• Sonuç bulunamadı

Yine Türkçe üstüne

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yine Türkçe üstüne"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

EVET/HAYIR

OKTAY AKBAL

$

- 1 , <,

Yine Türkçe Üstüne

".. dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır..." demiş Atatürk; devrimcilere, dilcilere, yazarlara, tüm topluma bu öğüdü vermiş. Bu amaç için çaba harcayacak kuruma ye­ terli geliri de bırakmış; elli bir yıl Atatürk’ün devrimci yolu iz­ lenmiş, ortaya başarılı çalışmalar konmuş, Türkçe belirli bir dü­ zeye ulaşmış. Dilimiz, Arapça, Acemce sözcüklerden büyük oranda kurtarılmış. Türkçe duymak, Türkçe sözcüklerle düşün­ mek, yazmak doğal sayılmış, yazarlarımız — en tutucular bile— yüzde yetmiş-seksen oranda Türkçe yazmaya başlamışlar...

Derken derken Atatürk’ün vasiyeti bir yana itilmiş, yeni bir kurum oluşturulmuş; TDK’nun yerine bambaşka bir TDK geti­ rilmiş... Bu “bambaşka TDK"nın çıkardığı ilk Türk Dili Dergisi, yani aralık 1983 sayısı, ocak ayının sonunda yayınlanmış bu­ lunuyor! İki ay gecikmeyle çıkarabildikleri derginin kapağına Atatürk'ün yazımın başında andığım sözlerini koymuşlar. Hiç bir sıkıntı duymaksızın!.. Biz ne yapmak istiyoruz, oysa Atatürk ne diyor, ne istiyor? diye hiç mi hiç düşünmeden...

Türk Dili’nin aralık 83 sayısı ile önceki aylarda, yıllarda ya­ yınlanan sayıları inceleyin, aradaki ayrım gözünüze batacak­ tır. Yeni Kurum, dilimizi bir dil çorbası biçimine sokmak yolun­ da ilk adımı atmıştır. AKDTK Başkanı sayın Suat ilhan’ın bir ko­ nuşması başyazısı yerine konmuş. Bu yazıyı okurken yeni ku­ rumun, ‘kuşaklar arası bağı’ nasıl kuracağını gösteriyor. Türk­ çe de olacak, Farscada, Arapçada, Fransızcada, İngilizcede... Hepsi yanyana, içiçe yer alacak! Türkçemiz böyle zenginleşe­ cek herhalde! 'İdrak etm ek’, ‘asır’ ‘teşkilat’, ‘cevap’, ‘inkılap’ bir yanda ‘katkı, etki, yaşam, onur, özgürlük, toplum’ vb. Türkçe söz­ cükler bir yanda!.. Bu mu ‘Atatürkçülük’ Bu mu "Atatürkçülüğe

inanç' beslemek?..

Ya Mehmet Kaplan’ın "Büyük Senteze Doğru'yaz ısı... Osman- lıcaya, OsmanlI kafasına, anlayışına, beğenisine dönüşten yana olan Bay Kaplan —önce yazıp söyledikleri de anımsanırsa— Atatürk devrimi karşısında yer aldığını bir kez daha göstermek­ ten çekinmiyor. “ Terkip, fert, unsur, devir, medeniyet, vücut vb.' sözcüklerini bol bol kullanan bu kişi, sonunda gerçek düşün­ cesini de açıklamaktan kaçmıyor: “OsmanlIca üzerinde ısrar

etmemin sebebi bu d u r" diyor.

Atatürk devrimine bağlı olanlar, Atatürk’ün dilde başlattığı, sürdürdüğü atılımdan yana olanlar yeni bir dernekte, yeni bir

"Türk Dili" dergisinde ergeç bir araya geleceklerdir. Bir kez daha

yineliyorum, yanlış yoldan dönülecektir, Atatürk’ün kalıtı, Ata­ türk’ün buyruğu, Atatürk’ün dil devrimi bir süre sonra eski yo­ luna, gerçek yörüngesine dönecektir. Bu denli büyük bir ya­ nılgının sürgit yaşatılması olanaksızdır da ondan...

“ TDK Oktay Akbal'a babasından miras mı kaldı?" diye soru­

yor birisi de... İmzasını atmayan kişiye ne ad verilir? TDK ‘m il­

l i ’ bir ‘hüviyete kavuşturulmuş, oysa ben 'boyumu bosumu aşan'

davranışlara yöneliyormuşum!

