KARTPOSTALLARIN DILI ILE...
AHMET TAN
K IZ KULESİ
Yaşı, H azreti İsa’dan da büyük olunca, elbette ki, K ız Kulesi hakkındaki
“tevatür” de o kadar karışık ve zengin olacaktır. M iladdan çok önce yapılan Kız Kulesi, bu anlam da İstanbul’un kökü tarihin en derininde olan
uzantılarındandır.
Kale'ye niçin “k ız ” denildiği
tartışmaları, Iran-Irak savaşı kadar bitm ez tükenm ezdir. Bu konudaki söylentilerin şahsında eski Yunan kültürü ile Türk kültürü el ense çekişmektedirler.
Söylentilerden en eskisine göre, Kız Kulesi denizin lavicerdi ortasındaki şiirsel görüntüsene rağmen, ölüm ün
soğukluğunu simgelemektedir. Ç ünkü Kız Kulesi aslında bir “m ezar taşı’dır.M itoloji kahramanlarından Leodros, sevgilisi H era'ya kavuşm ak için yanıp
tutuşm aktadır. Leondros’un vapur, kayık
beklem eye taham m ülü yoktur, kendisini denize atar ve D enizyolları 'nın vapurlarını kıskandıracak bir hızla yüzm eye koyulur. Am a, Salacak açıklarına tam 1950’lerin canavarı Kandemir Sipahipala’nın cinayetini işlediği o “uğursuz”yere geldiğinde akıntıya kapılır ve boğulur. H ero’nun babası ise kızının elinde kalan çehizine mahsuben ve yüzünü bir kere otsun göremediği damadı Leondros’un anısına “hürm eten" ve “m ezar taşı yerine kaim olm ak üzere” K ız Kulesini yaptırır.
B ir başka söylenti de K ız Kulesi’ni Bizans İmparatoru Konstantin’in
“güvenlik önlem leri” çerçevesinde yaptırdığ yolundadır. Devletin kadrolu falcısı, İmparatora, kızının bir yılan
tarafından sokularak öldürüleceğini haber verir.
İmparatorun, kızını bir kuleye saklarsa
Salacak açıklarındaki Kız Kulesi bugün 2396 yaşında. Kule, bu yaşına rağmen taptaze durm asını kolay erişilemez m evkiine borçlu. (1912 tarihli kartpostal
A hm et Thn’ın koleksiyonundan)
kızı yılından koruyacağnı hesaplar. H esabım da sağlamlaştırma üzere bu kuleyi denizin ortasına inşa ettirm ek cihetine gider.
A ncak, “ecel gelmiş cihane-yalan vesair bahane”dir. Kızını denizin ortasınaki kulede garantiye aldığını düşünen İm parator Kostantin, bu gerçekle içi kan ağlayarak burun buruna gelir. Çünkü, yılan, yılanlığını yapm ış, kızını çok sevdiği üzüm lerin arasına gizlenerek, akşam yem eği olarak gönderilen sepetin içinden fırlayarak, denizin ortasında bile inşam bulacağım kanıtlar. K ız Kulesi işte bu kanıtın bir anıtıdır.
B ir başka söylenti ise, Türk halkının bağrından çıkan Batta! G azi’nin elinden çıkmadır.
B attal Gazi İstanbul’a göz koymuştur. Tekfur Sarayı’nın karşısına sipahilerini
park ettirip tam yed i y ıl bekletir. Aslında, Battal G azi İstanbul’a değil, İstanbul’daki Tekfur kızına göz koymuştur. “Bekleyen derviş m uradına erm iş” gerçeği o zam an p e k sınanm am ış olduğundan, Battal Gazi de beklem ekten usanıp, sipahilerine Şam istikam etini gösterir. Kendisi de başa geçer ve Şam ’a yönelir Tekfur ise, B attal’ın Şam ’da da şam tatlısı yiyip kuvvetlenerek, geri dönüp B attal’ın İstanbul’u da kızı da alacağından korktuğu için, önlem le almaya yönelir. İstanbul’u saklam anın olanağı yoktur. A m a deniz ortasına bir kulep yaptırıp kızını oraya saklayabilir. Kule yaptırılır, kız içine saklanır. A m a azm in ve Battal G azi’nin elinden bir şey kurtulam az. Şam dönüşü hem K ız Kulesi’ndeki Tekfur kızı, hem de Tekfur’un hâzineleri Battal G azi’nin eline geçer.
Gazi, “İstanbul’da bir güzel, İstanbul kadar güzel” tangosunu söyleyerek atım A nadolu bozkırlarına doğru mahmuzlar. K ız Kulesi ile ilgili söylentiler, M eydan Larus dahil bir çok ansiklopedi kem ali ciddiyetle naklederler. A m a asıl sorun bu kadar boy söylentinin kim ler tarafından çıkarıldığım Karaköy-Kadıköy hattı D enizcilik Bankası m üşterileri arasında bu konuda bir anket yapılm ası K ız Lülesi efsanesine ışık tutacaktır.
K ız K ulesi’nin şimdilerde "deniz fe n eri” olm a dışında bir “eylem li işlevi" yoktur.
Yüksekliği 18 metredir. Bu günkü işlevini 1857’den bu yana yalnızca geceleri sürdürmektedir.
Söylenceler öte yana tarihsel bakım dan K ız Kulesinin sahibi ve müteahhidi, A tinalı Kum andan A lkibaides’tir. Karadeniz’den geleck gemileri denetlem eküzere olacak açıklardaki kayalıkları güçlendirerek oraya bir gözetlem e kulesi yaptırmıştır. Bizans İm paratoru Kom neos ise kuleyi kale biçim ine sokm uştur. Ancak, tüm kaleler düşünce K ız K ulesi’nin düşürülm esine bile gerek kalmamıştır.
B u anlamda K ız K ulesi’ni,
“düşürülm esine gerek almayan kaleleri”n sim gesi olarak kabul etm ek yanlış olm az