• Sonuç bulunamadı

Turistik Denizli dodurgalar (Keloğlan) mağarası'nda Histoplasma capsulatum, Cryptococcus neoformans ve keratinofilik mantarların araştırılması

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Turistik Denizli dodurgalar (Keloğlan) mağarası'nda Histoplasma capsulatum, Cryptococcus neoformans ve keratinofilik mantarların araştırılması"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

G‹R‹fi

Halk aras›nda uzun süredir bilinen ve yöre halk› taraf›ndan sa¤l›k, yiyecek depolama, hayvan bar›-na¤› gibi çeflitli nedenlerle kullan›lan ma¤aralar; günümüzde turizm aktiviteleri ile insanlar›n s›kl›k-la ziyaret ettikleri yerlerdir. Denizli bölgesinde yö-re insan›n›n uzun süyö-redir kulland›¤›, ancak turiz-me yeni aç›lan ma¤aralar bulunmaktad›r. Bölgenin büyük farkl›l›klar gösteren jeolojik özelliklerine göre bu ma¤aralarda da farkl› fungal floralar

olufl-mufltur. Denizli Kelo¤lan Ma¤aras› 5 y›l önce tu-rizme aç›lm›flt›r. Araflt›rman›n yap›ld›¤› Kelo¤lan Ma¤aras› Denizli’nin Ac›payam ‹lçesinin Dodurga-lar Kasabas› yak›nDodurga-lar›ndaki Mal› Da¤›n›n do¤u ya-mac›nda 1100 m yükseklikte bulunmaktad›r. Girifl-ten sonra 5-6m yüksekli¤e ulaflan ma¤ara 145 m uzunlu¤undad›r. 2004 y›l›n›n Nisan ay›nda turiz-me aç›lm›flt›r. Yerel halk taraf›ndan uzunca bir sü-redir bilinmesine ra¤men sadece çobanlar taraf›n-dan s›¤›nma amac› ile kullan›lm›flt›r (1, 2).

Pamukkale Üniversitesi T›p Fakültesi 1Mikrobiyoloji Anabilim Dal›, 2T›p Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dal›, Denizli Ça¤r› Ergin1

, Mustafa fiengül1

, Ergun Mete1

, Mustafa Karatepe2

ÖZET

Halk aras›nda uzun süredir bilinen ve yöre halk› taraf›ndan sa¤l›k, yiyecek depolama, hayvan bar›na¤› gibi çeflitli nedenler-le kullan›lan ma¤aralar; günümüzde turizm aktivitenedenler-leri inedenler-le insanlar›n s›kl›kla ziyaret ettiknedenler-leri yernedenler-lerdir. Denizli bölgesinde halk›n uzun süredir kulland›¤›, ancak turizme yeni aç›lan ma¤aralar bulunmaktad›r. Ayn› zamanda ma¤aralar içerdikleri lo-kal jeolojik ve klimatik özellikler nedeni ile çeflitli mantar floralar›n› bar›nd›r›rlar. Sunulan çal›flmada turizme yeni aç›lan, Denizli Kelo¤lan Ma¤aras›’nda keratinofilik mantarlar, Cryptococcus neoformans ve Histoplasma capsulatum varl›¤› arafl-t›r›lm›flt›r. Standart yöntemler ile 17 ma¤ara topra¤› örne¤i araflt›r›lm›fl, keratinofilik mantarlar (4 örnekte Chrysosporium spp, 2 örnekte Chrysosporium keratinophilum), bir örnekte Microsporum gypseum ve bir örnekte sporlanmayan küf saptan›r-ken, C.neoformans ve H.capsulatum izole edilememifltir. Ülkemizdeki turizme aç›lan ma¤aralar›n fungal patojenler göz önü-ne al›narak taranmas›n›n koruyucu hekimlik yönünden öönü-nemli oldu¤unu düflünmekteyiz.

