• Sonuç bulunamadı

Bağışıklama Konusunda Annelerden Edinilen Bilgilerle Sağlık Ocağı Kayıtlarının Karşılaştırılması

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bağışıklama Konusunda Annelerden Edinilen Bilgilerle Sağlık Ocağı Kayıtlarının Karşılaştırılması"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

48 C.Ü. Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 2001, 5(1)

BAĞIŞIKLAMA KONUSUNDA ANNELERDEN EDİNİLEN

BİLGİLERLE SAĞLIK OCAĞI KAYITLARININ

KARŞILAŞTIRILMASI*

Sevgi Canbaz,** Yıldız Pekşen,*** Ahmet Tevfik Sünter ****

_________________________________________________________________________________________________________________

ÖZET

Gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümleri, tüm ölümlerin %60.0’ını kapsamakta ve bu dönem hasta-lıklarının önemli bir kısmını aşı ile korunabilen hastalıklar oluşturmaktadır. Çalışmada, 2-12 aylık çocuğu olan annelerin bağışıklamayla ilgili verdiği bilgilerle, sağlık ocağında bağışıklamayla ilgili tutulan kayıtların tutarlılığını belirlemek amaçlan-mıştır.

Kesitsel tipteki araştırma, 1-31 Mart 2000 tarihleri arasında, Samsun il merkezindeki 8 sağlık ocağında yapılmış, anket formu yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Annelerle yapılan görüş-melerden elde edilen bilgilerle, sağlık ocaklarında kullanılan form-005, form-006 ve form-012a’daki bilgiler karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analiz yönte-mi olarak Mc Nemar ve Kappa testi kullanılmıştır. Gebelikleri sırasında bir doz ve iki doz tetanoz aşısı olduklarını ifade eden anneler sırasıyla %74.3 ve %49.5’dir. Yapılan kontrolde ise, annelerin %61.5’inin bir doz ve %49.5’inin de iki doz aşılan-dıkları saptanmış olup, annelerin ifade ettikleri ve kayıtlarda bulunan aşılanma hızları arasında uyum bulunamamıştır(p<0.05). Annelerin belirttiği ve kontrolde saptanan aşılanma hızlarından sadece DBT/polio aşısının 1. ve 3. dozu ile hepatit aşısının 1. dozunda orta düzeyde, DBT/polio aşısının 2. dozu ile kızamık aşısında çok iyi düzeyde istatistiksel olarak anlamlı uyum bulunmuştur.

Belirlenen hedeflere ulaşmada önemli öğelerden olan annelerin bağışıklama hakkında bilgilendi-rilmesi ve konunun öneminin anlatılmasının gerek-tiği düşünülmektedir.

Anahtar Sözcükler: Bağışıklama, sağlık ocağı , kayıtlar

SUMMARY

Comparison of data obtained from mothers and primary health care center records about vaccination

Child death constitutes 60.0% of all death in developing countries and vaccine preventable dis-eases are the most important disdis-eases in childhood. This study aimed to determine the consistency of data obtained from the mothers, those have children at 2-12 months, and primary health care centers recorts about vaccination.

A cross-sectional study was conducted 1-31 March 2000 at 8 primary health care centers in Samsun. A questionnaire was applied to the mothers face to face. Data, obtained from the mothers, were compared with the records of form 005, form 006 and form 012a used at primary health care centers. Mc Nemar and Kappa statistical methods were used to evaluate the data.

Although 74.3% and 49.5 % of the mothers reported that they are vaccinated with tetanus anti-toxin once and twice during their pregnancies respectively, 61.5% and 49.5% of them were seen vaccinated once and twice according to the records. Data obtained from the mothers were not consistent with primary health care centers records. (There was no consistency between data obtained from the mothers and primary health care centers records (p<0.05)). There were intermediate and excellent consistencies between data about DBT/polio1, DBT/polio3, hepatit1 and DBT/polio2, measles respectively.

In conclusion, mothers should be educated about vaccination and its importance.

