• Sonuç bulunamadı

Laleli Külliyesi İmareti Restorasyon Projesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Laleli Külliyesi İmareti Restorasyon Projesi"

Copied!
314
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

LALELİ KÜLLİYESİ İMARETİ RESTORASYON PROJESİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ Mimar Pınar SÜRMEN

MAYIS 2005

Anabilim Dalı : MİMARLIK Programı : RESTORASYON

(2)

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

LALELİ KÜLLİYESİ İMARETİ RESTORASYON PROJESİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ Mimar Pınar SÜRMEN

(502021153)

MAYIS 2005

Tezin Enstitüye Verildiği Tarih : 9 Mayıs 2005 Tezin Savunulduğu Tarih : 31 Mayıs 2005

Tez Danışmanı : Yrd. Doç. Dr. Deniz MAZLUM

Diğer Jüri Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Gülsün TANYELİ (İ.T.Ü.) Doç. Dr. Nadide SEÇKİN (Y.T.Ü.)

(3)

ÖNSÖZ

Çalışmam sırasında hem teknik anlamda, hem manevi anlamda bana destek olan, öğrencisi olduğum için kendimi çok şanslı hissettiğim sevgili danışmanım Yrd. Doç. Dr. Deniz Mazlum’a, her konuda olduğu gibi, tez çalışmam sırasında da bana çok destek olan Mimar Evren Yavuz’a, yapının strüktürel durumunun aydınlanmasındaki katkılarından dolayı İnş. Müh. Umut Almaç’a, rölöve ölçümleri sırasında yardımcı olan mimar arkadaşlarım Zeynep Gülçin Aydemir, Selcen Cesur, Didem Aydın, Şahika O**** ve Fadime Kocaboy’a , bana daima destek olan anneme, babama, kardeşime ve özellikle de biricik dedem Hüsamettin Unat’a teşekkür ederim.

Pınar SÜRMEN Mayıs 2005

(4)

İÇİNDEKİLER ŞEKİL LİSTESİ v ÖZET xiii SUMMARY xvi 1. GİRİŞ 1 1.1. Çalışmanın Amacı 1 1.2. Kapsam ve Yöntem 2

2. 18. YÜZYIL İSTANBUL'UNDA LALELİ KÜLLİYESİ 4

2.1. 18. yüzyıl İstanbul'una Genel Bir Bakış 4

2.2. Laleli Semtinin Tarihsel Gelişimi 6

2.3. Külliyenin Konumu ve Tarihçesi 7

2.4. Külliyeyi Oluşturan Yapılar, Yerleşim ve Mimari Özellikleri 10

2.4.1. Cami 11 2.4.2. Çarşı 12 2.4.3. Türbe 13 2.4.4. Sebil 14 2.4.5. Medrese 14 2.4.6. Muvakkithane 15 2.4.7. Çeşmeler ve Su Havuzu 15

3. OSMANLI MİMARLIĞINDA GENEL OLARAK İMARETLER VE

İŞLEVLERİ 17

3.1. Osmanlı İmaretlerinin Genel Tanımı ve Tarihçesi 17

3.2. İmarette Çalışanlar 18

3.2.1. Laleli Külliyesi İmareti'nde Çalışanlar 19

3.3. İmaretin Mekansal Birimleri 19

4. LALELİ KÜLLİYESİ İMARETİ'NİN TARİHSEL VE FİZİKSEL

ÖZELLİKLERİ 21

4.1. Laleli Külliyesi İmaretinin Tarihçesi 21

4.1.1. Laleli Külliyesi İmaretinin Yapım Süreci ve Geçirdiği Onarımlar 21 4.1.2. Laleli Külliyesi İmaretinin Kullanımı 23 4.2. Laleli Külliyesi İmaretinin Mimari Özellikleri ve Günümüzdeki Durumu 24

4.2.1. Mekansal özellikler 24 4.2.1.1. Zemin Kat 25 4.2.1.2. 1. Kat 35 4.2.2. Kütlesel Özellikler 37 4.2.2.1 İç Görünüşler 38 4.2.2.2. Dış Görünüşler 40

(5)

4.2.2.3. Çatı, Bacalar ve Aydınlık Fenerleri 43

4.2.3. Hasarlar 45

4.2.3.1. Strüktürel Bozulmalar 45

4.2.3.2. Yapı Elemanlarında Malzemelerde Bozulmalar 46

4.2.3.3. Kötü Onarımların Neden Olduğu Hasarlar 48

4.2.3.4. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Bozulmalar 49

5. RESTİTÜSYON 51

5.1. Laleli Külliyesi İmaretinin 18. Yüzyıl İmaretleriyle Karşılaştırılması 51 5.1.1. Ayasofya Külliyesi İmareti (1743) 51

5.1.2. Nuruosmaniye Külliyesi İmareti (1759-1763) 53

5.1.3. Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti 55

5.2. Restitüsyon Önerisini Şekillendiren Özgün Belgeler 57

5.3. Restitüsyon Sorunları ve Önerileri 58 6. RESTORASYON 65

6.1. Onarıma İlişkin Müdahaleler 65

6.1.1. Temizleme 65 6.1.1.1. Niteliksiz Eklerden Arındırma 65 6.1.1.2. Yüzey Temizliği 68 6.1.2. Sağlamlaştırma 70

6.1.2.1.Taşıyıcı Sistemin Sağlamlaştırılması 70 6.1.3. Yenileme ve Yeniden Yapım 71 6.1.4. Çağdaş Kullanıma Uygun Donanımı Sağlama 72

6.2. Yeni İşlev Önerisi 72

7. SONUÇ 76 KAYNAKLAR 77

EKLER 80

EK1: Harita, Kroki ve Fotoğraflar 80

EK2: Yazılı Belgeler 220

EK3: Çizimler 232

ÖZGEÇMİŞ 312

(6)

ŞEKİL LİSTESİ Sayfa No Şekil A.1 Şekil A.2 Şekil A.3 Şekil A.4 Şekil A.5 Şekil A.6 Şekil A.7 Şekil A.8 Şekil A.9 Şekil A.10 Şekil A.11 Şekil A.12 Şekil A.13 Şekil A.14 Şekil A.15 Şekil A.16 Şekil A.17 Şekil A.18 Şekil A.19 Şekil A.20 Şekil A.21 Şekil A.22 Şekil A.23 Şekil A.24 Şekil A.25 Şekil A.26 Şekil A.27 Şekil A.28 Şekil A.29 Şekil A.30 Şekil A.31 Şekil A.32 Şekil A.33

: 19. Yüzyıl İstanbul Haritası, Laleli bölgesi (Ayverdi, 1978)... : Uydu fotoğrafı; İstanbul Büyük Şehir Belediyesi... : Laleli Haritası 1/1000... : Laleli Külliyesi Vaziyet Planı; Hale Tokay (Neftçi, 2002: 8)... : Pervititch Haritası, Laleli... : Ordu Caddesi’nde, sebilin yanında yer alan külliye kapısı... : Ordu Caddesi ile Fethi Paşa Caddesi’nin kesiştiği köşede yer alan külliye kapısı... : Külliye’nin doğu kapısı; Genç Türk Caddesi’nden görünüş (batı görünüşü... : Külliyenin doğu kapısı; doğu görünüşü... : Külliyenin kuzey kapısı; kuzey görünüşü... : Külliyenin kuzey kapısı; güney görünüşü... : Caminin ana kapısı ve üzerindeki 1198/ 1783 tarihli kitabe... : Laleli Camisi güneybatı görünüşü; arkadlı yan mahfil... : Jean Baptiste Hilair’in bir gravürü (1787) (Anonim, 1996:95).... : Laleli Camisi güney görünüşü (Gurlitt, 1907)... : Laleli Camisi iç mekan görünüşü; giriş kapısı ve galeri katı

(Gurlitt,1907)... : Laleli Camisi Plan ve Kesiti (Gurlitt, 1907)... : Laleli Camisi kuzeybatı cephesi, iç avlu kapısı; yelpaze

merdiven... : Laleli Camisi’nin revaklı iç avlusunda yer alan şadırvan... : Laleli Camisi güneydoğu görünüşü; hünkar rampası girişi... : Laleli Camisi kuzeydoğu görünüşü; hünkar rampası... : Laleli Camisi iç mekan görünüşü; mihrap cephesi... : Laleli Camisi; ana kubbe... : Laleli Külliyesi Çarşısı’nın giriş kapısı... : Laleli Külliyesi Çarşısı’nın planı (Neftçi, 2002:56)... : Laleli Külliyesi Çarşısı; pencereler... : Laleli Külliyesi Çarşısı; harim mekanın alt hizasında bulunan

orta mekan... : Ordu Caddesi’nde bulunan özgün dükkanlar (1928 öncesi) (IRCICA arşivi)... : Ordu Caddesi’nde bulunan özgün dükkanlar (1935)... : Ordu Caddesi’nde bulunan özgün dükkanlar (1954);

(Ünsal,1969:28)... : Ordu Caddesi’nde bulunan özgün dükkanlar (2005)... : Türbe’nin Ordu Caddesi’nden görünüşü... : Türbenin içinde bulunduğu avlu...