Anahtar kelimeler:Dermatofitler, çevresel, keratinofilik, Microsporum, Cryptococcus, Histoplasma, ma¤ara. SUMMARY

Caves as an part of folkloric properties such as health, shelter, rituel behaviours and stockbreeding are highly touristic are-a are-at the present dare-ay. Denizli region hare-as recently opened touristic care-aves. Care-aves include different fungare-al orgare-anism due to cli-matic and geological variations. In this study, the presence of kerotinophilic fungi, Cryptococcus neoformans and Histoplas-ma capsulatum in Denizli Kelo¤lan cave have been investigated. 17 cave soil samples have been screened by standard met-hods. While keratinophilic fungi (4 Chrysosporium spp, 2 Chrysosporium keratinophilum), one nonsporulated fungi and one Microsporum canis have been isolated, C.neoformans and H.capsulatum have not been cultured. For our recently opened tou-ristic caves, screening of their fungal pathogens is important for preventive medicine.

Keywords:Dermatophytes, environmental, keratinophilic, Microsporum, Cryptococcus, Histoplasma, cave.

Turistik Denizli dodurgalar (Kelo¤lan) ma¤aras›’nda

Histoplasma capsulatum, Cryptococcus neoformans

ve

keratinofilik mantarlar›n araflt›r›lmas›

Screening of Histoplasma capsulatum, Cryptococcus neoformans

and keratinophilic fungi in touristic Denizli dodurgalar

(Kelo¤lan) cave

‹letiflim / Correspondence: Ça¤r› Ergin Adres / Address: Pamukkale Üniversitesi T›p Fakültesi 1

Mikrobiyoloji Anabilim Dal›, 2

T›p Tarihi

(2)

Ma¤aralar›n insan aktivitesinin olmad›¤› zaman-larda do¤al faunas›n› kanatl›lar, kurba¤alar ve ba-z› artropodlar oluflturmaktad›r (3). Kanatl› ç›kar-t›lar› Cryptococcus neoformans ve yarasa ç›kart›-lar› ise Histoplasma capsulatum için uygun kolo-nizasyon ortam›n› oluflturmaktad›r (4,5). Ma¤ara-n›n içinde kanatl›lar›n olmas› organik maddelerin zenginleflmesine ve yerel halk taraf›ndan ma¤ara-da koyun, keçi gibi sürü hayvanlar›n›n bar›nd›r›l-mas› keratin at›klar›n ço¤albar›nd›r›l-mas›na neden olmak-tad›r. Keratin at›klar için bir di¤er faktör de gü-nümüzde art›k ›fl›kland›rmas› yap›lan ma¤aray› zi-yaret eden turistlerdir. Keratin yap›n›n pek çok d›fl etkene karfl› dayan›kl› olmas› nedeniyle do-¤ada keratini parçalayabilen ve kullanabilen çok az say›da organizma vard›r. Az say›da böcek, bakteri, aktinomiçet ve baz› mantarlarda keratino-filik ve keratinolitik aktivite bulunmaktad›r (6,7). Buna göre ma¤arada kolonize olan keratinofilik mantarlarda, ma¤aran›n do¤al fungal floras›nda kabul edilmelidir.

Sunulan çal›flman›n amac›; günümüzde art›k turis-tik aktiviteye sahip olan bölge ma¤aras›nda kera-tinofilik mantarlar›n›n da¤›l›m›n›n saptanmas› ve insan sa¤l›¤› için risk oluflturabilecek C.neofor-mans ve H.capsulatum varl›¤›n›n araflt›r›lmas›d›r. GEREÇ VE YÖNTEM

Çal›flma amac› ile Denizli ili Ac›payam ‹lçesi Dodurgalar köyüne gidildi. Bölge halk› ile görü-flülerek ma¤aran›n folklorik özellikleri hakk›nda bilgi al›nd›. Kelo¤lan Ma¤aras› ad›n›n kayna¤›, ma¤ara hakk›ndaki söylencelerin nas›l ortaya ç›k-t›¤› ve ma¤aran›n turizme aç›lmadan önce t›bbi amaçlarla kullan›l›p kullan›lmad›¤› bu görüflme-lerde araflt›r›ld›. Ma¤araya gidilerek günümüzdeki durumu incelendi.

Ma¤aran›n halen yürüme güzergah›na yak›n iç-dip k›s›mlar›ndan ›fl›¤›n girmedi¤i, nemli oldu¤u hissedilen, yarasa d›flk›s› ve kanatl› at›klar›n›n yo¤unlaflt›¤› 17 farkl› bölgeden steril 100 ml.lik plastik kaplara örnek al›nd›.