Key Words: Vaccination, primary health centers, records

_________________________________________________________________________________________________________________

GİRİŞ

En sık görülen, en fazla sakat bırakan ve en çok öldüren hastalıklar halk sağlığı açısından

önemli hastalıklardır. Aşı ile korunabilen altı hastalık; tüberküloz, difteri, boğmaca, tetanoz, poliomyelit ve kızamık önemli hastalıklar için-de sayılmaktadır (Anonim 1998, Gökçay 1994).

_________________________________________________________________________________________________________________

* International Public Health Congress “Health 21 in Action”da sunulmuştur (8-12 Ekim 2000, İstanbul). ** Dr., *** Prof.Dr., **** Yrd.Doç.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD, Samsun

(2)

Gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümleri, tüm ölümlerin %60.0’ını kapsamakta ve bu dönem hastalıklarının önemli bir kısmını aşı ile koru-nabilen hastalıklar oluşturmaktadır (Hamzaoğlu ve ark. 2000, WHO 1998, Yurdakök 1994). 1970’li yıllarda yapılan çalışmalarda, her yıl dünyada 5 milyon çocuğun aşı ile korunabilir hastalıklardan öldüğü ve pek çoğunun sakat kaldığı bulunmuştur. 21. yüzyıla giren dünya-mızda ise, halen her yıl 3 milyon çocuk aşı ile önlenebilir hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmektedir (Anonim 1998, Emiroğlu 2001, Gökçay 1994). Bu bulgulardan yola çıkan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “2000 Yılına Kadar Herkese Sağlık” genel hedefine ulaşa-bilmek için, bütün dünya çocuklarının aşılan-masını başlıca görevleri arasına almıştır. Bu genel hedef dahilinde 1974 yılında uygulamaya konulan Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) ile aşıyla korunabilir bulaşıcı hastalık-lara bağlı morbidite ve mortalite hızlarını düşür-mek amaçlanmıştır (Emiroğlu 2001, WHO 1998, Yurdakök 1994). Ayrıca 21. yüzyıla hazırlıklı girmek amacıyla “Herkes İçin Sağlık” isimli yeni politika DSÖ’nün 1998 yılında toplanan 51. Dünya Sağlık Asamblesi’nde sunulmuştur. Bu politikayla 2020 yılına kadar bulaşıcı hastalıkların kontrolü ve sağlığa olumsuz etkilerinin azaltılması hedeflenmiştir (Aycan ve ark. 1999, Metin ve ark. 1998). DSÖ’nün tüm bu çabaları ile, 1990’lı yıllarda dünya genelinde aşılama oranları %80’lere ulaşmıştır. Ancak bu oranlar yeterli olmayıp, amaç %90 aşılama oranlarına çıkılmasıdır. Çünkü bir yaşın altındaki çocuklarda aşılama oranı %90’a ulaştığında bu hastalıklar toplum için bir tehlike olmaktan çıkacaktır (Anonim 1998, Emiroğlu 2001, Gökçay 1994, Grant 1994, Yurdakök 1994). 1999 yılında DSÖ’ne üye ülkeler tarafından bildirilen aşılanma oran-ları Basillus Calmette Guerin (BCG), üç dozu tamamlanan difteri-boğmaca-tetanoz (DBT) ve oral poliomyelit(OPV) ile kızamık aşıları için sırasıyla %81.0, %76.0, %78.0 ve %74’tür (Emiroğlu 2001).

