Bununla beraber, gerek yerel halkın bitkileri tanımaması gerekse bölgenin bu özelliğinden üreticilerin yok denecek kadar az haberdar olması bu potansiyelden ilk etapta yararlanılamamasına neden olmaktadır. Bunun yanında, bölgenin tıbbi aromatik bitki potansiyelinin tespit edilmemiş ve ekonomik analizinin yapılmamış olması da konuya bölge

içinden ve dışından bilinç ve ilgi oluşmamasına neden olmuştur.

Bölge, arıcılıkta koloni sayısı bakımından Türkiye koloni varlığının %3,73’ünü, bal üretiminin %3,98 ve bal mumu üretiminin %4,2’sini karşılamaktadır. İllerin arıcılık sektöründeki gelişmişlik sıralamasına göre koloni varlığı bakımından Erzurum 10’uncu, Erzincan ve Bayburt sırasıyla 23 ve 60’ıncı sırada yer almaktadır.

Bölgede arı ürünleri üretimi sektörü gelişmeye açık bir alandır. Bununla beraber, arı ürünleri çeşitliliğinin azlığı ve bu ürünlerin ikincil ürünlere dönüştürülememesi bölgeye ve sektöre olumsuz yansımaktadır.

Bal Üretimi

Balmumu Üretimi

Koloni Varlığı

%3,98

%3,73

%4,2

* Bölge/Türkiye oranı

(32)

Bölgede tohumculuk konusunda uygun çevre şartları ve özellikle kamu eksenli bir kurumsal altyapı olmasına rağmen tohumculuk sektörü genelde alım satım yapan ticarethaneler seviyesinde gelişme göstermiştir.

Bölgede tohumculukla ilgisi olmayan işletmelerin tohum satışı yapmaları sertifikalı

tohumculuğun bölgede gelişmesini engellemektedir. Bölgenin yüksek rakım ve düşük nem şartları gibi çevresel avantajları tohumculuk faaliyetlerini bölge ekonomisine katkı veren bir sektör haline getirebilecek potansiyele sahiptir.

Bölge özellikle soğuğa dayanıklı tohum üretimi konusunda çok önemli bir yere sahiptir.

Bölgenin tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki paylarının ülke geneline oranı 2010 yılı itibariyle sırasıyla

%1,8; 0,7 ve 0,9 olup, GSKD sıralamasında bölge, 26 Düzey 2 Bölgesi içerisinde 24’üncü sırada yer almaktadır. Bölgede sanayileşme 1950 yılından sonra devlet yatırımlarıyla başlamıştır.

Bölge içi gayri safi katma değerine sanayi sektörü ortalama %17 oranında katkıda bulunmaktadır.

Bölge sanayisinin bölgenin toplam elektrik tüketimi içerisindeki payı ortalama %22 olup sanayi elektrik tüketimi bölge genelinde düzenli bir artış göstermektedir.

İmalat sanayi üretiminde bölge ülke geneline göre geri kalmış durumdadır. Bölge genelinde üç il merkezinde olmak üzere 3 adet OSB, il ve ilçe merkezlerinde toplam 8 adet KSS faaliyet göstermektedir.

Erzurum Merkez 2. OSB, Erzurum Besi OSB ve Oltu OSB, bölgede kuruluş aşamasında olan OSB’lerdir.

Bununla beraber, Erzurum’un Hınıs ilçesinde, Erzincan Merkez ve Üzümlü ilçesinde ise toplam 3 adet KSS kuruluş aşamasındadır.

İnşaat sektörü bölge istihdamının

%11,07’sini karşılamaktadır.

Bölgede kış mevsiminin uzunluğu, demir ve tuğla gibi malzemelerin bölge dışından temini, kalifiye iş gücünün inşaat sezonunun uzun ve talebinin yüksek olduğu bölgelere göç etmesi inşaat sektörünün yeterince gelişmemesine neden olurken sektörün temel girdi maddesi olan çimentonun bölgeden karşılanması önemli bir avantajdır.

%46,4 %32,4

2011 2012

(33)

Bölge endüstriyel hammadde potansiyeli bakımından oldukça zengin olmasına rağmen bölgenin coğrafi şartları, iklim koşulları, inşaat ve madencilik sanayinde pazarlama imkânlarının kısıtlı olması gibi nedenlerle endüstriyel hammaddelerin büyük çoğunluğu kullanılamamaktadır.