81 82 83 84 85 86 86 87 87 88 88 89 90 90 91 92 93 94 94 95 95 96 96 97 97 98 98 99 100 101 101 102 102

(7)

Şekil A.34 Şekil A.35 Şekil A.36 Şekil A.37 Şekil A.38 Şekil A.39 Şekil A.40 Şekil A.41 Şekil A.42 Şekil A.43 Şekil A.44 Şekil B.1 Şekil B.2 Şekil B.3 Şekil B.4 Şekil B.5 Şekil B.6 Şekil B.7 Şekil B.8 Şekil B.9 Şekil B.10 Şekil B.11 Şekil B.12 Şekil B.13 Şekil B.14 Şekil B.15 Şekil B.16 Şekil B.17 Şekil B.18 Şekil B.19 Şekil B.20 Şekil B.21 Şekil B.22 Şekil B.23 Şekil B.24 Şekil B.25 Şekil B.26 Şekil B.27 Şekil B.28 Şekil B.29 Şekil B.30 Şekil B.31 Şekil B.32 Şekil B.33 Şekil B.34

: Türbenin içinde bulunduğu avlunun kapısı... : Türbe, Plan ve Kesit (A.S. Ülgen)... : Türbenin ve sebilin üst örtüleri... : Türbe; güney görünüşü (A.S. Ülgen)... : Laleli Sebili; doğu görünüşü... : Laleli Sebili Plan ve Kesit (A.S.Ülgen)... : Sebil; parmaklık detayı... : Muvakkithane... : Ordu Caddesi ile Fethi Paşa Caddesi’nin kesiştiği köşede, külliye kapısının iki yanında bulunan çeşme... : Fethi Paşa Caddesi’nde bulunan çeşme... : Avlu kapısının yanında yer alan hacet penceresi ve çeşmeler... : İmaretin de görüldüğü Jean Baptiste Hilair’in bir gravürü

(1787); (Anonim, 1996:95)... :Laleli Külliyesi; Ordu Caddesi’nden görünüş

(1928 öncesi) (IRCICA arşivi)... : Pervititch Haritası; Laleli Külliyesi İmareti (1936)... : Laleli Külliyesi İmareti güneydoğu görünüşü; Walter B. Denny

(1960)... : Laleli Külliyesi İmareti güneydoğu görünüşü ( Mart 2005)... : Laleli Külliyesi İmareti’nin Laleli Camisi’ne göre konumu... : Laleli Külliyesi İmareti, güneydoğu görünüşü... : Doğu duvarına bitişik niteliksiz depo... : Kuzey duvarı; 1. kattaki bitişik niteliksiz yapılar... : Batı duvarına bitişik özgün helalar... : Külliye yapılarının bulunduğu alanı sınırlandıran özgün duvar.... : Kuzey duvarı; zemin kattaki bitişik niteliksiz yapılar... : Kuzey duvarı; bölücü paneller... : Doğu duvarına bitişik niteliksiz depo ve külliyeyi sınırlandıran duvar... : Özgün helalar; üstten görünüş... : Doğu revakı (ZK01); genel görünüş... : Fodla fırınına açılan kapı... : Ana giriş kapısı; avludan görünüş... : Merdiven altında bulunan niteliksiz ek (ZK12)... : Doğu revakı üst örtüsü; dikdörtgen aynalı tonoz... : Doğu revakı üst örtüsü; kare aynalı tonoz... : Doğu revakı; dairesel granit sütun... : Doğu revakı; avluya bakan kemerler ve kare sütun... : Avlu (ZK02); fırın pencereleri, üstten görünüş... : Avlu; kuzeydoğudan genel görünüş... : Avlunun döşeme kaplaması; güneybatı görünüşü... : Avlunun döşeme kaplaması; kuzeydoğu görünüşü... : Kuzey revakı; yemekhaneye açılan kapı... : Kuzey revakı; ZK11’e açılan kapı ve pencereler... : Kuzey revakı; niteliksiz demir merdiven... : Kuzey revakı; tonozun yırtılmış bölümü... : Kuzey revakı; batı bölümü, avludan görünüş... : Kuzey revakı; doğu bölümü, avludan görünüş... : ZK04; kuzeyde yer alan pencere...

103 103 104 104 105 106 106 107 107 108 108 109 110 111 112 112 113 113 114 114 115 115 116 116 117 117 118 118 119 119 120 120 121 121 122 122 123 123 124 124 125 125 126 126 127

(8)

Şekil B.35 Şekil B.36 Şekil B.37 Şekil B.38 Şekil B.39 Şekil B.40 Şekil B.41 Şekil B.42 Şekil B.43 Şekil B.44 Şekil B.45 Şekil B.46 Şekil B.47 Şekil B.48 Şekil B.49 Şekil B.50 Şekil B.51 Şekil B.52 Şekil B.53 Şekil B.54 Şekil B.55 Şekil B.56 Şekil B.57 Şekil B.58 Şekil B.59 Şekil B.60 Şekil B.61 Şekil B.62 Şekil B.63 Şekil B.64 Şekil B.65 Şekil B.66 Şekil B.67 Şekil B.68 Şekil B.69 Şekil B.70 Şekil B.71 Şekil B.72 Şekil B.73 Şekil B.74 Şekil B.75 Şekil B.76 Şekil B.77 Şekil B.78 Şekil B.79 Şekil B.80 Şekil B.81 Şekil B.82 Şekil B.83 Şekil B.84

: ZK04; taş merdiven ve niteliksiz ekler... : ZK04; mutfak olarak kullanılan bölüm... : ZK04, aynalı tonoz ve güneyinde yer alan kemer... : ZK04, aynalı tonoz ve kapı kemeri... : ZK04 ile ZK06 arasındaki kemerin iç yüzü... : ZK04, fodla fırını kapısı... : ZK04; güneyde yer alan pencere... : ZK05; güney duvarı... : ZK04 ile ZK06 arasındaki kemer; doğu görünüşü... : ZK06(fodla fırını); doğu görünüşü... : ZK06; güney duvarı; fırın ağızı... : ZK06; hamurhane ile fodla fırını arasındaki pencere... : ZK06; kuzey duvarı, üst bölüm... : ZK06; kuzey duvarı ve pencereler... . ZK06; batı duvarı... : ZK06; pandatif... : Hamurhane(AK01); niteliksiz duvar ve kapı... : AK01; güney duvarı, doğuda yer alan pencere... : AK01; güney duvarı, batıda yer alan pencere... : AK01; batı duvarı, simetrik nişler... : AK01; kuzey duvarı, fodla fırınına açılan pencere... : Mutfak (ZK09); kuzey duvarı... : ZK09; mermer lavabo ve döşemede yükseltilmiş bölüm... : ZK09; özgün olmayan kuzine... : ZK09; özgün olmayan mermer tezgah... : ZK09; dairesel granit sütun... : ZK09; iki tonoz arasındaki küfeki kemer... : ZK09; sekizgen planlı aydınlık fenerleri... : ZK09; kuzey-güney doğrultusundaki kısa kemer, doğu görünüşü : ZK09; batıda bulunan kubbe... : ZK09; güneydoğu köşesindeki niteliksiz baca çıkıntısı... : ZK09; doğu duvarının güney bölümü... : ZK09; doğuda bulunan kubbe ve ona bağlanan niteliksiz baca.... : ZK09; batı duvarı, pencereler... : ZK09; batı duvarının güney bölümünde yer alan pencere... : ZK09; ortada yer alan pencere (yangından sonra)... : ZK09; batıdaki tonoz üzerinde yer alan tepe penceresi... : ZK09; doğudaki tonoz üzerinde yer alan tepe penceresi... : ZK09; mutfak kapısı... : ZK10; yemekhane kapısı... : ZK10; güney duvarı... : ZK10; küfeki söveli pencereler... : ZK10; batı duvarında yer alan kemerli pencereler... : ZK10; iki küfeki ayak arasındaki kemer ve kuzey duvarı... : ZK11; kapı görünüşü... : ZK11; pencereler... : ZK11; kuzeyde bulunan niş... : ZK11; doğuda bulunan niş... : ZK11; ocağın bulunduğu kuzeybatı duvarı... : ZK11; aynalı tonoz... 128 128 129 129 130 130 131 131 132 132 133 133 134 134 135 135 136 136 137 137 138 138 139 139 140 140 141 141 142 142 143 143 144 144 145 145 146 146 147 147 148 148 149 149 150 150 151 151 152 152

(9)

Şekil B.85 Şekil B.86 Şekil B.87 Şekil B.88 Şekil B.89 Şekil B.90 Şekil B.91 Şekil B.92 Şekil B.93 Şekil B.94 Şekil B.95 Şekil B.96 Şekil B.97 Şekil B.98 Şekil B.99 Şekil B.100 Şekil B.101 Şekil B.102 Şekil B.103 Şekil B.104 Şekil B.105 Şekil B.106 Şekil B.107 Şekil B.108 Şekil B.109 Şekil B.110 Şekil B.111 Şekil B.112 Şekil B.113 Şekil B.114 Şekil B.115 Şekil B.116 Şekil B.117 Şekil B.118 Şekil B.119 Şekil B.120 Şekil B.121 Şekil B.122 Şekil B.123 Şekil B.124 Şekil B.125 Şekil B.126 Şekil B.127 Şekil B.128 Şekil B.129 Şekil B.130 Şekil B.131

: Merdiven sahanlığı ve hela kapısı... : Merdivenin 1K01’e ulaştığı bölüm... : 1K01; batı duvarı ve 1K03’e açılan kapı... : 1K01; 1K02’ye açılan kapı... : 1K01; güney duvarının doğusunda bulunan sütun, niteliksiz

duvar ve pencere... : 1K01; güney duvarının batısında bulunan sütun, niteliksiz duvar ve pencere... : 1K01; özgün olmayan doğu duvarı... : 1K02; doğu duvarı... : 1K02; batı duvarı... : 1K02; aynalı tonoz... : 1K03; girişte bulunan basamak... : 1K03; güney duvarında yer alan pencereler... : 1K03; batı duvarı... : Laleli Külliyesi İmareti; batı görünüşü... : 1K03 batı duvarının arkasındaki dış duvar yüzeyi... : 1K03; kuzey duvarı... : 1K03; giriş kapısı ve düşey taşıyıcı... : Avlu; doğu görünüşü (küfeki silme kotuna kadar... : Avlu; doğu görünüşü (küfeki silme kotunun üzeri)... : Avlu; güney görünüşü (küfeki silme kotuna kadar)... : Avlu; güneybatı görünüşü... : Avlu; güney görünüşü (küfeki silme kotunun üzeri)... : Mutfağın doğu tonozunda yer alan tepe penceresi; dış görünüş... : Mutfağın batı tonozunda yer alan tepe penceresi; dış görünüş... : Dıştan kırma çatı görünümündeki tonozlar... : Avlu; batı görünüşü... : Avlu; batı görünüşü, yemekhanenin üzerini örten tonoz... : Avlu; kuzey görünüşü, zemin kat... : Avlu; kuzey görünüşü, 1. kat, pencereler... : Avlu; kuzey görünüşü, 1. kat, niteliksiz tuğla duvar ve pencere... : Avlu; kuzey görünüşü, 1. kat, kapatılmış kemerli açıklık... : Doğu görünüşü... : Doğu görünüşü; kapının bitişiğinde yer alan niteliksiz deponun

önden görünüşü... : Doğu görünüşü; niteliksiz deponun yer aldığı yükseltilmiş bahçe : Doğu görünüşü; giriş kapısının kuzeyinde yükselen bölüm... : Doğu görünüşü; güneyde yer alan iki pencere... : Doğu görünüşü; imaretin ana giriş kapısı... : Doğu görünüşü; kapının üzerinde yer alan kitabe... : Güney görünüşü... : Güney görünüşü; doğuda yer alan iki pencere... : Güney görünüşü; çatı saçağında görülen tuğla örgü... : Batı görünüşü; batı duvarına bitişik konumlanmış özgün helalar. : Batı görünüşü; helaların bugünkü kullanımı... : Batı görünüşü; batı duvarındaki 50 cm’lik diş... : Helaların yükselen dış duvarı... : Batı görünüşü; kuzeyde yer alan yemekhane pencereleri... : Batı görünüşü; güneyde yer alan mutfak pencereleri ve