Hastalık ve ölümlerin azaltılmasını, yaşam kalitesinin yükseltilmesini sağlayan aşı uygula-maları ülkelere göre bazı farklılıklar göstermek-tedir. Ülkemizde bağışıklama hizmeti, koruyu-cu sağlık hizmetleri içinde öncelikli olan, rutin ve sürekli verilen bir hizmettir. Çünkü bağışık-lama hizmetleri, sağlık hizmetlerinin en önemli ve fayda-maliyet oranı en yüksek alanlarından birisidir (Anonim 1998, Ersoy 1994, Eskiocak

ve ark. 1997, Gökçay 1994). Çocukları, bulaşıcı hastalıklardan korumak ve onlara sağlıklı bir gelecek sunabilmek için en emin yol olan aşıla-ma, gebelikte yapılan tetanoz aşısı ile başla-makta ve bebeklik dönemi aşılamaları ile devam etmektedir (Anonim 1998, Bertan ve ark.1997, Işık 1998). DSÖ’nün önerdiği çocuk-luk çağı bağışıklama takvimine göre, 12 ay altındaki tüm çocukların bir doz BCG, üç doz DBT ve OPV ile bir doz kızamık aşısı olmaları gerekmektedir (Bertan ve ark. 1997, Işık 1998, Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması 1998). Ülkemiz GBP’na 1981 yılında Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile yaptığı anlaşma ile başlamış ve 1990 Dünya Çocuk Hakları Zirvesinde, 2000 yılına dek küresel düzeyde GBP’nın hedeflerine ulaşma yükümlülüğü altına girmiştir (Eskiocak ve ark.1997, Şener ve ark. 1999). Ülkemizde 1985 yılında başlatılan “Ulusal Aşı Kampan-yası” bünyesinde çocuklar tüberküloz, difteri, boğmaca, tetanoz, poliomyelit ve kızamığa karşı aşılanma programına alınmıştır. 1998 yılı-nın ikinci yarısından itibaren de Hepatit B’ye karşı aşılanmaya başlanmıştır (Şener ve ark. 1999, TC Hükümeti-UNICEF 1991).

Ülkemizde de dünyadaki gelişmelere paralel olarak aşıyla önlenebilir hastalıkların kontro-lünde ilerlemeler sağlanmasına rağmen, bazı sorunlar nedeniyle halen belirlenen hedeflere ulaşılamamıştır. Bağışıklamada belirlenen hedeflere ulaşmada en etkili öğelerden biri aile bütünlüğünü sağlayan, çocukların bakımı ve beslenmesini üstlenerek onların bedensel ve zihinsel gelişimini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen annelerdir. Annelerin gebelik ve çocukluk dönemi aşılanmaları konusundaki bilgi düzeylerinin yüksek olması ve konunun önemini anlaması, aşılanma oranlarını yükselt-mektedir (Uysal ve ark.1996). Diğer önemli öğe ise, aşılama programının değerlendirilebilmesi ve yürütülebilmesi için sağlık ocaklarında tutulan kayıtlardır (Aksakoğlu ve ark. 1988a, Aksakoğlu ve ark. 1988b, Aşı Uygulama Rehberi 1987, Gökçay 1994). Ülkemizde günlük tutulan kayıtların yanında her çocuk için bir aşı kartı doldurularak anneye verilmektedir (Aşı Uygulama Rehberi 1987, Gökçay 1994, TC Sağlık Bakanlığı Veri Toplama ve Bildirim Formları 1996). Ancak yapılan çalışmalarda kayıtlarla ilgili önemli bazı sorunlar yaşandığı bulunmuştur. Aşılama hizmetlerinin birincil olarak verildiği sağlık ocaklarının sayısının yetersiz olması, uygun olmayan binalarda

(3)

50

hizmet vermesi, Ev Halkı Tespit Fişlerinin düzensiz olmasından kaynaklanan hedef nüfus sorunu ve sağlık ocaklarının yetersiz donanımı gibi fizik yapıyla ilgili sorunlar; personelin sayısındaki yetersizlik, motivasyonunda ve eğitimindeki eksiklik gibi personelle ilgili sorunlar; aşı kayıt formlarının yanlış veya eksik doldurulması, annelere aşı kartı verilmemesi veya kartın önemi konusunda annelere eğitim verilmemesi gibi kayıtlarla ilgili sorunlarla karşılaşılmaktadır (Ertem 2001).

Bu çalışmada, 2-12 aylık çocuğu olan anne-lerin gebelik ve çocukluk dönemi bağışıkla-maları hakkında verdiği bilgiler ile, sağlık ocağında bağışıklamayla ilgili tutulan kayıtlar arasındaki tutarlılığı belirlemek, dolayısıyla bu kayıtların önemini vurgulamak amaçlanmıştır.

YÖNTEM

Kesitsel tipteki bu araştırma, 1-31 Mart 2000 tarihleri arasında, Samsun il merkezindeki 16 sağlık ocağından rastgele örnekleme yönte-miyle seçilen 8 sağlık ocağında yapılmıştır. Anket formu, seçilen sağlık ocaklarına çeşitli nedenlerle başvuran ve 2-12 aylık çocuğu olan annelere, yüz yüze görüşme yöntemiyle uygu-lanmıştır. Belirlenen sürede sağlık ocaklarına 250 anne başvurmuş ancak bunların 8(%3.2)’i ankete katılmayı çeşitli nedenlerle reddetmiştir.

Ankete katılmayı kabul eden 242(%96.8) anneye, araştırmacılar tarafından 5’i sosyode-mografik, 2’si annenin doğurganlık özellikleri ile son gebeliklerindeki tetanoz aşılanma duru-mu ve 3’ü çocuğun bağışıklama duruduru-mu ile ilgili olmak üzere toplam 10 soru sorulmuştur. Annelerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgilerle, sağlık ocaklarında kullanılan form-005, form-006 ve form-012a’daki bilgiler karşı-laştırılmıştır (TC Sağlık Bakanlığı Veri Toplama ve Bildirim Formları 1996). Görüşme yapılan annelerin ancak 218’inin (%90.1) kayıt-larına ulaşılabilmiştir.

Veriler, Epi-İnfo versiyon 6.02 ve SPSS 5.0 bilgisayar paket programında değerlendiril-miştir. Ortalamalar aritmetik ortalama

±

stan-dart sapma olarak verilmiş, istatistiksel analiz yöntemi olarak Mc Nemar ve Kappa testi kullanılmıştır.

BULGULAR

Annelerin yaş ve evlilik yaşı

ortalama-ları sırasıyla 29.4±0.4 ve 21.5±0.3 yıl

ola-rak bulunmuştur.

Annelerin sosyodemografik özelliklerinin dağılımı ile doğurganlık özellikleri Tablo 1 ve Tablo 2’de sunulmuştur.

Tablo 1. Annelerin Sosyodemografik Özelliklerinin Dağılımı (n=218)

Özellikler Sayı % Meslek Ev hanımı 186 85.3 Memur 23 10.6 Serbest meslek 5 2.3 İşçi 4 1.8 Eğitim Düzeyi Eğitimi yok 6 2.8 Okur yazar 2 0.9 İlkokul mezunu 107 49.1 Ortaokul mezunu 34 15.6 Lise mezunu 47 21.5 Üniversite mezunu 22 10.1 Aile Tipi Çekirdek 167 76.6 Geniş 51 23.4

(4)

Tablo 2. Annelerin Doğurganlık Özellikleri (n=218)

Doğurganlık özellikleri Ortanca Minimum-Maksimum Gebelik sayısı 2.0 1 - 9

Düşük sayısı 0.0 0 - 6 Yaşayan çocuk sayısı 2.0 1 - 5 Ölü doğum sayısı 0.0 0 - 2

Annelerin, çekirdek ve geniş aile olma durumuna göre ailedeki birey sayısı ortancaları sırasıyla 4 (3-8) ve 6(4-11) kişidir.

Son gebelikleri sırasında bir doz ve iki doz tetanoz toksoid (TT) aşısı olduklarını ifade eden annelerin sayısı sırasıyla 162 (%74.3) ve 108’dir (%49.5). Yapılan kontrolde ise annele-rin 134’ünün (%61.5) bir doz ve 108’inin (%49.5) de iki doz aşılandıkları saptanmış olup, annelerin ifade ettikleri ve kayıtlarda bulunan aşılanma oranları arasında uyum bulunmamıştır (p<0.05).