Örneklerden keratinofilik mantarlar›n araflt›r›lma-s›: Örneklerin incelenmesinde Vanbreuseghem’in

saç tuza¤› yöntemi kullan›ld› (6). Steril petri ku-tusu yar›ya kadar al›nan örnekler yay›larak dol-duruldu. Toprak örne¤inin üzeri steril saç parça-lar› ile kapland›. Örneklerin üzerini örtecek kadar %1 kloramfenikol içeren steril serum fizyolojik ilave edildi. Petri plaklar› oda ›s›s›nda 2 ay in-kübasyona b›rak›ld›. Süre içinde s›v›da eksilme saptanmas› durumunda steril serum fizyolojik ila-vesi yap›larak kurumaya izin verilmedi. Süre so-nunda göz ile üremenin görüldü¤ü yerlerden %0.4 siklohekzimid içeren Sabouraud’un deks-trozlu agar besiyerine ekim yap›ld›. Oda ›s›s›nda 1 ay süre ile inkübe edilen ekimlerde üreyen mantarlar tan›mland›. Sporlanma oluflturmayan kö-kenler seri pasajlar halinde patatesli dekstroz agar ve yulaf unu agar besiyerine aktar›larak spor/ke-se yap›lar› oluflturulmaya çal›fl›ld›. Üreyen manta-r›n tan›mlanmas›nda koloni büyüklü¤ü, pigment varl›¤› ve yay›l›m›, yüzey yap› özelli¤i, besiye-rinde ters pigment varl›¤› ve mikroskopik morfo-lojik özellikleri ile k›l-delme testi kullan›ld›. Örneklerden Cryptococcus neoformans araflt›r›lma-s›: Al›nan örneklerden 3-5 gr’l›k bir parça steril 100 ml.lik kaba al›nd›. Üzerine yaklafl›k 50 cc. steril serum fizyolojik ilave edildi. fiiddetli bir flekilde çalkalanan steril kap 45 dakika süre ile içindeki partiküllerin dibe çökmesi amac› ile oda s›cakl›¤›nda bekletildi. Süre sonunda steril eküv-yon ile yüzeyinden ekim yap›ld›. Ekim için %0.1 bifenil ve %0.5 kloramfenikol içeren Staib agar kullan›ld›. Karanl›kta, oda s›cakl›¤›nda 14 gün süre ile inkübe edilen ekimlerden günlük kontrol yap›larak kahverengi koloni varl›¤› araflt›r›ld›. Be-siyeri kontrolünde C.neoformans serotip A (CDC 236) kökeni kullan›ld›.

Örneklerden Histoplasma capsulatum araflt›r›lmas›: Yukar›da anlat›ld›¤› flekilde süspanse edilen ör-neklerin yüzeyinden %0.5 kloramfenikol içeren maya özütü-pepton agar besiyerine ekim yap›ld›. Besiyerinin ortas›na 1 damla konsantre amonyak damlat›larak besiyerine difüzyonu beklendi. Ekim-ler 2 ay süresince oda s›cakl›¤›nda inkübe edil-di. Üreyen küf kolonilerinden laktofenol pamuk mavisi boyar madde olarak kullan›larak selofan

(3)

bant tekni¤i ile karakteristik tüberküllü makroko-nidya varl›¤› araflt›r›ld›.