153 153 154 154 155 155 156 156 157 157 158 158 159 159 160 160 161 161 162 162 163 163 164 164 165 165 166 166 167 167 168 168 169 169 170 170 171 171 172 172 173 173 174 174 175 175

(10)

Şekil B.132 Şekil B.133 Şekil B.134 Şekil B.135 Şekil B.136 Şekil B.137 Şekil B.138 Şekil B.139 Şekil B.140 Şekil B.141 Şekil B.142 Şekil B.143 Şekil B.144 Şekil B.145 Şekil B.146 Şekil B.147 Şekil B.148 Şekil B.149 Şekil B.150 Şekil B.151 Şekil B.152 Şekil B.153 Şekil B.154 Şekil B.155 Şekil B.156 Şekil B.157 Şekil B.158 Şekil B.159 Şekil B.160 Şekil B.161 Şekil B.162 Şekil B.163 Şekil B.164 Şekil C.1 Şekil C.2 Şekil C.3 Şekil C.4 Şekil C.5

niteliksiz hela eki... : Özgün helaların giriş kapısı ve üzerinde yükselen niteliksiz ek... : Niteliksiz hela ekinin üstten görünüşü... : Niteliksiz hela ekinin yandan görünüşü... : Batı görünüşü; güney bölümündeki saçak düzeni ve duvar

yüzeyi... : Kuzey görünüşü... : Kuzey görünüşü; doğu bölümü... : Kuzey görünüşü; saçak detayı... : Kuzey görünüşü; batı bölümü... : Kuzey görünüşü; batı bölümü ve zeminde görülen set... : Kuzey görünüşü; batı bölümü ve zemin kotunda kalınlaşan

duvar... : Yemekhanenin üzerindeki tonoz... : Fırının üzerindeki kubbe ve mutfağın üzerindeki iki tonoz... : Tek yöne eğimli çatı... : Aydınlık fenerleri; doğu görünüşü... : Aydınlık fenerleri; güney görünüşü... : Mutfak mekanının havalandırma bacaları; doğu görünüşü... : Mutfak mekanının havalandırma bacaları; güney görünüşü... : Mutfak mekanının havalandırma bacası; özgün tuğla örgü... : Fodla fırını bacaları; güneybatı görünüşü... : Fodla fırını bacaları; kuzeybatı görünüşü... : İki fırın bacası ile doğuda yer alan sekizgen havalandırma

bacası; güney görünüşü... : Yemekhane; batı duvarında yer alan ayakta oluşan yosunlaşma : Mutfak; batıda yer alan tonoz yüzeyindeki is lekeleri (yangın

sonrası)... : 1K03; üst örtülerde yoğun çiçeklenme... : 1K03; üst örtülerde yoğun çiçeklenme... : Cephelerde, küfeki taşının bulunduğu kısımlarda çiçeklenme... : Güney cephesi; farklı renkteki taş sırasında yüzey kayıpları... : Cephelerde oluşan lekeler ve kirlenmiş yüzeyler... : Onarım taşlarında oluşan yüzey kayıpları... : Kuzey revakının doğusunda, dairesel sütun ile doğu beden

duvarı arasında yer alan tonoz; doğu bölümü... : Kuzey revakının doğusunda, dairesel sütun ile doğu beden

duvarı arasında yer alan tonoz; batı bölümü... : 1K03 mekanının batı duvarında, üst kotta izi yer alan kemerin

dıştan görünümü... : 1K03 mekanının batı duvarında, alt kotta izi yer alan kemerin

dıştan görünümü... : Ayasofya Külliyesi; vaziyet planı (Kuter, 1985: 76)... : Ayasofya İmareti restitüsyon önerisi; zemin kat planı (Kuter,

1985)... : Ayasofya İmareti restitüsyon önerisi; +4.00 kotu planı (Kuter,

1985)... : Ayasofya Külliyesi restitüsyon önerisi; kesitler (Kuter, 1985).... : Ayasofya Külliyesi restitüsyon önerisi; görünüşler

(Kuter, 1985)... 176 176 177 177 178 178 179 179 180 180 181 181 182 182 183 183 184 184 185 185 186 186 187 187 188 188 189 189 190 190 191 191 192 192 193 194 195 196 197

(11)

Şekil C.6 Şekil C.7 Şekil C.8 Şekil C.9 Şekil C.10 Şekil C.11 Şekil C.12 Şekil C.13 Şekil C.14 Şekil C.15 Şekil C.16 Şekil C.17 Şekil C.18 Şekil C.19 Şekil C.20 Şekil C.21 Şekil C.22 Şekil C.23 Şekil C.24 Şekil C.25 Şekil C.26 Şekil C.27 Şekil C.28 Şekil C.29 Şekil C.30 Şekil C.31 Şekil C.32 Şekil C.33 Şekil C.34 Şekil C.35 Şekil C.36 Şekil C.37 Şekil C.38 Şekil C.39 Şekil C.40 Şekil C.41

: Ayasofya Külliyesi restitüsyon önerisi; görünüşler (Kuter, 1985)... : Ayasofya İmareti, Bab-ı Hümayun tarafında yer alan ana giriş

kapısı... : Ayasofya İmareti; genel görünüm (Almaç, 2005)... : Ayasofya İmareti ; kiler, genel görünüş... : Ayasofya İmareti; fırın ve mutfak mekanlarının üst örtüsü

(Almaç, 2005) ... : Ayasofya İmareti; revaklı yemekhane girişi... : Ayasofya İmareti; pencere detayı... : Ayasofya İmareti; saçak detayı... : Ayasofya İmareti; kare planlı fırın bacaları... : Ayasofya İmareti; sekizgen planlı mutfak bacaları... : Nuruosmaniye Külliyesi; vaziyet planı (Kuban, 1994:100)... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; kuzey görünüşü... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; ana giriş kapısı... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; revak, kuzeyden görünüş... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; bodrum kata ulaşımı sağlayan kapı... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; revak, güneyden görünüş... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; güney cephesi, fırın bacaları... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; güney cephesi, mutfak

bacaları... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; güney-doğu görünüşü... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; avlu, güney görünüşü, mutfak

mekanında yer alan tepe penceresi... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; yemekhane kapısı... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; güney cephesi... : Nuruosmaniye Külliyesi İmareti; avlu, güney-batı görünüşü... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; rölöve, vaziyet planı

(Aydın, 1998)... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; rölöve, plan (Aydın,

1998)... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; ana giriş kapısı

(Aydın, 1998)... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; ana giriş kapısı (Aydın,

1998)... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; mutfak kapısı... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; fodla fırını kapısı... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; fodla fırını, fırın ağzı.... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; hamurhane merdiveni

yanında yer alan ocak... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; fodla fırında yer alan

çeşme... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; hamurhane ile fodla

fırını arasında yer alan kemerli açıklık... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; mutfak mekanı... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; mutfak ocakları

üzerindeki baca... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; revak modülü...

198 199 200 200 201 201 202 202 203 203 204 205 205 206 206 207 207 208 208 209 209 210 210 211 212 213 213 214 214 215 215 216 216 217 217 218

(12)

Şekil C.42 Şekil C.43 Şekil D.1 Şekil D.2 Şekil D.3 Şekil D.4 Şekil E.1 Şekil E.2 Şekil E.3 Şekil F.1 Şekil F.2 Şekil F.3 Şekil F.4 Şekil F.5 Şekil F.6 Şekil F.7 Şekil F.8 Şekil F.9 Şekil F.10 Şekil F.11 Şekil F.12 Şekil F.13 Şekil F.14 Şekil F.15 Şekil F.16 Şekil F.17 Şekil F.18 Şekil F.19 Şekil F.20 Şekil F.21 Şekil F.22 Şekil F.23 Şekil F.24 Şekil F.25 Şekil F.26 Şekil F.27 Şekil F.28 Şekil F.29 Şekil F.30 Şekil F.31 Şekil F.32 Şekil F.33 Şekil F.34

: Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; revaklarda yer alan konsollar... : Eyüp Mihrişah Sultan Külliyesi İmareti; kuzey revakı... : Fatih Külliyesi Vakfiyesine göre Fatih İmaretinde çalışanlar

(Anonim, 1952: 63)... : Şehzade Mehmet Külliyesi Vakfiyesine göre külliyenin

imaretinde çalışanlar (Erdoğan, 1993: 12-14)... : Süleymaniye Külliyesi Vakfiyesine göre külliyenin imaretinde

çalışanlar (Sarı, 1988:25)... : Nurbanu Sultan Vakfiyesi’ne göre Atik Valide İmareti’nde

çalışanlar (Sarı, 1988:26)... : B.O.A.EV.HMH. 6461 numaralı belge... : B.O.A.EV.HMH. 6461 numaralı belge... : B.O.A.EV.HMH. 6461 numaralı belge... : Vaziyet Planı; 1/500 Rölöve... : Zemin Kat Planı; 1/100 Rölöve... : +3.50 kotu Planı; 1/100 Rölöve... : +6.50 kotu Planı; 1/100 Rölöve... : Çatı Planı; 1/100 Rölöve... : 1-1 Kesiti; 1/100 Rölöve... : 2-2 Kesiti; 1/100 Rölöve... : 3-3 Kesiti; 1/100 Rölöve... : 3-3 Kesiti; 1/100 Rölöve... : 5-5 Kesiti; 1/100 Rölöve... : Doğu Görünüşü;1/100 Rölöve... : Güney Görünüşü; 1/100 Rölöve... : Ana Giriş Kapısı Detayı (1); Rölöve... : Ana Giriş Kapısı Detayı (2); Rölöve... : Pencere Detayı; Rölöve... : Aydınlık Feneri Detayı; Rölöve... : Baca Detayları; Rölöve... : Zemin Kat Planı; 1/200 Malzeme Analizi... : +3.50 kotu Planı; 1/200 Malzeme Analizi... : +6.50 kotu Planı; 1/200 Malzeme Analizi... : Çatı Planı; 1/200 Malzeme Analizi... : 1-1 Kesiti; 1/100 Malzeme Analizi... : 2-2 Kesiti; 1/100 Malzeme Analizi... : 3-3 Kesiti; 1/100 Malzeme Analizi... : 4-4 Kesiti; 1/100 Malzeme Analizi... : 5-5 Kesiti; 1/100 Malzeme Analizi... : Doğu Görünüşü; 1/100 Malzeme Analizi... : Güney Görünüşü; 1/100 Malzeme Analizi... : Zemin Kat Planı; 1/200 Bozulma Analizi... : +6.50 kotu Planı; 1/200 Bozulma Analizi... : Çatı Planı; 1/200 Bozulma Analizi... : 1-1 Kesiti; 1/100 Bozulma Analizi... : 2-2 Kesiti; 1/100 Bozulma Analizi... : 3-3 Kesiti; 1/100 Bozulma Analizi...

