SAy FA ________________________ _____________________________________ _____________ CUMHURİYET_____________________________
14___________________
r/. t ?/_______ KÜLTÜR__________
Geniş içerikler yüklü bir resim ustasının, Naile Akıncı’nın sergisi Garanti Bankası’nda
ajnı
► Naile Akıncı resminde; konu
ya da mekân salt bir çıkış
noktasıdır, bir araçtır. Plastik
değerler ile çelişmediği sürece,
konu olan nesnelere, mekâna
bir bakıma sadık kalır. Ama
öncelikle oluşturduğu resim
dilinin, öngördüğü plastik
değerlerin bir yansımasıdır
gördüğümüz. Bu değerler
yapısal sağlamlığı
amaçlamakla birlikte,
sanatçının öznelliğini de
yansıtmaya yöneliktir.
► Sınırları iyi belirlenmiş bir
duygusallık, resmin yapısal
özelliği ile uyumlu olarak
gelişir. Bu açıdan bakacak
olursak Naile Akıncı’nın
resminde peyzaj, sanatçının
kişiliği ile özdeşleşir. Bu
bağlamda alışılmış peyzajın
dışında geniş içerikler yüklü
bir resmin ustasıdır Naile
Akıncı.
TURGAY GÖNENÇ______________
Süreklilik içinde gelişim: Sanırım bu tümce. Naile Akmcı’nın sanat yaşamı ya da sanat anlayışının tam karşılığıdır. İnandığı bir çizgide kendini aşmayı, ye nilenmeyi öngören; ama zikzaklar çiz meyen bir kişiliktir Akıncı.
1954’ten başlayarak Eyüp ve Haliç gö rünümlerinde; Naile A kıncı’nın özgün peyzaj şemaları amaçladığı, bu görü nümler içinde yer alan yapılann Cezan- ne’ı anımsatan bir geometrik anlayış içinde işlendiğini söyleyebiliriz. Özel likle 1954 yılında yaptığı resimlerde; bü tünü oluşturan parçaların tek tek geomet rik özelliklerinin belirginliği yanında, parçalardan bütüne geçişteki renk, va- lör, açık-koyu dengesi oldukça dikkat çe kicidir. Görsel netlik, bu resimlerin temel özelliklerinden biridir.
1955 ve sonrası, önceden yakaladığı şemalara bağlı kalmakla birlikte resmin de dış gerçekten iç gerçeğe geçiş başlar.
Peyzajlarında bile bir iç dünyanın sergi lenmesi gündeme gelir. Görsel netlik ye rini resimsel bir atmosfere bırakmaya başlar. Geometrik kitleler yumuşar ve geometrik yüzeylere dönüşür. 1955’te yaptığı “Silahtarağa’dan Görünüm” ve
“Eyüp” bunun en güzel örnekleridir.
Özellikle bu “Eyüp” çalışması, valöre dayalı bir soyutlama ile işlenir.
1960’lı yıllarda Naile Akıncı’nın res mine bugününü hazırlayan çizgi girer. Salt bir kontur işlevi yüklenmeyen; res min içinde başlı başına bir değer niteli ği taşıyan bir çizgidir bu. 1985 ve sonra
sı resimlerinde bu çizgi bütünü oluşturan temel öğe niteliğini kazanır. Resmin di namiği ve devingenliği bu çizgilerden kaynaklanır. Valördeki ustalığı öne çıka ran bu çizgidir. Parçalar arasındaki bü tünleşmeyi, bu çizgiler sağlar. Gerek in san figürlerinin ağır bastığı gerek büyük boyutlu peyzaj resimlerinde Naile Akın cı kendine özgü çizgisi ile belirginleşir.
Naile Akıncı inatla aynı mekânlara açılır. Yinelemenin tuzağına düşmeden, aynı mekânlardan farklı resimler çıkar mayı ustalıkla başarır.
A km cfnın resmi peyzaj ağırlıklıdır.
Haliç, Piyerloti’den Eyüp, Marmara Adası, Ekinlik, Büyükderc sırtlan, Arna- vutköy, Bebek sırtları seçilmiş mekânlar dır onun için. Ama genelde Eyüp’te, Ha liç’te yoğunlaşır.
Naile Akıncı Eyüp’e geçmişin pence resinden bakar. Böylece bugüne uzanan zamanın boyutunu vurgulamak ister. Geçmiş, yaşanmış ve yaşanmakta olan bir zaman dilimi olarak varlığını korur. Geçmiş, bugünü de içerir. İlk bakışta es ki Haliç ya da eski bir Eyüp görünümün deki resim, yapıldığı yerin gerçekliğini de korur. İşte bu farklı zaman dilimleri
ni bir arada yaşatan, mekânın geçmişini saklı tutan bu bakış açısıdır.
Bu bakış açısı onun tüm resimlerine yansır. Naile A kıncı’ntn resmindeki at mosfer; bir 'a n ’ı, izlenimini değil, geniş bir zaman dilimini içerir. Yaşanmış, yi tik düşlerin, yitmemiş duygusallıkların, hüzün ve coşkunun yoğunlaştığı bir za manın atmosferinin peşindedir. Naile Akıncı’nın resminde, geçmişten gelece ğe ve gelecekten geçmişe uzanan bir sar kaç gibidir zaman.
Bu zaman kaymasını sağlayan, onun resmindeki; soyut ile somut, figüratif ile non-figüratifresim tatlarının uyumlu bi leşimidir. Onun resim dilini oluşturan güçlü desen ve rcıık armonisi dikkatle in celendiğinde bu olgu belirginleşir.
Aynı tepeden baktığı 'Eyüp’ resimle rinin tümünde; coğrafi mekânın değiş mezliğine karşın, yinelenme çizgisine hiç girmeyen farklı resimler ile karşıla şırız. Birbirleriyle estetik değerler açı sından bağımlı; ama mekâna yüklenen öznellikler açısından çok farklı, güçlü bir çeşitleme dizgesi oluşturur resimle rinde. Duygusallıktan korkmayan; ama plastik değerler açısından resmini sıkı tutmak isteyen bir sanatçı endişesi he men sezilir.
Baktığı mekânın coğrafyasını, gide rek jeolojik kitle yapısını iyice anlama düşüncesi kendini belli eder. Kendi ye rine geçecek doğayı tüm kitlesiyle kav rayıp üzerinde yer alan her nesneyi bir birleriyle ilişkisi yönünden yorumlama ya koyulur. Farklı resimlerde yer alan, görünüşteki aynı nesneler, her resimde farklı birduyarlığın birimlerini oluşturur.
Naile Akıncı resminde; konu ya da mekân salt bir çıkış noktasıdır, bir araç tır. Plastik değerler ile çelişmediği süre ce, konu olan nesnelere, mekâna bir ba kıma sadık kalır.
Ama öncelikle oluşturduğu resim di linin, öngördüğü plastik değerlerin bir yansımasıdır gördüğümüz. Bu değerler yapısal sağlamlığı amaçlamakla birlikte, sanatçının öznelliğini de yansıtmaya yö neliktir. Sınırlan iyi belirlenmiş bir duy gusallık, resmin yapısal özelliği ile uyumlu olarak gelişir. Bu açıdan baka cak olursak Naile Akıncı’nm resminde peyzaj, sanatçının kişiliği ile özdeşleşir. Bu bağlamda alışılmış peyzajın dışında geniş içerikler yüklü bir resmin ustasıdır Naile Akıncı.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi