• Sonuç bulunamadı

36. ölüm yıldönümünde Cenap Şahabettin

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "36. ölüm yıldönümünde Cenap Şahabettin"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ve H a tıra t

Cenap, umumiyetle lirik bir

şairdi. Üstelik sembolizme

yaklaşmak isteyen bir yönü vardı

36. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE CENAP SAHABETTİ

Y

enilik edebiyatımızda, Tev- iik Fikret'ten sonra, en de- 'in bir etki yaratan şairimiz Cenap Şahabettin 1934 yılının 13. Şubat günü hayata gözlerini ka­ pamıştı. Şiirlerinde Tevfik Fikret'­ teki estetik düzenin dışında kal - maie la beraber, en f«ı/.la his, hayal ve renk âlemini Ce bin şiirlerin­ de buluyoruz- Fikret hiç şüphesiz çok daha sanatkâr, fi i*at Cenap bir bakıma daha lirik bir şairdi. Üste­ lik zamanına göre sembolizme yak­ laşmak isteyen bir yönü vardı. Fran­ sa'da kaldığı birkaç yıl içinde o devrin Fransa’sındaki sembolizm ce­ reyanını izlemiş ve bu cereyanı Türk şiirine getirmek istemişti. Şu var ki, Cenabın anladığı ve getir­ diği sembolizm, sonradan Ahmet Haşim’in başaracağı özlü sembo­ lizmden bir hayli uza! tır. Cenabın Sembolizmi iç âlemine girmeden sa­ dece istiare, teşbih ve ahenk bakı­ mından sembolizme kanat çırpıyor- dur, fakat bu çok yorgun bir ka­ nattır. Bu yazımda sembolizmin Fransa'da geçirdiği üç safha üzerin­ de duracak değilim- Yalnız bazı ö- nemli şairlerinden en kısa sözler alalım.

Baudelaire bir şiirinde şöyle ses­ leniyor: «Tabiat, canlı sütunların bazan karışık sesler çıkardığı bir mabettir. İnsan, burada, kendisini mahrem nazarlarla gözleyen sem­ bol ormanları arasın-**« ı geçer.» İş­

te Cenap'ta bu sır yoktur. Yine sembolistlerden Henry d<* Régnier'- nin bir liman tasvirindeki sembol nedir, düşünelim: «B3r orman var­

dır (Orada sükûn riıya rıhtımları üstünde uyuklar.) Mazi deniz yosun­ ları halinde uzanır. (Altın balıkla-

¡rın ağız titremelerinde-) Hâtıra unutuş la kumlanır ve gölgesi akşamın, ölen günle ıhk mıdır ılık-»

Burada görüyoruz ki, bu sihirli uyandırmanın membaında, bu evo-

cation'da, tasvir etm-»k zevkinden

başka bir şey vardır, bu liman ger­ çek değildir, usul dışında, âdeta endişe vprici „pir »»"'«i dır. Çünko semboliktir. İşte son m ısraında^ sembolün anahtarı: «Bir limon ol­ sun ki) Orada gurur, geminin pru­ vasında, durgun suda uyusun. «Ha­ kikatte bu, şiirin belki eski bir teş­ bihidir, şairin sükûn bulan ihtirası ve birçok seyahatler sonunda yıp­ ranan geminin hareket ettiği lima­ na tekrar dönüşüdür. Zaten, sem­ bolistlerin san’at ülkülerine göre, şiir denen cevher hiçbir zaman der­ hal anlaşılmak için değil, bilâkis önce hissedilmek, sezilmek İçin mısralar haline gelmiştir. André Glde’in doktrini de şudur: «Ban

başkalarına kitabımı açıklamadan avval, başkalarının onu bana açık­ lamasını baklarim.» Demek oluyor

ki birçok anlamlar vardır ve

sem-bolrk şiirden herkes kendi eğilimi­ ne göre bir anlam çıkaracak ve bundan zevk alacaktır. Hele Ver­ isine için: «Musiki har şeyden ön*

ca geLV» Mallarm6'yi anlamak ise

daha ne kadar güçtür.