Bölgenin toplam ihracatının 2011 yılında %46,4’ü, 2012 yılında ise %32,4’ü madencilik sektöründen yapılmıştır. Bununla beraber, çıkarılan madenlerin ve hammaddelerin işlenmesi mümkün olmadığından katma değeri olmadan sadece

hammadde olarak ihraç edilmesi bölgenin bu önemli kaynağından değerinde yararlanamamasına neden olmaktadır. Bölge 2009- 2012 yılları arasında sabit yatırım tutarı olarak Türkiye çapında düzenlenen teşvik belgesi tutarının ancak %1,13’ünü alabilmiştir.

Bölge ihracatının büyük bir bölümü Erzurum’dan yapılmakla beraber her üç ilin ülke ihracatına oranı 2012 yılı için sadece %0,032 olup oldukça düşüktür. Bölge genelde dış ticaret açığı vermektedir.

Bölgedeki özel sanayi kuruluşlarının büyük çoğunluğu teknik kapasite ve finansman sıkıntısı çekmektedir. Bölge genelinde zaman zaman sanayi sektörünü de aşan üretimle ilgili sorunlar genel olarak; sermaye yetersizliği, ortaklık bilincinin gelişmemiş olması, kümelenme modeli eksikliği, yetersiz

kurumsallaşma, nitelikli işgücüne ulaşamama, hammaddeye uzaklık ve nakliye maliyetleri, dış ticaret ve Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması şeklinde sıralanabilir.

Bölgenin ürettiği katma değer içinde tarım sektörünün payı

%16,8 iken bölge GSKD’sinin

%66,4’ünü hizmetler sektörü oluşturmaktadır. Bölgede öne çıkan alt hizmet sektörleri ticaret, otel ve lokantacılık, lojistik ve çağrı merkezleri olarak verilebilir.

Üniversitelerin, kamu kurumlarının ve özel sektör kuruluşlarının bölge idarelerinin neden olduğu öğrenci, memur ve asker yoğunluğu bölgede Erzurum kent merkezini en önemli hizmet sunum merkezi haline getirmiştir. Bu açıdan hizmetler sektörü mevcut nüfusun ihtiyaçlarının yerinde karşılanarak bölge dışından gelen sermayenin bölge içinde birikimini sağlaması nedeniyle kilit bir sektördür.

Bölgede çevre bölge ve illere de hizmet veren sağlık, lojistik ve çağrı merkezlerinin kurulması ve gelişen turizm faaliyetleri sektörün bölge için gelecekte önemini artıracağını göstermektedir. Bölgede hizmetler sektöründe kaliteli hizmet

sunumunu sağlayabilecek nitelikli insan gücünün az oluşu önemli bir sorundur.

Bölge içerisinde hizmetler sektörü özellikle Erzurum başta olmak üzere il merkezlerinde

hizmet sunum olanakları nedeniyle çok önemli bir

sektör olma özelliği taşımaktadır.

(34)

Bölge, başta 4000 yılı aşkın tarihi geçmişi, özgün iklimi ve coğrafi yapısı, zengin su

kaynaklarının başlangıç noktasında bulunması ve termal kaynakları nedeniyle farklı turizm tipleri için çok yönlü ve oldukça geniş bir yelpazede değer ve varlık potansiyeli sunmaktadır. Bölgede başta kış ve spor; kongre, incentive ve fuar; tarih ve kültür; macera ve doğa sporları; eko-turizm ve sağlık turizmine kaynak olabilecek toplam 1.290 adet turizm varlık ve değeri tespit edilmiştir. Bu değer ve varlıklar, bölgenin sahip olduğu yüksek potansiyele ve dört mevsim turizm için zengin ürün çeşitliliğine işaret etmektedir.

2011 yılında Erzurum’da düzenlenen UNIVERSIADE oyunlarının ardından bölgenin bu potansiyeli uluslararası platformda da tanınmaya başlamıştır. Bölgede var olan turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi için 2011 yılında Kuzeydoğu Anadolu

Kalkınma Ajansı koordinasyonunda İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı (2012-2023) hazırlanmış ve 2012 yılında yerel aktörlerin katkıları ile uygulamaya konulmuştur.

Tarihi geçmişi, özgün iklimi, coğrafi yapısı ve su kaynaklarıyla farklı turizm tipleri için önemli değer ve varlık potansiyeline sahiptir. Kış sporları açısından Türkiye’nin tanınmış kayak merkezlerinden Palandöken Kış Sporları Merkezi bölgede yer almaktadır. 2011 yılında uluslararası bir organizasyon olan Üniversitelerarası Kış Oyunları UNIVERSIADE’ın Erzurum’da yapılması ile bölge özellikle kış turizmi konusunda çok önemli bir altyapı ve tanıtım imkânına kavuşmuştur.

Bunun yanında bölgenin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerleriyle turizm çeşitliliğinin artırılması ve turizmin yıl boyuna yayılması amacıyla alternatif ve tematik turizm tiplerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir potansiyeli bulunmaktadır.

Hâlihazırda doğa ve macera turizmi, tarih ve kültür turizmi ve eko-turizm alanlarında topluma dayalı turizm faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak turizmi destekleyen diğer hizmetler sektörünün yeterli düzeyde gelişmemiş olması sonucunda yerel halkın turizmden elde ettiği gelir çok düşüktür. Mevcut alternatif turizm faaliyetlerinde turistik aktivitelerin eksikliği de turist geceleme sayısını düşüren önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bölgede turizm sektörünün değer zincirinde yer

alan tüm sektörlerle beraber mümkün olan en

yüksek sosyoekonomik faydayı sağlaması için bu

stratejik eylem planının uygulanması son derece

önem arz etmektedir.

(35)

Fotoğraf: Uğurhan Betin

(36)

MEKANA BAĞLI AYIRT EDİCİLİK

Bölge, geniş yüzölçümü ve engebeli arazi yapısıyla ulaşım imkânları bakımından dezavantajlı bir konuma sahiptir. Ulaşım altyapısı yıllar itibari ile iyileşiyor olsa da pazara erişilebilirlikte yaşanan zorluklar bölgenin sosyoekonomik gelişmişliğine etki eden önemli faktörlerdendir.

Bölgede kuzey-güney bağlantısı doğu-batı aksı kadar gelişmemiştir.

Dolayısıyla bölgenin kuzey ve güneyindeki yerleşimler arasındaki coğrafi erişilebilirlik sınırlıdır.

Merkeze ve doğu-batı ana aksına yakın ilçeler coğrafi erişilebilirlik açısından avantajlı konumdadır.

Bölge içerisinde nüfus ve erişilebilirlik birlikte ele alındığında bölge içerisinde hizmete erişimin kolay olacağı ilçeler merkez ilçeler dışında ana aksa yakın ve diğer ilçelerin kolay ulaşabileceği ilçelerdir.

(37)

Sınıflamaya göre altı kategoriden ilk dördü (Oltu, Horasan, Pasinler, Aşkale, İspir ve Hınıs) nüfus yoğunlukları, kentli nüfusun fazlalığı, hizmetlere erişim imkânının fazlalığı, kişi başı ortalama kazanç miktarı

gibi önemli parametrelerde iyi durumdadır. Beşinci kategori geçiş kategorisi olarak değerlendirilmektedir. Bu kategori orta dereceli gelişmiş ilçe grubunu niteleyen on ilçeyi içine almaktadır. Altıncı grupta

yer alan düşük skorlu ilçelerde toplam nüfus yoğunluğu ile kentli nüfus oranları nispeten düşüktür. Bu durum ise ekonomik aktivitelerin yetersizliğine neden olarak ilçelerin kategorisini etkilemektedir.

Tablo 1. Bölge ilçelerinin sosyoekonomik göstergelere (EDE) göre sınıflaması

Tablo 2. Potansiyel erişilebilirlik (cazibe) ve EDE değerlerine göre gruplama

**Bölgede merkez ilçeler dışındaki

ilçelerin sosyoekonomik durumlarının bölgeye özgü verilerle değerlendirilmesi (Ekonomik, Demografik ve Eğitim; EDE endeksi) ile elde edilen sıralamada bölgede merkez ilçe dışındaki 27 ilçe 6 kategoriye ayrılmıştır (Tablo 1).