Anneler çocuklarının yaşını ortalama 8.4

±

0.2 (2-12 ay) ay olarak ifade etmişlerdir. Bu çocukların 120’si (%55.0) erkek ve 98’i (%45.0) kızdır.

Annelere, çocuklarına hangi aşıları yaptır-dığı sorulmuş, daha sonra da annelerin verdiği cevaplar, sağlık ocağı kayıt formlarından kont-rol edilmiş ve aşılanma hızları hesaplanmıştır. Çocukların aşılanma durumu hakkında annele-rin ifadesine göre hesaplanan ve kontrolde saptanan hızlar Tablo 3’te verilmiştir. Annelerin ifadesine göre çocukların aşılarının yapıldığı yerlere göre dağılımı Tablo-4’de verilmiştir.

Tablo 3. Annelerin İfadelerine Göre Hesaplanan ve Kontrolde Saptanan Aşılanma Hızları (n=218)

Annelerin belirttiği aşılanma hızları

Kontrolde saptanan

aşılanma hızları Uyum (Kappa) p Aşılar % % BCG 92.7 81.2 <0.05 DBT/ OPV1 87.6 86.7 0.51 >0.05 DBT/ OPV2 81.2 82.6 0.68 >0.05 DBT/ OPV3 78.9 78.0 0.54 >0.05 Kızamık 68.8 67.9 0.62 >0.05 Hepatit B 1 54.6 61.9 0.42 >0.05 Hepatit B 2 45.0 55.0 <0.05 Hepatit B 3 36.7 53.2 <0.05

Tablo 4. Çocukların Aşılarının Yapıldığı Yerlerin Dağılımı

BCG DBT/ Polio Kızamık Hepatit B Yapıldığı Yer Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Verem Savaş Dispanseri 57 28.2 3 1.6 2 1.3 3 2.5

Sağlık Ocağı 135 66.8 185 96.9 141 94.0 104 87.4

Hastane 7 3.5 0 0.0 0 0.0 5 4.2

Muayenehane 0 0.0 2 1.0 4 2.7 4 3.4

Ev 3 1.5 1 0.5 3 2.0 3 2.5

(5)

52 TARTIŞMA

Çalışmaya katılan annelerin %85.3’ünün ev hanımı, %49.1’inin ilkokul mezunu oldukları saptanmıştır. Samsun il merkezinde Uysal ve ark.’nın (1996) yaptıkları çalışmada, annelerin %83.1’inin ev hanımı ve %51.5’inin ilkokul mezunu olduğu tespit edilmiştir. 1998 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması’nda (TNSA) ise, kadınların %60.6’sının araştırma tarihinden önceki 12 ay içinde çalışmadığı ve %36.7’sinin ilkokul mezunu olduğu bulunmuştur. Bir çok toplumda anneler, çocuk bakımını ve beslen-mesini üstlenerek, onların zihinsel, bedensel ve sosyal gelişiminde etkili olmaktadır. UNICEF’-in yaptığı çalışmalarda, annelerUNICEF’-in çocuk bakımı-na ve gelişimine ilişkin bilgilerinin, yaşadıkları toplumun kültürünün etkisi altında olduğu tespit edilmiştir (Bellamy 1999, Uysal ve ark. 1996). Değişen dünyada, çocukların daha sağlıklı biçimde büyüyüp gelişmelerine yardımcı olacak annelerin, eğitim düzeylerinin artırılması ve toplumda söz sahibi olabileceği bir mesleğinin olması gerektiği kanısındayız.

Çalışmada annelerin %74.3 ve %49.5’i, son gebelikleri sırasında sırasıyla bir doz ve iki doz TT ile aşılandıklarını ifade etmiştir. Ocak kayıt-larından, çalışma grubundaki annelerin %61.5’-inin bir doz, %49.5’%61.5’-inin de iki doz aşılandıkları saptanmıştır. 1998 TNSA’a göre son 5 yılda doğum yapan annelerin %14.5’inin bir doz, %29.5’inin iki veya fazla doz TT ile aşılandığı saptanmıştır. Çalışmadaki aşılanma hızlarının daha yüksek bulunmasında, katılımcıların tama-mının il merkezinde yaşıyor oluşunun ve sağlık hizmetine daha kolay ulaşabilmelerinin etkili olduğu düşünülmektedir.

Rakamsal değerler son gebelik dönemindeki aşılanma hızları açısından annelerin ifadeleriyle sağlık ocağı kayıtları arasında uyum olduğu izlenimi vermesine rağmen, istatistiksel olarak önemli uyum bulunamaması; kayıtlar incelen-diğinde, bir kez aşılandığını ifade eden anneler-den bir kısmının hiç aşılanmamış ya da iki kez aşılanmış, iki kez aşılandığını ifade eden anne-lerden bir kısmının bir kez aşılanmış ya da hiç aşılanmamış olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu uyumsuzluk, doğru veriler elde edebilmek için sağlık ocağı kayıtlarının düzenli tutulması gerekliliğini işaret etmektedir.

Çalışmada annelerin belirttiği aşılanma hızları ile kontrolde bulunan aşılanma hızları karşılaştırıldığında; sadece DBT/OPV1 ve DBT/OPV 3 ile hepatit aşısının 1. dozunda orta

düzeyde, DBT/OPV2 ile kızamık aşısında çok iyi düzeyde istatistiksel olarak anlamlı uyum bulunmuştur. GBP’nın başarısı, planlamada kullanılan bilgilerin doğruluğu ve izleme-değerlendirme çalışmaları ile yakından ilgilidir (Şener ve ark. 1999). GBP’nın izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla sağlık ocaklarında düzenli kayıtlar tutulmaktadır (Aksakoğlu ve ark.1988a, Aksakoğlu ve ark. 1988b). Bunun yanında bağışıklama programına başlanan her çocuğa bir aşı kartı verilmektedir. Annelere verilen aşı kartlarına çocuğun aşılarının ne zaman yapılacağı yazılmakta ve gelecek ziya-retlerde neler yapılacağı annelerle planlan-maktadır. Annelere aşı kartının mutlaka saklan-ması ve sağlık ocağına başvuru anında yanla-rında getirmeleri gerektiği konusunda eğitim verilmelidir (Aksakoğlu ve ark.1988a, Aksa-koğlu ve ark. 1988b, Aşı Uygulama Rehberi 1987). Bu kartın doldurulması sağlık eğitimi için bir araç olabileceği gibi, aile başka bölgeye gittiğinde çocuğun aşılanmasının planlanma-sında da yararlı olacaktır. Diğer yandan ülke-mizde aşı yaptırmak yasal bir zorunluluk olma-makla birlikte, İl Hıfzısıhha Kurulunun kararıy-la, kreş veya anaokullarına kayıt aşamasında aşı kartı istenmektedir (Eskiocak ve ark. 1997). Çalışmada anneler aşılama hizmetlerini sıklıkla sağlık ocağından aldıklarını ifade etmiş-lerdir. Aksayan ve ark. da (1990) yaptıkları çalışmada, annelerin çocuk bağışıklanması amacıyla en sık başvurdukları kurumun sağlık ocağı olduğu bulunmuştur. Koruyucu sağlık hizmetlerinden birisi olan bağışıklama hizmet-leri ülkemizde yıllardır devlet tarafından ücret-siz verilmektedir. Sosyalleştirilmiş sağlık örgüt-lenmesi çerçevesinde bağışıklama hizmetlerin-den öncelikle sorumlu olan sağlık ocakları ve sağlık evleridir (Aksakoğlu ve ark.1988a, Aksa-koğlu ve ark. 1988b, Eskiocak ve ark 1997).

