Başlık: Özetler/AbstractsYazar(lar):Cilt: 1 Sayı: 2 Sayfa: 127-130 DOI: 10.1501/africa_0000000014 Yayın Tarihi: 2012 PDF

Tam metin

(1)

Özetler/Abstracts

“Lula Döneminde Brezilya’nın Afrika Politikası:

“Güney-Güney” İşbirliği Nereye?”

Esra Akgemci

Özet

Bu makale, Brezilya’nın son dönemde Afrika’yla geliştirdiği yakın ilişkinin doğasını anlamaya yöneliktir. Brezilya, Afrika’yla en az 200 yıldır etkileşim içinde olmasına rağmen, ancak son on yılda kıtayla sağlam bağlar ve güçlü ortaklıklar kurabilmiştir. Söz konusu dönemde özellikle Sahra-altı Afrika, sadece Brezilya’nın değil, Çin ve Hindistan gibi diğer yükselen güçlerin de, küresel ekonomi ve siyasetteki konumlarını güçlendirmeleri açısından önemli bir güç mücadelesi alanı haline gelmiştir. Ancak Brezilya’nın Afrika’da artan rolünün ardında yatan dinamikler, sadece bu temelde anlaşılamaz. Afrika dışında en çok siyahî nüfusa sahip ülke olan Brezilya, kıtayla arasındaki tarihsel ve kültürel bağları “Güney-Güney” ilişkileri kapsamında güçlendirmeyi hedeflemektedir. Makalede ileri sürülen düşünce, Lula döneminde Brezilya’nın Afrika’ya yönelik politikalarının temelini oluşturan “Güney-Güney” kalkınma işbirliği sürecinin, kıtaya yönelik geleneksel Kuzey-Güney ilişkilerinin mantığından çok fazla ayrılmadığı hatta yeni bir bağımlılık ve emperyalizm biçimi olduğu yönündedir

.

.

Anahtar Kelimeler: Brezilya, Brezilya dış politikası, Lula, Afrika, “Güney-Güney”

işbirliği

Abstract

This article aims to understand the nature of close relations which Brazil has recently developed with Africa. Despite having close ties with Africa dating back at least 200 years, Brazil could have established greater cooperation and strong linkages not before the last decade. Sub-Saharan Africa, in particular, has become an important arena of power struggle in the same period for not only Brazil but also other rising powers such as China and India in terms of strengthening their positions

(2)

Ankara Üniversitesi Afrika Çalışmaları Dergisi Cilt 1 - Sayı 2 - Bahar 2012 128

in the global economy and politics. However, the underlying dynamics of Brazil’s rising role in Africa cannot be realized merely on this basis. Brazil which has the biggest black population in the world outside Africa intends to strengthen deep-rooted historical and cultural ties between regions within the “South-South” relations. In the article, it is suggested that “South-South” development cooperation process which provides a new basis for Brazil’s policies towards Africa in the Lula era, does not differ greatly from the idea of traditional North-South relations, in fact is a new form of dependency and imperialism.

Key Words: Brazil, Brazil’s foreign policy, Lula, Africa, “South-South”

cooperation

“Hindistan’ın Afrika Politikası”

Melek Fırat

Özet

Bu makalede Soğuk Savaş sonrasında bölgesel güç olma iddiası taşıyan Hindistan’ın dış politikasında yaşanan değişimler çerçevesinde Afrika’ya yönelik politikası ele alınmaktadır. Coğrafi nedenlerle Afrika ile çok eski tarihlerden beri ilişkisi bulunan Hindistan’ın Soğuk Savaş içinde bağımsızlığını kazandıktan sonra Bağlantısızlar Hareketi içindeki lider konumu ve sömürgecilik karşıtı söylemi, 1960’larda bağımsızlıklarını kazanan Afrika ülkeleri nezdindeki konumunu güçlendirmiştir. Özellikle siyasi ve kültürel ilişkilerin son derece yakın olduğu bu dönemde Hindistan ekonomik yardımlarla da Afrika ülkelerini desteklemiştir. 1980’lerle birlikte liberal ekonomi politikaları izlemeye başlayan Hindistan, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte daha pragmatik ve ekonomi temelli bir dış politika anlayışı benimsemeye başladı. “Afrika Açılımı” ile kıtayla siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştirilirken, Güney-Güney işbirliği çerçevesinde uluslararası sistemde etkili bir güç olma hedefi de öne çıkarıldı.

Anahtar Kelimeler: Hindistan, Afrika, Güney-Güney İşbirliği, Bağlantısızlar

Hareketi, Afrika-Hindistan Zirvesi

Abstract

This article investigates India’s Africa policy in the context of the changes in foreign policy of this country, which claims to be a regional power in the post-Cold War era. India has a long-term relationship with Africa due to the geographical factors. These relations have fortified India’s position in the eyes of the African nations that became independent in the 1960’s, since India had long used an anti-colonial discourse and held the leadership position among the Non-Aligned Movement after the country gained its independence during the Cold War. In this period of close political and cultural ties, India also supported African countries with economic aids. With the 1980’s, however, the country began to pursue liberal economic

(3)

Özetler Abstracts

129

policies and adopted a more pragmatic and economy-based foreign policy by the end of the Cold War. Meanwhile, as India’s political and economic relations developed with the Continent thanks to its ‘African Initiative’, the country highlighted its objective to become an influential power in the international system in the context of South-South cooperation

.

