t
İRİ
■•il. - - ...
' ¿ V
R auf O rbay’ın ölüm ü, birkaç «am andan beri d ik k a tle ri, yakın tarihim ize çevirdi. A ncak bu d ik k a tle rin alışılm ış d ü şü n celer dı şında yeni b ir şe y le r getirebildiğini söylem ek z o rd u r. H am idiye K ah ram an ı R auf bey’in kişiliğine eğilenler, elb e tte pek haklı « ta rak k ah ram an denizcinin destanlaşm ış m acerasını ele a lıy o rla r. A ncak H am idiyenin kısa sü ren hikâyesinin de ötesinde b ir Rauf O rbay var. K u rtu lu ş Savaşı ve K u rtu lu ş S avaşından sonraki çiz gileriyle R auf beyin p o rtresi nedir? T ü rk iy e C u m h u riy eti ve A tatü rk d cv rim leri açısından R auf beyin d u ru m u n edir?
Şim diye k a d a r o k u d u k larım bende şu etk iy i y a ra tm ıştır : R auf O rbay k ah ram an b ir v atan ev lâd ıd ır, denizci a sk e rd ir, na m uslu ve şerefli b ir in s a n d ır; am a kafa yapısı bak ım ın d an b ir Osm anlı ıslahatçısıdır.
D en eb ilir ki :
— N asıl olu r? A ta tü r k ’ün B aşvekilliğine k a d a r yükselm iş b ir insan?..
O lur!.. A ta tü rk ih tilâlin in en d ik k ate d eğer yanı da b u rası dır. N itekim , dev rim lere in an m ışlarla in an m am ışlar, inanm ış gö rü n en ler, şak ııı tarih im izin o b je k tif incelem esinde te k e r te k e r o rtay a çık ac ak tır. Belki eıı önem le ü zerinde d u ru lm ası gereken n o k ta şu d u r : D ev rim ler olgusu içinde b aran d e v rim le re karşı d u ra n la r, d a lk a v u k lu k la rı ve m ü ra ilik le ri yüzünden devrim ci görünen inanm am ış kişilerden daha az z a ra r lı o lm u şla rd ır dev- rim lere... Bu gerçeği A ta tü rk ’ün ölüm ünden sonra elle tu tu lu r biçim de gördük.
Rauf b ey ’in zaferden sonra gölgeye çekilm esi, kolay eğilir b ir ağaç o lm ay ışın d an d ır. A m a şüphesiz ki b ir devrim ci değildi. A ta tü rk ’le ara sın d a geçen h ir konuşm a, bu gerçeğin açık ta n ığ ı d ır. R auf bey, M u stafa K em al’e dem işti ki :
— «Bazıları sizin, s a lta n a t ve h ilâfeti ilga etm ek istediğinizi söylüyorlar. Bu riv a y e tle rd e h a k ik a tin payı v a r m ıd ır?
M ustafa K em al so ru y a, so ru y la k a rşılık v erd i :
■*- ilk evvel sizin -bu h u su sta ne d ü şü n d ü ğ ü n ü zü an lam ak is te
rdtfn-R auf bey hiç te re d d ü t etm eden :
— JScdadtm ile ben, P ad işah ın nân-ü-niym etiyle y aşad ık . Ha nedana sadakatim izi in k â r edem iyeceğim izi d ü şü n ü y o ru m . Şim di O spzanh ta h tın d a b u lu n an VI M ehm ed b ahis m evzuu değildir. Bu b ir lıaindir. O nun o rtad an kalk m ası lâzım dır. O, dâv ay ı kay b etti ve h içb ir m azeret k ab u l e tk iy e c e k v a z iy e tte d ir. P adişah başka, s a lta n a t başka şeydir. Birisi, y erin e başka biri g eçirilebi lir a d a m d ır; diğeri, halelden m âsun olm ası icap eden b ir m ües sesedir. Şim diki padişahın k a b a h a ti ne o lu rsa olsun, h anedana sad ak ate ve m eşru b ir .padişahın e tra fın d a to p lan m ağ a m ecbu ruz.»
M ustafa K em al’in «Tek Adam» old u ğ u n u sö y ley en ler haksız d eğ illerd ir. R auf beyin bize şim di çok irk iltic i gelen y u k a rıd a k i sözlerine k a tıla n la r, o zam an ç o ğ u n lu k ta y d ıla r. O sm anlı aydını, A ta tü rk d ev rim lerin i hazm edecek k afa d o k u su n a çoğunluğuyla ulaşam am ıştı. .Saltanatın vc h ilâfetin k ald ırılm asın ı ve y en i T ü r kiye C um h u riy eti k av ram ın ın g erçek leştirilm esin i olağ an ü stü b ir olay kabul etm eliyiz. R au f O rb ay ’m bu kon u d a hazırlık sız ol duğu aşik ârd ır. D aha sonra, kendi h a tıra tın d a da yazdığı gibi, B üyük M illet M eclisinde bu yüzden h ü c u m la r k arşısın d a k alm ıştır. B ütün bu çizgiler R auf © rbgvııı kim liğini o rta y a çık aracak p o rtre n in y a rd ım c ıla rıd ır. G erçek şu d u r ki, M illî M ücadelede iki kesim v a rd ır : S avaş ve B arış! S av aştak i M illî M ücadelede Ala- tü rk le b e ra b e r olan. B arıştak i Milli M ücadelede b e ra b e r olm ıya- bildi. H a ttâ zam an zam an k arşısına çıkm ak d av ran ışın d a b u lu n a bildi. A ncak A ta tü rk le b e ra b e r o lan ları da iki grııpa ay ırm ak g e re k tir ;
Ç ık a rla rı için inanm ış g ö rünüp b e ra b e r o la n la r ... Ve g erçek ten d e v rim le re inanm ış, bağlanm ış o la n la r... A ta tü rk ü n ö lüm ünden sonra in san ların gerçek k im lik cüz d a n la rı o rta y a d ö k ü lm ü ştü r. Ve A ta tü rk ih tilâ lin in T ürkiyesin- dc yeni p e rd e le r açılm ış, yeııi o y u n lar sahneye k o n m u ştu r. R auf bey, öyle g ö rü n ü y o r ki, b ü tü n b u n la rın dışında k alac ak k ad ar k a ra k te r sahibiydi. H am idiye k ah ram an ın ın d eğ erlerin i o b jek tif o larak ay d ın latacak çalışm a ve a ra ş tırm a la rı genç k u şa k la rd a n beklem ek h ak k ım ızd ır. Ve şüphesiz ki, y ak ın tarih im izd e b üyük y e r tu ta n «Rauf bey» in kim liği geniş b ir incelem eye değecek
ölçüdedir.