Hasılı anlaşılıyor ki, bizim Cenap Şahabettin'de sembolistlerin anla­ dıkları tarzda bir sembolizm yok ­ tur. Ondan bir misal verelim:

Camlar üstünda resmeder ancak şab şuleden birer zambak.

Bu beyit sadece bir «teşbih» ve

«teşhis» sanatıdır, ama sembolizm

değildir. Cenap Şahabettin, ruhtan bir sır getirmeden, camlar üstünde ayın parıltısını gecenin parmağı ile bir teşhis yaparak b ir zambağa ben­ zetirken, sembolizm yaptığı kanaa­ tinde idi. Sembolizm bu ise, ben, Şeyh G alib'in «Bir şûlasi var ki şem'i cinin. Fanusuna sığmaz S su­ menin» mı buna bin kere tercih e*

derim-Görülüyor ki, Cenap Şahabettin ilhamını tabiattan alıyor ve hemen bir benzetiş arayarak rastgele bir mısra atıyordu ortaya. Daha 1885 de gazel yazdığı devirde de böyle idi. Misal:

Âlemi taltif için sen öylesen ref'— i nikap Nûra müstağrik olur cümle cihân

ey ifitap.

(Sen peçeni kaldırınca cihan nur içinde kalır.)

Bu gazelden beş yıl sonra, 1890 da Parise gidecek ve oradan tama- miyle yanlış bir sembolizm anlayışı ile dönecektir. Şekil itibariyle de, benzetişlerle dolu tasvirleri itibariy­ le de muhakkak en güzel şiiri olan «Elhan— ı Şita» da da böyledir: «Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş» ve ötesi... «Yakazat— ı leyliye» de, «Te- maşa— yı hazan» da, «Temaşa— yı leyi» de bulduklarımız hep böyle dış âlemden hiçbir sır, hiçbir ruh

ürpertisi getirmeden serpilmiş ben­ zetişlerdir, her şey apaçıktır. Şairin göstermek istediğinden, duyurmak istediğinden b ir başka şey yoktur bu şiirlerde. Şairin yardımı ile ken­ dinize göre bir âlem yaratamazsı­ nız- Ve yalnız şunu tasdik edersi­ niz, kullandığı «nâşenide» dedikleri

siminfâm, künküre gibi, biri yeni

icat, öteki unutulmuş köhne keli - melerle yer yer acaipleşen bir dil içinde hisli bir şair vardır, tabiatın karşısında göğsü bağrı açık bir aşk ve ahenk şairi.

Evet aşk şairi, ve maddeci bu yol­ da. Bir kelebek gibi ilhamları ile de bir kadından başkasına uçan bir ke­ lebek Don Juanl Bu yaratılışla ve dudaklarında bir istihza büklümü, tabiatta yeniliği yeni kelimelerle süsleyerek kadını da kendince an­ latmaya çalışıyor. Am a ne isyan, ne kıskançlık, ne derin bir gönül sızı­ sı var.

Dudaklarında bir istihza büklümü ile dedim. Bu, onun portresini de çizer. Hayatta o ince istihza ile do­ laştı insanların arasında. Yazılarında bir espri uğruna ne gerçekleri feda etmezdi! Yalnız istihza oku ona da dokunmasın dal Bunun İçin her şe­ yi, herkesi eleştirebilir, fakat ken­ disini eleştirmelerine tahammül e- demezdi. Bundan dolayıdır ki Ede­ biyat— ı Cedide arkadaşları sağlık­ larında şiirlerini bir kitapta topla­ mışlar, fakat kendisi toplamamıştı. Bir yerde toplu olarak ortaya seri­ lecek Olan şiirlerinin iğnelenmesi bi­ le ona son derece ağır gelirdi. Ken­ disine hak bildiği istihza ve

nük-W ((Devamı Sa: 7 Sü: 1 de)

Y E N İLİK ED E B İY A T IM IZD A TEVFİK FİKRETTEN S O N R A EN DERİN BİR ETKİ Y A R A T A N Ş A İR İM İZ CEN A P ŞAHABETTİN 1934 Y IL IN IN 13 Ş U B A T 'IN D A H A Y A T A G Ö ZLERİNİ YUMMUŞTU. D E V R İN İN F R A N S A S IN IN SEM B O LİZM C E R E Y A N IN A KAPILM IŞ, A N C A K , BU SEM BO LİZM , SEMBOLİSTLERİN A N L A ­ D IĞI M A N Â D A O LM A K T A N UZAKTI. DİĞER TARAFTAN ŞA İR HERŞEYE İS­ TİH ZA İLE B A K M A S IN I SEVEN BİR YA RAD ILIŞTAYD I. HERKESİ TENKİODEN HO ŞLANIR, K E N D İS İN İN TENKİD EDİLM ESİNE T A H A M M Ü L EDEMEZDİ. BU YÜZDEN HEM ŞİİRLERİNİ KİTAP H A LİN D E B ASTIRM AD I, HEM DE H A Y A T I­ N IN S O N L A R IN A DOĞRU, B İRİN Cİ DİL IKURULTAYINDA ATATÜRK VE İN ­ KILÂP A LEYH İNE Y A Z D IĞ I BİR Y A Z I İLE EDEBİYAT KÜRSÜ SÜNDEN DE

(2)

OZANSOY---C E N A P

Ş A H A B E T T İ N

3’ üncfi sayfadan.

kuyumculuk işine benzeten bir iti­

nayı ilâve e tti:

P ervanei zerrin gibi her zührei zerrin

Titrerdi zümürrütgehi lerzani

çme-nede.

tarzında beyitler edebiyatımızda,

durgun ve mücerret bir şiir âle­

mi hiçbir zaman hakikî ihtirasa,

çığlığa, vasıl olmamış, dağınık ve

takatsiz bazı aşk tahassürleri ge­

tirdi.

Hakikatte daima önünde örnek

¡■tiyenlerdendi. Binaenaleyh A v­

rupa'dan dönüşünden sonra yap­

tığı birkaç tecrübeden sonra onu

yenileşmek istediği zaman daima

Fikret’ in arkasında gördük. Şiir­

de büyüğü, tamamı bulamadı. Ne­

sirde hakikî fikri, sıhhatli üslûbu

ye geniş mizahı bulamadığı gibi.

Cenap’m nesrini çok metheder­

ler. Hakikatte bu nesir yanlış

esaslara dayanan bir ahenk ve

musiki telâkkisinin verdiği bir

eserdi. Cenap ne tabiatı, ne in­

sanı bulmuş olanlardan değildi.

Hâdiseleri takip hususunda ise

son derece zayıftı. Bununla be­

raber âdeta mücerret bir âlemde

yapılan bu sanat tesirleri itibariy­

le hiçbir zaman inkâr edilecek

mahiyette kalmaz.

ÜT

'r>* *

* I

Referanslar

Benzer Belgeler

Sağ ve sol taraf için elde edilen değerler karşılaştırıldığında sağ kulağın yüksekliği, tragus-helix uzaklığı, tragus-antihelix uzaklığı, kulağın en üst

[r]

Gerçi, öykülerinin büyük bir bölümü ölümünden sonra, yakm zamanlarda, ki­ tap olarak okura sunulmuştur. Kişiliği ve sanatı konusunda çeşitli tezler de ya-

Timpanoplasti veya timpanotomi sırasında yuvarlak pencerenin görülebil- mesi için posterior dış kulak yolundaki kemik doku- nun kaldırılması gerekmezken oval pencere ve stapese

The most preferred plant designs for the street had spherical form, pink color, slight texture and 1.5-2 meters tall.. In addition, the proportion of closure in the plant

Bulanık esnek a¸cık k¨ ume, bulanık esnek kapalı k¨ ume, bulanık esnek clopen k¨ ume, bulanık esnek proper k¨ ume, bulanık esnek k¨ umenin i¸ci, bulanık esnek k¨

(F,A) G grubu üzerinde boştan farklı bir esnek küme olsun. G üzerindeki bütün esnek gruplar için aşağıdaki kümeleri verebiliriz.. “≅ G ” bağıntısı esnek

Fakat yaptığımız çalışma yaprak enine kesitlerinden elde edilen istatistiksel bulgulara göre üst epiderma eni, alt stoma eni ve boyu, palizat parankiması eni ve boyu,