BULGULAR

Kelo¤lan Ma¤aras›n›n bulundu¤u Mal› Da¤› De-nizli- Antalya karayolunun yak›n›ndad›r. Kelo¤lan Ma¤aras› da turizm amaçl› olarak 2004 y›l›ndan itibaren ziyarete aç›lm›flt›r. Bu tarihten önce da-¤›n yüksek yamac›nda bulunan, yolu olmayan ma¤ara çobanlar taraf›ndan s›¤›nma amac›yla kul-lan›lm›flt›r. Dodurgalar halk›yla yap›lan görüflme-lerde ma¤arada bulunan suyun yada topra¤›n t›b-bi amaçlarla kullan›ld›¤›na dair t›b-bir t›b-bilgiye ulafl›l-mam›flt›r. Dodurgalar halk›n›n aras›nda anlat›lan söylenceye göre Mal› Da¤›nda koyunlar›n› otla-tan “çoban Ümmet” birdenbire bast›ran tipiye ya-kalanm›fl, tipiden sonra koyunlar›n bir k›sm›n›n köye dönmesiyle Ümmet’in kayboldu¤u anlafl›l-m›flt›r. Günler süren aramalardan sonra çoban Ümmet ma¤arada bulunmufltur. Daha önce kel olan Ümmet’in saçlar›n›n ç›km›fl oldu¤unun gö-rülmesi köylüler taraf›ndan hayretle karfl›lanm›fl-t›r. Bu olaydan sonra, önceden Karada¤ Ma¤ara-s› olarak bilinen ma¤araya Kelo¤lan Ma¤araMa¤ara-s› ad› verilmifltir. Bu olay›n günümüzden yaklafl›k 100-150 y›l kadar önce oldu¤u bildirilmifltir (1-2). Ma¤aran›n turizme aç›lmas›ndan sonra gelen zi-yaretçilerin baz›lar›n anlat›lan söylenceden etkile-nerek ma¤aradan su ve toprak alarak saçlar›n›n ç›kmas› için kulland›klar› görülmüfltür.

‹ncelemek amac› ile al›nan 17 örne¤in 7 (%41.2)’sinden keratinofilik mantar izolasyonu yap›lm›flt›r. Örneklerin 6 (%25.3)’s›ndan Chrysos-poruim spp (4’ü Chrysosporium spp, 2’si Chrysosporium keratinophilum) ve birinden (%5.9) Microsporum gypseum izole edilmifltir. Bir örnekte üreyen küf mantar› farkl› besiyerle-rinde tekrarlayan pasajlara ra¤men sporlanma ve kese oluflturmamas› nedeni ile tan›mlanmam›flt›r. Keratinofilik/keratinolitik olmamas›na ra¤men 2 örnekten Starchybotrys spp ve bir örnekten As-pergillus spp izolasyonu yap›lm›flt›r.

‹ncelenen örneklerin hiçbirisinden C.neoformans veya H.capsulatum izolasyonu yap›lmam›flt›r.

TARTIfiMA

Yaklafl›k 20.000 ma¤aran›n var oldu¤u san›lan ülkemizde turizm amaçl› ma¤aralar›n restorasyo-nu son y›llarda h›z kazanm›flt›r. Dünyada ilk ola-rak 1888’de Fransa’da Alfred Martel’in “Abîme de Bramabiau” ve “Gouffre de Padirac” ekspe-disyonlar› ile bafllayan ma¤ara bilimi (speleoloji) ve ma¤ara turizmi günümüzde Amerika, Fransa, Yugoslavya ve ‹talya’da önemli gelir kayna¤›d›r. Ülkemizde ekip araflt›rmalar› 1955 y›l›nda Jeolog Timuçin Aygen ile bafllam›flt›r ve ilk turizme aç›-lan ma¤ara 1966 y›l›nda Burdur ‹nsuyu ma¤ara-s›d›r. Günümüzde Türkiye’de 14 ma¤ara turizme aç›kt›r (3, 8-10).