**Bölge ilçelerinin

sosyoekonomik gelişmişlik seviyeleri ile bu ilçelerin hizmet sunum noktaları olarak erişilebilirlikleri birlikte ele alındığında toplam 4 kategori ortaya çıkmıştır (Tablo 2).

01 01

02 02

03 03

04 04 05 06

Pasinler, Horasan Hınıs, Aşkale, Oltu, Tercan Oltu

İliç, İspir Horasan

Karayazı, Tekman, Tortum, Şenkaya, Köprüköy, Karaçoban, Çat, Üzümlü, Narman Aşkale, Pasinler

Pazaryolu, Otlukbeli, Olur, Aydıntepe, Demirözü, Kemaliye, Kemah, Uzundere, Refahiye, Çayırlı Hınıs, İspir

Tercan, Karaçoban, İliç, Üzümlü, Çayırlı, Tortum, Refahiye, Karayazı, Narman, Çat

Şenkaya, Tekman, Uzundere, Kemah, Kemaliye, Köprüköy, Demirözü, Aydıntepe, Olur, Otlukbeli, Pazaryolu

(38)

Bölgenin kırsal alanının sosyoekonomik durumu; tarımsal üretimde sürekliliğin ve katma değerin sağlanamadığı, turizmde harekete geçirilememiş potansiyeli olan ve sosyal açıdan yaşanabilirliği düşük şeklinde özetlenebilir.

BÖLGE 1

Bölgesel kalkınma odağı ilçeler; tarımsal ürün üretimi, turizm potansiyeli ve sanayi odakları olma özelliği gösteren ilçelerdir. İlçe merkezi ve kırsal arasında nüfus bakımından makas aralığı açık değildir.

BÖLGE 3

Tarım ve hayvancılık ürünleri üretim merkezleri; kırsal nüfusu genelde ilçe merkez nüfusundan fazla, tarımsal üretim konusunda bölgenin en yüksek oranlarına sahip olan ve olabilecek durumda olan ilçelerdir.

BÖLGE 4

Özel kalkınma potansiyeli olan

ilçeler; kırsal ve kentsel nüfus oldukça düşük, meyvecilik, hayvancılık, turizm odaklılık ve inovatif yaklaşımlarla nüfusun geri kazanılması çabalarının harcanacağı ve az üretimle değeri yüksek ürün elde etme yoluna gidilecek ilçelerdir.

BÖLGE 2

Bölgesel kalkınma odağı olmaya uygun ilçeler; İlçe genel nüfusu az, aktivite çeşitliliği düşük, maden veya turizm ile gelişen veya gelişebilecek ilçelerdir. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri düşük yoğunluktadır.

Referanslar

Benzer Belgeler

TRC3 Bölgesi (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) 2014- 2023 Bölge Planı’nın amacı Bölge’de beşeri gelişme ve sosyal içermeyi sağlamak; Bölge’nin tarımsal ve

Açıklama: TR63 Bölgesi’ndeki potansiyel enerji kaynaklarının üretime kazandırılması amacıyla alınmış çok sayıda üretim lisansı bulunmaktadır. Bu lisansların

Yerelden planlama anlayışı ve ka- tılımcılığın sürdürülebilir kalkınma için temel yönetişim yaklaşımları olarak şe- killendirdiği yeni nesil bölge planlama

Bölge Planları, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun ve 3194 sayılı İmar Kanunu ile ülke genelinde 26 Düzey 2 Bölgesi

2013 yılında çok düşük gelişme düzeyine sahip olan ve Kilis Merkez ilçe ana hizmet odağı etki alanı içinde yer alan ilçe, 10 yıl süresince gerçekleştirilecek

TRC2 Bölgesi 2014-2023 Bölge Planı; hazır- lanan mevcut durum raporu, yapılan analizler, katılımcı süreçlerle Bölge aktörlerinden elde edilen sorun önceliklendirme,

TR82 Bölgesi’nde kırsal nüfus yoğunluğuna bağlı olarak tarım önemli bir yere sahip olmakla birlikte, madencilik ve turizm sektörlerinde de büyüme

Bu çalışmanın çıkış noktası zincir mağazalar ve alışveriş merkezleri ile yerel esnaf ilişkisini incelemek olduğundan çalışma kapsamında ağırlıklı