SONUÇ

Toplumun, sağlığı koruma bilincinin artma-sı ve hastalıklara yakalanmadan önce gerekli koruyucu önlemleri alması ile, gelişmişliğin göstergesi olan bebek ölümleri azalacak ve daha sağlıklı nesiller yetişecektir. Bulaşıcı hastalık-lardan korunmada en etkili, en güvenli ve en ucuz yöntem kişilerin aşılanması olup; bağışık-lama hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri içinde öncelikli hizmetler arasında yer almak-tadır.

(6)

Çalışmada annelerin belirttiği aşılanma hızları ile kayıtlardan elde edilen hızlar arasında BCG ve Hepatit B aşıları arasında uyum bulunamamıştır. Bu durum sağlık ocaklarında tutulan kayıtların ve annelere verilecek olan aşı kartının önemini vurgulamaktadır. Zaman için-de hafıza faktörünün için-devreye girmesi ile anne-lerin çocuklarının aşılanma durumlarını hatırla-yamamasına neden olmaktadır. O halde; bağı-şıklama ile ilgili belirlenen hedeflere ulaşmada en önemli öğelerden olan anneler çocuk aşılanması hakkında bilgilendirilmeli, konunun önemi anlatılmalı ve eğitim verilmelidir. Her yeni doğan bebeğe, doğumdan hemen sonra veya ilk bebek ziyareti sırasında aşı kartı çıkartılmalı, yapılacak aşıların tarihleri aşı kartına yazılmalı ve anneler aşı kartlarının saklanması konusunda uyarılmalıdır. Ülkemiz-de Ülkemiz-de bazı ülkelerÜlkemiz-de olduğu gibi, aşı kartının nüfus cüzdanı arkasında yer almasının bu korunmayı sağlayabileceği kanısındayız. Diğer yandan sağlık personeli, sağlık ocaklarında tutulan kayıtların önemi konusunda eğitil-melidir.

KAYNAKLAR

Aksakoğlu G, Arı A, Balkan E ve ark. (1988a) Aşılama İşleri: Sağlık Ocağı Yönetimi, N Eren, Z Öztek (Eds), 3. Baskı, Ankara, Okan Yayın Dağıtım, s.92-100.

Aksakoğlu G, Arı A, Balkan E ve ark. (1988b) Ocak Kayıtları: Sağlık Ocağı Yönetimi, N Eren, Z Öztek (Eds), 3. Baskı, Ankara, Okan Yayın Dağıtım, s.158-187.

Aksayan S, Hayran M, Kayhar M (1990) Çocuk ve gebe bağışıklama bilgi düzeyinin çeşitli değişken-lerle ilişkisi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 3:314-319.

Anonim (1998) Beni Koru Anne...: Aşılarımı Unutma, Pasteur Mérieux Connaught.

Aşı Uygulama Rehberi (1987) Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara. Aycan S, Afşar O, Özkan S ve ark. (1999) Sağlık 21: 21. Yüzyılda Herkes İçin Sağlık, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara.

Bellamy C (1999) Dünya Çocuklarının Durumu, Ankara, UNICEF, s.72-73.

Bertan M, Akın L (1997) Bağışıklama: Halk Sağlığı Temel Bilgiler, M Bertan, Ç Güler (Eds), 2. Baskı, Ankara, Güneş Kitabevleri, s.349-356.

Emiroğlu N (2001) Genişletilmiş bağışıklama programı ve uygulamadaki sorunlar, 1. Ulusal Ana-Çocuk Sağlığı Kongresi Kitabı, Ankara, s.180-186. Ersoy F (1994) Aşılamanın immünolojik ilkeleri, Katkı Pediatri Dergisi, 15(1-2):1-9.

Ertem M (2001) Genişletilmiş bağışıklama progra-mında sahada sorunlar, 1. Ulusal Ana-Çocuk Sağlı-ğı Kongresi Kitabı, Ankara, s.187-199.