Anahtar Kelimeler: India, Africa, South-South Cooperation, Non-Aligned

Movement, Africa-India Forum Summit

“Afrika Kıtasının Dünya Politikasında Artan Önemi ve

Türkiye-Afrika İlişkileri”

Elem Eyrice TEPECİKLİOĞLU

Özet

İkinci Dünya Savaşı sonrasında birbiri ardına bağımsızlıklarını kazanan Afrika ülkeleri, uzun yıllar boyunca Türk Dış Politikası’nda ihmal edilen bölgelerin başında gelmiş ve kıtanın kuzeyindeki bazı ülkeler hariç, Afrika ülkeleriyle ilişkileri geliştirme yönünde Türkiye tarafından çok fazla çaba gösterilmemiştir. 1990’lı yılların sonuna gelindiğinde ise, alınan “Afrika’ya Açılım” kararı çerçevesinde bu dış politika anlayışında radikal bir değişiklik gözlemlenmeye başlanmıştır. Makale kapsamında öncelikle, Türkiye’nin kıta ülkeleriyle olan ilişkileri tarihsel olarak incelenecek ve bu alanda atılan adımlar ana hatlarıyla ele alınacaktır. Ancak bu makale, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerinin kronolojik bir takibini yapmaktan ibaret olmayıp, geçtiğimiz elli yıl boyunca izlenen politikadan bugünlere nasıl gelindiğinin kaydını tutma ve Türk Dış Politikası’nda yaşanan bu önemli değişikliğin nedenlerini sorgulama amacını taşımaktadır.

Anahtar Kelimeler: Afrika, Türkiye-Afrika İlişkileri, Türkiye’nin “Afrika’ya

Açılım” Politikası.

Abstract

African countries which gained their independence one by one following the Second World War, was highly neglected in Turkish foreign policy and Turkey did not make considerable efforts to improve its relations with these countries except with the ones in Northern Africa. However, the approval of “Opening to Africa” Policy in late 1990s reflected a significant rhetoric shift in this policy. Within the context of this article, the milestones in Turkish-African relations will be elaborated by a historical perspective. This does not necessarily mean that the article merely tries to provide a chronological overview of Turkey’s improving relations with African countries but it also aims to analyze the reasons of this considerable change on the foreign policy attitude towards Africa within the last few years.

(4)

Ankara Üniversitesi Afrika Çalışmaları Dergisi Cilt 1 - Sayı 2 - Bahar 2012 130

“Amerikan Ulusal Çıkarları ve Afrika”

Buğra Sarı

Özet

George W. Bush döneminde ABD'nin Afrika politikalarında birçok gelişme yaşanmıştır. Bu durum, Bush yönetiminin 2002'de açıklanan ''Ulusal Güvenlik Stratejisi''nde vurgulanmıştır. Bu bağlamda ABD Afrika'ya olan yardımlarını ve kıtadaki askeri varlığını artırmıştır. Bu gelişmelere bakarak Afrika'nın Amerikan dış politikasında birincil öneme sahip olduğu söylenilemez fakat ABD için kıtadaki gelişmeler ışığında ve diğer global aktörlerin faaliyetlerine bakıldığında yeni bir mücadele alanı olacağı çıkarımı yapılabilir. ABD'nin kıtadaki faaliyetlerinin arttığı bu dönemin kıtada yeni petrol keşiflerinin ardından gelmesi de ABD'nin Afrika politikalarına karşı kuşkulara neden olmuştur. Ayrıca diğer küresel aktörlerinde Afrika'da bulunması bu kuşkuları artırmaktadır. Zira ABD Afrika'da kendi ulusal çıkarları için mi yoksa Soğuk Savaş'ın ardından oluşan tek kutuplu dünyada demokrasi ve insan hakları gibi ilkeler için mi faaliyet göstermektedir? Bu çalışma bu soruya genel olarak Amerikan dış politika karakteristiğine ve Afrika politikalarının tarihsel özetine bakarak ve bunun yanında ABD'nin kıtadaki faaliyetlerini irdeleyerek yanıt aramaktadır.

Anahtar Kelimeler: Afrika, ABD Dış Politikası, Petrol, ABD Ulusal Güvenliği

Abstract

During George W. Bush term, many developments have occurred in the US African policies. This situation was highlighted in Bush administration's ''National Security Strategy'' which was declared in 2002. In this context, the USA have increased its aid to Africa and military existence in the continent. By looking at these developments, it cannot be said that Africa has the main importance in the US foreign policy; but, it can be understood that Africa will be a new conflict area for the USA because of the developments and the other global actors' activities. On the other hand, it causes suspicions that the USA interests on Africa have accrued while there are new oil explorations in the continent. Because of these suspicions, these questions should be answered; does the USA take action in the continent for its national interests or to enhance democracy, human rights, etc... in the post Cold-War arena? This essay will try to answer these questions by looking at characteristics of the US foreign policy and its Africa policies historically, and explicating the US current activities in the continent.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :