5 ŞUBAT 195S
HÂDİSELERİN PEŞİ SIRA:
s ^ J
Bir bestenin düşündürdükleri...
Doğan ERGENELİ
elifiolunun boğaz maviliğine sahip bir iepesinden üç arkadaşla Boğazın müstesna gurubunu seyrettiğimiz senelerin üzerinden bir hayli zaman geçti. Gençliğin ve tabiat dekorunun verdiği bir hissin tesiri altında o zaman lar dillerde dolaşan hicaz makamındaki bir şarkıyı mırıl- danıydrdult.
«Dsidimi ujrımana döktüm asumana inledim...» Şerii İçli merhumun bu şarkıyı bestelerken bir deniz kenarında bulunup bulunmadığını bilemem amma, b\ı şar kının gerek güfte ve gerekse bestesinin karşımızda uzanan deniz maviliği ile güzel bir ahenk teşkil etliğini söyleye bilirim.
Müzik kütüphanemize yüzlerce eser, musiki zevkimi ze bir o kadar beste hediye etmiş olan merhumun müzik kültümü, uda hâkimiyeti bu sahada bir mektep olmuştu.
İlk defa mikrofon zevkini tadan heyecanlı solistten, yıllarca dinlediğimiz isim yapmış ses sanatkârlarına kadar bütün bir musiki ordusu kurduğu bu mektebin sıraların dan feviz almışlardı...
O ümü karşısında düşüncemizi teselliye götüren ci het çok sevdiği radyo evinde ve udu ile başbaşa gözlerini hayata yummuş olmasıdır.*
' Udunun telleri üzerinde dolaşan usta parmakları, ha yâl âlemine dalmış mütevazi başını çok zaman öne doğru düşürür ve elindeki sazdan çıkardığı nağmelerle dinle yenleri derin bir vecd içinde bırakırdı.
Merhumu aramızdan alarak meçhule doğru demir ta rayan ölüm gemisi titrek dudaklarımızdaki bir bestenin sahibini taşımaktadır ve geride kalan bizler ölümün acısı ile kurumuş gözlerimizdeki yaşı bu ummana dökememe- nin aczini hissediyoruz.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Ta h a To ro s Arşivi