218 219 221 223 225 227 229 230 231 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266

(13)

Şekil F.35 Şekil F.36 Şekil F.37 Şekil F.38 Şekil F.39 Şekil F.40 Şekil F.41 Şekil F.42 Şekil F.43 Şekil F.44 Şekil F.45 Şekil F.46 Şekil F.47 Şekil F.48 Şekil F.49 Şekil F.50 Şekil F.51 Şekil F.52 Şekil F.53 Şekil F.54 Şekil F.55 Şekil F.56 Şekil F.57 Şekil F.58 Şekil F.59 Şekil F.60 Şekil F.61 Şekil F.62 Şekil F.63 Şekil F.64 Şekil F.65 Şekil F.66 Şekil F.67 Şekil F.68 Şekil F.69 Şekil F.70 Şekil F.71 Şekil F.72 Şekil F.73 Şekil F.74 Şekil F.75 Şekil F.76 Şekil F.77 Şekil F.78 Şekil F.79

: 4-4 Kesiti; 1/100 Bozulma Analizi... : 5-5 Kesiti; 1/100 Bozulma Analizi... : Doğu Görünüşü; 1/100 Bozulma Analizi... : Güney Görünüşü; 1/100 Bozulma Analizi... : Zemin Kat Planı; 1/200 Dönem Analizi... : +3.50 kotu Planı; 1/200 Dönem Analizi... : +6.50 kotu Planı;1/200 Dönem Analizi... : Çatı Planı; 1/200 Dönem Analizi... : 1-1 Kesiti; 1/100 Dönem Analizi... : 2-2 Kesiti; 1/100 Dönem Analizi... : 3-3 Kesiti; 1/100 Dönem Analizi... : 4-4 Kesiti; 1/100 Dönem Analizi... : 5-5 Kesiti; 1/100 Dönem Analizi... : Doğu Görünüşü; 1/100 Dönem Analizi... : Güney Görünüşü; 1/100 Dönem Analizi... : Zemin Kat Planı; 1/100 Restitüsyon... : +3.50 kotu Planı; 1/100 Restitüsyon... : +6.50 kotu Planı;1/100 Restitüsyon... : Çatı Planı; 1/100 Restitüsyon... : 1-1 Kesiti; 1/100 Restitüsyon ... : 2-2 Kesiti; 1/100 Restitüsyon... : 3-3 Kesiti; 1/100 Restitüsyon... : 4-4 Kesiti; 1/100 Restitüsyon... : 5-5 Kesiti; 1/100 Restitüsyon... : Doğu Görünüşü; 1/100 Restitüsyon ... : Güney Görünüşü; 1/100 Restitüsyon... : Vaziyet Planı; 1/500 Restorasyon... : Zemin Kat Planı; 1/100 Restorasyon... : +3.50 kotu Planı; 1/100 Restorasyon... : +6.50 kotu Planı; 1/100 Restorasyon... : Çatı Planı; 1/100 Restorasyon... : 1-1 Kesiti; 1/100 Restorasyon... : 2-2 Kesiti; 1/100 Restorasyon... : 3-3 Kesiti; 1/100 Restorasyon... : 4-4 Kesiti; 1/100 Restorasyon... : 5-5 Kesiti; 1/100 Restorasyon... : Doğu Görünüşü; 1/100 Restorasyon... : Güney Görünüşü; 1/100 Restorasyon... : 1-1 Kesiti, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : 2-2 Kesiti, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : 3-3 Kesiti, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : 4-4 Kesiti, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : 5-5 Kesiti, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : Doğu Görünüşü, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler... : Güney Görünüşü, 1/100 Restorasyon, Müdahaleler...

267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311

(14)
(15)
(16)

LALELİ KÜLLİYESİ İMARETİ RESTORASYON PROJESİ ÖZET

Osmanlı mimarlığı 18. yüzyılda “Lale Devri” ile başlayan ve yüzyıl boyunca devam eden Batı’lı değişim rüzgarlarının etkisi altında kalmıştır. Bu etkilerden izler taşıyan, Sultan III. Mustafa’nın yaptırdığı Laleli Külliyesi, Osmanlı’nın son büyük padişah külliyesi olarak, 1760-1764 yılları arasında inşa edilmiştir. Külliyenin başlıca yapılarından biri olan İmaret, hem bir “selatin imareti”oluşu, hem de 18. yüzyılda örnekleri çok olmayan bir yapı türü olması nedeniyle bu yüzyılın önemli anıtlarından biridir. T.C Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan yapı, bugün aynı kurumun personeli olan kişiler tarafından konut olarak kullanılmaktadır.

Bu çalışma, Laleli Külliyesi İmareti’nin tarihçesini, günümüzdeki durumunun ayrıntılı betimlemesini, rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini içermektedir. Yapının günümüzdeki durumu fotoğraflar, rölöve çizimleri ve hasar tespit analizleri aracılığı ile belgelenmiştir. Restitüsyon çalışması yapılırken analojik veriler, özgün belgeler, yapı üzerinde tespit edilen izler, eski fotoğraf ve haritalar esas alınmıştır. Kötü onarımlardan, yapının etrafını sarmış niteliksiz yapılardan, özensiz kullanımdan ve içinde bulunduğu fiziksel koşullardan kaynaklanan pek çok hasarı olan Laleli Külliyesi İmareti’nin, bu hasarlardan arındırılarak toplumsal bir amaç için, uygun bir işlevle yaşatılması gerekmektedir. Bu çalışmada önerilen restorasyon projesi kapsamında, anıtın özgün kimliği korunarak ve tarihi-estetik değerleri gözetilerek uygun bir işlev verilmesi öngörülmüş, bu işlevin, yapının mekansal bütünlüğünü ve özelliklerini bozmayacak şekilde, topluma hizmet etme hedefini taşımasının yerinde olacağı düşünülmüştür.

Tezin amacı, önemli bir kültür mirası olan Laleli Külliyesi İmareti için bir koruma projesi hazırlamak ve gelecek nesillere aktarımı için gereken müdahalelerin nitelik ve kapsamını belirlemek olarak tanımlanmıştır.

(17)

THE RESTORATION PROJECT OF THE PUBLIC KITCHEN OF LALELI COMPLEX

SUMMARY

The Ottoman architecture entered under the influence of the Western styles at the beginning of the 18 th century. Laleli Complex built between 1760-1764 by the order of the Sultan Mustafa III is the last important imperial complex bearing traces of this influence. The Public Kitchen (imaret) is one of the principal buildings of this Complex. As public kitchens are not frequently built in the 18th century and due to its place in a sultan’s complex, the Public Kitchen of Laleli is an important monument of the 18th century Ottoman architecture. The building, which belongs to the General Directorate of Pious Foundations (Waqf), is used as a dwelling for the employees of this institution.

This study includes the history, detailed descriptions of the present state, measured drawings, restitution and restoration projects of the building. The present state of the building is documented by measured drawings, photographs and deterioration analyses. The restitution study relies on careful observations of the building supported by analogical data, old documents, maps and photographs. The Public Kitchen of Laleli Complex suffering from adjacent new buildings, misuse, poor restorations and lack of maintenance, has to be saved from all these damages and reused for a social aim, with an appropriate function. Conserving its authentic identity, historical and aesthetic value, the building has to be assigned a new function, respecting the spatial integrity of the building, while bearing a social character.

The aim of this thesis is to determine the necessary interventions that will help to preserve the Public Kitchen of Laleli Complex for future generations and to provide a conservation project for this important example of our cultural heritage.

(18)

1. GĠRĠġ

Osmanlı Mimarlığı 18. yüzyılda “Lale Devri” (1718-1730) ile başlayan ve yüzyıl boyunca devam eden Batı’dan gelen değişim rüzgarlarının etkisi altında kalmıştır. Bu dönemde yapılan pek çok yapı “barok” ve “rokoko” üsluplarından izler taşımaktadır. 18. yüzyılın ikinci yarısında “Nuruosmaniye Külliyesi” ile doruğa çıkan bu etkiler, mimarlıkta dönemin karakteristik özelliklerini oluşturmuştur.

Osmanlı’nın son büyük padişah külliyesi olan, Sultan III. Mustafa’nın Laleli Külliyesi 1760-1764 yılları arasında inşa edilmiştir. Nuruosmaniye kadar olmasa da barok etkiler taşıyan külliye, Tarihi Yarımada’nın -18. yüzyıla kadar İstanbul tarihinde adı fazlaca geçmeyen - Laleli semtinde yer almaktadır. Tez konusu olarak seçilen “Laleli Külliyesi İmareti”, Laleli Külliyesi’nin önemli birimlerinden biridir. Sosyal işlevi ve karakteristik mimari özellikleriyle Osmanlı mimarlığında özel bir yeri olan “imaret”, 14. yüzyıldan 18. yüzyıl sonuna kadar Osmanlı mimarlığının önemli anıtsal yapı tiplerinden biri olmuştur. 18. yüzyılda İstanbul imaretlerinin her gün otuz binden fazla insanı doyurduğu bilinmektedir (Huart, 1950:985). İstanbul’da 18. yüzyılda inşa edilen imaretlerin sayısının pek az olduğu dikkate alınırsa, 16. ve 17. yüzyılda yapılmış imaretlerin bu yüzyılda çalışır durumda olduğunu tahmin etmek güç değildir.

Tez konusu olarak ele alınan “Laleli Külliyesi İmareti” hem Sultan III. Mustafa’nın külliyesinin bir birimi ve bir “selatin imareti”; hem de 18. yüzyılda az sayıda yapılmış bir yapı tipi olması nedeniyle bu yüzyılın önemli yapılarından biridir. T.C Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan yapı, bugün aynı kurumun personeli olan kişiler tarafından konut olarak kullanılmaktadır.

1.1 ÇalıĢmanın Amacı

Laleli Külliyesi İmareti’nin tez konusu olarak seçilmesindeki amaç, bu önemli 18. yüzyıl imareti için bir koruma projesi hazırlamaktır. Kötü onarımlardan, yapının

(19)

etrafında konumlanmış niteliksiz yapılardan, kullanımdan ve zaman içinde bulunduğu fiziksel koşullardan kaynaklanan pek çok hasarı olan yapının, bu hasarlardan arındırılarak, uygun bir işlev ile kullanılması yapının korunmasını kolaylaştıracaktır. Bu nedenle yapının özgün kimliğini yok saymayacak, tarihi ve estetik değerler bütünlüğünü bozmayacak bir işlevin belirlenmesi tezin amaçları arasındadır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde bulunan anıtların, “bakım ve onarımlarının yapılması” koşulu ile çeşitli kurumlara tahsis edildiği bilinmektedir. Tezin içeriği, bu durumda yapılacak bir müdahalenin niteliğini ortaya koymaktadır.