Çeflitli ülkelerde 19.yy sonlar›nda yayg›nlaflan speleolojiye artan ilgi ve beklentiler ile birlikte ortamlar›n fauna ve flora çal›flmalar›na ait litera-türde çok say›da veri bulunmaktad›r. Ma¤ara top-ra¤› mineral içerikleri yönünden farkl›l›klar gös-terse de içerdi¤i organik materyalin azl›¤› nede-ni ile kriptokoklar›n üremesinde bir faktör de¤il-dir. Ancak güvercin d›flk›s›n›n önemli rolü oldu-¤u kabul edilmesine ra¤men yarasa gibi kanatl›-lar›n yaflad›¤› ma¤aralarda da az miktarda C.neo-formans ve di¤er kriptokoklar›n izole edilebildi¤i bildirilmifltir (4,11-13). Ma¤alarda kolonize olan maya ve küfler hem turizm aktivitesi hem de speleoloji nedeni ile buralarda bulunan kiflilerde alerji ve infeksiyon potansiyele de sahiptir (14). Japonya’da kanatl›lar›n yaflad›¤› ma¤aralarda ya-p›lan araflt›rmalarda bask›n fungal floran›n Tric-hoporon spp ve Cryptoccoccus spp oldu¤u orta-ya ç›kar›lm›flt›r (11,14). Bu çal›flmalarda elde edilen bir di¤er önemli sonuç da ma¤aralar›n sa¤lad›¤› farkl› ortamlar nedeni ile al›fl›lan çev-rede bulunmayan maya ve küf cinslerinin saptan-mas›d›r. Bu kökenler ile yap›lan çal›flmalar sonu-cunda yeni veriler (antibiyotik, genetik farkl›l›k, biyoçeflitlilik vb) elde edilmektedir. Yap›lan ça-l›flmalar ma¤ara flartlar› gibi ortam farkl›l›klar›n›n ve ortamda yaflayan farkl› türlerin genetik farkl›-l›klara etkisinin saptanmas› ve bu de¤iflimlere et-kilerinin incelenmesi üzerine yo¤unlaflmaktad›r (4,14).

(4)

Ma¤aralarda insanda risk faktörü olarak bilinen patojen H.capsulatum’dur. Kriptokoklar gibi bazi-diomiçet mayalardaki genetik de¤iflikliklerinin al›-fl›lmad›k ortamlarda meydana gelmesinin beklen-mesine karfl›t olarak, dimorfik bir patojen olan H.capsulatum’un çeflitli co¤rafik oluflumlardan ya-p›lan izolasyonlar› aras›ndaki farkl›l›¤›n›n az ol-du¤u bildirilmifltir (5,15). Ülkemizde histoplazmo-za yönelik araflt›rmalar; serolojik incelemeler ve çevresel riskli örneklerde etkeni araflt›rma fleklin-dedir (16-18). Tevfik Sa¤lam 1945’de Rize’de bir otopsi örne¤inde, Kamile Mutlu 1948’de Yoz-gat’l› bir hastan›n histopatoloji örne¤inde H.cap-sulatum’un varl›¤›n› bildirmifltir (19). Kültürle do¤rulanmayan olgu raporlar› da 1995 ve 2002 y›llar›nda bildirilmifltir (20, 21). Toplumda yap›-lan serolojik çal›flmalarda seroprevayap›-lans oran› %10’un üzerinde bildirilmifltir. Çapraz reaksiyon-lar›n varl›¤› göz önüne al›nsa bile bu yüksek bir orand›r (22, 23). Ülkemizde çevresel izolat bildi-rildi¤i halde henüz ana risk faktörü kabul edile-bilece¤i ma¤ara ortamlar›nda H.capsulatum varl›-¤›n›n aranmas› çal›flmalar› çok azd›r. Bu tarama-lar sistematik otarama-larak bafllat›lmal›d›r. Ülkemizde olmas› beklenen odaklardan H.capsulatum’un var-l›¤›n›n gösterilebilmesi, tan› ve tedavi zorlu¤u olan hastalarda klinik ay›r›c› tan›lar sarkoidoz, tü-berküloz ile birlikte risk bölgelerinde histoplaz-mozunda olabilece¤ini akla getirecektir.

Yerel halk taraf›ndan kullan›lan ma¤aralar insan yerleflimlerinde önemlidir. Anadolu’da su kültü ile birleflik olarak çok say›da ma¤ara (Örn. Is-parta Aksu - Zindan Ma¤aras›) tarih öncesi dö-nemlerden bu yana yerleflim ve farkl› amaçlar ile kullan›lm›flt›r. Bölgemizde bulunan ma¤aralardan, daha önce H.capsulatum benzeri koloni yapan Renispora flavissima’n›n izole edildi¤i Kakl›k Ma¤aras› yerel halk taraf›ndan uyuz gibi cilt has-tal›klar›n›n tedavisinde kullan›lm›flt›r (24,25). Bu-rada da görüldü¤ü flekilde, Anadolu’da folklorik olarak ma¤ara topra¤›n›n do¤rudan cilde uygulan-mas›, özellikle sa¤l›k beklentilerinin artt›¤› bölge-lerde önemlidir. Araflt›rmada sunulan Kelo¤lan ma¤aras› floras›nda keratinofilik mantarlar vard›r. Çeflitli folklorik özellikler nedeniyle (Ad›n›n

Ke-lo¤lan olmas› vb.) Denizli ‹l merkezinde Kelo¤-lan Ma¤aras›n›n saç ç›kard›¤› söylencesi bulun-maktad›r. Ancak Denizli Merkeze yaklafl›k 90 km. uzakl›ktaki bölgede yaflayan halk aras›nda bu flekilde bir söylenceye rastlanmam›flt›r. Bu durum bölgeye turist olarak giden kiflilerin, saç ç›kmas› beklentisi ile, ço¤unlu¤u yarasa ve kanatl› ç›kar-t›lar› ile kontamine ma¤ara topra¤›n› do¤rudan cilde uygulamas› yaklafl›m›n› akla getirmektedir. Ma¤ara ortam›n›n farkl› mineral yap›s›na ra¤men fakir organik ortam oluflturmas› sonucunda ekzo-jen keratin kaynaklar›n›n canl›lar taraf›ndan tafl›n-mas›, ma¤ara ortam›nda keratinofilik mantarlar›n yo¤unlaflmas›nda önemlidir. Kanatl›, sürüngen ve artropodlar; deri de¤iflimi, tüy dökme vb neden-ler ile zengin keratin kaynaklar›n›n oluflumuna ortam haz›rlarlar. Chrysosporium spp. do¤ada ve ma¤ara taramalar›nda en s›k izole edilen kerati-nofilik mantar türüdür. Hayvanlarda dermatofit d›fl› keratinize dokudan infeksiyon etkeni olarak soyutlanabilmektedir. ‹nsanlarda infeksiyon etkeni olabilirli¤i konusu henüz tart›flmal›d›r (26,27). Sunulan çal›flmada dermatofit kökenlerinden Microsporum gypseum bulunmufltur. M.gypseum ma¤ara içinde yap›lan taramalarda (incelenen ör-neklerin %30-40 oran›nda) ve yarasa ç›kart›lar› ile bulaflm›fl ortamlarda en s›k rastlanan geofilik bir dermatofittir (28-30). Geofilik bir tür olmas› nedeni ile tinea oran› düflüktür ve hastan›n hika-yesinde toprak ile bulafl sorgulanmal›d›r. Araflt›r-ma esnas›nda üretilen Starchbotrys spp ve Asper-gillus spp keratinofilik mantarlar de¤ildir. Ancak keratinin di¤er küfler taraf›ndan y›k›m› esnas›nda oluflan ara maddeleri kullanarak ortamda üreyebi-lirler ve kültürlerde izole edilebiüreyebi-lirler (7). Ma¤arac›l›k ve ma¤ara turizmi ülkemizde h›zla yayg›nlaflmaktad›r. Bu ortamlar›n en s›k görülen mikrobiyolojik risk olarak mikolojik yönden in-celenmesi, gerekli önlemlerin al›nmas› koruyucu hekimlik yönünden önemlidir. Ayn› zamanda al›-fl›lmad›k bir çevrsel ortam bar›nd›ran ma¤arala-r›n, fungal floras›n›n incelenmesi, ülkemizde he-nüz varl›¤›n› saptayamad›¤›m›z patojenlerin gös-terilmesinde, genetik farkl›l›klar›n olabilece¤i

(5)

ma-yalar›n bulunmas›nda ve yeni türlerin (ve iliflkili oldu¤u özeliklerin) saptanmas›nda önemli oldu¤u-nu düflünüyoruz.

KAYNAKLAR

1. Zeren D. (Kiflisel görüflme) Denizli Ac›payam Dodurgalar Belediye Baflkan›, 2008.

2. Ünlü C. (Kiflisel görüflme) Denizli Ac›payam Dodurgalar Belediye Baflkan Yard›mc›s›, 2008.