Eskiocak M, Saltık A (1997) Bağışıklama hizmetle-rinin temel bileşenleri-1, STED, 6(11):372-375. Eskiocak M, Doğaner E, Ekuklu G ve ark. (2000) Edirne ili sağlık ocaklarının konuşlanma, fiili çalı-şan ve sağlık çalıçalı-şanı durumları, 1. Uluslararası Halk Sağlığı Kongresi Kitabı, İstanbul, s.64. Gökçay G (1994) Aşılar: Anne ve Çocuk Sağlığında Öncelikler, O Neyzi (Ed), İstanbul, Nobel Tıp Kitabevi, s.189-212.

Grant JP (1991) Dünya Çocuklarının Durumu 1991, Ankara, UNICEF, s.14.

Hamzaoğlu O, Kılıç B (2000) Türkiye Sağlık İstatis-tikleri 2000, Ankara, Türk Tabipler Birliği.

Işık A (1998) Bağışıklama: Halk Sağlığı, R Akdur, M Çöl, A Işık (Eds), 1. Baskı, Ankara, Antıp A.Ş. Yayınları, s.395-399.

Metin B, Akın A, Güngör İ (1998) 21. Yüzyılda Yaşam Herkes İçin Bir Vizyon, Genel Direktör’ün Raporu. Dünya Sağlık Örgütü, Cenevre.

Şener S, Demirören M (1999) Genişletilmiş bağışık-lama programının izlenmesinde lot kalite tekniği, Toplum ve Hekim, 14(3):218-223.

T.C. Hükümeti-UNICEF (1991) Türkiye’de Anne ve Çocukların Durum Analizi, Ankara, UNICEF, s.169-170.

T.C. Sağlık Bakanlığı Veri Toplama ve Bildirim Formları (1996) Ankara.

Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması 1998 (1999) Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Ankara.

Uysal S, Dabak Ş, Kalaycı AG ve ark. (1996) İki yaşından küçük çocuğu olan annelerin bağışıklama ile ilgili bilgi düzeyleri, STED, 5(11):365-366. WHO (1998) World Health Assembly Global Eradi-cation of Poliomyelitis by the year 2000. Genova, Switzerland: resolution no.41.28.

Yurdakök K (1994) Genişletilmiş bağışıklama prog-ramına (GBP) global bakış, Katkı Pediatri Dergisi, 15(1-2):10-18.

Referanslar

Benzer Belgeler

■ ÜRGÜP (AA) - Ürgüp Belediyesi, Yapı Kredi Bankası Kültür ve Sanat Yayınlan’nın işbirliğiyle, tarihçi Ahmet Refik Altınay’ın çoğu Osmanlıca

Kimin alın bombesi iğ­ reti, kimin saçları boyalı, kimin yüzii gözü kırışık, kimin göğsü nü tıkma bezler kabartmış, iki kere iki dört

Dünya Sağlık Örgütü’ne (World Health Organisation- WHO) göre ilaçlara bağlı gelişen advers olaylar (İAO), “bir ilacın normal dozlarda insanlarda tanı, profilaksi,

Uyku apne sendromu, huzursuz bacak sen- dromu, periyodik bacak hareketleri, REM uykusu davran›fl bozuklu¤u gibi birincil uyku bozuk- luklar›n›n s›kl›¤› yafll›larda

Genç şair Ne­ cip Fazıl’m nice güzel şiirlerini, “mürşit”liğini ilan etmiş yaşlı Necip Fazıl yok etmeye çalışmış, yayınla­ nan “Bütün Eserleri”

lümünden tam beş gün önce yatakta ve otuz dokuz hararet­ le çırpınırken Halil Nihat Boz- tepeye yazdığı yirm i bir beyit- lik bir söylenişi hayretler ve

1961 yılından itibaren Tahran, Beyrut ve Zürih basın ataşeliklerinde bulunan Selim Baban, Türkiye Turizm Kurumu kurucuları.. arasında da yer

Kendisi on altı yaşında yani altmışında öldüğüne göre kırk yıldan fazla bir zaman evvel ( On beş yaşın geceleri ) adlı bir şiir nıecıııuasile