Bir haftalık gazetede bir yazı.. Yazan kim bilmiyorum, ama yazanı, hangi toephe’nin ‘adam’ıdır, biliyorum. Atatürk’e Atatürk’ devrimine ’düşman’ kişilerden, çevrelerden bir kişi... Böylele- ri fırsat beklerler, ortamı uygun bulurlarsa fırlarlar meydana; iftira, lekeleme, yalanları yayma işlerine kalkışırlar.

TDK ‘altı yüz aydının elinden alınıp devlete m al edilm iş'miş... Ben hem devletleştirmeci sol fikirlerin savunucusu, hem de elit

tabakanın mensubu' imişim. Benim savunduğum rejim gele­

cek olsaymış Zeyrek’te, Fatih’te köşklerimin hesabını kolayca veremezmişim!

Gülmek geldi içimden, arkadaş şu köşklerin yerini iyice gös­ ter de gidip hakkımı arayayım, dedim. Sen bu köşkleri, yalıları sizin yandaşlarınızda ararsan kolaylıkla bulursun! Hem de on beş-yirmi yılda kazanılan — nasıl, nerden?— korkunç servet­ lerle -kurulan yalıları, köşkleri...

Evet, Atatürk Devrimi bana, bize, tüm ulusa, genç kuşakla­ ra b ir‘miras’tır. Atatürkçüyüz biz... Yıllardır yazdıklarımız, ya­ yınladığımız kitaplar ortada. Herşeyin hesabını verdik, veririz. Gizli, saklı bir düşüncemiz yoktur. Ama sizler, bir yandan Irk­ çı, Turancı, Şeriatçı geçinir, bir yandan da 'Atatürkçülük' sözle­ rini —göstermelik olarak— gevelersiniz. Atatürk’ün kurduğu ya­ pıtları, anıtlan sizler yıkarsınız; bizler savunuruz, bizler koru­ ruz. Atatürk Devriminin temel düşünceleri, bizim yol gösterici- mizdir. Türk ulusunun bu temel ilkelere dayanarak yücelece­ ğini, çağdaş uygarlık düzeyine bu yoldan ulaşacağını, mutlu­ luğa kavuşacağını biliriz.

‘inkılap’ diyemem ben 'devrim' derini, ‘devrim’ diye yazarım,

Türkçeden yanayım da ondan. Atatürk daha 1936’da ‘devrim’ sözcüğünü kullandı da ondan... Bugün Türkiye’de ‘Atatürk Dev-

rim i'nden yana milyonlarca bilinçli yurttaş var da ondan.. İm­

Referanslar

Benzer Belgeler

Toplantıya katılan temsilciler, kamusal alanların kullanımına farklı işlevler kazandırmak için toplantıyı bu şekilde yapmayı tercih ettiklerini belirtti.. Ba

Çünkü Mimarlar Odası'nın dava dayanağını oluşturan &#34;Türkiye Cumhuriyeti yasaları&#34; , Kadir Topbaş'ın ve belediye meclisinin imar yetkilerini &#34;keyfi&#34; değil,

Görüşmelerin sürdüğünü belirten Falco, &#34;Nükleer teknolojinin ortaya konması için pek çok ortağa ihtiyaç var.. Bütün kaynakları pek çok açıdan ortaya

Yıllar önce Anadolu’yu işgal eden emperyalistler, bugün kurmuş oldukları şirketlerle ve yerli işbirlikçileriyle yeraltı zenginliklerimizi işgal etmişlerdir.. Bu i

Öğrencilere, bulaşıkların akan suyla değil leğenin içinde yıkanması, çok kirli çamaşırların makineye atılmadan önce deterjanl ı suya basılması, bulaşık deterjanı

Belediye, lodostan etkilenmemesi için yeni teleferi ğin alçaktan geçirileceğini bu yüzden ağaçların kesildiğini söyledi.. Uludağ Milli Parkı'nda teleferik hattını

CHP Mu ğla Milletvekili Fevzi Topuz'un yönelttiği soru önergesine yanıt veren Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Yatağan'ın 8 kilometre yakınında, antik Lagina

Barolar Birliği'nin &#34;sivil anayasa&#34; çalışmalarının ardından, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) öncülüğünde birçok meslek örgütünün