NEYZEN
Hakkın rahmetine kavuşan N eyzen’in gazetem iz ressam ı tartım dan çizilen bir portresi
m üstehceni en metin vezin ve k afiy e
Bezm i m eyde süfehanın saza meftun oluşu N azarım da su içen eşşeğe ıslık gibidir. D em ekten p ervâ etm ezdi.
K a r lı ve m uhteşem bir da.
ğın başında üç çeyrek asır-
danberi devam eden m üthiş fırtın a dindi.
Ç arşam ba akşam ı gecenin ilk k ara n lığı içinde hayata gözlerini yum an N eyzen T ev-
fik ’ le en b ü yü k ve en son
rindim iz ik i gecedenberi ha
zin bir m azi olm uş bulunu
yor.
B ir pam uk yığınına benze y e n d ağınık ve perişan s a çla r ı gib i derbeder ve alab ild iği ne serâzad hayatını dört mıs- râ içinde ve asla değişm ez bir hüküm halinde şöyle ifade e- den N eyzen:
r
F elsefem dir. kitab ı imanım! T aparım ken di ruhum un se
sine
V
Secde e y le r h akikatim her an,K albim in âteşi m ukaddesine! dem iş ve fânilerin bütün kaidelerine, nizam larına, top- yek û n y u f borusunu çekm iş, dizgin tutm az heyecanım alıp yürüm üştür.
H ayatı hiçe saydığı gibi kendini de m ütem adiyen is tih k ar eden, ruhundaki o baş döndürücü d ehâyı gösterişsiz ve m utlak bir m ah viyetle da- :ma inkâr eden N eyzen, h a ki k atte, on üçüncü asrın en b ü y ü k m u tasavvıfı ve en güm- ıa h şairi M evlâna Celâleddini R um î ile b ir çok noktalarda m üşabehet v e m utabakat arz- cde» n çk mühim b ir şah
siyet-tir.
ÇU
-.^ em se d cu n iT eb rizi’nin şeha. detij^ke kendini bu b ü yü k has retin aeısiyle pür v e lve le bir şairiyetin ve çılgın bir aşkın
k olların a kapıp koyu veren
M evlâna:
— M ezarım a defsiz gelm e! ^ diye sonu gelm ez bir çalgı ve K - ağan ak âlem ine dalm ış ve aş.
kın şarab iyle m estolm uştu. T a sa v vu f dünyasının m ür şidi ve kutbu âzami olan
Mev-lâııâ, bu derbeder âlem e kendini o derece verm işti ki. ce bindeki altın ve güm üş sik ke leri saçıp h itird iktrn sonra sır lındaki göm leğine kad ar nesi varsa çıkarıp çalgıcılara da ğıtıyor, hanendeler sesleri kısılıp y e rle re cansız seriliyo r
lardı. M evlânâ tutulduğu bu müthiş aşk buhranı içinde
eline kalem alm adan yirm i küsur bin m ısrâ ihdâ etm iş ve m eşhur D ivan-ı K e b ir ’i başta Hüsam eddin Ç elebi ve S u l tan V eled bulunduğu halde h ayranları tarafından toplanıp o m uazzam ve müebbod K itâ b ı aşk m eydana gelm iştir.
M evlânâ’ya, T ebrizli Şem s’in ölüm ü ve em salsiz hasre tiy le ârız olan m üthiş buhran, N eyzen ’e ezelden m ukadder olmuş, bü yü k tasavvu f ve şiir sultanının âhır ömründe
gös-tem adiyen bir hakikati aram akla m eşgul olduğu görülür. A zabı M ukaddes’inin birinci kitabına yazd ığı m ukaddim e
ye H e rsık li A r if H ikm et Beyin:,..- — ---. ^
, Bütün e f’aliıı ilcaatı istidada tâbidir
* » B ilinse s i m h ilk a t kim sede taksir kalmaz.*
B eytin i benim siyerek alan N eyzen, bununla sırrı hil kati keşfeden bir kem ale m azhar olduğunu ima etm ektedir. İçkiye karşı dinin koyduğu haram a ve yasağa ömrü boyunca boyun eğem iyen b ü yü k ve a yy a ş şair, aşağıdaki kıta ile gönlünü! verd iği kararı bozm ak isteyen efsaneyi dinlem iyeceğini şöyle ilân ed iyor: ________ ___
M ahrem ettim ruhum un esrarına peym anevi
Ç>
/M a
terdiği güm rah feveran onun bütün h ayatı boyunca, hızını D inlem ez gönlüm bu em ri nakzeden efsan eyi
kaybetm eden ve tem posunu değiştirm eden devam edip git mişti.
B ü yü k M evlânâ aşkın şarab iyle kendinden geçinceye kadar sarhoş olmuş, saza ve «ney» e sarılm ıştı.
N eyzen, aşkı hem n ey’de, hem de m ey’de bulm uştu. M evlânâ’nın D ivanı K e b ir ’ini vücuda getiren yirm i r bin m ısıâ hayranları tarafından toplanıp ebediyete mal edilm işti.
N eyzen ’in derbeder ve kalen der hayatında söylediği sayısı m alûm o lm ıyan ve her halde on bini çok aşan mıs- râları da on unkiler gibi h ayran ları tarafından toplanıp zap- tedilm iş. hicivde, aşkta, tasa vvu fta dem et halinde bedialar olarak T ü rk edebiyatına armağan edilm iştir.
A ru zu ve heceyi aynı suhulet ve selâsetle terennüm eden N eyzen, zaman zam an bu h ranlara ve bu buhranların neticesi o larak tım arhan eye m isafir oldukça en kaba ve
c
’¡Sül
bir kuyum cu m eh aretiyle y erle ştirm ek gibi garip v e hari-
kulâde b ir hüner gösterm iş b ir hilkat nadiresi idi. «Hiç»
gibi, «Azabı Mukaddes» gib i k itap halinde toplanan bir çok şiirlerinde derin bir ta sa v v u f edası sezilen N eyzen in,
mü-ı z u mü-ı mü-ı v m o n h v i i i u u i u u ç ı r ı ı t u a n u ç u c u « k v
. Secde kildim sâkive piri m uganni aşkın v ra n -ü dilden K ıb le yaptım kuşei m eyhaneyi.
diyor.
B ir elinde m ey ve bir elinde n eyle ver yüzüne ve se- m avata k afa tutan N eyzen, içki m eclisleinde kendisinrden o sihirli neyini bir nefescik üflem esi için ısrarda bulunan zengin ve m irasyedi insanlardan son derece n efret eder ve her ne m ukabilinde olursa olsun b ö yle bir te k lifi şiddetle reddederdi.
M lah m ekândan, ben paradan m ünezzehim d iyecek ka dar parasız olan o b ü yü k ve asıl ruhlu kalender, K ad ıköy- den K ö p rü ’ye geçecek parası olm adığı için D oktor A b d u l lah C ev d e t’in kendisine h ed iye ettiği Ş ek isp ir’in H am let tercüm esini beş kuruşa satıp vap u r parası yap tığın ı söyli- yecek kadar p arasızlık sıkıntısı çektiği halde avuç dolusu para te k lif eden m irasyed ilere karşı:
ciddiyet ile sarfe d erim 'san ’atım ı
j t
N ey elim de suyu durm uş kuru m usluk gibidir.Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği T a h a T o ros Arşivi