1.2 Kapsam ve Yöntem

Öncelikle Laleli Külliyesi’nin tarihi ve mimari özellikleri incelenmiş, 18. yüzyıl İstanbul’unda Laleli Külliyesi’nin yeri ve önemi araştırılmış, Osmanlı mimarlığında genel olarak imaretler ve işlevlerine dair bilgiler aktarılmıştır.

“Laleli Külliyesi İmareti” nin günümüzdeki durumunun belgelenmesi tezin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Belgeleme rölöve çizimleri, malzeme analizi, hasar analizi, dönem analizi ve fotoğraflar aracılığı ile yapılmıştır.

Rölöve, geleneksel yöntemler kullanılarak tamamlanmıştır. Plan ölçüleri çelik ve lazer metre, kesit ve görünüş ölçüleri ise lazerli nivo, çelik metre, mira, su terazisi ve çekül yardımı ile alınmıştır. Sekiz farklı kotta nivo düzlemi belirlenmiş ve bu kotlar birbirine bağlanmıştır. Böylece giriş kotundan çatı kotuna kadar yapının kotları ölçülebilmiştir. Yapının bütün mekanları, cepheler ve çatı, plan özellikleri, cephe özellikleri, strüktürel özellikler, malzeme ve bezeme özellikleri ile yapım tekniği açısından ele alınarak günümüzdeki durum ayrıntılı olarak betimlenmiştir. Bu betimlemeler fotoğraflar ile desteklenmiştir. Ayrıca yapı üzerinde tespit edilen bütün hasarlar ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Rölöve çizimlerinde belirtilen hasarlar ile ilgili analitik bir değerlendirme yapılmış, yapılan değerlendirmeler hasar tespit paftaları üzerinde lejantlarla belirtilmiştir.

Restitüsyon çalışması yapılırken analojik veriler, özgün belgeler, yapı üzerinde tespit edilen izler ve eski fotoğraflardan faydalanılmıştır.

(20)

Restorasyon için gerekli müdahalelerin belirlenmesinde, yapının kimliğini, estetik ve tarihi değerini ve bütünlüğünü korumak esas alınmıştır.

(21)

2. 18. YÜZYIL ĠSTANBUL'UNDA LALELĠ KÜLLĠYESĠ

2.1 18. Yüzyıl Ġstanbul'una Genel Bir BakıĢ

17. yüzyılın son 35 yılı içinde askeri bozgunlar, önceden fethedilmiş kimi yerlerin kaybedilmesine yol açmıştır. Viyana kuşatmasının (1683) başarısızlıkla sonuçlanması, Karlofça (1699), Pasarofça (1718) ve Küçük Kaynarca’da (1774) kötü antlaşmalar imzalanması, Osmanlı askeri gücünün gerilemesine işaret etse de, imparatorluğun parçalanmasının söz konusu olmadığı bilinmektedir (Mantran, 1996: 38).

İstanbul yaşamında Lale Devri (1718-1730) tarihçiler ve şairler tarafından övülen kısa bir altın çağ sayılabilir (Kuban, 1996:309). Anıtsal olduğu kadar kültürel faaliyetlerin de arttığı bu dönemin son yıllarında, 17. yüzyılın başında yapımı hemen hemen durdurulan padişah cami ve külliyelerinin yapımına Hekimoğlu Ali Paşa Camisi ile yeniden başlanmıştır (Yerasimos, 1996:48). 16. yüzyılın sonu ile 1774 arasında yalnızca dört büyük sultan camisinin yapıldığı bilinmektedir: Sultan Ahmet Camisi (1616), Yeni Valide Camisi (1597-1663), I. Mahmut ile III. Osman’ın yaptırdıkları Nuruosmaniye Camisi ve III. Mustafa’nın Laleli Camisi. Bunlara, III. Ahmed’in Üsküdar’da yaptırdığı Yeni Valide Camisi ile1766 depreminde yıkılan ilk cami yerine 1766-1771 arasında yapılan Yeni Fatih Camisi de eklenebilir (Mantran, 1996:38) .

18. yüzyıl’ın başından itibaren Batı’daki barok ve rokoko akımlarından esinlenerek Osmanlı’ya özgü yeni bir anlayışı geliştirme çabaları gözükmektedir (Özer,1995:59). Kuban’ın (1954:36) da belirttiği gibi: “Avrupa tesiri vardır. Bu inkar edilemez...Avrupa tesiri mimarinin kalıplarına dokunmamış, beste yerinde kalmış, eski havalar yeni güftelerle söylenmiştir. Bu devir mimarisine bu gözle bakmak lazımdır.” Söz konusu Batılılaşma eğilimi sırasında, III. Mustafa devrinin sonuna kadar hiçbir zaman Batı’dan direkt form aktarımları gerçekleşmemiştir (Özer,1995:59).

(22)

Arel’e (1975:69) göre Laleli Külliyesinin yapıldığı III. Mustafa devri (30 Ekim 1757 – 21 Ocak 1774), “Osmanlı mimarisinin kendi geleneklerine döndüğü, daha önceki uygulamalara göre atılganlığını yitirdiği yıllardır”.

Osmanlı mimarisinin Avrupa etkilerine açılması, 28. Mehmet Çelebi’nin 1720-21 yıllarında Fransa’yı ziyareti ile başlayan bir girişimin dolaylı ürünüdür (Arel, 1975:21). Bu tarihten başlayarak bütün Osmanlı reformlarının aşağı yukarı Fransız kaynaklı olduğu bilinmektedir (Kuban, 1996:310).

28. Mehmet Çelebi’nin ziyaretinin bir sonucu olarak, Kağıthane’deki ilk saray kompleksi, Sa’dabad, 1722’de tamamlanmış (Kuban, 1996:314), ancak 1730’da yaşanan Patrona Halil İsyanı’nda yerle bir olmuştur (Mantran,1996:42). 18. yüzyılın en dikkat çekici gelişmesi, sur dışındaki mahalle ve bölgelerin öneminin artması ve İstanbul’un sur içi kentle sınırlı eski görünümünün yerini, kıyılarda oluşan bir kıyı kentinin almaya başlamasıdır (Kuban, 1996:312). Haliç kıyısında, Boğaziçi’nde ve Üsküdar’da yapılan yüzlerce konak bu yoğun inşaat faaliyetlerinin ürünleridir (Kuban, 1996: 315).

18. yüzyılda, İstanbul nüfusunun, çeşitli belgelere dayanılarak 600-700 bin kişi olduğu tahmin edilmekte, Üsküdar, Kadıköy ve Boğaziçi kıyılarında oturanların da bu rakama dahil olduğu düşünülmektedir (Mantran, 1996:39-40). Bu yüzyılda İstanbul’un sürekli bir göçe maruz kaldığı da belgelerden anlaşılmaktadır. Sultan III. Mustafa, 1763 nisanı sonunda verdiği bir hükümde, İstanbul’da başıboş gezenler ile işsiz dolaşanların memleketlerine iadesini emretmiştir (Mazlum, 2003:52).

1701- 1800 yılları arasında dönemin tarih kitaplarında yer alacak kadar önemli yangınların sayısı 90’dır ve bunlardan 1718, 1756, 1782’de meydana gelenler Haliç’ten, Cibali’den başlayıp, Marmara kıyılarında Langa’ya kadar giden ve 10 binlerde binayı yok eden “denizden denize” yangınlardır (Yerasimos, 1996:48). Özellikle 24 Temmuz 1782 (Harik-i Kebir) ve 22 Ağustos 1782 (Harik-i Ekber) tarihli yangınlarda İstanbul’un çok büyük bir bölümünün yandığı bilinmektedir. “Harik-i Ekber sırasında hasar gören yapılardan biri de Laleli Camisi’dir (Aksu, 1994:60). Külliyenin diğer yapılarını da etkilediği anlaşılan yangından sonra gerçekleştirilen onarımı ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan BOA. EV. HMH. 6461 numaralı keşif defteri, Laleli Külliyesi yapıları hakkında da geniş bilgi vermektedir (Mazlum, 2001:11). Dönemin Hassa Başmimarı Mehmet Tahir Ağa’nın mührünü

(23)

taşıyan keşfin, imaretin yangın sonrası onarımıyla ilgili olan bölümü, tezimizin “Restitüsyon” bölümünde özellikle ele alınmıştır.

18. yüzyılda yaşanan felaketlerden biri de depremdir. 18. yüzyılın en yıkıcı depremi 22 Mayıs 1766 günü meydana gelmiş, Laleli Camisi bu depremi hafif hasarlarla atlatmıştır (Mazlum, 2003:55).

2.2 Laleli Semtinin Tarihsel GeliĢimi

Eminönü ilçesine bağlı olan Laleli semti, Beyazıt ile Aksaray arasında, Ordu Caddesi etrafında konumlanmaktadır. Laleli Külliyesi yapılmadan önce “Laleli” semtinin “Koska” (Kuban, 1994:187), külliyenin sonradan yok olan medresesinin ise “Koska Medresesi” olarak anıldığı bilinmektedir (Şekil A.1).

Laleli semti, Roma ve Bizans dönemlerinde kentin önemli bölgelerinden biridir. Eski kent merkezinden Yedikule’ye giden ve “Mese” olarak bilinen anayol bu bölgenin arasından geçmektedir. Ayrıca Koska civarında bir de “Kapitol” olduğu sanılmaktadır. Tauri Forumu ile Bous Forumu arasında kalan Amastrianon Forumu, Laleli semti sınırları içinde bulunmaktadır. Kentin önemli odak noktalarını barındıran bu bölgede Bizans döneminde yoğun bir yapılaşma olduğu düşünülebilir. Bugün de yoğun bir yapılaşmaya maruz kalmış olan bu bölgenin her noktasının arkeolojik sit niteliğinde olduğu öne sürülmektedir (Kuban,1994:187).

Fatih döneminde (1451-1481) Laleli semtinin sınırları içinde pek çok mahalle olduğu ve bu mahallelerin kendi mescitlerinin adlarıyla anıldıkları bilinmektedir. Bu mahalleler E. H. Ayverdi tarafından saptanmıştır

18. yüzyıla kadar İstanbul tarihi içinde fazla adı geçmeyen semtte, (Kuban,1994:187) bu yüzyıla gelinceye kadar pek çok yapının yangın ve depremler sebebiyle yok olduğu sanılmaktadır. Özellikle 18. ve 19. yüzyılda Laleli bölgesi de İstanbul yangınlarından payına düşeni almıştır. 1718 yangını, 1732 Koska yangını, 1782 de gerçekleşen “Harik- i Ekber” ile“ Harik-i Kebir” (Aksu, 1994:60), 1855 Koska-Laleli yangını ve yerleşmenin büyük bir bölümünü yok eden 1911 yangını pek çok yapının yok olmasına sebep olmuştur (Kuban, 1994:188).

18. yüzyılın ortalarında inşa edilen Hasan Paşa Hanı ile yeni bir yapılanma dönemine giren Laleli semti, özellikle Laleli Külliyesi’nin inşasından sonra son dönem

(24)

öncesine kadar uzanan mimari karakterini kazanmıştır (Kuban, 1994:188). Laleli’de 18. yüzyılda inşa edilen diğer yapılar da günümüzde de bu karakterin izlerini barındırmaktadır. Laleli Külliyesi vakfından olan (Özer, 1995:62) ve Sipahiler, Çukurçeşme veya Kıtırcıoğlu isimleriyle de bilinen (Tanyeli,1994:192) Taşhan ile Koca Ragıp Paşa Külliyesi yapıları dönemin önemli yapıları arasındadır.

1918 yangınından sonra Laleli Külliyesi’nin yok olan medresesi yerine yapılan Mimar Kemalettin Bey’in Tayyare Apartmanları ile II. Dünya Savaşı’ndan sonra Sedat Hakkı Eldem ve Emin Onat tarafından yapılan İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi binası 20. yüzyılı temsilen Laleli’de yerlerini almışlardır (Kuban,1994:189) .

1957-1958 yılları arasında yapılan yeni Ordu Caddesi çalışmaları pek çok yapının yok olmasına sebep olmuş, bazı yapılara ise geri dönüşü olmayan hasarlar vermiştir. Bir 18. yüzyıl yapısı olan ve III. Mustafa Türbesi’nden 15 m geride, Ordu Caddesi üzerinde bulunan Laleli Baba Mezarı ve Çeşmesi bu çalışmalar sırasında yıkılmıştır. (Ünsal, 1969:27). Ragıp Paşa Sıbyan mektebinin giriş kapısı ise yeni yol kotunun altında kalmıştır. Yapılan bu çalışmalardan Laleli Külliyesi yapıları da hasar almıştır Bu konuya “Külliyeyi OluĢturan Yapılar, YerleĢim ve Mimari Özellikleri” bölümünde daha ayrıntılı olarak değinilmiştir.

Yakın zamana kadar bir konut alanı olan Laleli semtindeki işlev dönüşümü 1970’lerden sonra gerçekleşmiştir. Beyazıt ticaret alanının Aksaray’a uzaması, trafik sıkışıklığının çok büyük ölçülere varışı ve ticaret alanlarının artması buradaki konut bölgelerini ortadan kaldırmıştır (Kuban, 1994:189). Günümüzde Laleli çok sayıda küçük otelin bulunduğu, Ordu Caddesi’nde tükenmek bilmeyen trafik sıkışıklığı ile birlikte çok kalabalık bir ticaret ve turizm bölgesi haline gelmiştir.

2.3 Külliyenin Konumu ve Tarihçesi

Laleli Külliyesi, Eminönü ilçesinde, Laleli semtinin Kemal Paşa Mahallesi’nde, Ordu Caddesi ile Fethi Paşa Caddesinin kesiştiği köşede yer almaktadır (Şekil A.2). Tapuya 913 ada, 188 pafta, 1 parsel numaraları ile kayıtlıdır (Şekil A.3).

Bazı kaynaklarda külliyenin adını yakınındaki Laleli Baba Türbesi’nden ya da Laleli Çeşme’den aldığı belirtilmektedir (Kuban, 1954: 30; Ġncicyan, 1978: 51). Bir başka kaynakta ise caminin temel atma ve açılış merasimlerinde, ayrıca külliyenin inşası

(25)

ile ilgili diğer belgelerde semtin adının “Laleli” olarak geçtiği özellikle vurgulanmaktadır (Neftçi, 2002: 3-4).

1760- 1764 yılları arasında inşa edildiği bilinen Laleli Camisi ile ilgili, Hadikat-ül Cevami’de banisinin III. Mustafa olduğu belirtilmiş ve eklenmiştir: “İthâm-ı binası Müfti Es‟ad Efendizâde Fıtnat Hanım ki, ismi Emetullah‟dır, tarih demişdir: Mu‟allâ câmi„ ra„ nâ- yı Sultan Mustafâ‟dır bu 1177 (1763)” (Ayvansarâyî, 2001: 64). Laleli Külliyesi’nin yapımının ilk aşamasına ilişkin bilgileri Vasıf vermektedir. Tarihçi, yeni bir caminin yapımı için karar verildikten sonra, mimarbaşından bir proje hazırlanmasının istendiğini, bunun için mevcut alanın keşif ve ölçümünün yapıldığını yazmaktadır (Tanyeli, 2000: 318).

Kuban (1994:188), İstanbul’un son büyük sultan külliyesi olan Laleli Külliyesi’nin boş bir bostana yapıldığını belirtmektedir. Külliyenin bulunduğu alan üzerinde bazı istimlakler yapıldığı ve bu amaçla çok sayıda ev, dükkan ve arsa satın alındığı da bilinmektedir (Tanyeli, 2000:319). Bu arsa, ev ve dükkanların sahiplerinin padişah tarafından çağırıldığını ve her biri ile pazarlık yapıldığını gösteren belgeler bulunmaktadır (Neftçi, 2002:111).

Kaynaklarda yıkımdan çıkan molozların ve temellerin kazı toprağının kira arabalarıyla Langa Bostanı’nın deniz tarafına döküldüğü ve oluşan kara parçasının daha sonra Ermeni ve Rumlara yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere satıldığı belirtilmektedir (Ġncicyan, 1976: 4-5). Oluşan bu kara parçasının bugünkü Yenikapı tren istasyonu ile sahil yolu arasında kalan bölge olduğu bilinmektedir (Tanyeli, 2000:320) .

Külliyenin mimarının kim olduğu konusunda değişik araştırmacılar değişik bilgiler vermektedir. Pek çok yayında, tarihi kayıt ve belgelerde özellikle III. Sultan Mustafa’nın Hassa Başmimarı olarak bilinen (Erdoğan, 1954: 164) Mehmet Tahir Ağa’nın Laleli Külliyesi’nin mimarı olduğu belirtilmektedir. Ancak caminin temel atma töreni ile ilgili belgeler, 9 Nisan 1760’da Hassa Başmimarının Kara Ahmed Ağa olduğunu ortaya koymaktadır (Neftçi, 2002:120). Haziran 1760’da Kara Ahmed Ağa’nın vekili olarak mimarbaşılık görevinde bulunan Mehmet Tahir Ağa, 1761 yılının başlarında mimarbaşı tayin edilmiş ve 1768’e kadar görevini sürdürmüştür (Çobanoğlu, 1999:194). Buradan, Ahmet Ağa’nın özellikle tasarım aşamasında çalıştığı, Mehmet Tahir Ağa’nın ise uygulama aşamasında daha uzun süre görev

(26)

aldığı anlaşılmaktadır. 18. yüzyılın ikinci yarısında görev alan hassa başmimarlarının kronolojik sıralamasına bakıldığında (Mazlum, 2001:189), Mehmet Tahir Ağa’nın pek çok kere görevden ayrıldığı, ancak yeniden Hassa Başmimarı olarak göreve başladığı görülmektedir.

Laleli Camisi’nin bina eminliğinde ise, önceleri Sabiha Sultan kethüdası kapıcıbaşı Ali Ağa’nın, daha sonra ise Tersane emini Yusuf Efendi’nin bulundukları bilinmektedir (Erdoğan, 1954: 164). Laleli Külliyesi’nin yapım sürecini aydınlatacak, yapı işleri ile ilgili, özellikle bina emininin imzasını taşıyan, bugün Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Topkapı Sarayı Arşivi’nde bulunan bazı kayıt ve belgelere Neftçi (2002) ve Tanyeli (2000) çalışmalarında değinmişlerdir.

Külliyenin birimlerinden Sultan III. Mustafa Vakfiyesinde şöyle bahsedilmektedir: “Padişahın istekleri doğrultusunda yeniden inşa edilen caminin, kıble yönünde kuzey tarafında sokak içinde ham mermerden yontulmuş, dershanesi ve dokuz hücresi olan geniş medrese, adı geçen caminin güneyinde susayanların susuzluğunu gidermek için cennet selsebiline (cennette bir çeşme adı) benzer süslü mermerden yapılmış sebil ve bitişiğinde yüksek makamda bir türbe, fakirleri, zayıfları, gece gündüz, camide çalışan görevlileri, ilim talebelerini ve dervişleri doyurmak için bir imareti âmire ve darülziyafe inşa edilmiştir.” (Neftçi, 2002: 3-4)

Hadikatü’l Cevami ise Laleli Camisi’nden bahsetmekte ve eklemektedir: “ İmaret ve türbe ve sebil ve çeşmeler ve muvakkithâne ve imâm ve mü‟ezzin hücreleri varıdır. Ve etrâfındaki medreselere ve tekyelere imâretten aş ve etmek ta „yîn olunmuşdur.” (Ayvansarâyî, 2001:64).

Külliyenin en önemli yapısı III. Mustafa’nın kendisi için inşa ettirdiği camidir. Laleli Camisi’nin etrafında konumlanmış külliye bileşenleri, çeşitli kaynaklara göre değişkenlik göstermektedir. İlk külliye programında cami, çarşı, medrese, türbe, sebil ve imaret yapılarının bulunduğu, III. Mustafa’nın vakfiyesinde belirtilmiştir. Bu yapıların haricinde külliyenin birimleri olarak sayabileceğimiz muvakkithane, çeşmeler, su havuzu, helalar ve su deposu gibi yapılar da bulunmaktadır (Şekil A.4). Caminin kuzeyinde bulunan ve “Taşhan” adıyla bilinen yapı, külliye yapılarıyla birlikte yapılmamıştır fakat Sultan III. Mustafa döneminde yapıldığı bilinmektedir. Hadîkatü’l Cevâmi’de “Katırcıoğlu Hanı” olarak adlandırılması, yapının özgün külliye birimlerinden biri olmadığını destekler niteliktedir (Tanyeli, 1994:192).

(27)

İstanbul’daki tek askeri amaçlı han olarak gerçekleştirilmiş olan yapı Sipahiler ve Çukurçeşme isimleriyle de bilinmektedir. Dönemin irrasyonel planlama anlayışına göre tasarlanan, biri büyük biri küçük iki avlulu ve iki katlı olan “Taşhan” Laleli Camisi Vakfına aittir (Özer, 1995:62).

1936 tarihli Pervititch haritasından bugün külliyenin çevresini sarmalamış pek çok niteliksiz yapının, 1936’da henüz olmadığı anlaşılmaktadır. Külliye birimlerinden cami, türbe, sebil, çeşmeler ve imaret haritada gözükmektedir. Ancak imaretin üzerindeki “medrese” ifadesinin yanlış olduğu dikkati çekmektedir. Bu yapılar dışında caminin doğusunda bulunan su deposu iki bölümlü olarak gösterilmiş, kuzey bölümü “su deposu”, güney bölümü ise “hazne” olarak belirtilmiştir. Fethi Paşa Caddesi’ne bakan özgün dükkanlar, muvakkithane, imaretin bitişiğindeki helalar, su havuzu ve caminin kuzeyinde bulunan Taşhan haritada ayrıntılı olarak işlenmiş yapılardır (Şekil A.5).

1/1000 ölçekli haritadan (Şekil A.3) anlaşılacağı gibi, bugün külliyenin çevresinde pek çok yeni yapının inşa edildiği görülmektedir. Külliye yapılarının bulunduğu yapı adasının, Genç Türk Caddesi’ne bakan kısımları tamamen ticaret yapılarıyla kaplanmış durumdadır. Özellikle imaretin kuzey duvarına bitişik inşa edilmiş yüksek ve niteliksiz bazı yapılar dikkati çekmekte ve özgün külliye tasarımını zedelemektedir.

2.4 Külliyeyi OluĢturan Yapılar, YerleĢim ve Mimari Özellikleri

Bu bölümde külliye bileşenlerinden cami, çarşı, türbe, sebil, medrese, muvakkithane çeşmeler ve su havuzu ile ilgili yerleşim özelliklerine ve mimari özelliklere değinilecektir . İmaret ile ilgili ayrıntılı tanımlar ise 4. bölümde yer almaktadır. Külliye yapıları cami dış avlusu çevresinde konumlanmaktadır. Caminin dış avlusuna ulaşım dört adet kapı ile sağlanmaktadır. Bu kapılardan ikisi güneyde, Ordu Caddesi üzerinde (Şekil A.6, A.7), biri doğudaki helaların yanında (Şekil A.8, A.9), bir diğeri ise kuzeyde bulunmaktadır (Şekil A.10, A.11). Ordu Caddesi üzerinde bulunan ana kapılar, diğerlerine göre daha büyük ve bezemeli kapılardır (Şekil A.4). Ordu Caddesi’nden bakıldığında Caminin bulunduğu platform (cami dış avlusu) yol kotundan yaklaşık olarak 5 m yüksekte görünmektedir. 1957-58 yıllarında “Ordu

(28)

Caddesinin genişletilmesi ve eski anıtları kesip biçerek ve bir bölümünü havada bir bölümünü çukurda bırakarak motorlu araç trafiği için düzenlenmesi (Kuban, 1994:189) ” sırasında buradaki yol kotu aşağıya çekilmiştir. Zaten yüksekte olan cami dış avlusu bugün daha da yükselmiş gözükmektedir.. Aslında Laleli Camisi, özgün işlevi çarşı olan (Neftçi, 2002:109) bir bodrum katı üzerinde yükselmektedir. Bu durum caminin bulunduğu arazinin topografik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Dış avluya ulaşım rampa veya merdiven ile sağlanmaktadır.

2.4.1 Cami

Caminin konumlandığı alanda 9 Nisan 1760 günü toprak hafriyatına başlanmış ve 8 Eylül 1760 günü ise temel atma töreni gerçekleşmiştir (Neftçi, 2002:162). Ancak belgelere göre, temel atımından sonra da küçük çaplı bazı istimlakler yapılmış ve yapı alanı genişletilmiştir (Tanyeli, 2000:319). Başka bir belgeye göre Laleli Camisi için yapılan ilk tasarım değiştirilmiştir. Yapının yanlardan ve son cemaat yerinden bir miktar daraltılması anlamına gelen bu değişikliğin sebebi bilinmemektedir. Tanyeli’ye (2000:321-322) göre bu değişiklik kararı bodrum kat tamamlandığında alınmıştır ve bu durum alt yapı ile üst yapının planimetrisinin neden uyumlu olmadığını açıklamaktadır.

Caminin 1764 Mart’ında yapılan bir törenle açıldığı bilinmektedir (Neftçi,2002:162). Cami, tamamlanmasından kısa bir süre sonra, 22 Mayıs 1766’da gerçekleşen büyük depremde “hafif” hasar almıştır (Mazlum, 2003:55).

22 Ağustos 1782’de gerçekleşen “Harik-i Ekber” sırasında Laleli Camisi’nin hasar gördüğü bilinmektedir. (Aksu, 1994:60). Caminin ana kapısı üzerindeki 1198/1783 tarihli kitabe (Şekil A.12), büyük yangın sonrası yapılan onarım sırasında yerleştirilmiştir (Tanyeli, 1994:190; Mazlum, 2001:11).

Jean Baptiste Hilair’in 1787 tarihli gravürü arkadlı yan mahfilin bulunduğu (Şekil A.13) güneybatı cephesini tasvir eden önemli bir belgedir (Şekil A.14).

Laleli Camisi’nin 20. yüzyıl başındaki durumunu gösteren belgeler arasında, Gurlitt tarafından çekilmiş fotoğraflar bulunmaktadır (Şekil A15, A.16).

Caminin revaklı iç avlusuna üç yönden yelpaze şeklindeki merdivenlerle (Şekil A.18) ulaşılmaktadır (Şekil A.17). Beşi son cemaat yerini örten toplam on sekiz kubbeli avlunun ortasında bir şadırvan bulunmaktadır (Şekil A.19). Camiye giriş üç

(29)

kapıdan sağlanmaktadır. Biri, revaklı iç avluda bulunan son cemaat mahallinden (Şekil A.12), ikisi ise yan mahfillerdendir. Hünkar rampasından (Şekil A.20, A.21) cami ana mekanına geçiş doğuda bulunan yan mahfilden sağlanmıştır (Şekil A.4). Kubbe, sekizgen bir plan şeması oluşturan 8 ayak ile taşınmaktadır. Giriş aksında bulunan iki ayak dışındaki ayaklar, yapının beden duvarları ile bütünleşiktir (Şekil A.22). 6 adet yarım kubbe ile desteklenen ana kubbe (Şekil A.23) ile giriş aksının iki yanında bulunan iki küçük kubbe caminin örtü sistemini oluşturmaktadır. İki büyük yarım kubbeden biri mihrabı, diğeri ise iki küçük kubbe arasında kalan alanı örtmektedir. Plan, kubbenin sekizgen bir ayak sistemine oturması ve dört küçük yarım kubbe ile desteklenmesi bakımından Edirne’deki Selimiye Camisi’ne benzetilebilir (Kuban, 1954:30). Kubbe ile örtülü ana mekanın iki yanında, kıble duvarına kadar uzayan iki yan mahfil bulunmaktadır (Şekil A.17).

İç mekanda, ana giriş kapısının iki yanında bulunan kapılardan, galeri katına çıkan merdivenlere ulaşılmaktadır. Galeri katının kuzey bölümü hünkar mahfili olarak düzenlenmiştir ve yaldızlı ahşap kafes ile çevrelenmiştir.

Caminin giriş aksının iki yanında yer alan minarelerden güneybatıdaki, avlu duvarıyla bütünleşirken, diğeri yapıya sonradan eklenmiştir (Tanyeli, 1994: 192). Hadika’da da “Sağ minâresi beraber bina olunub, sol minâresi altı sene mürûrunda ihdâs olunmuşdur, 1183 (1769). Cami „-i mezbûr birer şerefeli iki minârelidir” yazmaktadır (Ayvansarâyî, 2001:64).

Arel (1975) Laleli Camisi’nin daha erken tarihli yapılarda uygulanan ve “Barok” uslup niteliği taşıyan bazı yenilikler taşıdığını ancak yapının Nuruosmaniye’ye bir öykünme sayılamayacağını belirtmektedir. Kuban’a (1954:30) göre ise, “Laleli Camisi dış görünüşünün sadeliğine ve bezemelere bakılırsa, daha çok “Rokoko” etkileri taşıyan bir yapıdır”.

2.4.2 ÇarĢı

Caminin bodrum katını oluşturan çarşı bölümünün girişi, Ordu Caddesi’ nde bulunan batıdaki külliye kapısından girildiğinde doğuda kalmaktadır (Şekil A.24). 1957-58 yıllarında yapılan Ordu Caddesi genişletme çalışmasına kadar bodrum katın dışa tamamen kapalı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bodrumun Nuruosmaniye Camisi’nde olduğu gibi, yapıyı engebeli ve eğimli bir araziye oturtma kaygısıyla

(30)

yapıldığı ileri sürülmektedir (Tanyeli, 2000: 320; Ünsal, 1969:30). Ancak caminin yapımı ile ilgili bir belgede “şadırvan havlusunun tahtına (altında) dahi dekakin (dükkanlar) yapılmak üzere....” şeklinde bir ifade olması bu mekanın çarşı olarak tasarlandığını göstermektedir (Neftçi, 2002:109).

Oldukça karmaşık bir plana sahip olan çarşı (Şekil A.25), caminin cephelerinde görülen alt kottaki pencereler ile aydınlanmaktadır (Şekil A.26) 4 adet kare kesitli ayağın bulunduğu orta mekan, caminin kubbe ile örtülü harim mekanının düşey hizasında bulunmaktadır (Şekil A.27).

1957-1958 yılında yapılan yol çalışmasından önce Ordu Caddesi tarafındaki dükkan dizisinin de mevcut olmadığı bilinmektedir. Dükkanlardan sadece Fethi Paşa Caddesi tarafındakiler ile doğuda bulunan kapının yanındaki iki dükkan özgün tasarıma aittir (Tanyeli, 2000:320). IRCICA arşivinde bulunan, tam tarihi bilinmese de üzerindeki verilerden 1928 öncesine ait olduğu anlaşılan bir fotoğrafta, Ordu Caddesi’nde bulunan özgün iki dükkan görülmektedir (Şekil A.28). 1935 tarihli bir başka fotoğrafta aynı durum izlenebilmektedir (Şekil A.29). Yapılan yol çalışmaları sırasında Ordu Caddesi üzerinde bulunan set duvarının yolun genişletilmesi amacıyla geriye alınıp yeniden inşa edildiği bilinmektedir. Benzer şekilde batıda bulunan külliye kapısı da geriye alınmıştır (Ünsal,1969:30). 1954 yılında çekilmiş bir fotoğrafta da set duvarının özgün durumunu görmek mümkündür (Şekil A.30). Bugün kapının hemen yanındaki özgün iki dükkanın devamı olacak şekilde gözüken dokuz dükkan ve dükkanların arasında bulunan, Ordu Caddesi’nden çarşıya ulaşımı sağlayan açıklık sonradan eklenmiş, yapının özgün tasarımında olmayan kısımlardır.(Şekil A.31).

2.4.3 Türbe

Caminin batısında, Ordu Caddesi üzerinde bulunan (Şekil A.32) türbenin girişi, içinde hazire de bulunan bir avludandır. Dört tarafı duvarlarla çevrili olan (Şekil A.33) ve Ordu Caddesi’ne bakan 6 penceresi olan avlunun kapısı, Ordu Caddesi’ndeki batı kapısından girildiğinde batıda kalmaktadır(Şekil A.34, A.4). Temelinin 21 Eylül 1761 günü atıldığı bilinen (Neftçi,2002:164) türbede, Sultan III. Mustafa, Sultan III.Selim (1789-1807), Heybetullah, Mihrimah, Mihrişah ve Fatma sultanlar gömülüdür. (Tanyeli, 1994: 192) .Yapı ongen planlıdır ve tek kubbe ile örtülüdür (Şekil A.35; Şekil A.36).

(31)

Türbenin batısında, yapıya bitişik konumlanmış ve sonradan eklenmiş ikinci türbede ise Sultan III. Selim’in başkadını Lef’uzar Kadın ve Sultan III.Mustafa’nın kadını ve Mihrimah Sultan’ın annesi Aynülhayat Kadın gömülüdür (Neftçi, 2002: 74). Bu ek türbe kare planlı ve tek kubbeli bir yapıdır (Şekil A.35).

Laleli Türbesi’nin parmaklık detayları 1818 tarihli Nakşidil Sultan Türbesi’ndeki ile hemen hemen aynı olduğundan, türbenin alt bölümünün, bu tarihe yakın bir dönemde onarım geçirmiş olabileceği öne sürülmektedir (Şekil A.37) (Kuban, 1954:36-37). 1957-1958 yıllarında Ordu Caddesi’nin kotu düşürülürken, türbenin temel kademeleri açığa çıkmış, türbe ve haziresinin göz hizasında bulunan pencereleri insan boyundan yukarıda kalmıştır.

2.4.4 Sebil

Ordu Caddesi üzerinde, türbenin doğusunda yer alan sebil (Şekil A.4) beş açıklıklı ve üzeri kubbeli bir yapıdır (Şekil A.38, A.39). Bezeme açısından dönemin benzer yapılarına göre daha sade olan sebilin Hasan Paşa ve Beşir Ağa sebilleriyle benzerlik gösterdiği ve bronz parmaklık detaylarında (Şekil A.40) Nuruosmaniye Sebili’nin etkilerinin bulunduğu görülmektedir (Kuban,1954:107).

Ali Saim Ülgen’in çizimlerini yaptığı yapının, 1957-1958 yıllarında yapılan yol çalışmaları sırasında temel kademeleri açığa çıkmış, “sebil havada kalarak vakıf maksadına aykırı duruma” düşmüştür (Ünsal, 1969:27). Bugün ortaya çıkan bu temel kademeleri üzerinde çeşitli malların sergilendiği bir satış noktası haline gelen sebilin, yapılış amacından böyle uzaklaşmış olması üzücüdür.

2.4.5 Medrese

Günümüze ulaşamamış olan medresenin temeli, 28 Temmuz 1763 günü atılmış ve 1764’te külliye yapıları ile birlikte yapımı tamamlanmıştır. Sultan III. Mustafa’nın Vakfiyesine göre, medresenin bir dershanesi ve dokuz hücresi vardır (Neftçi, 2002:3-4). 1894 depreminde harap olmuş, 1911’deki büyük yangında yanmış ve geriye sadece dört duvarı kalmıştır (Tanyeli, 1994: 192). Medresenin konumu Ekrem Hakkı Ayverdi’nin (1978) “XIX. Yüzyılda İstanbul” haritasında görülmektedir (Şekil A.1).

(32)

1918’de gerçekleşen Cibali yangınında açıkta kalmış aileler için yapılan Harikzedegân (Tayyare) Apartmanları medresenin bulunduğu yapı adası üzerine inşa edilmiştir. Mimar Kemalettin Bey’in eseri olan bu yapılar 1980’lerde restore edilerek otele dönüştürülmüştür. Medresenin, günümüzdeki işlevi otel olan Harikzedegan (Tayyare) Apartmanları’nın üzerinde bulunduğu adada, bugünkü adı Kurultay Sokağı olan eski Derbent Sokağı tarafında olduğu bilinmektedir (Tanyeli, 1994:192).

2.4.6 Muvakkithane

Muvakkithane, cami dış avlusunun batısında türbe ile imaretin ortasında yer almaktadır (Şekil A.4). Oldukça sade bir yapı olan muvakkithane, dikdörtgen planlı ve kırma çatılıdır(Şekil A.41).

Hadikatü’l Cevami’de Laleli Külliyesi birimlerinden biri olduğu yazılıdır (Ayvansarâyî, 2001: 64), fakat hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir.

2.4.7 ÇeĢmeler ve Su Havuzu

Ordu Caddesi ile Fethi Paşa Caddesi’nin kesiştiği köşede bulunan külliye kapısının iki yanında iki çeşme bulunmaktadır (Şekil A.42).

Fethi Paşa Caddesi’nde bulunan dükkanların arasında, halen kullanılmakta olan çeşmenin üst bölümleri, yapılan niteliksiz onarımlar nedeniyle oldukça kötü bir görünüm sergilemektedir (Şekil A.43).

Külliyenin batısında, türbenin de bulunduğu avlu kapısının yanında bir hacet penceresi bulunmaktadır (Şekil A.44). Kitabesinde “Beyhan ve Hatice Sultan valideleri Adilşah Kadınefendi‟nin ruhu için” yazılı olan pencerenin iki yanında da iki çeşme yer almaktadır.

Caminin dış avlusunun kuzeydoğu köşesinde bulunan su havuzunun içi bugün toprakla doldurulmuştur. Bu havuz, yangın çıkması durumunda hemen müdahale edilebilmesi için suyun depolandığı yerdir.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan ve 18. yüzyılın son yıllarına ait bir belgeye göre, yangına karşı bir önlem olarak dört büyük sultan camisinin (Yeni Cami, Beyazıd, Nuruosmaniye ve Laleli Camileri) avlularına havuz ve çeşme yaptırılmasının yararlı olacağı Padişah’a arz edilmektedir. Aynı belgede Sultan III.

(33)

Selim’in bu talebi uygun bulduğu ve bahsi geçen camiler için bu uygulamaların yapılmasını buyurduğu belirtilmiştir (Mazlum, 2001:15).

(34)

1. OSMANLI MĠMARLIĞINDA GENEL OLARAK ĠMARETLER VE ĠġLEVLERĠ

3.1 Osmanlı Ġmaretlerinin Genel Tanımı ve Tarihçesi

Arapça’da “bayındırlık” anlamına gelen “umran” kelimesinden türetilmiş olan ve “imar edilmiş, mamur, bayındır” anlamını içeren “imaret” terimi bir taraftan bu özelliğe sahip her türlü yapıyı ve yapılar topluluğunu ifade etmiş, diğer taraftan “ bir hayır eserinde görevli olanlar, burada konaklayanlar ve çevredeki muhtaçlar için büyük miktarda yemeğin pişirildiği, dağıtıldığı ve yendiği tesis” şeklinde tanımlanabilen bir yapı türünün adı olmuştur (Tanman, 1994:164).

Anadolu’da 15. yüzyıl sonlarına kadar cami, medrese, tekke, zaviye, han, hamam, kale ve benzeri yapılara ait kitabelerde “imaret” kelimesinin kullanıldığı bilinmektedir. (Ergin, 1939:12) Yani 15. yüzyıl sonlarına kadar imaret sözcüğü, çeşitli işlevlerdeki yapılar topluluğunu tanımlamada kullanılmıştır (Ergin, 1939:5). Aslında ribat, hanıkah, zaviye gibi yapıların birer “imaret” oldukları çeşitli deliller ile öğrenilmektedir. Fetihlerle yeni topraklar kazanıldığında, Ahiler’in, Sufiler’in, gezgin dervişlerin, gazi-erenlerin ve gelip geçen Müslümanların barındıkları, sığındıkları, yol yorgunluğunu giderdikleri bu imaretler esas görevlerini XVI. yüzyıla kadar sürdürmüşlerdir. Bu çağdan sonra imaretlerin bir kısmı han ve kervansaray mahiyeti alırken, şehir içindekilerin bazıları cami, bazıları da medrese ve tekke görünümünü almıştır. Bu durum da “imaret” kelimesinin asıl anlamının kaybolmasına, unutulmasına yol açmıştır. Ancak bundan sonradır ki “İmaret” kelimesi sadece aş pişen ve dağıtılan yerin adı olmuş ve günümüze kadar da öylece gelmiştir. Aslında hayır için kurulan “aşhane” bir “imaret” in parçası olmakla beraber kendi başına “imaret” değildir. Bu yüzden yanlış anlamayı önlemek için, geniş anlamlı bir tesis olan ve cami ile misafirhane (zaviye-hankah-tabhane) birleşimi imareti geç devirlerin aşhane-imaretinden kesin ve açık olarak ayırmak gerekmektedir (Eyice, 1971:106). Sonraları gitgide çerçevesi daralarak, 17. ve 18. yüzyıllarda sosyal yardım yapılarından yalnız hayır için, içinde aş pişen ve bedava

Referanslar

Benzer Belgeler

“Do written examinations have an effect on the anxiety level of high school students?” In the beginning, this paper explains anxiety, a physical state that is experienced by

Öğretmen adaylarının eğitsel internet kullanım düzeyleri cinsiyete göre, erkekler lehinde anlamlı düzeyde farklılık gösterirken; bilgi edinme beceri düzeyleri ise,

To improve the detection of single cell genetic defects, the lysate of a single lymphocyte, with or without cystic fibrosis F508 mutation (CFF508), was incubated in a higher

Daha sonra k¨uresel mini helikopter kumanda alıcısına ana motor, yan motorlar ve servo motorlar direk RC c¸ıkıs¸ından ba˘glanarak kontrol tamamen kumanda

Medresesine gelince; Haraplığına binaen Hususî Muhasebe tarafından bundan cn sekiz sene kadar evvel yıktırılmış ve yerine yeni bir ilkmektep

We designed the ELC method using three types of machine learning methods, such as gradient boosting decision tree (GBDT), random forest (RF) and support vector

convert it to a Maximization type ……… providedit is of Minimization type, then by using the result Min Z= -Max(-Z). inequality constraints to equality by addition of