3. Ozansoy C, Mengi H. Ma¤arabilimi ve ma¤arac›l›k. TÜ-B‹TAK Popüler Bilim Kitaplar› No: 235, Ankara, 2006. 4. Nielsen K, de Obaldia AL, Heitman J. Cryptococcus neo-formans mates on pigeon guano: Implications for the reali-zed ecological niche and globalization. Eukaryot Cell 2007; 6: 949-959.

5. Kasuga T, Taylor JW, White TJ. Phylogenetic relations-hips of varieties and geographical groups of the human pat-hogenic fungus Histoplasma capsulatum Darling. J Clin Mic-robiol 1999; 37: 653-663.

6. Sharma R, Rajak RC. Keratinophilic fungi: Nature’s kera-tin degrading machines! Resonance 2003; 8: 28-40. 7. Ergin Ç. Dermatofitlerin do¤adan soyutlanmas›. ‹nfeks Derg 2007; 21 (Ek 1): S113-116.

8. Ford TD, Cullingford CHD. The science of spelology. Academic Pres Inc, Londra, 1978.

9. Nazik L. Ma¤ara morfolojisinin belirledi¤i jeolojik-jeomorfolojik ve ekolojik özellikler. Jeomorfoloji Dergisi 1989; 17: 53-62. 10. T.C. Kültür bakanl›¤› internet sitesi

“ h t t p : / / w w w . k u l t u r . g o v . t r / T R / B e l g e G o s -ter.aspx?F6E10F8892433CFF03077CA1048A18344E35FDD796 0B0895”

11. Montagna MT, Santacroce MP, Caggiano G, Tato D, Ajello L. Cavernicolous habitats harbouring Cryptococcus neoformans: results of a speleological survey in Apulia, Italy, 1999-2000. Med Mycol 2003; 41: 451-455.

12. Hoang LM, Maguire JA, Doyle P, Fyfe M, Roscoe DL. Cryptococcus neoformans infections at Vancouver Hospital and Health Sciences Centre (1997-2002): epidemiology, mic-robiology and histopathology. J Med Microbiol 2004; 53: 935-940.

13. Grose E, Marinkelle CJ, Streigel C. The use of tissue cultures in the identification of Cryptococcus neoformans iso-lated from Colombian bats. Sabouraudia 1968; 6: 127-132. 14. Sugita T, Kikuchi K, Makimura K ve ark: Trichosporon species isolated from guano samples obtained from bat-inha-bited caves in Japan. Appl Environ Microbiol 2005; 71: 7626-7629.

15. Muniz MM, Pizzini CV, Peralta JM, Reis E, Zancopé-Oliveira RM. Genetic diversity of Histoplasma capsulatum strains isolated from soil, animals, and clinical specimens in Rio de Janeiro State, Brazil, by a PCR-based random

amp-lified polymorphic DNA assay J Clin Microbiol 2001; 39: 4487-4494.

16. Yücel A, Kantarc›o¤lu AS. Türkiye’de do¤adan (Sardes Bintepeler 89 tümülüsü odun buluntular›ndan) ilk kez elde edilen Histoplasma capsulatum (telemorfu, Ajellomyces cap-sulatus) kökeni. ‹nfeks Derg 2000; 14: 1-14.

17. Unat EK, Yücel A. Konak d›fl›nda Cryptococcus neofor-mans ve Histoplasma capsulatum araflt›rmalar›. ‹stanbul Üniv T›p Fak Mecm 1965; 28: 47-51.

18. Koç AN, Durkut S. Kayseri yöresindeki güvercinliklerde Cryptococcus neoformans, di¤er medikal önemli üreaz üreten mayalar›n ve Histoplasma capsulatum’un araflt›r›lmas›. ‹nfeks Derg 2001; 15: 335-340.

19. Tümbay E, Metin DY. Dimorfik endemik mikozlar. 3.Mantar Hastal›klar› ve Klinik Mikoloji Kongresi, 27-30 Ma-y›s 2003, Bodrum, 145-151.

20. Arab HC, Y›lmaz H, Uçar AI, Y›ld›r›m E, Özkul M. A chronic cavitary pulmonary histoplasmosis case from Turkey. J Trop Med Hyg 1995; 98: 190-191.

21. Çömcüo¤lu C, Çal›ko¤lu E, Üstün H. ‹mmunkompetan bir primer kutanöz histoplazmozis olgusu. XIX.Ulusal Derma-toloji Kongresi 3-7 Eylül 2002, Kapadokya, 56.

22. Vidinel ‹, Özeg C, ‹lgün ‹, Atefl M. Türkiye’de histop-lasma hassasiyeti. Tüberküloz ve Toraks 1965; 13: 157-162. 23. Karasu N, Sirman AA. Ankara’da histoplasmin ve coc-cidiodin deri testleri ile yap›lan araflt›rmalar. Tüberküloz ve Toraks 1953; 1: 3-14.

24. Ergin Ç, fiengül M, Kaleli ‹ ve ark: Turizme yeni aç›-lan Denizli-Kakl›k Ma¤aras›'nda Histoplasma capsulatum var-l›¤›n›n araflt›r›lmas› ‹nfeks Derg 2004; 18: 333-338. 25. Karatepe M, Ergin fi. Kakl›k ma¤aras› (Kokar hamam): Cilt hastal›klar›n›n tedavisinde halk uygulamas› örne¤i. XX.Dermatoloji Kongresi Kongre Kitab›, P-212, 7-12 Eylül 2004, Çeflme, 193-194.

26. Gugnani HC. Nondermatophytic filamentous keratinophi-lic fungi and their role in human infection. “Kushwaha RKS, Guarro J: Biology of dermatophytes and other keratinophilic fungi” kitab›nda, Rev Iberoamer Micol (Bilbao) 2000; 109-114.

27. Torres-Rodriguez J, Lopez-Jodra O. Epidemiology of na-il infection due to keratinophna-ilic fungi. “Kushwaha RKS, Gu-arro J: Biology of dermatophytes and other keratinophilic fungi” kitab›nda, Rev Iberoamer Micol (Bilbao) 2000; 122-135.

28. Kajihiro ES. Occurence of dermatophytes in fresh bat guano. Appl Microbiol 1965; 13: 720-724.

29. Taylor RL, Shacklette MH, Kelley HB. Isolation of His-toplasma capsulatum and Microsporum gypseum from soil and bat guano in Panama and the canal zone. Am J Trop Med Hyg 1962; 11: 790-795.

30. Zeidberg LD, Ajello L. Environmental factors influencing the occurrence of Histoplasma capsulatum and Micropsorum gypseum in soil. J Bacteriol 1954; 68: 156-159.

Referanslar

Benzer Belgeler

Serumda kriptokok antijeni klinik semptomların başla- masından haftalar ve hatta aylar önce pozitif olabildiği için (15); CD4 + T hücresi sayısı <100/mm 3 olan yeni

Bu0,__¿üj fikir hayatımızı; mazide gömülü I kalan birçok tetkik kaynaklarına I birçok irfan kıymetlerine bağla-’: yan canlı köprüler zaten çok

Hayalet bacak olarak adland›r›lan olayda hasta bir uzvunu kaybettik- ten sonra beyinde bedenin bu k›sm›ndan sorumlu beden duyular› korteksi, beyindeki bir yan bölgede temsil

nition of acute cardiac allograft rejection from serial integrated backscatter analyses in human orthotopic heart transplant recipients: comparison with conven-

Bu çalışmada, yüksek rakımlı bölgelerde bulunan kestane (Castanea spp.) ağaçlarında C.neoformans kolonizasyonu varlığını araştırmak amaçlanmıştır.. Bu amaçla,

Guizotia abysinicca (Nijer tohumu, kuşyemi) ile Staib agar, Helianthus annus (Ayçiçeği) ile Pal besiyeri, Brassica nigra (Hardal) tohumu agar, tütün agar, Mucuna pruriens

Bu çalışma sonucunda, her ne kadar daha önceden literatürde bildirilmeyen iki ağaçtan (Platanus orientalis ve Punica granatum) C.neoformans izolasyonu yapılmış olsa da,

Sunulan çalışmada, Laodikeia antik şehri rekreasyon atölyesindeki arkeolojik bulgularda keratinofilik mantarların varlığı ve dağılımının araştırılması amaçlan-